<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 18:03:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'ın içme suyu havzasına yaklaşanlar kısa mesajla uyarılıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/diyarbakirin-icme-suyu-havzasina-yaklasanlar-kisa-mesajla-uyariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/diyarbakirin-icme-suyu-havzasina-yaklasanlar-kisa-mesajla-uyariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğünce, kentin içme suyu kaynağı olan Dicle Baraj Gölü'nün temiz tutulması için hayata geçirilen uygulamayla su havzasına yaklaşan kişiler cep telefonlarına gönderilen mesajla uyarılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunan ve 1997’de su tutmaya başlayan Dicle Baraj Gölü, kentin önemli içme suyu kaynaklarından biri olarak korunmaya alındı. DİSKİ tarafından hazırlanan ve 2024’te onaylanan Dicle Baraj Gölü Havza Koruma Planı kapsamında yaklaşık 634 kilometrekarelik alanda çeşitli önlemler uygulanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda GSM operatörleriyle yapılan anlaşmayla, koruma alanına giren kişilerin telefonlarına uyarı mesajları gönderiliyor. Mesajlarda; çöp bırakma, hayvan atığı dökme, kamp ve piknik yapma, suya girme ve izinsiz yapılaşmanın yasak olduğu hatırlatılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DİSKİ Genel Müdürü Mehmet Şerifoğlu, Dicle Baraj Gölü’nün Diyarbakır merkezinin büyük bölümü ile Ergani, Eğil ve Dicle ilçelerinin içme suyu ihtiyacını karşıladığını belirterek, “Kaynak ne kadar iyi korunursa arıtma süreçleri de o kadar sağlıklı ve sürdürülebilir yürür.” dedi.</p>

<p>Havzanın korunmasının yalnızca kurumların değil, bölgede yaşayan vatandaşların da sorumluluğu olduğunu vurgulayan Şerifoğlu, atıkların kontrolsüz bırakılmaması ve kirlilik durumlarının ilgili kurumlara bildirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>DİSKİ ayrıca altyapı ve arıtma yatırımlarını sürdürürken, okullar, camiler ve bölge halkı aracılığıyla farkındalık çalışmalarına devam ediyor. Barajdan alınan ham su, 32 kilometre uzaklıktaki arıtma tesisinde işlenerek vatandaşlara ulaştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/diyarbakirin-icme-suyu-havzasina-yaklasanlar-kisa-mesajla-uyariliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-e4a50e6aa97d54f28c1225ccb2959a7c.webp" type="image/jpeg" length="91535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cesareti, askeri dehası ve adaletiyle tarihe yön veren, cihan devletinin kurucusu: Osman Gazi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cesareti-askeri-dehasi-ve-adaletiyle-tarihe-yon-veren-cihan-devletinin-kurucusu-osman-gazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cesareti-askeri-dehasi-ve-adaletiyle-tarihe-yon-veren-cihan-devletinin-kurucusu-osman-gazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uç beyliğiyken zamanla cihan devleti haline gelen Osmanlı Devletinin temelini atan Osman Gazi, yüzyıllar boyunca gerçekleştirilen fetihlerle, cesareti, askeri dehası ve adaletiyle Türk-İslam medeniyetinin yayılmasında atılan ilk adımların mimarı oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayı boyunun liderliğini üstlenerek Anadolu'nun batısında güçlü siyasi yapı oluşturan Osman Gazi, attığı stratejik adımlarla kısa sürede sınırlarını genişletti ve Osmanlı Devletinin kuruluş sürecine yön veren isim olarak tarihe geçti.</p>

<p>Cesareti, ileri görüşlülüğü, askeri dehası, babası Ertuğrul Gazi'den devraldığı idare anlayışı ve Şeyh Edebali’nin manevi rehberliğiyle şekillenen kişiliği sayesinde Osman Gazi, devletin teşkilatlanmasında ve kalıcı düzen kurulmasında önemli rol oynadı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/01/1600f6c3a4ab036c0858cdc9f2668819.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Komşu tekfurlara karşı yürüttüğü başarılı mücadeleler ve izlediği adalet esaslı yönetim anlayışıyla halkın güvenini kazanan Osman Gazi, fethedilen bölgelerde istikrarı sağlayarak Osmanlının büyümesinin önünü açtı.</p>

<p>1326 yılında Bursa'nın fethinin ardından vasiyeti doğrultusunda Tophane'de defnedilen Osman Gazi'nin türbesi, bugün de Osmanlı Devletinin kurucusuna duyulan vefanın simgelerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/53254" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Cesareti, askeri dehası ve adaletiyle tarihe yön veren, cihan devletinin kurucusu: Osman Gazi" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/InfoGraphic/2026/08/01/d1299768004af4faa1d326060f6a8689.jpg" /></a></p>

<p></p>

<p>Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 98'inci yılı etkinlikleri kapsamında Eylül 2020'de türbe önünde İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince başlatılan saygı nöbeti, 6 yıldır aralıksız sürüyor.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/01/dffb796c27727e2fa8544301a04d456d.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, AA muhabirine, Osman Gazi'nin İran bölgesinden Anadolu'ya göç eden Türkmenler arasında bulunan oymak liderinin oğlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Osman Gazi'nin kimliğinin "alp gazi" olarak nitelendirildiğini belirten Karaaslan, onun savaşçı yapıya sahip olduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"Savaşçılık göstermiş, liderlik yapmış tarihi bir şahsiyet"</strong></h2>

<p>Osmanlı Devletinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğini belirten Karaaslan, şöyle konuştu:</p>

<p>"Osman Gazi, çok atılgan, mert bir lider olarak karşımıza çıkmaktaydı. Özellikle Karacahisar'ın alınmasından sonra onun çok ön plana çıktığını gözlemlemekteyiz. Yanında bulunan Konur Alp, Turgut Alp, Hasan Alp gibi liderlerle birlikte 'Bitinya' dediğimiz Güney Marmara topraklarının büyük bir kısmında Bizans ve ona bağlı olan, bizlerin 'tekfur' dediği kale komutanlarının karşısında savaşçılık göstermiş, liderlik yapmış tarihi bir şahsiyet olarak görmekteyiz."</p>

<p>Karaaslan, Osmanlı Devletinin uç beyliğinden üç kıtaya hakim olan imparatorluk haline dönüşmesinde Osman Gazi'nin rolüne dikkati çekti.</p>

<p>Karacahisar, Eskişehir, Yenişehir ve Bilecik'in fethinin ardından Osman Gazi'nin Bursa'da ilerlediğini anlatan Karaaslan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle Bursa'nın 1326'da, İznik'in 1331'deki fethinden sonra artık Osmanlı Beyliği, bölgesel bir güç haline dönüşmeye başlamıştı. Osman Gazi'nin liderliğini burada ifade etmek gerekiyor. Osman Gazi'nin fetih, gaza ve istimalet politikası yani halkı onlara yakınlaştıracak politikaları sayesinde Osmanlı Beyliği'nin zaman içerisinde nesilden nesile akan bu gelenek içerisinde öncelikle Rumeli'ye, ardından da üç kıtaya hükmeden bir imparatorluk haline dönüştüğünü söyleyebiliriz."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/01/7b904868988de92e227a8a3aebce5b97.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Karaaslan, alplerle birlikte büyüttüğü Orhan Gazi'nin askeri teşkilatlanmayı nüfuzlu şekilde yürütüp Osmanlı Devletini bir adım daha ileri taşıdığına işaret ederek, devlet geleneklerini gelecek nesillere aktaran özelliğine dikkati çekti.</p>

<p>Osman Gazi'nin Bursa'nın fethi sırasındaki vasiyetine değinen Karaaslan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kuşatma esnasında Bursa'nın doğu bölgesinden şehre bakarak 'Öldüğümde beni şol gümüşlü kümbete defnedin.' şeklindeki ifadesini hatırlamak gerekiyor. Osman Gazi türbesinin bulunduğu yer, Bizans döneminde Saint Elias Manastırı olarak biliniyordu. Buradaki kubbe hakikaten uzaktan dikkat çeken bir yerdi. Bursa, o noktada bir menzil, fetih noktası olarak temerküz etmiştir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/01/6a383127887110172c545877c8cee6b4.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>"Halkla iç içe ve halkın arasında bir hükümdar"</strong></h2>

<p>Ölümünün 700. yılında Osman Gazi'yi İslami gaza özelliği nedeniyle "Gazi", Türkistan'dan gelen alplik geleneğinden ötürü "Alp", gerçekleştirdiği stratejiler ve uygulamalarından dolayı "Adil", kolektif mantık içinde alpleriyle birlikte hareket etmesi, onlara liderlik etmesinden dolayı "Lider" ve fetih olgusundan dolayı "Fatih" olmak üzere 5 öne çıkan özelliğiyle tanımlayan Karaaslan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Osman Gazi'nin halkla iç içe bir portre çizdiğini söylemek lazım. Özellikle Karacahisar'ın fethinden sonra orada bir pazar kuruluyor. Teftiş için pazarlarda bulunduğunu bazı kaynaklar işaret ediyor. Osman Gazi devrinde yaşamış sıradan bir insan olduğunuzu hayal ederseniz onunla karşılaşmanız içten bile değil. Halkla iç içe ve halkın arasında bir hükümdar olduğunu söylemek gerekir. Aynı zamanda alplere liderlik eden, bir kuşatma esnasında onların başını çeken, onlara stratejilerle yön veren bir asker olarak, bir komutan olarak bir portreye sahip olduğunu ifade etmek lazım."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/01/bcecdf737acc2c1c638dac3148676e18.jpg" width="1200" /></figure></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cesareti-askeri-dehasi-ve-adaletiyle-tarihe-yon-veren-cihan-devletinin-kurucusu-osman-gazi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-8183a064178c20bb4064ccf8160d8111.webp" type="image/jpeg" length="22401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalkınma ajansları geçen yıl yaklaşık 7 bin kadının istihdamına katkı sağladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kalkinma-ajanslari-gecen-yil-yaklasik-7-bin-kadinin-istihdamina-katki-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kalkinma-ajanslari-gecen-yil-yaklasik-7-bin-kadinin-istihdamina-katki-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalkınma ajansları, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması, yerel kalkınmanın sağlanması ve büyümesi amacıyla verdikleri desteklerin yanında geçen yıl 6 bin 803 kadının istihdamına katkıda bulundu, 7 bin 711 kadın girişimciye destek sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, "Kalkınma Ajansları 2025 Yılı Genel Faaliyet Raporu"ndan derlediği bilgiye göre, Türkiye'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda 26 kalkınma ajansı faaliyette bulunuyor.</p>

<p>Ajanslar, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması, bölgelerin rekabet gücünün artırılması ve yerel kabiliyetlerin işlenerek gelişme potansiyellerinin açığa çıkarılması, iş ve yatırım ortamı ile yerel işbirliklerinin güçlendirilmesi için çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğünce, 2024-2025 dönemi için "Kadın İstihdamı ve Kadın Girişimciliği" öncelikli tema ilan edildi. Bu kapsamda kalkınma ajansları, kadınların iş gücüne katılımını artırmak, girişimcilik potansiyellerini desteklemek ve üretim süreçlerine daha etkin katılımlarını sağlamak amacıyla faaliyetlerini söz konusu tema çerçevesinde önceliklendirdi. Kadınlara yönelik mesleki eğitim programları, girişimcilik destekleri, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve dijital becerilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldü, ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten yerel işbirlikleri tesis edildi. Böylece, kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımının artırılması ve bölgesel kalkınmanın daha kapsayıcı yapıya kavuşturulması hedeflendi.</p>

