<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 23:31:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, İklim Zirvesi öncesi "temiz teknoloji" projelerine odaklandı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜBİTAK, kasımda Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, temiz teknoloji alanındaki yenilikçi iş fikirlerinin geliştirilmesi ve girişimlerin yatırıma hazırlanması amacıyla yeni projelere yöneldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da gerçekleştirilecek. Etkinlikte, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele, emisyonların azaltılması, temiz enerjiye geçiş ve iklim finansmanı gibi başlıklarda küresel işbirliğini güçlendirmeye yönelik çalışmaları ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri olarak kabul edilen COP31 için hazırlıklar yoğunlaşırken Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) da temiz enerji, temiz teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki desteklerini yeni çağrılarla genişletti. Kurum, yıl başından bu yana Sanayide Yeşil Dönüşüm, SAYEM Yeşil Dönüşüm, Temiz Enerji Geçişi Ortaklığı 2026 Ortak Çağrısı ve Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) kapsamında temiz teknolojilerin ölçeklendirilmesi ile ticarileştirilmesine yönelik destek programlarını başlattı.</p>

<p>Son olarak TÜBİTAK'ın yürütücü kuruluş olarak yer aldığı ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) işbirliğiyle başlatılan Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı'nın ikinci fazındaki faaliyetlere odaklanıldı. Programın paydaşları arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Tarım ve Orman bakanlıkları bulunuyor.</p>

<p>Programın ikinci fazında, hızlandırıcı ve yarışma faaliyetleriyle temiz teknoloji çözümlerinin yenilikçi girişimlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleriyle girişimcilerin ürün ve iş modellerini geliştirmeleri, ticari potansiyellerini güçlendirmeleri, ulusal ve küresel pazarlara hazırlanmaları amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, "GCIP Türkiye Hızlandırıcısı 2026" ile yeşil ekonomiye geçiş sürecinde kapsayıcılığı artırmaya yönelik "Kapsayıcı Yeşil Geçiş Hızlandırıcısı 2026" çağrılarına başvurular 3 Ağustos'a kadar alınacak.</p>

<h2><strong>Temiz enerji girişimleri başvurabilecek</strong></h2>

<p>Programa enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, atık zenginleştirme, su verimliliği, çevre dostu yapılar, ulaşım ile ileri malzeme ve kimyasallar kategorilerindeki girişimler başvurabilecek.</p>

<p>Bu alanlarda geliştirilen çözümlerin hızlandırıcı sürecinde teknik ve ticari açıdan geliştirilmesi, teknoloji doğrulama çalışmalarının desteklenmesi ve girişimlerin yatırımcılarla buluşmaya daha hazır hale getirilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Hızlandırıcı sonunda dereceye giren takımlara TÜBİTAK tarafından ödül verilecek. Birinci olan takım 700 bin lira, ikinci 500 bin lira, üçüncü ise 400 bin lira ödül almaya hak kazanacak.</p>

<h2><strong>Kadın girişimcilere özel destek</strong></h2>

<p>Program kapsamında temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilerin başarılarını artırmaya yönelik özelleşmiş hızlandırıcı faaliyetleri de yürütülecek.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK işbirliğinde, "Toplumsal Etkide Öncü Kadın Girişimci", "Yenilikçi Kadın Girişimci", "En İyi Gelişim Gösteren Kadın Girişimci" ve "Genç Kadın Girişimci" kategorilerinde destek sağlanacak. Her kategoride seçilecek girişimciye 300 bin lira verilecek.</p>

<p>Kadın girişimcilerin geliştirdiği ürünlerin ticari performansının artırılması, yatırıma hazır hale getirilmesi ve küresel pazarlara açılması amacıyla "Temiz Teknoloji Alanında Kadın Girişimciler İçin Yatırıma Hazırlık ve Küreselleşme Modülü" de uygulanacak.</p>

<p>GCIP hızlandırıcılarına seçilen takımlar arasından belirlenecek, kurucularından biri veya en az bir üst düzey yöneticisi kadın olan takımlar bu modüle dahil edilebilecek. Modül kapsamında girişimlerin ürünlerini ticari açıdan güçlendirmelerine ve uluslararası pazarlara hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürütülecek.</p>

<h2><strong>Kapsayıcı yeşil geçiş için ayrı hızlandırıcı</strong></h2>

<p>TÜBİTAK ve UNIDO işbirliğinde yürütülen "Kapsayıcı Yeşil Geçiş Hızlandırıcısı 2026 Çağrısı" ise Çok Paydaşlı Güven Fonu tarafından finanse edilen "Türkiye'nin Yeşil Ekonomiye Geçişinde Göçmenlerin Dahil Edilmesini Destekleme Projesi" kapsamında geliştirildi.</p>

<p>Çağrıyla "GCIP Türkiye Hızlandırıcısı"nın kapsayıcılık boyutunun güçlendirilmesi ve Türkiye'nin adil yeşil geçiş sürecinin desteklenmesi amaçlanıyor. Program, çevre dostu, sürdürülebilir ve iklim nötr toplumlara ulaşılmasına katkı sağlayacak teknoloji tabanlı yenilikçi çözüm önerilerine açık olacak.</p>

<p>"Kapsayıcı Yeşil Geçiş 2026 Hızlandırıcısı"nda da birinciye 700 bin lira, ikinciye 500 bin lira, üçüncüye 400 bin lira ödül verilecek.</p>

<h2><strong>Eğitim ve mentörlük desteği sağlanacak</strong></h2>

<p>Her iki çağrı kapsamında yapılacak panel değerlendirmelerinin ardından hızlandırıcılara seçilen takımlar, Eylül 2026'da düzenlenecek GCIP Türkiye 2026 Ulusal Akademisine katılacak.</p>

<p>Takımlar, akademide eğitim ve mentörlük hizmetleri alarak temiz teknolojiler alanındaki yenilikçi iş fikirlerini geliştirme imkanı bulacak.</p>

<p>Ağustos-aralık döneminde ise GCIP'nin hızlandırıcı eğitimlerinden sorumlu küresel paydaşı The Network for Global Innovation (NGIN) tarafından çevrim içi eğitimler verilecek. Eğitim sürecinde talep edilen çalışma dosyaları kapsamında takımların yürüteceği faaliyetler, her takıma atanacak ve genel ile tematik alanlarda destek sağlayacak mentörler tarafından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-iklim-zirvesi-oncesi-temiz-teknoloji-projelerine-odaklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5f21402e84fee68d50a81ff8743907d1.webp" type="image/jpeg" length="41254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde ölenlerin sayısı 47'ye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeydoğusunda yer alan Assam eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı sellerde yaşamını yitirenlerin sayısı 47'ye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindustan Times'ın haberine göre, Assam Eyaleti Afet Yönetim İdaresinden (ASDMA) eyaletteki şiddetli yağış ve sellere ilişkin açıklama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivasagar ve Charaideo bölgelerinde sel nedeniyle 6 kişinin daha hayatını kaybettiği belirtilen açıklamada, ölü sayısının 47'ye yükseldiği ifade edildi.</p>

<p>ASDMA'nın son raporuna göre, 13 bölgede sellerden 721 bin kişi etkilendi, 24 bin kişi yardım kamplarına sığındı. Assam Eyaleti Başbakanı Himanta Biswa Sarma da yaptığı açıklamada halen 70 ila 80 kişiden haber alınamadığını belirterek, can kaybının yükselebileceğini kaydetti.</p>

<p>Güney Asya'da haziran-eylül aylarında etkili olan muson yağmurları, Hindistan ve Pakistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde her yıl büyük çaplı doğal afetlere ve kazalara yol açıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/hindistanin-kuzeydogusundaki-sellerde-olenlerin-sayisi-47ye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-5f1a0f66dfb2ccbd0554723bfb8339ee.webp" type="image/jpeg" length="11638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOA Sistemi'nde toplu iadelere ilişkin "Sayma ve Doğrulama Merkezleri" kuruldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'nde, yüksek hacimli toplu iadelerin daha etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla "Sayma ve Doğrulama Merkezleri" hayata geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakanlığın koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA Sistemi'nde bireysel toplu iadelere yönelik yeni uygulamaya başlandı.</p>

<p>Yüksek miktarda DOA logolu içecek ambalajı biriktiren vatandaşlar, iadelerini Sayma ve Doğrulama Merkezleri'ne teslim ederek gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Bu merkezler üzerinden gerçekleştirilecek bireysel toplu iadelerde teşvik bedeli DOA logolu ambalaj başına 50 kuruş olarak uygulanacak. DOA makineleriyle mevcut uygulama ise değişmeden sürecek, günlük 200 ambalaja kadar 1 lira teşvik bedeliyle depozito iade makinelerine bireysel iade yapılmaya devam edilebilecek.</p>

<p>Vatandaşlar, kendilerine en yakın Sayma ve Doğrulama Hattı'na ilişkin güncel bilgilere DOA Mobil Uygulaması ve DOA Çağrı Merkezi üzerinden ulaşabilecek.</p>

<p>Artan iade hacmine yanıt vermek amacıyla hayata geçirilen uygulamayla, yüksek hacimli iadelerin daha etkin yönetilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, yeni uygulamaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ulusal entegrasyon sürecinde vatandaşlarımızın gösterdiği yoğun ilgi doğrultusunda iade altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Sayma ve Doğrulama Merkezleri'ni bireysel toplu iadeler için devreye alarak vatandaşlarımıza yeni bir iade kanalı sunarken, yüksek hacimli iadelerin daha etkin ve verimli şekilde yönetilmesini de sağlıyoruz. Sahadan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda sistemimizi geliştirmeyi ve iade altyapımızı ülke genelinde güçlendirmeyi sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/doa-sisteminde-toplu-iadelere-iliskin-sayma-ve-dogrulama-merkezleri-kuruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-568ef7ab4bc85e5e8697234660342dda.webp" type="image/jpeg" length="12384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOA Sistemi, içecek ambalajı ham maddesi ithalatını yüzde 35-40 azaltacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Öztürk, DOA Sistemi'nin tam kapasiteye ulaşmasıyla içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 azalma öngördüklerini belirti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Başkanı Nurullah Öztürk, bir otelde gerçekleşen basın toplantısında Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının atık haline geldiğini, bu ambalajların önemli bölümünün geri kazanılamamasıyla doğal kaynakların gereksiz tüketildiğini ve ekonominin değerli bir ham madde kaynağını kaybettiğini söyledi.</p>

<p>Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi ile bu döngüyü tersine çevirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Öztürk, "Üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm süreci dijital olarak takip ediyoruz. Böylece yüksek kaliteli ikincil ham maddeleri yeniden üretime kazandırıyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p>Öztürk, ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde devam ettiğine dikkati çekerek, "Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla içecek ambalajı ham maddesi ithalatında yüzde 35-40 azalma öngörüyoruz. Bugün itibarıyla 482 yetkilendirilmiş içecek üreticisi sisteme dahil oldu. Sistemde kayıtlı ambalajlı içecek sayısı 3 bin 673'e ulaştı. İlk 10 günlük süreçte yaklaşık 20 milyon ambalaj vatandaşlarımız tarafından sisteme iade edildi. Mobil uygulamaya kayıtlı kullanıcı sayısı ise 2 milyonun üzerine çıktı." bilgisini verdi.</p>

<p>Vatandaşların uygun DOA logolu ambalajları depozito iade makineleri veya manuel iade noktalarına teslim ederek her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli alabildiğini anımsatan Öztürk, sistemin yaygınlaştırılması çalışmalarının sürdüğünü, entegrasyon sürecine yaklaşık 2 bin 500 depozito iade makinesiyle başladıklarını belirtti.</p>

<p>Öztürk, "Sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ülke genelinde 20 bin depozito iade makinesi kurulmasını hedefliyoruz. Bunun yanında manuel iade noktaları da hızla yaygınlaşacak, 2026 yılı sonunda en az 10 bin, 2027 yılı sonunda ise yaklaşık 30 bin manuel iade noktasına ulaşmayı planlıyoruz." dedi.</p>

<p>Marketler, bakkallar ve büfelerin de yıl sonuna kadar kademeli olarak sisteme entegre edileceğini bildiren Öztürk, otel, restoran ve kafelerin de Depozito Bilgi Yönetim Sistemi kayıtlarını tamamlayarak sisteme dahil olacağını kaydetti.</p>

<h2><strong>"Devlet burada sistemi düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda"</strong></h2>

<p>DOA Sistemi'nin finansman modeline ilişkin de bilgi veren Öztürk, sistemin kamu bütçesinden finanse edilmediğini söyledi.</p>

<p>Öztürk, "Finansman, genişletilmiş üretici sorumluluğu modeli kapsamında piyasaya ambalajlı ürün süren firmaların ödediği depozito katılım bedelleriyle sağlanıyor. Devlet burada sistemi finanse eden değil, düzenleyen ve denetleyen otorite konumunda bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DOA Sistemi'nin aynı zamanda yeni bir teknoloji ve hizmet ekosistemi oluşturduğunu vurgulayan Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün sahada aktif çalışan 6 yerli depozito iade makinesi üreticimiz bulunuyor. Ayrıca, iki yabancı üreticinin de tescil süreci devam ediyor. Saha operasyonlarında ise 21 yetkilendirilmiş operatör görev yapıyor. Başvuruların tamamlanmasıyla bu sayının yaklaşık 35'e ulaşmasını bekliyoruz. Rekabete açık yapımız sayesinde hem yerli teknoloji yatırımlarını hem de yeni istihdam alanlarını destekliyoruz."</p>

<h2><strong>37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılması hedefleniyor</strong></h2>

<p>DOA Sistemi'nin çevresel faydalarının yanı sıra sanayinin rekabet gücünü de artıracağını ifade eden Öztürk, Avrupa Birliği'nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü kapsamında geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının zorunlu hale geleceğini anımsattı.</p>

<p>Öztürk, "DOA Sistemi ile elde edeceğimiz yüksek kaliteli ve izlenebilir geri dönüştürülmüş ham maddeler, Türk sanayisinin bu düzenlemelere uyumunu kolaylaştıracak ve ihracatçılarımıza önemli bir rekabet avantajı sağlayacak." ifadesini kullandı.</p>

<p>Sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılmasının, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanmasının ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önlenmesinin hedeflendiğini vurgulayan Öztürk, DOA Sistemi'nin Türkiye'nin döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkılar sunacağını aktardı.</p>

<p>- Sistem sayesinde cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar katkı sağlanması hedefleniyor</p>

<p>Öte yandan, geri kazanılan her 20 içecek ambalajının yaklaşık 1 dolar tutarında ithal ham madde ihtiyacını ortadan kaldıracağı hesaplanırken, sistem sayesinde cari açığa yıllık en az 600 milyon dolar doğrudan katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Elde edilecek yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş PET, cam ve alüminyumun başta ambalaj sanayi olmak üzere birçok sektör için güvenilir ikincil ham madde kaynağı oluşturması ve sanayinin dışa bağımlılığını azaltması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/doa-sistemi-icecek-ambalaji-ham-maddesi-ithalatini-yuzde-35-40-azaltacak</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-25cf93ffa74924c6ed2401382fd23867.webp" type="image/jpeg" length="89794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşletmeler, Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi'ne ekim ayı sonuna kadar başvuru yapabilecek]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi'ne işletmelerin ekim ayı sonuna kadar kayıtlarını tamamlaması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre vatandaşlar, 1-5 Temmuz'da 7 milyon 600 bin içecek ambalajını DOA makinelerine iade etti ve sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı 1,3 milyonun üzerine çıktı.</p>

<p>Zorunlu uygulama süreci kapsamında otel, restoran ve kafe işletmelerinin Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlayarak birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor.</p>

<p>Ulusal entegrasyon sürecinin planlandığı şekilde ilerleyebilmesi için bu sürecin ekim ayı sonuna kadar tamamlanması gerekiyor.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/7a91ce16978d5a79111defc75ab7aa22.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Belirlenen süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler hakkında ise ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari işlemler uygulanacak.</p>

<p>Kayıtlarını tamamlayan işletmelerde biriktirilen DOA logolu ambalajlar, yetkilendirilmiş operatörler tarafından düzenli olarak teslim alınarak geri dönüşüm zincirine dahil ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda sisteme kazandırılan her DOA logolu ambalaj için işletmelere 20 kuruş teşvik bedeli ödenirken toplama, taşıma ve doğrulama süreçlerinin tamamı dijital altyapı üzerinden güvenli ve izlenebilir şekilde yürütülüyor.</p>

<figure><img height="900" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/d3cd0992550bbe87b82fd4206b6169ca.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>"Türkiye'nin döngüsel ekonomi yolculuğunu daha ileri bir seviyeye taşıyacağız"</strong></h2>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, 1 Temmuz itibarıyla 81 ilde başlatılan ulusal entegrasyon sürecinin sistemin tüm paydaşlarla birlikte geliştirileceğini belirtti.</p>

<p>Geri kazanılması hedeflenen DOA logolu plastik, alüminyum ve cam içecek ambalajlarının yaklaşık yüzde 65'inin bu işletmelerde tüketildiğine dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Vatandaşlarımızın ilk günden itibaren gösterdiği ilgi, bu dönüşüme duyulan güveni ortaya koydu. Şimdi aynı kararlılığı otel, restoran ve kafe işletmelerimizden de bekliyoruz çünkü geri kazanmayı hedeflediğimiz içecek ambalajlarının önemli bir bölümü bu işletmelerimizde oluşuyor. Bu nedenle otel, restoran ve kafe işletmelerimizi Depozito Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden kayıtlarını ve birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş operatör seçimlerini vakit kaybetmeden tamamlamaya davet ediyoruz. Vatandaşlarımızın güçlü desteği, işletmelerimizin sahiplenmesi ve tüm paydaşlarımızın işbirliğiyle bu dönüşümü hep birlikte büyütecek, Türkiye'nin döngüsel ekonomi yolculuğunu daha ileri bir seviyeye taşıyacağız çünkü biliyoruz ki çevremizi koruyan her adım, geleceğimize yapılan en değerli yatırımdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="869" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/10/9f7ab406d6d1153abef94d07d839dd4a.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>Yılda 25 milyar ambalaj hedefi</strong></h2>

<p>DOA Sistemi ile Türkiye'de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması hedeflenirken ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı sağlanacak.</p>

<p>Öte yandan, ilk aşamada geri kazanım oranının yüzde 50 seviyesine çıkarılması, sistemin olgunlaşmasıyla da yüzde 80'e ulaşılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/isletmeler-depozitosu-olan-ambalajlar-sistemine-ekim-ayi-sonuna-kadar-basvuru-yapabilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-20a483ba38b7d25707cfb89b43f085da.webp" type="image/jpeg" length="39635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan'dan "Su Verimliliği Seferberliği" paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emine Erdoğan, "Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Belgelendirme Süreci'nin, suyun her damlasını koruyan yaklaşımı her alanda daha da güçlendireceğine inanıyorum." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Su Verimliliği Seferberliği, su kaynaklarımızın korunması adına başlatılan güçlü bir dönüşüm hareketinin ilk adımı. Bu kapsamda hayata geçirilen Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Belgelendirme Süreci'nin, suyun her damlasını koruyan yaklaşımı her alanda daha da güçlendireceğine inanıyorum. Suyun bereketini koruyan bu anlamlı çalışmanın, sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sunmasını temenni ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/emine-erdogandan-su-verimliligi-seferberligi-paylasimi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-48fa06e5cb5a378951d050d3799d3307.jpg" type="image/jpeg" length="65563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ve İngiltere arasında "sıfır atık" köprüsü kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde Londra İklim Eylemi Haftası ile Türkiye'nin iklim gündemi arasında sıfır atık köprüsü kuruluyor ve sıfır atık bu yıl ilk kez Londra'daki etkinliğin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>22-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Londra İklim Eylem Haftası'nda şehrin farklı noktalarında bir dizi program düzenlenecek. Bu kapsamda kurulacak Sıfır Atık Merkezi de döngüsel ekonomi ilkelerinin somut iklim eylemine nasıl dönüştürülebileceğini ele almak ve Londra'dan Antalya'ya uzanan somut uygulama yolları oluşturmak amacıyla politika yapıcılar, iş dünyası ve birçok kesimi bir araya getirecek.</p>

<p>Bu yıl 8'incisi düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası'nın temellerini atan ve sekretaryasına ev sahipliği yapan iklim düşünce kuruluşu E3G'nin Kurucu Direktörü ve Üst Yöneticisi (CEO) Nick Mabey, Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve iklim değişikliğiyle küresel mücadeleye ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl iki temel odak noktası bulunduğunu dile getiren Mabey, ilkinin jeopolitik gerilimlere rağmen uluslararası işbirliğinin nasıl geliştiğini ve büyüdüğünü göstermek olduğunu söyledi.</p>

<p>Mabey, bunun için BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra daha önceki COP başkanları ve birçok uluslararası kuruluştan temsilci ve 25 ülkeden liderler ile bakanları bir araya getirdiklerini, hafta boyunca uluslararası işbirliğini güçlendirmeye odaklanılacağını anlattı.</p>

<p>İkinci önemli konunun ise İngiltere ve Avrupa'nın iklim eylemi kapsamında dönüşümü yönlendirme kapasitesine ilişkin güven inşa etmek olduğunu kaydeden Mabey, bu yıl temiz enerji teknolojileri ve yapay zeka konusunda önemli değerler yaratılabileceğini göstermeye çalışacaklarını aktardı.</p>

<h2><strong>Sıfır atık, Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl ilk kez özel odak noktası</strong></h2>

<p>Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'na Türkiye'den de geniş katılım beklediklerini belirterek, "Türkiye'den COP31 Başkanı (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum), COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu'nun (Samed Ağırbaş) katılımını bekliyoruz." dedi.</p>

<p>Türkiye’nin Londra İklim Eylemi Haftası'nın açılışında COP31 için oluşturduğu eylem gündemi ve çerçevesini sunmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Mabey, şöyle devam etti:</p>

<p>"COP31 ve Londra İklim Eylemi Haftası arasında köprü oluşturan konulardan biri sıfır atık gündemi. Bu konu Türkiye’nin gündeminde çok güçlü şekilde yer alıyor. Londra İklim Eylemi Haftası'nda gıda güvenliği ve gıda atıklarına ilişkin çok sayıda etkinlik içeren büyük bir sıfır atık merkezi kuruyoruz ve bunun Türkiye için çok önemli olduğunu biliyorum. Sıfır atık, Londra İklim Eylemi Haftası'nda bu yıl ilk kez özel odak noktası olarak ele alınıyor. Her zaman çok güçlü bir döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm odağımız vardı ama bu yıl ilk kez hepsini büyük bir hub altında topluyoruz. Tesadüftür ki bu merkezi İngiltere’de çalışan bazı Türkler yürütüyor. Bu konuda Londra ve Türkiye arasında güçlü bir bağlantı var. Sıfır atık konusunu daha yüksek profile taşımak için büyük heyecan var, çünkü dönüşüm açısından, özellikle tarım sektöründe inanılmaz derecede önemli. Döngüsellik düzenlemeleri ve yeniden kullanım tasarımı politikaları Avrupa Birliği'nde de daha merkezi hale geliyor. Önümüzdeki 15 yılda bu gündemin çok daha üst sıralara çıkacağını düşünüyorum."</p>

<p>Mabey, Türkiye'nin COP31 eylem gündemi için açıkladığı elektrifikasyonun da haftanın ana konularından biri olacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Ekonomik liderlik için ABD'ye bağımlı değiliz"</strong></h2>

<p>Orta Doğu'daki savaş, yakıt ve gübre tedarikindeki sorunlar dikkate alındığında, dünyanın iklim eylemini hızlandırması açısından önemli bir dönemde olduğunu vurgulayan Mabey, Londra İklim Eylemi Haftası'nın iklim değişikliğiyle mücadele kararlarının uygulanması için platform oluşturduğunu anlattı.</p>

<p>Mabey, öte yandan Avrupa ve Atlantik'te özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ABD Başkanı Donald Trump'ın söylemlerinin etkisiyle iklim eylemine yönelik güven eksikliği oluştuğunu dile getirdi.</p>

<p>Almanya'da ise Çin'le rekabet etme kapasitesine ilişkin güven eksikliği olduğunu ifade eden Mabey, buna rağmen temiz enerji dönüşümü ve yeni teknolojilere geçişin iş dünyasının yatırım odağı olmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Trump yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeleden çekildiğini anımsatan Mabey, "30 yıldır iklim görüşmelerini takip ediyorum, bunların yarısında ABD masada yoktu. Avrupa bu alanda liderlik etmeye ve ilerlemeye alışık ama artık Güney Afrika, Brezilya, Çin gibi daha önce liderlik rolüne alışık olmayan aktörlerle çalışması gerekiyor. Bu çok kutuplu dünyanın bir parçası. ABD küresel temiz ekonominin sadece yüzde 12’sini oluşturuyor, geri kalan yüzde 88 iklim değişikliğiyle mücadele sürecine bağlı. ABD'nin sonunda karbonsuzlaşması gerekiyor. Ekonomik liderlik için ABD'ye bağımlı değiliz ama ABD’nin yarısında zaten net sıfır emisyona ulaşma hedefi var." diye konuştu.</p>

<p>Mabey, bazı diğer fosil yakıt üretici ülkelerin de artık bunu nasıl azaltacaklarını ve ekonomik faydaları nasıl değiştireceklerini tartıştığını, nihai petrol ve gaz üretiminin en uygun fiyatlı üretime sahip olduğu için Suudi Arabistan ve Katar'da yoğunlaşmasının beklendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer ülkelerin gelecek 10-15 yılda kademeli olarak fosil yakıtlardan çıkmak zorunda kalacağını düşündüğünü söyleyen Mabey, "Bence artık mesele hedefler değil, zamanlama ve kazanan-kaybeden meselesi. 'Bu dönüşümü yapmalı mıyız?' tartışması yok, 'Ne zaman ve kim kazanacak?' tartışması var." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Antalya'da COP31'den beklentiler</strong></h2>

<p>Bu yıl Türkiye'nin dönem başkanı ve ev sahibi olduğu COP31 zirvesi kararlarına ilişkin beklentilerini de paylaşan Mabey, siyasi düzeyde temiz elektrifikasyon ve enerji güvenliği konusunda güçlü bir ilerleme sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Mabey, iklim değişikliğiyle mücadeleye uyum alanında da gelişme sağlanması gerektiğini dile getirerek, "Pasifik ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan durumda olan diğer ülkelerin finansmana erişim konusunda beklentileri var. Üçüncüsü de tüm ülkelerin COP öncesinde ulusal katkı beyanlarını sunması ve bir sonraki aşamayı destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesini görmek önemli olacak. İklim değişikliğiyle mücadele sadece emisyonların azaltılması değil, tüm ekonomiyi yeniden tasarlamaktır." şeklinde konuştu.</p>

<p>Mabey, COP31'in ev sahibi ve dönem başkanı Türkiye ile müzakere başkanı Avustralya'nın da bu yıl üstlendikleri rol kapsamında ulusal iklim politikalarında ne yaptıklarının yakından izleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-ve-ingiltere-arasinda-sifir-atik-koprusu-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-1329e4b5fe2d6d69d519c357e581e0d0.jpg" type="image/jpeg" length="35425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı orman yangınlarına karşı yürütülen mücadeleyi anlattı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bugün orman yangınlarına karşı 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracıyla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Yumaklı, İzmir'de Selçuk Efes Havalimanı'nda düzenlenen "Yeşil Vatan Kahramanları Görev Başında" programında yaptığı konuşmada, orman yangınlarıyla mücadeleyi vatan toprağını koruma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğu olarak değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğinin etkileriyle artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler ve kuvvetli rüzgarların orman yangını riskini artırdığına dikkati çeken Yumaklı, hazırlıkları her yıl daha güçlü, planlı ve teknolojik bir anlayışla sürdürdüklerini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, yangınları kontrol altına almada hava araçlarının en önemli çarpanlardan biri olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Bugün orman yangınlarına karşı 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracıyla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık. Hava araçlarımız, ülkemizin dört bir yanında, yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde görev başında."</p>

<p>Bu yıl ilave edilen 11 yeni konuşlanma noktası ile hava araçlarının yangınlara daha etkili ve daha hızlı müdahale etmesini hedeflediklerini vurgulayan Yumaklı, "Özellikle Batı Karadeniz'de oluşturulan yeni konuşlanma noktaları, bu bölgelerde hava araçlarımızın yangın sahasına ulaşma süresini önemli ölçüde kısaltacaktır." diye konuştu.</p>

<p>Çok hafif sınıf helikopterlerin de yangının ilk dakikalarında hızlı müdahale amacıyla daha etkin kullanılacağını belirten Yumaklı, kara gücünde de kapasite artışına gittiklerini bildirdi.</p>

<p>Yumaklı, yangınlara karşı kara gücünde de önemli artış yaptıklarına dikkati çekerek, "Arazöz sayımızı 1766'dan 1930'a, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742'den 2 bin 751'e, iş makinesi sayımızı ise 831'den 868'e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852'ye ulaşacak." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Yangınla mücadelede yeni bir sayfa: Yapay zeka desteği</strong></h2>

<p>Teknolojik altyapı çalışmalarına da değinen Yumaklı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biridir. İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Yani artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz. Bu, yangınla mücadelede yeni bir sayfa demektir."</p>

<p>Yumaklı, mücadele organizasyonunda görev alan personel sayısını bu yıl 3 bin kişi artırarak 28 bine çıkardıklarını, 138 bini aşkın gönüllüyle de koordineli çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Vatandaşlara da duyarlılık çağrısında bulunan Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Geçen yıl yangınların yüzde 91'i insan kaynaklı çıkmıştır. Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım. Anız yakmayalım, riskli davranışlardan uzak duralım. Şüpheli bir duman gördüğümüzde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirelim. Unutmayalım, yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır.”</p>

<h3><strong>Yumaklı İzmir'de kiraz hasadına katıldı</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2026 yılı desteklerimizi gübre ve mazottaki artışa göre tekrar hasat faaliyetlerinin bitimini takiben hesaplayacağız ve yeniden güncelleyeceğiz." dedi.</p>

<p>İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde düzenlenen kiraz hasadı etkinliğine katılan Bakan Yumaklı, bahçede işçilerle kiraz topladı, ürünün verimi ve kalitesine ilişkin çiftçilerden bilgi aldı.</p>

<p>Yumaklı, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bugün Ege'nin incisi İzmir'deyiz. Kuzey Yarımküre'nin ilk kiraz hasadı buradan başlıyor. Biz bugün arkadaşlarımızla belki sonuna geldik." diye konuştu.</p>

<p>Bu yıl yağışların bol olduğunu ve bunun sulama açısından kolaylık sağlandığını dile getiren Yumaklı, hava sıcaklıklarının hızla artmasıyla hasat sürecinin de hızlanacağını ifade etti.</p>

<p>Kemalpaşa'nın kiraz üretimi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Yumaklı, İzmir'in Türkiye'deki toplam kiraz üretiminin yüzde 23'ünü yaptığını ve yaklaşık 4 bin ailenin geçimini bu üründen sağladığını söyledi.</p>

<p>Bakanlığın teknik yönlendirmelerine ve üretim kurallarına riayet eden üreticilerle çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Yumaklı, kentte üretilen kirazlar dünyanın dört bir yanına ihraç edilerek ekonomiye önemli katkı sağlandığını belirtti.</p>

<p>İbrahim Yumaklı, geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle üretimin azaldığını anımsatarak şunları söyledi:</p>

<p>“Geçen yıl 775 bin dekar alandan maalesef sadece 213 bin ton ürün almıştık. Hatırlarsanız zirai don sebebiyle kiraz neredeyse yoktu ülkede. Bu sene hamdolsun böyle bir şey yaşamamış olduk. O zirai don sebebiyle de etkilenen üreticilerimize İzmir için söylüyorum 2 milyar liralık bir destekte bulunduk. Onların da sürdürülebilir bir şekilde faaliyetlerine devam etmesini sağlamış olduk.”</p>

<p>Yumaklı, tarımsal desteklemeleri belirlerken belli öngörülerde bulunduklarını ancak yaşanan gelişmelerin maliyetleri artırdığını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Biz 2026 yılı desteklerimizi gübre ve mazottaki artışa göre tekrar hasat faaliyetlerinin bitimini takiben hesaplayacağız ve yeniden güncelleyeceğiz. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl zirai don hadisesi vardı. Bu yıl da bu maalesef içinde bulunduğumuz coğrafyadaki çatışmalar, savaşlar bizlerin öngöremeyeceği bir maliyet getirmiş oldu. Ama her zaman olduğu gibi şunu söylüyoruz, biz üreticimizin yanındayız. Her türlü problemi imkanların elverdiği ölçüde ve hatta zaman zaman da imkanlarımızı zorlayarak karşılamış olacağız inşallah.”</p>

<p>Hasat yapılan 5 dekar alandaki bahçenin sahibi Mehmet Akdemir'in Tarım ve Orman Gençlik Konseyi üyesi olduğunu söyleyen Yumaklı, konseyde 42 genç üretici bulunduğunu, bunu 81 ile yaymayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Gençlerin ve kadın girişimcilerin tarımsal üretime ilgisinden memnuniyet duyduğunu dile getiren Yumaklı, bu kişilerin yüksek verim ve teknoloji odaklı çalışmalarıyla gıda arz güvenliğinin teminatı olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve ilgililer katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-orman-yanginlarina-karsi-yurutulen-mucadeleyi-anlatti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-17256f17d481523632976c4ebeec6a99.jpg" type="image/jpeg" length="23000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden sel ve çığ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji, Siirt'in Baykan, Şirvan ve Pervari ilçelerinde bu gece saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak, yüksek kesimlerde ise karla karışık yağmur beklendiğini duyurdu. Yetkililer, sel, heyelan ve çığ riskine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son değerlendirmelerine göre, Siirt'in kuzey ilçeleri olan Baykan, Şirvan ve Pervari'de bu gece saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak yağış etkili olacak. Yüksek kesimlerde ise yağışların karla karışık yağmur şeklinde görülmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuvvetli yağışla birlikte bölgede ulaşımda aksamalar, sel ve su baskını gibi olumsuzlukların yaşanabileceği bildirildi. Ayrıca eğimli arazilerde heyelan riski artarken, yüksek kesimlerde buzlanma, don ve tipi tehlikesine dikkat çekildi.</p>

<p>Yetkililer, özellikle yüksek kar örtüsüne sahip bölgelerde çığ riskinin bulunduğunu belirterek vatandaşların ve sürücülerin dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-sel-ve-cig-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/5628-trabzonu-sel-vurdu-yollar-dereye-dondu-toplu-tasima-ucretsiz-oldu.webp" type="image/jpeg" length="71348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteorolojiden dört şehir için çığ uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, Elazığ, Malatya, Tunceli ve Bingöl'ün yüksek kesimlerinde meydana gelebilecek olan çığ riskine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü, yüksek kesimlerinde meydana gelebilecek olan çığ riskine karşı uyarılarda bulundu.</p>

<p>Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan uyarılarda, 'Bölgemiz genelinde havanın çok bulutlu ve sağanak yağışlı, yüksek kesimlerin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği, hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği, rüzgarın güney ve batı yönlerden hafif, yer yer orta kuvvette eseceği tahmin edilmektedir.</p>

<p><strong>DÖRT ŞEHİR TEHLİKE ALTINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elazığ, Malatya, Tunceli ve Bingöl çevrelerinin yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ ve kar erimesi tehlikesi bulunduğundan meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması önem arz etmektedir' ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/agency/iha/meteorolojiden-dort-sehir-icin-cig-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="29407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuraklığın etkili olduğu Ege'de çiftçiler ekim yağmurlarıyla nefes aldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kurakligin-etkili-oldugu-egede-ciftciler-ekim-yagmurlariyla-nefes-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kurakligin-etkili-oldugu-egede-ciftciler-ekim-yagmurlariyla-nefes-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege'nin tarımsal üretimde önemli kentlerinden İzmir ve Aydın'da yaz aylarında yüksek sıcaklık ve uzun süreli kuraklığın ardından ekim ayının başında etkili olan yağmur çiftçilere umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Standart Yağış İndeksi'nde yer alan kuraklık haritası analizlerine göre 12 aylık (Ekim 2024- Eylül 2025) değerlendirmede, İzmir ve Manisa'nın önemli bölümü "çok şiddetli kurak", Aydın ve Uşak "orta kurak", Denizli ise "hafif kurak" olarak tanımlandı.</p>

<p>Müdürlük tarafından, yağışlı periyodu kapsayan 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 dönemi 12 aylık verilerinden oluşan 2025 su yılı raporuna göre Ege Bölgesi'nde yağışlar normaline göre yüzde 28, 2024 su yılı yağışına göre yüzde 14 azaldı.</p>

<p>Her geçen gün daha belirgin hale gelen iklim krizinin yol açtığı kuraklık, Ege Bölgesi'nde de tarımsal faaliyetleri derinden etkiledi.</p>

<p>Bölgede uzun süren yüksek sıcaklıklar ve yağışsız geçen aylar, barajlardaki ve yer altı su seviyelerini düşürdü. Özellikle yaz aylarında toprağın nemini tamamen yitirdiği birçok ovada üretim maliyetleri arttı, ekim planları değişti.</p>

<p>Yörede yaklaşık 120 günlük aranın ardından etkili olan yağmur, önemli tarım kentlerinden İzmir ve Aydın'da çiftçilerin yüzünü güldürdü.</p>

<p>Yağış sonrası kuruyan tarlalar yeniden tav kazandı, zeytinliklerden sebze bahçelerine kadar birçok üründe verim ve kalite beklentisi yükseldi.</p>

<p><strong>"Altın değerinde oldu"</strong></p>

<p>Menemen Ziraat Odası Başkanı Yücel Altıntaş, Menemen'in 120 güne yakın süre boyunca yağmur alamadığını söyledi.</p>

<p>Kuraklık nedeniyle ovadaki tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkilendiğini ifade eden Altıntaş, "Ekim başında yağan yağmurlar, sebze üretimi ve meyve bahçeleri için altın değerinde oldu. Sonbahar yağışları bir önceki yıla göre, biraz erken geldi. Barajımızdan su gelmediği için üretimi yer altı sularından gerçekleştiriyorduk. Bu durum üretimdeki enerji maliyetlerini artırıyordu. Bu yağmurların gelmesi sebze ve meyve üreticilerini bir nebze sevindirdi." dedi.</p>

<p>Altıntaş, son 4-5 yıldır kuraklığı had safhada yaşadıklarını, yer altı sularının gittikçe çekildiğini dile getirdi.</p>

<p>Pamuk hasadının ardından bol yağmurlu kış mevsimi geçirmeyi umut ettiklerini kaydeden Altıntaş, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Suya çok ihtiyacımız var. Bizim bölgemizde hiç olmayan ayçiçeğinin ekim alanları genişledi. Bölge kuru tarıma yöneliyor, çoğalacak. Bölgemizde bu yıl 140 bin dönüm buğday ekilecek. Bunun başlıca nedeni yağmurların az olması, barajımızdan suyun gelmemesi, yer altı suların azalmasıdır. Bölgemizde üretim deseninde değişiklik oluyor. Kuraklıktan dolayı hububat, buğday ve ayçiçeğine yöneliyoruz. Bu yağmurların gelmesi toprağın tavını da güzelleştirdi, doğaya canlılık verdi. Bitkinin yağmur alması kalitesini, her şeyini etkiliyor."</p>

<p><strong>"Yağmur zeytin için ilaç gibi geldi"</strong></p>

<p>Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Mehmet Kendirlioğlu da geçen ve bu yıl tarımsal kuraklığın yaşandığını belirtti.</p>

<p>Uzun bir aranın ardından yağmurun çiftçileri mutlu ettiğini söyleyen Kendirlioğlu, "Yağmurun her damlasının tarıma büyük faydası olur. Mayıs ayından bu yana Ege'ye yağmur düşmüyordu. Bu yağmur zeytinimize gerçekten yaradı. Zeytin yağmurdan alır lezzetini, suyunu. Bu yağmur zeytin için ilaç gibi geldi. Hububatın ekilmesi için de bize toprağın tavı lazım. Bu yağmurlar tavı şu anda sağladı. Şu anda bizde kestane hasadı başladı. Tabii bu yağmurların bu tür bitkilere kesinlikle faydası oldu." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Manisa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Altındağ da 4 aylık uzun bir aranın ardından Manisa'ya ekim ayıyla güzel yağmurun yağdığını anlattı.</p>

<p>Kuraklığın gittikçe daha fazla hissedildiğini vurgulayan Altındağ, "Manisa'da yağmur en çok zeytin üreticisi, buğday ekimi yapılacak çiftçilere yaradı. Bu yağmurun ardından çiftçiler ekime başlayacak." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kurakligin-etkili-oldugu-egede-ciftciler-ekim-yagmurlariyla-nefes-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/kurakligin-etkili-oldugu-egede-ciftciler-ekim-yagmurlariyla-nefes-aldi-1.jpg" type="image/jpeg" length="25715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Avustralya'nın tropikal yağmur ormanları artık emdiğinden daha fazla karbondioksit salıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/arastirma-avustralyanin-tropikal-yagmur-ormanlari-artik-emdiginden-daha-fazla-karbondioksit-saliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/arastirma-avustralyanin-tropikal-yagmur-ormanlari-artik-emdiginden-daha-fazla-karbondioksit-saliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Avustralya'nın tropikal yağmur ormanlarının, iklim değişikliğine bağlı olarak artık emdiklerinden daha fazla karbondioksit saldığını belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Normalde tropikal ormanlar, saldıklarından daha fazla karbondioksit emdikleri için "karbon yutağı" olarak kabul ediliyor. Ancak uluslararası bir araştırmada, Queensland eyaletindeki bu ormanlardan yaklaşık 50 yıldır toplanan veriler, bu dengenin artık tehdit altında olduğunu gösterdi.</p>

<p>Çalışmada, Queensland'deki 20 farklı orman alanında bulunan yaklaşık 11 bin ağaç incelendi.</p>

<p>Buna göre, son yıllarda artan aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve kasırgaların şiddetlenmesi nedeniyle ölen ağaçların sayısı yeni filizlenen ağaçları geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durum, ölü ağaçların gövde ve dallarının yaklaşık 25 yıl önce karbon emici olmaktan çıkıp, karbon salıcısına dönüştüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Böylece Avustralya'nın tropikal yağmur ormanları, dünyanın ilk karbon yutağı olmaktan çıkan ormanları haline geldi.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı Western Sydney Üniversitesinden Dr. Hannah Carle, yaptığı açıklamada, sonuçların, küresel emisyon azaltma hedefleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<p>Carle, "Ormanlar, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan karbondioksitin bir kısmını emerek iklim değişikliğinin en kötü etkilerini hafifletir ancak bu kapasite artık tehdit altında." ifadesini kullandı.</p>

<p>Avustralya, kişi başına düşen karbon salımı açısından dünyanın en büyük kirleticilerinden biri olarak biliniyor. Canberra yönetimi, 2005 seviyelerine göre emisyonlarını gelecek 10 yılda en az yüzde 62 azaltmayı taahhüt ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları "Nature" dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/arastirma-avustralyanin-tropikal-yagmur-ormanlari-artik-emdiginden-daha-fazla-karbondioksit-saliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/avustralyanin-tropikal-yagmur-ormanlari-artik-emdiginden-daha-fazla-karbondioksit-saliyor.jpg" type="image/jpeg" length="68008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara'yı inceleyen ALEMDAR II gemisi güneyde müsilaja rastlamadı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/marmarayi-inceleyen-alemdar-ii-gemisi-guneyde-musilaja-rastlamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/marmarayi-inceleyen-alemdar-ii-gemisi-guneyde-musilaja-rastlamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Cem Gazioğlu, bu sonbaharda müsilaj koşullarının oluşmadığını ancak iklimsel stresler, kirlilik ve aşırı avcılık nedeniyle Marmara Denizi ekosisteminin hala kırılgan olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünden bilim insanları, 4 gün önce R/V ALEMDAR II araştırma gemisiyle başladıkları Marmara Denizi seferinde, denizin güney kesiminin genelinde müsilaj incelemesi yaptı.</p>

<p>Kış öncesinde yürütülen çalışmalarda, denizin yüzeyi, su kolonu ve deniz tabanı habitatlarında müsilajın hiçbir evresi gözlemlenmedi.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, Marmara Denizi'nde müsilaj olaylarının genellikle ekim-kasım aylarında, su sıcaklıklarının düşmeye ve tabakalaşmanın belirginleşmeye başladığı dönemlerde ortaya çıktığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazioğlu, yaptıkları çok disiplinli gözlemler sonucunda denizin güney kıyılarında müsilajın görülmediğini vurgulayarak "Bu durum, denizde dikey karışımın ve sıcaklık farklarının dengeli seyrettiğini, besin tuzu seviyelerinin ve rüzgar koşullarının sistemin dengesini koruduğunu gösteriyor." dedi.</p>

<p><strong>"Müsilaja neden olacak koşullar oluşmadı"</strong></p>

<p>Bu yıl yaptıkları bilim seferinin, mevsim geçişini en iyi temsil eden dönemde planlandığını dile getiren Gazioğlu, "Yüzey suyu sıcaklıkları yaz sonundaki en yüksek değerlerinden normale geriledi, karışım derinliği arttı. Bu koşullar, fitoplanktonların aşırı çoğalmasını ve organik madde birikimini sınırladı. Dolayısıyla müsilaj oluşumu için gerekli ortam kombinasyonu oluşmadı, sadece eylül ayı başında kısa süreli görünüp kayboldu." diye konuştu.</p>

<p>Gazioğlu, Marmara Denizi'nin genel durumuna ilişkin ise şu değerlendirmeleri paylaştı:</p>

<p>"Yüksek kirlilik yükü Marmara Denizi'nin en kritik sorunu olmaya devam ediyor. Evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların tam arıtılmadan denize verilmesiyle azot ve fosfor birikimi artıyor. Bu da suyun taşıma kapasitesini zorluyor. İklim değişikliğiyle birlikte sıcaklık artışı, karışımın zayıflaması ve oksijen azalımı bu durumu daha da kötüleştiriyor."</p>

<p><strong>"Risk devam ediyor"</strong></p>

<p>Marmara Denizi’nde bu dönem müsilaj gözlenmemesini olumlu ama geçici bir gelişme olarak nitelendiren Gazioğlu, bunun, sistemin tamamen dengelendiği anlamına gelmediği yorumunda bulundu.</p>

<p>Gazioğlu, iklimsel stresler, kirlilik yükleri ve aşırı avcılık devam ettikçe deniz ekosisteminin kırılganlığa ve yeni müsilaj olaylarına açık durumda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Marmara Denizi’nin geleceği için entegre havza yönetimi, atık su arıtımının iyileştirilmesi, balıkçılık baskısının azaltılması ve iklim uyum stratejilerinin birlikte uygulanması gerektiğine değinen Gazioğlu, "Denizin direncini artırmak ve müsilaj gibi olayların kalıcı biçimde önüne geçmek için ekosistem temelli, bilim destekli ve koordineli bir yaklaşım şart." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Son yılların en kapsamlı çalışmalarından biri yürütülüyor</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, pazartesi günü başladığı ve son yılların en kapsamlı çalışmalarından biri olan çok disiplinli bilim seferinde, R/V ALEMDAR II araştırma gemisiyle Marmara Denizi'nin ekosistemini, deniz tabanını, biyoçeşitliliğini ve denizdeki müsilaj risklerini yüksek çözünürlüklü yöntemlerle inceliyor.</p>

<p>Gebze Teknik Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü ile İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı'ndan uzmanların katkı sunduğu seferde, insansız hava araçları, su altı robotları, çok ışınlı derinlik ölçerler ve sonar sistemleriyle deniz yüzeyi, su sütunu ve deniz tabanı üç boyutlu olarak haritalanıyor. Elde edilen veriler yapay zeka, derin öğrenme ve sinir ağı algoritmalarıyla analiz ediliyor.</p>

<p>Sefer kapsamında müsilajın nedenleri, gelişim süreçleri ve gelecekteki olası riskler belirlenerek erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/marmarayi-inceleyen-alemdar-ii-gemisi-guneyde-musilaja-rastlamadi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/marmaryi-inceleyen-alemdar-ii-gemisi-guneyde-musilaja-rastlamadi.jpg" type="image/jpeg" length="63715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim değişikliği tarımda gübre alışkanlıklarını şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/iklim-degisikligi-tarimda-gubre-aliskanliklarini-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/iklim-degisikligi-tarimda-gubre-aliskanliklarini-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, iklim değişikliğinin gelecekte daha etkili olacağını belirterek, "Buna yönelik de gübre çeşitlerinin artırılması lazım." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onkun, Türkiye'de gübre üretimi yapan firmaların çiftçilerin ihtiyacı olan gübrelere daha kolay ulaşabilmesi adına çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Ülkede son dönemde kuraklık, aşırı yağışlar, don gibi doğa olaylarının yaşandığını hatırlatan Onkun, "Su olmayınca üretimde hem kaliteyle ilgili hem de rekolteyle ilgili maalesef düşüşler yaşanıyor. İklim değişikliği, kuraklığın olması veya mevsimlerin ileriye kayması da çiftçilerimizin alışkanlıklarını etkiliyor. Kuraklık, mevsimin kayması, çiftçilerimizin bazı gübrelerin kullanımını ötelemesi ya da bitkinin ihtiyacı olan gübreyi biraz daha az kullanması gibi çiftçilerimizin alışkanlıklarını da etkiliyor." diye konuştu.</p>

<p>Onkun, GÜBRETAŞ'ın 1952'de Türkiye'nin tarımsal kalkınmasına destek olması amacıyla kamu tarafından kurulduğunu, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğinin 1993'te GÜBRETAŞ'ın hisselerini almasıyla beraber şirketin kamu statüsünden çıktığını, kamu kurum ve kuruluşu olmadığını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelecek döneme ilişkin planlanan projeler olduğundan bahseden Onkun, şunları kaydetti:</p>

<p>"İklim değişikliği gelecekte daha da baskın, etkili olacağı için artık buna yönelik gübre çeşitlerinin artırılması lazım. Buna yönelik de çalışmalar yapılmalı. Biz de bitki besleme ürünlerimiz diye adlandırdığımız tarafta üretim yapmakla ilgili çaba sarf ediyoruz. Buna yönelik GÜBRETAŞ'ın çalışmaları da var ve devam ediyor."</p>

<p>Onkun, ülkede 8 bölge birliği müdürlüğü olduğunu belirterek, bu müdürlüklerde çalışan ziraat mühendislerinin her yıl belirli plan dahilinde çiftçileri ziyaret edip teknik danışmanlık yaptıklarını aktardı.</p>

<p><strong>"Üretmediği gübreyi yurt içinden ve yurt dışından tedarik edebiliyor"</strong></p>

<p>GÜBRETAŞ Genel Müdürü Onkun, şirketin asıl amacının Türk çiftçisine kaliteli, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir gübreleri temin edebilmek olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Üretim tesislerinde NPK diye adlandırdığımız ürünlerin üretimi yapılabiliyor. Bunun haricinde GÜBRETAŞ, zorunlu olarak ona yönelik bir prosesinin olmamasından dolayı üretemediği birçok gübreyi de yine yurt içinden ve yurt dışından da tedarik edebiliyor. Geçmiş yıllardan beri yapılan bir faaliyet. Bundan sonra da o faaliyete zorunlu olarak devam edecek. Çünkü üretemediği ama çiftçinin ihtiyacı olan gübreleri mutlaka GÜBRETAŞ tedarik edip onlara ulaştırabilmeli. Tarım Kredi Kooperatiflerinin ortaklarının ve çiftçilerin ihtiyacı olan gübreleri tedarik eden bir şirketiz."</p>

<p>İşveren adına Türkiye Kimya, Petrol, Lastik ve Plastik Sanayii İşverenleri Sendikası (KİPLAS), işçiler adına da Petrol-İş Sendikası tarafından yürütülen sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Onkun, "2025-2026 yılı toplu iş sözleşmesiyle alakalı işçi sendikasının talep etmiş olduğu yüzde 95'lik bir ücret artışı sektöre bakıldığında çok da uyumlu olan bir oran değil. Sendikanın talep etmiş olduğu yüzde 95'lik zammı ücretlere uygulamış olsak bu direkt gübrenin maliyetine, fiyatlara yansıyacak. Bu noktada makul ve uygulanabilir bir çözümü diyalog yoluyla bulabileceğimize inanıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Onkun, GÜBRETAŞ'ın Sermaye Piyasası Kurulu'nun belirlemiş olduğu düzenlemeler çerçevesinde faaliyetlerini yürüttüğünü aktararak, bu faaliyetlerin bağımsız denetim kuruluşları tarafından her dönem denetlendiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/iklim-degisikligi-tarimda-gubre-aliskanliklarini-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/iklim-degisikligi-tarimda-gubre-aliskanliklarini-sekillendiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="79160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nde mikroskobik hayvanların sayısının değişmesi ekosistemi olumsuz etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/marmara-denizinde-mikroskobik-hayvanlarin-sayisinin-degismesi-ekosistemi-olumsuz-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/marmara-denizinde-mikroskobik-hayvanlarin-sayisinin-degismesi-ekosistemi-olumsuz-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde yapılan araştırma, iklim ve insan etkileriyle mikroskobik hayvanlar olan zooplanktonların sayısının değiştiğini ortaya koyarken, uzmanlar bu canlıların ekosistemin dayanıklılığı için çok önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsünden bilim insanları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazlı Demirel ve doktora öğrencisi Dalida Bedikoğlu yürütücülüğünde, Marmara Denizi'nde 20 yıl boyunca zooplankton topluluk yapısını araştırdı.</p>

