Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Velilere tavsiye: Keşfetmelerine fırsat verin!

Psikolojik Danışman Terzi, okula başlayan çocuk için öğretmenin önemini vurgularken velilere, çocukların kendilerini keşfetmelerinde rehber olarak büyük sorumluluklar düştüğünü anlattı.

Büşra Kılıç
Velilere tavsiye: Keşfetmelerine fırsat verin!

Psikolojik Danışman Sedef Terzi, yeni eğitim- öğretim yılında okula yeni başlayan çocukların ebeveynlerine düşen görevin önemini Diriliş Postası’na anlattı. Sedef Terzi 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başında velilere önemli tavsiyelerde bulundu. Terzi, sağlıklı bir okul başlangıcı için çocuğa güven duygusunun verilmesi gerektiğini vurguladı. Çocuklara “korkma, ağlama, kı- yamam” gibi sözler söylemek yerine destekleyici sözler söylemelerini öneren Terzi, velilerin kendi öğrencilik yıllarınızdan ya da ilkokul deneyimlerinizden bahsederek faydalı olabileceklerini söyledi. Terzi velilere, çocukların kendilerini keşfetmeleri için fırsat vermeleri gerektiğini belirterek, “Çocuğunuz kendini sosyal, zihinsel, fiziksel ve bilişsel yönlerini tanıma fırsatı sunun. Kendini güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmiş bir öğrenci hayata daha gerçekçi ve kendine uygun hedefler çizebilir.” dedi.

“Çocuklar için öğretmen rol modeldir”

Ebeveynler çocuklarını okula yazdırırken öğretmen seçiyorlar. Hatta sınıf beğenmiyorlar. Ebeveynlerin bu tarz davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Okul ya da sınıf seçimi, özellikle ilkokula başlayacak çocuğu olan ailelerin üzerine çok düşündükleri bir konudur. İlköğretime yeni başlayacak bir çocuk için en önemli şey ise öğretmendir. Okul yaşına kadar, anne ve babasına özenen, onları özdeşim modeli alan çocuğun, okula başladığında artık yeni bir kahramanı vardır; öğretmeni. Onun gibi olmak, onun söylediklerini yapmak, onun gibi davranmak önemlidir. Lakin tek başına öğretmen seçimi yeterli değildir. Eğitim – öğretimi bir bütün olarak görmek gerekir. Bunun için de okuldan beklentilerimizi iyi saptamak gerekiyor. Hem anne babalar olarak biz yetişkinler, hem de çocuklar okulun neler sağlayacağı ve ne tür bir vizyon ve görev üstlendiğini tam olarak bilmek bizi endişelenmekten kurtaracaktır. Okul eğer bir takım öğeleri kapsıyorsa, eğitim alan çocuk için ve ebeveynler için bir eğitim kurumu olarak amacına ulaşmış, görev ve sorumluluklarını yerine getirmiş olacaktır. Bunlardan ilki iyi bir okul ve iyi bir öğretmendir. Okula başlayan çocuk için öğretmen, aile kadar hatta belki daha fazla yakınlık duyacağı bir modeldir. Öğretmenin tavrı çocukta motivasyonu ve ilgiyi olumlu yönde etkiler. Bir diğeri çocukla işbirliği yapan, ona güven duyan ebeveynler; eğitim hayatı boyunca ailesinden destek gören ve kendisine güven duyulan çocuk başarılı ve daha özgüvenli olur. Ve tabi ki unutulmaması gereken bir diğer etken de yeni arkadaşlar ve arkadaşlarıyla oynadığı oyunlardır.

“Eğitim ve öğretim bir bütündür”

Okul, çocuğun aile dışındaki ilk sosyal çevresidir. Burada yeni arkadaşlar edinecek, yeni oyunlar öğrenerek paylaşma bilinci edinecektir. Okuldaki arkadaşları tarafından kabul görmek de çocuğun okula uyumu ve başarısı için önemlidir. Aile içinde sınırlı sayıda insanla muhatap olan çocuk okulla beraber artık kalabalık bir topluluğun üyesidir. Bu topluluğun kurallarını ve bu kurallara uygun davranmayı öğrenecektir. Sınırlar içinde kalması halinde onay görecek, uyumlu bir birey olarak kabul edilecektir. Okula başlayan ve bir gruba dâhil olan çocuk pek çok kararı sınıf arkadaşlarıyla beraber alacaktır. Grup çalışmalarına katılan çocuk eğlenirken aslında öğrenecektir. Özetle eğitim – öğretim bir bütündür, biz onu tek bir okula, öğretmene ya da sınıfa bağlayamayız.

“İlkokul deneyimlerinizi anlatın”

Okula yeni başlayan çocuklar için ebeveynlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Her şey güvenle başlar. Sağlıklı bir okul başlangıcı için çocuğa güven duygusu verilmeli. Çocuklara, onları motive edici sözler söylemek gerekir. Çocuğunuz siz giderken ağlıyorsa endişelenmeyin ve ona okulu çok seveceğine, yeni arkadaşlar edineceğine cesaretlendirin. Ona “korkma, ağlama, kıyamam” gibi sözler yerine destekleyici sözler söyleyin. Okullar açılmadan en az bir hafta önce uyku ve yemek saatlerini yeniden planlamanızda fayda var. Okula uyumu sürecini hazırlamak için okul alışverişine birlikte çıkın ve mümkün olduğunca onun seçimlerine saygı gösterin. Kendi öğrencilik yıllarınızdan ya da ilkokul deneyimlerinizden bahsedin bu ona nasihat etmenizden daha faydalı olacaktır. Okula yeni başlayan çocuğunuzun sağlık durumundan emin olun. Çocuk doktoru, göz doktoru ve diş hekimi muayeneleriyle birlikte ihtiyaç doğrultusunda çocuk psikoloğuna başvurmanız faydalı olacaktır.

