Son Dakika

Türk toplumu, “şanslı millet”

Konya’daki Suriyeliler’in kanaat önderi şeyh Cemâl el İzzeddin, Diriliş Postası’nın Konya Bürosu’nu ziyaret ederek ülkesindeki iç savaşta yaşadığı dehşet verici duygulardan, hayal kırıklıklarına ve Türkiye’nin kendilerine sahip çıkmasına kadar duygularını paylaştı.

Türk toplumu, “şanslı millet”

Cengiz Çetinkaya / Diriliş Postası

Suriye’deki diktatör Beşşar Esed ve elleri kanlı rejim askerleri, silahlarını sivillere doğrulttuğundan beridir bu coğrafyadaki kan ve gözyaşı artarak dağılıyor. Öz vatanlarında yaşam hakları elinden alınan milyonlarca muhacir ülkelerini terk etmek zorunda kalırken, arkalarında dokunaklı hikayeler bıraktı. Kimisi göç yolunda hayatlarından oldu, kimisi henüz iç savaştan kaçamadan yatağında ölümle yüzleşti. Türkiye’de 4,5 milyon muhacir yaşıyor, bunlardan birisi de Suriyelilerin kanaat önderi olan şeyh Cemâl el İzzeddin Efendi. Kendisine Şimmarî de denilen İzzeddin Efendi, Türkiye’deki ‘muhacirlerin babası’ olarak görülüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan minnetle bahseden İzzeddin Efendi, Suriyeliler’e sahip çıkan Türk halkını da şükranla anıyor. “Türkiye’den ve Türkler’den Allah razı olsun” diyerek dua eden İzzeddin Efendi, “Siz kucak açmasaydınız biz hayatta olamazdık” ifadesini kullandı.

MAZLUMLARIN UMUDU

Türk milleti olarak Türkiye’de yaşayanların çok şanslı olduklarından bahseden Şeyh İzzeddin, “Recep Tayyip Erdoğan gibi bir Cumhurbaşkanınız var. Biz baba Esed’ten de çok çekmiştik, şimdi de oğlunun zulümleri Suriye’nin dışına taştı. Ama sizler de Allah razı olsun. Eğer bizlere merhamet ederek kucak açmasaydınız, şimdi hiçbirimiz yaşamıyorduk” dedi. Her şeye rağmen insan ayrımı yapmadan kendilerine kucak açan Türk milletini anlatırken, ‘Bize ensar oldunuz’ diyen Suriyelilerin kanaat önderi, durup durup aynı söze geri dönüyor ve “Sizler Türk milleti olarak çok şanslısınız. Sizin Recep Tayyip Erdoğan gibi bir dünya lideriniz var” ifadelerini kullanıyor. İzzettin Efendi, Başkan Erdoğan’a büyük şükran duyarak, “Allah onun yokluğunu yaşatmasın; çünkü o sadece Türkiye’nin lideri değil, o bütün bir müslüman dünyasının, Ümmet-i Muhammed’in, mazlumların umudu ve lideridir. Yüce Allah ondan razı olsun” şeklinde konuştu.

‘YAŞLI, BEBEK’ DEMEDİ HERKESİ ÖLDÜRDÜLER

Suriye’de 7 yıldır süren iç savaşta büyük eziyetler, ölümler ve kayıplar yaşadıklarını anlatan Cemâl el İzzeddin Efendi, “Bizler ülkemizde savaş çıktığı andan itibaren Konya’ya sığındık. Başta yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, El-Bir Derneği Başkanı Sinan Cirik ve bütün Konyalılar’dan da Allah razı olsun. Eğer Suriye’de kalsaydık, Konya olmasaydı yaşayacağımız eziyetlerin, ezaların tarifi veya hayal etmesi mümkün değil. Suriye’de bir grup, yıllardır ülkeyi yönetirken, diğer kesimleri bastırmayı, susturmayı ve sonunda da artık ülkede istememeyi politika edindi. Bizi kendi evlerimizden, vatanlarımızdan ettiler. Anne karnındaki çocuklar, bebekler kimyasal bombalar yüzünden doğmadan öldü. Bebekler beşiklerinde katledildi. Yaşlıların üzerine bomba yağdırdılar” açıklamasında bulundu.

MUHACİR İRTİBAT BÜROSU

İzzeddin Efendi, yıllardır Konya’da suhulet ile, sükunet ile, huzur içinde yaşadıklarını belirterek, “İdareciler zaman zaman bazı zorluklar çıkartsa bile ‘Elhamdülillah’ bugüne kadar kardeşçe yaşayarak geldik. Bizim Konya’daki yetkililerden ve milletimizden bazı taleplerimiz de var. Mesela kendimize ait bir irtibat büromuz olmasını çok istiyoruz. Her kardeşimizin derdi, sıkıntısını kendi kendimize çözmemiz gerekiyor. Çözemediğimiz meselelerin de ilgili mercilere ulaştırılması için bir dert masası kurmak arzusundayız. Suriyelilerin herhangi bir sıkıntısıyla ilgili muhatap olacakları ilk adres olarak önce biz gayret edelim, olmaz ise yetkilileri de bilgilendirmek istiyoruz. Ancak her problem için de mutlaka yetki sahibi olanları anlık olarak bilgilendirmek istiyoruz. ‘Şunu şunu biz şöyle hallettik, ama bunu bunu başaramadık, bize destek olabilir misiniz’ diyebilecek bir kürsü kurulabilse ne güzel olurdu şeklinde düşünmekteyiz” değerlendirmesinde bulundu.

“SAĞLIK PERSONELİ ŞEFKATLİ OLABİLİR”

Sağlık hizmetlerinden karşılıksız olarak faydalandıkları için teşekkür eden Suriyeliler’in kanaat önderi, “Biz kendi ülkemizde bile böyle hizmet ve hürmet görmedik. Bu yüzden Türk insanına nasıl teşekkür edilir, ne şekilde dua edilir bilmiyorum. Ancak hastaneler ile ilgili şöyle bir eksiğimiz var. Sağlık merkezlerinde yeteri kadar tercüman olmaması, zaman zaman hastalarımızın çok ciddi sıkıntılar, hayati sorunlar yaşamasına yol açabiliyor. Belki muhacir kardeşlerimiz arasından bunlarla ilgilenebilecek, hastayla hekim arasında bir köprü olacak tercüman birileri istihdam edilebilir diye düşünüyoruz. Bunun ötesinde, hastanelerdeki personel ve özellikle doktorların ilgisi, yakınlığı, muhacirlere yaklaşımları olumlu sayılsa bile, yine de bir miktar daha iyileştirmeye ihtiyaç gösteriyor. Zaman zaman hiç hoş olmayan durumlara şahitlik edebiliyoruz, ama bunu genele yaymak mümkün değil” dedi.

“SURİYELİLERİN HAKKI YENİYOR”

Cemâl İzzeddin Efendi, Suriyeliler’in özellikle iş hayatında hor görüldüğünün altını çizerek, “İş sektöründe gereken adaletin sağlanması ve bizlere ikinci ve üçüncü sınıf insan muamelesi yapılmamasını talep ediyoruz. Her türlü zor koşullarda çalıştırılıp da sonunda insanca alın teri ve insan olmanın özelliği gereği herkesin hakkının, hakkaniyet ile dağıtılmasını arzu ediyoruz. Ancak iş verenler yalnızca kendisini düşündükleri bir düzende çalışanlara çoğunlukla önem vermezken, bir de bizim gibi vatanlarından uzak olunca her şey daha da zorlaşıyor, karmaşıklaşıyor. Bu saatten sonra çoğunlukla insan gücünden istifade edip insan hakkının gözetilmediği bir düzene doğru hızla savruluyoruz. Belki devletin adamlarının yapacağı düzenlemeyle, gereken denetim ve cezalandırmalarla küçük esnaflar da kendilerine çeki düzen verebilir. Çünkü devlet yardımlarında kendi içimizde çok sıkı denetimler yapılmasını talep ediyoruz. Çünkü bu konuda gerçek mağdur ve ihtiyaç sahipleri o desteği alamıyor. Sadece zengin ve varlıklı kişiler yararlanıyor” ifadelerini kullandı.

"15 TEMMUZ'DA MEYDANDAYDIK"

15 Temmuz’daki FETÖ’nün alçak darbe teşebbüsünde Türkler gibi sokaklara, meydanlara koştuklarını anlatan Suriyeliler Kanaat Önderi Cemâl el İzzeddin Efendi, “Çünkü Türkiye’ye, Türk milletine ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vefa borcumuz vardı. Biz de 15 Temmuz’da Türk milletiyle beraber meydanlara inerek; dimdik, omuz omuza teröristlere karşı mücadele verdik. Dini liderlerimiz de sabahın ilk ışıklarına kadar Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü için dua etti. Çünkü Allah korusun; aksi bir durum olsaydı bizim de gidecek yerimiz olmazdı. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu kadar hızla kalkınmasını istemiyorlar. Türkiye’ye karşı oynanan oyunlara karşı bizim de çok dua etmemiz gerekiyor. Çünkü Türkiye güçlü olursa, biz de ülkemize geri dönebiliriz. Çünkü bizim tek istediğimiz ülkemizde yaşanan savaşın bitmesi ve vatanımıza geri dönmemiz” dedi.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.