<p>Bilim insanları 2002–2022 yıllarında topladıkları verileri uzun süreli laboratuvar çalışmalarıyla analiz ederek, elde ettikleri sonuçları eylül ayında yayımladı.</p>

<p>Buna göre, zooplankton grubundaki kopepod ve kladoserlerde türlerin sayıları mevsimlere göre değişiyor, ayrıca yıllar içinde bunların yerine boyu daha da küçük yeni başka türler geliyor.</p>

<p>Sıcaklık artışları, değişen besin miktarı ve müsilaj gibi yüksek etkideki ekolojik olaylar bu değişimlerde etkili oluyor. Özellikle 2007-2008 ve 2020-2021 yıllarında meydana gelen müsilaj olaylarıyla zooplankton topluluklarında çöküş yaşandı.</p>

<p>Müsilaj dönemlerinde tespit edilen çöküşlerin hemen öncesinde görülen zooplankton bolluk miktarlarındaki kritik düşüşler, sistemin dengesinde yaşanan bozulmalardan kaynaklanıyor.</p>

<p>Zooplanktonların sayısındaki değişimlerde, bunları besin olarak kullanan hamsi, sardalya ve istavrit gibi balıkların aşırı avlanmaları ve denizanası artışları da önemli rol oynuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, deniz suyundaki sıcaklık ve klorofil-a değişimlerinin zooplankton türlerinin baskınlığı ve boyutlarını doğrudan etkiliyor. Daha küçük boyutlu ve hızlı çoğalan türler Marmara Denizi'nde giderek daha baskın hale geliyor.</p>

<p>Zooplankton topluluklarındaki bu değişim, besin zincirinin üst halkalarını da etkiliyor. Zooplanktonlardaki doğrudan değişimler dolaylı olarak ekosistem dengesini tehdit ediyor.</p>

<p>Ayrıca araştırmada Marmara Denizi'nin iklim değişikliği ve insan kaynaklı baskılara karşı daha kırılgan hale geldiği ve uzun vadeli izleme çalışmalarının ekosistem yönetimi için kritik olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>"Zooplankton küçülüyor, zincirin her halkası bundan etkileniyor"</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu AA muhabirine, Marmara Denizi'nde gözlenen küçük boyutlu canlı türlerindeki artışının ekosistemde önemli değişimlerin habercisi olduğunu belirterek, "Zooplankton küçülüyor, zincirin her halkası bundan etkileniyor." dedi.</p>

<p>Akdeniz ve Karadeniz arasındaki su alışverişinin son yıllarda Marmara Denizi'ndeki canlı yaşamını şekillendirdiğine dikkati çeken Gazioğlu, iklim değişikliği ve artan deniz suyu sıcaklıklarının zooplanktonların bu hale gelmesinde etkili olduğunu aktardı.</p>

<p>Gazioğlu, çalışmanın büyük önem taşıdığına işarete ederek, konunun farklı boyutlarının dikkatle ve ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Çalışmalar boyunca yapılan incelemelerde türün büyük boyutlularının yerini giderek daha küçük ve hızlı çoğalan türlerin aldığını vurgulayan Gazioğlu, bunların bazılarının ise artık yılın daha uzun dönemlerinde baskın hale geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>"Bu canlılar deniz ekosisteminin dayanıklılığını ortaya koyan en önemli göstergelerden biri"</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü doktora Öğrencisi Dalida Bedikoğlu da Marmara Denizi'nde yürütülen uzun süreli gözlemlerin, deniz ekosistemindeki değişimleri anlamak açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Müsilaj olaylarının yaşanmasından hemen önce bu küçük canlı topluluklarında ani azalmalar tespit ettiklerini anımsatan Bedikoğlu, "Denizdeki sıcaklık değişimleri ve su kalitesindeki bozulmalar bu süreci hızlandırıyor. Bu değişim yalnızca küçük deniz canlılarını değil, onların beslendiği ve onlarla beslenen tüm canlı zincirini etkiliyor." diye konuştu.</p>

<p>Zooplanktondaki değişimin, Marmara Denizi'nin genel sağlığı ve balıkçılığın verimliliği açısından uyarıcı bir işaret olduğunu vurgulayan Bedikoğlu, "Bu canlılar deniz ekosisteminin dayanıklılığını ortaya koyan en önemli göstergelerden biri. Onlardaki değişim, iklim koşullarına uyum kapasitemizi doğrudan yansıtıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bedikoğlu, "Zooplankton topluluklarındaki yapısal değişim, yalnızca bu canlıları değil, onların besin zincirinde yer aldığı tüm sistemi etkiliyor. Bu nedenle Marmara Denizi'nde sürdürülebilir balıkçılık ve ekosistem yönetimi için uzun dönemli izleme çalışmalarının devam etmesi kritik." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/marmara-denizinde-mikroskobik-hayvanlarin-sayisinin-degismesi-ekosistemi-olumsuz-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/marmara-denizinde-mikroskobik-hayvanlarin-sayisinin-degismesi-ekosistemi-olumsuz-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="24920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su kaynaklarının nitrat kirliliğine karşı korunması için yılda 4 kez örnek alınacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/su-kaynaklarinin-nitrat-kirliligine-karsi-korunmasi-icin-yilda-4-kez-ornek-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/su-kaynaklarinin-nitrat-kirliligine-karsi-korunmasi-icin-yilda-4-kez-ornek-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarımsal kaynaklı nitratın suda neden olduğu kirlenmenin tespit edilmesi, azaltılması ve önlenmesi için Nitrat Eylem Planının ilk 3 yılında, yer üstü ve yer altı sularında yılda 4 kez örnekleme yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarımsal kaynaklı nitratın suda neden olduğu kirlenmenin tespit edilmesi, azaltılması ve önlenmesi için nitrata hassas bölgelerin belirlenmesinin ardından, Nitrat Eylem Planının ilk 3 yılında, yer üstü ve yer altı sularında yılda 4 kez örnekleme yapılacak.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının, "Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"i, Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.</p>

<p>Bakanlıkça, eylem planı hazırlanacak ve nitrata hassas bölgeler ile birlikte ilan edilecek. Eylem planları, gübrelerin toprağa uygulanmasının uygun olmadığı kapalı dönemleri, hayvansal gübre depolama ünitelerinin inşa nitelikleri, hayvansal gübre depolama ünitelerinin kapasitesini, toprağa uygulanacak gübre miktarını, bitkilere topraktan ve gübrelerden geçen azot miktarını, nitrata hassas bölgelerde toprağa hayvansal gübre ile verilebilecek saf azot miktarını kapsayacak.</p>

<p>Ayrıca, ilk 4 yıllık eylem planları esnasında ve sonrasında uzun yetişme dönemleri, yüksek azot alan ürünler ve yüksek denitrifikasyon (Nitratın mikroorganizmalar tarafından azot okside gazları veya moleküler azota kadar indirgenerek, atmosfere dönmesi) kapasitesine sahip topraklar gibi koşulların yol açtığı istisnai durumlarda, farklı azot miktarlarının belirlenebilecek.</p>

<p>Nitrata hassas bölgelerin belirlenmesinin ardından, Nitrat Eylem Planının ilk 3 yılında, yer üstü ve yer altı sularında yılda 4 kez örnekleme yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, "Nitrata Hassas Bölgelerin Belirlenmesi, Çevre Dostu Tarımsal Uygulamalar ve Nitrat Eylem Planının Uygulanması, İzlenmesi ve Raporlanmasına İlişkin Tebliğ" de Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/su-kaynaklarinin-nitrat-kirliligine-karsi-korunmasi-icin-yilda-4-kez-ornek-alinacak</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Oct 2025 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/su-kaynaklarinin-nitrat-kirliligine-karsi-korunmasi-icin-yilda-4-kez-ornek-alinacak.jpg" type="image/jpeg" length="16661"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
