Son Dakika

“Teknoloji bağımlılığı’’

İletişim ve sosyoekonomik denge arasındaki bağa bakılmış, bireylerin ekonomik geliri arttıkça telefon kullanım oranlarının düştüğü, gelir azaldıkça ise arttığı bilimsel araştırma neticesinde ortaya çıkmış.

Teknoloji bağımlılığı internetin aşırı kullanımının engellenememesi, kişinin internete bağlı olmadığı dönemlerde kendisini eksik/yoksun ve sinirli hissetmesi, zaman zaman saldırganlık sergilemesi ve kişinin iş, sosyal ve ailevi hayatının giderek bozulması olarak tanımlanmaktadır.

Çoğu insan için bağımlılık demek;basit anlamda alkol, sigara, uyuşturucu, gibikimyasal madde kullanımını içerse de;internet, cep telefonu, kumar, alışveriş, TV, PC oyunları gibi kimyasal olmayan davranışsal bağımlılıklarda söz konusu olmaktadır.

Madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılıkları arasında sıkı sıkıya bir bağ var. Madde bağımlılığında insan vücuduna dışarıdan bir madde girişi gerçekleşirken, davranışsal bağımlılıklarda dışarıdan herhangi bir madde girişi gerçekleşmiyor. Ancak insan beyninde ikisinin de etkilediği yer aynı. Daha açık bir ifade ile izah etmek gerekirse; her ikisi de, insanın durma eylemini gerçekleştiren ve karar verme becerilerimizi etkileyen bölgeleri etkiliyorlar. Netice itibariyle insanda;  yanlış kararlar vermeye başlıyor. Sigara içen bireyin belirli zamanlarda kimyasal bağımlılığından dolayı, vücut nikotin isteğini iletiyor ve insan sigara içmeye yöneliyor, eğer sigara içmediği süre uzarsa gergin ve agresif tutumlar sergiliyor. Teknoloji bağımlılığında da durum aynısı, kişi telefonundan 3-4 saat uzak kaldıktan bir süre sonra aynı tepkiler kendini göstermeye başlıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığının insan beyninde etkilediği kısım aynı olduğundan dolayı, tepkilerde aynı oluyor. 1-2 gün internet kullanmadan duran bireylerde, eksiklik, boşluk, yaşamdan tat almama, mutsuzluk görülüyor.

Teknoloji bağımlılığı yanında psikolojik sorunlarda oluşturmaya başlıyor. Yapılan araştırmalar bu hastalığın diğer psikolojik hastalıklarla birlikte görülebileceğini ortaya koymaktadır. Teknoloji bağımlılarının % 50’sinde başka bir psikiyatrik bozukluk daha görülmektedir.

Teknoloji bağımlılığıyla beraber görülen en çok psikiyatrik bozukluklar ise;

  • Kaygı (anksiyete) bozukluğu % 10
  • Şizofreni (psikotik) bozukluk % 14
  • Depresyon % 25
  • Madde kullanımı % 38

Bunların yanında; odaklanma ve dikkat eksiklikleri, hiperaktivite sorunları, sosyal fobi, hafif depresyon gibi sorunların altında interneti doğru kullanmama sorunları çıkmaktadır.

Bağımlılıklar hakkında rakamlar ne civarda?

2018 yılında; Ankara Analitik Araştırma Merkezinin yapmış olduğu mükemmel bir araştırma var.

Araştırma; 33 ülke, 53 bin kullanıcı üzerinde anket ile yapılmış, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve çeşitli kurumların 2017-2018 yıllarına dair raporlarına bakılarak hazırlanmış.

Ayda ortalama telefonda görüşme süremiz 442 dakika, Avrupa ortalaması 231 dakika.

Gün içerisinde ve gece telefonu sık sık kontrol etme oranımız, Avrupa ortalamalarının çok üstünde.

Sabah uyanır uyanmaz ilk telefona bakma oranımız %28 iken , %61 kesim ise uyandıktan sonraki ilk 5 dakika içerisinde telefonlarını kontrol etme gereği duyuyor. Araştırmaya katılanların %23’ü gece yatmadan kısa süre önce telefonuna bakarken, % 52’lik kitle ise yatmadan önce 5 dakikalık süre zarfında telefona bakma gereği duyuyor.Geceleri, "arayan olmuş mu?", "mesaj gelmiş mi?" diye telefonunabakanların oranı Türkiye'de %85. Avrupa ülkeleri ortalaması %48.

RTÜK’ün yaptığı araştırmalara göre 2018 yılında Türkiye’de günlükortalama televizyon izleme süresi 3 saat 34 dakika çıkmış.

Deloitte’un yaptığı araştırma rakamlarına bakıldığında; Avrupa’da günlük akıllı telefon kullanımında en bağımlı ülke Türkiye çıkmış. Avrupa’da insanlar her gün 48 kere telefonunu kontrol ederken, Türkiye’de kontrol etme sıklığı 78. Yani her 13 dakikada bir kere insanlar telefonlarına bakıyor.

Bağımlılığıyız değimliyiz / ne dersiniz?

Araştırmada ayrıca, iletişim ve sosyoekonomik denge arasındaki bağa bakılmış, bireylerin ekonomik geliri arttıkça telefon kullanım oranlarının düştüğü, gelir azaldıkça ise arttığı bilimsel araştırma neticesinde ortaya çıkmış.

Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişki incelendiğinde, özellikle yüksek gelir grubuna giren ülkelerden; Norveç, İsveç, Danimarka’da günlük telefonla konuşma sürelerinin Türkiye’de telefon kullanımının çok altında olduğu saptanmış. 

Yani özetlemek gerekirse, hakkını veriyoruz. Kitap okuma, bilim, sanat ve eğitim seviyelerinde çok altında kaldığımız ülkeleri; konu teknoloji ve internet kullanımı, telefonda konuşma, TV izleme olunca çok rahat geçiyoruz.

Teknolojinin hayatımızı fazlasıyla esir aldığı ve bağımlı bir ülke profiline doğru ilerlediğimiz gözüküyor.

Mart 2019 itibariyle, Sağlık Bakanlığı Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği'ni yeniledi. Artık internet ve teknoloji bağımlılığı da mevzuata girdi.Yönetmelikle birlikte artık, tedavi merkezlerinde internet, teknoloji ve kumar bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılıklara yönelik hizmet verilmesi de düzenleniyor.

Ümit ediyoruz ki, tüketmekten daha çok üretmekten keyif alan bilinç seviyelerine erişebilme hususunda çok daha farkındalığı artmış bir toplum olmaya heveslenen, bağımlılıkların esiri olmaktan uzak bir toplum olma yolunda ilerleriz.

Hayat nehrinin internetten akmadığına bilincine erişmiş, azı karar çoğu zarar felsefesini anlamış, teknoloji çözüm üretir, bağımlılık sorun üretir gerçeğini anlamış, internete bağlı ol ancak bağımlı olma sloganını hayatına yerleştirmiş, sınırsız teknoloji değil yeterince teknolojisinin gerekli olduğu derinden hissedebilen bir seviyelere erişiriz.

Ezcümle ile sözlerimi tamamlıyorum.

Telefonun çeksin ama seni içine çekmesin. Bağlı ol ama bağımlı olma!

Yorumlar

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.