Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Türkiye’de darbe tehlikesi de, darbe heveslileri de bitmez

Türkiye’de darbe tehlikesinin hiçbir zaman son bulacağını sanmıyorum. Buna bağlı olarak da darbe heveslilerin azalacağını da pek düşünmüyorum.

Neden böyle düşünüyorum? Neden darbe tehlikesi ve darbe heveslileri bitmez?

Çünkü önceki darbeciler ve darbe destekçileri, hak ettikleri cezaları almadılar!.. Bunlara darbelerin, darbe girişimlerinin, darbeye desteklerinin hesabı sorul/a/madı.

Düşünün ki 12 Eylül 1980 Darbesi’nin hesabını Kenan Evren’den ölüm döşeğinde sorabildik. Hatta darbenin en sert savcısının oğlunu ülkenin üçüncü büyük şehrine belediye başkanı seçerek ödüllendirdik.

28 Şubat’ta darbeye kalkışanlara ne yapabildik? Şöyle ibreti âlem olacak cezalar verebildik mi? Hayır!.. Tabii, şunu demek mümkün: En azından darbecileri mahkeme önüne çıkarıp yargılayabildik. Ancak bu zamanda bunlar yeterli değil.

Özellikle 28 Şubat Süreci, sadece askerle yapılan bir darbe girişimi değildi. Darbenin sivil generalleri çoktu, gazeteci kılıklı azmettiricileri oldukça fazlaydı, iş adamı kılıklı darbe finansörleri hem ülkenin soyulmasına ortam hazırladı hem de ülkeyi soyup soğana çevirdiler!..

Düşünün ki 28 Şubat’ın en büyük destekçilerinden Aydın Doğan, o süreçle ilgili bugüne kadar hâlâ cezalandırılmış değil. Başta Hürriyet olmak üzere o sürece destek veren Doğan Medya gazetelerinde, televizyonlarında çalışanlar, hâlâ utanıp sıkılmadan demokrasi, insan hakları nutukları atarak gazeteci, televizyoncu adıyla bu ülkede yaşayabiliyor.

Aynı şekilde o dönemin gazete patronlarından Dinç Bilgin, Karamehmet, Uzan ve bunların grubunda çalışan darbe çığırtkanları da o sürecin hesabını vermedi bugüne kadar.

Ertuğrul Özkök, Emin Çölaşan, Yılmaz Özdil, Uğur Dündar, Ali Kırca, Fatih Altaylı, Sedat Ergin, Fikret Bila, M. Yakup Yılmaz, Zafer Mutlu, Fatih Çekirge, Sebahattin Önkibar, Murat Yetkin, Hulki Cevizoğlu, Reha Muhtar vb. gazeteci adıyla darbe şakşakçılığı yapanlar, darbe azmettiricileri hâlâ dışarıdaysa, bir de üstüne gazetecilik yapmaya devam edebiliyorsa bu ülkede darbe tehlikesi ve darbe heveslileri biter mi? Bunların tüm suçlarına rağmen cezalandırılmadığını gören darbeseverler, bundan cesaret alıp darbe hevesiyle yaşamaz mı hatta yanıp tutuşmaz mı?

Darbecilere ve destekçilerine ibretlik cezalar veremediğimiz için daha sonra 27 Nisan’ı yaşadık, 17-25 Aralık’ı yaşadık, melun 15 Temmuz’u yaşadık.

15Temmuz darbe girişiminin bile hakkıyla hesabını soramadık, soramıyoruz. Bu sebeple darbe söylentileri hâlâ alıcı bulabiliyor.

Sen 15 Temmuz gecesi havaalanından darbecilerin yol vermesiyle ayrılan ve belediye başkanının evine gidip TV’de darbenin sonucunu bekleyene, askerleri alkışlarla karşılayana, destek mesajları atanlara, bizzat darbenin içinde yer alanlara haddini bildirmezsen darbe tehlikesini de sıfırlayamazsın, darbecileri de yok edemezsin!..

Darbecilere, darbeye teşvik edenlere, darbeyi destekleyenlere ibretlik ceza vermezsen utanıp sıkılmadan cumhurbaşkanını da tehdit ederler; iktidarı ve destekçilerini bir gün hapislere dolduracakları tehditlerini de savururlar!..

Sizce bu şartlarda darbe tehlikesi ve darbe heveslileri biter mi?