Son Dakika

Uzunyayla din âlimlerini yeni nesle tanıtmak-II

Ezher Üniversitesi’nde ilim tahsil etmek için 20. Yüzyıl boyunca Uzunyayla’danMısır’a giden ilim talipleri hakkında emekli öğretmen KuşhaErdal Özden’in 2018 yılı sonunda yayımladığı “XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri” isimli çalışmasını geçen hafta kısaca tanımıştık. Bu hafta, bir asır kadar önce Ezher’de tahsil görmüş Çerkes din âlimlerinden üçünün kısa hayat hikâyelerini özetle aktararak eserin ehemmiyetine dikkat çekmek istiyorum:

Hayırlı Bir Çığır Açmak: İlim Taliplerine Öncülük Etmek

Uzunyayla’da yetişen Çerkes âlimlerinin büyük ekseriyeti öncü insan Kurıje Hacı Abdülhamit Rüştü Efendi’nin(1860-1923) öğrencisidir. Uzunyayla’da yürüttüğü eğitim faaliyetine baktığımız zaman onun misyon ve vizyon sahibi bir âlim olduğunu anlıyoruz. Ezher’den en üst düzeyde ilmî donanımla dönüyor ve bu birikimini, kendisine mevki, şan ve şöhret, belki de servet sağlayacak olan Payitaht İstanbul’da değil de sürgün ve vurgun yemiş, yoksul ve “yetîm-i tarih” olan kendi halkının çocuklarının eğitimi için, mütevazı köyünde bir medrese açıp eğitim faaliyeti başlatmak suretiyle değerlendiriyor.

Abdülhamit Rüştü Efendinin ikinci icazetnamesi


Kurıje Hacı Hamit Efendi’nin öğrencilerine kuvvetli bir İslami bilgi verdiğinde hiç şüphe yok. Buna, en başarılı ve parlak öğrencilerinden Karahalkalı Hacı Harun Efendi’nin şu sözü tanıklık etmektedir: “Biz Mısır’a Hacı Hamid Efendi’nin öğrettikleriyle gittik, onunla geri döndük.”(Özden, 2018: 31).

Hacı Hamid Efendi, Büyük Çerkes Sürgünü esnasında, Karadeniz’in azgın dalgaları arasında 1860 yılında gemide dünyaya gözlerini açtı. Türkiye’ye sağ salim ulaşan ailesi, Kayseri İli Pınarbaşı (o zamanki adayla Aziziye) ilçesine bağlı Eskiyassıpınar (Şenıbey) köyüne yerleştiler.

Çocuğun okuma ve öğrenme arzusunu keşfeden ailesi iyi bir tahsil görmesi için onu Maraş’a gönderir. Oradan Mısır’a, Ezher Üniversitesi’ne gider. Burada 24 yıl kadar kalır. Bir süre aynı üniversitede hocalık yapar. Hocalarının üniversitede kalması yönündekiısrarlarına rağmen memleketine döner. Ama amaçsız dönmemiştir. Belli ki ideali ve hedefi vardır (Özden, 2018: 32).

“Abdülhamit Rüştü Efendi köyüne döndükten sonra işe koyulmuş, zamanın Osmanlı Padişahı Sultan (V. Mehmet) Reşat’ın kendisine verdiği fermanın sağladığı yetki ile köyünde talebe okutmaya müsait, içinde bir medrese bölümünün de yer aldığı büyük bir cami inşa ettirmiştir. Köyün imamlığı ile birlikte o, çevreden gelen istekli ve zeki talebelerini yetiştirmeye başlamış, böylece köyünün hem imamı hem de müderrisi olmuştur.” (Aslan, 2011: 419).

Uzunyayla’yı aydınlatacak birçok âlim ilk eğitimini bu medresede alır. Abdülhamit Rüştü Efendi bu öğrencileri bizzat yetiştirir. Bununla da kalmaz onlara referans olur ve Mısır’a, kendisinin okuduğu Ezher Üniversitesi’ne gönderir. Gönderdiği öğrencilerinin hiçbiri onun yüzünü kara çıkarmaz, okullarını neredeyse hepsi üstün dereceyle bitirirler. Bazıları da tıpkı kendisi gibi orada bir süre hocalık yapar ve hepsi de tekrar ülkesine, halkının arasına döner (Özden, 2018: 32).

