<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 15:13:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazarımız Mustafa Süs’ün yeni kitabı “Dağda Dağ’lananlar” okuyucuyla buluştu!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yazarimiz-mustafa-susun-yeni-kitabi-dagda-daglananlar-okuyucuyla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yazarimiz-mustafa-susun-yeni-kitabi-dagda-daglananlar-okuyucuyla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diriliş Postası Yazarı ve Eğitimci-Yazar Mustafa Süs’ün yeni kitabı “Dağda Dağ’lananlar”, Gülhane Yayınları tarafından yayımlandı. 254 sayfalık eser, modern yaşamın yoğunluğu, insanın iç dünyası ve hakikat arayışını ele alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Süs’ün yeni deneme kitabı “Dağda Dağ’lananlar”, okurla buluştu.</p>

<p><img height="1250" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/image-330.png" width="938" /></p>

<p>Eserde, paranın, makamın ve geçici hırsların etkisindeki modern insanın iç dünyası ve hakikat arayışı işleniyor.</p>

<p><img height="1181" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/image-328.png" width="945" /></p>

<p>Kitapta “dağ” metaforu üzerinden insanın günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşarak kendi içine yönelmesi, nefis muhasebesi yapması ve manevi bir sığınak araması anlatılıyor. Süs, modern çağın getirdiği yalnızlıkların yanı sıra insanın kendi isteğiyle seçtiği inziva ve içsel yüzleşme konularına da yer veriyor.</p>

<p>Eser, insanın maddi beklentiler ve makam hırslarından sıyrılarak kendi özüyle yüzleşmesini merkeze alıyor. Kitapta, modern dünyanın gürültüsü içerisinde insanın kendi iç sesini nasıl duyabileceği üzerine sorular da yöneltiliyor.<img height="1456" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/image-329.png" width="941" /></p>

<p>Eylül 2026’da ilk baskısı yapılan “Dağda Dağ’lananlar” 254 sayfadan oluşuyor. Kitaba Ensar Neşriyat’ın internet sitesi ve seçkin kitapçılardan ulaşılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yazarimiz-mustafa-susun-yeni-kitabi-dagda-daglananlar-okuyucuyla-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/f8731f9a-97df-49eb-a5ba-38ffc65b75da-1789890781.jpg" type="image/jpeg" length="28079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin trafik raporu açıklandı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-trafik-raporu-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-trafik-raporu-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Raporda, ülkenin trafik sorununun ekonomik kayıplardan sürücü davranışlarına, trafik kültüründen denetim ve şehir planlamasına kadar çok boyutlu olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan "Türkiye Trafik Durum Raporu"nda, ülkenin trafik sorununun ekonomik kayıplardan sürücü davranışlarına, trafik kültüründen denetim ve şehir planlamasına kadar çok boyutlu olduğu belirtildi.</p>

<p>Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı saha araştırmasıyla İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya'da trafik polisleri, sürücüler, sürücü kursu temsilcileri, zabıta görevlileri ve motokuryelerle gerçekleştirilen odak grup görüşmelerine dayanan raporda, İstanbul'daki trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyetine ve trafik yoğunluğunun yol açtığı zaman kaybına ilişkin veriler de ortaya konuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, katılımcıların yüzde 55,5'inin yaşadığı bölgedeki en önemli trafik sorunları olarak sürücülerin dikkatsizliğini, kasıtlı kural ihlallerini ve trafik bilinci eksikliğini gösterdiği, yol kapasitesinin yetersizliği ve otopark sorununu belirtenlerin oranının yüzde 46,3 olduğu kaydedildi.</p>

<p>Çalışmada yer alan Ulaşım Uzmanı Dr. Fatih Gündoğan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, raporun 6 kişilik bir ekip tarafından Prof. Dr. Mazhar Bağlı'nın öncülüğünde, ulaşım alanında uzman akademisyenlerle hazırlandığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin farklı bölgelerinde benzer trafik sorunları yaşandığını belirten Gündoğan, büyük kentlerde sorunların daha yoğun görüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Trafikte yaşanan zaman kaybının çok yüksek olduğuna işaret eden Gündoğan, "İstanbullular kişi başına yaklaşık olarak 120 saat zaman kaybı yaşıyorlar. Bu çok büyük bir rakam. Bunun mali boyutları ise çok fazla." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'de araç sayısındaki artışa dikkati çeken Gündoğan, yaklaşık 10 yıl önce 20 milyon civarında olan araç sayısının bugün 33 milyona çıktığını belirtti.</p>

<p>Ulaşımda 1000 kişiye düşen araç sayısının Türkiye'de yaklaşık 200, Avrupa'da 400, ABD'de ise 700 civarında olduğunu aktaran Gündoğan, "Eğer bizde Avrupa ortalaması gibi 1000 kişiye 400 araç düştüğünde İstanbul'daki araç sayımız 2 katına çıkacak demektir. Ve öyle bir trafikle karşılaşacağız demektir." dedi.</p>

<p>Trafik kazalarının en önemli nedeninin sürücü davranışları olduğunu vurgulayan Gündoğan, altyapının da sürücü davranışlarını etkileyen önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Gündoğan, kavşak ağızlarına kadar park edilmesine izin verilmesi veya şeritlerin düzgün çizilmemesinin sürücülerin davranışlarını etkileyebileceğini belirterek, "Mümkün olduğunca altyapının çok temiz, çok berrak, levhalandırmasının düzgün bir şekilde yapılması gerekiyor ki sürücüleri bu anlamda bilinçlendirmiş olalım." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ailelere çok büyük iş düşüyor"</strong></h2>

<p>Trafik eğitimlerinin ilkokul seviyesinde başladığını anlatan Gündoğan, ailelerin rolüne dikkati çekti.</p>

<p>Ailelerin çocuklarına trafikte sabretme, sorumluluk, yayaya yol verme, yanlış yere park etmeme, hız yapmama ve emniyet kemeri kullanımı gibi konularda örnek olması gerektiğini ifade eden Gündoğan, "Bir çocuğun babasından gördüğü şeyin, öğretmeninden dinlediğinden daha etkili olduğunu düşünüyorum. O yüzden ailelere çok büyük iş düşüyor." dedi.</p>

<p>Cezaların caydırıcılığına da değinen Gündoğan, sürücünün ihlal yaptığında ceza alacağından emin olması gerektiğini belirtti. Gündoğan ayrıca, trafik güvenliği konusunda kurumlar arasındaki koordinasyonun sağlanması için üst bir kurula ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Trafiğin maliyeti</strong></h2>

<p>Marmara Üniversitesi (MÜ) Teknoloji Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demir ise araştırmada öne çıkan iki bulgunun sürücü dikkatsizliği ve trafik bilinci eksikliği ile yol kapasitesi ve otopark sorunu olduğunu söyledi.</p>

<p>Demir, kadınların daha çok trafik kurallarına uyulmamasını ve sürücülerin dikkatsizliğini, erkeklerin ise yol kapasitesinin yetersizliğini öne çıkardığını aktardı.</p>

<p>İstanbul'daki trafik sıkışıklığının ekonomik maliyetinin de çok büyük olduğunu dile getiren Demir, şunları aktardı:</p>

<p>"Türkiye geneli için 50-60 milyar dolarlara varan bir seviye. İstanbul ölçeğinde bizim öngörümüz, tahminlerimiz, 10 milyar dolar düzeyinde bir maliyete sebep oluyor. Bunun aslında görünen tarafı trafikte kaldığınız süre. İkinci somut maliyet, yakıt tüketimi. Görünmeyenler bunlardan daha büyük. Sağlık sorunları, stres, verimlilik, çevresel bozulmalar, yani havanın bozulması, bir başka şey tedarik zincirindeki kopmalar, yani lojistikteki gecikmeler. Buralardaki maliyetlere koyduğumuzda 10 milyar dolarlık büyük bir maliyet olarak önümüze çıkıyor."</p>

<p>Demir, 2024'te Türkiye'de trafik kazalarında yaklaşık 6 bin 400 kişinin, günde ortalama 17,5 kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederek, 2025'te ölüm sayısının 6 bin 35'e düştüğünü söyledi.</p>

<p>Bu düşüşte araçlardaki güvenlik sistemleri, acil servislerin hızlı çalışması ve denetimlerin çeşitlendirilmesinin etkili olabileceğini belirten Demir, kaza sayısının ise azaltılamadığını kaydetti.</p>

<p>Demir, trafik sıkışıklığının yalnızca yoğun saatlerde oluşmadığını, sürücülerin istem dışı frenlemeleri, yanlış şerit değiştirmeleri ve takip mesafesine uymamalarının da trafik dalgalarına yol açabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Motokuryelerin çok yoğun bir para kazanma baskısı yaşadığını düşünüyoruz"</strong></h2>

<p>Motokuryeler üzerine de çalıştıklarını belirten Demir, yüksek teslimat baskısı, güvencesiz çalışma şartları ile uygun park ve şerit düzenlemelerinin bulunmamasının motokuryeleri zaman zaman risk almaya zorladığını söyledi.</p>

<p>Demir, motokuryelerin baskı ve risk içerisinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Motokuryelerin çok yoğun bir para kazanma baskısı yaşadığını düşünüyoruz. Bir kurye, 'Biz canımızdan fedakarlık ediyoruz.' ifadesini kullandı. Yani bu çok ağır bir ifade aslında. Candan fedakarlık yapılabilir mi? Son noktası bu. Bonus yani ekstra para kazanmak için kendilerini trafikte riske atıyorlar. Kuralları da ihlal ediyor, süratli de gidiyorlar. Canından da fedakarlık ediyor yani."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-trafik-raporu-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-85edd28c860b58cc10115805f67f998f.webp" type="image/jpeg" length="77914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’daki saldırının perde arkası: Şüphelinin geçmişi mercek altında... İşte detaylar!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/manisadaki-saldirinin-perde-arkasi-suphelinin-gecmisi-mercek-altinda-iste-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/manisadaki-saldirinin-perde-arkasi-suphelinin-gecmisi-mercek-altinda-iste-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana gelen, öğrencilerin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada, saldırganın geçmişi ve olay öncesine dair ayrıntılar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, saldırı sırasında 3 fişek kullanan zanlı, okula yaklaşık 80, 90 ve 110 metre mesafedeki noktalardan öğrencilere doğru ateş açtı.</p>

<p>Saldırıda kullanılan anneannesine ait tüfekle yaklaşık bir ay önce atış talimi yaptığı belirlenen zanlının, fişekleri ise anneannesinden aldığı 600 lirayla bir av bayisinden temin ettiği saptandı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında zanlı dahil 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltındakiler arasında zanlının babası, annesi, anneannesi, dedesi, bazı yakınları ile fişekleri satan av bayisinin işletmecisi de bulunuyor.</p>

<p><strong>Telefonunu sıfırlamış</strong></p>

<p>Olay öncesinde cep telefonunu sıfırladığı belirlenen zanlının dijital materyallerindeki verilerin kurtarılması için başlatılan teknik inceleme sürüyor.</p>

<p>Zanlının ayrıca saldırıdan önce bir yakınına böyle bir eylem gerçekleştireceğini söylediği ancak sözlerinin ciddiye alınmadığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen yıl açık lisede 9. sınıfa devam eden ancak tamamlayamayan şüphelinin, bunun üzerine bu yıl örgün eğitime kaydolduğu ancak okula düzenli devam etmediği ve yalnızca birkaç kez gittiği belirlendi.</p>

<h2><strong>Odasında ideolojik notlar ve semboller bulundu</strong></h2>

<p>Evinde yapılan aramada zanlının odasında gamalı haç figürleri ile farklı siyasi ve ideolojik akımlara ilişkin notlar bulundu.</p>

<p>Zanlının bir defterinde siyaset, ekonomi ve toplumsal konulara ilişkin görüşlerini içeren manifesto benzeri metinler yer aldığı tespit edildi.</p>

<p>Soruşturmada zanlının, bireysel radikalleşme, nihilizm ve farklı ideolojik akımlardan etkilenip etkilenmediği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/manisadaki-saldirinin-perde-arkasi-suphelinin-gecmisi-mercek-altinda-iste-detaylar</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-fc2ac0e73656dbe940e3ae99278e33ab.webp" type="image/jpeg" length="47659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da gök gürültülü sağanak etkili oldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ankarada-gok-gurultulu-saganak-etkili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ankarada-gok-gurultulu-saganak-etkili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da akşam başlayan gök gürültülü sağanak, trafiği olumsuz etkiledi, bazı cadde ve sokaklarda su birikintilerine neden oldu. Keçiören ilçesinde oluşan sel nedeniyle yolda çökme meydana geldi, park halindeki çok sayıda araç hasar gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Kentte etkili olan sağanak nedeniyle cadde ve bulvarlarda trafik yoğunluğu yaşandı. Yağıştan etkilenen vatandaşlar otobüs durakları ve kapalı alanlara sığındı, bazı bölgelerde su birikintileri oluştu.<img alt="Ankara'da gök gürültülü sağanak etkili oldu" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aapicture2026092242543402.jpg" / width="1200" height="788"></p>

<p dir="auto">Keçiören’de sağanağın ardından oluşan sel nedeniyle Gülgün Sokağı’nda yolun bir bölümünde çökme meydana geldi. Park halindeki çok sayıda araç zarar görürken, bölgeye belediye ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Ekipler, mahsur kalan araçların çıkarılması için çalışma başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ankarada-gok-gurultulu-saganak-etkili-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/saganak-2490300.jpg" type="image/jpeg" length="44885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul kantinlerinde 8 yıllık alışkanlığa dikkat: Kalp krizi riski artabilir!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/okul-kantinlerinde-8-yillik-aliskanliga-dikkat-kalp-krizi-riski-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/okul-kantinlerinde-8-yillik-aliskanliga-dikkat-kalp-krizi-riski-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen, çocukların yıllarca kantinlerden tükettiği yağlı ve hamur ağırlıklı ürünlerin kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların açılmasıyla birlikte kantinlerdeki beslenme alışkanlıkları yeniden gündeme geldi.</p>

<p><img alt="Image-327" class="detail-photo img-fluid" height="456" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/image-327.png" width="638" /></p>

<p>Kalp ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen, özellikle simit, poğaça, açma ve hamburger gibi ürünlerin uzun yıllar düzenli tüketilmesine dikkat çekti.</p>

<p>Çocukların ilkokul ve ortaokul döneminde aynı kantini yaklaşık 8 yıl kullanabildiğini belirten Okşen, yanlış beslenme alışkanlıklarının kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini söyledi. Patates kızartması gibi aşırı yağlı ve hamur ağırlıklı yiyeceklerin uzun süre tüketilmesinin kandaki yağ oranını artırabileceğini ifade eden Okşen, bunun damar sertleşmesi ve tıkanıklığına yol açabileceğini kaydetti.</p>

<p>Okşen, çocukların sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye ve spora teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, ailesinde kalp ve damar hastalığı bulunan çocuklara daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genetik faktörlerin de kalp krizi riskinde önemli rol oynadığını ifade eden Okşen, aile öyküsü bulunan çocuklarda sağlıklı beslenme konusunda daha hassas olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/okul-kantinlerinde-8-yillik-aliskanliga-dikkat-kalp-krizi-riski-artabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-23-at-094216.jpeg" type="image/jpeg" length="42165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk enerji sektörünün hedefleri Hamburg’da masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turk-enerji-sektorunun-hedefleri-hamburgda-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turk-enerji-sektorunun-hedefleri-hamburgda-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin 2040 perspektifli yeni enerji mimarisi kapsamında yenilenebilir kapasitenin artırılması, şebeke altyapısının güçlendirilmesi ve deniz üstü rüzgar yatırımlarının hızlandırılması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye'de 120 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitenin sisteme alınabilmesi için iletim sistemi operatörünün en az 20 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacı bulunduğunu bildirdi.</p>

<p>Demircan, WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenen Türkiye Wind Energy Investment-Roadshow (Türkiye Rüzgar Enerjisi Yatırımı) tanıtım toplantısındaki "2040 Yeni Enerji Mimarisi" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, söz konusu altyapı yatırımlarının trafo ve hat kapasitesinin artırılmasının yanı sıra şebeke esnekliğine yönelik teknolojileri de kapsayacağını söyledi.</p>

<p>Deniz üstü rüzgar enerjisine ilişkin çalışmaların da hızlandırıldığını aktaran Demircan, sektör temsilcileriyle yürütülen çalışmanın tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, "Eylem duyurusu hazırlanacak. İnşallah 2027'nin ilk çeyreğinde ilk deniz üstü rüzgar ihalesini gerçekleştireceğiz. Bunun yanında altyapı çalışmaları devam ediyor. Türkiye'de 120 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitenin sisteme alınabilmesi için iletim sistemi operatörünün en az 20 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="856" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/d28b819b1dc6ee181180af431bc0cc7a.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Deniz üstü rüzgarda ilk ihalenin ardından uygun sahalarda her yıl 1 gigavatlık kapasitenin ihaleye çıkarılmasının planlandığını kaydeden Demircan, ihale mekanizmasında yatırımcı risklerinin azaltılması ve sektör için yeni fiyatlama modellerinin oluşturulması üzerinde çalışıldığını bildirdi.</p>

<p><strong>Rüzgar enerjisinde ihracat kapasitesi güçleniyor</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Kamu-Özel İş Birliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen de Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümüne yönelik yatırımlarını artırırken rüzgar enerjisinde üretim kapasitesini ve ihracat kabiliyetini de güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Özmen, Türkiye'nin enerji kurulu gücünün 2026'nın ilk yarısı itibarıyla 126 gigavata ulaştığını, yenilenebilir enerji kapasitesinin ise yaklaşık 79 gigavat seviyesine yükseldiğini söyledi.</p>

<figure><img height="853" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/0c442f00f493eddc79dcc8227bb301b2.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Türkiye'nin aynı zamanda temiz enerji teknolojilerinde bir üretim merkezi haline geldiğini anlatan Özmen, "Rüzgar enerjisinde Türkiye kule, kanat ve jeneratör üretiyor ve bunları 50'den fazla ülkeye ihraç ediyor. Türkiye, stratejik konumu ve nitelikli iş gücüyle ülkeyi uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline getirdi." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Enerji sistemi 2040 perspektifiyle yeniden şekilleniyor</strong></h2>

<p>Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerini büyütürken elektrik üretiminden şebeke altyapısına ve yeni tüketim alanlarına kadar enerji sisteminin tamamını 2040 perspektifiyle yeniden tasarladığını belirtti.</p>

<p>Erden, Türkiye'nin enerji dönüşümünün yalnızca yeni kapasite eklenmesiyle sınırlı olmadığını söyledi.</p>

<figure><img height="813" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/384d75ed3ea4eea03ca8dddbfbf5e995.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin enerji sistemini yeniden tasarladığını dile getiren Erden, "Elektriğin konvansiyonel kaynaklardan yenilenebilir kaynaklara nasıl üretildiği, daha büyük bir şebeke altyapısıyla nasıl iletildiği ve veri merkezleri, deniz suyu arıtma tesisleri ile daha fazla sanayi ve ticari kullanım alanında nasıl tüketildiği yeniden şekilleniyor." diye konuştu.</p>

<p>Erden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2020'de yayımladığı Ulusal Enerji Planı'ndaki 2035 hedeflerinin 2024'te daha iddialı şekilde revize edildiğini ve bu hedeflerin 2035'te 120 gigavat güneş ve rüzgar kapasitesine ulaşmayı öngördüğünü anımsattı.</p>

<p>Bakanlığın son aylarda 2035 hedeflerini 2040 perspektifiyle yeniden tanımlamak üzere çalıştığını aktaran Erden, "Rüzgar ve güneş enerjisindeki hedefimiz önümüzdeki yıllarda 120 gigavatın da üzerine çıkacak. Enerjide daha büyük hedefler, yatırımcılar ve finansörler başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları için ölçekli fırsatlar yaratacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Türkiye rüzgarda güçlü tedarik zinciri oluşturdu</strong></h2>

<p>Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell de Türkiye'nin Avrupa'da rüzgar enerjisinde önemli bir bölgesel aktör haline geldiğini ve güçlü bir yerli tedarik zinciri oluşturduğunu belirterek, "Türkiye artık güçlü ve gelişmiş bir ekipman tedarik zincirine sahip. Bence bu çok önemli bir başarı." dedi.</p>

<p>Türkiye'de yıllık en az 2 gigavatlık yeni rüzgar kapasitesi kurulumunun sektörü canlı tutacak yeterli bir pazar sunduğunu ifade eden Backwell, bu seviyenin yatırımcılar ve tedarik zinciri açısından da cazip olduğunu söyledi.</p>

<figure><img height="860" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/41611ed2be0d5483c057c26379fda9a4.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Denizüstü rüzgarın yeni fırsatlar yaratacağını belirten Backwell, "Hükümetin ve TÜREB'in hedefinin bunun çok daha üzerine çıkmak olduğunu biliyorum ancak mevcut seviye bile yatırım ve tedarik zinciri için önemli ölçüde cazip." diye konuştu.</p>

<p>Backwell, "Türkiye hem coğrafi hem de enerji açısından kendisini stratejik bir konuma yerleştirdi." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p>

<section></section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turk-enerji-sektorunun-hedefleri-hamburgda-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-eb447202af768d71697d0bb80f3c5683.webp" type="image/jpeg" length="54716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köy yangını: Ekipler seferber oldu!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/koy-yangini-ekipler-seferber-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/koy-yangini-ekipler-seferber-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde bir köyde çıkan yangını söndürme çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçeye bağlı Deresökü köyünde Cemal Tufan'a ait 2 katlı ahşap evde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/e117fc45c73e0038f15055b2b783c615.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Kısa sürede büyüyen yangın, yanında bulunan 7 eve daha sıçradı.</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine İnebolu ve Devrekani ilçelerinden itfaiye ile Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/23/a370894b8be88827d4bfad9fb6cc68d9.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Alevlerin ormana sıçramaması için çaba gösteren ekipler, yangına müdahaleyi sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/koy-yangini-ekipler-seferber-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-ab8935cbbdfe3bf10545e30c97dbf1b8.webp" type="image/jpeg" length="49700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menderes Belediyesine rüşvet operasyonu: 9 gözaltı... İşte detayları!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/menderes-belediyesine-rusvet-operasyonu-9-gozalti-iste-detaylari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/menderes-belediyesine-rusvet-operasyonu-9-gozalti-iste-detaylari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında, aralarında eski belediye başkanvekili E.Ö'nün de bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 4 Ağustos'ta Menderes Belediyesinde rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarının, örgütlü şekilde işlendiği iddialarına yönelik soruşturma yapıldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilere ait Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerinin incelendiği, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçu kapsamında suç örgütüne yardım ettikleri, rüşvet ve irtikap suçlarına karıştıkları değerlendirilen 9 şüphelinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Şüpheliler, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında eski belediye başkanvekili E.Ö. ile bir kuyumcunun da olduğu öğrenildi.</p>

<h2><strong>Soruşturma</strong></h2>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 16 şüpheli 4 Ağustos'ta gözaltına alınmıştı. Çiçek'in de aralarında olduğu 10 şüpheli tutuklanmış, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Çiçek'le kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmalarını gerçekleştiren avukat E.G. de 10 Eylül'de yakalandıktan sonra tutuklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Anayasa'nın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığının 8 Ağustos 2026 tarihli onayı ile görevden uzaklaştırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/menderes-belediyesine-rusvet-operasyonu-9-gozalti-iste-detaylari</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-e953753fa45cbcc7ea9f9140aa849d5a.webp" type="image/jpeg" length="68918"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Eylül itibarıyla yaz mevsimi sona erdi: Sonbahar başladı!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/23-eylul-itibariyla-yaz-mevsimi-sona-erdi-sonbahar-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/23-eylul-itibariyla-yaz-mevsimi-sona-erdi-sonbahar-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimi sona ererken 23 Eylül itibarıyla sonbahar başladı. Mevsim değişikliğiyle birlikte hava sıcaklıklarında düşüş ve günlerin kısalması dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte sonbahar dönemi başladı. 23 Eylül itibarıyla başlayan yeni mevsimle günler kısalırken, hava sıcaklıkları da mevsim geçişinin etkisiyle düşmeye başladı.</p>

<p>Uzmanların değerlendirmelerine göre, sonbaharla birlikte özellikle sabah ve akşam saatlerinde serin hava daha fazla hissediliyor. Önümüzdeki dönemde sıcaklıkların mevsim normallerine gerilemesinin ve yağışlı günlerin artmasının beklendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonbahar mevsimi 21 Aralık'ta sona erecek ve kış mevsimi başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/23-eylul-itibariyla-yaz-mevsimi-sona-erdi-sonbahar-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/golden-autumn-fall-time-photo.jpg" type="image/jpeg" length="56021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında yeni tutuklamalar geldi... İşte detaylar!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar-geldi-iste-detaylar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar-geldi-iste-detaylar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında yeni tutuklamalar geldi. Gözaltına alınan Emre Tezmen, Serdar Turhan, Alper Öztürk, Emre Alkın ve Kerem Alkin sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.</p>

<h3><strong>5 ŞÜPHELİ İÇİN TUTUKLAMA KARARI</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın savcılıktaki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Şüpheliler, ifade işlemleri sonrası tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.</p>

<h3><strong>NE OLMUŞTU?</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından 21 Eylül'de yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül tarihli denetleme raporunda Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'de (KTLEV) piyasa dolandırıcılığının gerçekleştirildiğinin tespit edildiği bildirilmişti.</p>

<p>Bu şirketin payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında adli işlemlerin başlatıldığı, 15 şüphelinin gözaltına alındığı, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü aktarılan açıklamada, soruşturmanın mali boyutunda Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi, Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul'le bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlıklarının dondurulduğu belirtilmişti.</p>

<p>Açıklamada, soruşturma konusu mal varlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK'a müzekkereler yazıldığı kaydedilerek, "Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının mal varlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususu ilgili tüm kurumlara bildirilmiştir. Soruşturmalar tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir." ifadelerine yer verilmişti.</p>

<h3><strong>SORUŞTURMA</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p>

<p>Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.</p>

<p>Bu şirketlerin yöneticilerinin yanı sıra birinci derece yakınlarının para ve kripto varlık hareketlerini kapsayan mali incelemeyle, bu kişiler üzerinden yurt dışına para aktarılıp aktarılmadığı veya kripto varlık çıkarılıp çıkarılmadığının belirlenmesinin amaçlandığı öğrenilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.</p>

<p>Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında bugün 14 kişi daha gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/fon-sorusturmasinda-yeni-tutuklamalar-geldi-iste-detaylar</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/fon-sorusturmasinda-yeni-operasyon-15-kisi-daha-gozaltina-alindi-cpx8-cover.webp" type="image/jpeg" length="24886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Basketbolda Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı Fenerbahçe Tarfin kazandı!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/basketbolda-erkekler-cumhurbaskanligi-kupasini-fenerbahce-tarfin-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/basketbolda-erkekler-cumhurbaskanligi-kupasini-fenerbahce-tarfin-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basketbolda Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı Beşiktaş'ı 72-59 yenen Fenerbahçe Tarfin kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basketbolda 39. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Fenerbahçe Tarfin, Beşiktaş'ı 72-59 yenerek kupayı müzesine götürdü.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/54121" rel="nofollow" target="_blank"><img alt="Basketbolda Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı Fenerbahçe Tarfin kazandı" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/InfoGraphic/2026/09/22/173fad8f4957c1d83492d71797b49fde.jpg" /></a></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk 5 dakikası 8-8 beraberlikle geçildi. Üst üste hücumlardan skor üretemeden dönen Beşiktaş karşısında 11-0'lık seri yakalayan Fenerbahçe Tarfin, bitime 56 saniye kala farkı çift hanelere çıkardı: 19-8. Sarı-lacivertliler, ikinci bölümünde büyük üstünlük kurduğu bu periyodu 21-10 önde tamamladı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/45f508418ec38321686d868b603874e0.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Sarı-lacivertli ekip, ikinci çeyrekte üstün oyununu Baldwin'in etkili performansıyla sürdürdü. Beşiktaş ise bu periyotta özellikle dış atışlardan isabet bulmakta zorlandı. Fenerbahçe Tarfin, çeyreğin bitimine 53 saniye kala Key'in turnikeden bulduğu basketle farkı 19 sayıya kadar çıkardı ve soyunma odasına 46-27 üstün gitti.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/c08f98742d3f69e2797e49c182aa3e78.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Mücadelenin ikinci yarısına hızlı başlayan Beşiktaş, 22. dakikada Zizic'in turnikesiyle 5-0'lık seri yakaladı: 46-32. Hücumda daha etkili olmaya başlayan siyah-beyazlılar, bu çeyrekte özellikle boyalı alandan sayılar buldu. Karşılaşmanın üçüncü periyodu, sarı-lacivertlilerin 58-46 üstünlüğüyle sona erdi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/3a550bc083346c2ce9725cc76177bb6f.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Son çeyrekte tempoyu iyice artıran Beşiktaş, 32. dakikada Metecan Birsen'in serbest atıştan bulduğu basketle farkı 8 sayıya kadar indirdi: 60-52. Sonrasında toparlanan Fenerbahçe Tarfin, 34. dakikada Baldwin'in serbest atış çizgisinden bulduğu basketle 6-0'lık seri yakaladı: 66-52. Maçın son 5 dakikasında iki takım da skor üretmekte zorlandı. Karşılaşmanın devamında oyun üstünlüğünü bırakmayan Fenerbahçe Tarfin, mücadeleden 72-59 galip ayrıldı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/d4773b1f4052d3fd46f0df8510b21b4d.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Fenerbahçe, 9. şampiyonluğunu elde etti</strong></h2>

<p>Sarı-lacivertli ekip, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı 9. kez müzesine götürdü.</p>

<p>Kupada ilk şampiyonluğunu 1990 yılında elde eden Fenerbahçe Tarfin, 1991, 1994, 2007, 2013, 2016, 2017 ve 2025'in ardından 2026'da da mutlu sona ulaştı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/3bcce2f6c94d370697faca0e334fdbac.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Beşiktaş, üçüncü kez kupayı kazanamadı</strong></h2>

<p>Siyah-beyazlı takım, 4. kez mücadele ettiği Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda 3. defa şampiyonluğa ulaşamadı.</p>

<p>Organizasyonda 2012'de Anadolu Efes'i 77-75 yenerek ilk ve tek şampiyonluğunu kazanan Beşiktaş, 1987'de Karşıyaka'ya, 2025 ve 2026'da ise Fenerbahçe'ye mağlup olarak ikincilikle yetindi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/b4601ce6589cedd95ea063263d378bb6.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>İki takım arasında son 6 finalin galibi Fenerbahçe</strong></h2>

<p>Sarı-lacivertli ekip, Beşiktaş ile oynadığı son 6 şampiyonluk maçını kazanmayı başardı.</p>

<p>Fenerbahçe ile Beşiktaş, ikişer kez Türkiye Kupası finali (2025, 2026), Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off final serisi (2025, 2026) ve Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında (2025, 2026) karşı karşıya geldi.</p>

<p>Basketbol Süper Ligi final serilerinde Beşiktaş'a 2024-25'te 4-1, 2025-2026'da da 3-1 üstünlük kurarak kupanın sahibi olan Fenerbahçe Tarfin, 2'şer kez Türkiye Kupası finali ve Cumhurbaşkanlığı Kupası müsabakasında da rakibini mağlup ederek şampiyonluk ipini göğüsledi.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/9101d85e3f9b1de592b67122fe8495cc.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2><strong>Jasikevicius, Fenerbahçe'de 9. kupasını kazandı</strong></h2>

<p>Sarunas Jasikevicius, başantrenör olarak Fenerbahçe Tarfin'de 9. kez şampiyonluk sevinci yaşadı.</p>

<p>Litvanyalı başantrenör, 2023-2024 sezonundan bu yana görev yaptığı sarı-lacivertli takımda 1 Basketbol Avrupa Ligi, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 3'er Basketbol Süper Ligi ve Türkiye Kupası şampiyonlukları elde etti.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/8dd77e5d7d6fd4a25a6e15f1bcfe263d.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Fenerbahçe Tarfin Erkek Basketbol Takımı, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı aldı</strong></h2>

<p>Basketbol 39. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda şampiyon olan Fenerbahçe Tarfin, kupasını aldı.</p>

<p>Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmanın ardından kupa seremonisi düzenlendi.</p>

<p>Törende ilk olarak Beşiktaş'a ikincilik ödülü ve siyah-beyazlı oyunculara madalyaları takdim edildi.</p>

<p>Ardından Fenerbahçe Tarfin'de basketbolcular, şampiyonluk madalyalarını aldı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, kupayı kaptan Melih Mahmutoğlu'na verdi.</p>

<p>Kaptan Melih'in kupayı havaya kaldırmasının ardından büyük sevinç yaşandı. Sarı-lacivertli oyuncular, Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğunu taraftarlarıyla kutladı.</p>

<p>39. Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda En Değerli Oyuncu (MVP) ödülüne, Fenerbahçe'den Shavon Shields layık görüldü.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/b3b3f8f8525be192de3b1dad392eec6d.jpg" width="1200" /></figure>

<h2></h2>

<h2><strong>Sarunas Jasikevicius: “Beşiktaş'a karşı oynamak her zaman zor”</strong></h2>

<p>Erkekler Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Beşiktaş'ı 72-59 yenerek kupayı müzesine götüren Fenerbahçe Tarfin'in başantrenörü Sarunas Jasikevicius, siyah-beyazlı ekibe karşı oynamanın her zaman zor olduğunu söyledi.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerde başantrenör Jasikevicius, oyunculardan Melih Mahmutoğlu, Onuralp Bitim ve Wade Baldwin, Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Jasikevicius, çok önemli bir maçı geride bıraktıklarını aktararak "Önemli bir kupa olduğunu biliyorduk. Basketbol Avrupa Ligi Süper Kupa'da oynadığımız iki maç bizden çok enerji götürdü. Beşiktaş'a karşı oynamak her zaman zor. Onlara karşı kazanmak da zor. İlk yarıda daha iyi oynadık. İkinci yarıda zorlansak da kupayı kazanmayı başardık." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni transferleri ancak aralık ayında değerlendirebileceklerini aktaran Jasikevicius, "Yeni transferlerin hemen katkı vermeleri kolay değil. Şu an onlar geleli sadece 3 hafta oldu. Alışmak kolay değil. İyi bir adaptasyon dönemi geçiriyorlar. Onlara yardımcı olmalı ve zaman tanımalıyız." diye konuştu.</p>

<h2><strong>Melih Mahmutoğlu: “Beşiktaş'a her zaman saygı duyuyoruz”</strong></h2>

<p>Sarı-lacivertlilerin kaptanı Melih Mahmutoğlu, Beşiktaş'a saygı duyduklarını ve siyah-beyazlıların her zaman iyi basketbol oynayan bir ekip olduğunu söyledi.</p>

<p>Sezona kupayla başlamanın çok önemli olduğunu kaydeden Melih Mahmutoğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Basketbol Avrupa Ligi ve Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde bizi yoğun bir tempo bekliyor. Sezona başlarken kupalarla dolu bir sezon istiyorduk. Cumhurbaşkanlığı Kupası da bu hedeflerimizden biriydi. Kazandığımız için mutluyuz. Beşiktaş'a her zaman saygı duyuyoruz. Onlar da maçı sonuna kadar bırakmayan ve iyi basketbol oynayan bir ekip. İki taraf için de ilk maçlar her zaman zorlu geçer. Yeni oyuncularımız var, onların da yeni oyuncuları var. İki tarafın da alışması için süre lazım. Sahada iyi bir basketbol olmayabilir ama kazanmak önemliydi. Kupayı müzemize götürdüğümüz için tüm takıma, camiama teşekkür ediyorum. Mutluyuz ama çok fazla vaktimiz yok. Cuma günü Virtus Bologna ile oynayacağız. İnşallah bu sezon kupalarla dolu bir sezon olur. Herkes için güzel bir sezon olmasını diliyorum.”</p>

<p>Yeni transferlerin durumuna değinen 36 yaşındaki oyuncu, "Yeni transferlerin hepsinde Avrupa Ligi tecrübesi var. Sonuçta bu atmosfere alışkın olmak da önemli. Bugün sahadaki herkes bu atmosferde iyi oynayabildi. Özellikle bu tarz karşılaşmalarda maçın başı önemli. Biz de iyi başladık, farkı açtık. Sonrasında bazı dakikalarda Beşiktaş geri gelir gibi oldu. Yeni oyuncuların da katılmasıyla beraber daha da iyi olacağız. İnşallah hepimiz için sakatlıksız, güzel bir sezon olur." dedi.</p>

<p>Melih Mahmutoğlu, taraftarın maçta muazzam bir atmosfer oluşturduğunu aktararak "Bizler basketbolcular olarak bu tarz atmosferleden çok keyif alıyoruz. Güzel bir ortam vardı. Ben kendi taraftarıma çok teşekkür ediyorum. Buraya geldiler ve bizi sonuna kadar desteklediler. Şimdi Cuma günü Virtus Bologna maçını bekliyoruz. Yoğun bir Avrupa Ligi serüveni başlıyor. Önümüzde hedeflediğimiz 3 kupa daha var. Daha yolun çok başındayız. Güzel bir takım ortaya çıktı. İçerde ortam da gayet iyi." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Onuralp Bitim: “Her zaman kupalara açız”</strong></h2>

<p>Fenerbahçe Tarfin'in oyuncusu Onuralp Bitim, yeni sezona kupayla başlamanın kendileri için artık olağan bir durum olduğunu aktararak "Her zaman kupalara açız. Çok önemli bir sezona gireceğiz. Önemli bir rakibe karşı önemli bir galibiyet aldık. Bugün bunun tadını çıkaracağız. Ondan sonra da sezona güzel bir başlangıç yapmak için yeniden çalışmalara başlayacağız. Bu galibiyet de Fenerbahçe taraftarlarına armağan olsun. Onları seviyoruz." dedi.</p>

<p>Avrupa Ligi Süper Kupa organizasyonunun kendileri için bir tecrübe olduğunu dile getiren Onuralp, "İlk defa düzenlenen bir organizasyondu. Bence iyi bir hazırlık turnuvası oldu. Maç takvimi ne kadar doğruydu, bunu tartışabiliriz. Biz oyuncu olarak işimizi yapmaya çalışıyoruz. Sağlıklı kalıp buraya döndük. Şimdi kupayı kazandık. Şimdi önümüzde Avrupa Ligi ve Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi var." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Baldwin: “Fenerbahçe, yeniden sezona kupayla başladı”</strong></h2>

<p>Fenerbahçe Tarfin'in ABD'li oyun kurucusu Wade Baldwin, sezona şampiyon olarak başlamanın güzel olduğunu söyledi.</p>

<p>Kazandıkları şampiyonluğun çok önemli olduğunu aktaran Baldwin, "Süper Kupa organizasyonundan kupa alamadık. Şimdi Türkiye'ye döndük. Fenerbahçe, yeniden sezona kupayla başladı. Bu şekilde kupayla ve galibiyetle sezona başlamak güzel." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Baldwin, karşılaşmanın ilk 30 dakikasında iyi oynadıklarını vurgulayarak "Maçların sonunu daha iyi getirmeliyiz ama bu zamanla olacak. Takımımızda yeni oyuncular var. Onlarla erkenden başarı yakaladık. Sezona onlarla şampiyon olarak başlamak büyük bir fırsat. Çok heyecanlıyız. Şimdi sıradaki maça odaklandık." diye konuştu.</p>

<p>Takımın yeni transferlerine değinen ABD'li oyun kurucu, "Yeni oyuncular, sezona iyi başladı. Shavon Shields takıma 3 hafta önce dahil oldu ve karşılaşmanın en değerli oyuncusu oldu. Braxton Key de Süper Kupa'da iyi performans gösterdi. Herkes takıma yavaş yavaş dahil oluyor. Maçları kazanmanın bir yolunu buluyoruz. Sezon başında da maçlar kazanmaya devam edeceğiz." dedi.</p>

<h2><strong>Bakan Bak'tan Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanan Fenerbahçe Tarfin'e tebrik</strong></h2>

<p>Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, basketbolda 39. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı kazanan Fenerbahçe Tarfin'i kutladı.</p>

<p>Bakan Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Basketbolda Fenerbahçe Tarfin ile Beşiktaş arasında Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan 39. Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında, rakibini mağlup ederek kupanın sahibi olan Fenerbahçe Tarfin'i tebrik ediyorum. Beşiktaş'ı da mücadelesinden dolayı kutluyorum. Tüm kulüplerimize 2026-2027 sezonunda başarılar diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Spor</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/basketbolda-erkekler-cumhurbaskanligi-kupasini-fenerbahce-tarfin-kazandi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-d6db34a944431e6e35c0259f6de025b2.webp" type="image/jpeg" length="14710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tayfun Dujuan Japonya'yı Vurdu: 7 Ölü, 5 Kayıp]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/tayfun-dujuan-japonyayi-vurdu-7-olu-5-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/tayfun-dujuan-japonyayi-vurdu-7-olu-5-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya'yı etkisi altına alan Tayfun Dujuan, Chiba ve Kanagawa illerinde büyük yıkıma neden oldu. Kentsel alanlarda yaşanan şiddetli sel baskınları ve heyelanlar sonucunda 7 kişi hayatını kaybederken 5 kişi hâlâ kayıp. Arama kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Sakura Kenti Sular Altında Kaldı</strong></p>

<p dir="ltr">Japonya'yı etkileyen Tayfun Dujuan, Chiba iline bağlı Sakura kentinde tarihi boyutlarda kentsel sel felaketine yol açtı. Caddeleri ve mahalleleri adeta göle çeviren su baskınları, bölge halkını büyük panik içinde bıraktı. Japonya Ulusal Yayın Kuruluşu NHK, Yomiuri Shimbun, Japan Times ve TBS gibi önde gelen medya kuruluşları, konuyu gündemin ilk sıralarında tutmaya devam ediyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>7 Kişi Hayatını Kaybetti, Kayıplar Aranıyor</strong></p>

<p dir="ltr">Tayfunun yol açtığı doğal afetlerde şimdiye kadar 7 kişi hayatını kaybetti; 5 kişi ise hâlâ kayıp. Chiba ve Kanagawa illerinde eş zamanlı yürütülen arama kurtarma operasyonları, olumsuz hava koşullarına karşın tüm hızıyla devam ediyor. Yetkililer, kayıp kişilerin bir an önce bulunabilmesi için bölgedeki ekip sayısını artırdıklarını açıkladı.</p>

<p dir="ltr"><strong>Heyelanlar ve Yol Çökmesi Ulaşımı Kilitledi</strong></p>

<p dir="ltr">Şiddetli yağışların tetiklediği heyelanlar, çeşitli yerleşim bölgelerinde ciddi hasar meydana getirdi. Bazı noktalarda yolların çökmesiyle ulaşım aksarken yetkililer, risk altındaki alanlarda güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkardı. Bölge sakinleri, olası yeni heyelan tehlikesine karşı uyarılarak evlerini terk etmeleri için tahliye edildi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Chiba İli Yılın Üçüncü Büyük Felafetiyle Yüzleşiyor</strong></p>

<p dir="ltr">Haber portalı Yahoo Japan'ın aktardığına göre bu gelişme, Chiba ilinin 2026 yılı içindeki üçüncü büyük yağış felaketi olma özelliği taşıyor. Söz konusu durum, bölgenin sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarına karşı ne denli savunmasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin Japonya'da bu tür felaketlerin sıklığını ve şiddetini giderek artırdığına dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>Japonya Hükümeti Koordinasyonu Üstlendi</strong></p>

<p dir="ltr">Japonya hükümeti, felaketten etkilenen bölgelerdeki kurtarma ve iyileştirme çalışmalarını yakından takip ederek gerekli koordinasyonu sağlıyor. Bölge valilikleri, altyapı onarım çalışmalarının en kısa sürede tamamlanması ve tahliye edilen sakinlerin güvenli biçimde evlerine dönebilmesi için seferberlik başlattı. Hava koşullarının iyileşmesiyle birlikte kayıp kişilerin aranmasında kapsamlı bir tarama operasyonu düzenleneceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/tayfun-dujuan-japonyayi-vurdu-7-olu-5-kayip</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/a-a-20260922-42534684-42534683-d-u-j-u-a-n-t-a-y-f-u-n-u-t-o-k-y-o-d-a-h-e-y-e-l-a-n-a-v-e-h-a-s-a-r-a-y-o-l-a-c-t-i-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="73004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Reckol’dan hayranlarını sevindiren haber!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/reckoldan-hayranlarini-sevindiren-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/reckoldan-hayranlarini-sevindiren-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rap müziğin genç isimlerinden Reckol, baba olmanın mutluluğunu yaşadı. Ünlü rapçinin bebek sahibi olduğu öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rapçi Reckol, hayatında yeni bir döneme adım attı. Genç sanatçı, baba olduğunu duyurarak sevenleriyle bu mutluluğunu paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 22 At 22.28.42" class="detail-photo img-fluid" height="980" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-22-at-222842.jpeg" width="552" /></p>

<p>Reckol’un baba olması, sosyal medyada da kısa sürede gündem oldu. Sanatçının hayranları, paylaşımların ardından tebrik mesajlarıyla genç babanın mutluluğuna ortak oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/reckoldan-hayranlarini-sevindiren-haber</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-93.jpg" type="image/jpeg" length="32230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Kurulu'nda dikkat çeken an: Şara, Erdoğan konuşurken Instagram'da görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bm-genel-kurulunda-dikkat-ceken-an-sara-erdogan-konusurken-instagramda-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bm-genel-kurulunda-dikkat-ceken-an-sara-erdogan-konusurken-instagramda-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında telefonuyla ilgilendiği ve Instagram'da gezindiği görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması sırasında dikkat çeken bir görüntü ortaya çıktı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın, konuşma devam ederken telefonunu kullandığı ve Instagram'da gezindiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Görüntüler sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Erdoğan, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze, Filistin ve bölgesel gelişmelere ilişkin mesajlar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bm-genel-kurulunda-dikkat-ceken-an-sara-erdogan-konusurken-instagramda-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/x720.jpg" type="image/jpeg" length="35659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[James Chambers iadesi: İspanya kararı mahkemelere taşındı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/james-chambers-iadesi-ispanya-karari-mahkemelere-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/james-chambers-iadesi-ispanya-karari-mahkemelere-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya, Gazze bağışçısı milyoner James Chambers'ın ABD'ye iadesini yargıya taşıdı; avukatı Garzón kararı "tehlikeli emsal" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">İspanya Bakanlar Kurulu, Gazze'ye milyonlarca dolar bağış yaptığı ileri sürülen 41 yaşındaki Amerikalı milyoner James "Fergie" Chambers hakkındaki ABD iadeye iade talebinin yargısal aşamaya geçmesine Salı günü onay verdi. Karar, Chambers'ın fiilen ABD'ye iade edilip edilmeyeceğini belirleyecek olan ulusal mahkeme sürecinin önünü açtı. Chambers'ın avukatı ve eski Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıcı Baltasar Garzón, kararın Filistin savunuculuğu açısından "tehlikeli bir emsal" oluşturduğunu uyardı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>James Chambers kim, neden tutuklandı?</strong></h3>

<p dir="ltr">James Chambers, ABD'nin önde gelen medya holdinglerinden Cox Media'nın mirasçılarından biridir. Üç yıl önce elindeki hisselerden yaklaşık 250 milyon dolar elde ettiği bildirilmektedir. Uzun yıllardır Filistinli sivillerin haklarını savunduğunu açıkça ifade eden Chambers, İspanya'da geçici olarak ikamet etmekteydi. 10 Temmuz'da Ibiza adasında, partneri ve oğluyla birlikte okul gezisi yaparken sivil polis araçlarıyla gözaltına alındı. Gözaltının ardındaki hukuki dayanak, ABD talebiyle çıkarılan Interpol Kırmızı Bülteni'ydi. O günden bu yana Madrid yakınlarındaki Aranjuez Cezaevi'nde tutulmakta olan Chambers, İspanya'ya sığınma başvurusunda da bulunmuştur.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İspanya Bakanlar Kurulu ne karar verdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">Bakanlar Kurulu'nun Salı günkü kararı, iade talebini reddetmedi; yargısal değerlendirme için Ulusal Mahkeme'ye iletilmesine izin verdi. Hükümet sözcüsü Elma Saiz, bu adımın "prosedürel açıdan zorunlu" olduğunu ve Chambers'ın mahkeme sürecinde "gerekli tüm güvencelerden" yararlanacağını vurguladı. Saiz, "Ulusal Mahkeme'nin tüm argümanları değerlendirdikten sonra vereceği kararı bekliyoruz; nihai karar ancak o zaman alınacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>Chambers'a yöneltilen suçlamalar neler?</strong></h3>

<p dir="ltr">ABD savcılığının iddianamesi kapalı tutulmaktadır; ancak avukatı Garzón, müvekkilinin iki ayrı başlıkta yargılandığını açıkladı. Birinci başlık, Tunus'taki bir futbol kulübüne 7,5 milyon doların üzerinde para transferini kapsayan <strong>kara para aklama</strong> suçlamasıdır. İkinci başlık ise 2023 yılında ABD'nin New Hampshire ve Massachusetts eyaletlerindeki İsrail bağlantılı bir silah üreticisinin tesislerinde düzenlenen protestolara katılıma dayanan <strong>isyan ve isyana teşvik</strong> suçlamalarıdır. Chambers, mahkûm edilmesi hâlinde bu suçlamalar nedeniyle beş yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Tunus transferi neden para aklama sayılıyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Garzón bu soruya kesin bir yanıt veriyor: Sayılmamalı. Avukata göre Chambers, Tunus'ta yaşadığı dönemde yasal varlıklarından transfer gerçekleştirerek borçlu bir futbol kulübünün yükümlülüklerini ve oyuncu maaşlarını ödedi; geri kalanı ise kişisel harcamalara gitti. Garzón, fonların kökeni itibarıyla yasal olduğunu, dolayısıyla İspanya hukukunun aradığı "hukuka aykırı kaynak" unsurunun bulunmadığını savunuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>2023 protestolarıyla bağlantısı nedir?</strong></h3>

<p dir="ltr">New Hampshire'daki İsrail silah üreticisini konu alan protestolara katılan dört kişi, her biri 60 gün hapis cezasına çarptırıldı. Aynı olaydan Chambers beş yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor; avukatı bu dengesizliğin başlı başına siyasi güdümlü bir kovuşturmanın göstergesi olduğunu ileri sürüyor. Üstelik Garzón, Massachusetts'teki protestoyla ilgili olarak Chambers'ın eyalette hiç bulunmadığını, o tarihte Atlanta, Georgia'da olduğunu belirtiyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Garzón'un "tehlikeli emsal" uyarısı ne anlama geliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Chambers'ın avukatlığını üstlenen Baltasar Garzón, Julian Assange davasında da aynı görevde yer almıştır. Garzón, ABD'nin 2025'te Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik yaptırımlarını ve Filistin insan hakları kuruluşlarına uygulanan kısıtlamaları art arda sıralayarak davayı daha geniş bir baskı örüntüsünün parçası olarak değerlendiriyor. "İspanya, uluslararası hukuku, Filistin halkının haklarını ve insani yardım faaliyetlerini savunurken, aynı anda siyasi kovuşturmanın açık belirtilerini taşıyan bir iade talebine izin veremez," dedi Garzón, CNN'e ilettiği yazılı açıklamada.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İspanya-ABD gerginliği davayı nasıl etkiliyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki İspanya hükümeti, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına karşı AB genelindeki en sert tutumu sergileyen yönetimlerden biri konumundadır: İsrail'e silah ambargosu uyguladı, Gazze'deki harekâtı soykırım olarak nitelendirdi ve Filistin devletini resmen tanıdı. Öte yandan Cumhurbaşkanı Trump yönetimindeki ABD ile ilişkiler gergindir; Trump, Sánchez'i İran'a karşı tutumundan ve ülkenin göç politikasından dolayı açıkça eleştirmiştir. Bu gerilimli ortam, Chambers davasını hukuki boyutunun ötesinde bir diplomatik teste dönüştürüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Solcu partiler kararı nasıl değerlendirdi?</strong></h3>

<p dir="ltr">İspanya'nın yönetici koalisyonunun ortağı Sumar, daha karar açıklanmadan önce hükümeti iade talebini reddetmeye davet etmişti. Sumar'ın parlamento sözcüsü Enrique Santiago, "İade kararı, Filistin ile dayanışmanın suç sayılması anlamına geliyor" dedi. Podemos Genel Başkanı Ione Belarra ise Chambers'ı "Filistin'e desteği nedeniyle hapsedilen İspanya tarihinin ilk siyasi tutuklusu" olarak tanımladı.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Sonraki aşamada ne olacak?</strong></h3>

<p dir="ltr">Dosya artık İspanya Ulusal Mahkemesi'nin önündedir. Mahkeme, iade koşullarının karşılanıp karşılanmadığını —suçun çifte cezalandırılabilirlik ilkesini, siyasi suç istisnasını ve temel haklar güvencelerini— inceleyecek. Mahkemenin onay vermesi hâlinde nihai karar yeniden hükümete dönecek ve bakanlar kurulu son onayı verecektir. Chambers'ın İspanya'da sürmekte olan sığınma başvurusu da bu süreci etkileyebilecek bir faktör olarak devreye girebilir.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Eş ve aile ne durumda?</strong></h3>

<p dir="ltr">Chambers'ın partneri, Amerikalı oyuncu Stella Schnabel, üç aylık hamiledir. İkili'nin birlikte bir çocukları daha bulunmaktadır. Schnabel, CNN'e ilettiği açıklamada "Fergie, hiçbir suç ispatlanmadan tutuklu kalırken, çocuğumuzun ilk yılını yalnızca cam bölmenin ardından görerek geçirebilir" ifadelerini kullandı. Garzón ise müvekkilinin cezaevinde geçirdiği sürede Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini — bir fırın, toplum mutfağı, mobil klinikler ve çocuklar için rekonstrüktif cerrahi — sürdüremediklerini de vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Politika</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/james-chambers-iadesi-ispanya-karari-mahkemelere-tasindi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/tunisia-fergie-chambers-february-2024-nurphoto-reuters-0-j-p-g.webp" type="image/jpeg" length="67917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalya'da Yabancı Öğrenci Tartışması Alevlendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/italyada-yabanci-ogrenci-tartismasi-alevlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/italyada-yabanci-ogrenci-tartismasi-alevlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'da okullarda yabancı uyruklu öğrencilerin sınıf başına yüzde 30 ile sınırlandırılması önerisini savunan Başbakan Giorgia Meloni, tartışmalı bir televizyon açıklamasında Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın eğitim bakanlığı döneminde de benzer yönergeler çıkarıldığını ileri sürdü. Başbakanın açıklamaları ana akım medyada ve muhalefet çevrelerinde sert tepkiyle karşılanırken, koalisyon ortakları FdI ile Lega arasındaki rekabet de gündemin odağına taşındı. Gündem aynı zamanda Trump'ın BM Gene]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Meloni'den Tartışmalı Savunma: "Mattarella da Aynısını Yapmıştı"</strong></p>

<p dir="ltr">İtalya'nın gündemine yeniden oturan okul kotası tartışmasında Başbakan Giorgia Meloni, ulusal yayın kuruluşlarına verdiği televizyon röportajında sınırlama önerisini doğrudan savundu. Meloni, Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın eğitim bakanlığı yaptığı dönemde yabancı uyruklu öğrencilerin aynı sınıfta yoğunlaşmasını önleyen genelgeler çıkardığını öne sürerek tartışmayı tarihsel bir zemine oturtmaya çalıştı.</p>

<p dir="ltr">Corriere della Sera, La Repubblica, ANSA, Sky TG24, Libero Quotidiano ve Adnkronos gibi köklü yayın organlarının haberlerinde Meloni'nin bu savunma argümanı ayrıntılarıyla ele alındı.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Cumhurbaşkanından Kınama Gelmedi" İddiası</strong></p>

<p dir="ltr">Başbakan, açıklamalarında Cumhurbaşkanı Mattarella'nın kendisini bu konu nedeniyle uyarmadığını ya da kınamadığını da vurguladı. Muhalefet cephesinden yükselen sesler ise Meloni'nin Mattarella referansını tarihsel bir bağlam yaratmak için siyasi amaçlı kullandığını öne sürerek söylem düzeyinde itirazlarını dile getirdi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Koalisyon İçinde Gerilim: FdI ile Lega Rekabeti</strong></p>

<p dir="ltr">Tartışmanın belki de en çarpıcı boyutu, iktidardaki koalisyon ortakları arasında belirginleşiyor. HuffPost Italia ve Il Manifesto'nun aktardığı bilgilere göre, yüzde 30'luk tavan önerisi üzerinden Meloni'nin partisi Fratelli d'Italia ile Matteo Salvini liderliğindeki Lega arasında bir rekabet kızışıyor. Her iki parti de göç ve eğitim politikasında daha sert tutumun temsilcisi olma iddiasını sürdürüyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>İstisnalar Gündemde, Tartışma Sürüyor</strong></p>

<p dir="ltr">Öte yandan hükümetin yüzde 30'luk sınırlamaya ilişkin bazı istisna düzenlemelerini değerlendirdiği de öğrenildi. Hangi okul türleri ya da koşulların bu kapsamın dışında tutulabileceğine dair çalışmaların sürdüğü belirtilirken, kamuoyunun dikkati Trump'ın BM Genel Kurulu konuşmasından kısa süre sonra bu iç politika tartışmasına yöneldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/italyada-yabanci-ogrenci-tartismasi-alevlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/images-92.jpg" type="image/jpeg" length="25272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COP31'de Yapay Zekânın Enerji Ayak İzi Masaya Yatırılıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak Türkiye, yapay zekânın hızla büyüyen enerji tüketimini uluslararası iklim gündemine taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, hükümetlerin bu alanda kural koyma sorumluluğunu üstlenmesi ve şirketlerin operasyonlarını temiz enerjiyle yürütmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye aynı zamanda 2035 yılına kadar küresel enerji talebinin elektrikle karşılanan payını yüzde 35'e çıkarmayı hedefle]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Yapay Zekânın İklim Faturası Gündemde</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi, bu yıl alışılmışın dışında bir konuyu da gündemine taşıyor: Yapay zekânın (YZ) katlanarak artan enerji tüketimi ve beraberinde getirdiği karbon yükü.</p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York'ta İklim Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada meselenin aciliyetine dikkat çekti. Kurum, "Isınan bir dünya, altüst olmuş bir küresel enerji sistemi ve yapay zekânın yükselişine dair büyüyen endişeler; hepsi aksiyon gerektiriyor. COP31 bu anın hakkını verecek" dedi.</p>

<p dir="ltr"><strong>Hükümetlerden Kural Koyma Çağrısı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Bakan Kurum, yapay zekânın enerji kullanımının artık siyasi bir sorumluluk meselesi haline geldiğinin altını çizdi. "Yapay zekânın artan enerji tüketimini açıkça konuşmalıyız; artık kuralları hükümetlerin koymaya başlaması gereken zamandır" diyen Kurum, şirketlere de net bir çağrıda bulundu: "Enerji kullanımları konusunda şeffaf olmalarını ve operasyonlarını temiz enerjiyle çalıştırmalarını bekliyoruz."</p>

<p dir="ltr">Kurum ayrıca dönüşümün yalnızca veri merkezleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak binalar, ulaşım ve sanayi başta olmak üzere ekonominin tüm sektörlerinde elektrifikasyonun hız kazanması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr"><strong>"Sorumlu Yapay Zekâ" İçin Uluslararası Taahhüt</strong></p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanlığı, bir BM kuruluşuyla ortaklaşa yürütülen çalışmalar kapsamında yapay zekânın iklim hedeflerine nasıl katkı sağlayabileceğini ele alan bir "siyasi taahhüt" metni üzerinde çalışıldığını duyurdu. Taslağın zirve öncesinde kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.</p>

<p dir="ltr">Öte yandan "yapay zekânın sorumlu kullanımını pratikte göstermek" amacıyla pilot projeler de hayata geçirilecek. Gönüllülük esasına dayanan bu taahhüt, yaklaşık 200 ülkenin uzlaşısını gerektiren resmi BM müzakereleri dışında tutulacak. COP ev sahiplerinin her yıl bağlayıcı olmayan bir "eylem gündemi" çerçevesinde ülkeleri taahhüde davet etmesi, zirvelerin yerleşik bir geleneği haline gelmiş durumda.</p>

<p dir="ltr"><strong>Bu Yılın Alışılmadık Yapısı</strong></p>

<p dir="ltr">COP31'in organizasyonu açısından dikkat çekici bir ayrıntı öne çıkıyor: Resmi iklim müzakerelerini Avustralya yürütürken Türkiye, zirveye Antalya'da ev sahipliği yapacak ve müzakerelerin dışında kalan Eylem Gündemi sürecini koordine edecek.</p>

<p dir="ltr"><strong>"35x35" Hedefi: 2035'e Kadar Elektrifikasyonda Küresel Seferberlik</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye'nin COP31 gündemindeki en somut başlıklardan biri, yeni bir küresel elektrifikasyon hedefi. "35x35" adıyla anılan bu girişim, küresel nihai enerji tüketiminin elektrikle karşılanan payının 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarılmasını öngörüyor.</p>

<p dir="ltr">Elektrifikasyon; doğal gazla çalışan ısıtma sistemleri ve dizel motorlu taşıtlar gibi fosil yakıta dayalı teknolojilerin elektrikli alternatifleriyle ikame edilmesi anlamına geliyor. Türkiye, bu hedefe ilerlemeyi ve ilgili girişimleri izlemek amacıyla küresel bir takip mekanizması kurulduğunu da duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Ancak iklim krizine karşı koyabilmek için gereken ek elektrik üretiminin büyük bölümünün güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi gerekiyor. Bugün itibarıyla dünyada üretilen elektriğin yaklaşık üçte biri hâlâ kömüre dayalı santrallerde üretiliyor.</p>

<p dir="ltr">COP31 Başkanlığı, "35x35" hedefinin yenilenebilir enerji kapasitesinin genişletilmesi, elektrik şebekelerinin modernize edilmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma çabalarıyla eş güdümlü yürütülmesi gerektiğini vurgularken bazı çevre kuruluşları, hedefin fosil yakıt azaltımına ilişkin daha net taahhütleri de kapsaması gerektiğini savunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berk Küçük</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Gündem, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cop31de-yapay-zekanin-enerji-ayak-izi-masaya-yatiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/m-u-r-a-t-k-u-r-u-m-c-o-p31-i-s-t-i-s-a-r-e-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i-f-o-t-o-g-r-a-f-l-a-r15-20260415142338.jpg" type="image/jpeg" length="69356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerekirse bedel öderiz, zulme rıza göstermeyiz!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-zulme-riza-gostermeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-zulme-riza-gostermeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Annalena Baerbock'a teşekkür etti, başkanlık görevini devralan Khalilur Rahman'a da başarılar diledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres'e de çabalarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p><strong>Bir üzüntüsünü dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:</strong></p>

<p>"Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.</p>

<p>26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: 'Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.' demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor."</p>

<p></p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuşma yaptı" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/PhotoGallery/2026/09/22/thumbs_b_ecb30e1926536df0e6e9300c2d126a60.jpg" /></p>

<p><strong>"Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor"</strong></p>

<p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek olmadığını, sadece son bir yıldaki tabloya göz atmanın kafi olacağını belirten Erdoğan, "Bakınız geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti." dedi.</p>

<p>Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, "Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor." diye konuştu.</p>

<p>İsrail'in saldırılarında ellerini ve ayaklarını kaybeden masum çocukların tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan (Donald) Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1500'ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail Hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.”</p>

<figure><img height="3485" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/f46b31505b3a46bacf8d6dd60d0cd312.jpg" width="5234" />
<figcaption>Fotoğraf : Mehmet Ali Özcan/AA</figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2><strong>"Karşımızda öldürmeye doyamayan bir zihniyet var"</strong></h2>

<p>Kudüs'te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişiminin engellendiğini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor. Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.</p>

<p>Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur; bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir."</p>

<p>Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, "Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="5504" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/8dab2e475b6784227e2eabd7e147cba0.jpg" width="8256" /></figure>

<h2><strong>"Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir"</strong></h2>

<p>Konuşmasında, BM Genel Sekreteri'nin BM80 Girişimi dahil bu yönde sarf ettiği samimi çabaları desteklediklerini belirten Erdoğan, bu reform iradesinin müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler'e olan güvenin gerçekten artırılmak istenmesi durumunda yapılması gerekenlerin belli olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Gazze'de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.”</p>

<h2><strong>"Mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz"</strong></h2>

<p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekirken, diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum: Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz. Unutulmasın ki yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur. İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız. Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk. Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir. Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz. Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz. Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir. Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hakim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz. Bilinmelidir ki tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.”</p>

<figure><img height="3870" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/c18dbb3c7a13b72e90291ceb1b7b9cff.jpg" width="6880" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2><strong>“Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğiz”</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmadıklarını, attıkları her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurduğumuz Savunma İttifakı hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyor. Körfez'de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum. Gazze'de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin: Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.”</p>

<h2><strong>"Kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz"</strong></h2>

<p>Suriye'nin 14 yıllık zulmün ardından 8 Aralık Devrimi ile yeni bir yola girdiğini dile getiren Erdoğan, "Cumhurbaşkanı (Ahmed) Şara'nın liderliğinde Suriye'nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.</p>

<p>Irak'la ilişkilere de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bir diğer komşumuz Irak'ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır. Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak'la işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.”</p>

<figure><img height="2484" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/57e317294326a7d1bf438119d1317122.jpg" width="3528" /></figure>

<h2><strong>"Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyon son bulmalı"</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inandıklarını dile getirerek, "Ege ve Doğu Akdeniz'de mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır. Bu vesileyle Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, "Ülkemiz, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir." dedi.</p>

<p>Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur. Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir. Avrupa Birliği ile geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu AB'den de bekliyoruz. Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir. Balkan Barış Platformu'nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz. Güney Kafkasya'ya bakışımız da son derece nettir: Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz. Sayın (İlham) Aliyev ile Sayın (Nikol) Paşinyan'ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.”</p>

<h2><strong>"Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimiz"</strong></h2>

<p>Türk Devletleri Teşkilatının yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13'üncü Liderler Zirvesi'nin Teşkilatın önünde yeni kapılar, yeni ufuklar açacağını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, aralık ayında Libya'da düzenleyecekleri 4'üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nin 20 yılı aşkın süredir geliştirdikleri kurumsal ortaklıklarının sembolü olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Güney Asya'da Keşmir meselesi dahil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler Şartı ve kararları çerçevesinde diyalogla ele alınması önemlidir. Yapıcı hareket edildiği takdirde her türlü sorunun çözümü mümkündür. Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir. Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına, Somali'de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır. Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir. Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir. Biz de Türkiye olarak bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz. Öte yandan, Yeniden Asya Girişimi'mizle, Asya-Pasifik'teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. ASEAN ile ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.”</p>

<figure><img height="2397" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/333df024ab17ffead2f68083ef297e5d.jpg" width="3528" /></figure>

<h2><strong>“Sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum”</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin rızkını, yaşam kaynağını tabiattan aldığını ancak dünyanın çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Hava, su ve toprağın yanında birçok canlının iklim değişikliğinden etkilendiğini ifade eden Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin ve Pasifik bölgesinin iklim krizini iliklerine kadar yaşarken, ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaştıklarına dikkati çekti.</p>

<p>Bu yıl kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacaklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Avustralya ile geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir 'Uygulama COP'u, özellikle COP31'i bizler için tüm dünyada birleştiğimiz bir birliktelik haline getirecektir. Bu fırsattan istifadeyle sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.</p>

<p>Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de 'Dünya ortak evimizdir' diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. Şurası bir gerçek ki iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum."</p>

<h2><strong>“İsrafın önlenmesine katkı yapmaya hazırız”</strong></h2>

<p>Erdoğan, iklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlikenin de tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşması olduğunu söyledi.</p>

<p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğin çöpe gittiğine, 2 milyar tonun üzerinde gıdanın israf edildiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez. Türkiye olarak gerek israfın önlenmesi çalışmalarına gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu anlayışla Dr. Mehmet Mehdi Eker'i Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğüne aday gösterdik. Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya hızla değişirken insanlığın da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başladığını belirterek, Batı'da veba gibi yayılan İslam düşmanlığının bunların en başında geldiğini söyledi.</p>

<p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocuklarının son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kaldığına işaret eden Erdoğan, "Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz." diye konuştu.</p>

<figure><img height="2352" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/0c53065bcfc6a04eb9b74b6e339138b2.jpg" width="3528" /></figure>

<h2><strong>"Gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek"</strong></h2>

<p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmin de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlar olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür. Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir. Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz. Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.”</p>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesinin önemine vurgu yapan Erdoğan, "Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir. Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna başvuracaklarını da çok iyi biliyorum." dedi.</p>

<h2><strong>"Haksızlık karşısında susmayız"</strong></h2>

<p>Şair merhum Sezai Karakoç'un "Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar." şiirini seslendiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p>

<p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir, ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz, karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir. Rabb'im yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun. Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum."</p>

<figure><img height="2402" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/2cf4c68d4c961f70eee64cbad2bba2e3.jpg" width="3528" /></figure>

<h2><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 81'inci Genel Kulunu'na hitabının tam metni</strong></h2>

<p><strong>BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 81'İNCİ GENEL KURULU HİTABI</strong></p>

<p><strong>(22 EYLÜL 2026, NEW YORK)</strong></p>

<p>Sayın Başkan,</p>

<p>Değerli Devlet ve Hükümet Başkanları,</p>

<p>Sayın Genel Sekreter,</p>

<p>Kıymetli Delegeler,</p>

<p>Sizleri, şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyor, bu kürsüden sizlere bir kere daha hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.</p>

<p>Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nun, başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.</p>

<p>Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Sayın Baerbock’a teşekkür ediyor; Başkanlığı devralan Sayın Rahman'a da başarılar diliyorum.</p>

<p>10 yıla yakın süredir Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla, hepsinden önemlisi cesaretle yürüten Kıymetli Dostum Sayın Guterres’e çabalarından dolayı tebriklerimizi, teşekkürlerimi iletiyorum.</p>

<p>Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim:</p>

<p>Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin değerli başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor.</p>

<p>Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır.</p>

<p>Bilinmesini isterim ki, Sayın ABBAS bizzat burada bulunamasa da, bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.</p>

<p>Sayın Başkan, Değerli Üyeler…</p>

<p>26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken, üye ülkeler, büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi:</p>

<p>“Biz Birleşmiş Milletler halkları; bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.” demişlerdi.</p>

<p>Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti; ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.</p>

<p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok…</p>

<p>Sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir.</p>

<p>Bakınız… Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a, 250 bin insan hayatını kaybetti.</p>

<p>Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.</p>

<p>Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Yalnızca Gazze’de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.</p>

<p>Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor; eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor.</p>

<p>İsrail’in saldırılarında ellerini-ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor.</p>

<p>Gazze’deki hastanelerde, yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlası şu anda hizmet veremiyor.</p>

<p>Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım:</p>

<p>Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir…</p>

<p>Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir.</p>

<p>Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.</p>

<p>Başkan Trump’ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500’ü aşmıştır.</p>

<p>Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor.</p>

<p>Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.</p>

<p>Kudüs’te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.</p>

<p>Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor.</p>

<p>Şimdi değerli dostlarım…</p>

<p>Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim:</p>

<p>Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın.</p>

<p>Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir…</p>

<p>Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.</p>

<p>Karşımızda; öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var.</p>

<p>Karşımızda son derece vahim bir tablo var.</p>

<p>Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan; insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.</p>

<p>Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur:</p>

<p>Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş; daha doğrusu getirilmiştir.</p>

<p>Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir.</p>

<p>Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir.</p>

<p>Ama hatırlatmak isterim ki, bir gün herkes, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır.</p>

<p>Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz.</p>

<p>Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz.</p>

<p>Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz.</p>

<p>Bunun için, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum.</p>

<p>Sayın Genel Sekreterin, BM80 Girişimi dahil, bu yönde sarf ettiği samimi çabaları destekliyoruz.</p>

<p>Bu reform iradesinin, müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini bekliyoruz.</p>

<p>Tabii burada şu hakikati de çok net ifade etmek istiyorum…</p>

<p>Eğer Birleşmiş Milletler’e olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir:</p>

<p>Gazze’de çocuklar, güven içinde olacak.</p>

<p>Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek.</p>

<p>Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.</p>

<p>Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.</p>

<p>Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.</p>

<p>Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.</p>

<p>190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne âdildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.</p>

<p>Güvenlik Konseyi “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.</p>

<p>Değerli Dostlarım…</p>

<p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken, diğer yandan daha âdil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz.</p>

<p>Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum:</p>

<p>Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.</p>

<p>Unutulmasın ki; yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur.</p>

<p>İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.</p>

<p>Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi, her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.</p>

<p>Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.</p>

<p>Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını, tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir.</p>

<p>Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.</p>

<p>Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz.</p>

<p>Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir.</p>

<p>Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.</p>

<p>Bilinmelidir ki; tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin, ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.</p>

<p>Kıymetli Delegeler…</p>

<p>Türkiye olarak, bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmıyoruz.</p>

<p>Attığımız her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışındayız.</p>

<p>Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan’la kurduğumuz Savunma İttifakı ile, hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.</p>

<p>Körfez’de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için, ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor.</p>

<p>Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum.</p>

<p>Gazze’de ise bir yıl evvel Şarm El Şeyh’te attığımız imzanın takipçisiyiz.</p>

<p>Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor.</p>

<p>Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum.</p>

<p>Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin:</p>

<p>Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır.</p>

<p>1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri, inşallah göreceğiz.</p>

<p>Dostlarım…</p>

<p>14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimiyle birlikte yeni bir yola girdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde, Suriye’nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen, güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.</p>

<p>Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bir diğer komşumuz Irak’ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır.</p>

<p>Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere, bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la işbirliği içinde çalışıyoruz.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının ise Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur.</p>

<p>Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.</p>

<p>Hürmüz Boğazında seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Ege ve Doğu Akdeniz’de, mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz.</p>

<p>Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum:</p>

<p>Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.</p>

<p>Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.</p>

<p>Kıymetli delegeler…</p>

<p>Türkiye; gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Ülkemiz, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olarak, kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir.</p>

<p>Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur.</p>

<p>Türkiye’nin, güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir.</p>

<p>Biz, Avrupa Birliği’yle geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu Birlik’ten de bekliyoruz.</p>

<p>Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir.</p>

<p>Balkan Barış Platformu’nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz.</p>

<p>Güney Kafkasya’ya bakışımız da son derece nettir:</p>

<p>Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz.</p>

<p>Sayın Aliyev ile Sayın Paşinyan’ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor; destekliyoruz.</p>

<p>Ermenistan’la yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.</p>

<p>Şunu da memnuniyetle ifade etmek isterim:</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı, yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline gelmiştir.</p>

<p>30 Ekim’de Ankara’da yapılacak 13’üncü Liderler Zirvesi, Teşkilatın önünde inşallah yeni kapılar, yeni ufuklar açacaktır.</p>

<p>Aralık ayında Libya’da düzenleyeceğimiz 4’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ise 20 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz kurumsal ortaklığımızın sembolüdür.</p>

<p>Güney Asya’da Keşmir meselesi dâhil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler şartı ve kararları çerçevesinde, diyalogla ele alınması önemlidir.</p>

<p>Yapıcı hareket edildiği takdirde, her türlü sorunun çözümü mümkündür.</p>

<p>Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir.</p>

<p>Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına; Somali’de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır.</p>

<p>Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir.</p>

<p>Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir.</p>

<p>Biz de, Türkiye olarak, bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz.</p>

<p>Öte yandan, Yeniden Asya Girişimimizle, Asya-Pasifik’teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.</p>

<p>ASEAN’la ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz.</p>

<p>Aynı şekilde, Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.</p>

<p>Değerli Üyeler…</p>

<p>Hepimiz rızkımızı, yaşam kaynağımızı tabiattan alıyoruz.</p>

<p>Ancak dünyamız, çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunuyor.</p>

<p>Hava, su, toprak, bunun yanında birçok canlı iklim değişikliğinden etkileniyor.</p>

<p>Gelişmekte olan ülkeler ve pasifik bölgesi iklim krizini iliklerine kadar yaşarken; maalesef ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaşıyor.</p>

<p>Bu yıl Kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız.</p>

<p>Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız.</p>

<p>Avustralya’yla geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir “Uygulama COP'u” haline getirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Bu fırsattan istifadeyle, sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.</p>

<p>Eşim Emine Erdoğan’ın 2017’de “Dünya Ortak Evimizdir” diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi, o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü.</p>

<p>Şurası bir gerçek ki; iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır.</p>

<p>Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür.</p>

<p>Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum.</p>

<p>Burada şu gerçeği de dikkatinize getiriyorum:</p>

<p>İklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlike, tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşmasıdır.</p>

<p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemek çöpe gitmekte, yani 2 milyar tonun üzerinde gıda israf edilmektedir.</p>

<p>Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada, adaletten bahsedilemez.</p>

<p>Türkiye olarak, gerek israfın önlenmesi çalışmalarına, gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız.</p>

<p>Bu anlayışla, Doktor Mehmet Mehdi Eker'i, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü'ne aday gösterdik.</p>

<p>Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.</p>

<p>Şunun da bilinmesinde fayda vardır:</p>

<p>Dünyamız hızla değişirken, insanlık da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başlamıştır.</p>

<p>Batıda veba gibi yayılan İslam düşmanlığı, bunların en başında geliyor.</p>

<p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocukları son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyor.</p>

<p>Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.</p>

<p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizm de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlardır.</p>

<p>Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür.</p>

<p>Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz.</p>

<p>Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir.</p>

<p>Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir.</p>

<p>Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir.</p>

<p>Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz.</p>

<p>Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi’nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir.</p>

<p>Değerli delegeler, çok kıymetli dostlarım…</p>

<p>Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir.</p>

<p>Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna baş vuracaklarını da çok iyi biliyorum.</p>

<p>Merhum bir şairimizin ifadeleriyle*:</p>

<p>"Onlar sanıyorlar ki,</p>

<p>Biz sussak mesele kalmayacak.</p>

<p>Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.</p>

<p>Tarih sussa, hakikat susmayacak.</p>

<p>Onlar sanıyorlar ki,</p>

<p>Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.</p>

<p>Halbuki bizden kurtulsalar,</p>

<p>Vicdan azabından kurtulamayacaklar.</p>

<p>Vicdan azabından kurtulsalar,</p>

<p>Tarihin azabından kurtulamayacaklar.</p>

<p>Tarihin azabından kurtulsalar,</p>

<p>Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.”</p>

<p>Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim.</p>

<p>Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p>

<p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:</p>

<p>Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz…</p>

<p>Ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.</p>

<p>Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır.</p>

<p>Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.</p>

<p>Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.</p>

<p>Rabbim yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun, diyorum.</p>

<p>Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum.</p>

<p>Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Kalın sağlıcakla…</p>

<p>*Şiir, Rahmetli Sezai Karakoç’a aittir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Güncel, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-zulme-riza-gostermeyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/thumbs-b-c-b39a0d26b42292c1bba1f21ce50c5a85.webp" type="image/jpeg" length="32240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan BM’de Suriye için net konuştu!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-bmde-suriye-icin-net-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-bmde-suriye-icin-net-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu’nda Suriye’nin güvenli ve huzurlu bir ülke olma yolunda ilerlediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğinde Suriye’nin, iç ve dış tahriklere rağmen güvenli ve huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-bmde-suriye-icin-net-konustu</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/bm-genel-kurul-aa-2490024.jpg" type="image/jpeg" length="28513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşurken salondan ayrıldılar!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-konusurken-salondan-ayrildilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-konusurken-salondan-ayrildilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması sırasında bazı İsrailli katılımcıların salondan ayrılması dikkat çekti. O anlar kameralara yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. oturumunda hitap etti. Konuşmasında Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Erdoğan, İsrail’in saldırılarını eleştirdi. Uluslararası topluma sessiz kalmama çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan’ın Gazze’ye yönelik açıklamalarını sürdürdüğü sırada, İsrail’in BM temsilcisinin de aralarında bulunduğu bazı İsrailli katılımcıların genel kurul salonundan ayrıldığı görüldü. Dikkat çeken anlar, Erdoğan’ın konuşması sırasında kameralara yansıdı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cumhurbaskani-erdogan-konusurken-salondan-ayrildilar</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/09/erdjpg-tnq-r-cu-aa-e-o-f-n-o-jbi-t-qe-p-q.jpg" type="image/jpeg" length="60566"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
