Son Dakika

CHP kitlesini morfinliyor!

Türk kamuoyu onu Gezi darbe girişimi sırasında tanıdı. Gazeteci-Yazar Cem Küçük’ün seveni kadar sevmeyeni de var. Cem Küçük’le gündemi konuştuk. CHP seçmeni, yerel seçimler hakkında çok çarpıcı mesajlar verdi ve tabii merak edilen pek çok noktaya da değindik.
CHP kitlesini morfinliyor!

Cem Küçük… Türk kamuoyu onu Gezi darbe girişimi sırasında tanıdı. İşgalci terör örgütü FETÖ ile mücadelesi, eski Türkiye’nin en büyük medya patronu Aydın Doğan’a karşı söylemleri, sert çıkışlarıyla daima gündem oldu. Gazeteci-Yazar Cem Küçük’ün seveni kadar sevmeyeni de var, kimileri fazla sert buluyor, kimilerinden “Helal olsun sana” diyerek destek buluyor, çok fazla düşmanı, çok fazla davası var. Uzun süredir yaptığı Medya Kritik programı da kendi dalında bir numara. Cem Küçük’le gündemi konuştuk. CHP seçmeni, yerel seçimler hakkında çok çarpıcı mesajlar verdi ve tabii merak edilen pek çok noktaya da değindik.

Cihangir İslam, Meclis kürsüsünde 15 Temmuz şehitleri ve FETÖ’cü hainleri aynı kefeye koydu. Türkiye’de demokrasi biraz fazla mı?

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde bu tür söylemlere izin verilmez. Meclis kürsüsünden dokunulmazlığınıza güvenerek 15 Temmuz darbe girişimi için, “Bu iki batılın kavgasıdır” diyorsunuz. Eğer 15 Temmuz’u iki batıl olarak görüyorsanız, bunu iki eşit taraf gibi görüyorsunuz demektir. “Bir yanda Fetullahçılar bir yanda hükümet” var diyorsanız bunları eşit güç olarak görüyorsunuz demektir. Hâlbuki biri milletin destek verdiği seçilmiş meşru hükümet AK Parti ve onu lideri Recep Tayyip Erdoğan. Öte yandan ise bu ülkeyi bölmek isteyen, işgal ettirmek isteyen terörist bir yapı var. Bunları aynı görüp batıl derseniz burada siyasi görüşün ilerisinde kötü niyet vardır. 17-25 Aralık sürecinde Cihangir İslam, Fetullahçı medyaya el konulurken daima onların yanındaydı.

“MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLMELİ”

Cihangir İslam’ın, “Ben 15 Temmuz’da sokaktaydım. Darbeye karşı çıktım” gibi söylemleri oldu. Zaten 15 Temmuz’da insanın olması gereken yer sokaklardı. Ama 15 Temmuz’u Fetullahçılar kazansaydı Cihangir İslam’ın tavrı ne olurdu? 15 Temmuz olduktan 6-7 ay sonra Fetullahçılar kendini toparladı. Hemen “kontrollü darbe” söylemini devreye soktular. Bunu CHP’liler ve Kemal Kılıçdaroğlu da kullanmaya başladı. Bakıyorsunuz ki Cihangir İslam da son konuşmasında benzer üslubu kullanıyor. O yüzden Meclis’in altında böyle bir üslubun kullanılması uygun değil. Olması gereken şey Cihangir İslam’ın milletvekilliğinin düşürülmesidir. Aynen “devlete mafya, katil diyen” Ahmet Şık’ın milletvekilliği düşürülmesi gerektiği gibi. İki batılın kavgasıdır diyen, 15 Temmuz’u sanki bir darbe girişimi değilmiş de, basit bir olaymış gibi gösteren İslam’ın milletvekilliği düşürülmeli.

“MORFİN VURULMUŞ GİBİ”

Yerel seçimlere gidiyoruz… CHP seçmeninin PKK’nın siyasi ayağı HDP ile yapılan ittifaka sessizliğine ne demeli?

Muharrem İnce’nin seçimlerde oyu yüzde 30, CHP’nin oyu yüzde 22.5 oldu. CHP yüzde 25 bandında bir oya sahip. Temmuzda İstanbul’a kar yağsa bu oran değişmez. Her şartta yüzde 25’i alıyor. Ege’deki laik teyzeler ya da başka yerdeki CHP’yi destekleyen kitle ne yazık ki morfin gibi uyuşturulmuş durumda. Muharrem İnce’nin seçim gecesi kaçırıldığına inanan kitle İnce’nin ifadesiyle şizofrendir. İnce’nin kaçırıldığını düşünen kişi normal biri olamaz.

CHP’LİLER İNTİKAM HIRSINI YENEMİYOR

Küçük ayrıca CHP’lilerin bilinç altını da şöyle anlattı: “Muharrem İnce 2 Haziran'da Habertürk TV’de ısrarla ve sürekli olarak şunu söyledi, “Önce FETÖ’cüler içeri girdi, şimdi onları devlet içinde bu konumlara getirenler içeri girecek. 60 generali eleyip Akın Öztürk’ün önünü açanlar cezaevine girecek.” Bakın yargılarız da demiyor, Erdoğan'ı içeri atacağız diyor. Mine Kırıkkanat, "Size gününüzü göstereceğiz" anlamında cümleler sarf ediyor. Dursun Çiçek, "AK Parti'yi yargılamak isteyen birçok başsavcı var" diyor. Daha neler neler...”

“HAİNLİK OLARAK DEĞERLENDİRİLİR”

HDP yüzde 10’luk bir oyu var. İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin diğer farklı yerlerinde bu oya talip oluyorlar. O yüzden de PKK’nın siyasi kanadıyla işbirliği yapmak için HDP’ye ağızlarını açmıyorlar. HDP’nin katlettiği savcılarımız, polislerimiz ve diğer şehitlerimiz için dillerinin ucuyla bir şeyler söylüyorlar. Biz bunu dile getirince, “Yok efendim biz tepki koyuyoruz, şunları yapıyoruz” diyorlar. Ama bir şeyi gür sesle söylemek farklı, dilinin ucuyla söylemek daha farklı oluyor. CHP seçmeninin de ne olursa olsun bu durumdan rahatsız olduğunu düşünüyorum. Özellikle batıda yaşayan kesim. Çünkü PKK, bizim canımıza, kanımıza, milletimize kastetmek isteyen, bu ülkeyi işgal etmek isteyen bir terör örgütüdür. Bunların siyasi ayağıyla işbirliği yapmakta kötü niyet ve hainlik olarak değerlendirilir. CHP seçmeni umarım 30 Mart seçimlerinde istedikleri sonucu vermezse zaten bunu değerlendirir. Seçmenin bunlara ceza vermesi lazım. Ne olursa olsun milletin tercihlerine saygılıyız. Ama millet de PKK’nın siyasi kanadına destek verilmesini ciddi bir şekilde gözden geçirip yorumlamalı. Ne zaman böyle bir tepki gelir işte o zaman Türkiye’deki siyasi değişim başlayabilir. Yoksa yarın bir gün DAEŞ parti kursa, Erdoğan’ın oyunu düşürecek olsa bunlar onlara da destek verir. Bu doğru bir yöntem değil.

“ERDOĞAN AYRI AK PARTİ AYRI”

AK Parti 31 Mart yerel seçimleri neler yapmalı? Vatandaş 24 Haziran’da nasıl bir mesaj verdi?

24 Haziran’da şunu gördük: millet Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti’yi ayırıyor. Çünkü millet “Tayyip Bey sen bambaşka bir adamsın, seninle çok büyük kazanımlar elde ettik, biz senin arkandayız” diyor. O kitle yüzde 52.5, 53 gibi oyla arkasında duruyor. Erdoğan yaşadığı sürece kendi girdiği seçimleri kazanacaktır. Ama millet AK Parti’yi ayırıyor. Niye? Halk AK Parti’nin bazı il ve ilçelerindeki yönetimlerinden, bazı belediyelerin yaptığı uygulamalardan rahatsız olduğunu gördük. Biz bunları işitiyoruz ve bunları ifade ediyoruz.

“DEFOLU ADAYLAR OLMAMALI”

Eskiden AK Parti neydi? Ev ev gezen, herkesin derdine derman olmaya çalışan, kibirli olmayan, alttan alıp ben değil biz felsefesini hayata geçirendi. Bazı yerlerde görüyoruz ki belediyelerde ve il yönetimlerinde halkı küçümseyen, halka tepeden bakan, onların derdiyle ilgilenmeyen, bazılarında da hızlı bir değişim yaşanan süreç görüyoruz. Anadolu’nun bazı yerlerinde bazılarının izahı edilemeyen servetleri var. Tayyip Bey bunu görüyordur. O yüzden iyi bir tedbir alınmazsa millet şunu diyebilir: “Tayyip Bey siz farklısınız, biz size oyumuzu verdik. Lakin bu adaydan memnun değiliz.” AK Parti bazı illeri yüzde 65-70 ile kazanıyordu. Şimdi aynı yeri yüzde 50 ile kazanması kağıt üzerinde başarı olsa da aslında başarısızlıktır. Çünkü yüzde 55-60 aldığın bir yerden yüzde 40-45’e düşüyorsan bunun adı başarısızlıktır. Bu yüzden AK Parti’de adaylarda önemli. AK Parti’nin çok ciddi tedbir alması gerekiyor. Defolu adayları kenara çekip yeni adaylar göstermesi gerekiyor. Yani ceketi koysak kazanırız anlayışı işe yaramaz.

MEŞRUİYET TARTIŞMASI BAŞLATIRLAR!

Küçük, CHP’nin İstanbul ve Ankara’nın el değiştirmesi durumunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni tartışmaya açmaya planladığı iddialarını da değerlendirdi. AK Parti’nin belirli bir oy oranının altına düşmemesi gerektiğinin altını çizen Küçük, “CHP-HDP-İP oylarını bir iki puan artırdığı düşündüğümüz bir ortamla karşılaşırsak yine meşruiyet tartışmasını çıkartır. ‘Millet sizi istemiyor’, ‘Millet sizi cezalandırdı’ gibi kıpırdanmalar başlayacaktır. Medyada bunu daha iyi görebiliriz. Medyada ve sosyal medyada kımıldamalar, illerde hareketler başlar. O yüzden AK Parti'nin belli bir oyun altına düşmemesi gerekir” dedi.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.