Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Üç hayati savaşın içindeyiz

Bak Müslüman kardeşim. Lafı evirip çevirmenin, birilerinin canını sıkar diye endişe etmenin ne yeri ne zamanı. Artık her şey açık ve net karşımıza dikilmiş. Bize meydan okuyorlar. Ya teslim olacağız ya da savaşıp kazanacağız…

  Bu savaşların birincisi, iman ile küfrün savaşıdır. Uzun yıllardan beri sürüyor ama halkın çoğu işin farkında değil.

  Millet uyutulmuş, avutulmuş, kandırılmış; zehri şifa diye içiyor. Güzelim İslam dinini gericilik sanıp terk etmiş, cehenneme doludizgin koşturmakta. Düşmanlar da bu işe kıs kıs gülüp, küfrün ateşini habire körüklemekte…

  Müslüman aklını başına toplamazsa hem dünyasını, hem de sonsuz ve ebedî âhiret hayatını mahvedebilir. Onun için herkesin canla başla İslâm’a sarılması lâzım…

  Bu savaşın ikincisi uluslararası siyaset alanında. “Yeni Dünya Düzeni”, İslâm ülkelerini ve Müslüman halkları hedef almış, her taraf kan gölü. Bu arada Türkiye olarak biz de en ön sırada, topun ağzında, namlunun ucundayız!

  Dış düşmanlar, bizi parçalamayı şiddetle arzuluyor. Çalışmaları yoğun ve derin. İçte de birçok hain destekçileri var. Gözleri dönmüş, insafları yok. Harıl harıl manevra peşindeler. Pervasız ve şeytanca çalışıyorlar…

  Eğer sonuca ulaşırlarsa bizim için çok kötü günler başlar! Bosna’dan, Irak’tan, Afganistan’dan, Suriye’den, Filistin’den daha fena oluruz. Bu bir var olma, hayat-memat meselesi olduğundan, milletini, vatanını, bayrağını, dinini seven herkes, çok ciddi şekilde iş birliği yapmalı, çok iyi hazırlanmalı, çok etkili ve güçlü tedbirler almalıdır. Vatanı hiçbir şekilde böldürtmemeliyiz. Düşmanları yok edecek her türlü hazırlık, silah-cephane, plan-program devlet ve milletçe eksiksiz tedarik edilmelidir!..

  Üçüncü savaş, ekonomi, kalkınma ve finansal güçlenme savaşıdır. Bu konuda başarılı olursak, ilk iki savaşı da kazanacak bir seviyeye gelebiliriz. O halde bu üçüncü savaşın önemini herkesin çok iyi kavraması lâzım. Halkımız genellikle ekonominin ne kadar önemli olduğunu idrak edemiyor. Bakıyoruz da ekonomiye suikast yapanları şiddetle cezalandırmıyor; konuyu azim ve dikkatle takip etmiyor, mesullerin yakasına yapışmıyor, koruyucu tedbirleri uygulamıyoruz!

  Ekonomik ve finansal olarak çok güçlü olmamız gerekiyor! Kalkınmayı, çağı yakalamayı, hasım ve rakipleri geçmeyi mutlaka sağlamalıyız!

  Fert, millet ve devlet olarak tasarrufa sımsıkı riayet etmek zorundayız. İsrafın her çeşidinden, lüks ve gösterişten şiddetle kaçınmalıyız. Düşmanların mallarını asla almamalı ve kullanmamalıyız…

  Kendi aramızda tasarruf ederek, sermayelerimizi birleştirip çok iyi kullanacak emin ellere teslim etmeliyiz…

  Stratejik önemi olan imal ve üretim dallarına acilen yönelmeliyiz.

 Dış ticarete, ihracata çok önem vermeli, döviz kazanmalıyız; çok uluslu şirketler kurmalıyız…

  Varlık, birlik ve dirliğimizin devamı; çok uyanık, çok çalışkan, çok üretken, çok azimli olmamıza bağlı. En küçük detayı bile ihmal etmeyelim, sabır ve sebat gösterelim ve asla yılmayalım.

  Bu savaşları biz kazanacağız. Yeter ki buna inanın. Ümitsizlik haram, inşallah zafer Türkiye’nin, Müslümanların ve İslam Dünyası’nın olacaktır!..