<h2><strong>Uluslararası proje ve faaliyetlerin toplam bütçesi 44,6 milyon avro</strong></h2>

<p>"Kadın İstihdamı ve Kadın Girişimciliği" teması kapsamında geçen yıl kalkınma ajansları tarafından 831,7 milyon lira tutarında harcama gerçekleştirildi. Bununla birlikte, tema çerçevesinde yürütülen uluslararası proje ve faaliyetlerin toplam bütçesi 44,6 milyon avroya ulaştı.</p>

<p>Kalkınma ajansları, öncelikli teması olan kadın istihdamı ve kadın girişimciliği alanında yürüttükleri çalışmalarla, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımının önünü açtı. Mesleki eğitim programlarından girişimcilik desteklerine, kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesinden dijital yetkinliklerin geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede hayata geçirilen uygulamalarla 6 bin 803 kadının istihdamına katkı sağlandı, 7 bin 711 kadın girişimcinin iş fikirlerini geliştirmesine ve ekonomik faaliyetlerini büyütmesine destek olundu.</p>

<p>"Türkiye'de Yaratıcı Ekonominin Uygun Şekilde Dönüştürülmesi için Kapasite Geliştirme Projesi" çerçevesinde düzenlenen kadın liderliği eğitimi ile 20 kadın yönetici ve yönetici adayına yönelik stratejik düşünme, adaptif liderlik ve kriz yönetimi konularını kapsayan eğitim programı sunuldu.</p>

<h2><strong>Kadınların her alanda istihdama katılması için projeler hayata geçirildi</strong></h2>

<p>Teknoloji ve yaratıcılık temelli girişimlerin desteklenmesi, yeni ürün, hizmet, pazarlama ve çözümlerin yaygınlaştırılması amacıyla sunulan 4 milyon lira bütçeli "2025 Yılı Yenilikçi Kadın Girişimci Alternatif Destek Programı" kapsamında Aydın, Denizli ve Muğla'da faaliyet gösteren kadın girişimciler tarafından yürütülen 8 proje desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Desteklenen projeler çerçevesinde üç boyutlu üretim teknolojileri, yenilikçi tekstil uygulamaları, sağlıklı ve fonksiyonel gıda üretimi, yüksek kaliteli kakao üretimi, çeşnili zeytinyağı üretimi, doğal malzemelerle çocuklara yönelik ürün tasarımı ve sanat atölyeciliği gibi alanlarda yatırım ve kapasite geliştirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Bu doğrultuda, üretim ve işleme ekipmanları, dijital altyapı, e-ticaret ve tanıtım unsurları ile çeşitli makine ve teçhizatın temin edilmesiyle, yararlanıcıların üretim kapasitesi, teknolojik altyapısı, ürün çeşitliliği ve pazara erişim imkanları güçlendirildi. Böylece, bölgesel düzeyde katma değer üreten, sürdürülebilir ve yenilikçi kadın girişimlerinin geliştirilmesine katkı sağlandı.</p>

<p>Program kapsamında 2025'te 1 projenin kapanışı gerçekleştirildi ve 8 projeye toplam 2 milyon 596 bin 6 lira ödeme yapıldı. Kalan 7 projenin kapanış işlemlerinin bu yıl içinde tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Ayrıca, kalkınma ajansları tarafından kadınların istihdamına katkı sağlanması için Bilecik'te Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılık için Soğuk Hava Deposu Projesi, Isparta'da Bağımlılığı Önleme ve Rehabilitasyon Hareketi Projesi, Ankara'da Yeni Nesil Elektrikli Araç Sistemleri Bakım, Onarım, Programlamasında Genç Kadınlara İş Garantili Uzmanlık Eğitimi Projesi'nin de aralarında olduğu birçok projede kadınların istihdama katılması için çalışmalar yapıldı ve destek sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kalkinma-ajanslari-gecen-yil-yaklasik-7-bin-kadinin-istihdamina-katki-sagladi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-cd3f2c9b3490d4532ca7c41acccdce54.webp" type="image/jpeg" length="45362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağaçların gövdesindeki halkalar iklim değişikliğinden yangınlara kadar doğanın hafızasını taşıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/agaclarin-govdesindeki-halkalar-iklim-degisikliginden-yanginlara-kadar-doganin-hafizasini-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/agaclarin-govdesindeki-halkalar-iklim-degisikliginden-yanginlara-kadar-doganin-hafizasini-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağaçların gövdelerinde her yıl oluşan halkalar, ağacın kaç yaşında olduğunu göstermesinin yanı sıra bulunduğu coğrafyada yıllar önce yaşanan kuraklıkları, yangınları ve iklim değişikliğinin etkilerini de ortaya koyan doğal bir arşiv niteliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar yaşayan ağaçlar, yaşamları boyunca maruz kaldıkları çevresel değişimlerin izlerini gövdelerinde oluşan yıllık halkalarda saklıyor.</p>

<p>İlkbahar ve yaz mevsimlerinde meydana gelen büyüme halkalarının genişliği, şekli ve bıraktığı izlerden, ağacın hangi dönemlerde elverişli koşullarda geliştiği, hangi yıllarda kuraklık stresi yaşadığı, yangınlara maruz kaldığı ya da hava kirliliğinden etkilendiği bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılabiliyor.</p>

<p>Bilim insanlarının "yıllık halka analizi" olarak adlandırdığı bu yöntem, yalnızca tek bir ağacın yaşam öyküsünü değil, bulunduğu bölgenin onlarca hatta yüzlerce yıllık çevresel geçmişini de gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gövde kesitlerinden elde edilen veriler sayesinde geçmişte yaşanan iklim değişiklikleri, yağış rejimindeki farklılıklar, sıcaklık artışları, kuraklık dönemleri ve büyük yangınların izleri kronolojik olarak belirlenebiliyor.</p>

<p>Araştırmalarda elde edilen veriler, iklim değişikliğinin ekosistemler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasında önemli bir kaynak oluşturuyor.</p>

<p>Bilim insanları, yıllık halka analizlerinden elde edilen bulguları meteorolojik kayıtlar ve çevresel verilerle değerlendirerek geçmişte yaşanan olayların etkilerini ortaya koyarken, bu çalışmaların iklim değişikliğine uyum politikalarından orman yönetimine, çevresel izleme faaliyetlerinden yangın araştırmalarına kadar birçok alanda önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<figure><img height="816" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/24/63e2df1778575c473402b5a6b501f12e.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>Yıllık halka oluşumu mevsimsel büyümeyle bağlantılı</strong></h2>

<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Makineci, AA muhabirine, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde yaptıkları yıllık halka sayımını ağaç üzerinde uygulamalı olarak gösterdi.</p>

<p>Makineci, ağaçların gövdelerinde oluşan yıllık halkaların bilim insanlarına geçmişe dönük önemli çevresel veriler sunduğunu belirterek, binlerce yıl yaşayabilen ağaçların yaşlarının, gövde kesitlerinden alınan yıllık halkalar sayılarak tespit edildiğini anlattı.</p>

<p>Ağaçların her yıl çap artımı yoluyla gövdelerini genişlettiğini anlatan Makineci, bunun temelinde de fotosentezle büyüme, çap ve boy artımı, yeni organ ve yeni hücre gelişimlerinin yer aldığını aktardı.</p>

<p>Yıllık halkaların oluşumunun doğrudan mevsimsel büyümeyle bağlantılı olduğunu, ilkbahar ve yaz dönemlerinde oluşan odun dokularının birlikte bir yılı temsil ettiğini dile getiren Makineci, yıllık halkaların yalnızca ağacın yaşını göstermediğini, o dönemdeki çevresel koşullar hakkında da önemli bilgiler verdiğini kaydetti.</p>

<figure><img height="870" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/24/005ace41e92bdc43805fddb959fb6e00.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>Halkaların daralması ve genişlemesi ağacın büyüdüğü koşulları gösteriyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Makineci, ağaçtaki yıllık halkanın, bahar ayında açık renkli ve geniş odun halkası ile yaz aylarında suyun az, buharlaşma ve sıcaklığın fazla olduğu dönemdeki daha dar ve koyu renkli odunun birlikte değerlendirilmesiyle oluştuğunu aktardı.</p>

<p>Meydana gelen iki farklı durumun birlikte bir yıllık çap artımını gösterdiğini dile getiren Makineci, "Yıllık halkaların genişliği bize ağacın o dönemdeki beslenme koşullarını gösteriyor. Halka daraldığında büyüme koşullarının azaldığını, genişlediğinde ise ağacın daha iyi koşullarda büyüyebildiğini ve çap artımı yapabildiğini yorumlayabiliyoruz. Bunlar ölçülerek ve halka genişlikleri belirlenerek değerlendiriliyor. Genelde genç yaşlarda daha geniş yıllık halkalar oluşuyor. Yaşlandıkça fizyolojik ömrüne yaklaştığı için daha dar yıllık halkalar yapmaya başlıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="848" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/24/a71f8db6f60a6b2142f7b4e6da61413f.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2><strong>Çevresel stres de halkalara yansıyor</strong></h2>

<p>İklim değişikliğiyle birlikte artan çevresel stresin de yıllık halkalara yansıdığını belirten Makineci, hava kirliliği gibi çevresel etkenlerin de ağaç gelişimini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p>Makineci, ağaçlardaki iklim değişikliğinin ve yangınların etkisini şöyle anlattı:</p>

<p>"Yağış artabilir, azalabilir, sıcaklık artabilir ya da düşebilir. İşte bu değişimler yıllık halkaların genişliklerinde meydana gelen farklılıklarla izlenebilir. Yıllık halkalara bakarak iklim değişikliğinin ağacı ne ölçüde etkilediğini doğrudan görebiliyoruz. Yangınlar ağaç gövdelerinde yıllar boyunca kalacak izler bırakabilir. Yıllık halka analizleri sayesinde bir ağacın hangi yılda yangın geçirdiğini de görebiliyoruz. Yangın gövde kabuğunu etkileyebilecek şiddette gerçekleştiği zaman kabuk üzerinde iz bırakıyor. Eğer ağaç yangından sonra ölmeden yaşamaya ve artımına devam edebiliyorsa, o izden hangi yılda bu gövdenin yangın geçirdiğini tespit edebiliyoruz."</p>

<p>Makineci, yıllık halka çalışmalarının Türkiye'de daha çok anıt ağaçlar ile bilimsel araştırmaların yürütüldüğü alanlarda gerçekleştirildiği bilgisini vererek, yapılan araştırmaların bilimsel yayınlarla kayıt altına alındığını, bu çalışmaların uzun yıllara yayılan çevresel değişimlerin ortaya konulmasına katkı sağladığını kaydetti.</p>

<h2><strong>Ağaçların halkaları, hava kirliliğinin izlerini de gösteriyor</strong></h2>

<p>Makineci, yaşlı ağaçların geçmişte yaşanan çevresel olaylara ilişkin adeta doğal bir arşiv niteliği taşıdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Yaşlı bir ağaçta yıllık halka analizi yaptığınız zaman çok uzun yıllar boyunca nasıl bir değişimin gerçekleştiğini görebiliriz. Yıllık halka genişliklerindeki değişimleri tespit ederek yıllar önce burada bir kuraklık stresi olup olmadığını anlayabiliyoruz. Ya da herhangi bir nedenle normal yıllık halka gelişiminde bir daralma gördüğümüzde o dönemin kurak geçtiğini, ağacın çap artımını gerçekleştiremediğini veya bunu zor gerçekleştirdiğini yorumlayabiliyoruz. Böylece o dönem hakkında bize önemli bilgiler vermiş oluyor."</p>

<p>Makineci, iklim değişikliğinin etkilerinin değerlendirilmesinde yıllık halka sayımları ile halka genişliği ölçümlerinden de yararlanıldığını belirterek, bu yöntemlerin bilimsel araştırmalarda aktif olarak kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Hava kirliliğinin de ağaçların gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Makineci, yıllık halka sayımları ve halka genişliği ölçümleriyle bu etkilerin tespit edilebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kendi yürüttükleri araştırmalardan da örnek veren Makineci, termik santral kaynaklı hava kirliliğinin ağaçların büyümesini olumsuz etkilediğini yıllık halka analizleriyle ortaya koyduklarını anlattı.</p>

<p>Yıllık halka analizlerinin bilim insanlarına geçmişe dönük kronolojik veriler sunduğunu vurgulayan Makineci, bu kayıtların farklı disiplinlerde yürütülen araştırmalara da katkı sağladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/agaclarin-govdesindeki-halkalar-iklim-degisikliginden-yanginlara-kadar-doganin-hafizasini-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-abeb8a239f907915e0df8182dd9ee7ba.webp" type="image/jpeg" length="93827"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Modern'deki "Yüzen Adalar" sergisini yaklaşık 2 milyon 750 bin kişi ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-moderndeki-yuzen-adalar-sergisini-yaklasik-2-milyon-750-bin-kisi-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/istanbul-moderndeki-yuzen-adalar-sergisini-yaklasik-2-milyon-750-bin-kisi-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Modern'in Renzo Piano imzalı yeni müze binasında açılan ilk koleksiyon sergisi "Yüzen Adalar", yaklaşık 2 milyon 750 bin ziyaretçiyi ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müzeden yapılan açıklamaya göre, dün kapanan sergi, 1945'ten bugüne Türk sanatındaki gelişim ve dönüşümü İstanbul Modern Koleksiyonu'nda yer alan eserler aracılığıyla gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farklı dönemlerden sanatçıların üretimlerini bir araya getiren sergi, Türk sanatındaki değişen sanatsal yaklaşımları ve ifade biçimlerini sanatseverlerle buluşturdu.</p>

<p>İstanbul Modern, eylül ayında açılması planlanan yeni uluslararası koleksiyon sergisi için hazırlıklarını sürdürürken müzenin giriş katında ücretsiz gezilebilen koleksiyon seçkisi de sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/13/4cf30ab643605b17ebab072333bb9467.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Müzenin önünde yer alan Bettina Pousttchi'nin "Dikey Otoyollar V02" ve Anthony Cragg'in "Koşucu" adlı heykellerinin yanı sıra Adrian Villar Rojas'ın "Tüm Annelerin En Güzeli (I)", Anselm Reyle'nin "Yeraltı Dünyasının Üstünde" ve "Toz Çökerken", Koray Ariş'in "Devinim ve Denge Serisi I ve II", Olafur Eliasson'un "Senin Beklenmedik Seyahatin", Selma Gürbüz'ün "Kırmızı Gölge", Richard Deacon'ın "Ev Modeli", Richard Wentworth'ün "Sahte Tavan", Yılmaz Zenger'in "Bence Ayça" ve Zhan Wang'ın "Jia Shan Shi 121# (Yapay Kaya)" adlı eserleri gezilebiliyor.</p>

<p>Öte yandan, "Yüzen Adalar" sergisini ziyaret edemeyen sanatseverler için hazırlanan sanal tur da İstanbul Modern'in internet sitesi üzerinden erişime açık bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-moderndeki-yuzen-adalar-sergisini-yaklasik-2-milyon-750-bin-kisi-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-2e8468151698209a9a45b32ad9153031-1.webp" type="image/jpeg" length="47316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol'dan "Avrupa'nın en hızlı şirketlerindeniz" mesajı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/aselsan-genel-muduru-ahmet-akyoldan-avrupanin-en-hizli-sirketlerindeniz-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/aselsan-genel-muduru-ahmet-akyoldan-avrupanin-en-hizli-sirketlerindeniz-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASELSAN Genel Müdürü Akyol, "Açıkça ilan ediyoruz ki hava savunma sistemleri dahil en karmaşık radar ve hava savunma sistemlerimizden pek çoğunu bugün sipariş vermeniz durumunda tüm müttefiklere 2 yılın altında bir sürede teslim edebiliriz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığı Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı işbirliğinde düzenlenen "Müttefikler Ankara'da Programı"nın savunma paneli gerçekleştirildi.</p>

<p>ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, burada AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisi ekosisteminin oldukça kapsamlı olduğunu söyledi.</p>

<p>NATO 1.0'da Türkiye'nin kritik öneminin coğrafi konumundan kaynaklandığını, NATO 2.0'da Türkiye'nin teşkilatın en büyük ikinci askeri gücü olarak tanımlandığını vurgulayan Akyol, NATO 3.0'da ise yeni unsurun savunma sanayisi olduğunu bildirdi.</p>

<p>Akyol, Türkiye'nin bu ekosistemde hem coğrafi hem de askeri güce sahip olarak NATO ülkelerinin ana savunma sanayisi tedarikçilerinden biri haline geldiğini anlattı.</p>

<p>Sektörde alınan siparişlerin işin doğası gereği 2, 3, hatta 4 yılda teslim edilebileceği bilgisini veren Akyol, "Bizim geçen yıl elde ettiğimiz başarı, siparişlerin yüzde 28'ini aynı yıl içinde teslim etmek oldu. Bu, endüstriyel kapasitemizin bir sonucudur. Sadece son 2 yılda seri üretim kabiliyetlerimizi yüzde 40 artırdık. Şu anda Ankara'da dünyanın en büyük hava savunma altyapılarından biri inşa ediliyor. Bu 2 milyar dolardan fazla bir yatırım. Oldukça dinamik bir inovasyon döngüsüne sahibiz. Bu birçok şirketten daha iyi durumda." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Türkiye'nin kapasitesi ortada"</strong></h2>

<p>Seri üretim kapasitesine ve sahadan gelen gerçek zamanlı operasyonel geri bildirimlere sahip kanıtlanmış ürünler sunduklarını vurgulayan Akyol, sahadan her gün geri bildirim aldıklarını dile getirdi.</p>

<p>Akyol, bu eşsiz kabiliyetle Avrupa bölgesindeki diğer şirketlerden farklılaştıklarına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu sadece ASELSAN ve ROKETSAN'ın değil, bizi destekleyen 3 binden fazla yerel firmadan oluşan ekosistemimizin başarısıdır, Türk savunma sanayisinin bir kabiliyetidir. Avrupa bölgesindeki takvimleri ve teslimat sürelerini biliyorum. Bu tür bir kapasitenin orada hazır olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden Ankara'dan açıkça ilan ediyoruz ki hava savunma sistemleri dahil en karmaşık radar ve hava savunma sistemlerimizden pek çoğunu bugün sipariş vermeniz durumunda tüm müttefiklere 2 yılın altında bir sürede teslim edebiliriz. Avrupa ulusları ve hükümetleri, kapalı rekabet yerine açık rekabeti tercih etmeyi uzun vadeli stratejileri için değerlendirmelidir. Açık rekabet kullanıcılar için daha kaliteli ürünlerin, daha az maliyetle elde edilmesini sağlayacaktır. Biz Türk savunma sanayisi olarak daha iyi çözümler sunabiliriz ve bunu bazı ülkelerde uyguladık. Türkiye'nin kapasitesi ortadadır. Türkiye ve Türk savunma sanayisinin NATO güvenlik şemsiyesine eskisinden daha fazla katkı sağlayacağına inanıyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/aselsan-genel-muduru-ahmet-akyoldan-avrupanin-en-hizli-sirketlerindeniz-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-fced3bf42b5afb4a67bed6dd0e0b3b7c.webp" type="image/jpeg" length="62250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya'ya düşme tehlikesi bulunan NASA teleskobu için kurtarma operasyonu başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dunyaya-dusme-tehlikesi-bulunan-nasa-teleskobu-icin-kurtarma-operasyonu-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dunyaya-dusme-tehlikesi-bulunan-nasa-teleskobu-icin-kurtarma-operasyonu-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya'ya düşme tehlikesiyle karşı karşıya olan NASA teleskobu için başlatılan kurtarma operasyonu kapsamında uzay aracı yörüngeye fırlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savunma teknolojileri şirketi Katalyst Space Technologies'e ait Link uzay aracı, yörüngede planlanandan daha hızlı alçalan Swift Gözlemevi'ne müdahale edilmesi amacıyla Marshall Adaları'ndan yola çıktı.</p>

<p>Link'in, yaklaşık bir ay içinde Güneş fırtınaları sebebiyle beklenenden daha hızlı alçalan Swift'e ulaşması öngörülüyor.</p>

<p>NASA, Link uzay aracının, 2004'te fırlatılan Swift'i yakalayıp yörüngesinde yükseltmesini planlıyor.</p>

<p>Teleskobun yörüngesinin mümkün olduğunca uzun süre korunması amacıyla gözlemler askıya alındı. Swift'in eylüle kadar yeniden faaliyete geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p>1,4 ton ağırlığındaki Swift, Dünya'nın 360 kilometre üzerinde yörüngede bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Link uzay aracının, iticilerini ateşleyip Swift'i 240 kilometre daha yukarıya taşımak amacıyla hareket ettirmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dunyaya-dusme-tehlikesi-bulunan-nasa-teleskobu-icin-kurtarma-operasyonu-baslatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-8f2d17741f13fe4ebb7bcaec78f27f34.webp" type="image/jpeg" length="71172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaca ünlü kruvaziyerler dümeni İstanbul'a kırdı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dunyaca-unlu-kruvaziyerler-dumeni-istanbula-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dunyaca-unlu-kruvaziyerler-dumeni-istanbula-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul, kruvaziyer turizminde ana liman (homeport) konumunu her geçen yıl güçlendirirken, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin kenti başlangıç ve bitiş noktası olarak tercih etmesi turizm gelirlerine de önemli katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizcilik Genel Müdürlüğünün bu yılın mayıs ayı ile ocak-mayıs dönemine ilişkin kruvaziyer istatistikleri, Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki büyümesini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Verilere göre, Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer gemi sayısı mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,2 artarak 169'a yükselirken, kruvaziyer yolcu sayısı da yüzde 10,8 artışla 257 bin 897 oldu.</p>

<p>Ocak-mayıs döneminde ise Türkiye limanlarına uğrayan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artışla 324'e, yolcu sayısı da yüzde 3,9 yükselişle 455 bin 580'e ulaştı.</p>

<p>Bu dönemde Kuşadası'nın ardından en fazla kruvaziyer gemisini İstanbul limanları ağırladı. İlk beş ayda İstanbul'a gelen 66 geminin önemli bölümü kenti yalnızca uğrak limanı olarak değil, aynı zamanda yolcuların gemiye bindiği ve seyahatini tamamladığı ana liman olarak kullandı.</p>

<p>Son yıllarda özellikle MSC Cruises, Costa Crociere ve AROYA Cruises'ın İstanbul merkezli operasyonlarını genişletmesiyle İstanbul'u ana liman olarak kullanan kruvaziyer şirketlerinin sayısı 2023-2025 döneminde yüzde 50 arttı.</p>

<p>Kruvaziyer şirketlerinin bir limanı ana liman olarak seçmesinde güçlü hava yolu bağlantıları, modern liman altyapısı, hızlı gümrük ve pasaport işlemleri, güvenlik standartları ile destinasyonun turistik çekiciliği belirleyici rol oynuyor. Bu özelliklerin büyük bölümünü aynı anda sunabilen İstanbul, Doğu Akdeniz'in yükselen kruvaziyer merkezleri arasında yer almaya başladı.</p>

<p>İstanbul'un gelişmiş hava ulaşım ağı, uluslararası bağlantıları ve tarihi-kültürel zenginliği, kenti yalnızca uğrak noktası olmaktan çıkararak yolcuların seyahatlerine başladıkları ve tamamladıkları merkezlerden biri haline getiriyor. Bu durum ise yolcu başına yapılan harcamaların artmasına ve turizm gelirlerinin yükselmesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Kruvaziyer şirketlerinin İstanbul kalkışlı ve varışlı sefer sayılarını artırması, kentin Doğu Akdeniz'deki ana liman rolünü güçlendirirken, bu gelişmenin turizm gelirlerine de önemli katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Ana liman olarak kullanılan şehirlerde ekonomik katkı yalnızca liman gelirleriyle sınırlı kalmıyor. Yolcuların gemiye binmeden önce veya seyahat sonrasında kentte geçirdiği süre, konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş ve kültür-sanat faaliyetlerine yönelik harcamaları artırarak şehir ekonomisine önemli katma değer sağlıyor.</p>

<h2><strong>"İstanbul kruvaziyer yolcusunun aradığı tüm özellikleri sunuyor"</strong></h2>

<p>Sunorama Cruises Genel Müdür Yardımcısı Selami Pirçek, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul'un coğrafi konumu, ulaşım imkanları ve turizm çeşitliliği sayesinde kruvaziyer şirketlerinin radarına giren en önemli destinasyonlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İstanbul'un hem Avrupa hem de Asya'nın kesişim noktasında bulunduğunu belirten Pirçek, bu avantajın güçlü hava yolu bağlantılarıyla birleştiğinde kenti kruvaziyer şirketleri açısından daha cazip hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Pirçek, "İstanbul Havalimanı ve Türk Hava Yolları'nın geniş uçuş ağı sayesinde dünyanın birçok noktasından yolcular kolaylıkla İstanbul'a ulaşabiliyor. Kruvaziyer şirketlerinin bir limanı ana liman olarak seçmesindeki en önemli kriterlerden biri ulaşılabilirliktir. İstanbul bu konuda rakiplerinin önüne geçiyor. İstanbul kruvaziyer yolcusunun aradığı tüm özellikleri sunuyor." dedi.</p>

<p>İstanbul'un yalnızca ulaşım avantajıyla değil, tarihi dokusu, kültürel mirası, gastronomisi, alışveriş imkanları ve modern şehir yaşamıyla da yolculara kapsamlı bir deneyim sunduğunu dile getiren Pirçek, kruvaziyer yolcusunun ihtiyaç duyabileceği hemen her hizmete kentte ulaşabildiğini kaydetti.</p>

<p>Pirçek, Galataport İstanbul'un modern terminal yapısının da İstanbul'un tercih edilmesinde önemli rol oynadığına dikkati çekerek, "Limanın operasyonel kabiliyeti, hızlı check-in ve check-out süreçleri, alışveriş ve yeme-içme alanları yolcuların memnuniyetini artırıyor. Bu da kruvaziyer şirketlerinin İstanbul'a bakışını olumlu yönde etkiliyor." diye konuştu.</p>

<p>Ana liman olmanın şehir ekonomisine doğrudan katkı sağladığını vurgulayan Pirçek, kruvaziyer yolcularının gemiye binmeden önce otellerde konakladığını, restoranları kullandığını, alışveriş yaptığını ve birçok yolcunun seyahat sonrasında da birkaç gün daha İstanbul'da kaldığını anlattı.</p>

<p>Pirçek, bugün AROYA Cruises, MSC Cruises ve Costa Crociere'nin İstanbul'u ana liman olarak kullandığını, bazı Amerikan kruvaziyer şirketlerinin de kenti başlangıç veya bitiş limanı olarak programlarına dahil ettiğini belirterek, ilerleyen dönemde daha fazla uluslararası şirketin İstanbul'a yatırım yapmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Homeport yolcusu şehir ekonomisine daha yüksek katkı sağlıyor"</strong></h2>

<p>Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı da kruvaziyer turizminde ana liman olmanın ekonomik etkisinin liman gelirlerinin çok ötesine geçtiğini söyledi.</p>

<p>İstanbul Havalimanı'nın küresel bağlantı ağı sayesinde İstanbul'un önemli bir kruvaziyer merkezi haline geldiğini belirten Yazıcı, hava yolu ile liman entegrasyonunun sektör açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yazıcı, ana liman olarak kullanılan destinasyonlarda yolcuların şehirde daha uzun süre kaldığını belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>"Ana liman olarak kullanılan limanlardan seyahate başlayan yolcuların kişi başı harcaması 1500 ila 2000 dolar seviyesine ulaşıyor. Bu, transit kruvaziyer yolcusunun yaklaşık yedi katı ekonomik katkı anlamına geliyor. Yolcular otellerde konaklıyor, hava yolu ulaşımını kullanıyor, restoranlarda vakit geçiriyor ve alışveriş yapıyor. Homeport yolcusu şehir ekonomisine daha yüksek katkı sağlıyor. İstanbul, kruvaziyer programlarında çoğu zaman geceleme yapılan limanlardan biri. Bu da yolculara şehrin tarihi ve kültürel değerlerini daha yakından tanıma fırsatı sunuyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen yıl Türkiye limanlarında son 12 yılın en yüksek kruvaziyer yolcu sayısına ulaşıldığını kaydeden Yazıcı, bu yıl ise yolcu sayısında yaklaşık yüzde 20 artış beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Yazıcı, Türkiye'nin güvenli destinasyon algısının güçlenmesinin uluslararası kruvaziyer şirketlerinin planlamalarına olumlu yansıdığını dile getirerek, Galataport İstanbul'un modern altyapısı ve artan operasyonel kapasitesi sayesinde daha büyük gemilerin de İstanbul programlarına dahil edilmeye başlandığını belirtti.</p>

<p>Kruvaziyer şirketlerinin sefer planlarını iki ila üç yıl önceden yaptığını belirten Yazıcı, mevcut rezervasyonlar ve görüşmeler doğrultusunda gelecek dönemde İstanbul'u ana liman olarak kullanan şirket ve yolcu sayısının artmaya devam edeceğini, bunun da Türkiye'nin kruvaziyer turizminden aldığı payı daha da yükselteceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dunyaca-unlu-kruvaziyerler-dumeni-istanbula-kirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-1324a8e4d7a8dddaec07db55eab137d9.webp" type="image/jpeg" length="48558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında ilk hayvanların teslim töreni yapıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesi-kapsaminda-ilk-hayvanlarin-teslim-toreni-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesi-kapsaminda-ilk-hayvanlarin-teslim-toreni-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında ilk etapta 1600 üreticiye ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvanı teslim edeceklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" çerçevesinde ilk hayvanların teslimi nedeniyle TİGEM Polatlı Tesisleri'nde tören düzenlendi.</p>

<p>Bakan Yumaklı, buradaki konuşmasında, hayvancılığın gıda arz güvenliği açısından en stratejik başlıklardan olduğunu söyledi.</p>

<p>Hayvancılığın, istihdamın, sanayinin ham maddesi ve kırsal kalkınmanın da lokomotifi olduğunu vurgulayan Yumaklı, Anadolu topraklarının bu anlamda çok engin bir deneyime sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Son 24 yılda hayvancılıkta büyük mesafe katedildiğini anlatan Yumaklı, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"24 yılda hayvancılığa verilmiş olan destek miktarı yaklaşık 633 milyar lirayı buluyor. 2002'den bu yıla kadar büyükbaş hayvan varlığımızda yüzde 79, küçükbaş hayvan varlığımızda yüzde 82, kırmızı et üretimimizde yüzde 142, süt üretimimizde yüzde 154, yumurta üretimimizde yüzde 73, tavuk eti üretimimizde de yüzde 302'lik bir artış meydana geldi."</p>

<p>Yumaklı, bu rakamların sadece niceliksel büyümeyi ifade etmediğini, hem planlı bir üretimin hem de güçlü bir altyapının oluşmasını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı, süt, yumurta ve kanatlı eti üretiminde birinci sırada olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bunu söylediğimiz zaman bazılarının gücüne gidiyor ama bunları onlar duymak istemese de ifade edeceğiz. Çünkü bu ülkenin fedakar üreticileri ülkemizin birinci sırada kalması için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Bakanlık ve üreticilerimiz olarak omuz omuza vererek bunu sürdürmeye kararlıyız. Bu tablo tesadüfi değil. Bu başarı, devletimizin gücüyle, üreticimizin alın teri ve en önemlisi de bu ülkenin üretme iradesiyle alakalıdır."</p>

<p>Bakan Yumaklı, bitkisel üretimde ve su ürünlerinde olduğu gibi hayvancılıkta da planlı üretim dönemini başlattıklarını anlattı.</p>

<p>Hedefi, takvimi ve desteği belli bir üretim anlayışıyla yola çıktıklarına işaret eden Yumaklı, "Bu kapsamda yeni hayvancılık modelinde uygulamaya aldık. Genç ve kadın üreticilerimize destek veriyoruz. Aile işletmelerimizi de bu destekleme modelinin merkezine aldık. Biliyoruz ki eğer genç kardeşlerim, kadın girişimciler ve güçlü bir aile işletmesi olmazsa bunları yapmanın imkanı yok. Ayrıca, bunları yaparken aynı zamanda tüketicilerimizin de uygun şartlarda kırmızı et tüketmesini sağlamak için gayret ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Yumaklı, ilk projenin "Kırsalda Bereket Büyükbaşa Destek" olduğunu anımsatarak, bu projenin yoğun ilgi gördüğünü dile getirdi.</p>

<h2><strong>"Hayvanların tamamı yerli genetik kaynaklardan oluşuyor"</strong></h2>

<p>"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ni, ilk teslimatları yaparak, bugün Polatlı'dan başlattıklarını ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Oluşan tabloda hak sahiplerinin yüzde 49'u kadın, yüzde 79'u genç, yüzde 18'i de meslek mensubu yani veteriner hekim, ziraat mühendisi, gıda mühendisi ve benzeri arkadaşlarımızdan oluşuyor. Bu genç ve hanım kardeşlerim bulundukları yerde de önder çiftçiler olarak kendi ekosistemlerinde oranın gelişmesi için gayret edecek. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında ilk etapta 1600 üreticimize ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvanı teslim edeceğiz. 13 farklı ırktan oluşan hayvanlar 10 TİGEM işletmemizden kendilerine verilecek."</p>

<p>Yumaklı, yararlanıcılara, Ziraat Bankasından sıfıra yakın faizle 2 yıla kadar ödemesiz, devamında da 5 ile 7 yıl arasında vade seçenekleriyle temel hayvancılık kredisinin kullandırılacağını, 100 hayvan için 12 ay boyunca Bakanlık olarak kendilerine aylık 15 bin lira, toplamda da 180 bin lira bakım ve besleme desteği verileceğini, ayrıca, bu hayvanların herhangi bir problem yaşama ihtimaline karşı TARSİM sigortalarının da, yine 1 yıl süreyle, Bakanlık tarafından gerçekleştirileceğini kaydetti.</p>

<p>Dağıtımı gerçekleştirecek hayvanların TİGEM uhdesinde yetiştirildiğini ve tamamının yerli genetik kaynaklardan oluştuğunu bildiren Yumaklı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Hayvanlar elit sürülerden özenle seçildiler, yüksek verim potansiyeline sahipler. Hayvancılık yol haritamızın en önemli unsuru dediğimiz ıslah çalışmalarında da önemli yer tutmuş olacak. Burada amacımız, hayvan sayısını artırmak değildir. Bir yandan üretimi büyütmeye gayret ederken verimi yükseltmek ve kırsal refahı da güçlendirmektir. Özellikle 'Terörsüz Türkiye' yolunda çok ciddi mesafeler almış olan ülkemizin bu manada da en hızlı sonuç alabilecek projelerini Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz için gurur duyuyorum. Asıl hedefimiz, yerli üretim gücümüzü esas alarak kırsalda üretimi büyütmek, aile işletmelerimizin ekonomik gücünü artırmak ve üreticimizin emeğini daha güçlü bir geleceğe taşımak."</p>

<p>Yumaklı, Anadolu'nun küçükbaş hayvancılık için coğrafi koşulları itibarıyla son derece müsait olduğunun altını çizerek, bu anlayışla projeleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi.</p>

<p>Yeni yol haritasının uygulanmaya başlandığı andan bugüne kadar küçükbaş hayvan varlığında yüzde 11'lik artış olduğunu anlatan Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sadece hayvan ıslahı ya da onu verimli sürülere dönüştürmeniz yetmiyor. Aynı zamanda meralarımızı da ıslah etmemiz, buna uygun hale getirmemiz gerekiyor. Çünkü merasız bir hayvancılık düşünülemez. Eğer meralarınız yoksa hayvancılıktan söz etmeniz mümkün değil. Biz şuna inandık hep üreten Türkiye, güçlü Türkiye'dir. Eğer güçlü bir tarım üretiminiz varsa Türkiye'nin en sağlam teminatlarından birisini yerine getirmiş olursunuz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİGEM Genel Müdürü Hasan Gezginç de kırsalın kalkınmasını önemsediklerini belirterek, "Bu noktada hedeflerimizi Türkiye Yüzyılı'na yakışır şekilde belirlemeye ve adımlarımızı buna göre atmaya gayret gösteriyoruz. Bugün burada dağıtacağımız hayvanlar üretimde bol bereketli faydalı ve ülkemiz tarımını ilerletici noktada önemli adımlar içerir." dedi.</p>

<p>Öte yandan AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir de bir konuşma yaptı.</p>

<p>Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı, üreticiler Seher Sürekli, Mehmetcan Erdoğan ve Mehmet Karakaplan'a sertifikalarını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesi-kapsaminda-ilk-hayvanlarin-teslim-toreni-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2b1e4a49c2a466b34434512cc510489f.jpg" type="image/jpeg" length="21998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu, "Lysistrata" oyunuyla Bulgaristan'da sahne aldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-bulgaristanda-sahne-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-bulgaristanda-sahne-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Tiyatrosu, "Lysistrata" oyunuyla Bulgaristan'ın güneydoğusunda Türk ve Müslümanların yoğun yaşadığı Kırcaali şehrinde sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin Filibe Başkonsolosluğunun himayesinde, Kırcaali Belediyesi ve Kırcaali Tiyatro-Müzik Merkezi'nin katkı verdiği oyun, ücretsiz sahnelendi.</p>

<p>Antik Yunan yazar Aristophanes'in kaleme aldığı "Lysistrata" adlı oyunu Barış Erdenk yönetti.</p>

<p>Oyun, MÖ 490-478 yıllarındaki Yunan-Pers savaşlarından sonra Yunanistan'ın iki büyük gücü olan Atina ile Sparta arasındaki iktidar mücadelesini anlatıyor.</p>

<p>Türkiye'nin Filibe Başkonsolosu Emre Manav, oyun öncesinde yaptığı konuşmada, hedeflerinin Türkçe ve Türk kültürüyle bağların korunmasına katkı sunmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Kırcaali'nin güçlü Türk kültürüne sahip olduğunu belirten Manav, "Devlet Tiyatrolarından gelen ekibimiz de bunu yakından gördü ve burada bulunmaktan büyük memnuniyet duydu. Bunun bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz." dedi.</p>

<p>Manav, Devlet Tiyatrolarının desteğiyle Kırcaali'de Türkçe tiyatro oyunlarının sahnelenmesini, ortak turneler ve festivaller düzenlenmesini hedeflediklerini dile getirerek, "İnşallah bu başlangıçla yeni bir yol açacağız. Burada sahneleyeceğimiz oyunların ardından Ankara ve İstanbul'da da iadeiziyaret niteliğinde buluşacağız." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyunun sonunda ayakta alkışlanan oyuncular, sahneye çıkarak izleyicileri selamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-devlet-tiyatrosu-lysistrata-oyunuyla-bulgaristanda-sahne-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-16c77c80e7b90526ec9fea31df21a51b.jpg" type="image/jpeg" length="23533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cennet Cehennem Vadisi, güreşte Süper Lig Finalleri'ne ev sahipliği yapacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cennet-cehennem-vadisi-gureste-super-lig-finallerine-ev-sahipligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cennet-cehennem-vadisi-gureste-super-lig-finallerine-ev-sahipligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önde gelen güreş kulüplerinin sporcuları, 2025-2026 Sezonu Serbest ve Grekoromen Güreş Süper Lig Finalleri'nde Hakkari'nin doğal güzellikleriyle öne çıkan Cennet Cehennem Vadisi'nde mindere çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezi ile Yüksekova ilçesi arasında etrafı sarp kayalık ve yüksek rakımlı dağlarla çevrili Cennet Cehennem Vadisi, son yıllarda kentte dağcılık ve doğa yürüyüşü gibi faaliyetlerin en çok yapıldığı yerlerden biri oldu.</p>

<p>Çevresinde Türkiye'nin en yüksek ikinci zirvesinin yer aldığı Cilo Dağları'ndaki 4 bin 135 rakımlı Uludoruk ile buzulların bulunduğu vadi, yerli ve yabancı turistler ile sporcuların da rotası haline geldi.</p>

<p>Doğal parkurlarıyla insanları cezbeden vadi, şimdi de Gençlik ve Spor Bakanlığı, Hakkari Valiliği ve Türkiye Güreş Federasyonunun işbirliğiyle yapılacak 2025-2026 sezonu Serbest ve Grekoromen Güreş Süper Lig Finalleri'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.</p>

<p>30 Haziran'da yapılması planlanan organizasyon öncesinde vadiye 800 kişilik tribün, müsabakalar için seyyar minder ve baz istasyonu kurulumu yapılıyor.</p>

<p>Hazırlıkların tamamlanmasıyla Türk güreşinin en güçlü kulüplerinin sporcuları bölgenin eşsiz güzellikleriyle iç içe ortamda kupa kazanmak için ter dökecek.</p>

<h2><strong>"Doğaya hiçbir şekilde zarar vermiyoruz"</strong></h2>

<p>Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım, AA muhabirine, Süper Lig Finalleri'nin güreş branşındaki en önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu faaliyetin Hakkari'de, Cennet Cehennem Vadisi'nde yapılmasının büyük bir anlam ifade ettiğini belirten Yıldırım, "3 bin rakımlı alana 800 kişilik portatif tribün, seyyar minder kuruyoruz. Bunu yaparken de doğaya hiçbir şekilde zarar vermiyoruz. Yollarımızda yine iyileştirme çalışmaları yapıyoruz. Türkiye'nin değişik illerinden üst düzey sporcularımızın 3 bin rakımda bu müsabakaları yapabilmelerini sağlamaya çalışıyoruz." dedi.</p>

<p>Bu tür etkinliklerle yörenin coğrafyasını, kültürünü ve değerlerini il dışından gelen sporculara tanıtmayı hedeflediklerini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çevre illerden ciddi katılım bekliyoruz. Organizasyon, yaklaşık 200 sporcunun, hakemin, idarecinin katılımıyla gerçekleşecek. İlimizin tanıtımı, buradaki sporcuların milli sporcuları görmesi, onlarla aynı ortamı paylaşmaları açısından son derece önemli bir organizasyon. İnşallah 30 Haziran'da geniş katılımlı kazasız, belasız bir program gerçekleştireceğiz. Müsabakaya katılan bütün sporcularımıza başarılar diliyorum. Böyle bir organizasyonun burada yapılmasını sağlayan, destek veren bütün paydaş kurumlara, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum."</p>

<p>Kentin coğrafyasının yüzde 88'inin dağlık alanlardan oluştuğunu, aynı gün farklı mevsimleri yaşamanın mümkün olduğunu dile getiren Yıldırım, "Aynı gün birçok doğa sporunu yapma imkanı var. Huzur ortamının sağlanmasıyla hem il dışından hem ülke dışından doğaseverlerin ilgisi söz konusu çünkü bakir alanlar, yeni rotalar çok var. Sadece turizmde değil sportif alanda da son zamanlarda önemli başarılar elde etmeye başladık. Artık birçok branşta ilimizi milli takımda temsil eden sporcularımız bulunuyor." diye konuştu.</p>

<p>Güreş Federasyonu Hakkari İl Temsilcisi Sefer Özatak da Türkiye'nin gözde güreş kulüplerinin katılımıyla yapılacak organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.</p>

<p>Müsabakaların kentin tanıtımına katkı sağlayacağını vurgulayan Özatak, "Bu konuda desteklerini esirgemeyen Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül'e ve tüm devlet erkanına teşekkür ediyorum. İnşallah çok güzel bir etkinlik olacak. Tüm halkımızı da bu etkinliğe katılmaya davet ediyorum." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cennet-cehennem-vadisi-gureste-super-lig-finallerine-ev-sahipligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-64c7ccb80df10b613340b0baefb54912.jpg" type="image/jpeg" length="68934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçen yıl gün içinde en fazla zaman 8 saat 55 dakikayla uykuya ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de geçen yıl 10 yaş ve üzeri bireyler, günde ortalama en fazla zamanı 8 saat 55 dakikayla uykuya ayırırken kadınların günde ortalama 9 saat, erkeklerin de 8 saat 49 dakika uyudukları hesaplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Zaman Kullanım Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor.</p>

<p>Buna göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti.</p>

<p>Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.</p>

<h2><strong>Evde çalışan kadınlar 2 saat 38 dakika, erkekler 47 dakika ayırıyor</strong></h2>

<p>Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı.</p>

<p>Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi.</p>

<p>Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü.</p>

<p>Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi.</p>

<p>Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.</p>

<h2><strong>Sosyal yaşama ve eğlenceye en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler harcadı</strong></h2>

<p>Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı.</p>

<p>Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu.</p>

<p>Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.</p>

<p>Bu yaş grubundaki fertlerin, hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdıkları süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdıkları süre ise 27 dakika oldu.</p>

<p>Sosyal yaşama ve eğlence faaliyetlerine en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler ayırdı. Televizyon izleme, radyo ve müzik dinleme ile gönüllü işler ve toplantılara en fazla zamanı, 55 yaş ve üzeri yaş grubundaki bireylerin ayırdığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı</strong></h2>

<p>Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4,1 ile futbol ve yüzde 2,5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti.</p>

<p>2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5,2'den yüzde 4,1'e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e çıktığı belirlendi.</p>

<p>10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88,8 ile televizyon izlemek, yüzde 71,7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025'te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015'te yüzde 33,9 iken 2025'te yüzde 71,7'ye yükseldi.</p>

<p>2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39,4'ten yüzde 20,1'e düştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0d6cbf266485699c8ff39b4ee373de22.jpg" type="image/jpeg" length="72794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA, Mars'ta yaşam ihtimaline işaret eden kayalarda organik karbon molekülleri buldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) keşif aracı Perseverance, mikrobiyal yaşama ev sahipliği yapmış olabileceği düşünülen kayalarda organik karbon molekülleri tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Perseverance ile Jezero Krateri'ne su taşıyan ve bugün kurumuş durumda olan Neretva Vallis bölgesindeki Bright Angel kaya oluşumunda incelemelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İncelemelerde, "makromoleküler karbon" (MMC) olarak adlandırılan karbon türünün tespit edildiği belirtildi. Bu tür karbonun canlı organizmalardan kaynaklanabileceği gibi kaya-su etkileşimleri veya göktaşı çarpmaları gibi jeolojik süreçlerle de oluşabileceği ifade edildi.</p>

<p>Araştırmacılar, Perseverance'ın robotik kolunda bulunan ve lazer ışığı kullanarak kayaçların kimyasal yapısını inceleyen SHERLOC cihazıyla yaptıkları analizlerde, yaşamın temel yapı taşları arasında yer alan organik karbonun varlığını doğruladı.</p>

<p>Çalışmada ayrıca, organik karbonun Mars yüzeyinin yalnızca birkaç mikrometre altında korunduğu tespit edildi. Bu durum, yoğun radyasyon ve kimyasal oksitleyiciler nedeniyle organik maddelerin hızla parçalandığı düşünülen Mars koşullarında dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Araştırmanın eş yazarlarından Ashley Murphy, yaptığı açıklamada, makromoleküler karbonun nasıl oluştuğunun henüz bilinmediğini ancak bunun şimdiye kadar elde edilen en heyecan verici bulgulardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>NASA uzmanları, karbon moleküllerinin biyolojik kökenli olup olmadığının ancak Mars'tan getirilecek kaya örneklerinin laboratuvarlarında incelenmesiyle kesin olarak anlaşılabileceğini belirtti.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları "Science Advances" dergisinde yayımlandı.</p>

<p>NASA, 2025'te de Mars'ta keşfedilen bir kaya örneğindeki leopar desenli beneklerin, gezegende geçmişte yaşam olabileceğine dair "en net işaret" olabileceğini açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-05be87f4a0907675de4ff8ac57a09a5e.jpg" type="image/jpeg" length="28700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları, "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük iki ötegezegeni" keşfetti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere ve Fransa'dan gök bilimciler, 1110 ışık yılı uzakta "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük iki ötegezegeni" keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'deki Oxford ve Birmingham üniversiteleri ile Fransa'daki Nice Cote d'Azur Üniversitesinden gök bilimciler, NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) ve teleskoplarla 1110 ışık yılı uzakta tespit edilen ötegezegenlerin yoğunluklarını inceledi.</p>

<p>Bilim insanları, "TOI-791 b" ve "TOI-791 c"nin, "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük ötegezegenler" olduğunu belirledi.</p>

<p>Volans Takımyıldızı'ndaki yıldızın yörüngesinde yer alan bu ötegezegenlerin kimyasal yapısının, NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'yla (JWST) incelenmesi bekleniyor.</p>

<p>Araştırmacılar, Jüpiter'in bu gezegenlerden 35 kat daha yoğun olduğunu belirtti.</p>

<p>Araştırmanın yazarlarından George Dransfield, bu büyüklükteki gezegenlerin, bilinen en hafif örnekler olduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dransfield, beyaz ya da mavi olduğunu düşündüğü bu gezegenlerin büyük oranda hidrojen ve helyumdan müteşekkil olabileceğini ifade etti.</p>

<p>"Süper puf" şeklinde nitelendirilen, pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki bu ötegezegenlerin, yoğun gaz bulunan, yeni doğan yıldızın etrafındaki gaz ve toz diskinin çevresinde oluştuğu düşünülüyor.</p>

<p>Bu ötegezegenlerin, zaman içinde taşıdıkları materyali üzerlerinden atarak hafifledikleri tahmin ediliyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları, "Monthly Notices of the Royal Astronomical Society" dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-1635e81aa97f13c2443761f82c4ca74b.jpg" type="image/jpeg" length="37866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye veri merkezlerinde "bölgesel üs" olacak, dijital ekonominin kalbi Anadolu'da atacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekonomi ve yapay zekanın omurgasını oluşturan veri merkezleri konusunda küresel yarış yaşanırken Türkiye de güçlü enerji altyapısı ve dev yatırım projeleriyle bu alanda stratejik merkez olmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre veri merkezleri, bilgisayar, sunucu, depolama ve ağ gibi bilgi işlem altyapılarını tek çatı altında topluyor.</p>

<p>Bu merkezler için donanım, güç dağıtımı, yüksek ısıyı dengeleyen soğutma sistemleri, siber saldırılara karşı güvenlik tedbirleri ile yangın söndürme altyapısı büyük önem taşıyor.</p>

<p>İhtiyaca göre veri merkezleri, geleneksel, kurumsal, ortak yerleşim, bulut, hibrit, hiper ölçekli ve uç veri merkezleri olarak ayrılıyor.</p>

<p>Yapay zeka modellerinin eğitilmesi içinse büyük bir işlem gücü ve enerji gerekiyor. Bu amaçla klasik klimalar yerine sıvı soğutmalı sistemler daha çok tercih ediliyor.</p>

<h2><strong>Türkiye için fırsat alanı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin yapay zeka ve veri merkezleri alanında küresel değişimden daha fazla pay alabilmesi için güçlü enerji altyapısı, yüksek kapasiteli elektrik şebekesi ve yatırım dostu düzenlemeleri kritik önem taşıyor.</p>

<p>Veri merkezlerinin enerji, sanayi ve dijital dönüşüm politikalarının kesişim noktasında konumlandırılmasıyla Türkiye'nin bu alanda bölgesel üs olabileceği değerlendiriliyor. Dolayısıyla veri merkezi yatırımları, Türkiye için stratejik bir fırsat alanı olarak görülüyor.</p>

<p>Bu doğrultuda, veriye erişimin kolaylaştırılarak araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının bunu değere dönüştürme sürecinin hızlandırılması ana hedeflerden biri olarak nitelendiriliyor. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden vatandaşın istifadesine sunulması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay</strong></h2>

<p>Türkiye'nin veri merkezleri konusunda bölgesel bir üsse dönüşmesi ve dijital ekonominin merkezlerinden biri haline gelmesi amacıyla kamu-özel sektör işbirliği güçlendiriliyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı'nı açıkladığı "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"nde, "2030'a kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hale getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız." değerlendirmesini yapmıştı.</p>

<p>Bu kapsamda kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak. Kamu, başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak.</p>

<p>Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri ürünlere dönüştürecek KOBİ'lere gerekli teknoloji sağlanacak.</p>

<h2><strong>Kamu-özel sektör işbirliğiyle 10 milyar dolarlık yatırım</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yapay Zeka Eylem Planı'nın "Yönet" hedefleri kapsamında egemen yapay zeka kapasitelerini güvence altına alacaklarını ve güçlendireceklerini ifade etmişti.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da veri merkezi ve yapay zeka yatırımları kapsamında yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu kaynağı sunarak, 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini bildirdi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında uluslararası girişimcilere bu alandaki yatırımları için tek pencereden en çok 30 iş gününü kapsayan yol haritası sunulacak. Böylece öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlanacak.</p>

<h2><strong>Yapay zekada "yatırım diplomasisi"nin kalbi İstanbul olacak</strong></h2>

<p>Türkiye'nin bu alanda yapacağı çalışmaların öne çıkan merkezlerinden biri İstanbul olacak. Kentin, Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandırılması planlanıyor.</p>

<p>Terminal İstanbul da girişimcilerin ve yatırımcıların buluşma adresi olacak.</p>

<p>Türkiye, OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin rol üstlenmeyi hedefliyor.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı ile Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştirilmesi için çalışmalar başladı.</p>

<p>Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçirilecek kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışmaların, Türkiye'nin veri merkezlerinde "bölgesel üs" olma ve dijital ekonomiye yön verme hedeflerinin önünü açması öngörülüyor.</p>

<p>Veri merkezlerine yönelik hukuki düzenlemeler de devreye alınacak.</p>

<h2><strong>GSM operatörleri başrolde</strong></h2>

<p>Türkiye yapılacak yatırımlar ve atılan adımlarla geleneksel yerel veri merkezlerinden dünya devi teknoloji şirketlerinin doğrudan konumlandığı "hiper ölçekli" ekosisteme geçişe hazırlanıyor.</p>

<p>Turkcell ve Google Cloud ortaklığı ile yapılması kararlaştırılan yatırım, sektörün en sıcak ve en büyük yatırımı olarak ortaya çıkıyor. Ankara'da temelleri atılan ve üç ayrı yedekli ağ kümesinden oluşan veri merkezi projesinin toplam büyüklüğü 3 milyar doları buluyor. Bu bütçenin 1 milyar dolarını Turkcell, 2 milyar dolarını ise Google Cloud üstleniyor. Tesisin 2028'de tam kapasiteyle devreye girmesi bekleniyor.</p>

<p>Türk Telekom, test ettiği Sıvı Daldırmalı Soğutma Sistemi ile veri merkezlerinin büyük güç tüketen soğutma operasyonlarında başarılı sonuçlar elde ettiğini açıkladı.</p>

<p>Vodafone Türkiye ise gelecek günlerde DAMAC Digital ortaklığıyla 150 milyon dolar yatırımla İzmir'de yeni bir veri merkezi açacaklarını, Ankara'daki veri merkezlerinin kapasitesini de 18 milyon avroluk yatırımla kayda değer ölçüde artırdıklarını bildirdi.</p>

<h2><strong>Veri merkezlerinin sayısı artıyor</strong></h2>

<p>Türkiye'de 81 veri merkezi bulunuyor. Bunların 33'ü İstanbul'da, 13'ü Ankara'da, 10'u İzmir'de, 8'i Bursa'da, 4'ü Kocaeli'de, 3'ü Denizli'de, 2'si Gaziantep'te yer alıyor. Ayrıca, Tekirdağ, Trabzon, Isparta, Antalya, Adana, Kayseri, Konya ve Samsun'da birer veri merkezi çalışıyor.</p>

<p>Yüksek teknoloji yatırımlarını destekleyen HIT-30 Programı ve yerelde desteklenecek 303 stratejik projenin, Türkiye'nin kalkınma anahtarı olacağı öngörülüyor. HIT-30 Programı kapsamında veri merkezleri için 1,5 milyar dolarlık destek bütçesi ayrıldı. Yatırımlara yönelik yüzde 50'ye varan vergi teşviki, yatırımın yüzde 10'una kadar enerji desteği ve istihdam katkısı verilecek.</p>

<p>Veri merkezlerinin bu teşviklerle Anadolu'nun güvenli bölgelerine yayılması planlanıyor. "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında, Nevşehir'de sıcak hava balonu ve aksamları üretiminin yanı sıra veri merkezi (kaya oyma) projelerine yatırım bekleniyor.</p>

<p>Kapadokya'daki kayadan oyma doğal soğuk hava depolarının, Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) tarafından hazırlanan çalışmayla enerji verimliliği ve güvenlik avantajları nedeniyle veri merkezlerine dönüştürülmesi planlanıyor. Nevşehir'de kurulacak veri merkezinin yatırım ve işletme maliyetinin İstanbul ve Ankara'ya kıyasla yüzde 45 düşük maliyetli olması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Küresel pazar büyüklüğü</strong></h2>

<p>Çevrimiçi istatistik portalı Statista ve sektör raporlarına göre 2024'te 416 milyar dolar olan küresel veri merkezi sistemleri pazar büyüklüğünün bu yıl 570 milyar doları aşması ve pazarın 2030'a kadar 620 milyar dolara ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye Elektrik Sanayi Birliğinin (TESAB) "Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye'nin Rotası" raporunda yer verilen Uluslararası Enerji Ajansı tespitlerine göre veri merkezi sektöründe tarihi bir büyüme yaşanıyor. 2020'de yaklaşık 60 gigavat seviyesinde olan küresel veri merkezi kapasitesi, 2024'te 97 gigavata yükselerek yüzde 60'ın üzerinde artış kaydetti.</p>

<p>Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde küresel kapasitenin 2030'da 226 gigavata, 2035'te ise 277 gigavata ulaşması bekleniyor. Elektrik tüketiminin ise yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte 2035'e kadar 1750 teravat/saat seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor.</p>

<h2><strong>ABD veri merkezi sayısında lider</strong></h2>

<p>ABD'nin yapay zeka alanındaki OpenAI, Google, Microsoft, Amazon, Meta, Anthropic ve Nvidia gibi teknoloji şirketleri yalnızca model geliştirme yarışında değil, çip, bulut bilişim, veri merkezi ve yapay zeka hizmet ihracatı alanlarında da ülke ekonomisine katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, geçen yıl küresel çapta özel şirketlerce yapılan 344,7 milyar dolarlık yapay zeka yatırımının 285,9 milyar dolarını ABD'li şirketler gerçekleştirdi.</p>

<p>ABD'de geçen yıl sonu itibarıyla 5 bin 427 veri merkezi bulunuyor. Bunu 529 ile Almanya ve 523 ile Birleşik Krallık takip ediyor. Bu merkezlerin herhangi bir bölgeden daha fazla enerji tüketmesi, enerji ihtiyacını da ABD'nin yapay zeka stratejisinin merkezine taşıyor. ABD, kişi başına veri merkezi elektrik tüketiminde de en büyük paya sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-3fb32921ca494b39c840381f33e40848.jpg" type="image/jpeg" length="17781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümünde 3 temel konuya odaklandığını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayraktar, Türkiye'nin temiz enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 3 temel konuya odaklandığını belirterek, bunları enerji arz güvenliği, enerji bağımsızlığı ve 2050'lerin başına kadar karbon nötr ekonomi hedefi olarak sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki temasları çerçevesinde, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu. Toplantıya, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ve Sıfır Atık Başkanı ve Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da katıldı.</p>

<p>Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, son yıllarda dünyada yaşanan belirsizlik ve çatışmaların enerji sektöründe köklü değişikliklere yol açtığını, Orta Doğu'daki savaşla yaşanan son krizin de enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>Bu krizde özellikle enerji tedarikini Hürmüz Boğazı'ndan sağlayan Asya ülkelerinin farklı önlemler aldığını ve Türkiye dahil Avrupa ülkelerinin de vatandaşlarını artan fiyatlara karşı korumak için tedbirleri uygulamaya koyduğunu anlatan Bayraktar, "Enerji güvenliği her ülkenin olmazsa olmaz unsurlarından biri. Dünya çok hızlı şekilde elektrikleşmeye gidiyor. Bu yıl COP31 Başkanı Türkiye'nin ortaya koyduğu konulardan biri elektrifikasyon. Elektrik tüketimi önümüzdeki süreçte özellikle yapay zeka ve veri merkezleri, elektrikli araçlar ve soğutma kaynaklı artmaya devam edecek." diye konuştu.</p>

<p>Bayraktar, enerji güvenliği riskleri ve elektrik talebi artarken ülkelerin bir yandan iklim değişikliğiyle mücadeleyi de kararlılıkla sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>İklim değişikliğiyle küresel mücadelede kolektif çabanın kritik önemde olduğuna işaret eden Bayraktar, "Karşı karşıya olduğumuz sorun çok ciddi ama dünyada ciddi bir siyasi irade yok. Baktığımızda en büyük kirletici ülkelerden biri olan ABD'de söylemler iktidardan iktidara değişiyor. Bu iniş çıkış tüm dünyaya zaman kaybettiriyor. İklim konusunda dünya bir sonuç alamıyorsa bu politikacıların o sürekliliği sağlamadığı anlamına gelir." dedi.</p>

<h2><strong>"Türkiye nükleer yapmak zorunda"</strong></h2>

<p>Bayraktar, Türkiye'nin de iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümü kapsamında üç temel soruya odaklandığını dile getirdi.</p>

<p>Bunlardan ilkinin enerji arz güvenliği olduğunu kaydeden Bayraktar, ikinci konunun ise Türkiye'nin en büyük hedefi olan enerjide bağımsızlığı sağlamak olduğunu belirtti. Türkiye'nin kullandığı enerjinin üçte ikisini ithal yolla sağladığını kaydeden Bayraktar, bu ithalat bağımlılığının ekonomide kırılganlık yarattığını ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, cari açığın en baş sebeplerinden biri olan enerjide dışa bağımlılığı bitirmenin Türkiye için en önemli konu olduğunu vurgulayarak, "Üçüncü konumuz ise Türkiye'nin 2050'lerin başında karbon nötr bir ekonomi olması lazım. Bu ekonominin her alanında ezberleri bozan çok köklü bir değişim demek." dedi.</p>

<p>Bu dönüşümün aynı zamanda sosyal etkilerinin de olacağının altını çizen Bayraktar, yaklaşık 30 yıl içinde yaşanacak tüm bu değişimler için çok ciddi hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bayraktar, bu süreçte nükleer enerjinin de Türkiye için kritik olduğunu ifade ederek, "Türkiye nükleer yapmak zorunda, emisyon olmadan elektrik üretmenin yollarından biri bu." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin bu üç soruna aynı anda çözüm ararken büyüyen elektrik talebini karşılamak için son hızla yenilenebilir enerji kapasitesini artırdığını, enerji verimliliği açısından iyileştirilebilecek alanlara odaklandığını dile getirdi.</p>

<p>Bu kapsamda sıfır atık ve enerji verimliliğinin birlikte ele alındığını ifade eden Bayraktar, 2017'de başlatılan Sıfır Atık hareketinin de Türkiye'den çıkarak küresel çapta çok hızlı büyüyen bir marka haline geldiğini aktardı.</p>

<p>Sıfır Atık Başkanı ve Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ağırbaş da İstanbul'u sıfır atığın başkenti yapmayı hedeflediklerini ve bu kapsamdaki çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı.</p>

<p>Sıfır Atık Vakfı olarak yurt dışında yaşayan Türklerle de çalışmak istediklerini kaydeden Ağırbaş, bu kapsamda Vakıf çatısı altında bir kariyer merkezi kurduklarını ve yurt dışındaki ailelerin çocuklarına uluslararası kuruluşlarda staj imkanı tanıyacak ve mentörlük verecek bir merkezin faaliyetlerine yakında başlayacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/eaa8fd50072f282207b5cbbfea0aab10.jpg" type="image/jpeg" length="50209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı, "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabı hazırladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitabın takdim yazısında alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, değerlerimizi aşındıran düşüncelerden ve aile ile toplum yapımızı tehdit eden anlayıştan korumak, hepimizin ortak vazifesi." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan, dijital ortamlarda karşılaşılabilecek risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, aile içi iletişimin güçlendirilmesi, çocukların dijital ortamlarda korunması ve ebeveynlere rehberlik etmesi amacıyla "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabı yayımlandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim yazısını kaleme aldığı eserde, yeni iletişim teknolojilerinin aile yapısı üzerindeki etkileri kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınırken aile içi iletişimin önemine de dikkat çekiliyor.</p>

<p>"Yeni İletişim Teknolojileri Çağında Çocuk Olmak", "Yeni İletişim Teknolojilerinin Gelişimiyle Değişen Ebeveynlik Rolleri" ve "Yeni İletişim Teknolojileri ve Dijital Ebeveynlik Konusunda Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Sunduğu Hizmetler" bölümlerinden oluşan kitap, teknolojinin sunduğu fırsatlardan bilinçli bir şekilde yararlanma ve dijital dünyanın risklerine karşı bilinçli hareket etme konusunda ailelere yol gösteriyor, önemli bir rehber niteliği taşıyor.</p>

<p>Yeni iletişim teknolojilerinin sunduğu fırsatlarla birlikte risk ve tehditlerine de dikkat çekilen çalışmada, teknoloji bağımlılığından siber zorbalığa, kişisel veri ihlalinden dijital okuryazarlığa kadar pek çok güncel konu aile merkezli bir yaklaşımla ele alınıyor.</p>

