Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Artvin’deki seçmen sayısı kadar oyumuzu çaldılar

Sabri İşbilen
Artvin’deki seçmen sayısı kadar oyumuzu çaldılar

Güler, AK Parti’nin yeniden seçim değil yeniden sayım istediğini vurguladı.

AK Parti adına 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından yaşanan süreçlere bir isim damga vurdu. O isim de İstanbul Milletvekili Abdullah Güler. AK Partili vekil, seçim yolsuzluklarının tespiti ve kamuoyuna aktarılması konusunda kilit bir rol oynadı. Peki İstanbul seçimleri neden iptal oldu? Oylar nasıl çalındı? CHP bu süreçte samimi mi davrandı? Abdullah Güler, vatandaşın aklındaki birçok sorunun cevabını Diriliş Postası’nda yanıtladı.

Seçim neden iptal edildi?

16 Nisan 2017’de yapılan referandumdan sonra CHP bir itirazda bulundu. Dedi ki: 298 Sayılı Seçim Kanunu gereğince YSK’nın filigranını amblemini taşıyan zarflarda İlçe Seçim Kurulu mührü vurulur. Sonra bu torbaya konulur. Torbandan çıkan zarflar ve oy pusulaları sandık kurulu mührüyle mühürlenir. Burada mühürlenmeyen zarflar ve oy pusulalarından dolayı yani kanunda açıkça aykırılıktan dolayı referandumlarda sonuçların şaibeli olduğunu ve seçimin iptalini istiyoruz. 

Nedir buradaki dayandığı nokta. 298 Sayılı Seçim Kanunu geçerli ve geçersiz oylar başlıklı maddesindeki sandık kurulu mühürü taşımayan oy pusulaları ve zarfların geçersiz sayılması hükmüne rağmen seçmen iradesi esastır. Yüksek Seçim Kurulu burada dedi ki: Seçmen iradesi esastır. Seçmen sandık başına gelmiştir. Sandık kurulunun ihmal ettiği bir işlem neticesinde oy pusulası ve zarfın geçersiz sayılması uygun değildir.

çersiz sayılması uygun değildir. Seçmen iradesini üstün tutmuştur ve talebi reddetmiştir. Dayandığı nokta nedir. Kanunun açıkça ihlal edilmesi. Nedir bu bir maddenin bir bendi. CHP, 298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 1 maddesinin 1 bendine dayanıyor. Çünkü geçerlilik sebepleri birçok biliyorsunuz. 298 sayılı Seçim Kanunu gereğince en az 14-15 başlıkta geçersizlik sebepleri var. Bir bendine dayanarak diyor ki: Bu seçimler meşru değildir, iptali gerekir. Peki, 31 Mart Seçimleri’nde kaç tane zincirleme madde ihlal edildi biliyor musunuz? YSK kararında çok açıkça yazıyor, 298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 7. ve 8. maddesi ihlal edildi. Oy kullanamayacak olanlar ve seçmen olamayacak olanlar. (Kısıtlı seçmenler, mahkûmlar, ölü kişiler, asker öğrenciler ya da askerler) Bu özellikleri taşıyan 706 kişi oy kullandı. 7. ve 8. madde ihlal edildi mi edildi.

298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 22. ve 23. madde de ihlal edildi. 22. madde sandık başkanlarının atamasını konu alan madde. Kaç kişi, 734 kişi. Kanun açıkça ihlal edilerek atamalar yapıldı. 3 bine yakın da memur üye 23. madde kamu görevi sıfatı taşımayan kişiler memur üye olarak atanmış.

298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 100. ve 105. maddesi. Nedir o da? Oy seçim sayım cetvellerinin usulüne uygun doğru oy sayımı yapılmak suretiyle ve iki tane sandık kurulu üyesinin tuttuğu oy sayım döküm cetvellerinin usulüne uygun doldurulduktan sonra rakamlar birbirini tutuyorsa bunun sonucunda sandık sonuç tutanağı düzenlenir diyor. 108 sandıkta ne olmuş. Kayıp bu evraklar, yapılmamış. İmzasız ve kayıp. 100. madde ve 105. madde açıkça ihlal edilmiş mi. İhlal edilmiş.

