Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Trump hipnozu ve risk manifestosu

Amerika’nın elinde bir zincir, ucunda asılı bir madalyon, madalyonun üzerinde illüzyonist şekiller arasına yerleştirilmiş Trump profili…

Bir kaç yıl öncesine kadar sadece finans ve iş dünyası tarafından bilinen Trump için bugün milyonlar sokağa dökülüyor. Siyâsî kimliğinden ve başarılarından ziyade varlığı, eşi ve fevri çıkışlarıyla dünya gündemine oturan Trump’un popülaritesi her geçen gün yükseltiliyor.

Amerika’nın eski başkanları ile pek ortak bir birikim barındırmayan Trump, ne askerî, ne siyâsî bir geçmişe sahip. Üstelik CIA ve medya ile yıldızı barışacağa da benzemiyor.

Travmatik tavırların sahibi yeni başkanın, dünya genelindeki taraftarları kadar protesto edenleri de dikkat çekici. Çocuklardan gençlere, öğrencilerden sivil toplum mensuplarına, yazarından sanatçısına pek çok kitle hipnoz ve telkinlerin tesiri ile harekete geçirilmiş durumda.

Amerikan bayraklarına bürünmüş Müslüman kadınlar, hayvan severler, hümanistler, feministler, sanatçılar ve daha bilmem kimler hepsi Trump’un adını dünyanın en ücra köşelerine kadar ulaştırıyor.

Hâl böyle olunca, zincir ucunda salınan profilin tesirini şüphe ile okumak gerektiğini düşünüyorum.

Evet, ABD, elindeki zinciri biteviye sallıyor. Dünya, salınan madalyonun illüzyonist tesirine kapılmış hipnotik bir uykunun eşiğinde esniyor.

Varsın dünya ister esnesin, ister uyusun! Kimler sokağa dökülürse dökülsün, kimler bu popülist senaryoyla meşgul olursa olsun, umur değil, gam değil!

Fakat biz uyanık olmalıyız! Biz, her karışına şehit kanı damlamış kutlu vatanımızın çevresinde cereyan eden ABD merkezli yahut destekli stratejik olayları dikkatlice okumalıyız!

8 Kasım tarihinde start alan ABD Başkanlık seçimlerinden sonra, üç ay gibi kısa bir sürede Türkiye’yi yakından ilgilendiren ve risk barındıran pek çok olay cereyan etti. ABD-İran arasında Füze krizi, Yunanistan-Türkiye Kardak krizi, ABD-Rusya yakınlaşması gibi uzayıp giden risk manifestosuna Kıbrıs meselesi ve Suriye Ateşkes Antlaşması’nı ekleyelim. Ve son iki riske kısaca bakalım:

  • Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz: Kıbrıs adasının güneyindeki deniz alanında tespit edilen petrol ve doğalgaz rezervinin 30 milyar varil ve bunun yaklaşık 1,5 trilyon dolar değerinde olduğunun açıklanması, bölgeyi enerji bakımından transit bölgesi olmaktan kaynak bölgesi durumuna getirecektir ki bu da, çevre ülkelerin iktisadî ve enerji güvenlikleri açısından büyük önem arz etmesi anlamına geliyor.
  • Rusya’da MOSSAD’ın paravan sitesi Debka’nın yayınladığı Suriye haritasında yer alan ABD üsleri: Üslerden biri PYD hâkimiyetindeki bölgede, diğeri ise İsrail’in su ihtiyacını karşılayan, BM’ler desteği ile meccanen işgal ettiği Golon Tepeleri eteğinde… İsrail’in Arz-ı Mev’ud hayâlinin gerçekleşmesine dair ipuçları veriyor.

ABD, Ortadoğu’da güç ve çıkar kaybına uğramaktan korkuyor.  Çıkarları doğrultusunda hallaç pamuğu gibi attığı bu coğrafyaya binlerce kilometre öteden uzanıp pastadan en büyük payı alma gayretiyle illüzyonist algılarla körlük oluşturmaya çalışıyor!

Görüldüğü gibi etrafımız cadı kazanı gibi kaynıyor. Bu olayların ihmali feci neticeler doğurabilir. Bu sebeple uyanık olup dikkat kesilmeli!..