Son Dakika

Fethin Manevi Fatihi Akşemseddin

Cihan imparatorluğu Osmanlı’nın en büyük âlimlerinden olan, Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'un kapısında kendisini karşılayan ahaliye, “O benim hocamdır. Şehrin manevi fatihidir” dediği Akşemseddin’i vefatının 560. yılında yâd ediyoruz.

Fethin Manevi Fatihi Akşemseddin

Ayasofya’da ilk cuma namazını kıldıran, İstanbul’un manevi fatihi, büyük bir alim, usta bir hekim, büyük bir veli ve çok yönlü bilim adamı olmasıyla tanınan Akşemseddin, yazdığı tıp kitabında mikrobu da ilk tanımlayan kişidir.

AKŞEMSEDDİN’DEN FATİH’E MEKTUP

İstanbul’un fethinin sürdüğü sıralarda üç Ceneviz ve bir Bizans gemisinin kuşatmayı yararak Haliç’e girmesi, Osmanlı’da bir moral bozukluğu oluştururken zafere inancı zayıflatmıştı. İşte böyle bir dönemde Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed Han’a, şu ibarelerin yer aldığı bir mektup yazdı: “…Şimdi yumuşaklık ve merhamet gerekmez. Bu hususta kusuru görülenler, fethe muhalif olanlar tespit edilip, bunlar görevden azil dâhil gereken en şiddetli cezayla cezalandırılmalıdır. Eğer bunlar yapılmazsa kaleye yeni bir hücuma kalkışıldığında, hendeklerin doldurulmasına karar verildiğinde gevşeklik gösterilecektir. Şimdi sizin yapmanız gereken bütün gücünüzle, fiilen, emirle, hükümlerinizle, sözünüzle işe sarılmanız, gayret göstermenizdir…”

GAYRET MÜMİNDEN ZAFER ALLAH’TAN

Bir bozgunun eli kulağında olduğu dönemde Akşemseddin tarafından gönderilen mektubun satırları, hüzün ve ümidin harmanı gibidir. Bu harmanın içinden müjde tohumları da bulunmaktadır. Olumsuz seyir bu mektupla tersine çevrilirken, işte Fatih Sultan Mehmed Han’ın karadan gemileri yürütme kararı bundan sonra verilmiştir ve zafer gelmiştir. Bu kutlu zafer göstermiştir ki gayret müminlerden, zafer Allah’tandır. Zaferler, O’nun (cc) rızasını kazanmak ve yeryüzünde iyiliği hâkim kılmak için çarpan yüreklerin olacaktır.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.