Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

İdlib’de denge politikası şart

İdlib meselesini değerlendiren Talha Köse, Türkiye’nin Suriye meselesinin ağırlıklı kısmını Rusya olmadan çözemeyeceğini söyledi. Bu süreçte Türkiye’nin Amerika ile yakınlaşmasının Rusya ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olacağını belirten Köse, bölgede hassas bir denge olduğunu söyledi.

Büşra Kılıç
İdlib’de denge politikası şart

Diriliş Postası Muhabiri Büşra Kılıç/Mülakat

İdlib krizi üzerine SETA araştırmacısı Talha Köse, Diriliş Postası’na değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin, İdlib meselesinde Türkiye’yi destekleyen açıklamalarını gerçekçi bulmayan Köse, “Türkiye’yi destekleyebilmesi için Türkiye’ye Suriye’de bir hava desteği sağlaması gerekiyor. Uluslararası diplomaside Türkiye’ye destek sağlaması gerekiyor. Soyut olarak destekliyoruz demesinin bir anlamı yok. Somut destek sağlayacağını da zannetmiyorum. Türkiye’nin Rusya’yla, Amerika ile gerilimlerinden dolayı yakınlaştığını biliyoruz. Amerika, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin olumlu seyrini de değiştirmek isteyecektir. Türkiye açısından bu da hassas bir denge. Çünkü Türkiye, Suriye meselesinin ağırlıklı kısmını Rusya olmadan çözemez. Daha da içinden çıkılmaz hale gelir. Kısmen Amerika’nın Rusya’yı dengelemesi iyi bir şey ama Türkiye’nin tamamen Amerika’ya savrulması ve Rusya ile bu konuda ilişkilerini bozması da Türkiye’nin çok işine gelecek bir durum değil. Hassas bir denge var orada.” dedi.

MUHALİFLERi YOK ETMEK İSTİYORLAR

İdlib’de Esed rejiminin nihai hedefi ne?

Nihai hedef Suriye savaşını askeri bir çözümle neticelendirmek. Bunu yapmak için de M4 ve M5 karayollarıyla Türkiye’nin gözlem noktaları arasında kalan bölgeyi, tamamen o stratejik karayollarını da ele geçirip muhaliflere çok az bir alan bırakmak. Gerekirse de burayı bombalamak. O hattı ele geçirirlerse savaşı büyük ölçüde kazanacaklarını düşünüyorlar.

GÜVENLİ BÖLGE ŞART

Türkiye bu zor denklemden nasıl çıkacak?

Türkiye bence net bir şekilde Soçi ile belirlenen o bölgeyi savunabilecek. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı operasyonlarında olduğu gibi orada bir güvenlik bölgesi oluşturmak durumunda. Aksi takdirde ne İdlib’de bulunanlar orada dururlar ne de Türkiye’deki 4 milyon Suriyelinin dönebileceği toprak kalır. O yüzden orada özellikle muhalif bölgelerde yaşayan Suriyelilerin topraksızlaştırılmasını engellemesi gerekiyor. Orada bir altyapı ve güvenlik bölgesi oluşturması gerekiyor. Rusya ile koordinasyonlu bir şekilde yapılırsa bu iyi bir şey. Ama şu aşamada öyle bir görüntü yok maalesef.

BÖLGEDE HAVA DESTEĞİMİZ YOK

İdlib saldırılarında şehit düşen askerlerimizin haberleri artıyor. Bu Türkiye açısından çok üzücü bir durum. Bu sayıların artacağını düşünüyor musunuz? Bundan sonraki süreçte nasıl haberler bizi bekliyor?

Türkiye, net bir şekilde şubat ayının sonuna kadar rejimingözlem noktalarının dışına çıkmasını söyledi. Bu konuda da çok ciddi bir yığınak yaptı. Orada Türkiye ateş gücü ve kara gücü olarak çok güçlü. Ama hava desteği olmadığı için biraz zorlanıyor. Hava desteğinin olmamasının sebebi de Rusların hava sahasını kontrol ediyor olmaları. Türkiye kayıp verebilir. Zaten bunu da göze almış durumda. Ama uzun vadeli çıkarları açısından eğer bugün bu hamleleri yapmazsa Türkiye açısından çok daha fazla maliyeti olur. Kısmen bu riskleri de Türkiye göze alıyor gibi görmek gerekiyor. Türkiye açısından alternatifi çok daha maliyetli olur.

İnsani boyutunu görmek istemiyorlar
Dünyada 2000’lerin başında liberal dünya düzeni,insani değerlerin, insan haklarının ön plana çıkartıldığı bir dönem vardı. O dönemde Amerika kendi başına istediği yerlere müdahil olabiliyordu. Şu aşamada bu tip insani gerilimlerin olduğu noktalarda müdahale etme inisiyatifi alan aktör pek kalmadı. Rusya’nın da çok böyle uluslararası kurumları, normları takmadığını biliyoruz. Bu şartlarda tabi bir de oradaki bazı radikal unsurlar var. Bazı ülkeler kendi ellerindeki radikalleri oraya yönlendirdiler. Daha önceden de DAEŞ’ten kaçanlar var. Onlardan da duymuş oldukları kaygıdan dolayı duruma müdahil olmak istemiyorlar. Orayı çok fazla insani bir mesele olarak görmek istemiyorlar. Bu meselenin biraz da Türkiye, Rusya ve İran arasında olması yani aslında Batı’nın sevmediği üç aktörün kendi aralarında kapışması da kısmen onların hoşuna gidiyor. Ne Türkiye’ye ne Rusya’ya ne de İran’a sempati ile bakıyorlar. Bu ülkelerin kendi aralarında kapışması, sürtüşmesi bir ölçüde de onların işine geliyor maalesef. Bence hoşnut durumdalar.

ABD SOMUT DESTEK VERMELİ

ABD’nin rejim saldırıları karşısında Türkiye’nin arkasında durma mesajı vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok gerçekti değil. Şu zamana kadar Amerika’nın Suriye’de atmış olduğu adımlara bakınca Türkiye’yi çok fazla destekleyici tarzda bir hamlesi olmadı, olmuyor da maalesef. Tabii orada İran’ı dengelemek ve Rusya’nın da kısmi olarak bölgedeki etkinliğinin derinleşmesini engellemek Amerika açısından önemli. Ama Türkiye bunu gerçekçi bulmuyor açıkçası. Çünkü daha önce SDG adı altında terör örgütünü destekledi. Yine Türkiye’nin Suriye’deki etkinlik sağlayabileceği ÖSO’nun oluşmasını da engelledi. Şu durumda belki Amerika ile biraz ilişkiler değişmiş olabilir. DAEŞ tehdidi ortadan kalkmış olabilir. Bunlar tabii Amerika’yı etkilemiş olabilir ama bu durumu sahaya yansıtabilecek bir yan. Türkiye’yi destekleyebilmesi için Türkiye’ye Suriye’de bir hava desteği sağlaması gerekiyor. Uluslararası diplomaside Türkiye’ye destek sağlaması gerekiyor. Somut olarak bunlar gerekiyor. Soyut olarak destekliyoruz demesinin bir anlamı yok. Somut destek sağlayacağını da zannetmiyorum. Türkiye’nin Rusya’yla, Amerika ile gerilimlerinden dolayı yakınlaştığını biliyoruz. Türkiye ile Rusya arasındaki bu ilişkilerin olumlu seyrini de değiştirmek isteyecektir Amerika. Türkiye açısından bu da hassas bir denge. Çünkü Türkiye, Suriye meselesinin ağırlıklı kısmını Rusya olmadan çözemez. Daha da içinden çıkılmaz hale gelir. Kısmen Amerika’nın Rusya’yı dengelemesi iyi bir şey ama Türkiye’nin tamamen Amerika’ya savrulması ve Rusya ile bu konuda ilişkilerini bozması da Türkiye’nin çok işine gelecek bir durum değil. Hassas bir denge var orada. Onu muhafaza etmek Türkiye açısından daha önemli. Amerika ile ilişkilerimizi iyileştirmek, Rusya karşısında bizi güçlendirecek. Ama onu yaptığımız için de Rusya ile aramızın bozulması Türkiye açısından daha olumsuz etkileri olacak bir hamle olur.

RUSYA ŞANSINI ZORLUYOR

Rusya aslında biraz burada şansını deniyor. Şansını zorluyor açıkçası. Normalde buraya gelmeyebilirdi. Biraz aceleci davranıyor. Sahada siyaseten diğer uluslararası aktörlerle müzakere etmek istemiyor Suriye’yi. Bu da biraz aceleci davranmasına neden oluyor. Bu aceleciliğin maliyeti de son 3 yıl boyunca Türküye ile geliştirmiş olduğu o olumlu ilişkiyi, güven ortamını olumsuz etkiliyor. Bence bir noktada Türkiye sert duruşuyla tavrını yansıtırsa, en azından o gerilimi doğru bir şekilde yönetebilirse Rusya’nın kısmen geri adım atabileceğini düşünüyorum. Ama yine de Türkiye açısından kolay bir denklem değil. Türkiye açısından önümüzdeki birkaç ay içerisinde ne olacağının uzun vadeli sonuçları olacak.

Diriliş Postası Muhabiri Büşra Kılıç/Mülakat