Yine 105. maddede sandık sonuç tutanakları mükerrer (0,1,2 diye) tamamen oy sayım döküm cetvelinde ki rakamlara aykırı olarak usulsüz bir şekilde sandık başkanları tarafından düzenlendi. Daha sonra itirazımızla düzeltildi. Binali Yıldırım’ın aldığı 180 oy 1 oy olarak yazılmış. Keza 200-205 aldığı oy 2 oy olarak yazılmış. 105. Madde burada ihlal edildi mi. Görüyoruz ki edildi.

107. madde var. Sandık torbasında bulunması gereken evraklar. Kullanılan zarflar, kullanılan oy pusulaları, kullanılmayan zarflar, kullanılmayan oy pusulaları. Bunlar ayrı ayrı paketlenir. Bağlanır, mühürlenir torbaya konulur. Peki, torbada başka ne olur. Sandıkta oy kullanan seçmen listesi imzaları, sandık sonuç tutanağı, oy sayım döküm cetveli.

Diriliş Postası Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Sabri İşbilen (Solda) ile AK Parti Istanbul Milletvekili Abdullah Güler(Sağda).

57 sandıkta sayım yapılsın ve incelensin denildi. 4 sandıkta 298 Sayılı Seçim Kanunu 107. maddesine aykırı olarak seçmen listesi yok. O sandıkta kim oy kullandı belli değil. Oy sayım döküm cetveli yok. Sandık sonuç tutanağı yok.

23 tane sandıkta sandık sonuç tutanağında yer alan geçersiz oy pusulaları rakamlarıyla beraber o torbalar açıldığında torbalarda geçersiz oylar bulunamadı. Oy pusulaları kayıp. Sandık sonuç tutanağından geçersiz oy pusulası yazılan alanda ki rakamlara torba yeniden sayıldığında rastlanamadı. 157. madde burada da ihlal edildi. 298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 7, 8, 22, 23,100, 105. ve 107. maddesi zincirleme şekilde açıkça ihlal edilmiş. Bu ne demektir. Kanunların açıkça ihlali, seçime güveni ve seçimin sonuçlarının itibarını zedeler. Bütün dünyada bu böyledir.

Avrupa’da örnekleri var mı?

Bütün Avrupa Birliği ülkeleri içinde bizim bağlı olduğumuz ve dönem dönem seçimlerle ilgili rapor hazırlayan Venedik Komisyonu vardır. Şeffaflığa ve tarafsızlığa önem verir. Kanunların açıkça hiçbir şüpheye yer vermeksizin uygulanmasına önem verir. Buna benzer 2016 yılında Avusturya da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri oldu. Orada mektupla oy verme işlemi yapılıyor. Özel zarflar belli sayım merkezinde hangi partiye oy veriyorsanız mektubunuzu dolduruyorsunuz. Oradan merkezlere gönderiyorsunuz. O merkezlere gelen zarflar belirlen saatte belirli görevli kişiler tarafından açılıp ve sayılır. Seçimlerin sonucunda birinci aday 2 milyon 251 bin oy aldı. İkinci olan aday ise 2 milyon 221 bin oy aldı. Arada yaklaşık 30 bin oy farkı vardı. Sonra itirazlar başladı. Baktılar ki ilan edilen oy sayım merkezlerinde, ilan edilen saatten önce ve seçim komisyonu tarafından görevlendirilmeyen kişiler tarafından sayım yapıldığı ortaya çıktı. Aynı bizde yaşanılanlar gibi. Kamu görevlisi olmadığı halde görevlendirilen kişiler orada da seçime müdahale etmiş ve oy sayımı yapmış. Avusturya Anayasa Yüksek Mahkemesi, seçimlerin sonucu şaibeli hale gelmiştir, seçim hukukuna güven esastır ben seçimleri iptale ediyorum demiştir ve yenileme kararı vermiştir. Peki bu açıklamadan sonra Avusturya Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasal parti temsilcileri ne demiştir biliyor musunuz. “Biz Anayasa Mahkemesi’ne teşekkür ediyoruz.”

Kanun çok açık

Bizde ne olmuştur. Öyle bir seçim geçirdik ki 31 Mart akşamından itibaren kanunun açıkça hükmüne rağmen bu ilgili kişi aday, bir mazbata derdine düştü. 298 sayılı Seçim Kanunu’nun 128. maddesinin 3. fıkrası çok açıktır. İlçe Seçim Kurulları’na yapılan itirazlar karara bağlanmadan o ilçe seçim kurulu tarafından ilçe birleştirme tutanağı düzenlenemez. Biz 39 ilçede itiraz etmiştik. 6 ilçede tam sayım kararı çıkmış. 7 ilçede sadece geçersiz oyların sayımı kararı çıkmış. Bunun için oy sayımı durmak için koşturarak il seçim kuruluna itiraz ettiler. Dolayısıyla karara bağlanmadan ne kadar çıktı oy sayımı karara bağlandı mı. Çatalca sayıldı, Çekmeköy sayıldı, Maltepe sayıldı, Kartal 2 ve Ataşehir 2 sayıldı. Bunların sayımı bitmeden ilçe birleştirme tutanağı düzenlenemez. O zaman mazbata alamazsın kanunun çok açık hükmü. 298 Sayılı Seçim Kanunu’nun 128. maddesi çok açık diyor ki: İlçe seçim kurullarına yapılan itirazlar karara bağlanamadan ilçe birleştirme tutanağı düzenleyemezsiniz. İlçe birleştirme tutanağı düzenlenmeden, il birleştirme tutanağı düzenlenemez. İl birleştirme tutanağı düzenlenmeden de tutanak düzenlenip mazbata verilemez.

Aceleleri vardı

Peki, buna rağmen neden istediler?

Çünkü aceleleri vardı. Bir an önce oldubittiyle kamuoyunu yanıltarak, çünkü sayılacağını aynı farkın azalacağını çok iyi biliyorlardı. 4 Nisan günü sayımın 29 binde olduğu vakitte, oyların yeniden sayımına yeni başladığı zamanda Özgür Özel açıklama yapıyor. Açıklamasında tüm sandıklar sayılsa bile 13 bin farkla Ekrem İmamoğlu alıyor diyor. Neye göre alıyor. Sadece İstanbul genelinde tüm sandıkların yüzde 10’u sayıldı. Tüm sandıkların 8 milyon 865 bin oy kullanıldı, 315 bini geçersizdi. Bunlardan sadece 850 bin oy sayıldı. 850 bin oydan 29 bin fark 13 bin 729’a düştü. Tamamı sayılsa 13 bin olduğunu nereden biliyor. Ve bunu sayımlar yeni başlamışken 4 Nisan günü söylüyor.

CHP’li Özgür Özel 13 bin rakamını nereden biliyor?

Onu bilemeyiz. Bakın basit hatalar olabilir. Yorgunluk ve yoğunluktan maddi hatalar yapabilirsiniz. 155’i 55 görebilirsiniz. 65’i 35 görebilirsiniz. Bunlar elinizde tutanaklar olduğu sürece her zaman düzeltilebilir bir şey. Ancak siz bir torba açıp sayıldığında Binali Yıldırım’ın aldığı sandık sonuç tutanağında ki 33 oy 146’ya çıkıyorsa sonuç tutanağında yazdığı 26 oy 167’ye çıkıyorsa sandık sonuç tutanağında yazan 45 oy 186’ya çıkarsa burada maddi hata var denebilir mi? Bu sandıkta kasıtlı, usulsüz ve yolsuzluğa sebebiyet vererek yapılmıştır.

Keşke oylar sayılsaydı

YSK’nın gerekçeli kararından sonra CHP, YSK’nın kararında hırsızlık diye bir ibarenin olmadığını ve AK Parti’nin yalan söylediğini belirten algı operasyonu vardı. Buna ne denmeli? Bir adayın lehine diğer aday Binali Bey’in aleyhine olacak şekilde anasının ak sütü gibi helal olan 16 bin küsur oyunu aldılar diğer adaya yazdılar. Binali Bey’in Artvin ilinin seçmen sayısı kadar oyu çaldılar. Koca bir ilin seçmen sayısı kadar oy pusulasını aldılar diğer adaya yazdılar. Buna da bizim göz yummamızı, görmezden gelmemizi, unutmamızı, sırdan görmemizi her seçimde oluyor bunlara artık alışın deyip rıza olmamızı beklediler. Biz sonuna kadar İlçe Seçim Kurulları’ndan başlayarak İl Seçim Kurulu ve YSK’ya hakkımızı korumak adına itirazlarımızı yaptık. Nihai evrede 31 bin 186 sandığın tamamında usulsüzlük ve yolsuzluğun gerçekleşme ihtimali varlığını delillerle ortaya koyduk. Keşke sayabilseydik. Yüzde 10’luk bir dilimde giderek kapanan bu farkın tamamı sayıldığında Binali Bey’in önde çıkacağı sonuç ortaya çıkacaktı.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri