Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Süleyman Soylu, CHP Soysuz…

Demokrasiye inanmayan bir insan tebrik edilemez. Tek adam rejimini savunan tebrik edilemez. Bir diktatörün nesini tebrik edeceğim ben?”
Bu hezeyanlar Erdoğan’a karşı dokuzuncu seçim mağlubiyetini alan Bay Kemal’e ait. Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir lider seçimden sonra böyle bir hezeyanda bulunmadı, bulunmaz. Bay Kemal’deki nasıl bir kin ve nefretse; %90 katılımla yapılan ve %53 oy alarak seçimi kazanan Erdoğan’ı tebrik etmiyor! Seçim kazanan Erdoğan’a diktatör diyeceksin, sonra da “Türkiye’de demokrasi yooohh. Diktatör var” diyeceksin. Öyle mi?

Vah zavallı vah. Senin beyin ölümün çoktan gerçekleşmişte CHP’de fişini çekecek adam yok!

*

24 Haziran seçimlerinde CHP-HDP-İP-SP’nin sandıkta yaptıkları ittifak ile PKK-YPG-DHKP/C-DAEŞ’in terörde yaptıkları ittifak “Erdoğan’ı devirme planı” üzerine inşa edilmişti. Erdoğan’ı deviremediler. Millet yine topunun canına okudu. Ancak PKK seçim mağlubiyetinin intikamını gidip Doğubayazıt’ta köy bakkalı Mevlüt Bengi ile temizlik işçisi Feyzi Ertik’ten aldı. AK Parti’ye oy verdikleri için katledildiler!

CHP ve HDP, terörü kınamak yerine her zamanki gibi hükümeti suçlayıcı açıklamalar yaptılar. Ama bu sefer karşılarında öncekilerden farklı bir İçişleri Bakanı vardı. Süleyman Soylu, Pervin Buldan ve CHP’nin terör sevicilerine gerekenleri söyledi. Yetmedi, katledilen bakkal Mevlüt Bengi’nin köyüne gitti. Cumhurbaşkanını telefonla aileyle görüştürdü. Soylu, terör tehdidine rağmen AK Parti’de siyaset yapanlara; terör örgütü ve destekçisi partilere şunu gösterdi: “Terör örgütünün katlettiği sivillere sahip çıkacağız. Onların acısını, eskisi gibi, kuru bir başsağlığıyla geçiştirmeyeceğiz.” Terörün “ben buradayım” mesajına Bakan Soylu, cinayet mahalline giderek, “Devlet de burada” diyerek meydan okudu!

PKK, HDP, CHP, “SİHA” Sezin ve “koltuk” Bekaroğlu’nun canını sıkan da bu mesaj ve bu görüntü. CHP, Türkiye’ye PKK’dan daha çok zarar veren bir yapıdır! Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin toprak bütünlüğünü; milletimizin birlik ve beraberliğini Karayılan’dan daha çok tehdit eden bir kişidir!”

PKK, yıllardır kendi partisine oy vermeyen siyasi parti mensuplarını katlediyor. Şırnak ve Şanlıurfa’da AK Parti milletvekillerinin kardeşleri PKK tarafında öldürüldü. Hakkâri Milletvekili adayı çocuğunun gözü önünde infaz edildi. AK Parti’de siyaset yapan onlarca kişi öldürüldü. Ne HDP’den ne de CHP’den PKK’yı kınayan tek bir açıklama duymadık. AK Parti ve hükümet de bu kurbanların yanında olduğunu güçlü bir şekilde göstermedi. Bakan Soylu dün yapılması gerekeni bugün yapıyor.

Soylu, hükümetin alışkanlıklarını değiştiriyor. Terör destekçilerininse ezberlerini bozup, beklemedikleri bir yerden darbe vuruyor. CHP’nin maskesini düşüren son mesajı veriyor; “İsterlerse terörist cenazelerinde CHP’ye katılım ortamı sağlanabilir!”

Soylu’nun açıklama ve uygulamaları üzerinden AK Parti’nin Türkiye’yi kutuplaştırdığını iddia edenler yalan söylüyor. Yazının girişini tekrar okursanız CHP’nin, Türkiye’yi bölme ve germe stratejisinin bir numaralı taşeronu olduğunu bir kez daha göreceksiniz…

ÖNEMLİ NOT: 1990 yılında İslam Mecmuası’nda birlikte çalıştığım Ali Taşdelen ve 33 köylü PKK tarafından BAŞBAĞLAR’da 25 yıl önce şehit edilmişti. Sağ kalanların sesini duyan olmadı. İşte bugün Süleyman Soylu terörün katlettiği sessiz yığınların sesi olduğunu haykırıyor. “Gazeteci Ali Taşdelen’in kanı yerde kaldı, bakkal Mevlüt Bengi’nin kanı yerde kalmayacak” diyor. CHP ve PKK çıldırmasın da ne yapsın!