Son Dakika

Türkiye dünyanın önemli güçlerinden biri

Pakistan Büyükelçisi Muhammad Syrus Sajjad Qazi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Pakistan-Hindistan gerilimini düşürmek için arabulucu rolünü üstlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, Türkiye’nin dünyanın önemli güçlerinden biri olduğunu vurguladı.
Türkiye dünyanın önemli güçlerinden biri

Osmanlı Devleti’ne gerek Birinci Dünya Savaşı, gerekse Milli Mücadele dönemindeki yardımlarıyla hepimizin gönlünde önemli bir yer edinen Pakistan, 1947’den bu yana Keşmir yüzünden sorun yaşadığı Hindistan ile yeniden karşı karşıya… Dünya nükleer güç sahibi iki ülke arasında yaşananlara dikkat kesilirken Pakistan Ankara Büyükelçi Muhammad Syrus Sajjad Qazi, yaşanan krize ve Türkiye’nin bu krizi çözmeye yönelik olarak oynayacağı role ilişkin Diriliş Postası’na önemli açıklamalarda bulundu.

Pakistan Büyükelçi
Pakistan Büyükelçisi Muhammad Syrus Sajjad Qazi

 

Pakistan-Hindistan gerilimi devam ediyor. İki ülke arasındaki sorunun kaynağında ne yatıyor? Krizi körükleyen ülkeler var mı? Çözüm yolları neler olabilir?
Cammu ve Keşmir anlaşmazlığı Güney Asya’da kalıcı istikrarsızlık ve bölgesel gerilimlerin merkezinde yer almaktadır. Bu son kriz son yetmiş yıldır bölge üzerine kara bir gölge gibi çöken bu sorunun bir ifade biçimidir. Hindistan’ın son zamanlarda gerilimi tırmandırması Hint İşgal Güçleri tarafından gerçekleştirilen acımasız insan hakları ihlallerinin uluslararası topluluğun dikkatini uzak tutmak içindir. Bu gerilim aynı zamanda Hindistan’da yaklaşan seçimlerden dar siyasi çıkarlar elde etme amacını da taşımaktadır.
14 Şubat 2019 Pulwama saldırısının kendisine mahsus kökenleri vardır, yerel patlayıcıların ve araçların kullanımı da buna dahildir. Bu saldırı Hint İşgalindeki Cammu ve Keşmir bölgesine mensup bir Keşmirli olan Adil Ahmad Dar tarafından gerçekleştirilmiştir, kendisi olay yerinden sadece birkaç kilometre ötede yaşıyordu. Hiçbir kanıtı paylaşmaksızın, Hindistan Pakistan’a karşı bir suçlama kampanyası başlattı, saldırgan bir söylem ve savaş tehditleri savurarak. Pakistan Başbakanı İmran Khan Pakistan’ın bölgede barış isteklerini yineledi ve Hindistan’dan gelecek sağlam kanıtlara dayalı olarak açılacak herhangi bir soruşturmada işbirliği teklifinde bulundu.
Ancak, kanıtları paylaşmak veya bölgesel barış ve güvenlik için Pakistan Başbakanı’nın diyalog ve işbirliği çağrılarını reddeden Hindistan, 27 Şubat 2019’da BM Kuruluş Sözleşmesi’ni ve uluslararası hukuku ihlal ederek Pakistan toprakları üzerinde kanunsuz güç kullanımında bulundu. Bu eylem sadece yaklaşan seçimler öncesi yerel seçmenleri etkilemek amacını taşıyordu. Ancak bu hissiz ve çok sorumsuzca davranış bütün bölgeyi bir savaşın eşiğine getirdi.

