Son Dakika

“Erdoğan’a dua ediyorlar”(1)

Bugüne kadar 11 Afrika ülkesine giden Yavuz Atalay, “Askıda mektup var” projesi ve açılmasına vesile olduğu su kuyuları Türk milleti ve Afrika halklarını kaynaştırmaya çalıştı. Atalay, Afrika’daki mazlumların Türkiye ve Başkan Erdoğan’a dua ettiğini aktardı.

“Erdoğan’a dua ediyorlar”(1)

Yavuz Atalay, 26 yaşında bir genç. Onu diğer gençlerden farklı kılan nokta Batı’nın sömürdüğü, acıların diyarı Afrika’ya yönelik faaliyet. Kamerun’da “Askıda Mektup Var” projesiyle Türkiye ile orada yaşayanların bağlarını güçlendirmeye çalışan Atalay, yeni bir su kuyusu açma için yeniden Afrika’ya gitti. Şimdiye kadar 11 kez Afrika’ya yol alan Atalay, orada çektiği fotoğraflarla sergi açtı ve kazanılan paralarla yeniden siyah kıtanın farklı ülkelerinde çeşitli yardımlarda bulundu. Afrika’ya yönelik adımlarıyla insanlığın ölmediğini gösteren Atalay bizimde dikkatimizi çekti ve başladık konuşmaya,

“ŞİMDİYE KADAR 11 ÜLKEYE GİTTİM”

1) Okuyucularımıza kendinizden bahseder misiniz?

Aslen Sinopluyum, İstnabulda doğdum büyüdüm. Muğğla Üniveresitesi İşletme bölümünden mezunum. Yüksek lisansı Üsküdar Üniversitesinde Yeni medya ve gazetecilik üzerinde yapıyorum. Şimdiye kadar Afrika’nın Çad, Zambiya, Tunus, Somali, Cibuti, Kenya, Tanzanya, Gana gibi ülkelere 11 ülkeye gittim. Başta orada çektiğim fotoğraflarla burada sergiler açıyordum. Sergi gelirleriyle de tekrar oraya gidip su kuyusu açıyordum. Her gidişimde ekstra çocuklar ve kadınlar için, Afrika’daki dezavantajlı olanlar, onlar için sosyal projeler yapmaya çalışıyordum. Şu ana kadar yaptığım en etikili proje ise, “Askıda mektup var projesi”dir.

“GEÇMİŞİME BENZİYOR”

2) Neden Afrika?

Geçmişimiz ailevi olarak çok parlak yoktu. Yani ekonomi durmumuz iyi değildi. Onun için insanlara bir şey yapabileceğim bir şey var mı diye düşündüm veya işte hayatım tamamen ben burslu okuyarak geçti. Lise, üniversite yıllarım birilerinin katkısıyla geldiğim çok büyük bir nokta yok tabi ki ama geldiğim nokta sürekli birilerinin katkısıyla oldu, onlara arkamı dönemezdim açıkçası.

“ŞEHİTLER ADINA SU KUYUSU AÇTIK”

3) Şimdiye kadar Afrika ülkelerinde yaptığınız faaliyetler nelerdir?

Sergi gelirleri ve sergi farkındalarıyla dokuz su kuyusu açtık, her birine de bizim için değerli olan isimler vermeye çalıştık. Şehit Eren Bülbül Su Kuyusu, Afrin şehitleri, Salih Mirizabeyoğlu Su Kuyusu, geçtiğimiz aylarda Hakkari’de komutanın eşi ve çocuğu bomba saldırıda şehit olanları adına da bir su kuyusunun açılışını yaptık. Su kuyusu açtık, sergi gelirleri ve farkındalıyla harici oyuncak yardımları, kıyafet yardımları, gıda paketleri, birçok şey yaptık şuana kadar.

“AFRİKA KENDİMİ BULDUĞUM YER”

4) Oraya gittiğinizde nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

Ben kendimi bulduğum yer olarak adlandırıyorum orayı, Afrika kendimi bulduğum yer aslında, kendim olduğum yer. Eşimden, dostumdan, sürekli etrafımdaki insanlar bunu söylüyor. Burada çekildiğim fotoğraflar oradaki çekildiğim fotoğraflar çok farklı. Orada mutluyum, huzurluyum ve dünya görüşü olarak, dünya okuması olarak biraz da orası bana katkı veriyor. Ben aslında Afrika’ya her gidişimde Afrika için, oaradaki insanlar için bir şeyler yapıyorum gibi görünsem de aslında kendi iş dünyamda, kendime bir şeyler sağlamaya çalışıyorum. Orada olduğumda kendi iç dünyam biraz huzura kavuşuyor ve bu da dışa yansıyor haliyle. Afrika’ın ülkelerinde gece saat ikide yatsan bile sabah altıda ayağa kalkıp bir şeyiniz var, bir mutluluk kaynağınız var.

5) Son projenizin detaylarını açıklayabilir misiniz? Neleri kapsıyor?

İlkini Nijer’de nisanda yapmıştık 500’ün üzerinde mektup vardı. İkincisini şimdi Kamerun’da yaptık. Bize 2000’in üzerine mektup geldi, ulaştı. Çift kazanım var aslında, sadece Afrika’ya yazılan mektuplar düşünmüyorum ben bu projeyi, aynı zamanda Türkiye’deki çocukların da Afrika farkındalığı oluşuyor ve hiç tanımadığı bilmediği bir çocuğa içinden geçeni analtabilmeyi yetenesi çok farklı bir şey ve yine bizim mektup yazma geleneğini hatırlatmaya çalışıyoruz çocuklara. Aslında çocuklar mektup kardeşi ile birlikte birbirlerini tanımdan sevmeyi öğreniyorlar. Oradaki çocuklar için de zarfın içinde fotoğraf koymaları bizim için önemli. O fotoğrafla sadece kendi dünyası, kendi köyünü yaşadığı hayatı ibaret zanneden çocuk, artık o köyün dışında bir hayat olduğunu biliyor. Mektup içerisinde koyduğumuz o fotoğrafla Nijer’de yaşadığımız örnek: Kız Kulesi’nin fotoğrafı vardı, ama çocuğun köyünde su yok. Suya dahil ulaşamayan bir çocuk o köyün dışında bir dünyada kocaman bir su birkintisinin içerisinde bir yapım olabilir gerçeğini görüyor ve bu ütopyaya ulaşabilmeyi isteği oluşuyor çocukta. O çcuk için aslında Kız Kulesi ütopya olsa da bu mektup kampanyası bu ütopyanın kapıları aralanıyor. Ulaştığımız o köylerde mektupları dağıtırken çocukları eğitim almaya gelebilecekleri gerçeğini anlatıyoruz, büyükelçilerimizle irtibatta olabileceklerini veya yapılan sınavlarla Türkiye’ye gelebileceklerini anlatıyoruz. Bu anlamda devletimizin ve devletimizin kurumlarına fayda sağlamaya düşünüyoruz, bu anlamda kolaylık sağlamaya çalışıyoruz. İn şaa Allah, “Askıda Mektup Var” projesi ile birlikte bu noktadaki Afrika’daki çocuklar Türkiye’ye eğitim almaya gelebilecekleri noktalara kadar erişebileceğimizi düşünüyorum. Bu yaptığımız şuan ilk etap. “Askıda Mektup Var” projesi, ilk fazında sadece Türkiye’den Afrika’ya mektup yazma var. İkinci fazında Afrika’dan Türkiye’ye mektup yazmaya başlayacaklar. Karşılıklı bu mektup, gönül kardeşliği başlamış olacak. Onda da Türkiye’deki çocuk mektubunu okuyan Afrika’daki çocuğun hangi şartlarda yaşadığını, hangi şartlarda hayatını devam ettirdiğini görmüş olacak.

Devamı nasipse yarın...

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.