Hamid Efendi yazılı bir eser bırakmadı. Ancak, O’nun geride bıraktığı öğrencilerinin her biri birçok yazılı eser değerindedir.Onların en ünlüleri şunlardır:

1.   Karahalka Köyü’nden Harun Efendi

2.   Alamescit Köyü’nden Ademey Hafız Efendi

3.   Eskiyassıpınar Köyü’nden Mehmet Nuri Efendi (oğlu)

4.   Methiye Köyü’nden Koşi Hacı Ashad Efendi

5.   Hayriye Köyü’nden Aşkhot Hacı Mecit Efendi (Eski Pınarbaşı Müftüsü)

6.   Eskiyassıpınar Köyü’nden Şenıbe Ali Efendi (Eski Pınarbaşı Müftüsü)

7.   Dzığo Hüseyin Efendi (Eski Pınarbaşı Müftüsü)

8.   Göksunlu Mehmet Efendi

9.   Tevfik Çiper Bey (Hukukçu)

10.          L’up Hacı Ashad Efendi

11.          Aşağıhüyük Köyü’nden HacıkasımlardanFuad Efendi

“диныри-дунери (dinıriduneyri)” adlı Çerkesçe internet sitesinde Kurıje Hacı Hamid Efendi’yi tanıtan yazıda şu vurgular dikkat çekmektedir:

“İnsanlara birçok konuda yardımcı oluyordu. İlmî konularda hep kendisiyle istişare ediliyor olması hasebiyle, onun hakkında şöyle denildiği anlatılır: “Bizim de Ebu Hanife’miz budur.”

Kendileri güzel ahlak sahibi, nüktedan, gönül alan, insanların dertlerini dinleyen, dertlerine derman olmaya çalışan, bildiklerini başkalarına öğretmek için de hiçbir çabadan geri durmayan bir insandı.

İlim tahsili, gurbet hayatı ve ilim öğretmekle meşguliyet, onu geç yaşlara kadar yuva kurmaktan alıkoydu. Kırk yaşından sonra evlendi.Evlendikten sonra üç erkek bir de kız evladı oldu. Ancak çocuklarına çok arzu ettiği yüksek düzeyde ilim tahsil ettirme imkânına ömrü vefa etmedi (Özden, 2018: 33).

 Ezher Üniversitesi, Hamid Efendi’yi dört mezhebe göre ders ve fetva verebilmeicâzetiyle/diplomasıylayetkili kılmıştı. Bu şekilde köyü Eskiyassıpınar’da medrese açarak öğrenci yetiştirmeye başladı.

Hacı Hamid Efendi’nin açtığı medrese, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra daTevhid-i Tedrisat Kanunu çıkartılıp medreseler kapatılıncaya kadar açık kaldı.”

“Abdülhamit Rüştü Efendi’nin ilmî yeterliliğini belgeleyen iki icâzetnamesi elimizde bulunmaktadır. Bunlardan birisi Ezher Ulemasından Muhammed Beyyûmî el-Minyâvî’den almış olduğu Asım Kıraati HafsRivâyeti’ninŞâtıbiyyeTarîkindenKıraât İlmi dalındaki icâzeti, diğeri de yine diğer Ezher ulemasından almış olduğu Sünnet/Hadis alanında hem rivâyet hem de dirâyet için genel icazetidir…” (Özden, 2018: 34-43).

Bütün Bir Ömrü İslam’ı Hakkıyla Öğrenmeye ve Öğretmeye Adamak

Methiye (Mudarey) köyünden çıkıp Mısır’a giden ve Ezher’detahsil gören Mereymkul Hacı Ali Maksud Efendi (1822-1889) tefsir yazacak kadar büyük bir âlimdi. Müderrislik yapmış ve yüz kadar öğrenci okutmuştur. Torunu Koray Kul dedesini şöyle anlatmaktadır:

Mereymkul Hacı Ali Maksud Efendinin el yazması tefsir çalışması


Hacı Ali Maksud Efendi 1822 yılında Kafkasya’da doğdu. İlim tahsiline babasıderviş Mehmed’in yanında başlamıştır. 9 yaşında hafızlığını bitirip 21 yaşına kadar Kafkasya’da fıkıh, tefsir, hadis, kelam derslerini almıştır. 1843 yılında Mısır’a vapur yoluyla gitmiş ve Ezher Üniversitesi’nde 13 yıl ilim tahsil etmiştir. Yazdığı çok sayıda eser günümüzde korunmaktadır. Methiye’de açmış olduğu medresede her yıl çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Onun eserleriyle vaaz ve fetva veren nice âlimler vardır. Hafiz Efendi’nin onun kitaplarıyla cuma vaazı ve fetva verdiği bilinmektedir. Salahattin Kip Hoca Efendi’nin de onun kitaplarından haftalık ilim dergisinde yazılar yayınladığı bilinmektedir. Uzunyayla’nın ünlü hattatı Lokman Efendi, hattatlığı da meşhur olan Hacı Ali Maksud Efendi’ninyetiştirdiği bir zattır.

