Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Tunus ve Cezayir üzerinde göç baskısı

Batılı sömürgecilere inat Türkiye’nin kara kıtaya uzanan eli barışın egemen olduğu bir ortam inşa etmeyi hedefliyor. Afrika Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Basri Kurt, Afrika’nın ekonomik potansiyeli ve jeopolitik önemi sayesinde küresel sistemde ağırlığının giderek arttığını belirterek, “Türkiye de köklü deneyimleriyle ve ‘Afrika sorunlarına Afrika çözümleri’ yaklaşımıyla kıtanın bu yükselme trendine katkı sağlamayı hedefliyor" dedi.

Seda Şimşek
Tunus ve Cezayir üzerinde göç baskısı

Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Seda Şimşek/Mülakat

Türkiye’nin Afrika ile gelişen ilişkileri, kıtayı daha yakından tanımaya katkı sağlayacak ve ilişkilere ivme kazandıracak sivil toplum kuruluşlarının da oluşumunu sağladı. Bu kapsamda, Afrika Vakfı 2015 yılında Afrika üzerine eğitim ve araştırmalar yapan Ankara merkezli bir sivil toplum örgütü olarak faaliyetlerine başlamış. Afrika Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, Hasan Basri Kurt, 25 ve 26. Dönem AK Parti Samsun Milletvekili idi. Türkiye ile Afrika ilişkilerini konuştuk:

Afrika Vakfı Yönetimi Kurulu Başkanı Hasan Basri Kurt

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki tarihlerde gerçekleştirmesi planlanan Cezayir, Gambiya ve Senegal ziyaretlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir, Gambiya ve Senegal’e yapacağı ziyaretler, bu ülkelerle ikili ilişkilerimizin çeşitli boyutlarıyla ele alınması, güncel bölgesel ve uluslararası meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulması konularında dış politikamıza katkı sağlayacaktır. Ziyaretlerdeki heyetlerde Türk iş insanları da yer alacak ve İş Forumları düzenlenecek. 40 milyonu aşan nüfusu ve sahip olduğu petrol rezervleri ile Cezayir ülkemizin Afrika’daki en önemli ticaret ortaklarından birisi. Türkiye’nin enerji ithalatında alternatif bir ülke potansiyeli taşıması açısından bu çok önemli. Diğer taraftan Gambiya’ya yapılan ziyaretle ikili ve bölgesel siyasi ilişkilerin geliştirilebilmesi için hangi adımların atılabileceği konularında tarafların görüş alışverişinde bulunmaları muhtemel. Son olarak Senegal kıtanın en gelişmiş ekonomilerinden birisidir. Ülkenin ekonomisi tarıma dayalı olsa da son dönemde ortaya çıkan “Yükselen Senegal Planı” çerçevesinde ülke, ekonomi, ulaşım, altyapı, sanayi, eğitim ve gıda yeterliliği alanlarında kalkınma projeleri başlattı. Bu bağlamda Türk firmalarınca üstlenilen altyapı projeleri gitgide artıyor ve ülke geneline yayılıyor. Bu ziyaretler, söz konusu ülkelerle olan ikili ekonomik ve siyasal ilişkilerimize katkı sağlamasının yanında, bölgesel ve küresel meselelerin de değerlendirildiği bir platform sunacaktır.

Türkiye’nin pozisyonu
Afrika Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Basri Kurt, “Türkiye’nin Libya ile ilişkilerinin 500 yıl öncesine dayanan bir geçmişi var. Libya ile tarihi ve kültürel bağlarımızın yanında, coğrafi açıdan komşuluk ilişkilerimiz de söz konusu. Deniz sularındaki haklarımız korunması açısından da Libya çok önemli. Bir devletin ikili anlaşmalar yaparak haklarını ve çıkarlarını korumak için çaba göstermesi onun gücünü gösterir. Türkiye’nin Libya ve Doğu Akdeniz’de olup bitene ilgisi hükümetlerden bağımsız adeta siyaset üstü bir durumdur. Atılan adımlar, alınacak tavır Ankara’nın jeopolitik ve jeostratejik konumunu doğrudan olumsuz ya da olumlu olarak etkiler. Türkiye’nin ulusal güvenliği ve stratejik çıkarları açısından konu büyük bir hassasiyete sahip.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin Afrika ile ilişkileri ve Afrika açılımı neden önemli?

Ülkemizin Afrika kıtasıyla ilişkilerinin geliştirilmesi çok boyutlu dış politikamızın temel ilkelerinden birisini oluşturuyor. Afrika’nın, ekonomik potansiyeli ve jeopolitik önemi sayesinde küresel sistemde ağırlığı giderek artıyor. Türkiye de köklü deneyimleriyle ve “Afrika sorunlarına Afrika çözümleri” yaklaşımıyla kıtanın bu yükselme trendine katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye-Afrika ilişkilerinin temel boyutları siyasi, insani, ekonomi ve kültür boyutlarıdır. Bu çerçevede Kuzey ve Sahraaltı Afrika ile olan ilişkilerimiz son yıllarda önemli mesafe kat etti. Bu durumun oluşmasında Türkiye’de 2005 yılının “Afrika Yılı” ilan edilmesiyle başlayan Afrika Açılımı sürecinin çok büyük katkısı oldu. Kıtada barış ve istikrarın, ekonomik ve sosyal kalkınmanın gerçekleştirilmesi, Türkiye-Afrika arasında eşit bir ilişki ve karşılıklı yarar ön planda tutuluyor.

EŞİTLİKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İLİŞKİ

Afrika’ya yapılan kalkınma yardımlarının yansımaları nasıl oluyor?

Siyasi ağırlığı, aktif diplomasisi, dinamik ekonomisi, teknoloji alanındaki gelişimi gibi unsurların etkisiyle ülkemizin uluslararası alandaki görünürlüğü her geçen gün birçok farklı alanda artıyor. Kalkınma yardımları büyük önem taşıyor. Türkiye TİKA, AFAD, Kızılay gibi kurumlar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Afrika kıtasına kalkınma yardımları götürüyor. Bu yardımlar insan merkezli yaklaşımın bir neticesi olarak ortaya çıkmakta ve eşitlikçi ve sürdürülebilir bir ilişki temelini inşa etmektedir. Türkiye kalkınma yardımlarını kendi deneyimleri, kalkınma ortağı ülkelerin kendine özgü ihtiyaç ve kalkınma önceliklerine uyumlu hale getirerek aktarıyor. Bu kapsamda her yıl çok sayıda okul, hastane, su kuyusu, sosyal ve idari tesis inşa ediliyor, onarılıyor ve donatılıyor. Türkiye kalkınma yardımlarında dünyanın en cömert ülkesidir. Kalkınma ortakları devletler, halklar, yöneticiler Türkiye’nin imkânlarını kendileri için mobilize ettiklerini görüyor.

Yüzbinler yerinden yurdundan oldu
Libya’da yaşanan gelişmeleri değerlendiren Kurt, darbeci Hafter’in saldırıları sebebiyle evlerini terk etmek zorunda kalan 400 bine yakın Libyalı olduğuna işaret ederek, “Yerlerinden edilen insanların bilhassa Tunus ve Cezayir üzerinde ciddi manada bir göç baskısı oluşturduğunu görüyoruz. Bu durum Libya’nın yanı sıra komşu ülkeler başta olmak üzere tüm Akdeniz’in istikrarını tehdit eder boyuta ulaşmıştır.” diye konuştu.

SOMALİ’NİN İSTİKRAR ARTIYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Berlin Konferansı dönüşünde Somali’nin Türkiye’yi davet ettiğini açıkladı.

Ülkemizin Somali ile ilişkileri Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanan bir geçmişe sahip. Somali’nin bağımsızlık savaşı vermesinin ve bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Türkiye, Somali ile ilişkilerini geliştirmeye daima önem verdi. Gerek stratejik konumu gerek tarihsel yakınlığı dolayısıyla Somali, Türkiye’nin Afrika politikasında önceliklerden birisidir. 2011’de Sayın Cumhurbaşkanımızın Somali’ye gerçekleştirdiği ziyaret bu önceliğin bir göstergesidir. Türkiye, Somali’de istikrar ve güvenliğin sağlanması, on yıllardır süren şiddetin ortadan kalkması için gayret gösteriyor. İki ülke arasında dostluğu, kardeşliği ve dayanışmayı güçlendirmek istiyoruz. Ülkenin farklı bölgelerinde eğitim, sağlık, belediye, altyapı ve su kuyuları gibi çok farklı alanlarda çok sayıda kalkınma projesi gerçekleştirildi. Somali’deki üssümüz TURKSOM disiplinli bir Somali Ulusal Ordusunun kurulması amacıyla askeri desteğine devam ediyor. Bunun yanında ülkemizde yaşayan ve eğitim gören Somalililerin sayısı her geçen gün artıyor ve Türkiye ile Somali arasında dostluk köprüleri kurarak gönüllü elçilerimiz oluyorlar. Türkiye, Somali’nin istikrarı, ülkenin barış ve refahı için bütün imkânlarını seferber ediyor. İki ülke arasındaki müttefiklik ilişkisi kapsamında Somali’nin böyle bir çağrısı üzerine Türkiye gerekli tüm adımları atabilecek güçte bir devlettir.

İSTANBUL’DA TÜRKİYE-AFRİKA ZİRVESİ

Nisan ayında İstanbul’da 3. Türkiye – Afrika Ortaklık Zirvesi yapılacak.

Ülkemiz, Afrika ülkeleriyle ikili düzeyde gerçekleştirdiği ilişkilerinin yanında Afrika Birliği ile de ilişkilerimiz de her geçen gün gelişiyor.Türkiye-Afrika Ortaklık Zirveleri Türkiye-Afrika ilişkilerine önemli bir hız ve kurumsallaşma kazandırmıştır. Hedefler belirlenmesi, bu hedeflerin takibinin yapılması, ilişkilerin genel görüntüsünün analiz edilmesi ve her defasında işbirliğinin artırılabileceği yeni alanların keşfedilmesi bu iki aktör arasında sürdürülebilir ilişki modelinin kurulmasına büyük katkı sağlıyor.III. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ülkemizin ev sahipliğinde Nisan 2020’de İstanbul’da gerçekleştirilecek. Bu zirvede Türkiye- Afrika ilişkileri siyasal, ekonomik, tarihsel, kültürel kalkınma ve insani boyutlarıyla yeniden değerlendirilecek, önümüzdeki 5 yıllık süreç için yeni hedefler, alınan kararların daha güçlü uygulanmasını sağlayabilmek için atılması gereken adımlar belirlenecek.

Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Seda Şimşek/Mülakat