Psikolojik Danışman Sedef Terzi

“Kendilerini keşfetme fırsatı verin”

Aileler çocuklarının bütün derslerde çok başarılı olmalarını bekliyorlar. Benim çocuğum doktor olacak diyerek çocuğun üzerinde ister istemez baskı oluşturuyorlar. Bu konu bağlamında ailelere önerileriniz nelerdir?

Her anne baba çocuğunun başarısını görmek ister; bu anne baba olmanın en doğal hali. Peki,istenilen başarı hangi başarı? Okul başarısı mı hayat başarısı mı? Bunu cevaplamak o kadar da kolay değil ama bizi doğru düşünmeye sevk edebilir. Başarının sözlük anlamı belirlenmiş hedeflere ulaşmaktır. Öyleyse ilk önce çocuğunuz için belirlediğiniz hedefi gözden geçirin. Çocuğunuzun sınıf birincisi olması bir hedef olmamalı. Sürekli başkalarıyla kıyaslanan ve not odaklı öğrenciler lise yılları da geçtikten sonra ne istediklerini bilmiyor hale gelebiliyorlar. Kendi güçlü ve zayıf yönlerini bilmiyor, meslek seçemiyor ve üniversite tercihi yapmakta zorlanıyorlar. Akademik başarısı bir amaç değil sadece hayat boyu süren başarı yolculuğunda bir araçtır. Hayata hazırlamaya çalıştığınız çocuklarınız için okul bir provadır. Bu süreci değerlendirmek için ona sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturun. Çocuğunuz kendini sosyal, zihinsel, fiziksel ve bilişsel yönlerini tanıma fırsatı sunun. Kendini güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmiş bir öğrenci hayata daha gerçekçi ve kendine uygun hedefler çizebilir. Sağlıklı hedef belirlemek başarıya ulaşmanın yarısıdır.

“Tercih yapabilme hakkı tanıyın”

Çocukların yeteneklerini keşfetmeleri için rehber olarak ebeveynlere nasıl görevler düşer?

Fırsat tanıyın! Çocuğunuzun merak ettiği konulara saygı duymanız, bilgi ulaşılabilirliğini sağlamak, gerekirse çeşitli malzemeler sunmanız önemlidir. Serbest oyun oynarken çocuğunuzu dikkatlice gözlemleyin. Ne tür oyuncakları tercih ettiği ve onları nasıl kullandığı size ipuçları verecektir. Çocuğunuza olabildiğince çok çeşitlilik sunun ki, onların içerisinden en kabiliyetli olduğu ve ilgi duyduğu alanı seçebilsin. Hata yapmasına izin verin. Hataları sıkça eleştirdiğinizde, yeteneği olsa dahi o alanda kendine güvenini kaybedip körelebilir. Bu yüzden daha yüreklendirici olmaya özen gösterin. Kıyaslamak ne yazık ki kültürümüzde yaygın ama işin aslı öyle değil. Bir alanda arkadaşıyla, kardeşiyle kıyaslanan çocuk yetersizlik duygusuyla boğuşurken kendini geliştirebilmesi neredeyse imkânsızdır. Çoğu zaman farkında olmadan, kendi geçmişimizi temize çekmek, pişmanlıklarımı- zın yükünü atmak için çocuğun hayatını bizimkinin bir devamıymış gibi görebiliyoruz. Oysa onun yolu kendine has ve özel kalmalı. Amacınız onu sizin tercih ettiğiniz alanlara yönlendirmek değil, potansiyelini keşfetmek. O kendi yolunu çizerken tek ihtiyacı olan iyi bir rehber. Kendi tercihlerini yapabilen çocuğun gelecek için en büyük kazanımı bağımsızlık ve özgüvendir.

“Sosyal becerileri olumsuz yönde etkiliyor”

Yeni neslin en büyük problemi olan internet bağımlılığı, öğrencilerin okula olan adaptelerini nasıl etkiler? İnternet oyunları derslere olan verimliliği azaltır mı? İnternet ve dersler arasındaki denge nasıl sağlanır?

İnternet kullanımının gün geçtikçe arttığı bir dünyada yaşamaktayız. Birçoğumuzun evinde çeşitli teknolojik aletler mevcut. Çocukların bunlara erişimi bir hayli kolaylaştı. Bireylerin öğrenme alışkanlıklarını ve bilgi edinmelerini sağlamayı hedefleyen bu araçlar sosyal becerileri olumsuz yönde etkiledikleri görülmektedir. Çocuk ve ergenlerde bağımlılık hali alan internet kullanımı öğrencinin çevresiyle uyum sağlamada problem yaşamasına sebep oluyor.

Ne yazık ki öğrenme, dikkat ve davranış kontrolü süreçlerine olumsuz etki etmektedir. Gerçek hayattan olaylarla yüzleşmeyi zorlaştıran durumlara kadar giden etkiler görülebiliyor. Bu sebeple anne ve babalara tavsiyem çocuklarına internet kullanımında sınırlar koymaları olacaktır. ‘Zamanın ruhu’ yani dönemin şartlarını göz önünde bulundurarak çağa ayak uydurmak ebeveynlerin yeni görevleri arasında yer alıyor.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri