Son Dakika

Yetersiz erkekler güçlü kadınlar -2

Kimi erkekler, tahsili olmayan, çalışmayan, çok konuşan, arkasında aile desteği bulunmayan, kadını küçük görerek, söz söyleme, aşağılayıp rencide etme hakkını kendisinde görürler.

Herkes, kendisini lâyık gördüğü yere doğru çeker. Kendisi için ulaşmak istediği bir prototip oluşturmayan, bunun için çabalamanın yanında Allah (cc) ile irtibat halinde olup doğru bir işleyişte sebat etmeyenler; güçlü rüzgârlar karşısında bir limana sığınamamış gemi gibi savrulmaya mahkumdur. Sonuçlarına çok üzülse bile, vaktinde alınmayan tedbir, ideal ve süreç yönetiminden uzak bir hayat, bunu ne yazık ki kaçınılmaz kılar.

Eve geldiğinde eşini sürekli aşağıladığı, başka kadınlarla aldatmayı eşini yetersiz görmenin bir karşılığı gibi görüp, sonra da başka konulara dikkati kaydırmak için sudan sebeplerle eşinin suçlayıp azarlayan ve insan yerine koymayarak frekanslarını karıştıran beyefendi kardeşlerim, hiç kusura bakmasınlar, itibar ekmeyen değer biçemez. Sevgi ekmeyen, karşısındakinin de sevgisini bitirir. İnsan değeri bile vermediği eşe yapılan haksızlıklar, para dahil hayatın bereketini çalar ve yok eder. Evde birlikte sevgi dolu zaman geçirmeyen, yapması gerekenlerden kaçarak, kendisini sosyal medya ağı içinde kaybeden, telefonunu hep şifreli tutan, çocuklara ve eşine sevginin kırıntısını bile çok görürken, dışarıdakilere yağdıran beyefendi kardeşlerim, hiç kusura bakmasınlar, değer, sevgi ve itibarlarının yanında, söz söyleme haklarını da kaybederler. Karşısındakileri de çizgiyi aşmaya, eşini küçük görmeye ve mecbur kaldığı şeyleri söylenerek, ah ederek yapmaya mecbur ederler. Bu da en yakın olunması gereken aile ortamında aranın açılmasına, tartışmaların yaşanmasına, giderek ayrı yatılmaya ve sonunda böyle yaşayacaksak ayrılalım demeye kadar götürür.

Bu tabloda yönetici olan erkek, içten kayma yaşamış bu da rol ve anlayış kaymasına, o da hayatlarının kaymasına sebep olmuştur. Yanlış yapan güçten düşer ve karşı tarafın olumsuz duyguları atakta olacağı için, güç ters istikamette yer değiştirir. Evde yönetici ve kuşatıcı olamayan erkek yetersizlik sergiler. Eşi sorumluluklarını hatırlattıkça hep kaçan, sürekli mazeret üreten bir erkek varsa; orada kendisini korumaya çalışan ve eşinin evde bıraktığı boşluğu doldurmaktan, çocuklarına hem anne hem baba olmaktan bitap düşmüş, eşine karşı bilenmiş bir kadın oluşur.

Kimi erkekler, tahsili olmayan, çalışmayan, çok konuşan, arkasında aile desteği bulunmayan, kadını küçük görerek, söz söyleme, aşağılayıp rencide etme hakkını kendisinde görürler. Oysa bazen de kullanılan dil ve üslup bu hale getirir. Ne yazık ki toplumumuzda ağırlıklı olarak hep beklenti içinde olmak ve beklentisi tam da kendi istediği gibi olmadığında kıyasıya eleştirmek ve sürekli bunu yüzüne vurmak gibi bir alışkanlığımız olduğu için, insan bırakın düzelmeyi hayatla bağlarını bile kaybedebilir.

Hayat hiçbir zaman alış veriş değil ve fakat daima veriş ve alıştır. Muhabbet büyükten küçüğe akar. Eşinin ve çocuklarının gözünde değer kazanmak için sadece var olmak ve para kazanmak yetmez. Erkeğin eşini, Allah’ın şerefli bir emaneti gibi kendisine dünya saadeti ve ahiret azığı kazandıracak vesilesi gibi görüp mutlu olmak ve mutlu etmek gibi bir seçeneği vardır. Kabul edip etmemek bir seçenektir, kabul edilmediğinde ise bedellerini ödemek seçeneksizdir.  

Gelecek haftanın konusu: Kadınlar bu fotoğrafın neresinde…

Yorumlar

Yazara ait diğer yazılar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.