Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

BAE ile İsrail’in sinsi planı: Dertleri Türkiye’yi karalamak

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), son yıllarda tamamen İsrail güdümünde hareket ettiğini belirten Kışlakçı, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail’in amacının Türkiye’nin bölgede güçlenmesini engellemek ve Türkiye’ye olumlu bakan Araplar’ı bu konuda devre dışı bırakmak, onları karalamak olduğunu söyledi.

Büşra Kılıç
BAE ile İsrail’in sinsi planı: Dertleri Türkiye’yi karalamak

Diriliş Postası muhabiri Büşra Kılıç/Röportaj-Mülakat

Birleşik Arap Emirlikleri’nin İsrail’den aldığı siber istihbarat ve casusluk desteğiyle İran, Katar ve Hürmüz Boğazı’nda istihbarat faaliyetleri yürütüyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye’de ne hedeflediği ve Muhammed Bin Dahlan’ın bunun neresinde olduğu üzerine, Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı ve İsmail Yaşa Diriliş Postası’na konuştu.

Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı

SİYONİSTLERİN MAŞASI BAE

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, son yıllarda tamamen İsrail güdümünde hareket ettiğini söyleyen Kışlakçı, “BAE, İsrail’in politikaları ekseninde Arap coğrafyasında projeler yürütüyor. Bugün Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’de oluşu, Tunus’ta fesat çıkarmaya çalışması, Libya’da oluşu tamamen İsrail projelerinin bir ekseni çerçevesinde yapılıyor. Çünkü Birleşik Arap Emirlikleri’nin bunu tek başına yapması imkânsız. BAE’nin siyaseti üzerinde İsrail’in ne kadar etkin olduğunu, son dönemde İsrailli yetkililerin açıklamalarından ve BAE üzerinde yaptıkları eylemlerden çok bariz bir şekilde görüyoruz. İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Arap alemine karşı çok pervasızca kullanıyor. İsrail bunu kendi gelecek hedefleri ve projeleri için yapıyor.” dedi.

Gazeteci-Yazar İsmail Yaşa

DAHLAN İSRAİL ADINA İSTİHBARAT TOPLUYOR

Muhammed Bin Dahlan’ın bir Filistinli olduğunu belirten Kışlakçı, “Dahlan, birçok Filistinli ve Arafat’ın yakınındaki yetkililerin ifadesine göre, Arafat’ın öldürülmesinde parmağı olan bir kişi. İsrail’in emri ile Arafat’ı zehirledi. Birçok Filistinli yetkili bunu iddia ediyor ve bu konuda ciddi delilleri var. Dahlan, Filistin’de güvenlik biriminin başındayken, Dahlan’ın ekibinin İsrail’e verdiği konumlar üzerinden Filistin’in liderlerinin öldürüldüğü ortaya çıktı. Bunu Hamas’lı yetkililer açıklıyorlar ve bununla ilgili geçmiştebirçok broşür yayınladılar. O zaman şu çıkıyor; Muhammed bin Dahlan, İsrail ile çalışıyor ve İsrail emrinde olan bir insan. Muhammed bin Dahlan, en son Filistin’de İsrail ile çalıştığı ortaya çıktıktan sonra Filistin’den kovuldu. Filistin’den kovulduktan sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ne yerleştirildi. BAE’nde, İsrail’in birlikte dış operasyonlarının müdürü olarak, güvenlik biriminin başı olarak görev yapıyor. Hem Birleşik Arap Emiri’nin danışmanı hem de hem de güvenlik birimlerinde hala İsrail adına bu bölgede istihbarat topluyor ve İsrail istihbaratının bir kolu olarak çalışıyor. Her ne kadar Filistinliyim, Filistin adına bunu yapıyorum dese bile bütün yaptığı hizmetler tamamen İsrail’e yarıyor.” ifadelerini kullandı. Kışlakçı ayrıca, Dahlan ekibinin ve BAE’nin 15 Temmuz’un da arkasında olduklarını, 15 Temmuz’dan haberdar olduklarını ve bu olayı çok iyi bildiklerini anlattı.