Ömrünü İslam’a, Kur’an’a ve sünnete adamış, ilmiyle âmil bir zat idi. Merhum hakkında, Hafiz Efendi’nin bizzat kendisinin worşer(sohbet) ortamlarında söylediği ve herkes tarafından bilinen şu sözü çok meşhurdur:

“Biz Ezher’e gittiğimiz zaman, bize oradaki müderrisler şunu söylüyorlardı: Hacı Ali Maksud Efendi burada ilim bırakmadı, hepsini aldı ülkenize götürdü zaten; buraya kadar geleceğinize gidip ondan öğrenseydiniz ya…”

Gözlerini kaybedecek seviyeye gelinceye kadar eğitim hizmetine devam etmiştir. Gözleri tamamen görmez olunca en büyük oğlu MereymkulAshad Efendi’ye vekâletini vermiş ve tedrisata o devam etmiştir.1889 yılı arife günü 77 yaşında ruhunu Rahman’a teslim etmiştir. (Özden, 2018: 45-47).

Mereymkul Hacı Ali Maksud Efendinin el yazması tefsir çalışması


Vefa ve Fedakârlık Timsali Olmak

Çerkeslerin Hatıkoy boyundan Kaynar doğumluHej Hacı Yahya Efendi’nin (1877-1956) Mısır’a gidiş hikâyesi oldukça ilginçtir. Gençlik aşkı o günün sosyal sınıf algısına takılır ve sülalelerine denk olmadığı gerekçesiyle aile büyükleri onun sevdiği kızla evlenmesine onay vermezler. O da yanına bir ‘koyeplıj’den (Çerkes kaşar peyniri) başka bir şey almadan ikinci aşkının peşinden gider. Kahire’de Ezher Üniversitesi’ni başarıyla tamamladıktan sonramemleketine dönmez. Mısır’da 17 yıl kalır, bir süre Ezher’de ders verir.

Mısır üzerinden hacca Hicaz’a giden köylüleri ona memlekete dönmesi ve ailesinin başına geçmesi için ricada bulunurlar. Derler ki: “kardeşlerin seferberlikte şehit oldular ailenin başında büyük kalmadı, gel de ailenin başına geç, aileyi toparla, aksi halde aile perişan olacaklar.” Bunun üzerine köyüne (Kayseri-Pınarbaşı-Kaynar) döner. Bu arada yaşı kırklara merdiven dayamıştır. Derler ki, seni artık everelim. O da eğer kaşenım (sevdiğim) ile everecekseniz olur der. Ancak acı haberi alır, sevdiği kızın artık hayatta olmadığını, bekâr olarak öldüğünü öğrenir. O da başka birisiyle evlenmedenömrünü bekâr olarak sürdürür. Yeğeni HejReceb Yaşar, “Kendisi evlenmedi ama kız kardeşlerini ve kardeşlerinin çocuklarının hepsini everdi ve ömrünü onların hayata tutunmalarınave ailenin geçimine adadı” diyerek hayırla yad ediyor amca dedesini.

Şunu da ilave ediyor sözlerine: “Onun fetvasının üstüne kimse fetva koyamazdı. Hafiz Efendi bile o hayatta olduğu sürece hep ona gönderirdi fetva soranları. Yahya Efendi bir fetva verdiyse onun üstüne asla söz söylemezdi.” (Özden, 2018:73-75).

İlk kısmını geçen hafta yayımladığımız eser tanıtım yazımızı “Erdal Özden’in “XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri” isimli çalışmasında hayat hikâyeleri anlatılan“Mısır tahsilli” âlimlerin listesiyle sonlandıralım:

1.   Kurıje Hacı Abdülhamit Rüştü Görücü Efendi

2.   Mereymkul Hacı Ali Maksud Efendi

3.   Hakun Hacı Harun Efendi

4.   Zanile Hacı Yusuf Efendi

5.   Verıl’ Sufyan Efendi

6.   Hej Hacı Yahya Efendi

7.   Beneş’ej Mansur Efendi

8.   Beneş’ej Muhammed Efendi

9.   Beykaldı Kadı Mesud Efendi

10.          Kurmen Hasan Efendi

11.          Koşi Hacı Yakup Efendi

12.          Hartoko Hacı İshak Efendi

13.          Degune Hacı Nuh Efendi

14.          L’ışe Yakup Efendi

15.          Nıbej Lokman Efendi

16.          Koşi Hacı Ashad Efendi

17.          Kaşırğa Hacı Muhammed Efendi

18.          Aşkhot Hacı Mecit Efendi

19.          Beştok Hızır Efendi

20.          Dzığo Hüseyin Efendi

21.          Şenıbe Ali Efendi

22.          Ademey Ali Hafiz Efendi

Kayseri-Sivas-Maraş üçgeninde yer alan ve seksen kadar Çerkes köyünü barındıran Uzunyayla platosunda yaşamış ancak eserleri ve etkileri daha geniş coğrafyalara ulaşan Çerkes din âlimlerini hayırla yad ediyoruz. Mekânları Cennet, makamları âlî olsun.

