Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

“Ya daha iyisi çıkarsa diye eş adaylarına karar veremiyorum”

“Otuz dört yaşındayım. Pek çok yönü iyi fakat istemediğim yönleri de olan adaylar çıkıyor. Belki başka bir talipte bu olmaz diye onu eliyorum. Bir talip daha çıkınca, bakıyorum ki, diğerinde olmayanlar var fakat bunda da başka sıkıntılar var. Ya daha iyisi çıkarsa diye düşünüyorum ve eksiklikler gözümde büyüyor. 34 yaşındayım halâ karar veremiyorum ve bu gidişle evlenebileceğimi de zannetmiyorum. Öyle zor durumdayım ki, ne yapacağımı bilemiyorum.”

Konuştukça öğrendim ki, hanımefendi ne aradığını bilmiyor. Özellikle anne babanın damat adayı standardı yüksek. Kızları olumlu bakacak olsa, ‘Şunu düşündün mü, şöyle şöyle olursa ne yapacaksın? Bu adayla şu sıkıntıları yaşayabilirsin, sonra bizi bahane etme, sen karar ver’ diyorlar fakat kararın olumsuz olması için olanca yüklemeyi yaptıktan sonra. Burada anne baba sağlıklı bir rehberlik yapamıyor ve sadece eksik bulmak için bakıyorlar gibi bir durum var. Kızları ise, anne babasının onayı olmadan karar veremiyor. Kendisine güveni yok, mutsuz olma ve boşanma korkusu var. İkinci seansta anne baba ile de görüştüm.

Konuştukça anladım ki, hanımefendi evde kalan tek kız. Bütün iş onun üzerinde. Anne baba kızlarının hizmetine alışmış, bu konforu kaybetmek istemiyorlar. O gidince zor durumda kalacaklarını düşünüp hem kararı ona bırakmış gibi yapıp hem de caydırıcı fikirler beyan ediyorlar. Sanki kızlarının mutsuzluğundan besleniyorlar gibi. Sonunda anne ağzından baklayı çıkardı; ‘Evlenip ne yapacak, gül gibi ev, oturup keyfine baksın. Hem bize bakar duamızı alır’ dedi. 

Ben ise açık ve net konuştum; “Siz kendi konforunuz için kızınızın hayatını feda etmişsiniz. Bu, Allah’ın (cc) razı olacağı bir durum değil ve bunu yapmaya hakkınız yok. Kızınız mutlu olma ve çocuk büyütme hayali taşırken, siz sadece kendi rahatınız bozulmasın diye onun ‘hayır’ demesi için ne gerekiyorsa yapıyorsunuz. Kızınızın hakkını nasıl ödeyeceksiniz?” dedim.

Anne baba sus pus oldular, tek kelime söyleyemediler. Baba daha üzgündü fakat anne kendi fikrinin doğruluğunda ısrar etme eğilimindeydi. Ona kendi evliliğinde de sıkıntılar yaşadığı halde bunca yıl birlikte olabildiklerini, her aile de bunların olabileceğini ve bunun evlenmemek için bir sebep olamayacağını anlatmaya çalıştım. Biraz daha yaşlanmaları halinde ikisinin de maaşları var, yanlarına yardımcı alabileceklerini söyledim. Bu arada beyefendi ağlayarak, ‘Sana lâf anlatamadım, kızımızın hayatını mahvettik’ dedi. Ardından da, ‘Sizden bir şey rica etsek, kızımıza yardımcı olun ve nasıl eş seçeceği konusunda siz rehberlik edin, lütfen’ dedi.

Ben, hepimizin her yaşta yanlış yapabileceğimizi, nerede fark ettiysek ondan itibaren düzeltmek için elimizden geleni yapmanın da çok değerli olduğundan söz ederek ikisinin de gönlünü aldım. Yanlış bir adımın doğru bir sonucu olmayacağını tekrar görmüş olduk ve kızları ile yeni seansın gün ve saatini oluşturduk çok şükür.