Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Takdir üretir

Göz görme organımızdır. Bakıp göremediklerimiz olduğu gibi, görüp anlayamadıklarımız da olabilir. Bir şeyi görüp görememek, niyetin enerjisiyle çalışan akla bağlıdır. Eğer niyetimiz bir şeyi görmekse, seçici algı radarımız onu arar bulur ve bize gösterir. Demek ki bir şeyin görünürde var olması yetmez, ona yönelen bir akıllı gözün olması gerekir. Maden arama dedektörleri vardır. Altın ya da başka maden yatakları olduğu tahmin edilen arazilerde dedektörle arama yapılır. Alınan sinyale göre o bölgede kazı yapılarak maden çıkartılır. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şerifte, “İnsanlar madenler gibidir” buyurmuşlar.Kâinatın sahibi ve yöneticisi Allah (c.c), insanlara da ayrı ayrı ve herkese özel yetenek ve özellikler yüklemiş. Önemli olan bunları fark edip gelişmesi için çaba sarf etmektir. Takdir tohumun suyu gibidir, hangi tohumu sularsak o tohum yeşerir. Bu yüzden, tenkit tüketir, takdir üretir.

Bir bakıyoruz ki, downsendromlu bir çocuk, sağlıklı bir çocuğun elde edemediği başarıyı elde etmiş. Bütün vücudu felçli olarak ve Dublin’li bir duvar ustasının 23 çocuğundan birisi olarak dünyaya gelen, sadece beyni ve sol ayağı çalışan Christy Brown, annesinin ve kardeşlerinin ciddi ve sevgi dolu çabaları ile bir yazar ve ressam olmuş ve ‘Sol Ayağım’ isimli kendi biyografisini yazmış.

Gerald Metrozisimli bir çocuk, iki buçuk yaşındayken tren rayları bacaklarının üzerinden geçerek iki bacağını kalçasından itibaren koparmış. Fakat bu kaza onu engellememiş. On yaşındayken protezleriyle birlikte buz hokeyi kalecisiolmuş. Sosyoloji, İngilizce ve Tarih okumuş. Yirmi beş yaşında Atlanta’da tekerlekli sandalye olimpiyatlarına katılmış. Klâsik gitar çalmayı öğrenmiş. Radyo programcısı, yazar, uluslararası başarılara sahip bir tekerlekli sandalye basketbolu ve tenis oyuncusu, tanınmış bir oyuncu menajeri ve müzisyen. Bir tv programıyla ödül almış, radyo ve tv yapımcısı, eşi ve iki çocuğu İsviçre Volleges’te yaşıyormuş. (Bu bilgiler, “Kendimi Engelletmem” isimli kitabının arka sayfasından alınmadır.)

Bir örnek te Almanya Duisburg’da yaşayan, çocukken çocuk felci geçirmiş, bununla kalmadan ciddi kazalar ve hastalıklar geçirerek belden aşağısı felç olan çok değerli ressam, şair, öğretmen ve yazar olan Halil Gülel beyefendi. Birlikte çok mutlu olduğu dünya tatlısı ve güler yüzlü bir eşi, çok mutlu birisi kız diğeri erkek iki çocuk sahibi. Tekerlekli sandalyesi ile fuarlara katılıyor, atölyesinde resim dersleri veriyor, şiirler yazıyor, öğretmenlik yapıyor ve halen sık sık yazıştığımız sanatçımız, varlığı ile insanlara örnek ve umut olmaya devam ediyor.

Bu örnekleri artırmamız mümkün. Bu örneklerde, var olan özellikler keşfedilmiş ve dünyayı güzelleştiren bir çiçeğe dönüşmüş. Peki, ne oldu bizim eli ayağı sağlam, aklı ve mantığı yerinde, yediği önünde yemediği ardında olan yavrularımıza?

Onlar mı? Kökleri sosyal medyada, gözleri ve kulakları başka erkek ve kadınlarda, gönülleri dış güzelliğinde ve konforlarında olan, evdekilerle kavgalı, dışarıdakilerle güllük gülistanlık olan biz anne babaları modellemekle meşguller.