Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Plazma yöntemi Kovid-19’da pasif bağışıklık sağlıyor

Koronavirüsle mücadelede gelinen sürecin önemini vurgulayan Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Turgut Özal Tıp Merkezi olarak kapasitemiz büyük bu virüsü tedavi edici bir girişimde bulunduk. Plazma aferez yöntemini biz çok kullanıyoruz. Türkiye’nin en büyük aferez merkeziyiz. Plazmayı ayırıp uygulayan merkeziz. İddialıyız. Günde en az 100 hastadan plazma alabilecek kapasitedeyiz.” dedi.

Plazma yöntemi Kovid-19’da pasif bağışıklık sağlıyor

Murat Şahin / Mülakat

Malatyalı İş İnsanları Derneği’nin sosyal medya hesabından organize ettiği ve moderatörlüğünü Dr. Nevzat Elmalı’nın üstlendiği oturum, bir hayli ilgili gördü. Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, koronavirüsle mücadeleyi ve gelinen süreci değerlendirerek salgınla ilgili bilinmeyen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Korona virüs salgını sebebiyle sosyal aktivitelerin askıya alındığı bir döneme girdik. Salgının bütün dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde, özellikle hastalıkla ilgili haberler dikkat çeker oldu.

Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’dan olumlu bir haber almak için hemen her medya kuruluşu demeç yarışına girmişken, Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) sosyal medya hesabında, Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ı konuk etti. Canlı olarak yayınlanan organizasyon, interneti sallamış durumda.

MİAD’ın sosyal medya hesabından organize ettiği ve moderatörlüğünü Doktor Nevzat Elmalı’nın üstlendiği oturum bir hayli ilgili gördü. Oturumda önemli açıklamalarda bulunan Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, korona virüsle mücadeleyi ve gelinen süreci değerlendirdi. Salgınla ilgili bilinmeyen çalışmalar hakkında bilgi vererek,yaşanan süreci değerlendiren Prof. Dr. Kızılay, öncelikli olarak MİAD ailesine teşekkür etti.

“ÖZAL’IN HAYALİ BUGÜN GERÇEK OLDU”

Geçtiğimiz hafta üniversitenin 45. yılını kutladıklarını belirten Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “17 Nisan 1993 yılında aramızdan ayrılan, ülkemizin yetiştirdiği çok büyük devlet adamlarından 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı rahmetle, saygıyla ve minnetle anıyorum. Mekânı cennet olsun. Rahmetli Turgut Özal hastanenin temel atma törenindeki bir konuşmasında; ‘İnönü Üniversitesi
çok önemli bir üniversite. Buraya temelini atacağımız tıp merkezideTürkiye’nin en iyi tıp merkezi olacak.

Bu düzeyde bir merkez yok’ demişti. Kendisi çok büyük bir devlet adamıydı ve ileri görüşlüydü. Böyle bir merkezin yapılmasını sağlamasıyla tüm Türkiye’nin en iyi merkezi olacağını ifade etmesi çok özel bir durum. İnönü Üniversitesi’nin rektörü olarak, O’nun bu hayalinin de gerçekleştiğini ifade ediyorum.

Özal’ın hayalinin bugün gerçek olduğunu görüyoruz. Üniversite hastanemiz son zamanlarda yapmış olduğu çalışmalarla Türkiye’ye örnek oldu. Üniversitemizin 45. Yılını geçen hafta kutladık. İnşallah nice 45 yıllar hizmet verir.” ifadelerini kullandı.

“KOVİD-19’UN KESİNTEDAVİ YÖNTEMİ YOK”

Tüm dünyada pandemi olarak ilan edilen korona virüsle ilgili bilgiler de veren Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Korona virüsü (Kovid-19) Dünya Sağlık Örgütü kabul etti ve dünyaya duyurdu. Koronavirüs tümüyle yeni bir virüs tipi değildir. Kovid-19 koronavirüsün yeni bir tipi. Dolayısıyla bu hastalığa karşı henüz bir aşı bulunmadı. Bugüne kadar da henüz bir yöntem geliştirilemedi. Daha önce H1N1 ve Pnömoni için kullanılan bazı ilaçlar ilk etapta kullanılmaya başlandı. Bu hastalık ilk olarak Çin’de çıktı. Oradan da dünyaya yayıldı. Şimdi neredeyse her yerde mevcut. Kesin tedavi yöntemi henüz yok.” şeklinde konuştu.

“YAKIN ZAMANDA BİR AŞI GÖRÜNMÜYOR”

“Çin’de kullanılan çeşitli ilaçların, ağır hastalara faydalı olduğu bildirildi.” diyen Rektör Kızılay, “Bu ilaçlar Türkiye’ye de getirildi. Bunlar oldukça pahalı ilaçlar. Sağlık Bakanımız Çin’den bu ilaçları yeterince getirdi. İlaç sıkıntısı yok. Bu virüs üst solunum yollarından vücudumuza giriyor. Ağızdan, burundan ve gözden içeri girerek nefes borusundan akciğere iniyor.

Akciğerlerde pnömoni yapıyor. Doktor olmayanlar bile çekilen filmlere baktıklarında, bu hastada virüs var diyebilecek kadar bariz bir görüntüsü var. Aşısı da çok yakında görünmüyor. En azından bulunursa bile, bu pandemiye faydası olmayacak. Bir sonraki yani eğer görülürse, o zamanki pandemide faydası olacaktır. Ama bununla birlikte aşı çalışmaları da devam ediyor. Bu dönemde destekleyici tedavi şekillerine ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.

“PLAZMA TEDAVİSİ İYİ BİLDİĞİMİZ YÖNTEM”

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tedaviye de değinen Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Plazma tedavisi de iyi bildiğimiz bir yöntem. Daha önceden de Ebola ve Kırım Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı gibi hastalıklarda da kullanıldı. Bu deneyimi az olan ve ilk defa çıkan bir şey değil. Bu dünyada daha önceden de kullanılmış bir tedavi şekli. Plazma pasif bağışıklık sağlıyor. Bu tedavinin mantığı, hastalığı geçirmiş ve iyileşmiş olan bir hastanın kanının plazma kısmındaki kalıcı bağışıklık sağlayan antikorları alarak; hastayı vermektir.

İyileşen hastanın kanının plazması, hastalıkla baş etmeye çalışan yeni hastaya şifa oluyor. Bir nevi başka iyileşen hastanın antikorunu ödünç alıyoruz ve hastaya veriyoruz. Korona virüsün tam ilacı yok ama verdiğimiz ilaçların hastalara çok faydaları var.” şeklinde konuştu.

“Hastada kısmi iyileşme görüldü”

Kızılay, “46 yaşında erkek bir vericiden plazma aldık. Solunum destek ünitesine bağlı 56 yaşındaki bir hastamıza plazma tedavisini gerçekleştirdik. Bu hasta için başka alternatif kalmamıştı. İzin çıkar çıkmaz bu hastamızda plazma tedavisini uyguladık. 72 saat sonra bu hastanın akciğer grafisinde bariz bir şekilde iyileşme gördük.

Plazma tedavisinin hastamıza hiçbir zararı olmadı. Fayda bakımından da kısmi fayda gördük. Dün de hastamızı makineden ayırdık. Kendi solunumunu alıyor. Pazar veya pazartesi günü de yoğun bakımdan çıkmasını bekliyorum. Öte yandan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yatan bir hastamıza da plazma verdik. Kısmi iyileşme oldu. Kötü bir reaksiyona rastlanmadı. Bir hastadan alınan plazma 2-3 hastaya şifa veriyor. Daha entübe olmamış hastalarda da faydası gözleniyor. Plazma vericisi artarsa; hastalar entübe olmadan müdahale edilirse daha iyi olur.” dedi.

“Biz bu işin içinde olmalıyız”

Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin plazma tedavisi konusunda çok güçlü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kızılay, “Güçlü bir merkezimiz var. ‘Biz bu işin içinde olmalıyız’ dedim. Türkiye’de ilk olarak biz Sağlık Bakanlığı’na resmi yazı yazdık. Plazma tedavisini daha önce yaptığımızı ve bu konuda iyi bir altyapımız olduğunu belirttik. Hem tedavi, hem de araştırma için izin istedik. Tedaviyi nasıl uygulayacağımızı ve araştırmayı nasıl yapacağımızı belirttik. O yazıyı bakanımızın özel kalemine ve bakanımızın telefonuna gönderdim. Bilim Kurulu’nun bizim yazımızı tartıştığı bilgisi geldi.

1-2 Nisan tarihleri arasında da izin çıktı. Bakanımız, basın toplantısında açıkladı. Tedavi edici bir girişimde bulunduk. Bizim kapasitemiz çok büyük. Plazma aferez yöntemini biz çok kullanıyoruz. Türkiye’nin en büyük aferez merkeziyiz. Plazmayı ayırıp uygulayan merkeziz. İddialıyız. Günde en az 100 hastadan plazma alabilecek kapasiteye sahibiz.” ifadelerini kullandı.

“Malatya’da 200’ün üzerinde vaka var”

Konuşmasının son kısmında iyileşen hastaların plazma vermesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Panik olunmaması adına sayı vermek istemiyorum. Ancak Malatya’da 200’ün üzerinde Kovid-19 pozitif vak’a var. İyileşmiş hastalarımızın yapacağı en güzel şey ise, plazma vermektir. Bunu özellikle vurgulamak isterim. İyileşen hastalarımız, verici olmaktan çekinmesinler. Kendilerine zararı yok. Bilakis hasta olanlara çokfaydası olacaktır. Başka şehirlerdeki hastalara da yardımcı olmak istiyoruz. Bu anlamda öncü olarak hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

MİAD’ın organize ettiği sosyal medya oturumu, kamuoyu tarafından büyük takdir topladı. Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’ın katıldığı ve canlı olarak yayınlandığı toplantı; sosyal medyada büyük ses getirdi.