Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Vakıf, devlet, Kudüs

Vakıf haftası dolayısıyla bu yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü ‘’Kudüs Vakıfları’’ temasıyla uluslararası bir çalışma tertip etti. Programın açılışı Haliç Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Başbakanı Rami Hamdallah ve çok sayıda Müslüman ülkenin temsilcilerinin katıldığı oturumda yapıldı.

Açılışa Cumhurbaşkanımız damgayı vurdu. Söylenmesi gereken her şeyi herkese doğrudan söyledi. Bu konuşmadan herkes nasibine düşeni alır inşallah. Tabii en önemli mesaj İsrail’e ve onun yüksek hamisi Amerika’ya idi. Kim ne derse desin İsrail bildiğini okuyor güvendiği ağababasının desteğiyle. Burada hak, hukuk, adalet, insan hakları gibi kavramlar çalışmıyor. Bu meselenin sözle, iyi niyetle çözümü görünmüyor başka yollar bulmamız lazım.

Aslında İsrail içinde Filistin içinde çözüm bu vakıf devleti anlayışı içinde yatıyor. Vakıf devleti anlayışı yaratılanı yaratandan ötürü sevme kültürünün bir tezahürüdür. Bu anlayışa sahip insanların egemen olduğu dünyada öteki yoktur. Herkes insan olma nedeniyle eşrefi mahlûkattır. Bunun güzel örneğini Osmanlı Kudüs’te vermiştir. Üç semavi dinin müntesipleri yüzyıllarca barış içinde ve bir arada yaşama başarısını göstermiştir. Burada ince nokta kimin hangi nokta-ı nazardan meseleye baktığıdır. Dün yaşananlarla bu gün egemen olanların yaşattıklarına baktığımızda fark ortaya çıkmaktadır. Bu gün bu topraklarda egemen olmak isteyenler hem işgalci hem de insanı insan olarak görmeyen anlayışın temsilcileridir.

Cumhurbaşkanımız Filistin’in yanında olduğumuzun bir kez daha altını çizdi. Ancak bunun için El Fetih ve Hamas’ın bir araya gelerek birlik ve beraberlik içinde çalışmalarının şart olduğunu vurguladı. İsrail’inde işgal politikalarından vazgeçmesini, Kudüs’de ezan yasağı gibi konularda yanlış adım atmamasını ve buna asla izin verilmeyeceğini İsrail’in bir kez daha bilmesi gerektiğini hatırlattı.

Kudüs’ü ziyaret edenlerin rakamlarını verdi. Buna göre yılda 600 bin Amerikalı, 400 bin Rus, 300 bin Fransız Kudüs’e giderken, Müslüman ülkeler arasında en çok Türkler’in 26 bin kişiyle 2015 yılında ziyarette bulunduğunu ifade etti. Herkesi Kudüs’e gitmeye davet etti. Gerçekten aradaki fark çok büyük. Kudüs için çok sayıda kampanya yapılıyor turizm firmaları tarafından acaba bu yeterli olmuyor mu? Ben sayıyı daha yüksek bekliyordum. Yoksa fiyat politikasında mı bir sıkıntı var? Yoksa giriş çıkışta mı sıkıntı var?

Vakıf müessesi zirvesini Osmanlı’da yaşadı. Bu kültür insanların, mekânların ve servetin korunması ve amacına uygun değerlendirilmesi için ders alınması gereken ideal çözüm yollarından biridir. Vakıf kültürünün merkezinde adalet ve ahlak vardır. Adalet anlayışı her şeyin yaratılış gayesine uygun yerli yerine konması varken, ahlakla adaletten daha fazlasının iyi niyetle yapılması durumunu ifade eder. Yeryüzüne bu düşünce egemen olmadıkça huzur bulamayacağız.

Ümmetin umut ışığı ülkemizin daha çok gayret göstererek önce kendi kaybettiği değerleri yeniden kazanması sonra da mazlum ve mağdur coğrafyalara tez elden el atması gerekiyor. Yeni bir döneme giren devletimizin adalet ve ahlak zeminin de bir an önce yapılanmasını sağlamalıyız. Yani anlayacağınız Filistin meselesini de Kudüs meselesini de biz çözeceğiz…