<p>Aile içi iletişimin ve aile bireyleri arasındaki bağların güçlendirilmesine yönelik atılacak adımların değerlendirildiği eserde, teknolojik gelişmelerin aile hayatı üzerindeki etkileri ile bu süreçte ortaya çıkan güncel sorunlar tartışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Aile en sağlam sığınak ve en güvenli limandır"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kitabın takdim yazısında, ailenin, medeniyetin değerlerini nesilden nesle aktaran, toplumsal yapının temelini oluşturan en kadim ve en güçlü müessese olduğunu ve toplumun özünü, cevherini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>İnsanın hayata dair kavramları ve duygusal değerleri ilk olarak aile ortamında öğrendiğini belirten Erdoğan, merhamet, şefkat ve empatinin aile içinde kazanıldığını vurguladı.</p>

<p>Sevgi, saygı ve kültürel değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan ailenin, aynı zamanda milli ve manevi değerlerin çocuklara öğretilmesinde de önemli bir role sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, "İnsan için aile, kendini güvende hissettiği en sağlam sığınak ve en güvenli limandır." ifadesini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte hayatın birçok alanında önemli değişim ve dönüşümler yaşandığını, ailenin de bu dijital dönüşümlerden etkilendiğini aktardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, değerlerimizi aşındıran düşüncelerden ve aile ile toplum yapımızı tehdit eden her türlü anlayıştan korumak, hepimizin ortak vazifesidir. Böyle bir dönemde aile kurumumuzu daha da güçlendirmek, nesillerimiz arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve toplumsal dayanışmamızı pekiştirmek amacıyla 2025'te ilan ettiğimiz 'Aile Yılı'nı büyük bir kararlılık ve heyecanla sürdürüyoruz."</p>

<h2><strong>"Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum"</strong></h2>

<p>Aileyle ilgili 2025 yılında çok sayıda çalışmayı hayata geçirdiklerini hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Aile politikalarının uzun vadeli, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla geliştirilmesi amacıyla 2026-2035 dönemini de Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak ilan ettik. Bu kapsamda, 'güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum' anlayışıyla hareket ederek aile kurumunu korumaya, güçlendirmeye ve gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi, güçlü aileler üzerine inşa edilmiş güçlü bir toplumla el birliği içinde hayata geçireceğiz."</p>

<p>"Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabına, "https://yayinlar.iletisim.gov.tr/uploads/iletisim-teknolojileri-aile.pdf" web adresinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-b4f2121f4efbfcf595b137c1869e3497.jpg" type="image/jpeg" length="18838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su altı yaşamı görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malezya'nın Sabah eyaletinde Ligitan resifleri ve sığ kum bankları üzerine kurulu bungalovlardan oluşan Kapalai bölgesindeki su altı yaşamı görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, ekibiyle Malezya'nın Sabah eyaletinde bulunan dünyaca ünlü Kapalai bölgesinin çekimini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Su altı fotoğrafçısı İsa Kaplan, Taner Şahakalkan, Aydın Kışınbay, Ebru Sakal ve Murat Zorluoğlu'nun da desteğiyle kaydedilen çekimlerde deniz lalesi, benekli kirpi balığı, deniz yılanı, deniz kaplumbağası, akrep balığı, deniz hıyarı, kurbağa balığı ve deniz yıldızı dahil çok sayıda farklı su altı canlısı görüntülendi.</p>

<p>Fotoğraf ve video çekimleri sonrası AA muhabirine konuşan Ceylan, yapımına 1996'da başlanan ve 1998'de hizmete açılan dalış merkezinin dünyanın en önemli dalış tesisleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Ceylan, 90 villa tipi bungalovun bulunduğu, yoğun ilgi gören merkezde dalış yapabilmek için yaklaşık bir yıl öncesinden girişimde bulunulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ligitan resifleri ve sığ kum bankları üzerine kurulu Kapalai bölgesinin "doğal bir resif alanı" olduğunu belirten Ceylan, "Sadece bu bölgede dalmak bile tür çeşitliliği açısından yeterli kayıt oluşturmaya imkan sağlıyor." dedi.</p>

<p>Ceylan, çekimler sırasında "Enhidrina Schistosa" adı verilen su yılanı ile de sıkça karşılaştıklarını kaydederek, "Suda avlanan ve karada yaşayan yılan çok güçlü toksinlere sahip. Ekip arkadaşlarım su altından ve üstünden kayda almayı başardılar." diye konuştu.</p>

<p>Bölgede sübyelerden dik yüzen karideslere kadar çok sayıda türün bulunduğunu anlatan Ceylan, su altındaki biyolojik çeşitliliğin dalış meraklılarına zengin gözlem imkanları sunduğunu vurguladı.</p>

<p>Ceylan, dünyanın farklı ülkelerinden pek çok kişinin rağbet gösterdiği bu bölgenin küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklardan nasıl etkileneceğinin ise merak konusu olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-36c6e1996ff942d8007f326c2fbd0433.jpg" type="image/jpeg" length="76561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış klima seçimi ve sahte servisler tüketicileri mağdur ediyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının başlamasıyla klima talebinde artış yaşanırken, uzmanlar tüketicilerin cihaz seçiminde yalnızca fiyatına odaklanmaması gerektiğini belirterek, doğru kapasite hesabı, enerji verimliliği ve satış sonrası hizmetlerin önemine dikkati çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klima seçiminde en kritik unsurun kullanılacak mekanın ihtiyaçlarına uygun kapasitenin belirlenmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Yaz sezonuyla birlikte klima ihtiyacının arttığına dikkati çeken Korun, tüketicilerin sonradan pişmanlık yaşamamaları için şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<p>"Tüketicilerin cihaz seçiminde yalnızca fiyatına değil, uzun vadeli enerji tüketimi, performans, kullanım konforu ve sistemin doğru projelendirilmesine de dikkat etmesi gerekiyor. Klima seçiminde ilk ve en önemli kriterlerden biri, mekana uygun kapasite (BTU) hesabının yapılmasıdır. Odanın metrekaresi, tavan yüksekliği, cephe yönü, güneş alma durumu, yalıtım seviyesi, pencere özellikleri ve kullanım yoğunluğu gibi faktörler dikkate alınmadan seçilen klimalar; yeterli soğutma sağlayamayacağı gibi gereğinden yüksek kapasite seçimi de enerji tüketimini artırabilir."</p>

<p>Klima satın almadan önce yetkili teknik servis tarafından keşif yapılmasının önemine vurgu yapan Korun, "Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen keşif ile mekanın gerçek soğutma ihtiyacı belirlenir, doğru kapasite seçimi yapılır ve cihazın en verimli çalışacağı montaj noktası değerlendirilir. Yanlış kapasite veya hatalı montaj, konfor kaybına, gereksiz enerji tüketimine ve cihaz performansının düşmesine neden olabilir." diye konuştu.</p>

<p>Korun, enerji verimliliği açısından bir diğer önemli unsurun ise klimanın üretiminde kullanılan teknoloji ve çalışma prensibi olduğunu belirterek, "Günümüzde inverter teknolojisi, klima seçiminde öncelikli kriterler arasında yer alıyor. Geleneksel sabit hızlı klimaların aksine inverter klimalar, ihtiyaç duyulan soğutma kapasitesine göre kompresör hızını ayarlayarak daha düşük enerji tüketimi, daha dengeli sıcaklık kontrolü ve daha yüksek konfor sağlıyor." dedi.</p>

<p>Enerji verimliliği açısından satın almadan önce cihazların enerji etiketi değerlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Korun şunlara dikkati çekti:</p>

<p>"A+++, A++ gibi yüksek verimlilik sınıfındaki cihazlar, kullanım süresi boyunca daha düşük elektrik tüketimi sağlayarak hem kullanıcı ekonomisine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanımına katkı sunuyor. Bu arada imalatçıların verdiği bu kapasite ve enerji harcaması değerlerinin, Eurovent gibi bağımsız kuruluşlar tarafından sertifikalı olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde verilen değerler, sadece imalatçının öngörüsü olmaktadır. Kullanılan soğutucu akışkan (gaz) teknolojisi çevresel açıdan önem taşıyor. Daha düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip yeni nesil çevre dostu soğutucu akışkanlar iklimlendirme sektörünün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda giderek daha yaygın hale geldi ve bu nedenle çevresel hassasiyet cihaz seçiminde önemli bir tercih kriteri olmalıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüketicilerin cihazın ses seviyesi, filtreleme özellikleri, bakım kolaylığı, yetkili servis ağı ve garanti koşullarını da değerlendirmesi gerektiğini belirten Korun, doğru seçilmiş, kurallara uygun monte edilmiş ve düzenli bakımı yapılan bir klimanın daha az enerji tüketirken daha yüksek konfor, daha uzun cihaz ömrü ve daha sürdürülebilir kullanım sağladığını söyledi.</p>

<p>Korun, tüketicilerin klima satın aldıktan sonra montaj, bakım ve onarım gibi satış sonrası hizmetlerde internet arama motorlarında “yetkili servis” adı altında faaliyet gösteren sahte servis ilanlarına karşı mağduriyet yaşamamaları için de uyardı.</p>

<h2><strong>"Yetkili olmayan sahte servis ilanlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor"</strong></h2>

<p>Tüketicilerin klima satın aldıktan sonra ihtiyaç duyacağı montaj, bakım ve onarım hizmetlerinde doğru servis seçimi, cihazın performansı, güvenliği ve garanti sürecinin korunması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Korun, "Özellikle internet arama motorlarında 'yetkili servis' gibi görünen ancak gerçekte yetkili olmayan sahte servis ilanlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Tüketiciler, Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan SERBİS (Servis Bilgi Sistemi - www.servis.gov.tr ) üzerinden de yetkili servis bilgilerini kontrol edebilir." dedi.</p>

<p>Doğru servis seçiminin yalnızca bir bakım veya onarım hizmeti olmadığını, klimanın enerji verimli, güvenli ve uzun ömürlü çalışmasını sağlayan teknik bir süreç olduğunu belirten Korun, tüketicilerin yetkili servis kanallarını kullanmasının hem kendi güvenlikleri hem de cihaz performansının korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f79f1ca20545516929856dde1bfe70ce.jpg" type="image/jpeg" length="98828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarının belli olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından, topyekun kalkınma vizyonuyla şehirlerde yatırımı, üretimi ve istihdamı büyüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarına dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:</p>

<p><img alt="00500702Ba64Bec3Fb21Dbd855Af2049" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/06/00500702ba64bec3fb21dbd855af2049.jpg" width="864" /></p>

<p>"Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayisine 303 yatırım projesini destekliyoruz. Şehirlerimizin potansiyelini harekete geçirecek ve 22 bini aşkın yeni istihdamın önünü açacak 185 milyar liralık yatırım şehirlerimize ve ülkemize hayırlı olsun. 2026 yılı çağrısı başvurularının değerlendirmelerini de hızla tamamlayacak, sonuçları yakında açıklayacağız.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kuzeyden güneye, doğudan batıya ülkemizin dört bir yanında yatırımları hızlandırmaya, şehirlerimizi tüm imkanlarımızla desteklemeye devam edeceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-babe2c944f83fde765ee7fe6dd0d83cf-1.jpg" type="image/jpeg" length="19124"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
