<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/hayat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 18:53:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/hayat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çorum'da vatandaşlar tarihi Koyunbaba Köprüsü'nde 102 metrelik Türk bayrağıyla yürüdü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/corumda-vatandaslar-tarihi-koyunbaba-koprusunde-102-metrelik-turk-bayragiyla-yurudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/corumda-vatandaslar-tarihi-koyunbaba-koprusunde-102-metrelik-turk-bayragiyla-yurudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum'un Osmancık ilçesinde Cumhuriyet'in 102. yıl dönümü dolayısıyla Bayrak Yürüyüşü düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında vatandaşlar, 102 metre uzunluğunda Türk bayrağıyla yürüyüş yaptı.</p>

<p>Tarihi Koyunbaba Köprüsü'nden başlayarak Hükümet Konağı'na kadar devam eden yürüyüşe, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yürüyüş sonunda Hükümet Konağı önünde tören gerçekleştirildi.</p>

<p>Burada, Kaymakam Furkan Duman, Belediye Başkanı Ahmet Gelgör ve Yüzbaşı Abdullah Tahtacı Atatürk Anıtı'na çelenk sundu.</p>

<p>Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sona erdi.</p>

<p><img height="637" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2025/10/image-282.png" width="1163" /></p>

<p><img class="" height="665" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2025/10/image-283.png" width="1181" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/corumda-vatandaslar-tarihi-koyunbaba-koprusunde-102-metrelik-turk-bayragiyla-yurudu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/corumda-vatandaslar-102-metrelik-turk-bayragi-ile-yurudu.jpg" type="image/jpeg" length="99867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Borla üretilen doğal solüsyon arıları öldüren zararlıları yok ediyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/borla-uretilen-dogal-solusyon-arilari-olduren-zararlilari-yok-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/borla-uretilen-dogal-solusyon-arilari-olduren-zararlilari-yok-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesinde nanoteknoloji kullanılarak bor madeniyle üretilen doğal solüsyon, arı ölümlerine neden olan varroa ve mum güvelerini doğal yöntemle yok ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, Kimya Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Seda Beyaz ve Doç. Dr. Gülşah Çelik Gül ile Balıkesir Teknokent'te AR-GE firmasını oluşturdu.</p>

<p>Yaklaşık 4 yıl önce kurulan "Novalabs Kimya" firmasında bor madenini nanoteknolojiyle işleyerek farklı kullanım alanlarına ilişkin çalışmalar yürüten ekip, arıların ölümüne neden olan varroa ve mum güvesi zararlılarının yok edilmesine yönelik bir yöntem geliştirdi.</p>

<p>Bor madenini nanoteknolojiyle işleyerek bir doğal bir solüsyon üreten ekip, arıların hemolenf sıvısıyla (kan) beslenen varroa zararlılarını yok etmeyi başardı.</p>

<p>Arıcılığın büyük sorunlarından biri olan bu zararlıların önüne geçen ekip, solüsyon sayesinde mum güvelerini de yok ederek üretilen balın da kalıntısız ve doğal oluşmasını sağladı.</p>

<p>Patent başvurusunda da bulunan ekip, Balıkesir Üniversitesi yerleşkesinde oluşturdukları 50 kovanda yaptıkları AR-GE çalışmasını sürdürüyor.</p>

<h3><strong>"Ticari arıcılık için sürdürülebilir bir yöntem geliştiriyoruz"</strong></h3>

<p>Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, varroanın hemolenf sıvılarıyla beslendiği arıların güçsüzleşmesine ve ölümüne neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Varroa zararlısının ana arının yumurtlamayı kesmesine de sebep olduğunu belirten Tavşanlı, bu durumun kovan kayıplarının yaşanmasına neden olduğunu belirtti.</p>

<p>Tavşanlı, varraonın aynı zamanda viral hastalıkları kovandan kovana naklettiğini anlatarak, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Birinci amacımız bu varroaya karşı bir mücadele yöntemi geliştirmek. Bununla ilgili çeşitli kullanılan preparatlar var ancak parazit zaman içinde bunlara karşı direnç gösteriyor ve bundan dolayı henüz yüzde 90 üzerinde etkili bir preparat yok, arıcılar bunu biliyor. Farklı uygulama yöntemleri içinde varroa ile mücadele ediyorlar. Diğeri ise büyük mum güvesi. Büyük mum güvesi, arıcılar bal sağımı yaptıktan sonra sağımı yapılmış petekleri bir sonraki yıla yani bal sezonuna kadar saklarlar ancak bu zaman zarfında mum güvesi bu peteklere yumurta atarlar ve yumurtadan çıkan larvaları bal mumlarıyla beslenerek petekleri kullanılmaz hale getirir."</p>

<p>Ürettikleri solüsyon sayesinde arıcıları bu sıkıntıdan kurtardıklarını vurgulayan Tavşanlı, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz bal sağımı yapıldıktan sonra petekleri nanoborat solüsyonla spreyliyoruz. Bu sayede biz peteği bir sezon sonrasına kadar soğuk hava deposuna ve dondurucuya ihtiyaç duymadan saklayabiliyoruz. Ticari arıcılık için sürdürülebilir bir yöntem geliştiriyoruz. Varroayla ilgili de mücadelemiz eğer gerçekleşirse, tam anlamıyla hedefimize ulaşabilirsek, yani yüzde 90'a yakın bir varroayla yıkımlaması sağlayabilirsek, sadece Türkiye'de değil, dünya arıcılığının da önemli problemlerinden bir tanesine borla bir çözüm bulmuş olacağız."</p>

<p>Tavşanlı, çalışmalarına ilişkin patent başvurusunda bulunduklarını ifade ederek, arıcıların iş yükünü de azaltmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p>

<p>Ürettikleri doğal solüsyon sayesinde petekte ve balda herhangi bir kalıntı kalmadığını vurgulayan Tavşanlı, bu sayede bal üretiminde artış da yaşandığını anlattı.</p>

<p>Tavşanlı solüsyonu uyguladıkları kovanlardan yaklaşık 20 kilogram çiçek balı aldıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Aynı zamanda balın analizini de yaptık. Bal analizlerinde de doğallığını gösteren prolin miktarının oldukça yüksek olduğunu ve tabii ki şeker kullanmadığımız için ve tamamen doğal arıcılığa yönelik bir uygulama olduğu için de şeker oranının da oldukça düşük olduğunu da gördük. Bunları rapor halinde TÜBİTAK'a sunacağız."</p>

<p>Tavşanlı, arıcılığın sürdürülebilir olması için bu hastalıklarla mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayarak, ürettikleri solüsyon sayesinde önemli bir çözüm elde ettiklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/borla-uretilen-dogal-solusyon-arilari-olduren-zararlilari-yok-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/borla-uretilen-dogal-solusyon-arilari-olduren-zararlilari-yok-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="98295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beçin Antik Kenti'ndeki kazılarda 700 yıllık olduğu değerlendirilen darı tohumları bulundu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kazilarda-700-yillik-oldugu-degerlendirilen-dari-tohumlari-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kazilarda-700-yillik-oldugu-degerlendirilen-dari-tohumlari-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Milas ilçesindeki Beçin Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Menteşeoğulları Beyliği döneminde çuvallara konularak saklandığı ve 600-700 yıllık olduğu değerlendirilen darı tohumları bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok eserin gün yüzüne çıkarıldığı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan antik kentte, Prof. Dr. Kadir Pektaş başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla 12 aya çıkarılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.</p>

<p>Bir dönem Menteşeoğulları Beyliği'ne başkentlik de yapan Beçin Antik Kenti'nde, gün yüzüne çıkartılan kalıntılar tarihe ışık tutuyor.</p>

<p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Kadir Pektaş, kentte birçok eser gün yüzüne çıkarılırken, ayakta kalan tarihi yapıların da restore edilerek turizme kazandırıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İç kalenin iç kısmı ve çevresinde kazılar yaptıklarını belirten Pektaş, "İç kalede iki noktada çalışma yürüttük ve bunlardan bir tanesi doğu yamacındaki çalışmalar. Burada arkaik döneme kadar giden buluntularla ve mimari yapılarla karşılaştık. Bunlardan bir tanesinde küçük bir mekan içinin arkaik ve Helenistik dönemde çöplük olarak kullanıldığını tespit ettik ve burada Milas'ın dip tarihine önemli katkılar sağlayacak buluntularla karşılaştık." dedi.</p>

<p>Pektaş, buluntularda arkaik dönem seramiklerinden oyun zarlarına kadar çok çeşitli eserler çıktığını, bunların belgeleme çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Menteşe dönemi hamamının içinde ve çevresinde çalışma yürütüldüğünü anlatan Pektaş, burada kremasyon mezarların yanı sıra hamamın çevresiyle beraber başka yapılarla bağlantıların ortaya çıkarıldığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Bulunan tohumların genetik incelemesi yapılacak</strong></h3>

<p>İç kalede 3 No'lu burcun içinde yaptıkları kazılarda darı tohumları ile karşılaştıklarına aktaran Pektaş, şöyle konuştu:</p>

<p>"Binlerce diyebileceğimiz bu tohumlar sağlam bir şekilde kabukları ile elimize ulaştı. Bununla ilgili uzman bir hocamız çalışma başlattı. Bu tohumlar laboratuvar ortamında yaş tayini için detaylı incelenecek. Ancak ilk izlenimimiz kazılarla yaptığımız çalışmalar ve gelen bulgularla Menteşe dönemi ve Osmanlı'nın ilk yıllarından olabileceğini tahmin ediyoruz. İlk etapta 14-15'inci yüzyıla ait olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü sırlı kaplarla birlikte geldi. Hatta küçük bir çuval izi de bulduk. Bunların hepsi ayrı ayrı değerlendirilecek. Yani 600-700 yıllık darı tohumları ile karşılaştık. Bunun önemini şöyle açıklayabiliriz, Türkiye'deki arkeolojik kazılarda ilk defa bu kadar yoğun bir darı tohumu ile karşılaştık. Bu açıdan da çok değerli. Genetik açıdan da değerlendirmesi önümüzdeki yıllarda tamamlanacak."</p>

<p>Pektaş, milli tohumun öneminin de anlaşıldığı bu günlerde darı tohumlarının değerli bir buluntu olarak kazılarda çıkmasının sevindirici olduğunu belirterek, tohumların depolama amaçlı saklandığını ve yaklaşık 5 metre derinden çıktığını ifade etti.</p>

<p>Darının arkeolojik kazılarda tohum olarak az ele geçen bir buluntu olduğuna dikkati çeken Pektaş, "Benim bildiğim kadarıyla Türkiye'deki arkeolojik kazılarda ikinci defa darı tohumuyla karşılaşılıyor ama bu kadar yoğun olarak sadece Beçin kazılarında çıktığını düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda başka tohum örneklerinin gelmesini de muhtemel görüyoruz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/becin-antik-kentindeki-kazilarda-700-yillik-oldugu-degerlendirilen-dari-tohumlari-bulundu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/becin-antik-kentindeki-kazilarda-700-yillik-oldugu-degerlendirilen-dari-tohumlari-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="92019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekirdağ'da bozuk orman arazisinde yetiştirilen cevizlerin hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/tekirdagda-bozuk-orman-arazisinde-yetistirilen-cevizlerin-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/tekirdagda-bozuk-orman-arazisinde-yetistirilen-cevizlerin-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da, bozuk orman arazilerinde yetiştirilen cevizlerin hasadına başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Orman İşletme Müdürü Nebi Yaşar, kent genelinde 2 bin 201 hektarlık bozuk orman arazisinde 148 bin ceviz ağacının bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Geçen yıl 1300 ton ürün elde ettiklerini ifade eden Yaşar, bu yıl yaklaşık 1350 ton rekolte beklediklerini söyledi.</p>

<p>Arazi tahsisi yapılan üreticilere ceviz fidanı desteği sağlandığını dile getiren Yaşar, "Hasadın hem üreticilerimize hem de bölge ekonomisine hayırlı olmasını diliyorum." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Naip köyündeki ağaçlandırma sahasında görev yapan ziraat mühendisi Abdulkadir Danışman da vasfını yitirmiş orman arazilerinde sürdürülebilir tarım yapılmasının önemine dikkati çekti. Danışman, "Ceviz hasadımız yaklaşık iki hafta sürecek. Bu arazileri yeniden verimli hale getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/tekirdagda-bozuk-orman-arazisinde-yetistirilen-cevizlerin-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/tekirdagda-bozuk-orman-arazisinde-yetistirilen-cevizlerin-hasadi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="41519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirneli Şirin teyze ikinci serasına kavuşuyor!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/edirneli-sirin-teyze-ikinci-serasina-kavusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/edirneli-sirin-teyze-ikinci-serasina-kavusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de devlet desteğiyle kurulan serasında üretime başlayan 62 yaşındaki Şirin Uysal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın müjdelediği ikinci serasının kurulumuna başlanmasının sevincini yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkeze bağlı Hıdırağa köyünde yaşayan Uysal, 2 yıl önce Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen "Örtü Altı Üretim Alanlarının Artırılması Projesi" kapsamında yüzde 75 hibe desteğiyle 240 metrekarelik sera sahibi oldu.</p>

<p>Üretim azmiyle gençlere örnek olan Uysal, yaz kış demeden serasını mevsim sebzeleriyle doldurarak hem tarımsal üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.</p>

<p>İşini büyütmek isteyen Uysal, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün "Sera Kurulum Projesi"ne başvurdu.</p>

<p>Başvurusunun kabul edildiğini ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın sosyal medya hesaplarından yaptığı "Sen üret, biz her zaman yanı başında olacağız." paylaşımıyla öğrendi.</p>

<p>Bakan Yumaklı'nın paylaşımıyla mutluluk yaşayan Şirin teyzenin bahçesinde ikinci seranın kurulumuna başlandı.</p>

<h3><strong>"Gece olmasa hep serada dururum"</strong></h3>

<p>Uysal, devlet desteğiyle üretim yapmanın gururunu yaşadığını söyledi.</p>

<p>İlk serası kurulduğunda büyük sevinç yaşadığını belirten Uysal, "Birinci seram çok çabuk yapılmıştı. Salatalık, marul her şeyi ektim, çok güzel mahsul aldım." dedi.</p>

<p>Uysal, gününün büyük bölümünün serada geçtiğini dile getirdi.</p>

<p>Toprakla uğraşırken enerjisinin yükseldiğini dile getiren Uysal, "Sabah gelip çapalama yapıyorum, ürünlere su veriyorum. Ondan sonra akşam üstü yine geliyorum. Bunlara bakmadan duramıyorum canım hep serada durmak istiyor. Gece olmasa hep burada duracağım." ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Bakan'ın paylaşımı gururlandırdı</strong></h3>

<p>Uysal, ikinci sera başvurusunun kabul edildiğini ve kurulum çalışmalarına başlandığı için çok sevinçli olduğunu belirtti.</p>

<p>Bakan Yumaklı'nın paylaşımının ardından ayrı bir gurur yaşadığını aktaran Uysal, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çok sevindim. Komşunun çocuğu geldi 'Şirin abla seni Bakan paylaşmış' dedi. Paylaşımı görünce çok mutlu oldum. Ne mutlu Hıdırağa köyünden bir kadını paylaşmış, beğenmiş, ne kadar güzel, üretmişim. Allah razı olsun ondan. Bakanımız İbrahim Yumaklı'ya çok teşekkür ederim. İkinci seram kuruluyor, çok mutluyum. Çok güzel yapacağım orasını. İki türlü marul ekeceğim. Bu işte çok güzel para var. Hani gençler de yapsa. Kendimi çok genç hissediyorum. Çalıştıkça kendimi genç hissediyorum. 'Yürü be Şirin var mı sana yan bakan' diyorum. Allah bana sağlık verdikçe devlet desteğiyle üretmeye devam edeceğim."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Şirin teyze örnek oluyor"</strong></h3>

