Son Dakika

“Türkiye’nin bir neslini FETÖ yedi”

Türkiye’nin ciddi boyutlardaki bölge uzmanı ihtiyacı karşılamak üzere BirlikUs tarafından eğitim hamlesi başlatıldı.

“Türkiye’nin bir neslini FETÖ yedi”

Diriliş Postası'na konuşan BirlikUs Başkanı Selami Kökçam, Malezya, Çin, Hindistan, Nijerya gibi ülkelerdeki yatırım alanlarını bir dönem FETÖ'nün kontrol ettiğini belirterek "O örgüt, Türkiye’nin bir neslini yedi. O nesil ortadan kalkınca ciddi bir açık ortaya çıktı. Biz bunu kabul ediyoruz ve gereğini yapmaya çalışıyoruz" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle Birlik Vakfı bünyesinde kurulan Birlik Uluslararası İlişkiler ve Strateji Merkezi’nin (BirlikUs) başlattığı Bölge Uzmanı İhtisas Programı'nın açılış töreni geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleştirildi. Birlik Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Mehmet Alacacı’nın açılış konuşmasıyla başlayan programın tanıtımını Birlik Uluslararası İlişkiler ve Strateji Merkezi Başkanı Selami Kökçam yaptı. Açılışın ardından "Türkiye'de Bölge Uzmanı Yetiştirme: Fırsatlar ve Zorluklar" konulu bir panel gerçekleştirildi. Gazeteci Yazar İbrahim Baran’ın moderatörlüğündeki panelde Prof. Dr. İlhan Yaşar Hacısalihoğlu ve Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy konuşmacı olarak yer aldı. Panel sonrası bir araya geldiğimiz BirlikUs Başkanı Selami Kökçam ile "Bölge Uzmanı İhtisas Programı" ve Türkiye’de bölge uzmanı eksikliği konusu hakkında mülakat gerçekleştirdik.

"İHTİSASLAŞMA EKSİĞİNİ GİDERECEĞİZ"

Türkiye’de bölge uzmanı alanında büyük bir açık var. Bunu siz de konuşmanızda belirttiniz. BirlikUs olarak Bölge Uzmanı İhtisas Programı ile gerçekleştirmek istediğiniz amaç nedir?

Biz Birlik Vakfı olarak Türkiye’de özellikle üniversitelerden mezun olmuş öğrencilerin ihtisaslaşma alanında eksiği olduğunu tespit ettik. Bu, aslında uzun yıllardır Türkiye’nin sıkıntısını çektiği bir alan. Bizim temel amacımız üniversitelerde öğrencilerin ihtisaslaşamama eksiğini gidermek ve erken ihtisaslaşmayı bir gelenek haline getirmek.

İhtisaslaşma alanındaki eksiklik, üniversitelerdeki eğitimin yetersiz kalmasından kaynaklanıyor diyebilir miyiz?

İhtisaslaşma problemi Türkiye’nin eğitim sistemi modelinin ortaya çıkardığı bir açık. Ancak bu sorunu sadece üniversitelere atmak biraz haksızlık olur. Asıl sorun, öğrencilerin ilgi duyduğu alanlarda farklılaşmasını sağlayacak, dünya ile rekabet edebilecekleri kuluçka merkezlerinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Her çözüm, bir ihtiyaçtan doğacağı için bu program da bu ihtiyaçtan doğdu.

SAHAYI BİLEN UZMANLARA İHTİYACIMIZ VAR

Bölge uzmanı yetiştirme programı amacına yönelik neler yapıyorsunuz? Bölge uzmanlarını nasıl yetiştireceksiniz?

İhtisas programımız 4 yıl sürecek bir çalışma. Siyasal bilgiler, kamu yönetimi, iktisat ve uluslararası ilişkiler gibi ilgili alanlardaki öğrencileri mülakat ile bu programa kabul ettik. Bölge Uzmanı Programı kapsamında öğrencilerimize uzmanlaşmak üzere bir bölgeyi seçtirdik. Bu seçmelerle beraber ilk sene hedef dilde 100 saat dil eğitim vermeyi planlıyoruz. Dil eğitimlerinin yanında, öğrencilerimiz birinci sene hedef ülke veya bölge gündemini de sıkı şekilde takip edecek. Öte yandan öğrencilerimizin dünyayı anlamalarını sağlayacak bir okuma programımız olacak. İnşallah öğrenciler programımız kapsamında 2'nci ve 3'üncü senelerde hedef dilde analizler ve makaleler yazmaya başlayacak. İlk yıl öğrenciler İbranice, Çince, Arapça, Farsça ve Rusça hedef dillerini öğrenecekler. Daha sonraki senelerde de hedefimiz, öğrencilerimizin hedef dillerini dünya ile rekabet edecek şekilde kullanabilmelerini sağlamak olacak.

Yetiştirilmek üzere mülakat ile kabul edilen kaç uzman adayı öğrenci var?

Toplamda 80 öğrenci aldık. Sürdürülebilir bir proje olmasına özen gösteriyoruz. Az ama öz olsun, biz bunu hedefliyoruz. 80 öğrenci Türkiye için çok büyük bir anlam ifade etmeyebilir. Çünkü dünya artık öyle bir alana ilerledi ki sizden her şeyi bilmeniz istenmiyor. Bu, teknolojide de böyle, mühendislikte de böyle. Sizden istediği asıl şey, sadece bir alanı bilmeniz ve o alanda yatay değil, dikey çalışma yapıyor olmanız. Ülkemizdeki uluslararası ilişkiler bölümlerinin temel problemi yatay eğitim sistemi. Bu yüzden hâlâ ülkemizde bir Suriye uzmanı yok. Artık dünya ciddi anlamda rekabet ediyor. Bizim artık sahada çalışacak, sahayı bilen insanlara ihtiyacımız var. Rekabetçi eğitim en büyük şiarımız olacak inşallah.

"HARİTA ODASI İLE DÜNYAYI YERE SERİYORUZ"

Programı önemli ve ayırt edici kılan özellikler nelerdir?

Bir ihtisas kütüphanemiz olacak. Türkiye’de ilklerden olacak kütüphanede sadece Çince, Rusça, Farsça, İbranice kitaplar yer alacak. Nasıl ki bir çocuk ilkokula başlarken çocuk kitabı okuyor ise biz de o seviyeden başlayarak roman, analiz ve normal akademik kitaplardan oluşan hedef dil ile ilgili kitapların olduğu bir kütüphane oluşturacağız. Aynı zamanda programımızın bir diğer özelliği kuracağımız harita odasıdır. Türkiye’de çok ciddi anlamda harita okuyamama problemi var. Harita okuyamıyoruz. Japonya ile Amerika’nın komşu olduğunu bilmeyen yüzlerce hatta binlerce uzman var ülkemizde. Biz bunu ortadan kaldıracağız. Kuracağımız harita odası ile dünyayı artık yere seriyoruz. Rusya’nın Afrika’dan büyük olduğu haritalar istemiyoruz artık. İran’ın küçücük görüldüğü haritalar istemiyoruz. Daha geniş açıdan bakıp ilk önce renksiz ve isimsiz dünya haritası okuyacak insanlar görmek istiyoruz. Öğrencinin, Pakistan’da ne oluyor dediğimiz zaman Çin’in Pakistan’dan döşediği tren hattının körfeze indiğini, oradan petrol boru hattının gittiğini görmesini istiyoruz. Bütün boğazları bilmesini istiyoruz. Ciddi anlamda bir saha çalışmasına hazırlık olacak. Çocuklar inşallah 3'üncü ve 4'üncü sınıfta, yani mayalandıktan sonra inşallah sahaya çıkıp sahada da öğrendiklerini görme imkânı bulacaklar.

Türkiye’de sahayı bilen bölge uzmanı eksikliğini ortaya koyan örnekler nelerdir?

Sorunumuz, teoride güçlü olan stratejinin sahada yürüyememesinden kaynaklanıyor. Mesela Türkiye’de bir yatırımcı, Malezya’da, Çin’de, Hindistan'da, Nijerya'da, Libya'da veya Mısır’da bir alanda yatırım yapmak istiyor. Bir dönem, buradaki alanları FETÖ mensupları yönlendiriyordu. O terör örgütü Türkiye’nin bir neslini yedi, yetişmiş insan gücünü yok etti. O nesil ortadan kalktıktan sonra Türkiye’de hem özel sektörde hem devlette ciddi bir açık ortaya çıktı. Bunu herkesin kabul etmesi lazım. Biz bunu kabul ediyoruz ve gereğini de yapmaya çalışıyoruz. İnşallah sürdürülebilir bir bölge uzmanı programı gerçekleştireceğiz.

Ehliyet, liyakat ve sadakat önceliğimiz

4 yılın sonunda gençler sahaya nasıl çıkacaklar? Özel sektörde mi devlette mi yer edinecekler?

Bu toplumun gençleri; devletine, milletine bağlı yetişecek, liyakatli olacak ve aynı zamanda sadakatle sahada yer alacak. Çalıştıkları bölgede toplumu, kültürü, yaşayış şekillerini en iyi şekilde öğrenecekler. Programımız, gençlerimizin erken ihtisaslaşmasına olanak sağlayacak. Zaten istenilen ihtisaslaşma sağlanırsa gençlerimiz pek çok alanda kendilerine yer bulacaktır. Biz, öğrencileri sadece yetiştiriyoruz. Projemizde şeffaflık ve hesap verilebilirlik esas. Gizli bir ajandamız yok kesinlikle. Herhalde vakıf olmak da bunu gerektiriyor. Vakıf, hayrın durdurulması, sürekli hale getirilmesi anlamına gelir. Program hem öğrenci velilerimize hem de kamuoyuna açık bir şekilde icra edilmektedir. Pek tabii hem özel sektör hem devlet bu çocukları değerlendirebilir.

Yorumlar

Ali Genç arkadaşlara yol gösterecek güzel bir proje olmuş. 4 yıl iddalı bir süre projenin başında olan arkadaşlar inşallah muvaffak olurlar.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.