HEDEF TÜRKİYE’YE ÇELME TAKMAK

BAE ve özellikleİsrail’in Türkiye ile ilgili hedeflerini sıralayanKışlakçı, “Birinci hedefleri Türkiye’nin, bölgenin güçlenmesini engellemek.İkincisi, Türkiye’ye olumlu bakan Araplar’ı bu konuda devre dışı bırakmak, onları karalamak. Tabi bunu Türkiye’nin büyümesini engellemek için birçok yönlü yapıyor. Medya üzerinden yapıyor ve istihbaratını kullanıyor. Özellikle sosyalmedyayı çok pervasızca. Çünkü bunlara bağlı çok büyük bir sosyal medya ağı ordusu var diyebiliriz. Bunlar, gece gündüz Türkiye aleyhine haberler yapıyorlar. Hem Osmanlı’yı hem Türkiye’yi karalamak üzerine ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar şuanda. Zaten sahada da Türkiye’yi seven, Türkiye yanlısı olan herkese yönelik özellikle Yemen’de, Libya’da, Filistin’de, Arap coğrafyasının birçok bölgesinde operasyonlarda bulunuyorlar.” şeklinde konuştu.

ABD’nin uzak karakolu!
Suudi Krallığı’ın küçük ortağı gibi görünse de Suudiler’den rol çalıp bölgesel aktör olmayı hedefleyen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) son dönemde İslam ülkelerinde meydana gelen kaos ve kargaşanın odağında yer aldı. İsrail ve ABD ile sıkı ilişkiler kuran hatta Suudi Krallığı ile ABD-İsrail ikilisinin arasını yapan BAE’li yetkililerin 2015’te Kıbrıs’ta İsrailli yetkililerle görüştüğü iddia edildi. Görüşmede Filistin meselesinin gündemden düşürülmesi talimatını alan BAE, Filistin meselesini Arap ülkelerinin gündeminden kaldırılması yönünde çalışmalar yürüttü.

BAE BOYUNDAN BÜYÜK İŞLERE KALKIŞIYOR

Dahlan’ın, Arap Emirlikleri’nin kullandığı bir piyon olduğunu söyleyen İsmail Yaşa,“Dahlan’ı, Arap Emirlikleri’nin önüne geçirmek doğru bir şey değil. Bu Arap Emirliklerinin projesidir. Dahlan orada, Arap Emirlikleri vatandaşı ya da bir parti lideri, seçilmiş bir lider, ülkeyi temsil eden bir kişi değil. Bugün Türkiye için Erdoğan’ın projesi diyebilirsiniz. Bir belediye başkanı için bölgesindeki bir insiyatif alır bir şey geliştirir bir şey yaparama Dahlan öyle değil. Dahlan, paralı asker. Filistin’de, Gazze’de zamanında emrinde çalışan, güvenlik istihbaratında çalışan adamlar vardı. Onlarla da oluşturduğu, İsrail’le kurduğu diyaloglar sayesinde bir çete lideri. Arap Emirlikleri de para ile bunu kullanıyor. Dahlan’ı yönlendiren Arap Emirlikleri. Bunu bir Dahlan projesi olarak değerlendirmek bence Dahlan’a olduğundan fazla misyon yüklemek olur. Arap Emirlikleri, aksivistleri, İsrail’den yazılım desteği alıyor. İsrailli istihbarat emeklisubaylarını birkaçını parayla çalıştırıp Kıbrıs’ta bir yer ayarladığını duymuştum. Arap Baharı’nı destekleyen, demokrasiyi destekleyen Türkiye, Katargibi ülkelerin telefonuna sızıp, e-mailine bir şeyler yapıp bu istihbarat faaliyetini yapıyorlar. Bununla Arap Emirlikleri, olduğundan fazla bölgesel rol oynamak istediği için boyundan büyük işler yapmaya kalkışıyor. Katar’la olayı sadece demokrasi olayı da değil. Bölgesel bir rekabet. İşin para boyutu da var. Havayolu şirketleri, liman, ticaret. Körfez’de, Arap Emirlikleri tek olmak istiyor. Körfez’in bütün ticaretine sahip olmak istiyor. Katar da bir rakip olarak ortaya çıkınca ve dünya kupasıyla da karşısına dikilince Arap Emirlikleri deli oldu. Olayın maddi boyutu da var. Ona yönelik bir istihbarat, propaganda. Türkiye’de bunların amacı hükümeti devirebilmek. Türkiye’yi ve Osmanlı’yı karalamak için kendi kurdukları siteler ve sosyal medya hesapları var. Bunlar bir süredir yaptıkları şeyler.” dedi.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri