<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 07:40:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçen yıl gün içinde en fazla zaman 8 saat 55 dakikayla uykuya ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de geçen yıl 10 yaş ve üzeri bireyler, günde ortalama en fazla zamanı 8 saat 55 dakikayla uykuya ayırırken kadınların günde ortalama 9 saat, erkeklerin de 8 saat 49 dakika uyudukları hesaplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Zaman Kullanım Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor.</p>

<p>Buna göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti.</p>

<p>Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü.</p>

<p>Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Evde çalışan kadınlar 2 saat 38 dakika, erkekler 47 dakika ayırıyor</strong></h2>

<p>Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı.</p>

<p>Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi.</p>

<p>Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü.</p>

<p>Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi.</p>

<p>Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.</p>

<h2><strong>Sosyal yaşama ve eğlenceye en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler harcadı</strong></h2>

<p>Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı.</p>

<p>Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu.</p>

<p>Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.</p>

<p>Bu yaş grubundaki fertlerin, hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdıkları süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdıkları süre ise 27 dakika oldu.</p>

<p>Sosyal yaşama ve eğlence faaliyetlerine en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler ayırdı. Televizyon izleme, radyo ve müzik dinleme ile gönüllü işler ve toplantılara en fazla zamanı, 55 yaş ve üzeri yaş grubundaki bireylerin ayırdığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı</strong></h2>

<p>Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4,1 ile futbol ve yüzde 2,5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti.</p>

<p>2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5,2'den yüzde 4,1'e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e çıktığı belirlendi.</p>

<p>10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88,8 ile televizyon izlemek, yüzde 71,7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025'te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015'te yüzde 33,9 iken 2025'te yüzde 71,7'ye yükseldi.</p>

<p>2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39,4'ten yüzde 20,1'e düştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gecen-yil-gun-icinde-en-fazla-zaman-8-saat-55-dakikayla-uykuya-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0d6cbf266485699c8ff39b4ee373de22.jpg" type="image/jpeg" length="50016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA, Mars'ta yaşam ihtimaline işaret eden kayalarda organik karbon molekülleri buldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) keşif aracı Perseverance, mikrobiyal yaşama ev sahipliği yapmış olabileceği düşünülen kayalarda organik karbon molekülleri tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Perseverance ile Jezero Krateri'ne su taşıyan ve bugün kurumuş durumda olan Neretva Vallis bölgesindeki Bright Angel kaya oluşumunda incelemelerde bulundu.</p>

<p>İncelemelerde, "makromoleküler karbon" (MMC) olarak adlandırılan karbon türünün tespit edildiği belirtildi. Bu tür karbonun canlı organizmalardan kaynaklanabileceği gibi kaya-su etkileşimleri veya göktaşı çarpmaları gibi jeolojik süreçlerle de oluşabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, Perseverance'ın robotik kolunda bulunan ve lazer ışığı kullanarak kayaçların kimyasal yapısını inceleyen SHERLOC cihazıyla yaptıkları analizlerde, yaşamın temel yapı taşları arasında yer alan organik karbonun varlığını doğruladı.</p>

<p>Çalışmada ayrıca, organik karbonun Mars yüzeyinin yalnızca birkaç mikrometre altında korunduğu tespit edildi. Bu durum, yoğun radyasyon ve kimyasal oksitleyiciler nedeniyle organik maddelerin hızla parçalandığı düşünülen Mars koşullarında dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.</p>

<p>Araştırmanın eş yazarlarından Ashley Murphy, yaptığı açıklamada, makromoleküler karbonun nasıl oluştuğunun henüz bilinmediğini ancak bunun şimdiye kadar elde edilen en heyecan verici bulgulardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>NASA uzmanları, karbon moleküllerinin biyolojik kökenli olup olmadığının ancak Mars'tan getirilecek kaya örneklerinin laboratuvarlarında incelenmesiyle kesin olarak anlaşılabileceğini belirtti.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları "Science Advances" dergisinde yayımlandı.</p>

<p>NASA, 2025'te de Mars'ta keşfedilen bir kaya örneğindeki leopar desenli beneklerin, gezegende geçmişte yaşam olabileceğine dair "en net işaret" olabileceğini açıklamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/nasa-marsta-yasam-ihtimaline-isaret-eden-kayalarda-organik-karbon-molekulleri-buldu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-05be87f4a0907675de4ff8ac57a09a5e.jpg" type="image/jpeg" length="77105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları, "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük iki ötegezegeni" keşfetti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere ve Fransa'dan gök bilimciler, 1110 ışık yılı uzakta "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük iki ötegezegeni" keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'deki Oxford ve Birmingham üniversiteleri ile Fransa'daki Nice Cote d'Azur Üniversitesinden gök bilimciler, NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) ve teleskoplarla 1110 ışık yılı uzakta tespit edilen ötegezegenlerin yoğunluklarını inceledi.</p>

<p>Bilim insanları, "TOI-791 b" ve "TOI-791 c"nin, "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük ötegezegenler" olduğunu belirledi.</p>

<p>Volans Takımyıldızı'ndaki yıldızın yörüngesinde yer alan bu ötegezegenlerin kimyasal yapısının, NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'yla (JWST) incelenmesi bekleniyor.</p>

<p>Araştırmacılar, Jüpiter'in bu gezegenlerden 35 kat daha yoğun olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın yazarlarından George Dransfield, bu büyüklükteki gezegenlerin, bilinen en hafif örnekler olduğunu duyurdu.</p>

<p>Dransfield, beyaz ya da mavi olduğunu düşündüğü bu gezegenlerin büyük oranda hidrojen ve helyumdan müteşekkil olabileceğini ifade etti.</p>

<p>"Süper puf" şeklinde nitelendirilen, pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki bu ötegezegenlerin, yoğun gaz bulunan, yeni doğan yıldızın etrafındaki gaz ve toz diskinin çevresinde oluştuğu düşünülüyor.</p>

<p>Bu ötegezegenlerin, zaman içinde taşıdıkları materyali üzerlerinden atarak hafifledikleri tahmin ediliyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları, "Monthly Notices of the Royal Astronomical Society" dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bilim-insanlari-pamuk-sekerinden-daha-dusuk-yogunluktaki-en-buyuk-iki-otegezegeni-kesfetti</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-1635e81aa97f13c2443761f82c4ca74b.jpg" type="image/jpeg" length="13307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye veri merkezlerinde "bölgesel üs" olacak, dijital ekonominin kalbi Anadolu'da atacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital ekonomi ve yapay zekanın omurgasını oluşturan veri merkezleri konusunda küresel yarış yaşanırken Türkiye de güçlü enerji altyapısı ve dev yatırım projeleriyle bu alanda stratejik merkez olmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre veri merkezleri, bilgisayar, sunucu, depolama ve ağ gibi bilgi işlem altyapılarını tek çatı altında topluyor.</p>

<p>Bu merkezler için donanım, güç dağıtımı, yüksek ısıyı dengeleyen soğutma sistemleri, siber saldırılara karşı güvenlik tedbirleri ile yangın söndürme altyapısı büyük önem taşıyor.</p>

<p>İhtiyaca göre veri merkezleri, geleneksel, kurumsal, ortak yerleşim, bulut, hibrit, hiper ölçekli ve uç veri merkezleri olarak ayrılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka modellerinin eğitilmesi içinse büyük bir işlem gücü ve enerji gerekiyor. Bu amaçla klasik klimalar yerine sıvı soğutmalı sistemler daha çok tercih ediliyor.</p>

<h2><strong>Türkiye için fırsat alanı</strong></h2>

<p>Türkiye'nin yapay zeka ve veri merkezleri alanında küresel değişimden daha fazla pay alabilmesi için güçlü enerji altyapısı, yüksek kapasiteli elektrik şebekesi ve yatırım dostu düzenlemeleri kritik önem taşıyor.</p>

<p>Veri merkezlerinin enerji, sanayi ve dijital dönüşüm politikalarının kesişim noktasında konumlandırılmasıyla Türkiye'nin bu alanda bölgesel üs olabileceği değerlendiriliyor. Dolayısıyla veri merkezi yatırımları, Türkiye için stratejik bir fırsat alanı olarak görülüyor.</p>

<p>Bu doğrultuda, veriye erişimin kolaylaştırılarak araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının bunu değere dönüştürme sürecinin hızlandırılması ana hedeflerden biri olarak nitelendiriliyor. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden vatandaşın istifadesine sunulması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay</strong></h2>

<p>Türkiye'nin veri merkezleri konusunda bölgesel bir üsse dönüşmesi ve dijital ekonominin merkezlerinden biri haline gelmesi amacıyla kamu-özel sektör işbirliği güçlendiriliyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı'nı açıkladığı "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"nde, "2030'a kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hale getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız." değerlendirmesini yapmıştı.</p>

<p>Bu kapsamda kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayrılacak. Kamu, başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak.</p>

<p>Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri ürünlere dönüştürecek KOBİ'lere gerekli teknoloji sağlanacak.</p>

<h2><strong>Kamu-özel sektör işbirliğiyle 10 milyar dolarlık yatırım</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yapay Zeka Eylem Planı'nın "Yönet" hedefleri kapsamında egemen yapay zeka kapasitelerini güvence altına alacaklarını ve güçlendireceklerini ifade etmişti.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da veri merkezi ve yapay zeka yatırımları kapsamında yaklaşık 3 milyar dolarlık kamu kaynağı sunarak, 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini bildirdi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında uluslararası girişimcilere bu alandaki yatırımları için tek pencereden en çok 30 iş gününü kapsayan yol haritası sunulacak. Böylece öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlanacak.</p>

<h2><strong>Yapay zekada "yatırım diplomasisi"nin kalbi İstanbul olacak</strong></h2>

<p>Türkiye'nin bu alanda yapacağı çalışmaların öne çıkan merkezlerinden biri İstanbul olacak. Kentin, Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandırılması planlanıyor.</p>

<p>Terminal İstanbul da girişimcilerin ve yatırımcıların buluşma adresi olacak.</p>

<p>Türkiye, OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin rol üstlenmeyi hedefliyor.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı ile Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştirilmesi için çalışmalar başladı.</p>

<p>Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçirilecek kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşması bekleniyor.</p>

<p>Bu çalışmaların, Türkiye'nin veri merkezlerinde "bölgesel üs" olma ve dijital ekonomiye yön verme hedeflerinin önünü açması öngörülüyor.</p>

<p>Veri merkezlerine yönelik hukuki düzenlemeler de devreye alınacak.</p>

<h2><strong>GSM operatörleri başrolde</strong></h2>

<p>Türkiye yapılacak yatırımlar ve atılan adımlarla geleneksel yerel veri merkezlerinden dünya devi teknoloji şirketlerinin doğrudan konumlandığı "hiper ölçekli" ekosisteme geçişe hazırlanıyor.</p>

<p>Turkcell ve Google Cloud ortaklığı ile yapılması kararlaştırılan yatırım, sektörün en sıcak ve en büyük yatırımı olarak ortaya çıkıyor. Ankara'da temelleri atılan ve üç ayrı yedekli ağ kümesinden oluşan veri merkezi projesinin toplam büyüklüğü 3 milyar doları buluyor. Bu bütçenin 1 milyar dolarını Turkcell, 2 milyar dolarını ise Google Cloud üstleniyor. Tesisin 2028'de tam kapasiteyle devreye girmesi bekleniyor.</p>

<p>Türk Telekom, test ettiği Sıvı Daldırmalı Soğutma Sistemi ile veri merkezlerinin büyük güç tüketen soğutma operasyonlarında başarılı sonuçlar elde ettiğini açıkladı.</p>

<p>Vodafone Türkiye ise gelecek günlerde DAMAC Digital ortaklığıyla 150 milyon dolar yatırımla İzmir'de yeni bir veri merkezi açacaklarını, Ankara'daki veri merkezlerinin kapasitesini de 18 milyon avroluk yatırımla kayda değer ölçüde artırdıklarını bildirdi.</p>

<h2><strong>Veri merkezlerinin sayısı artıyor</strong></h2>

<p>Türkiye'de 81 veri merkezi bulunuyor. Bunların 33'ü İstanbul'da, 13'ü Ankara'da, 10'u İzmir'de, 8'i Bursa'da, 4'ü Kocaeli'de, 3'ü Denizli'de, 2'si Gaziantep'te yer alıyor. Ayrıca, Tekirdağ, Trabzon, Isparta, Antalya, Adana, Kayseri, Konya ve Samsun'da birer veri merkezi çalışıyor.</p>

<p>Yüksek teknoloji yatırımlarını destekleyen HIT-30 Programı ve yerelde desteklenecek 303 stratejik projenin, Türkiye'nin kalkınma anahtarı olacağı öngörülüyor. HIT-30 Programı kapsamında veri merkezleri için 1,5 milyar dolarlık destek bütçesi ayrıldı. Yatırımlara yönelik yüzde 50'ye varan vergi teşviki, yatırımın yüzde 10'una kadar enerji desteği ve istihdam katkısı verilecek.</p>

<p>Veri merkezlerinin bu teşviklerle Anadolu'nun güvenli bölgelerine yayılması planlanıyor. "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında, Nevşehir'de sıcak hava balonu ve aksamları üretiminin yanı sıra veri merkezi (kaya oyma) projelerine yatırım bekleniyor.</p>

<p>Kapadokya'daki kayadan oyma doğal soğuk hava depolarının, Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) tarafından hazırlanan çalışmayla enerji verimliliği ve güvenlik avantajları nedeniyle veri merkezlerine dönüştürülmesi planlanıyor. Nevşehir'de kurulacak veri merkezinin yatırım ve işletme maliyetinin İstanbul ve Ankara'ya kıyasla yüzde 45 düşük maliyetli olması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Küresel pazar büyüklüğü</strong></h2>

<p>Çevrimiçi istatistik portalı Statista ve sektör raporlarına göre 2024'te 416 milyar dolar olan küresel veri merkezi sistemleri pazar büyüklüğünün bu yıl 570 milyar doları aşması ve pazarın 2030'a kadar 620 milyar dolara ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Türkiye Elektrik Sanayi Birliğinin (TESAB) "Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye'nin Rotası" raporunda yer verilen Uluslararası Enerji Ajansı tespitlerine göre veri merkezi sektöründe tarihi bir büyüme yaşanıyor. 2020'de yaklaşık 60 gigavat seviyesinde olan küresel veri merkezi kapasitesi, 2024'te 97 gigavata yükselerek yüzde 60'ın üzerinde artış kaydetti.</p>

<p>Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde küresel kapasitenin 2030'da 226 gigavata, 2035'te ise 277 gigavata ulaşması bekleniyor. Elektrik tüketiminin ise yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte 2035'e kadar 1750 teravat/saat seviyelerine ulaşabileceği öngörülüyor.</p>

<h2><strong>ABD veri merkezi sayısında lider</strong></h2>

<p>ABD'nin yapay zeka alanındaki OpenAI, Google, Microsoft, Amazon, Meta, Anthropic ve Nvidia gibi teknoloji şirketleri yalnızca model geliştirme yarışında değil, çip, bulut bilişim, veri merkezi ve yapay zeka hizmet ihracatı alanlarında da ülke ekonomisine katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu kapsamda, geçen yıl küresel çapta özel şirketlerce yapılan 344,7 milyar dolarlık yapay zeka yatırımının 285,9 milyar dolarını ABD'li şirketler gerçekleştirdi.</p>

<p>ABD'de geçen yıl sonu itibarıyla 5 bin 427 veri merkezi bulunuyor. Bunu 529 ile Almanya ve 523 ile Birleşik Krallık takip ediyor. Bu merkezlerin herhangi bir bölgeden daha fazla enerji tüketmesi, enerji ihtiyacını da ABD'nin yapay zeka stratejisinin merkezine taşıyor. ABD, kişi başına veri merkezi elektrik tüketiminde de en büyük paya sahip ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-veri-merkezlerinde-bolgesel-us-olacak-dijital-ekonominin-kalbi-anadoluda-atacak</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-3fb32921ca494b39c840381f33e40848.jpg" type="image/jpeg" length="72654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye'nin enerji dönüşümünde 3 temel konuya odaklandığını bildirdi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayraktar, Türkiye'nin temiz enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 3 temel konuya odaklandığını belirterek, bunları enerji arz güvenliği, enerji bağımsızlığı ve 2050'lerin başına kadar karbon nötr ekonomi hedefi olarak sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamındaki temasları çerçevesinde, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu. Toplantıya, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ve Sıfır Atık Başkanı ve Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, son yıllarda dünyada yaşanan belirsizlik ve çatışmaların enerji sektöründe köklü değişikliklere yol açtığını, Orta Doğu'daki savaşla yaşanan son krizin de enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>Bu krizde özellikle enerji tedarikini Hürmüz Boğazı'ndan sağlayan Asya ülkelerinin farklı önlemler aldığını ve Türkiye dahil Avrupa ülkelerinin de vatandaşlarını artan fiyatlara karşı korumak için tedbirleri uygulamaya koyduğunu anlatan Bayraktar, "Enerji güvenliği her ülkenin olmazsa olmaz unsurlarından biri. Dünya çok hızlı şekilde elektrikleşmeye gidiyor. Bu yıl COP31 Başkanı Türkiye'nin ortaya koyduğu konulardan biri elektrifikasyon. Elektrik tüketimi önümüzdeki süreçte özellikle yapay zeka ve veri merkezleri, elektrikli araçlar ve soğutma kaynaklı artmaya devam edecek." diye konuştu.</p>

<p>Bayraktar, enerji güvenliği riskleri ve elektrik talebi artarken ülkelerin bir yandan iklim değişikliğiyle mücadeleyi de kararlılıkla sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>İklim değişikliğiyle küresel mücadelede kolektif çabanın kritik önemde olduğuna işaret eden Bayraktar, "Karşı karşıya olduğumuz sorun çok ciddi ama dünyada ciddi bir siyasi irade yok. Baktığımızda en büyük kirletici ülkelerden biri olan ABD'de söylemler iktidardan iktidara değişiyor. Bu iniş çıkış tüm dünyaya zaman kaybettiriyor. İklim konusunda dünya bir sonuç alamıyorsa bu politikacıların o sürekliliği sağlamadığı anlamına gelir." dedi.</p>

<h2><strong>"Türkiye nükleer yapmak zorunda"</strong></h2>

<p>Bayraktar, Türkiye'nin de iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümü kapsamında üç temel soruya odaklandığını dile getirdi.</p>

<p>Bunlardan ilkinin enerji arz güvenliği olduğunu kaydeden Bayraktar, ikinci konunun ise Türkiye'nin en büyük hedefi olan enerjide bağımsızlığı sağlamak olduğunu belirtti. Türkiye'nin kullandığı enerjinin üçte ikisini ithal yolla sağladığını kaydeden Bayraktar, bu ithalat bağımlılığının ekonomide kırılganlık yarattığını ifade etti.</p>

<p>Bayraktar, cari açığın en baş sebeplerinden biri olan enerjide dışa bağımlılığı bitirmenin Türkiye için en önemli konu olduğunu vurgulayarak, "Üçüncü konumuz ise Türkiye'nin 2050'lerin başında karbon nötr bir ekonomi olması lazım. Bu ekonominin her alanında ezberleri bozan çok köklü bir değişim demek." dedi.</p>

<p>Bu dönüşümün aynı zamanda sosyal etkilerinin de olacağının altını çizen Bayraktar, yaklaşık 30 yıl içinde yaşanacak tüm bu değişimler için çok ciddi hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bayraktar, bu süreçte nükleer enerjinin de Türkiye için kritik olduğunu ifade ederek, "Türkiye nükleer yapmak zorunda, emisyon olmadan elektrik üretmenin yollarından biri bu." dedi.</p>

<p>Türkiye'nin bu üç soruna aynı anda çözüm ararken büyüyen elektrik talebini karşılamak için son hızla yenilenebilir enerji kapasitesini artırdığını, enerji verimliliği açısından iyileştirilebilecek alanlara odaklandığını dile getirdi.</p>

<p>Bu kapsamda sıfır atık ve enerji verimliliğinin birlikte ele alındığını ifade eden Bayraktar, 2017'de başlatılan Sıfır Atık hareketinin de Türkiye'den çıkarak küresel çapta çok hızlı büyüyen bir marka haline geldiğini aktardı.</p>

<p>Sıfır Atık Başkanı ve Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ağırbaş da İstanbul'u sıfır atığın başkenti yapmayı hedeflediklerini ve bu kapsamdaki çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı.</p>

<p>Sıfır Atık Vakfı olarak yurt dışında yaşayan Türklerle de çalışmak istediklerini kaydeden Ağırbaş, bu kapsamda Vakıf çatısı altında bir kariyer merkezi kurduklarını ve yurt dışındaki ailelerin çocuklarına uluslararası kuruluşlarda staj imkanı tanıyacak ve mentörlük verecek bir merkezin faaliyetlerine yakında başlayacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-turkiyenin-enerji-donusumunde-3-temel-konuya-odaklandigini-bildirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/eaa8fd50072f282207b5cbbfea0aab10.jpg" type="image/jpeg" length="13147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanlığı, "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabı hazırladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kitabın takdim yazısında alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, değerlerimizi aşındıran düşüncelerden ve aile ile toplum yapımızı tehdit eden anlayıştan korumak, hepimizin ortak vazifesi." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan, dijital ortamlarda karşılaşılabilecek risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, aile içi iletişimin güçlendirilmesi, çocukların dijital ortamlarda korunması ve ebeveynlere rehberlik etmesi amacıyla "Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabı yayımlandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim yazısını kaleme aldığı eserde, yeni iletişim teknolojilerinin aile yapısı üzerindeki etkileri kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınırken aile içi iletişimin önemine de dikkat çekiliyor.</p>

<p>"Yeni İletişim Teknolojileri Çağında Çocuk Olmak", "Yeni İletişim Teknolojilerinin Gelişimiyle Değişen Ebeveynlik Rolleri" ve "Yeni İletişim Teknolojileri ve Dijital Ebeveynlik Konusunda Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Sunduğu Hizmetler" bölümlerinden oluşan kitap, teknolojinin sunduğu fırsatlardan bilinçli bir şekilde yararlanma ve dijital dünyanın risklerine karşı bilinçli hareket etme konusunda ailelere yol gösteriyor, önemli bir rehber niteliği taşıyor.</p>

<p>Yeni iletişim teknolojilerinin sunduğu fırsatlarla birlikte risk ve tehditlerine de dikkat çekilen çalışmada, teknoloji bağımlılığından siber zorbalığa, kişisel veri ihlalinden dijital okuryazarlığa kadar pek çok güncel konu aile merkezli bir yaklaşımla ele alınıyor.</p>

<p>Aile içi iletişimin ve aile bireyleri arasındaki bağların güçlendirilmesine yönelik atılacak adımların değerlendirildiği eserde, teknolojik gelişmelerin aile hayatı üzerindeki etkileri ile bu süreçte ortaya çıkan güncel sorunlar tartışılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Aile en sağlam sığınak ve en güvenli limandır"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kitabın takdim yazısında, ailenin, medeniyetin değerlerini nesilden nesle aktaran, toplumsal yapının temelini oluşturan en kadim ve en güçlü müessese olduğunu ve toplumun özünü, cevherini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>İnsanın hayata dair kavramları ve duygusal değerleri ilk olarak aile ortamında öğrendiğini belirten Erdoğan, merhamet, şefkat ve empatinin aile içinde kazanıldığını vurguladı.</p>

<p>Sevgi, saygı ve kültürel değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan ailenin, aynı zamanda milli ve manevi değerlerin çocuklara öğretilmesinde de önemli bir role sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, "İnsan için aile, kendini güvende hissettiği en sağlam sığınak ve en güvenli limandır." ifadesini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte hayatın birçok alanında önemli değişim ve dönüşümler yaşandığını, ailenin de bu dijital dönüşümlerden etkilendiğini aktardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı akımlardan, değerlerimizi aşındıran düşüncelerden ve aile ile toplum yapımızı tehdit eden her türlü anlayıştan korumak, hepimizin ortak vazifesidir. Böyle bir dönemde aile kurumumuzu daha da güçlendirmek, nesillerimiz arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve toplumsal dayanışmamızı pekiştirmek amacıyla 2025'te ilan ettiğimiz 'Aile Yılı'nı büyük bir kararlılık ve heyecanla sürdürüyoruz."</p>

<h2><strong>"Güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum"</strong></h2>

<p>Aileyle ilgili 2025 yılında çok sayıda çalışmayı hayata geçirdiklerini hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Aile politikalarının uzun vadeli, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımla geliştirilmesi amacıyla 2026-2035 dönemini de Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak ilan ettik. Bu kapsamda, 'güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum' anlayışıyla hareket ederek aile kurumunu korumaya, güçlendirmeye ve gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarmaya devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi, güçlü aileler üzerine inşa edilmiş güçlü bir toplumla el birliği içinde hayata geçireceğiz."</p>

<p>"Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile" el kitabına, "https://yayinlar.iletisim.gov.tr/uploads/iletisim-teknolojileri-aile.pdf" web adresinden ulaşılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/iletisim-baskanligi-yeni-iletisim-teknolojileri-ve-aile-el-kitabi-hazirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-b4f2121f4efbfcf595b137c1869e3497.jpg" type="image/jpeg" length="34018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su altı yaşamı görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malezya'nın Sabah eyaletinde Ligitan resifleri ve sığ kum bankları üzerine kurulu bungalovlardan oluşan Kapalai bölgesindeki su altı yaşamı görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, ekibiyle Malezya'nın Sabah eyaletinde bulunan dünyaca ünlü Kapalai bölgesinin çekimini yaptı.</p>

<p>Su altı fotoğrafçısı İsa Kaplan, Taner Şahakalkan, Aydın Kışınbay, Ebru Sakal ve Murat Zorluoğlu'nun da desteğiyle kaydedilen çekimlerde deniz lalesi, benekli kirpi balığı, deniz yılanı, deniz kaplumbağası, akrep balığı, deniz hıyarı, kurbağa balığı ve deniz yıldızı dahil çok sayıda farklı su altı canlısı görüntülendi.</p>

<p>Fotoğraf ve video çekimleri sonrası AA muhabirine konuşan Ceylan, yapımına 1996'da başlanan ve 1998'de hizmete açılan dalış merkezinin dünyanın en önemli dalış tesisleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Ceylan, 90 villa tipi bungalovun bulunduğu, yoğun ilgi gören merkezde dalış yapabilmek için yaklaşık bir yıl öncesinden girişimde bulunulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ligitan resifleri ve sığ kum bankları üzerine kurulu Kapalai bölgesinin "doğal bir resif alanı" olduğunu belirten Ceylan, "Sadece bu bölgede dalmak bile tür çeşitliliği açısından yeterli kayıt oluşturmaya imkan sağlıyor." dedi.</p>

<p>Ceylan, çekimler sırasında "Enhidrina Schistosa" adı verilen su yılanı ile de sıkça karşılaştıklarını kaydederek, "Suda avlanan ve karada yaşayan yılan çok güçlü toksinlere sahip. Ekip arkadaşlarım su altından ve üstünden kayda almayı başardılar." diye konuştu.</p>

<p>Bölgede sübyelerden dik yüzen karideslere kadar çok sayıda türün bulunduğunu anlatan Ceylan, su altındaki biyolojik çeşitliliğin dalış meraklılarına zengin gözlem imkanları sunduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceylan, dünyanın farklı ülkelerinden pek çok kişinin rağbet gösterdiği bu bölgenin küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklardan nasıl etkileneceğinin ise merak konusu olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/su-alti-yasami-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-36c6e1996ff942d8007f326c2fbd0433.jpg" type="image/jpeg" length="49212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış klima seçimi ve sahte servisler tüketicileri mağdur ediyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının başlamasıyla klima talebinde artış yaşanırken, uzmanlar tüketicilerin cihaz seçiminde yalnızca fiyatına odaklanmaması gerektiğini belirterek, doğru kapasite hesabı, enerji verimliliği ve satış sonrası hizmetlerin önemine dikkati çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klima seçiminde en kritik unsurun kullanılacak mekanın ihtiyaçlarına uygun kapasitenin belirlenmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Yaz sezonuyla birlikte klima ihtiyacının arttığına dikkati çeken Korun, tüketicilerin sonradan pişmanlık yaşamamaları için şu tavsiyelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tüketicilerin cihaz seçiminde yalnızca fiyatına değil, uzun vadeli enerji tüketimi, performans, kullanım konforu ve sistemin doğru projelendirilmesine de dikkat etmesi gerekiyor. Klima seçiminde ilk ve en önemli kriterlerden biri, mekana uygun kapasite (BTU) hesabının yapılmasıdır. Odanın metrekaresi, tavan yüksekliği, cephe yönü, güneş alma durumu, yalıtım seviyesi, pencere özellikleri ve kullanım yoğunluğu gibi faktörler dikkate alınmadan seçilen klimalar; yeterli soğutma sağlayamayacağı gibi gereğinden yüksek kapasite seçimi de enerji tüketimini artırabilir."</p>

<p>Klima satın almadan önce yetkili teknik servis tarafından keşif yapılmasının önemine vurgu yapan Korun, "Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen keşif ile mekanın gerçek soğutma ihtiyacı belirlenir, doğru kapasite seçimi yapılır ve cihazın en verimli çalışacağı montaj noktası değerlendirilir. Yanlış kapasite veya hatalı montaj, konfor kaybına, gereksiz enerji tüketimine ve cihaz performansının düşmesine neden olabilir." diye konuştu.</p>

<p>Korun, enerji verimliliği açısından bir diğer önemli unsurun ise klimanın üretiminde kullanılan teknoloji ve çalışma prensibi olduğunu belirterek, "Günümüzde inverter teknolojisi, klima seçiminde öncelikli kriterler arasında yer alıyor. Geleneksel sabit hızlı klimaların aksine inverter klimalar, ihtiyaç duyulan soğutma kapasitesine göre kompresör hızını ayarlayarak daha düşük enerji tüketimi, daha dengeli sıcaklık kontrolü ve daha yüksek konfor sağlıyor." dedi.</p>

<p>Enerji verimliliği açısından satın almadan önce cihazların enerji etiketi değerlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini belirten Korun şunlara dikkati çekti:</p>

<p>"A+++, A++ gibi yüksek verimlilik sınıfındaki cihazlar, kullanım süresi boyunca daha düşük elektrik tüketimi sağlayarak hem kullanıcı ekonomisine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanımına katkı sunuyor. Bu arada imalatçıların verdiği bu kapasite ve enerji harcaması değerlerinin, Eurovent gibi bağımsız kuruluşlar tarafından sertifikalı olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde verilen değerler, sadece imalatçının öngörüsü olmaktadır. Kullanılan soğutucu akışkan (gaz) teknolojisi çevresel açıdan önem taşıyor. Daha düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip yeni nesil çevre dostu soğutucu akışkanlar iklimlendirme sektörünün sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda giderek daha yaygın hale geldi ve bu nedenle çevresel hassasiyet cihaz seçiminde önemli bir tercih kriteri olmalıdır."</p>

<p>Tüketicilerin cihazın ses seviyesi, filtreleme özellikleri, bakım kolaylığı, yetkili servis ağı ve garanti koşullarını da değerlendirmesi gerektiğini belirten Korun, doğru seçilmiş, kurallara uygun monte edilmiş ve düzenli bakımı yapılan bir klimanın daha az enerji tüketirken daha yüksek konfor, daha uzun cihaz ömrü ve daha sürdürülebilir kullanım sağladığını söyledi.</p>

<p>Korun, tüketicilerin klima satın aldıktan sonra montaj, bakım ve onarım gibi satış sonrası hizmetlerde internet arama motorlarında “yetkili servis” adı altında faaliyet gösteren sahte servis ilanlarına karşı mağduriyet yaşamamaları için de uyardı.</p>

<h2><strong>"Yetkili olmayan sahte servis ilanlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor"</strong></h2>

<p>Tüketicilerin klima satın aldıktan sonra ihtiyaç duyacağı montaj, bakım ve onarım hizmetlerinde doğru servis seçimi, cihazın performansı, güvenliği ve garanti sürecinin korunması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Korun, "Özellikle internet arama motorlarında 'yetkili servis' gibi görünen ancak gerçekte yetkili olmayan sahte servis ilanlarına karşı dikkatli olunması gerekiyor. Tüketiciler, Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan SERBİS (Servis Bilgi Sistemi - www.servis.gov.tr ) üzerinden de yetkili servis bilgilerini kontrol edebilir." dedi.</p>

<p>Doğru servis seçiminin yalnızca bir bakım veya onarım hizmeti olmadığını, klimanın enerji verimli, güvenli ve uzun ömürlü çalışmasını sağlayan teknik bir süreç olduğunu belirten Korun, tüketicilerin yetkili servis kanallarını kullanmasının hem kendi güvenlikleri hem de cihaz performansının korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yanlis-klima-secimi-ve-sahte-servisler-tuketicileri-magdur-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f79f1ca20545516929856dde1bfe70ce.jpg" type="image/jpeg" length="70824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarının belli olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından, topyekun kalkınma vizyonuyla şehirlerde yatırımı, üretimi ve istihdamı büyüttüklerini ifade etti.</p>

<p>Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2025 Çağrısı sonuçlarına dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti:</p>

<p><img alt="00500702Ba64Bec3Fb21Dbd855Af2049" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/06/00500702ba64bec3fb21dbd855af2049.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayisine 303 yatırım projesini destekliyoruz. Şehirlerimizin potansiyelini harekete geçirecek ve 22 bini aşkın yeni istihdamın önünü açacak 185 milyar liralık yatırım şehirlerimize ve ülkemize hayırlı olsun. 2026 yılı çağrısı başvurularının değerlendirmelerini de hızla tamamlayacak, sonuçları yakında açıklayacağız.Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kuzeyden güneye, doğudan batıya ülkemizin dört bir yanında yatırımları hızlandırmaya, şehirlerimizi tüm imkanlarımızla desteklemeye devam edeceğiz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yerel-kalkinma-hamlesi-tesvik-programi-2025-cagrisi-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-babe2c944f83fde765ee7fe6dd0d83cf-1.jpg" type="image/jpeg" length="12682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yozgat'ta barajlardaki doluluk seviyesi geçen yılın haziran ayına göre arttı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yozgatta-barajlardaki-doluluk-seviyesi-gecen-yilin-haziran-ayina-gore-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yozgatta-barajlardaki-doluluk-seviyesi-gecen-yilin-haziran-ayina-gore-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta içme suyu ve sulama amaçlı kullanılan baraj ve göletlerin çoğunda doluluk oranları geçen yılın haziran ayına göre önemli ölçüde arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış ve ilkbahar mevsimlerinde etkili olan yağışlar, kentteki baraj ve göletlerin çoğunda su seviyesinin yükselmesini sağladı, 4 baraj ise tamamen doldu.</p>

<p>Yozgat, Tokat, Amasya ve Çorum'da 66 bin hektardan fazla tarım arazisini sulayan balıkçıların geçim kaynağı Çekerek Süreyyabey Barajı'nda geçen yıl yüzde 20'ye kadar gerileyen doluluk oranı yüzde 95 seviyesine ulaşırken, geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye kadar gerileyen ve kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan Musabeyli Barajı'nda ise doluluk oranı yüzde 50'ye yükseldi.</p>

<p>Baraj ve göletlerde doluluk oranlarının artması, çiftçileri ve vatandaşları sevindirdi.</p>

<h2><strong>"Su en kıymetli kaynaklarımızdan biridir"</strong></h2>

<p>Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, AA muhabirine, son yağışların su kaynaklarına önemli katkı sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl genelinde bazı barajların yüzde 100 doluluğa ulaştığını vurgulayan Özkan, "Şu anda 4 barajımızda doluluk oranı yüzde 100'e ulaştı. Ancak yüzde 100'e ulaşması, bu seviyenin sürekli korunduğu anlamına gelmiyor. Devlet Su İşleri ekiplerimiz olası risklere karşı doluluk oranı kritik seviyeye ulaşan barajlarımızda kontrollü tahliye çalışmalarını sürdürüyor." dedi.</p>

<p>Kontrollü tahliye işlemlerinin sürmesine rağmen yıl boyunca barajları besleyecek yeterli su girişi ve debisinin bulunduğunu belirten Özkan, su kaynaklarının mevcut durumunun sevindirici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Özkan, barajlardaki su seviyesinin artmasına rağmen vatandaşlara su tasarrufu konusunda uyarılarda bulunarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Su konusunda belediyelerimize de sürekli hatırlattığımız gibi bu yıl ciddi miktarda yağış aldık. Bazı barajlarımızda uzun süredir kontrollü tahliye işlemleri yürütüyoruz. Ancak her ne olursa olsun, su en kıymetli kaynaklarımızdan biridir. Bu nedenle suyu tasarruflu kullanmak, kayıp kaçak oranlarını azaltmak ve eski şebeke hatlarını yenileyerek bu süreci etkin şekilde yönetmek büyük önem taşıyor. Barajlarımızdaki doluluk oranları, bir yandan da önemli bir tarım kenti olan ilimiz açısından son derece önemli. İnşallah bereketin bol olduğu, zarar ve ziyanın yaşanmadığı verimli bir yıl geçiririz."</p>

<p>AA muhabirinin Devlet Su İşleri 12. Bölge Müdürlüğünden aldığı verilere göre, Yozgat'ta 20 önemli baraj ve gölette geçen yıl ile bu yıl 1 Haziran'da yapılan ölçümlerde doluluk oranları şu şekilde yer aldı:</p>

<figure>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Baraj ve Gölet Adı</th>
   <th>
   <p>Aktif Doluluk Oranı (Yüzde)</p>

   <p>(2025)</p>
   </th>
   <th>
   <p>Aktif Doluluk Oranı (Yüzde)</p>

   <p>(2026)</p>
   </th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Yahyasaray</td>
   <td>94</td>
   <td>95</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Uzunlu</td>
   <td>0</td>
   <td>77</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gelingüllü</td>
   <td>9</td>
   <td>69</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Musabeyli</td>
   <td>14</td>
   <td>50</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Halıköy</td>
   <td>82</td>
   <td>98</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Karahallı</td>
   <td>0</td>
   <td>57</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Hoşumlu</td>
   <td>64</td>
   <td>99</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kanlıdere</td>
   <td>56</td>
   <td>41</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gülistan</td>
   <td>0</td>
   <td>5</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Taşlık Göleti</td>
   <td>17</td>
   <td>56</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Oğulcuk</td>
   <td>9</td>
   <td>47</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Büyükmahal</td>
   <td>81</td>
   <td>100</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Baydiğin</td>
   <td>14</td>
   <td>14</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kumkuyu</td>
   <td>21</td>
   <td>20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Sarımbey</td>
   <td>50</td>
   <td>31</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Erkekli</td>
   <td>24</td>
   <td>100</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Akbenli Çiftliği</td>
   <td>1</td>
   <td>46</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Akçakışla</td>
   <td>100</td>
   <td>100</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İğdeli</td>
   <td>0</td>
   <td>45</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Çalışkan</td>
   <td>27</td>
   <td>100</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</figure></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yozgatta-barajlardaki-doluluk-seviyesi-gecen-yilin-haziran-ayina-gore-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-9537a964d0dfe5d3dde572fe2e7f1b5a.jpg" type="image/jpeg" length="54344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, teknoloji ve inovasyon ekosistemini "VivaTech 2026"da dünyayla buluşturacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-teknoloji-ve-inovasyon-ekosistemini-vivatech-2026da-dunyayla-bulusturacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-teknoloji-ve-inovasyon-ekosistemini-vivatech-2026da-dunyayla-bulusturacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Avrupa'nın en büyük teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinden "VivaTech 2026"ya Türkiye Pavyonu ile katılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin teknoloji, inovasyon ve yatırım ekosistemini uluslararası paydaşlarla buluşturacak "VivaTech 2026", 17-20 Haziran 2026'da Paris'te düzenlenecek.</p>

<p>Türkiye, 2023 yılından bu yana düzenli olarak katıldığı VivaTech'in 10'uncu yılına 135 metrekarelik Türkiye Pavyonu ve 26 teknoloji girişimiyle katılacak.</p>

<p>Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerini, girişim sermayesi fonlarını, yatırımcıları, girişimcileri ve kamu temsilcilerini bir araya getirecek etkinlikte kurulacak Türkiye Pavyonu, Türkiye'nin yükselen teknoloji girişimlerini, yenilikçi iş modellerini ve yatırım potansiyelini uluslararası teknoloji ve yatırım ekosisteminin önde gelen aktörleriyle buluşturacak.</p>

<p>Türkiye Pavyonu'nda yapay zeka, yarı iletken teknolojileri, sağlık teknolojileri, robotik, SaaS, endüstriyel dijitalleşme ve derin teknoloji alanlarında faaliyet gösteren Türk girişimleri yer alacak.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, etkinlikte konuşma yapacak, çeşitli temas ve görüşmeler gerçekleştirerek Türkiye'nin teknoloji, inovasyon ve yatırım vizyonunu uluslararası paydaşlarla paylaşacak.</p>

<p>Pavyon kapsamında gerçekleştirilecek yatırımcı görüşmeleri, iş geliştirme toplantıları ve ağ oluşturma etkinlikleriyle Türk girişimlerinin uluslararası yatırımcılar ve potansiyel iş ortaklarıyla buluşturulması, yeni işbirliklerinin kurulmasına katkı sağlanması ve uluslararası büyüme fırsatlarının önünün açılması hedefleniyor.</p>

<p>VivaTech 2026'nın, Türk girişimlerini uluslararası yatırımcılar ve teknoloji liderleriyle buluşturarak yeni işbirliklerine zemin hazırlaması ve Türkiye'nin teknoloji ekosisteminin uluslararası görünürlüğünü daha da güçlendirmesi bekleniyor.</p>

<p>Türkiye Pavyonu ise bu vizyonun somut bir yansıması olarak, Türkiye'nin yeni teknolojiler geliştiren, bu teknolojileri ölçeklendiren ve uluslararası pazarlara taşıyan bir ülke konumunda küresel ölçekteki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesini amaçlıyor.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca bölgeler arasında köprü olarak tanımlanan Türkiye, bugün sermaye, teknoloji, üretim, yetenek ve inovasyonu buluşturan stratejik bir bağlantı noktası olarak konumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel ekonomide üretim ağlarının yeniden şekillendiği, teknolojik dönüşümün hızlandığı ve yatırım kararlarında dayanıklılık, yetenek ve inovasyonun giderek daha fazla belirleyici olduğu bir dönemde Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, genç ve nitelikli insan kaynağı, gelişen girişimcilik ekosistemi ve stratejik konumuyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-teknoloji-ve-inovasyon-ekosistemini-vivatech-2026da-dunyayla-bulusturacak</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-06687326678f1768d79b04a8d65df963.jpg" type="image/jpeg" length="66846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahvenin ana vatanı Etiyopya'dan dünyaya uzanan asırlık lezzet: Harar kahvesi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kahvenin-ana-vatani-etiyopyadan-dunyaya-uzanan-asirlik-lezzet-harar-kahvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kahvenin-ana-vatani-etiyopyadan-dunyaya-uzanan-asirlik-lezzet-harar-kahvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahvenin ana vatanı Etiyopya'da yetişen dünyaca ünlü "Harar" kahvesi, yoğun aroması, kendine özgü lezzeti ve asırlardır değişmeyen geleneksel tüketim alışkanlıklarıyla kültürel mirasın merkezinde yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Afrika ülkesi Etiyopya'nın Harar şehrinde yetişen kahve, bölgenin kurak ve az yağışlı hava şartları ile rakımlı coğrafyası sayesinde ağaçta yavaş olgunlaşıyor.</p>

<p>Bu yavaş yetişme süreci, bitkinin topraktaki tüm mineralleri çekirdeğe daha yoğun aktarmasına ve meyvenin doğal şeker oranının artmasına olanak tanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Endüstriyel ilaç ve yapay gübre kullanılmadan doğal ve geleneksel yöntemlerle yetiştirilen kahve, hasat döneminde yerel çiftçiler tarafından toplanıyor. Hasat edilen meyveler ise güneşin altına bırakılarak kurutuluyor.</p>

<p>Kurutulan kahveler, çekirdek boyutlarına ve kalitesine göre sınıflara ayrılarak hem yerel pazarda tüketime sunuluyor hem de yurt dışındaki nitelikli kahve işletmelerine ihraç ediliyor.</p>

<p>Damakta bıraktığı kalıcı tat ve içim kolaylığıyla bilinen Harar kahvesi, espresso ve filtre kahve demlemelerinin yanı sıra pudra kıvamında öğütülerek cezve kullanımına ve geleneksel Türk kahvesi pişirme yöntemine uyumlu şekilde tüketilebiliyor.</p>

<p>Küresel pazarda sıklıkla tüketilen bu özel çekirdek, yetiştirildiği bölgede çok daha farklı geleneksel tekniklerle hazırlanarak günlük yaşamın parçası haline geliyor.</p>

<h2><strong>"Harar'da kahveyi 4 şekilde tüketiyoruz"</strong></h2>

<p>Harar'da yaşayan Sozit Meftuh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede kahveyi 4 farklı şekilde kullandıklarını söyledi.</p>

<p>Kahvenin çekirdeğini kavurup, daha sonra pişirip içtiklerini belirten Meftuh, ikinci olarak da kabuğunu kullandıklarını anlattı.</p>

<p>Meftuh, "Kabuğu boş oluyor. Kahve taneleri tam oluşmamış olanları alıyoruz ve onu da iki farklı zamanda kullanıyoruz. Mutlu anlarda, düğünlerde ve üzüntülü, yas döneminde kullanılıyor." dedi.</p>

<p>Kahveyi tereyağı ve şekerle hazırlayarak yemek yaptıklarını da kaydeden Meftuh, "Üçüncüsünde kahve kabukları sütlü çayda kullanılıyor. Dördüncüsünde de yapraklarını kullanıyoruz. Yaprakları da büyük günlerde, kandillerde genelde dua ederken kullanıyoruz. Yaprakları pişiriyoruz, çay şeklinde hazırlanıyor. Bu 4 şekilde kahveyi tüketiyoruz Harar'da." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kahvenin-ana-vatani-etiyopyadan-dunyaya-uzanan-asirlik-lezzet-harar-kahvesi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-d77aa263ebec9b15e75b258b76f72415.jpg" type="image/jpeg" length="81345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babalar Günü ve yaz hazırlıklarıyla e-ticarette 450 milyar liralık hacim bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/babalar-gunu-ve-yaz-hazirliklariyla-e-ticarette-450-milyar-liralik-hacim-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/babalar-gunu-ve-yaz-hazirliklariyla-e-ticarette-450-milyar-liralik-hacim-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Babalar Günü alışverişi, okulların kapanması ve yaz hazırlıklarıyla haziran ayında e-ticaret hacminin 450 milyar lira seviyesine ulaşması öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, AA muhabirine, Babalar Günü'nün, e-ticaret sektöründe yılın en yüksek işlem hacmine ulaşılan dönemlerinden biri olarak öne çıktığını belirterek, "Özellikle kutlama öncesindeki son iki haftada sipariş adetlerinde ve satış hacminde belirgin bir ivme gözlemliyoruz." dedi.</p>

<p>Bu dönemde spor ve outdoor kategorisinde yüzde 70'e, elektronik kategorisinde ise yüzde 40'a varan satış artışları yaşandığını aktaran Çevikoğlu, "Giyim, aksesuar, kişisel bakım ve otomotiv aksesuarları da bu hareketliliği destekleyen başlıca kategoriler arasında yer alıyor. Dijital alışveriş alışkanlıklarının güçlenmesi ve kampanyaların etkisiyle birlikte Babalar Günü döneminde hem sipariş adetlerinde hem de toplam satış hacminde geçen yılın üzerinde bir performans bekliyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Çevikoğlu, Babalar Günü alışverişlerinde teknoloji ve yaşam tarzı odaklı ürünlerin öne çıktığını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Akıllı saatler, kulaklıklar, oyun konsolları, fotoğraf makineleri, cep telefonu aksesuarları, kişisel bakım ürünleri, parfüm, cüzdan ve giyim ürünleri en çok tercih edilen hediye seçenekleri arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra kahve ekipmanları, otomotiv aksesuarları ve kişiselleştirilmiş hediyeler de öne çıkan ürün grupları arasında bulunuyor. Tüketicilerin hem işlevsel hem de duygusal manevi değer taşıyan ürünlere yöneldiğini görüyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu dönemde tüketicilerin daha yüksek değerli ürünlere yönelmesi nedeniyle sepet ortalamalarında genel ortalamanın üzerinde bir artış yaşandığına değinen Çevikoğlu, elektronik ürünler, saat, kişisel bakım ve giyim kategorilerinin sepet tutarlarını yukarı taşıyan başlıca ürün grupları arasında yer aldığını söyledi.</p>

<h2><strong>"Ödeme işlemlerinde SSL sertifikasına sahip siteler tercih edilmeli"</strong></h2>

<p>Hakan Çevikoğlu, haziran ayı genelinde Babalar Günü'nün oluşturduğu hediye alışverişi hareketliliğine okulların kapanması, yaz sezonunun başlaması ve tatil hazırlıkları da eklenince e-ticarette çok yönlü bir talep artışı yaşandığını dile getirdi.</p>

<p>Çevikoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye'nin e-ticaretteki güçlü büyüme ivmesi ve dönemsel dinamikler dikkate alındığında haziran ayında toplam e-ticaret hacminin yaklaşık 450 milyar lira seviyelerine ulaşmasını öngörüyoruz. Bu süreçte hem sipariş adetlerinde hem de tüketicilerin daha yüksek değerli ürünlere yönelmesinin etkisiyle sepet ortalamalarında artış bekliyoruz."</p>

<p>Online alışveriş yapacak tüketicilerin öncelikle alışveriş yapacakları platformun güvenilirliğini kontrol etmeleri gerektiğini aktaran Çevikoğlu, "Güven Damgası" bulunan e-ticaret sitelerinin tercih edilmesinin, satıcı puanları ve kullanıcı değerlendirmelerinin incelenmesinin güvenli alışveriş açısından önem taşıdığına dikkati çekti.</p>

<p>Çevikoğlu, kampanya dönemlerinde sahte internet siteleri ve yanıltıcı indirimlere karşı dikkatli olunması, site adreslerinin kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Ödeme işlemlerinde SSL sertifikasına sahip sitelerin tercih edilmesi ve mümkünse 3D Secure doğrulaması kullanılan ödeme yöntemlerinin kullanılması güvenliği artıracaktır. Özellikle Babalar Günü gibi teslimat yoğunluğunun yaşandığı dönemlerde siparişlerin son güne bırakılmaması, ürün açıklamalarının dikkatle incelenmesi ve teslimat sürelerinin önceden kontrol edilmesi tüketicilerin olası mağduriyetler yaşamaması açısından önem taşıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/babalar-gunu-ve-yaz-hazirliklariyla-e-ticarette-450-milyar-liralik-hacim-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2003c76ab3b05e19727eb3380c181feb.jpg" type="image/jpeg" length="23799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırmaya göre, ağaçların karbon depolama kapasitesi beklenenden düşük olabilir]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/arastirmaya-gore-agaclarin-karbon-depolama-kapasitesi-beklenenden-dusuk-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/arastirmaya-gore-agaclarin-karbon-depolama-kapasitesi-beklenenden-dusuk-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan araştırmada, ağaçların fotosentez yoluyla daha fazla karbon emmesine rağmen bunun her zaman büyümeye ve uzun vadeli karbon depolanmasına dönüşmeyebileceği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Columbia Üniversitesi bünyesindeki Lamont-Doherty Yer Gözlemevi'nden araştırmacıların yürüttüğü çalışmada, ABD'nin doğusu ve California'daki 137 farklı noktanın uydu görüntüleri, saatlik karbondioksit ölçümleri, gövde sensörleri ve kaç yıllık olduğuna ilişkin halka analizleri incelendi.</p>

<p>Araştırmada, meşe ağaçlarının yaz ortasına kadar büyümeyi durdurmasına rağmen yılın ilerleyen dönemlerine kadar fotosenteze devam ettiği tespit edildi.</p>

<p>Fotosentez ile büyüme arasındaki ilişkinin sanılandan farklı şekilde ayrışabildiğini ortaya koyulan araştırmada, özellikle kurak ve sıcak dönemlerde ağaçların büyümesi dururken fotosentezin bir süre daha devam ettiği, bu süreçte alınan karbonun önemli bir kısmının odun dokusunda depolanmak yerine yaprak, kök ve kısa ömürlü biyolojik süreçlerde kullanıldığı ya da yeniden atmosfere salındığı belirtildi.</p>

<p>Araştırmada, ormanların karbon alma kapasitesi ile karbonu odun gibi uzun ömürlü depolara aktarma kapasitesinin birbirine sıkı bağlı olmadığına işaret edilerek, iklim değişikliğiyle birlikte bu ayrışma artarsa, ormanlar fotosentez yapsa bile karbonu uzun süreli depolayamayabileceği vurgulandı.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı Mukund Palat Rao, mevcut iklim modellerinin genellikle "fotosentez varsa büyüme vardır" varsayımına dayandığını ancak bulguların bunun her zaman doğru olmadığını gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Rao, sıcak ve kurak koşullarda büyümenin hızlı şekilde durduğunu, ancak fotosentezin daha düşük bir hızda da olsa devam edebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın sonuçları, "Science Advances" dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/arastirmaya-gore-agaclarin-karbon-depolama-kapasitesi-beklenenden-dusuk-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-6ae01c500dd3bf7cd284ab529e644c45.jpg" type="image/jpeg" length="38708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekran bağımlılığına karşı ortak çağrı: Dijital Anafor Zirvesi sona erdi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ekran-bagimliligina-karsi-ortak-cagri-dijital-anafor-zirvesi-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ekran-bagimliligina-karsi-ortak-cagri-dijital-anafor-zirvesi-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da düzenlenen “Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi”nin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, çocukların dijital ortamda korunması, ailelerin güçlendirilmesi ve teknoloji kullanımında insan merkezli politikaların geliştirilmesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının himayelerinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun iş birliğinde gerçekleştirilen “Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi” tamamlandı. Anadolu Ajansı ve TRT’nin global iletişim ortaklığında düzenlenen zirveye kamu kurumları, akademisyenler, hukukçular, medya temsilcileri, teknoloji uzmanları, sivil toplum kuruluşları ve gençler katıldı.</p>

<p>İki gün süren etkinlik boyunca dijitalleşmenin birey, aile ve toplum üzerindeki etkileri farklı yönleriyle ele alındı. Kültür, bağımlılık, hukuk, medya, sanal bahisle mücadele ve çocukların dijital dünyadaki konumu gibi başlıklarda oturumlar düzenlenirken, “Gazze ve Medya” ile “Dijital Çağda Hayâ Ahlakı” özel oturumları da dikkat çekti.</p>

<p>Zirvenin ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde, dijital teknolojilerin eğitimden iletişime kadar pek çok alanda önemli fırsatlar sunduğu vurgulanırken, veri güvenliği, mahremiyet, dikkat ekonomisi ve yalnızlaşma gibi yeni risk alanlarının da ortaya çıktığına dikkat çekildi.</p>

<p>Bildirgede özellikle çocuklar ve gençlerin dijital dönüşümün merkezinde yer aldığı belirtilerek, bağımlılık oluşturan davranış kalıpları ile zararlı içeriklerin dijital platformlar aracılığıyla daha yaygın hale geldiği ifade edildi. Ailenin ise güven, aidiyet ve dayanışma sağlayan temel kurum olarak dijital çağda da koruyucu rolünü sürdürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcılar, ekran bağımsızlığının teknolojiden uzaklaşmak anlamına gelmediğini, bilinçli ve dengeli kullanım kültürünü ifade ettiğini vurguladı. Bu kapsamda çocukların dijital güvenliğini artıracak yaş doğrulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi ve zararlı içeriklere karşı daha etkili önlemler alınması önerildi.</p>

<p>Ayrıca medya kuruluşları ve içerik üreticileri için aile ve çocuk dostu yayıncılığı teşvik edecek bir “Medya Söylem Rehberi” hazırlanması, yüksek toplumsal etki potansiyeline sahip dijital ürün ve yapay zekâ uygulamalarının değerlendirilmesine yönelik bir “Toplumsal Etki Değerlendirme Sistemi” oluşturulması tavsiyeleri de bildirgede yer aldı.</p>

<p>Zirvenin sonuç bildirgesinde, dijitalleşme sürecinde insan onurunu, aile bütünlüğünü ve toplumsal faydayı merkeze alan politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Kamu kurumları, akademi, teknoloji sektörü, medya kuruluşları, sivil toplum örgütleri, aileler ve gençler ortak sorumluluk anlayışıyla iş birliğine davet edilirken, ekran bağımsızlığının bireysel bir tercih olmanın ötesinde toplumsal bir hedef olarak ele alınması gerektiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ekran-bagimliligina-karsi-ortak-cagri-dijital-anafor-zirvesi-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/bakan-goktas-hakikati-ayirt-edebilen-ve-mahremiyetini-koruyabilen-nesiller-yetistirmeyi-hedefliyoruz-5adc96b289fc-1.webp" type="image/jpeg" length="23574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemil Meriç'i andı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-cemil-merici-andi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-cemil-merici-andi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefatının 39'uncu yılında Meriç'i andığı mesajında "Müellifi olduğu eserlerle, edebiyatımıza kazandırdığı tercümelerle gönüllerde müstesna yere sahip kıymetli mütefekkir Cemil Meriç'i rahmetle yad ediyorum" ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefatının 39'uncu yılında Cemil Meriç'i rahmetle andı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Müellifi olduğu eserlerle, edebiyatımıza kazandırdığı tercümelerle, ilim ve düşünce dünyamıza yaptığı eşsiz katkılarla gönüllerde müstesna bir yere sahip olan kıymetli mütefekkir Cemil Meriç'i vefatının 39'uncu yılında rahmetle yad ediyorum." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-cemil-merici-andi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-4e753909abb3906cf648101a6f011889-1.jpg" type="image/jpeg" length="74154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'nde "ekran ve kültür" ele alındı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesinde-ekran-ve-kultur-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesinde-ekran-ve-kultur-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu işbirliğiyle düzenlenen "Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi"nde "ekran ve kültür" değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şişli'de bir otelde düzenlenen zirve kapsamında yapılan "Ekran ve Kültür" başlıklı oturum, yeni medya küratörü İsmail Halis'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.</p>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülenay Pınarbaşı, oturumda yaptığı "Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka" başlıklı konuşmasında, yapay zekanın insanların hayatlarını kolaylaştıran bir yapı olduğunu fakat aynı zamanda iktidar alanı olarak da birçok noktada mahremiyet konusuna zarar verdiğini söyledi.</p>

<p>Pınarbaşı, yapay zekanın, insanın varlığına, hafızasına, mahremiyetine ve hatta ölümden sonraki durumuna uzanan yolculuğunda iktidar alanı ortaya çıkardığını ifade etti.</p>

<p>Dijital dünyada bırakılan izlerin sahiplerinin kimler olduğunu anlamanın önemine işaret eden Pınarbaşı, "Yapay zeka bütün bu izleri topluyor, işlemlendiriyor, anlamlandırıyor ve adeta dijital ruh ikizi oluşturuyor. Bizden yeni bir ben oluşturuyor. Yapay zekanın bizi taklit edebilen, bütün elindeki verilerle tercihlerimizi tahmin edebilen, sesimizi, yüzümüzü, konuşmamızı ve duygusal tepkilerimizi yeniden kurabilen dijital bir varlık olabildiğini bilmemiz gerekiyor." dedi.</p>

<p>İnsanın ikinci benliğinde kimin söz sahibi olduğunu, ölüm ve yas konusunda ele alarak araştırmalar yaptığını anlatan Pınarbaşı, "(Yapay zeka) Ölen kişilerin mesajlarını, fotoğraflarını ve geride kalan bütün dijital kalıntılarını kullanarak onların dijital temsillerini üretiyor. Bu dijital temsiller metalaşarak bir para karşılığında yakınlarıyla buluşturuluyor. Bunun bir sürü amacı var. Son bir veda veya onunla yaşamak. Teknoloji aslında teselliyle müdahale arasındaki sınırı çok ciddi biçimde bulanıklaştırıyor." diye konuştu.</p>

<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu da "Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa" konulu sunumunda, çocukların telefon, tablet ve televizyon kullanımının ebeveynlerin kontrolünde olmasının önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Narmanlıoğlu, ebeveynlerin de günlük hayatlarında fazlasıyla internete ve yapay zekaya başvurarak yardım istediklerini belirterek şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocukların da belli bir noktada dijital vatandaşlık kavramını öğrenmeleri gerekiyor. Dijital vatandaşlık, çevrim içi topluluğa katılım kabiliyeti. Biz çocukların elinden telefonu alamayacağız, interneti yasaklayamayacağız, çünkü internetin doğası yasaklanmama, ele geçirilememe üzerine. İnternetin bir merkezi yok. 9 yaşında çocuk VPN indiriyor, canının istediği yere girebiliyor. Filtre programları, kotalar koyuyoruz, ceza veriyoruz. Dijital vatandaşlığın 4 boyutu var. Biri sosyalleşebilme, biri politik katılım, biri ekonomik üretim, biri de eğitim ve kendini geliştirme."</p>

<p>"Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya" başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Ahmet Dağ da felsefi açıdan yapay zeka kültürünün etkileri ve bireylerin farkındalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Sosyal hizmetler uzmanı Melih Demirci, "Pornografi Kültürü, Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi" başlıklı konuşmasında, pornografi konusunda ele alınması gereken asıl yaklaşımın, hiperseksüelleşme ve pornografi kültürü dalgasına karşı ailelerin ve toplumun sosyal dayanıklılığın nasıl inşa edilmesi gerektiği olduğunu söyledi.</p>

<p>Zirve, "Ekran ve Bağımlılık", "Ekranda Söylem ve Temsil", "Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele", "Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım" ile "Dijital Çağda Haya Ahlakı" konulu panellerle devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesinde-ekran-ve-kultur-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-e0e274dd1217b94ac1fb52ef6f8d6526.jpg" type="image/jpeg" length="78478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy'dan Knidos Ören Yeri'nde yürütülen çalışmalara ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bakan-ersoydan-knidos-oren-yerinde-yurutulen-calismalara-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bakan-ersoydan-knidos-oren-yerinde-yurutulen-calismalara-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Knidos Ören Yeri'nde yapılan çalışmalara ilişkin, "Denizle temas eden alanlarda oluşan fiziki tahribatı önleyerek iyileştirmeler gerçekleştirdik ve yeni gezi güzergahları oluşturduk" ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında, Knidos'ta tarihi dokuyu koruyan ve alanın sürdürülebilirliğini güçlendiren düzenlemeyi tamamladıklarını bildirdi.</p>

<p>Ersoy, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Muğla Datça'daki Knidos Ören Yeri'nde yürüttüğümüz çalışmalarla, yoğun dönemlerde yaşanan otopark kapasite sorununu giderdik. Denizle temas eden alanlarda oluşan fiziki tahribatı önleyerek iyileştirmeler gerçekleştirdik ve yeni gezi güzergahları oluşturduk. 'Geleceğe Miras' vizyonumuz doğrultusunda kültürel mirasımızı koruyarak geleceğe taşımaya kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kıymetli çalışmada emeği geçen başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere herkese teşekkür ediyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Daha düzenli ve kontrollü bir deneyim hedefleniyor</strong></h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre ise ilgili kurul onaylı proje doğrultusunda yürütülen çalışmalar, 2026 itibarıyla tamamlanarak geçici kabulü yapıldı.</p>

<p>Antik kentin doğal ve arkeolojik bütünlüğünü gözeten düzenlemelerle hem mevcut yapının korunması hem de alanın daha düzenli ve kontrollü bir şekilde deneyimlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının Selçuk Üniversitesiyle yürüttüğü çalışmalar 2012'den beri Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı ve ekibi tarafından sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bakan-ersoydan-knidos-oren-yerinde-yurutulen-calismalara-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-8cd21f0f85c777094b0d1d3276452e7d-1.jpg" type="image/jpeg" length="24171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiftçilere 540 milyon avroluk gübre desteği]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ciftcilere-540-milyon-avroluk-gubre-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ciftcilere-540-milyon-avroluk-gubre-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), artan gübre fiyatları nedeniyle çiftçilere destek sağlamak amacıyla 540 milyon avroluk mali destek paketi hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar nedeniyle yükselen gübre maliyetlerinin çiftçiler üzerindeki baskısını hafifletmek ve gıda güvenliğini korumak amacıyla aldığı yeni tedbirlere ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, AB Komisyonu'nun çiftçilerin hasatlarını garanti altına almak için gübre satın alımlarına yönelik 540 milyon avroluk kaynak sağlayacağı, buna ilave olarak AB üyesi ülkelerin ulusal fonlarından yüzde 200'e kadar ek katkı sunabileceği ve toplam desteğin 1,5 milyar avroya kadar çıkabileceği belirtildi.</p>

<p>AB Komisyonu'nun, Ortak Tarım Politikası'nda (CAP) hedefli değişiklikler yapılmasını önererek üye ülke çiftçilerine daha hızlı ve esnek destek verme imkanı sunmayı amaçladığı ifade edilen açıklamada, kırsal kalkınma fonları kapsamında kriz desteği için yeni bir likidite mekanizmasının oluşturulması, doğrudan tarım desteklerinin çiftçilere daha erken ödenebilmesi ve üye ülkelerin 2027 yılı doğrudan ödeme bütçelerinde düzenleme yapabilmesinin öneriler arasında yer aldığı bilgisi verildi.</p>

<p>Açıklamada, üye ülkelerin, çiftçilere yapılacak doğrudan ödemelerin avanslarını normal tarih olan 16 Ekim'den önce ve daha yüksek oranlarda verebileceği ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu düzenlemelerin yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu ile AB Konseyi'nin onayı gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Orta Doğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Rusya ile Belarus'tan gübre ithalatına getirilen kısıtlamalar, Avrupa'da gübre maliyetlerini önemli ölçüde artırdı.</p>

<p>AB, gübrede dışa bağımlı durumda. Birlik, azotlu gübre ihtiyacının yaklaşık yüzde 30'unu, fosfat bazlı gübre ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 70'ini ithalat yoluyla karşılıyor. Bu durum, kriz dönemlerinde Avrupa'yı dış kaynaklı şoklara karşı daha kırılgan hale getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ciftcilere-540-milyon-avroluk-gubre-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-26de1c60ee36dba5de69684f80de66f4.jpg" type="image/jpeg" length="76184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'den mayısta 151,3 milyon dolarlık hububat ve bakliyat ihraç edildi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/akdenizden-mayista-1513-milyon-dolarlik-hububat-ve-bakliyat-ihrac-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/akdenizden-mayista-1513-milyon-dolarlik-hububat-ve-bakliyat-ihrac-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında 151,3 milyon dolarlık dış satım yaptıklarını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, yaptığı yazılı açıklamada, Birliğin ihracatının mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 arttığını bildirdi.</p>

<p>Mayıs ayında 151,3 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını ifade eden Memiş, dış satımda bakliyat grubunun 31,6 milyon dolarla ilk sırada yer aldığını belirtti.</p>

<p>Memiş, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"En büyük pazarımız, 14 milyon dolarlık ihracatla Irak oldu. Irak'ı 13,6 milyon dolarla Umman, 12,1 milyon dolarla İran takip etti. Körfez bölgesinde Türk gıda ürünlerine yönelik talebin artması, firmalarımızın pazardaki etkinliğinin güçlenmesi ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi bu başarıda önemli rol oynadı. Orta Doğu pazarlarının yanı sıra Afrika ülkelerinde de dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Filistin'e ihracatımız yüzde 378 artışla 7,6 milyon dolara, Libya'ya yüzde 541 artışla 5,8 milyon dolara, Sudan'a ise yüzde 55 artışla 6,4 milyon dolara ulaştı. Kenya, Tanzanya ve Somali gibi ülkelerde kaydedilen yüksek artış oranları, Afrika kıtasının sektörümüz açısından giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa pazarında da varlığımızı korumayı sürdürüyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/akdenizden-mayista-1513-milyon-dolarlik-hububat-ve-bakliyat-ihrac-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-950eed5bf23eecd117211a7cc8c84d91.jpg" type="image/jpeg" length="55523"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
