Türk iş dünyasının kuzey yıldızı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK, yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetleriyle özel sektörün küresel ticaretteki pusulası olan 152 İş Konseyi ile birlikte 2024 yılında izleyeceği yol haritasını hazırladı. Daha fazla ticaret vizyonuyla dış ekonomik ilişkilere ivme katmayı sürdüren DEİK’in 2024 ajandasında yeni ticaret ve enerji koridorları öne çıkarken, yeşil ekonomi ve dijital ekonomi başlıkları da ticari diplomasinin radarında olacak.

AB ile ticarette Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, Çin’in Kuşak ve Yol Projesi’nde Türkiye’nin alacağı pozisyon, ABD’de eyalet bazlı komitelerle çalışma, Afrika’da üçüncü ülkelerle iş birliği yaklaşımı, yeni pazarlara açılma ve dijital teknoloji ihracatı gibi pek çok alandaki küresel ölçekli ticari diplomasi faaliyetlerini ve gündemini değerlendiren DEİK Başkanı Nail Olpak, 2024 yılı için ise ülke ihracatının 267 milyar dolara çıkmasını beklediklerini ifade etti.

Olpak: “Dünya ekonomisi ve ticareti açısından önümüzde zorlu ama bir o kadar da yeni fırsatlara odaklanmamız gereken bir dönüşüm süreci var”

Bankacılık hanedanının önemli üyesi Lord Jacob Rothschild 87 yaşında hayatını kaybetti Bankacılık hanedanının önemli üyesi Lord Jacob Rothschild 87 yaşında hayatını kaybetti

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK olarak dünyanın dört bir yanına yayılmış ülke, bölge ve sektör bazlı 152 İş Konseyi ile küresel ticaretin nabzını tuttuklarına dikkat çeken DEİK Başkanı Nail Olpak, “2023 yılında DEİK olarak Cumhurbaşkanları, Devlet Başkanları, Bakanlar, diplomatik misyon temsilcileri ve iş insanlarının katılımlarıyla yaklaşık 1.500 ticari diplomasi etkinliği yaptık. İş Forumları, Yuvarlak Masa Toplantıları, iş heyetleri, B2B görüşmeler gibi pek çok etkinliğe imza atarken, ABD’den Afrika’ya, Çin’den İngiltere’ye, Japonya’dan Rusya’ya kadar dünyaya dokunan geniş bir projeksiyon ile daha fazla ticaret için çalışarak Türk özel sektörüne dış ekonomik ilişkilerde doğru muhataplar nezdinde doğru kapılar açtık. Şimdi önümüzde global ekonomide büyümenin bir miktar azaldığı, küresel enflasyonun etkisini sürdürdüğü, ticaret ve yatırımlarda dönüşümlerin yaşandığı yeni bir süreç var. Türk iş dünyası olarak bu dönemi küresel ölçekte iyi okuyarak dönüşüme adapte olacak adımları atmalı, yüksek katma değerli ürünlerle yeni pazarlara açılmalı ve trendlere uygun yatırımlarla fırsat sahamızı genişletmeliyiz” dedi.

Olpak: “Küresel ticaretten daha fazla pay almak istiyoruz”

Yeni ticaret koridorları ve iş birliği mekanizmaları hakkında ülke ve bölge bazlı değerlendirmelerde bulunan Olpak, “DEİK çatısı altındaki iş dünyası temsilcileri olarak yeşil ekonomi ve dijital ekonomi kavramlarını artık her platformda daha yüksek sesle konuşurken, bu dönüşümlerin yanında, küresel ticarette yeni iş birliği mekanizmalarını da yakından takip ediyoruz. Asya’da Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İş birliği-RCEP, Afrika’da Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması (AfCFTA) bunlardan bazıları. Bir de birbiriyle entegre intermodal ulaştırma alt yapısı gündemde. Çin’in ‘’Bir Kuşak Bir Yol’’ Projesi, ABD’nin “Daha İyi Bir dünya İçin Yeniden İnşa Edin” (Build Back Better World) Projesi ve AB’nin ‘’Küresel Geçit Projesi’’ (Global Gateway) bu çerçevede. Ve yeni nesil ticaret savaşları, yeni ticaret ve enerji koridorları geliyor hayatımıza. DEİK olarak tüm değişim ve dönüşüm süreçleri özelinde hazırladığımız bir dizi rapor ve spesifik çalışma gruplarımız ile Türk iş dünyasının geleceğe ilişkin çakralarını açıyoruz. Çünkü değişim sürecinde seyirci olmak istemiyoruz, küresel ticarette yeni dönemin oyun kurucuları arasında yer alarak küresel ticaretten daha fazla pay almak istiyoruz” diye konuştu.