<p>Edirne Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse de Uysal'ı ziyaret ederek "Dünya Kadın Çiftçiler Günü"nü kutladı.</p>

<p>Şirin teyzenin üretim azminin herkese örnek olması gerektiğini belirten Köse, "Bakanımız da sosyal medya hesaplarından paylaşım yaparak Şirin teyzemize bereketli bir üretim diledi. Gelinen süreçte Valiliğimizin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın desteklediği yüzde 100 hibeyle seramızın kurulumuna başlandı. Şirin teyzemiz ikinci serasına kavuşuyor." dedi.</p>

<p>Köse, gençlerin ve kadınların üretimde daha aktif rol almaları amacıyla çeşitli destek projelerinin hayata geçirildiğini ifade etti.</p>

<p>Desteklerin artarak süreceğini dile getiren Köse, "Şirin teyzemiz bu konuda ilimizde öncü. Enerjisi ve tarıma olan aşkıyla bizi memnun ediyor. Kadınlarımızın üretime kazandırılması konusunda projelerde ilave puanlar ve çalışmalarla destekliyoruz. Şirin teyze gençlerimize örnek oluyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/edirneli-sirin-teyze-ikinci-serasina-kavusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/edirneli-sirin-teyze-ikinci-serasina-kavusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="26596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cebinde taşıdığı tohumları 21 yıldır köyünün çorak arazileriyle buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cebinde-tasidigi-tohumlari-21-yildir-koyunun-corak-arazileriyle-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cebinde-tasidigi-tohumlari-21-yildir-koyunun-corak-arazileriyle-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt’ta yaşayan Fransızca öğretmeni Hasan Kaymaz, 21 yıldır köyündeki çorak ve dağlık arazilere ağaç tohumları dikerek doğaya katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 25 yıl Fransızca öğretmenliğinin ardından görevini Bayburt Üniversitesi'nde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü'nde sürdüren 60 yaşındaki Kaymaz, 2004'ten itibaren tohum, ağaçlandırma ve aşılama konularında eğitim almaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaymaz, geçen 21 yılda il merkezine bağlı Uluçayır köyündeki dağlık alanlar ve arazilere meşe palamudu ile çeşitli yabani meyve tohumları ekerek örnek bir çevre duyarlılığı gösterdi.</p>

<p>Yılın bazı dönemlerinde ormanlık alanları gezerek bölgeye uyum sağlayabilecek meşe, yabani elma ve armut gibi ağaçların tohumlarını toplayan Kaymaz, bugüne kadar on binlerce tohumu doğa ile buluşturmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>

<p>Kaymaz, ayrıca ıslah edilmesi gereken bazı ağaçları da aşılayarak meyve vermesini sağlıyor.</p>

<p><strong>"Tohumların çıktığını görmek büyük bir mutluluk veriyor"</strong></p>

<p>Fransızca öğretmeni Hasan Kaymaz, çocukluğundan beri doğaya ilgisi olduğunu söyledi.</p>

<p>Hem toplumsal sorumluluğunu yerine getirmek hem de katma değer oluşturmak adına doğada ağaçlandırma faaliyetleri yaptığını belirten Kaymaz, "Gönüllü bir çalışma. Allah rızası için nafile ibadet hükmünde örneklik teşkil eden ve katma değer üreten, vatana, millete, geleceğe, doğaya ve insanlığa faydası olan güzel bir çalışma. Hayatı anlamlı kılma adına önemli bir uğraş olarak görüyorum." dedi.</p>

<p>Köyünün 2 bin rakımın üzerinde olduğunu, tarıma elverişli olmayan dere ve yamaç gibi alanları ağaçlandırma açısından değerlendirdiğini dile getiren Kaymaz, "Köyün boş arazilerine, gölge alanlara, çeşitli dağlık alanlara cebime doldurduğum tohumların uygun mevsimde makul bir şekilde ekimlerini yapıyorum. Bazen yokladığım oluyor, yerlerini kontrol ediyorum. Tohumların çıktığını görmek büyük bir mutluluk veriyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>"İnsanlığa borcumuzu ödemiş olacağız"</strong></p>

<p>Kaymaz, rakım ve iklim koşulları nedeniyle bölgede ağaç yetiştirmenin oldukça zor olduğuna değinerek, "Yılmayacağız. Bir ağaç ulu ağaç olduğu zaman 300-350 yıl boyunca tohum dağıtacağına göre çevreye kendi mayalama yapacaktır. Dolayısıyla insan bir ağacı eser olarak bırakıyorsa tabiatla gelişerek devam edecek. Bir nevi sadaka-i cariye ve insanlığa olan borcumuzu ödemiş olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ağaçlandırma çalışmalarını doğayı tahrip etmeden bilinçli bir şekilde yürüttüğüne dikkati çeken Kaymaz, bugüne kadar bölgede topladığı on binlerce tohumu köyünde toprakla buluşturduğunu vurguladı.</p>

<p>Ayrıca çok sayıda fidan da diktiğini anlatan Kaymaz, "'Kıyamet kopuyor da olsa elinizde bir tohum varsa onu ekiniz.' diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Bundan daha büyük teşvik ne olabilir? Çok da kolay. Boş zaman etkinliği ve bizden bir şey istemeyecek. İlk yıl sulayabilirsek ne güzel. Sulayamayacaksak yağmur alabilecek veya çalı gölgesi gibi güneşe karşı nemini koruyabilecek alanları tercih edelim." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cebinde-tasidigi-tohumlari-21-yildir-koyunun-corak-arazileriyle-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/cebinde-tasidigi-tohumlari-21-yildir-koyunun-corak-arazileriyle-bulusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="52242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bafa Gölü eski günlerine hasret]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bafa-golu-eski-gunlerine-hasret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bafa-golu-eski-gunlerine-hasret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla ve çevresinde bu yıl yağışların yetersiz olması nedeniyle Milas ilçesindeki Bafa Gölü'nde kirlilik ve kuraklık tehlikesi yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla ile Aydın sınırlarında yer alan ve "Latmos" olarak bilinen 8 bin yıllık kaya resimlerinin bulunduğu Beş Parmak Dağları'nın gölgesindeki Bafa, doğal güzelliği, biyolojik çeşitliliği ve çevresindeki tarihi kalıntılarıyla uluslararası öneme sahip sulak alanlar arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Havzasında 261 kuş, 22 sürüngen ve 19 memeli türe de ev sahipliği yapan göl, aralarında flamingoların da bulunduğu nesli tehlike altında olan birçok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlıyor.</p>

<p>Ege Bölgesi'nin en büyük doğal gölü olan Bafa'da, bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle sular 40 metre civarında çekildi.</p>

<p>Bafa'da, artış gösteren su yosunu nedeniyle çevreye ağır bir koku yayıldı. Gölün belli kısımlarında yaşanan kirlilik nedeniyle bazı kayık ve tekneler su yosunlarının içinde kaldı.</p>

<p>İç kısımlarında halen flamingo ve diğer kuş türlerinin beslendiği görülen Bafa Gölü'nün tekrar eski günlerine dönmesini bekleyen bölge sakinleri kuraklıktan endişe ediyor.</p>

<p>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, Bafa Gölü'nün son yıllarda yoğun kirlilik tehditleriyle mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Kuraklık ve beraberinde bölgedeki sanayi tesislerinden gelen kirleticilerin göl içerisinde kirlilik konsantrasyonunun artmasına neden olduğunu belirten Özçelik, şöyle konuştu:</p>

<p>"Özellikle Kapıkırı bölgesinde kabuklu deniz canlılarının kıyıya vurduğunu gözleyebiliyoruz. Bu canlılar göl habitatının korunması için oldukça önemli. Göl suyunun filitrasyonunu gerçekleştirerek gölün rahat bir nefes almasını sağlıyorlar. Bu canlıların ölmesi özellikle göl içerisindeki oksijen konsantrasyon düşüklüğüne ve göle giren kirletici miktarındaki artışların fazla olduğuna işaret ediyor."</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının 8 gölde "Acil Eylem Planı" başlattığını hatırlatan Özçelik, Bafa'nın de bu göllerden biri olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Özçelik, hazırlanan eylem planı çerçevesinde göle giren kirleticilerin denetim altına alınacağını ve su miktarının kontrol edileceğini vurgulayarak, Bafa'nın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için gerekli önlemlerin alındığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bafa-golu-eski-gunlerine-hasret</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 23:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/bafa-golu-eski-gunlerine-hasret.jpg" type="image/jpeg" length="62823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de iklim değişikliğine bağlı ani hava değişimleri daha fazla görülebilir]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiyede-iklim-degisikligine-bagli-ani-hava-degisimleri-daha-fazla-gorulebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiyede-iklim-degisikligine-bagli-ani-hava-degisimleri-daha-fazla-gorulebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İlker Eroğlu, Türkiye'de son günlerde yaşanan tropikal siklonların ilerleyen yıllarda daha sık görüleceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İlker Eroğlu, yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin etkilerinin Türkiye'de giderek daha fazla hissedildiğini belirtti.</p>

<p>Ani hava olaylarının geçmişte de görüldüğünü ancak artık daha sık yaşandığını ifade eden Eroğlu, "Eskiden yüzyılda bir görülen hava olayları günümüzde neredeyse her yıl görülmeye başlandı." dedi.</p>

<p>Eroğlu, iklim değişikliğinin yağış rejimlerini de değiştirdiğinin altını çizdi.</p>

<p>Türkiye'nin iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğuna işaret eden Eroğlu, "Yağış artıyor derken bu her yerde değil. Belli bölgelerde kısa sürede yoğun şekilde yağış gerçekleşiyor ve bu durum afetlere neden oluyor. Doğal ortama zarar veriyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eroğlu, özellikle Ege ve Marmara kıyılarında ani yağışların arttığına vurgu yaptı.</p>

<p>Kentlerde sel ve taşkınlara sebep olabilecek hava kütlelerinin son derece önemle takip edilmesi gerektiğini anlatan Eroğlu, şu bilgileri verdi:</p>

<p>"Akdeniz üzerinden gerçekleşen hava olayları alçak basınç sistemidir. Sıcak ve soğuk havanın karşılaşmasıyla saat yönünün tersinde dönerek batı rüzgarlarının etkisiyle Türkiye'ye ulaşır. Akdeniz üzerindeki nem kütleleri yoğunlaşarak Ege ve Marmara kıyılarına bol miktarda yağış getirir. Gök gürültülü, şimşekli, yağışlı hava olaylarının yaşanmasına neden olur."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiyede-iklim-degisikligine-bagli-ani-hava-degisimleri-daha-fazla-gorulebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 23:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/turkiyede-iklim-degisikligine-bagli-ani-hava-degisimleri-daha-fazla-gorulebilir.jpg" type="image/jpeg" length="22128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul bahçesindeki serada çocuklara uygulamalı tarım eğitimi veriliyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/okul-bahcesindeki-serada-cocuklara-uygulamali-tarim-egitimi-veriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/okul-bahcesindeki-serada-cocuklara-uygulamali-tarim-egitimi-veriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Alaçam ilçesinde bir ilkokulda çocuklar okul bahçesindeki serada uygulamalı tarım eğitimi alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doyran Mahallesi'ndeki Şehit Muhammet Ali Aksu İlkokulu bahçesinde 36 metrekarelik alanda oluşturulan serada öğrenciler fide dikmeyi ve sebze yetiştirmeyi öğreniyor.</p>

<p>Okul bahçesine dikilen mandalina, portakal, defne ve değişik meyve fidanlarının bakımını da yine öğrenciler öğretmenleriyle birlikte yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okulun üçüncü sınıf öğrencileri, serada, öğretmenleriyle birlikte soğan ve marul fidelerini toprakla buluşturdu.</p>

<p>Fide dikim etkinliğine, Kaymakam Fatih Kayabaşı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resul Özkurt da katıldı.</p>

<p>Kaymakam Kayabaşı, yaptığı açıklamada, ilçede yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetleri yürütüldüğünü, okulun olduğu bölgede de çeltik tarımı yapıldığını belirterek, "Uygulamalı bir şekilde tarımı öğrenmeleri ve gelecekte teknolojiyi kullanarak iyi tarım örneklerini uygulamaları açısından küçük yaşlarda, ilkokul çağlarında bu eğitim çok önemli. Öğrencilerimiz burada hem seracılık hem de meyveciliği uygulamalı olarak öğreniyorlar. Biz ilçemizde sadece akademik başarının artırılması değil, okullarımızda bu şekilde iyi uygulama örneklerinin, kültürel, sanatsal ve sportif aktivitelerin artırılmasını, öğrencilerimizin hayata hazırlanmasını önemsiyoruz. Tarımın önemini pandemi döneminde tüm dünya gördü. Tarım çok stratejik bir sektör. Bu anlamda geleceğimizin mimarı olacak öğrencilerimizin de burada iyi tarım uygulamalarını öğrenmeleri büyük önem arz ediyor." dedi.</p>

<p>Okul Müdürü Mücahittin Şen de okulda kurdukları serada atalık tohumların yetiştirilmesi, yaygınlaştırılması ve dağıtılması işlerini öğrencilerle birlikte yaptıklarını anlattı.</p>

<p>Orman yangınlarının sık yaşandığı bir dönemde çocuklara küçük yaşta fidan, ağaç ve orman sevgisini aşılamaya çalıştıklarını dile getiren Şen, "Geçen yıl Kaymakamımız, Belediye Başkanımız ve Milli Eğitim Müdürümüzle birlikte yaklaşık 200 defne, 60 süs bitkisi ve 30 meyve ağacı olmak üzere yaklaşık 300 fidanı toprakla buluşturduk. Bu fidanların bakımını yine çocuklarla birlikte yapıyoruz. Onların minik elleri toprağa değiyor, ağaç sevgisini küçük yaşta kazanıyorlar. Aynı zamanda okulumuzda istiridye mantarı ve çilek yetiştiriciliği gibi çalışmalar da yapıyoruz. Çocuklar hem üretmeyi öğreniyor hem de doğa sevgisini içselleştiriyorlar. Bu çalışmalar bizleri çok mutlu ediyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/okul-bahcesindeki-serada-cocuklara-uygulamali-tarim-egitimi-veriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/okul-bahcesindeki-serada-cocuklara-uygulamali-tarim-egitimi-veriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="63270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Everest’ten oksijensiz kayakla inen Andrzej Bargiel tarihe geçti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/everestten-oksijensiz-kayakla-inen-andrzej-bargiel-tarihe-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/everestten-oksijensiz-kayakla-inen-andrzej-bargiel-tarihe-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Polonyalı kayakçı Andrzej Bargiel, ek oksijen kullanmadan Everest’e tırmanıp zirveden kayarak inen ilk insan oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en yüksek dağı Everest’e tırmanıp, ek oksijen kullanmadan zirveden kayakla inen ilk kişi Polonyalı sporcu Andrzej Bargiel oldu.</p>

<p><strong>ÜÇÜNCÜ DENEMESİNDE ZİRVEYE ULAŞTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>37 yaşındaki Bargiel, 2019 ve 2022’deki denemelerini kötü hava ve tehlikeli koşullar nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Üçüncü girişiminde zirveye ulaşan sporcu, <strong><em>“Zirveye çıkmak son derece zordu. Hayatımda bu kadar uzun süre yüksek irtifada kalmamıştım. Oksijensiz Everest’ten kaymak yıllardır içimde büyüyen bir hayaldi”</em></strong> dedi.</p>

<p><strong>ÖLÜM BÖLGESİNDE 16 SAAT</strong></p>

<p>Bargiel, Everest’in <strong><em>“ölüm bölgesi”</em></strong> olarak bilinen 8 bin metre üzerindeki bölümünde yaklaşık 16 saat geçirdi. Bu bölgede oksijen seviyeleri deniz seviyesinin üçte birine düşüyor ve beyin hasarı, akciğerde sıvı birikmesi hatta ölüme yol açabiliyor.</p>

<p>Ertesi sabah, Everest’in en riskli parkurlarından biri olan Khumbu Buzul Geçidi’nden ana kampa indi. Bu inişte, kardeşi Bartek’in yönettiği drone ile kısmen yönlendirme aldı.</p>

<p><strong>KAYAK DAĞCILIĞINDA TARİHİ ZİRVE</strong></p>

<p>Bargiel’in ekibi, başarının “dağ kayakçılığında çığır açan bir dönüm noktası” olduğunu duyurdu. Polonya Başbakanı Donald Tusk da X hesabından,<strong><em> “Gökyüzü sınır mı? Polonyalılar için değil! Andrzej Bargiel Everest’ten kayarak indi”</em></strong> paylaşımında bulundu.</p>

<p><strong>K2'DEN EVEREST'E UZANAN BAŞARI</strong></p>

<p>Bargiel, 2018’de dünyanın ikinci en yüksek zirvesi K2’den kayakla inen ilk kişi olmuştu. Guardian’a 2020’de verdiği röportajda,<strong><em> “Kimse bunun yapılabileceğine inanmıyordu, hatta kardeşim bile şüpheliydi. Bana sabrın değerini öğretti ve hayallerini kimsenin senin yerine gerçekleştiremeyeceğini gösterdi”</em></strong> ifadelerini kullanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Bitirim</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/everestten-oksijensiz-kayakla-inen-andrzej-bargiel-tarihe-gecti</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Sep 2025 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/resim-2025-09-28-161822446.png" type="image/jpeg" length="46443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müzik eğitimi ağrıya karşı kalkan görevi görüyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/muzik-egitimi-agriya-karsi-kalkan-gorevi-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/muzik-egitimi-agriya-karsi-kalkan-gorevi-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, uzun süreli müzik eğitiminin sadece yetenek geliştirmediğini, aynı zamanda beyni yeniden şekillendirerek ağrıya karşı daha dirençli hale getirdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir enstrüman çalmak, motor becerilerden hafızaya kadar pek çok alanda fayda sağlıyor. Ancak bilim insanları, müzisyenlerin beyinlerinin ağrıya karşı da farklı bir şekilde tepki verdiğini keşfetti.</p>

<p><strong>AĞRI VE BEYİN İLİŞKİSİ</strong></p>

<p>Ağrı, genellikle kas hareketlerini yöneten motor korteksin aktivitesini azaltarak vücudu korumaya yardımcı oluyor. Ancak uzun süreli ağrı, beynin “vücut haritasını” küçülterek hareket kısıtlılığına ve daha fazla acıya yol açabiliyor.</p>

<p><strong>MÜZİSYENLER AĞRIYA DAHA DİRENÇLİ</strong></p>

<p>Araştırmada, müzisyenler ve müzisyen olmayan gönüllülere birkaç gün süren el ağrısı deneysel olarak uygulandı. Transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS) yöntemiyle beyin aktiviteleri incelendi.<br />
Sonuçlar çarpıcıydı: Müzisyenlerin beyin haritaları ağrıdan etkilenmezken, müzisyen olmayanlarda hızla daraldı. Ayrıca müzisyenler daha az acı hissettiklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BEYNİ YENİDEN EĞİTME POTANSİYELİ</strong></p>

<p>Araştırma, müzik eğitiminin kronik ağrıya doğrudan çare olmadığını ancak beynin ağrıya karşı tepkilerini değiştirdiğini gösteriyor. Bilim insanları bu bulguların, kronik ağrı yaşayan kişiler için yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine öncülük edebileceğini söylüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Bitirim</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/muzik-egitimi-agriya-karsi-kalkan-gorevi-goruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/resim-2025-09-26-125455917.png" type="image/jpeg" length="95857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[77 yıllık renk bulmacası! Manganez mavisi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/77-yillik-renk-bulmacasi-manganez-mavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/77-yillik-renk-bulmacasi-manganez-mavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jackson Pollock’un ünlü tablosundaki gizemli turkuaz rengin sırrı çözüldü. Araştırmacılar, 77 yıl sonra bu rengin yasaklı bir pigment olan “manganez mavisi”nden geldiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern sanatın en sıra dışı isimlerinden Jackson Pollock’un başyapıtlarından “Number 1A, 1948” tablosundaki turkuaz tonunun kaynağı 77 yıl boyunca bilinmiyordu. Stanford Üniversitesi’nden Alexander Heyer ve ekibi, yapılan yeni analizlerle bu rengin, toksik etkileri nedeniyle günümüzde yasaklanan “manganez mavisi” pigmentinden geldiğini açıkladı.</p>

<p><strong>SANATTA KURALLARI YIKAN TABLO</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pollock’un New York Modern Sanat Müzesi’nde sergilenen tablosu, sanatçının boyayı tuvale damlatarak yere yatırılmış tuval üzerinde çalıştığı ilk eserlerden biri. Sanatçı, geleneksel yağlı boyaların yanı sıra sanayi tipi emaye boyaları da kullanarak kuralları altüst etmişti. Ancak tabloda kullanılan parlak mavinin kaynağı bugüne kadar çözülememişti.</p>

<p><strong>LABORATUVARDA ÇÖZÜLEN RENK BULMACASI</strong></p>

<p>Araştırmacılar, tablodan alınan küçük mavi boya örneklerini Raman spektroskopisi ile inceledi. Önceki testlerde yağlı bağlayıcıların parlaması nedeniyle sonuç alınamamıştı. Ancak bu kez düşük enerjili lazer kullanılarak yapılan analiz, pigmentin manganez mavisiyle birebir örtüştüğünü kanıtladı.</p>

<p><strong>YASAKLI AMA ETKİLEYİCİ BİR RENK</strong></p>

<p>1907’de sentezlenen manganez mavisi, 1930’larda sanat dünyasına girmişti. Ancak toksik etkileri nedeniyle artık üretilmiyor. Araştırmacılar, bu keşfin günümüzde sanatçılara sunulan güvenli alternatif pigmentlerin geliştirilmesine de katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Günümüzde ressamlar, 2009’da keşfedilen YInMn mavisini benzer parlaklıkta bir seçenek olarak kullanıyor.</p>

<p>Stanford’dan Edward Solomon, “Bir rengin moleküler düzeyde nereden geldiğini anlamak çok etkileyici” sözleriyle keşfin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Bitirim</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/77-yillik-renk-bulmacasi-manganez-mavisi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/resim-2025-09-24-164920356.png" type="image/jpeg" length="45133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canlılar ölene kadar parlıyor! ‘Biyofoton’ keşfi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/canlilar-olene-kadar-parliyor-biyofoton-kesfi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/canlilar-olene-kadar-parliyor-biyofoton-kesfi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, canlıların ölüm anında solan zayıf bir ışık yaydığını keşfetti. Bu “biyofoton” parıltısı, sağlığımızın görünmez bir göstergesi olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Calgary Üniversitesi ve Kanada Ulusal Araştırma Konseyi’nden bilim insanları, canlıların ölmeden hemen önce yaydığı gizemli bir “biyofoton” ışıması tespit etti. Fareler ve bitkiler üzerinde yapılan deneyler, ölümle birlikte bu ışığın aniden söndüğünü ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖLÜMLE BİRLİKTE IŞIK KAYBOLUYOR </strong></p>

<p>Araştırmada, dört fare özel kameralarla hem canlı hem de ölü halde görüntülendi. Canlıyken hücrelerden çıkan ultra zayıf fotonlar (UPE), ölümden sonraki ölçümlerde ciddi oranda azaldı. Benzer şekilde, hardal otu ve cüce şemsiye ağacı yapraklarında da yaralanma sonrası parlama gözlendi.</p>

<p><strong>HÜCRELERİN STRESİ IŞIKLA GÖRÜLEBİLİR</strong></p>

<p>Bilim insanlarına göre bu parıltının kaynağı, hücrelerin stres altındayken ürettiği reaktif oksijen türleri. Yeterince yoğunlaştığında bu moleküller, hücrelerin elektronlarını uyararak foton yayılmasına neden oluyor. Bu keşif, gelecekte canlı dokulardaki stresi veya sağlık durumunu invazif olmayan bir yöntemle izleme imkânı sağlayabilir.</p>

<p><strong>SAĞLIĞIN ‘GÖRÜNMEZ AURASI’</strong></p>

<p>Her ne kadar paranormal “aura” iddialarını çağrıştırsa da, deneysel bulgular bilime dayanıyor. Araştırmacılar, bu zayıf ışığın bir gün insan sağlığını ölçmek için kullanılabileceğini düşünüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Bitirim</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/canlilar-olene-kadar-parliyor-biyofoton-kesfi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/resim-2025-09-24-152943299.png" type="image/jpeg" length="20991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar, Van Gölü'nün derinlikleriyle tanıştı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/cocuklar-van-golunun-derinlikleriyle-tanisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/cocuklar-van-golunun-derinlikleriyle-tanisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'da ilk kez dalış deneyimi yaşayan gençler ve çocuklar, uzman dalgıçlar eşliğinde Van Gölü'nün derinliklerini görme fırsatı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Dairesi Başkanlığı, çocukların ve gençlerin sosyal ve sportif etkinliklere katılımını sağlamak amacıyla eğitim programları düzenliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, kentte ilk kez çocuklara ve gençlere yönelik ücretsiz gerçekleştirilen dalış eğitimine katılanlara Van Diving Dalış Okulu'nda basınç, ekipman kullanımı ve nefes kontrolü gibi konularda teorik bilgi verildi.</p>

<p>Kademeler halinde eğitim programına dahil edilen yaklaşık 600 genç ve çocuk, dalgıç kıyafetleri giyerek eğitimciler eşliğinde Van Gölü'ne dalış yaptı.</p>

<p>İlk kez dalış yapmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşayan çocuklar ve gençler, gölün derinliklerindeki mikrobiyalitleri (mercan) ve su altında kalan yapıları görme fırsatı buldu.</p>

<h3><strong>"Hedefimiz bin öğrenciye ulaşmak"</strong></h3>

<p>Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu İl Temsilcisi ve dalış eğitmeni Serkan Ök, öğrencileri Van Gölü'nün mavi dünyasıyla buluşturmayı amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Eğitimin devam ettiğini belirten Ök, "Hedefimiz bin öğrenciye ulaşmak. Başarılı olan öğrencilerimizi önümüzdeki yıl yıldız dalgıç olarak yetiştirmeyi planlıyoruz. Türkiye hilali tamamlayan yıldız gibi üç tarafı denizlerle çevrili bir yer. Bunun yanı sıra Van Gölü de bizim için önemli bir konumda yer alıyor. Bölgemizdeki dalgıç sayısını artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Gençlerin çoğu sualtı ile ilk defa tanışıyor"</strong></h3>

<p>Dalış ve cankurtanlık eğitimleri veren Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Dalış Eğitmeni Mehmet Ferhat Öztürk ise çocukları ve gençleri su altıyla buluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>Veli izni alınan çocuklara dalış programlarıyla su altını tanıttıklarını dile getiren Öztürk, şunları kaydetti:</p>

<p>"Gençlerin çoğu sualtı ile ilk defa tanışıyor, bazıları heyecanlanıyor, bazıları korkuyor. Yaklaşık 40, 45 dakikalık bir brifing yapıyoruz, ekipman ve dalış becerilerini tanıtıyoruz. Ardından suya girip 3, 5 metre arasında tanıtım dalışları yaptırıyoruz. Çocukların su altındaki canlılığı ve ekolojik yapıyı görmesini amaçlıyoruz. Mikrobiyolitler gibi su altı oluşumlarımızı tanıtıyoruz. Derinlere inemiyoruz ama mümkün olduğunca su altı dünyasını gösteriyoruz."</p>

<h3><strong>"Van Gölü'nün derinliklerini görmek güzel bir duygu"</strong></h3>

<p>Van Piri Reis Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi Nisanur Ersevinç de "Dalgıçlarımız ellerinden gelen her şeyi yaptılar ve en iyi şekilde suya dalıp çıktık. Dalış çok rahattı. Herkesin bunu denemesi gerektiğini düşünüyorum. İlk defa dalış yaptığım için biraz heyecanlıydım ve keyif aldım." diye konuştu.</p>

<p>Gölün güzellikleriyle tanışmanın mutluluğunu yaşadığını anlatan öğrencilerden Murat Felek, "Van Gölü'nün derinliklerini görmek güzel bir duygu. Dalış yapmaktan büyük bir keyif aldım. Bundan sonra bunu yapmaya devam edeceğim." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/cocuklar-van-golunun-derinlikleriyle-tanisti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Sep 2025 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/cocuklar-van-golunun-derinligiyle-tanisti.jpg" type="image/jpeg" length="69036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düzce'de her gün pencerede çöp kamyonunu bekleyen küçük kıza oyuncaklı jest]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/duzcede-her-gun-pencerede-cop-kamyonunu-bekleyen-kucuk-kiza-oyuncakli-jest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/duzcede-her-gun-pencerede-cop-kamyonunu-bekleyen-kucuk-kiza-oyuncakli-jest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Belediyesi temizlik personeli, her gün evinin penceresinde çöp kamyonunu bekleyen 2 yaşındaki kıza oyuncak hediye etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Darıcı Mahallesi’nde her gün heyecanla evinin penceresinde çöp kamyonunun gelmesini bekleyen 2 yaşındaki Melisa'nın ilgisine kayıtsız kalmadı.</p>

<p>Çöp kamyonunu her gün olduğu gibi büyük bir sevinçle bekleyen Melisa'ya, evin önüne gelen temizlik görevlileri tarafından oyuncak hediye edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küçük kız aldığı hediyeyle mutlu olurken, aile de belediye ekiplerine bu anlamlı jest için teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/duzcede-her-gun-pencerede-cop-kamyonunu-bekleyen-kucuk-kiza-oyuncakli-jest</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Sep 2025 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/duzcede-her-gun-pencerede-cop-kamyonunu-bekleyen-kucuk-kiza-oyuncakli-jest.jpg" type="image/jpeg" length="32142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuruyan Tersakan ve Bolluk göllerinden geriye tuz tabakası kaldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kuruyan-tersakan-ve-bolluk-gollerinden-geriye-tuz-tabakasi-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kuruyan-tersakan-ve-bolluk-gollerinden-geriye-tuz-tabakasi-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde, önceki yıllarda çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan Tersakan ve Bolluk gölü, kuruyup çatlayan ve tuzla kaplanan zeminiyle çorak arazileri andırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yağış miktarının önemli ölçüde azalması, akarsuların kuruması, yer altı sularının da çekilmesi nedeniyle beslenebileceği kaynak kalmayan göller, sularından elde edilen sodyum sülfat ve sodyum karbonat ile endüstriyel üretim için de önem taşıyor.</p>

<p>Geçmişte birçok canlı türünü barındıran, göçmen kuşların beslenme ve üreme alanlarından olan göllerin kuruması, yaban hayatını da tehdit ediyor.</p>

<p>Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fetullah Arık, 50 santimetre ile 1,5 metre arasında değişen su seviyeleri bulunan göllerin, bu yıl tamamen kuruduğunu söyledi.</p>

<p>Bu durumun havzadaki genel kuraklığın en temel göstergelerinden olduğuna işaret eden Arık, kuruyan iki gölün, doğal hayat ve endüstriyel üretim açısından ciddi sorun oluşturacağını dile getirdi.</p>

<p>Göllerin kurumasının, yöreye özgü yaşam formlarını da bitirebileceğine işaret eden Arık, "Bu göller kuşların yaşam alanları ve göçmen kuşların da duraklarındandı. Bölgede karakteristik olarak anılan bazı kuş türleri burada gelip üremelerini gerçekleştirip daha sonra da sıcak bölgelere gidiyorlardı. Suyu kaybettiğimiz zaman canlı varlığını da kaybetmiş oluyoruz. Bu kuşları çeken en önemli şey suyun varlığı." ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>"Sudan çıkarılan mineraller endüstride birçok alanda kullanılıyordu"</strong></h3>

<p>Arık, sahada çeşitli göletlerde yaptıkları incelemelerde, suyun neredeyse tükenme noktasına geldiğini gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bunun temel nedeni zaten içinde bulunduğumuz kuraklık ve havzayı besleyen akarsuların artık bu bölgeye suyu getirememesi yani o bölgelerde de kuraklığın olması. Yağışın oldukça az seyretmesi. tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi için yer altı suyundan yoğun şekilde yararlanıyoruz. Ruhsatlı kuyulardan ve sahada çok yaygın bulunan kaçak kuyulardan çekilen yer altı suyuyla üretim yapılıyor. Yer altı su seviyesi de çok ciddi, tehlikeli şekilde düşüyor. Bu yıl bazı bölgelerde, bazı gözlem kuyularında onlarca metreyle ifade edilen düşümler söz konusu. Vatandaşlar mevcut kuyularını kapatıp, yenisini açmak isteyebiliyor ama yeni açılan kuyularda da maalesef su bulunamıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tersakan ve Bolluk gölünün sularının halk arasında "acı su" olarak bilindiğini anlatan Arık, "Sudan çıkarılan mineraller endüstride birçok alanda kullanılıyordu. Tuzun kullanıldığı tek alan sofralık tuz değil. Hatta belki de en az kullanıldığı alan. Birçok kimyasal için gerekli bir sodyum karbonat, sodyum sülfat kaynağı buralar. Bu göllerin suları tarımsal sulama için kullanılmıyor ama endüstri için gerekli." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kuruyan-tersakan-ve-bolluk-gollerinden-geriye-tuz-tabakasi-kaldi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/konyada-kuruyan-tersakan-ve-bolluk-golunden-geriye-tuz-tabakasi-kaldi.jpg" type="image/jpeg" length="74471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kastamonu'da Türk fındığı ağaçları asırlardır meyve veriyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kastamonuda-turk-findigi-agaclari-asirlardir-meyve-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kastamonuda-turk-findigi-agaclari-asirlardir-meyve-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun Ağlı ilçesinde bulunan Türk fındığı ağaçları, yüzlerce yıldır meyve vermeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Valiliği ile İl Özel İdaresinin hazırladığı "Kastamonu Anıt Ağaçları" kitabında, Ağlı ilçesinin Tunuslar ve Müsellimler köylerinde bulunan Türk fındığı ağaçlarının bazılarının yaşlarının 500 yılı bulduğu bilgisi yer alıyor.</p>

<p>Boyu tek gövdede 30 metreye ulaşabilen Türk fındığı ağacının meyveleri genellikle sivri, kabuklarının kırılması zor ancak içi yağlı oluyor.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sezgin Ayan, AA muhabirine, Türk fındığının Türkiye'de genellikle Batı Karadeniz bölgesinde görülen bir tür olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayan, "Tunuslar'daki doğal popülasyonda her ne kadar artım burgusuyla yaş tespiti yapmasak da ilk tespitlerine göre minimum 370 yaşa sahip olduğunu, daha sağlıklı incelemelerde 500, belki daha da yukarıda yaşa sahip olduğunu söyleyebilirim. Hem çap gelişimi hem de ilk gözlemlerimiz bu anlamda bize yön veriyor." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müsellimler köyünde ise ağacın çevresi veya göğüs çapı baz alındığında çok daha ileri yaşlarda bireyler olduğunun söylenebileceğine işaret eden Ayan, "Belki ağacın çok güçlü, dayanıklı bir gövde odunu bulunması, öz odunun özelliğinin kırmızımtırak renkte ve uzun ömürlü olması bize doğal ömürlerinde ileri yaşlarda bireyler sunma imkanı sağlıyor." ifadesini kullandı.</p>

<h3><strong>"Çok güzeldir, lezzeti, yağ oranı yüksektir"</strong></h3>

<p>Müsellimler köyü sakinlerinden Hakkı Aslan ise hala fındık ağaçlarından meyve toplamaya devam ettiklerini vurgulayarak, "Ağaçlarda fındık olduğu zamanlarda toplarız, isteyene veririz, kendimiz yeriz. Götürüp pazarda satmıyoruz ama isteyen olursa onlara satıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Fındıkların çok özel olduğunu dile getiren Aslan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çok güzeldir, lezzeti, yağ oranı yüksektir. Toprakta bitmez, çakıllarda, kayaların arasında biter. Başka yerlere götürülüp diktiğin zaman olmaz, meyve vermez. Buraya bir has Türk fındığımızdır bu. Yıllardır Türk fındığı buralarda var, toplar yeriz. Tam sayıyı bilmiyorum ama 1500, 2 bin ağaç vardır." bilgisini verdi.</p>

<h3><strong>"Kesintisiz fındık vermeye devam ediyorlar"</strong></h3>

<p>"Kastamonu Anıt Ağaçları" kitabının yazarlarından Cebrail Keleş ise ağaçların tesadüfen bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kitap için araştırma yaptığı dönemde 2010 yılında Türk-Tunus Dostluk Günü vasıtasıyla etkinlik yapıldığını anlatan Keleş, "Buradaki türbeye çıkan yolun yapımı esnasında geldiğimde çok büyük ağaçların olduğunu ve ağaçların üzerindeki fındıkları görünce çok şaşırdım. Daha önce hiç bu kadar büyük fındık ağacı görmemiştim. Bizim bildiğimiz fındıklar küçük, ocak tipi. Biraz araştırmasını yapınca çevrede çok bulunduğunu ve tarihsel yapıya da sahip olduğunu öğrendik." dedi.</p>

<p>Bölgedeki fındık ağaçlarının yaşının 500 yıl civarında olduğunu belirten Keleş, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Kesintisiz fındık vermeye devam ediyorlar. Fındık zamanı köylülerimiz bunları topluyor. Bu ağaçlarımız fidan olarak yükselmeye başladığında 1500'lü yıllardı. Nesiller boyu ağaçlar aynı şekilde kaldı, meyve vermeye devam ediyor. Bir fındık ağacının ömrünün 1000 yıldan fazla olduğu biliniyor. Belki de yüzlerce yıl daha fındık vermeye devam edecekler."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kastamonuda-turk-findigi-agaclari-asirlardir-meyve-veriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 19:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/kastamonuda-turk-findigi-agaclari-yuzlerce-yildir-meyve-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="62286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tamire getirilen otomobilin motor kısmından çıkarılan kediyi usta sahiplendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/tamire-getirilen-otomobilin-motor-kismindan-cikarilan-kediyi-usta-sahiplendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/tamire-getirilen-otomobilin-motor-kismindan-cikarilan-kediyi-usta-sahiplendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce'de tamir için getirilen otomobilin motor kısmından çıkarılan kedi yavrusunun yeni yuvası tamirhane oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Mahalle'de bulunan oto bakım servisine yaklaşık 10 gün önce tamir için bir otomobil getirildi.</p>

<p>Otomobili tamir etmek için kaputu açan motor ustası Mümin Ataseven, kedi sesi duydu.</p>

<p>Ataseven, bulunduğu yerden çıkardığı kedi yavrusunu sahiplendi.</p>

<p>Sevimli tavırlarıyla dikkati çeken "Çırak" ismi verilen kedi, zaman zaman Ataseven'in tamir yaparken omzuna da çıkıyor.</p>

<p>Ataseven'in yanından ayırmadığı kedi, iş yerinde çalışanların ve müşterilerin neşe kaynağı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Hayvan sevgisi her insanda olmalı"</strong></h3>

<p>Mümin Ataseven, tamir için dükkana getirilen bir otomobilin kaputunu açtıktan sonra kedi sesi duyduğunu söyledi.</p>

<p>Hayvanı bulunduğu yerden çıkardığını anlatan Ataseven, "Kedinin çıkmasına müşterimiz de çok sevindi ama 'Ben bakamam.' dedi. Çok seyahat ettiği için almak istemedi. Biz sahiplendik burada. Güzel bir yatak hazırladım ona. İyice alıştı buraya. İsmi de 'Çırak' oldu." diye konuştu.</p>

<p>Tamirhanede bakımını üstlendiği kedinin hem çalışanların hem de müşterilerin maskotu haline geldiğini belirten Ataseven, "İş yaparken kucağıma geliyor, oyun oynamaya çalışıyor. Aramızda bir bağ oluştu. Müşterilerimize de çok yakın davranışlar sergiliyor." dedi.</p>

<p>Ataseven, hayvan sevgisinin her insanda olması gerektiğini dile getirerek, "Hayvanları gerçekten çok seviyorum. Allah güç verdiği sürece de bakmaya ve kollamaya çalışacağım. Çok hareketli bir kedi. Bazen dükkandan kaçıp komşuların dükkanlarına gidiyor. Elimden geldiğince göz kulak oluyorum ama çok hareketli." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/tamire-getirilen-otomobilin-motor-kismindan-cikarilan-kediyi-usta-sahiplendi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/tamire-getirilen-otomobilin-motor-kismindan-cikarilan-kediyi-usta-sahiplendi.jpg" type="image/jpeg" length="91951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekosistemde tehlikeli değişim! Büyük beyazların yokluğu yeni kriz yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ekosistemde-tehlikeli-degisim-buyuk-beyazlarin-yoklugu-yeni-kriz-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ekosistemde-tehlikeli-degisim-buyuk-beyazlarin-yoklugu-yeni-kriz-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Afrika kıyılarında yıllardır denizlerin en korkulan avcısı olan büyük beyaz köpek balıkları, yalnızca iki katil balinanın saldırıları nedeniyle yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı. Bu durum, ekosistemin dengesini tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük beyaz köpekbalığı (Carcharodon carcharias), keskin dişleri ve avcılığa uygun gövdesiyle okyanusların zirve yırtıcılarından biri olarak bilinir. Ancak Güney Afrika kıyılarında son yıllarda bu dev avcıların izine rastlamak giderek zorlaştı. Nedeni ise Port ve Starboard adı verilen iki orka.</p>

<p><strong>AVCILARIN AVINA DÖNÜŞTÜLER</strong></p>

<p>2017’den bu yana Gansbaai kıyılarında büyük beyaz köpekbalıklarının ortadan kaybolmasının nedeni önce aşırı avcılık sanılıyordu. Ancak 2022’de yapılan araştırmalar, orka çiftinin köpekbalıklarını avladığını ortaya koydu. Katil balinalar, köpekbalıklarının yağ ve besin bakımından zengin karaciğerlerini hedef alıyor. 2017’den beri kıyıya vuran en az dokuz büyük beyazın karaciğerleri alınmış halde bulunması bu saldırıları doğruluyor.</p>

<p><strong>EKOLOJİK DENGE TEHLİKEDE</strong></p>

<p>Büyük beyazların yokluğunda, onların ekolojik boşluğunu bakır köpekbalıkları (Carcharhinus brachyurus) doldurmaya başladı. Ancak orcalar bu türü de avlıyor. Büyük beyazların denetiminden çıkan foklar ise Afrika penguenlerini ve küçük balıkları daha çok tehdit ediyor. Uzmanlara göre bu zincirleme etki, ekosistemin kaldırabileceğinden fazla baskı oluşturabilir.</p>

<p><strong>NEDEN KARACİĞERLERİ HEDEF ALIYORLAR?</strong></p>

<p>Köpek balıklarının karaciğerleri, uzun göç yolculukları için depoladıkları yağlarla dolu. Bu, orcalar için enerji açısından eşsiz bir besin kaynağı. Bilim insanları, bazı orka gruplarının av tercihlerinde değişim yaşadığını ve özellikle köpekbalıklarına yöneldiklerini düşünüyor.</p>

<p><strong>NESLİ ZATEN TEHLİKEDE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zaten dünya genelinde sayıları azalan büyük beyazların, bu yeni avcı baskısı altında daha da zor durumda kalabileceği uyarısı yapılıyor. Uzmanlar, vatandaş bilimi ve izleme çalışmalarıyla bu predasyonun uzun vadeli etkilerini anlamaya çalışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Bitirim</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ekosistemde-tehlikeli-degisim-buyuk-beyazlarin-yoklugu-yeni-kriz-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Sep 2025 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/resim-2025-09-20-112751935.png" type="image/jpeg" length="19691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağır yaralı ceylan rehabilitasyon merkezinde yaşama tutundu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/agir-yarali-ceylan-rehabilitasyon-merkezinde-yasama-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/agir-yarali-ceylan-rehabilitasyon-merkezinde-yasama-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da doğada yaralı ve bitkin halde bulunduktan sonra tedavi altına alınan ceylan, Gölpınar Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde hayata tutundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce koruma altında tutulan ceylanların neslinin devamı için çaba gösteriliyor.</p>

<p>Vatandaşlar tarafından doğada yaklaşık 3 ay önce vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanmış halde bulunarak ekiplere teslim edilen ceylan, rehabilitasyon merkezinde Veteriner Hekim Uğur Özbay ve ekibi tarafından tedavi altına alındı.</p>

<p>Burada özenle tedavi edildikten sonra yaraları kapanarak sağlığına kavuşmaya başlayan ceylan, bakımının ardından doğaya salınacak.</p>

<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar 3. Bölge Müdürü Hakan Mumcuoğlu, AA muhabirine, Gölpınar Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde 2013 yılından bu yana 2 bin 844 hayvanın tedavi edilerek doğaya bırakıldığını, 52 yaban hayvanın bakım ve tedavisinin ise devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaban hayatının tekrar canlanması, güçsüz duruma düşen, tedaviye muhtaç kalan hayvanların doğaya kazandırılması için merkezde gerekli çalışmaların yapıldığını anlatan Mumcuoğlu, türkülere konu olan 400 Urfa ceylanının Kızılkuyu Ceylan Üretme İstasyonu'nda koruma altında tutulduğunu ifade etti.</p>

<h3>Tekrar doğaya salınacak</h3>

<p>Ağır yaralanan ceylanın tedavisinin özenle yapıldığını belirten Mumcuoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Doğada bir kovalamaca sonucu yaralandığını tahmin ediyoruz. Ciddi yaraları ve kanaması vardı. Tedavisi de bu yönde gerçekleştirilerek yaraları çok şükür kapandı. Tedavisi olumlu sonuçlandı. Burada veterinerlerimiz vasıtasıyla istasyonumuzda özel tedaviye alındı. Bitkin ve yaşama tutunması zor bir haldeydi. İtinayla ve özenle bakılarak, rehabilite edilerek ceylanımız tekrar hayata tutunacak hale geldi. İnşallah en kısa sürede doğaya salacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/agir-yarali-ceylan-rehabilitasyon-merkezinde-yasama-tutundu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 18:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/09/thumbs-b-c-b482440fa2931a6bbcd936bab33b45f4.jpg" type="image/jpeg" length="13788"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
