Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Yeni iktisadi düzen arayışı: Katılım Ekonomisi

Temel Hazıroğlu, uzun zamandır insan gerçeği üzerine makaleler kitaplar yazmaktadır. Hakikat arayışını sürdürürken uzun yıllar bankacılık sektöründe çalışmanın verdiği sorumlulukla olsa gerek iktisat üzerinde kafa yormuş ve bir model önerisi ortaya çıkarmış. Katılım Ekonomisi adını verdiği çalışmayı önce bir akademik çalışma bağlamında tez olarak hazırlamış sonra da onu kitaba dönüştürmüş. Kendi ifadesiyle bu çalışmaları yapmak “Farz-ı kifaye’’dir. Yapacağımız o kadar çok şey var ki bu çalışma bir başlangıç sayılır. Temel Bey, kendi görevini yapmış, şimdi sıra ülkemizin güzide akademisyen ve münevverlerine düşüyor. UTESAV’da samimi bir toplulukla  konuyu tartıştık. İnşallah bu önemli konu üzerinde farklı çalışmalar yapmayı sürdüreceğiz.

Yeni bir iktisadi düzen üzerine bu kadar kapsamlı çalışma yapılmadı. Tek tük çalışmalar olsa da kendi kavramlarımızdan ve değerlerimizden yola çıkarak bu kapsamda bir çalışmaya rastlamadım. Bu çalışma hem kapitalizm hem de sosyalizm ikilemine sıkışmış kalmış insanlığa İslami bakış açısıyla yeni bir yol önerisidir.

Çalışmanın adını İslam Ekonomisi koymamakla isabet etmiş diye düşünüyorum.  İslam bütün çağlara ve insanlığa hitap eden bir dindir onu bir döneme ve bir kuruma isim olarak vermenin sıkıntılı olacağı kanaatindeyim. Elbette yapacağımız çalışmalarda ana kaynağımız Kitap, sünnet olacaktır. İnsanlığın tecrübesi, medeniyetimizin birikimi yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Temel Bey, iktisadın tanımının da bize öğretilenden farklı olması gerektiğinin altını çiziyor. İktisat kitaplarında “sınırlı kaynak ve sınırsız ihtiyaç’’ tanımının tamamen yanlış olduğunu vurguluyor. Katılım Ekonomisini, katılım felsefesi bağlamında şu kavramlar etrafında şekillendiriyor: Tevhit, adalet, mizan, ahlak, toplum ve emek. 

Katılım Bankalarının isim babası olan Temel Hazıroğlu iktisat konusunda İmam Gazali’nin, İbn Haldun’un Sezai Karakoç’un, Nurettin Topçu’nun, Said Nursi’nin, Ömer Lütfi Barkan’ın, Sabri Ülgener’in, Sabahattin Zaim’in yaklaşımlarını değerlendiriyor. Bu isimlerin konuyla ilgili çalışmalarının önemine vurgu yapıyor. Nurettin Topçu’nun “İşe iştirak hayata iştiraktir” düsturunun öneminin altını çiziyor. Yeni bir iktisat düzeni için bu kıymetli isimlerin çalışmalarından istifade edilmeli.

İnsanın bir kaynak değil bir kıymet oluğunu belirtirken tüketici kavramının da yanlış olduğunu ifade ediyor. İnsanın kaynak olması gibi müşterinin tüketici olması da kapitalizmin bize dayattığı bir sonuç. 

Üç insan tipinin  insanlık için tehlike olduğunun altını çizdi: Firavun, Karun, Haman. 

Firavun yöneticilerin en kötüsü, Karun iş dünyasının en kötüsü, Haman danışmanların, ilim adamlarının en kötüsü.