Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Ve yazmak kızım…

Dilerdim ki daha büyük şeyler bırakayım sana ama başka hiçbir şeyim yok, sermayem yalnızca kelimeler…

Bu yazdıklarımı maziden gönderilmiş mektuplar olarak düşün kızım. Şimdi sen aslında yanımdasın ama çok küçük, çok masum… Daha birkaç ay oldu sen bu dünyada ilk nefesini alalı. Ve ben yirmi yedi yaşındayım. Kimilerine göre genç hatta çok genç. Ama neden bilmiyorum öyle hissedemiyorum hiç. Öyle yaşayamıyorum, öyle yapamıyorum ben. Kitaplarım var ve zihnim mütemadiyen karışık. Aklımda hep yarım kalmış cümleler. Ama inan bazı vakitler ben de genç denecek yaşlarda yani benim gibi yaşlarda olanların yaptıklarını yapmak isterdim. Düşünmeden, zihninde bunca şey olmadan, kelimeler zihnini esir almadan, bir rüzgârın önündeki yaprak gibi, bulut gibi bazen savrularak yaşamayı çok isterdim. Ama yapamadım hiç. Zira istemek yetmez hiçbir zaman. Sen belki de sırf bunun için bile kınayacaksın beni ve kızacaksın belki kitap dolu bu odadan çıkmıyorum diye kırılacaksın. Korkuyorum. Ama mecburum anla. Nefes almaya mecbur olduğum gibi mecburum.

Bunları maziden yazılmış mektuplar farz et kızım. Sen okurken bu mektupları neredesin, kaç yaşındasın, nasılsın hiç bilmiyorum. Ne giyersin, ne seversin, kime benzersin zihnimde kurgulayamıyorum. Ben yanında mıyım hayal edemiyorum. Ama biliyorum ben işte tam da bu gece, bir kış gecesi, İstanbul’da yağmurlar hafif hafif inerken yere ve yarı karanlık odamda çayımı yudumlarken ve sen odanda kapamışken küçücük gözlerini sana, hatta yıllar sonraki sana yazıyorum bunları.

Şimdi, okuma, hisset istiyorum bütün bunları. Ben nasıl ki senin yıllar sonraki halini hayal ediyorsam sen de yıllar evvelki beni hayal et istiyorum. Masanın başında bunları nasıl yazdığımı gözlerinin önüne getir ve öyle dinle beni istiyorum. Nasihat etmek değil maksadım, zaman denen değirmeni bir an olsun durdurabilmek. Şu anda yazarken bunları gelecekte okutabilmek… Zaman tılsımını çözebilmek belki de. Hayalim benden çok daha büyük ve çok daha gerçek hayalim hayatımdan.   

Öyle çok şey yazmak istiyorum ki sana. Aslında içimde olan ne varsa hepsini anlatabilmek istiyorum. Ama korkuyorum da aynı zamanda. Bir gün gelip de bunları okuduğunda beni anlamamandan ve hatta belki de anlayamamandan korkuyorum. Belki de sırf bunun için okumayı öğrendiğin zaman değil de anlamayı öğrendiğin zaman oku istiyorum bunları.

Unutma kızım ben bunları sana yazarken yirmi yedi yaşındayım. Belki de senin bunları okuduğun yaşta. Belki de senden çok daha küçük. Ama babanım senin. Daha saçlarında tek tel de olsa ak düşmemiş, genç babanım.

Ağlıyor musun kızım?

Beni anlıyor musun?