Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Kekeç: Ayasofya Müze değil ibadet yeridir

Büşra Kılıç
Kekeç: Ayasofya Müze değil ibadet yeridir

Ayasofya’nın dünya tarihi açısından önemini vurgulayan Kekeç, Doğu Roma İmparatoru I. Justinianos döneminde mabet olarak inşa edilen Ayasofya’nın, din ve devlet işlerini birbirine bağlayan Roma İmparatorluğunun merkezi görevini üstlendiğini belirtti. Kekeç,Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethettikten hemen sonra Ayasofya’yı cami yapmasının altındaki asıl anlamını şu sözlerle ifade etti, “ Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra hiç düşünmeden Ayasofya’yı cami yaptı. Fatih Sultan Mehmet, ilk Müslüman Roma İmparatoru’dur desek yanlış söylemiş olmayız. Çünkü ortaçağ zamanında siz bir yeri işgal etmezsiniz, tahtı yani tacı alırsınız. Fatih Sultan Mehmet ilk Müslüman Roma İmparatoru olarak Ayasofya’yı camiye çevirdi. Ayasofya bundan sonra hep cami olarak kaldı. Osmanlı ve dünya tarihi için sembolik anlamı budur. Sezar kim ise Ayasofya onundur.”

Mehmet Hakan Kekeç(sağda) Büşra Kılıç(solda)
Mehmet Hakan Kekeç(sağda) Büşra Kılıç(solda)


ROMA İMPARATORLUĞUNUN MERKEZİ AYASOFYAYDI

Ayasofya’nın dünya tarihi açısından önemi nedir?

Ayasofya, Roma İmparatorluğu’nun en büyük mabediydi. Bu mimari bir büyüklük değil. Biz Ayasofya’dan bahsederken şöyle bir hataya düşüyoruz, sanki mimari açıdan çok önemli, mimari açıdan çok benzersiz olarak ele alıyoruz ve önemini oraya sıkıştırıyoruz. Aslında öyle değil. Ayasofya, bizim Bizans dediğimiz Doğu Roma İmparatoru I. Justinianos döneminde inşa edilmiştir. Justinianos, büyük Roma imparatoruna bürünmek istedi. Bunu da Ayasofya’yı inşa ederek ilan etti. Ben o kadar büyük, görkemli bir imparatorum ki böyle bir mabet yaptım dedi ve bu iddiası kabul de gördü. Justinianos Ayasofya’yı inşa etmeden önce İstanbul’da çok büyük bir isyan çıkmıştı. Justinianos, bir günde 30 bin kişiyi öldürerek isyanı bastırdı ve ‘ben artık imparatorum’ dedi. Bir günde 30 bin kişiyi katleden bir kişi nedir? Çok güçlüdür. O gücünün nişanesi olarak o isyanda yıkılan kilisenin yerine şuanki Ayasofya’yı inşa etti. Ayasofya’nın kapısının önünde yıkılan kilisenin kalıntılarını görebilirsiniz. O İkinci Ayasofya denilen Ayasofya’dan kalan kalıntılardır. Ayasofya bir Roma mabedine dönüştü. Roma o zaman Hıristiyan olduğu için Hıristiyan Ortodoks mabedi idi. Saray ile Ayasofya arasında geçişler vardı. Bu din ve devletin bir arada olması demektir. Ayasofya’nın arkasında da şuanki Topkapı Sarayı’nın olduğu yerde Bizans Sarayı vardı. Bir de bugünkü Sultanahmet Meydanı’nda bir hipodrom vardı. Oraya da bir geçiş vardı. Bizans Sarayı devlet işleri, Ayasofya din işleri, hipodrom da imparatorun halk ile buluşmasıydı. Böyle bir üçgen vardı. Ayasofya da bu üçgenin merkezi yani Roma İmparatorluğu’nun merkeziydi.

SEZAR KİMSE AYASOFYA ONUN

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’yı cami yapması ile vermek istediği mesaj neydi?

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra hiç düşünmeden Ayasofya’yı cami yaptı. Bu ne demekti? Biz geldik, çok güçlüyüz, Müslümanız, al senin kiliseni de cami yaptık demek değildi. Bu ‘Roma İmparatoru artık benim’ demekti. Fatih Sultan Mehmet, ilk Müslüman Roma İmparatoru’dur. Bu hiç de yanlış bir ifade değildir. Çünkü ortaçağ zamanında aslında siz gidip bir toprağı işgal etmezsiniz, bir sınırı işgal etmezsiniz. Tahtı işgal edersiniz yani tahtı alırsınız, tacı alırsınız. Fatih sultan Mehmed de İstanbul’a girince Bizans tacını kendine aldı. Adı Fatih Sultan Mehmet Kayser-i Rum oldu. Kayser-i Rum ne demek? Rum İmparatoru demek. Fatih Sultan Mehmet ilk Müslüman Roma İmparatoru olarak Ayasofya’yı camiye çevirdi. Ayasofya bundan sonra hep cami olarak kaldı. Osmanlı ve dünya tarihi için sembolik anlamı budur. Sezar kim ise Ayasofya onundur.

Ayasofya Camii

Ayasofya’nın müzeye dönüşme fikri nereden çıktı?

Ayasofya’nın sembolik değerinden dolayı Osmanlı İmparatorluğu çökünce daha doğrusu hanedan çöküp rejim değişince Ayasofya’nın müze olması için batıda çalışmalar yapıldı. Aslında başta Ayasofya’yı yeniden kilise yapmak istiyorlardı. Fakat o zamanki Türk bir gazeteci, ‘Ayasofya tekrar kilise olursa biz Ayasofya’yı havaya uçururuz’ dedi. Sonunda bir müze konusunda anlaştılar gibi oldu. Böyle bir orta yol bulundu. Bizans üzerine çalışmalar yapan içinde Yunanlar, Almanlar, Amerikalılar, Fransızların bulunduğu Bizans enstitüleri vardı. Biz Bizans’ı çok ciddiye almayız ama Batı çok ciddiye alır ve çok önemser. Çünkü Bizans konusunda bizden almak istedikleri bir şey vardır. Derler ki, Bizans aslında batılıdır, bizdendir ama Türkler geldi Bizans’ı işgal etti. Dolayısı ile aslında Türklerin Bizans’tan aldığı her şey bizimdir derler. Fakat inanın Bizans bile böyle düşünmüyordu. Bizans Batı düşmanıydı, tam bir Doğulu İmparatorluğuydu. Zaten çok meşhur bir laf vardır, ‘Latin külahını görmektense Türk sarığını görmeyi yeğleriz’ der fetih zamanı Bizanslılar. Bizans doğulu mudur yoksa batılı mıdır konusunda çok ciddi bir kavram kargaşası vardır. Bunu tartışmaya açtığınız zaman Bizans’a ait olan şeyleri de tartışmaya açmış olursunuz. Bunlardan en önemlisi Ayasofya’dır. Bu çalışmaları yapan kurumlarca, o enstitülerin baskıları ve Amerika’da başlayan çalışmaları ile Ayasofya’nın müze olma konusu gündeme getirildi. 1935 yılında da Ayasofya müze yapıldı.

AYASOFYA İŞLEVSİZ BİR MÜZEDİR

Ayasofya sonuçta bir ibadethane olarak inşa edildi. Fakat şuanki konumu itibari ile bir müze. Peki Ayasofya müze olarak işlev görüyor mu?

 Ayasofya bir müze fakat müze olarak bir işlev görmüyor. Ben bunu çok net söylüyorum. Müze ne demek? Gidersiniz, müzede sergilenen hakkında fikriniz olur, bu budur dersiniz, altta açıklamaları olur vesaire. Ayasofya’da müze olarak tatmin edecek hiçbir şey yok. Yoksa Ayasofya’da çok şey var. Ayasofya müze olarak işlev görecek bir bina değil. Müze, müze olmak için tasarlanan yapılardır. Ayasofya, her şeyiyle bir ibadet merkezidir. Bütün ayrıntıları ile ibadet için tasarlanmış bir bina. İçerisinde tarihini anlatan çok önemli noktalar olarak freskler, taşlar vardır. Siz bunu müze yaptığınız zaman bunları anlatamazsınız. İnsanlar gelir, bakar, ne kadar büyükmüş der ve gider. Herkes öyle diyor. Müze olsa, fresklerin yanında uzun uzun açıklamaları olur. Alan da ona göre tasarlanır. Dijital bir şeyler konulur. Sen de onun ne olduğunu anlarsın. Fakat Ayasofya’daki noktaların, fresklerin, taşların, tepedeki işaretlerin ne olduğunu anlamak için alıp bir kitap okumak zorundasınız. Çünkü müze olarak işlev görmüyor. Dolayısı ile müze böyle yalandan bir orta yoldu.

Ayasofya cami olarak açılırsa dünyadan nasıl sesler yükselir?

Ayasofya’da zaten ibadet edilen bir yer var. Ayasofya’dan 5 vakit ezan da okunuyor. Bu saatten sonra Ayasofya’yı tamamen cami yapmanız fiziksel olarak mümkün değil ama içinde kubbenin altındaki yerde namaz kılınan bir bölüm oluşturulabilir. Oluşturulması da gerekir. Bunun için de İznik Ayasofyası örnek alınabilir. Mihrabın 5 metrekare alanı namaz kılmak için yapılmış geri kalan kısmında geziliyor. İsteyen namaz kılıyor, isteyen geziyor. Ayasofya zaten çok büyük. İsteyen gider namazını kılar, isteyen sütunların arasında gezer, üst katta gezer. Bu müze olmasına da engel değil ibadet edilmesine de engel değildir. Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi bu ücretsiz olmasını da sağlar. Çünkü siz Ayasofya’ya girmek istediğinizde para ödüyorsunuz. Ayasofya’ya ben namaz kılmaya gidiyorum diyen adamdan para alacak değilsiniz herhalde. 50 lira ver namazını kıl diyecek halleri yok. Sultanahmet Cami’nde olduğu gibi ücretsiz bir şekilde içeri girilir ve hem aslında işlevsiz müze işlevi sürer hem de ibadet edenlerin sayısı artar. İbadet için Ayasofya’ya gidenler olunca Ayasofya’ya ilgi de artar. Ayasofya kurtarılmış bölge gibi. İnsanlar Ayasofya’ya girmekten korkuyor. Çünkü Ayasofya ile ilgili ‘yasak’ algısı var. O yasak algısının kırılması lazım. Ayasofya’nın başta anlattığım manasını anlayan Osmanlıyı, onun büyüklüğünü anlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin mirasının büyüklüğünü anlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ödevinin büyüklüğünü anlar. Ayasofya’yı anladığınız zaman birçok şeyi beraberinde anlıyorsunuz. Bir Amerikalıyı, bir Almanı, bir Yunanlıyı ve Fransızı aynı yerde buluşturan bir mabet ne kadar önemlidir? Bunun üzerine düşünen notunu versin.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri