Son Dakika

Bin yıldır başımızın tacıdır hanım

Yüzyıllardır Anadolu topraklarında neşvünema bulan kadim medeniyetimizde kadının yeri, Batı tasavvurunun hayalini bile kuramayacağı kadar yükseklerdedir.
Bin yıldır başımızın tacıdır hanım dirilispostasi.com

Dünden bugüne kadını hayatın kalbinde konumlandıran gerek dini gerek örfi gelenek kodlarımıza döndüğümüzde Batı’nın kadın hakları konusunda bize anlatabileceği tek kelime yoktur.

Onlar Allah’ın (cc) birer emanetidir

Hz. Peygamber’in (sas) Veda Hutbesinden

“Ey insanlar! Kadınların haklarını bilmenizi ve gözetmenizi isterim. Bu nedenle Yüce Allah’tan korkmanızı dilerim. Siz kadınları Allah’ın (cc) emaneti aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın (cc) emri ile helâl bildiniz.”

Bin yıllık köklerimize uzanan özümüzün kadına verdiği anlam bugün göstermelik kadın hakları savunuculuğuna soyunan Batı’ya lügatlere sığmayacak ölçüde dersler çıkartır. Sinema, dizi, reklam gibi her türden mecrada kadını metalaştırarak değersizleştiren Batı için kadının kelime olarak karşılığı “wife on man”den türeyen “woman” yani “kadın eş”tir. Oysa bizim coğrafyamızda kadın kelimesine yüzyıllardır bir biriden eşsiz anlamlar yüklenmiştir.

Merkezde duran sultan

Misal; bizim medeniyetimizin kültürel kodları içinde yer alan “kadın” ifadesi “katun” yani “merkezde duran sultan” anlamına gelir. Bu topraklarda bin yıldır Türkçe ile kardeş yaşayan Kürtçe’de kadına “Jin” yani “hayat kaynağı” denilmiştir

Daha da gerilere gidecek olursak “Hanım” veyahut “hanımefendi” kelimelerinin anlamları eski Türk-Moğol topluluklarına kadar gider. Zira bu kelimenin kökeni “Han”dır. “Hükümdar”, “Ulu insan” ve “Lider” anlamlarına gelir. Dahası Moğolca ve bazı Altay lehçelerinde Kan (Gan) olarak da ifade edilen bu kelime Arapça’da “Melik”, Farsça’da “Şah”, Latince’de “Regis”, İngilizce’de “King” kelimesinin tam karşılığıdır.

Hayat kayanağı

Buradan bakıldığında hanım, Türk toplumlarında kadın yönetici, kraliçe. “Kanım” şeklinde de ifade edildiği biliniyor. Türkler devlet yöneticilerini; “Han ve Hanım”, Moğollar “Han ve Hatan” (Kan “hakan” ve Katan “hatun”) olarak bir çift şeklinde ifade ederler. Millet olarak üzerinde yaşadığımız toprakların medeniyet kodlarına dönerek gelenekten geleceğe yol alamaya başladığımızda bugün aile hayatı çökmüş tek dişi kalmış bir canavara dönüşen Batı’nın aynaya dönüp kendine bakması gerekir.

Uçurumun dibindeki Batı

Bugün bilimde, teknolojide ve fende bizden önde görünen Batı’nın aile konusunda ahkam kesmeye hiçbir şekilde hakkı yok. Çünkü geçmişi çıkar çatışmaları, soykırımlar, hırsızlık, gasp, şiddet, tecavüz, cinsel istismar sabıkasıyla kirli Batı’da aile yerle bir olmuş durumda. Öyle ki bugün birtakım raporların gözler önüne serdiği gerçeklere göre 5 kişilik bir ailede, en az bir kişi ya uyuşturucu kullanıyor ya da alkolik… Bir kişi gay, lezbiyen veyahut ensest mağduru… Aile üyelerinden biri en az bir kez intihara teşebbüs etmiş durumda. Aynı şekilde en az bir kişi psikolojik destek almadan kendini yönetemiyor ve en az bir kişi engelli… Hepsinden acı olan insanların %75’i gerçek babasından emin olamadığı için yeni nesillerin nesebi belirsiz.

Özümüze dönmeliyiz

Bütün bu tablo pedegoji, psikoloji, davranış bilimleri, aile hukuku gibi başlıkların hepsinin atasının olduğu yerlerde oluyor. Sonuçları böyle olan kanunlardan, sistemlerden bizim alacağımız bir şey yok. Sonuç olarak yüzyıllardır kadına hak ettiği gerçek değeri veren ve gerçek anlamını tarif eden özümüze dönmek zorundayız...

Yorumlar

fırat şentürk türk-moğol diye bir topluluk yoktur.Türkler bir millettir moğollar ayrı bir millettir.

gerçek yahu öyle bir devirdeyiz ki, sonumuz akıbetimiz hayr ola. bu saatten sonra zor bir şeylerin düzelmesi . internetsiz sosyal medyasız bir hayata dönebilirmiyiz?

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.