AB bölgesinde öncelik Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi

DEİK’in 2024 yılındaki yol haritası ve ajandasında öne çıkan bölgesel başlıklara değinen Nail Olpak, “Öncelikle DEİK olarak radarımızda olan her ülke ve bölge için, sektörleri de ayrıca ele aldığımız bir yaklaşımla yeni bir yol haritası oluşturduk. Avrupa’yı ele alacak olursak, Türkiye-AB yıllık ticaret hacmi 200 milyar doları bulmasına rağmen, yalnız sanayi ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsayan Gümrük Birliği’nin artık günümüz ticaretindeki gereksinimlere uyum sağlaması için hızla güncellenmesi yani modernizasyonu gerekiyor. Biz DEİK olarak bu doğrultuda devlet liderleri ile AB ülkelerinin Bakanları ile gerçekleştirdiğimiz JETCO ve Yuvarlak Masa Toplantılarını bu konuyu tüm detaylarıyla dile getiriyor, Türk iş dünyası adına lobi çalışmaları yürütüyoruz. Schengen vizesi konusunda da iş dünyası için ayrı bir prosedürün geliştirilmesini ve sürecin kolaylaştırılmasını talep ettik.  Türkiye’nin yeşil dönüşümde attığı adımlar, Türkiye-AB stratejik ortaklığı için de çok önemli bir alan oluşturuyor. 2023 yılı itibariyle %53 oranında yenilenebilir enerji temelli elektrik üretimine ulaşan Türkiye, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasıyla yeşil dönüşümde attığı adımlara paralel ve önemli atılımlar yapıyor. AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yeşil ekonomi ve yeşil dönüşüme hızla adapte olmak için Türk özel sektörünün ve sanayicilerimizi aydınlatıcı faaliyetlerimiz devam edecek.” dedi.

DEİK, ABD’deki ticari diplomasi faaliyetlerini eyalet bazlı komiteler ile yeniden kurguladı

Hedef her eyalete 1 milyar dolarlık ihracat

ABD’de bazı eyaletlerin tek başlarına birçok ekonominin toplamından daha büyük olduğunu ve artık eyalet komiteleri stratejisi ile çalıştıklarını belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, “Bugün ABD dediğimizde, birbirinden farklı dinamiklere sahip 50 eyaletten oluşan, sadece 330 milyon nüfusu ile tek başına 27 trilyon dolarlık ekonomiye sahip bir ülkeden söz ediyoruz. Bu sebeple, eyaletlerin birbirinden farklı sosyal ve iktisadi dinamiklere sahip olduğunu da dikkate alarak ABD eylem planımızı eyaletleri merkeze alan bir yaklaşımla kurguladık. ABD pazarında hali hazırda bulunan ya da pazara girmek isteyen Türk firmalarımızın etkin temsiliyeti için DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi’mizin (TAİK) çatısı altında 8 eyalet komitesi (California, Florida, Illinois, Massachusetts, New York, Tennessee, Texas, Virginia) kurduk. Eyalet komitelerimizin verimliliğini artırmak üzere yıllık konferanslarımıza ek olarak 2024 yılı içerisinde 3 eyalette çeşitli faaliyetler gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Böylelikle adım adım Eyalet yapılanması kurarak her Eyalete en az 1 milyar dolar ihracat hedefliyoruz. Eyaletlerin önde gelen iş ve siyaset dünyası liderleriyle Türk iş insanları arasındaki sürdürülebilir ilişkiyi tesis ederek 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefimize hızla ulaşmayı amaçlıyoruz. Ayrıca bölge özelinde Latin Amerika ve Karayipler bölgesi odaklı ticari diplomasi faaliyetlerimizi de Türkiye-Amerika İş Konseylerinin iki farklı Çatı Konsey altında toplanması kararını aldık. Latin Amerika ve Karayipler için yeni bir Direktörlük kurduk.  DEİK olarak Latin Amerika ve Karayipler Bölgesi potansiyelinin Türk iş dünyasının radarlarına girmesini sağladık. Önümüzdeki dönemde bölgenin değerli bir yatırım destinasyonu olacağını öngörüyoruz.” şeklinde konuştu.

Afrika için üçüncü ülkelerle iş birliği kapsamında yeni platformlar oluştu

DEİK’in Afrika bölgesindeki 48 Ülke İş Konseyi ile Türk özel sektörünün kıtadaki sesi olduğunu vurgulayan Olpak, “Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkilerimizde, dostluk ve kardeşlik bağlarına dayanan kapsamlı bir stratejik ortaklık devam ediyor. Türkiye-Afrika IV. İş ve Ekonomi Forumu’muzu da, 12-13 Ekim 2023 tarihleri arasında İstanbul düzenledik.  2 gün süren Forumda, 9.800 iş görüşmesi ve G2B toplantıları gerçekleşti ve 4 Kuruluş ile iş birliği anlaşması imzalandı. Altyapı ve inşaat başta olmak üzere en fazla gıda ve tarım, dijital teknolojiler ve üretim sektörlerinde yaklaşık 245 milyon dolar değerinde yeni iş ortaklıkları sağlandı. Cumhurbaşkanımızın Afrika’ya açılım politikası kapsamında, eşit ortaklık ve kazan-kazan çerçevesinde Afrikalı dostlarımızla birlikte pek çok çalışma yürütmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda, DEİK olarak üçüncü ülkelerle (Macaristan, Japonya, Fransa, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere) Afrika kıtasında iş birliği projeleri geliştirilmesine yönelik platformlar oluşturuyoruz. Afrika’da en büyük ticaret ortağımız Mısır ile ilişkilerimizin yeniden yakınlaşması iş dünyası açısından çok önemli. Enerji alanında yapılacak iş birlikleri ticaret hacmimizi daha artıracaktır. Bu anlamda, Mısırlı muhatap kuruluşlarımıza ile görüşüyor ve iki ülke iş dünyasını buluşturacak faaliyetlerimizi planlıyoruz.

Asya-Pasifik bölgesinde DEİK’in ana gündemi RCEP ile Kuşak ve Yol Girişimi

Bölgedeki son durumu ve yeni dönem çalışmalarını özetleyen Olpak, “ASEAN Çalışma Grubu’muz aracılığıyla, ASEAN, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın (RCEP)’yi yakından takip ediyoruz. ABD-AB-Çin ve diğer başat ekonomik aktörlerin Bölge ile STA müzakereleri ve Anlaşma girişimleri hızla ilerliyor. Gelecek anlaşmalara göre pozisyon alarak, Türkiye’nin ABD-AB ile Asya Pasifik Bölgesi arasında bir yatırım, üretim ve ihracat merkezi olmasını sağlayabiliriz. Bu hedeflere yönelik olarak bu yıl Çin’de ve Endonezya’da düzenlenen ASEAN toplantılarına katılım sağladık. Yine Ticaret Bakanlığımızın Uzak Ülkeler Stratejisi ve Dışişleri Bakanlığımızın Yeniden Asya inisiyatifi ile bölgeye giderek daha da yakınlaşmaktayız. Özellikle Asya Pasifik’te ekonomisiyle en etkin ülke olan Çin deyince dünyanın en büyük ekonomisine sahip, tüm dünyaya mal üreten ve satan bir konumda, RCEP gibi dev bir serbest ticaret anlaşmasının sürükleyicisi olan, “Kuşak ve Yol” Girişimi ile pek çok önemli alt yapı projelerini hayata geçirmeyi planlayan dev bir ekonomiden bahsediyoruz. Elbette böyle bir ekonomi ile iş birliğimizi geliştirmek bizim için öncelikli alanların başında geliyor. DEİK olarak Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi”ne önem veriyoruz ve girişimin iki ülke ticari ve ekonomik ilişkilerinde olası etkileri ve proje kapsamında ortaya çıkabilecek iş birliği fırsatlarını yakından takip ediyoruz. Uzak ülkelere ihracatı artırma stratejisinin uygulanması için teşvikler verilmeli diye düşüyoruz” dedi.

Olpak: “Fortune 500’deki şirket sayımızı dijital teknoloji kaldıracıyla artırmayı hedefliyoruz”

DEİK’in sektör odaklı İş Konseylerinin planlarına dair konuşan Nail Olpak, “2022 yılında kurduğumuz Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile şu an 10 farklı teknoloji alanındaki komitemiz ile çok yönlü bir dijital ekonomi çalışması yürütüyoruz. Türkiye’yi bir teknoloji merkezi yapmak, Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırmak ve Fortune 500’deki şirket sayımızı teknoloji kaldıracıyla artırma hedefleriyle çalışıyoruz. Eğitim Ekonomisi İş Konseyimizle de her yıl Avrupa ve Amerika’da olmak üzere 2 defa sektörün en önemli fuarlarında “Study in Türkiye” adı altında milli katılım yapıyoruz. Uluslararası Teknik Müşavirlik İş Konseyimiz ile de PPP Komitemiz organizasyonunda ve Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda “KÖİ: İnsana, Çevreye, Ekonomiye Yatırım” mottosuyla bu yıl İstanbul PPP Haftasının 7.sini düzenledik. Sağlık, Yurt Dışı Yatırımlar ve Lojistik İş Konseylerimizin ticari diplomasi faaliyetleri de dünya çapında tüm hızıyla sürüyor. Ayrıca Dünya Türk İş Konseyi-DTİK’in de 2023 yılı için en önemli aktivitesi 15-16 Eylül tarihlerinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz DTİK 10. Kurultayı oldu. Kurultayda 121 ülkeden 5.000’e yakın Türk Diasporası ve Türk dostu bir araya gelmiştir. Kurultay kapsamında Türk diasporasının ve dost diasporaların güncel durumunun değerlendirildiği 4 oturum gerçekleştirdik ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ile bir iş birliği mutabakat zaptı imzaladık. Önümüzdeki dönemde DTİK, “diaspora diplomasisi” misyonu çerçevesinde Türk diasporasını bir araya getirmeyi sürdürerek, “Genç DTİK” ile özellikle beyin göçünün beyin gücüne dönüştürülmesi için çalışacak ve “Friends of Türkiye” projesi ile de ilgili ülkede Türkiye dostu, karar vericiler üzerinde etki sahibi iş insanlarını bir araya getiren bir platform oluşturularak DTİK’in etkinlik alanını genişletmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Olpak: “Türkiye büyümede dünyadan pozitif ayrışmayı sürdürecek”

Türkiye ekonomisi açısından 2024 beklentilerini paylaşan Olpak, “Küresel olarak zor geçecek olan 2024 yılında Türkiye’nin yine pozitif ayrışacağını düşünüyoruz. Uygulanan dezenflasyon programı ile enflasyonun gerileyeceğini ve aynı zamanda üretim, yatırım ve ihracatı destekleyici politikalarla da büyümeye katkı sağlanacağını bekliyoruz. Yabancı yatırımcının yerel seçimden önce de Türkiye’ye ilgi duymasını bekliyoruz ancak seçimden sonra daha bir hareketleneceğini hem portföy yatırımlarının hem de doğrudan yatırımların artmasını öngörüyoruz. Bu da hem döviz açığımızı azaltmamıza yardımcı olacak hem de enflasyonist beklentileri yönetmemize yardımcı olacak.” dedi.

Muhabir: Pınar KARAHAN