KENDİ KADERLERİNİ BELİRLESİNLER

Pakistan’ın bu durumda sadece kendisini savunmaktan başka bir seçeneği yoktu. Hindistan Pakistan’ın bağımsızlığını bir kez daha ihlal ettiği Zaman, Pakistan iki Hint savaş uçağını düşürdü ve bir pilotunu esir aldı. Hindistan’ın gerilimi tırmandırmasına rağmen, Pakistan Başbakanı bir kez daha barışın yolunu izledi. Bir barış jesti olarak esir Hintli pilotu ülkesine geri gönderdi. Pakistan’ın bu adımı bütün uluslararası topluluk tarafından övgüyle karşılandı, sadece Hint Hükümeti bunun dışındaydı. Hindistan saldırgan bir ses tonu kullanmaya devam ediyor, seçim kazancı için yerel olarak savaş çılgınlığını kamçılamaya devam ederek. Bu krizi tırmandırmakta kimin çıkarının olduğunu görmek çok zor değil. Bu kriz bir gerçeği bir kez daha bizlere vurguluyor. Cammu ve Keşmir Anlaşmazlığı uluslararası barış ve güvenlik için bir tehdittir. Hint işgalinde yaşayan Keşmirliler’in kendi kaderlerini belirleme hakkını kullanmaları yoluyla bu krizi Keşmirliler’in isteklerine göre çözmek ve kendilerine karşı yapılan acımasız insan hakları ihlallerine bir son vermek bölgede kalıcı barış için vazgeçilmezdir. Uluslararası topluluk bunu Hindistan’a karşı ne kadar erken dayatırsa, bu küresel barış için o kadar iyi olacaktır.

TÜRKİYE’NİN ÇABALARINDAN MEMNUNUZ

Pakistan Başbakanı İmran Khan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde, arabuluculuk talebini dile getirdi. Bu süreçte Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?

Türkiye Pakistan’ın kardeşi ve büyük bir dostudur. Her iki ülke hep birbirlerinin yanında durmuştur. Yaptıkları telefon görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan İmran Khan’ın Hindistan’a yönelik krizi azaltma ve barışa yönelik çalışma tekliflerini memnuniyetle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanın esir Hintli pilotu serbest bırakacağı duyurusunu övgüyle karşıladı ve bu jestin bir güçlülük işareti olduğunu belirtti. Başbakan İmran Han Hint İşgalindeki olağanüstü derecedeki zor durum ve Keşmirlilere yapılan zalimlikler hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirdi. Başbakan İmran Khan an Pakistan’a ve Keşmir halkına verdiği devamlı destek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. Başbakan İmran Khan aynı zamanda Pakistan’ın her zaman Türkiye’nin yanında olacağını da belirtti.
Türkiye İİT Başkanı ve Cammu ve Keşmir üzerine İİT Temas Grubu’nun Başkanı olarak anlaşmazlığın BM Güvenlik Konseyi kararlarına göre adil bir şekilde çözülmesi için çağrıda bulunarak önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye dünyanın önemli güçlerinden birisidir. Biz Türkiye’nin Güney Asya’da barışa ve istikrara ulaşmaya yardım ederken bir arabulucu rolünü oynamasını memnuniyetle karşılıyoruz.

İŞBİRLİĞİMİZ GELİŞECEK

Pakistan’ın da Türkiye gibi en önemli sorunlarının başında terör geliyor. Pakistan’daki terörü destekleyenler kim? Türkiye ile terörle mücadele konusunda ortak adımlar söz konusu mu?
Pakistan ve Türkiye’nin her ikisi de terörizmin kurbanıdır. Her iki ülke terörizm belasına karşı savaşırken binlerce kişiyi kaybetmiştir. Ne üzücüdür ki, iki ülke tarafından bu yolda yapılan fedakârlıklar çok az bilinmektedir ve tanınmaktadır. Bölgemizde devam eden çatışmaların sonucu olarak, Pakistan terörizm belasıyla karşı karşıya kalmaktadır, bölgemizdeki belli odaklar tarafından finanse edilen, desteklenen ve yönetilenler dahil olmak üzere.
Ancak ordumuzun ve kanun güçlerimizin kararlı operasyonlarıyla ve Pakistan halkının desteğiyle, bu belayı tersine çevirebiliyoruz. Milli çıkarlarımıza uygun olarak ve Ulusal Eylem Planımız doğrultusunda, terörizm karşıtı çerçevelerimizi ve düzenlemelerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Pakistan bu belaya karşı savaşmak için Türkiye halkından ve hükümetinden gelen devamlı destekler için minnettardır.
Pakistan kendi açısından her zaman Türkiye’yle yan yana durmuştur. Türk halkı ve hükümetinin desteğiyle attığımız son adımlar her iki ülkeyi de etkileyen ortak terörizm tehdidini karşılamak için ortak arzularımızın bir ispatıdır. Bu bakımdan Türkiye ile işbirliğimizi geliştirmeye devam edeceğiz.

BARIŞA KATKIDA BULUNMAK İSTİYORUZ

Türkiye ve Pakistan’ın savunma sanayii konusunda önemli işbirlikleri var. Örneğin Pakistan, 30 ATAK helikopteri sipariş etti. Bu işbirliğinin geliştirilmesi yönünde ne gibi adımlar atılıyor?
Hem Pakistan hem de Türkiye kendi bölgelerinde barış ve istikrar istemektedir. Her iki ülkenin güçlü savunma sanayileri ve becerileri vardır, bu onların birbirlerinin deneyiminden ve uzmanlığından faydalanmasına olanak tanır. Son yıllarda iki ülke arasında birkaç önemli savunma projesi imzalanmıştır, buna T129 ATAK helikopterlerinin satın alınması dahildir. Bütün bu projeler üzerinde Türk mevkidaşlarımızla yakından çalışıyoruz. Bu çok önemli sektördeki yakından işbirliğimiz sadece iki ülkenin karşılaştığı güvenlik tehditlerinin karşılıklı olarak kabul edilmesini değil ama aynı zamanda bölgesel ve uluslararası barışa ve güvenliğe katkıda bulunmak için ortak arzumuzun bir yansımasıdır.

İslam âleminin durumunu göz önünde bulundurduğunuzda Türkiye'yi nasıl görüyorsunuz? Pakistan için Türkiye’nin önemi ne?
Hem İİT Başkanı olarak hem de nüfuz sahibi bir güç olarak, Türkiye küresel Müslüman topluluğu içerisinde her zaman güçlü bir ses olmuştur. Biz Türkiye’nin vizyon sahibi liderliğini ve Müslüman Ümmetinin birleşmesi için gösterdiği bağlılık hissini memnuniyetle karşılıyoruz. Türk hükümetinin ve halkının uluslararası topluluğun hiçbir desteği olmadan milyonlarca Suriyeli mülteciye gösterdiği misafirperverlik dünyanın geri kalanı önünde bir örnek teşkil eder. Pakistan da son kırk yıldır milyonlarca Afgan kardeşine ev sahipliği yapmaktadır. Dahası, Pakistan Batı’da yükselen İslamofobi dalgası meselesinde Türkiye’nin liderliğini över. Müslümanlara karşı gösterilen ayrımcılığın ve yabancı düşmanlığının ele alınmasında benzer görüşlere sahibiz ve Türkiye ile yakından işbirliği yapıyoruz. Türkiye’nin dünya üzerinde özellikle Müslüman ülkelerdeki insani çalışmaları hayranlık vericidir.

Türkiye'nin yanında duracağız

Büyükelçi Qazi, Pakistan halkının Türkiye’ye olan minnet duygusunu ise şu şekilde ifade etti: “Pakistan halkı ve hükümeti büyük 2005 depreminde ve 2010 sel felaketinde kendisine gösterilen ilgiyi ve insani destekleri hiçbir zaman unutamaz. Pakistan ve Türkiye arasındaki dostluk ilişkileri yüzyıllar öncesine gider ve ortak bir dini, kültürel, dilsel ve ruhani mirasa dayalıdır. Biz Türkiye’yi ikinci evimiz olarak görürüz ve Türkiye’nin başarıları, ilerlemesi ve refahından gurur duyarız. İnşallah, biz de her zaman Türkiye’nin yanımızda durduğu gibi onun yanında duracağız.”

 

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.