Kaynaklar:

·         Aslan, Durmuş. (2011). “Abdülhamid Rüştü (Görücü) Efendi ve İcazetnameleri”. Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2011, Cilt: XV, Sayı: 1, s.403-426.
https://dergipark.org.tr/cuifd/issue/4279/57678, yayım tarihi: 15.06.2011, erişim tarihi: 12.08.2019.

·         Özden, Erdal. (2018). “XX. YüzyıldaUzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri”. Aydın, 200 s.
https://www.kafdavyayincilik.com/20-yuzyilda-uzunyayla-da-yasayan-cerkes-din-alimlerierişim tarihi: 05.08.2019.

KUŞHA ERDAL ÖZDEN, EL-EZHER ÜNİVERSİTESİ, UZUNYAYLA, ÇERKES DİN ÂLİMLERİ, KURIJE HACI ABDÜLHAMİT RÜŞTÜ GÖRÜCÜ EFENDİ, MEREYMKUL HACI ALİ MAKSUD EFENDİ, HAKUN HACI HARUN EFENDİ, ZANİLE HACI YUSUF EFENDİ, VERIL’ SUFYAN EFENDİ, HEJ HACI YAHYA EFENDİ, BENEŞ’EJ MANSUR EFENDİ, BENEŞ’EJ MUHAMMED EFENDİ, BEYKALDI KADI MESUD EFENDİ, KURMEN HASAN EFENDİ, KOŞİ HACI YAKUP EFENDİ, HARTOKO HACI İSHAK EFENDİ, DEGUNE HACI NUH EFENDİ, L’IŞE YAKUP EFENDİ, NIBEJ LOKMAN EFENDİ, KOŞİ HACI ASHAD EFENDİ, KAŞIRĞA HACI MUHAMMED EFENDİ, AŞKHOT HACI MECİT EFENDİ, BEŞTOK HIZIR EFENDİ, DZIĞO HÜSEYİN EFENDİ, ŞENIBE ALİ EFENDİ, ADEMEY ALİ HAFİZ EFENDİ, GÖKSUNLU MEHMET EFENDİ, TEVFİK ÇİPER BEY, L’UP HACI ASHAD EFENDİ, HACIKASIM FUAD EFENDİ, SALAHATTİN KİP, HATTAT LOKMAN EFENDİ, MUHAMMED BEYYÛMÎ EL-MİNYÂVÎ, SULTAN REŞAT (V. MEHMET), PINARBAŞI, AZİZİYE, METHİYE, MUDAREY, ESKİYASSIPINAR, ŞENIBEY, RECEP YAŞAR, DURMUŞ ASLAN, KORAY KUL,

Yorumlar

Bayram KUNEK Yüce Türk milletinin üyesi Çerkez kökenli biri olarak bu güzel yazınızı okuyunca bir daha o şanlı ecdadımla gurur duydum!

ihsan O zamanın imkansızlıkarı içinde yüce dinimize hizmet eden büyüklerimize dedelerimize, büyüklerimize yüce Allah dan CC rahmet diliyorum. Onların emeğini ve mukaddes din yolundaki mücahedelerini zahmete katlanarak su yüzüne çıkaran siz değerli gençlere de tşkler ediyoruz. Allah CC bizleri o büyüklere onların iizinden gittikeri Hz. Peygamber S.A.V. ve ashab ı kiramı ile tabiin etbaı tabiin ve müctehid imamların yollarından ayırmasın. ALLAH cc hepinizden razı olsun ilim mücahidleri kardeşlerime

İclal Görücü Değerli hocam, yazılarınızı zevkle takip ediyoruz. Bu konuyu ele aldığınız için ayrıca teşekkür borcumuzdur. Bu vesile ile ufak bir temennimi arzetmek isterim. Merhum Abdülhamid efendinin Çerkezce soyadı "Kurıje" yerine "Kurjı" olarak verilse daha uygun olurdu diye -onun bir torunu olarak- düşünüyorum. Size be şekliyle ulaşmış ide de doğrusu "Kurjı" diye biliyorum. Selamlar, saygılar, başarılar.

Nasır Yıldız Ecdadını unutmadan gelecek nesillere taşıyan, tanıtan İlim sahibi kişilere çok teşekkür ediyorum.

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.