<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:07:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayak sezonu açıldı, Vali kayak severleri davet etti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ardahan'da etkili olan kar yağışının ardından kayak sezonu resmen açıldı. Hazırlıkları tamamlanan kayak merkezinde pistler ve mekanik tesisler hizmete girerken, sezonun ilk gününde kayak severler pistlere akın etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ardahan'da etkili olan kar yağışının ardından kayak sezonu resmen açıldı. Hazırlıkları tamamlanan kayak merkezinde pistler ve mekanik tesisler hizmete girerken, sezonun ilk gününde kayak severler pistlere akın etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılışla ilgili açıklama yapan Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, kar kalınlığının istenilen seviyeye ulaştığını belirterek, 'Ardahan Yaalnızçam Kayak Merkezi gerçekten çok özel bir yer. Bugüne kadar buraya yatırım yapıp emek verenlere teşekkür ediyorum. Bize düşen burayı en güzel şekliyle kullanmak, en güzel şekliyle duyurmaktır. Atıl kalan bir otelimiz var burada, Allah nasip ederse bu otelimizi de faaliyete alıp tekrar ekonomiye kazandırmaktır. Reklamını, tanıtımını en iyi şekilde yapıp, milletimize, şehrimize, esnafımıza faydalı olacak, sportif camiaya, turistik camiaya burayı duyuracak şekilde hep birlikte el birliğiyle gayret edeceğiz' dedi.</p>

<p>Yetkililer, sezon boyunca pist güvenliği, ulaşım ve konaklama konusunda gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Kayak merkezinde hafta sonları yoğunluk yaşanması beklenirken, bölge esnafı da sezonun turizme ve ekonomiye katkı sağlamasını umut ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/01/agency/iha/kayak-sezonu-acildi-vali-kayak-severleri-davet-etti.jpg" type="image/jpeg" length="61238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilise olarak kullanılan tarihi yapı kültürel etkinliklerle yeniden canlanıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da "Reji Kilisesi" olarak da bilinen Aziz Petrus ve Aziz Paulus Kilisesi, Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi olarak kültürel ve sanatsal etkinliklerle yeniden hayat buluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Mahallesi'nde 6. yüzyıla ait kilise kalıntısının üzerine 1861 yılında "Hz. İsa'nın iki havarisi Aziz Petrus ve Aziz Paulus"un anısına inşa edilen yapı, 1924'e kadar Süryani cemaatinin ibadet mekanı olarak kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentteki Süryanilerin Suriye'nin Halep kentine göçünün ardından ibadet işlevini yitiren yapı, bir dönem depo ve fabrika olarak kullanıldı.</p>

<p>Şanlıurfa Valiliğinin 1998'de başlattığı restorasyon çalışmalarının ardından kilise, 24 Mayıs 2002'de "Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi" adıyla yeniden hizmete açıldı.</p>

<p>Çeşitli sosyal etkinliklere, konserlere, eğitim faaliyetlerine ve uluslararası toplantılara ev sahipliği yapan tarihi yapı, şehrin kültürel yaşamına önemli katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Yurt dışı toplantılarına da ev sahipliği yapıyor</strong></p>

<p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi Başkanı Merve Ofluoğlu, AA muhabirine, yapının hem tarihsel değeri hem de mimari dokusuyla dikkat çektiğini belirtti.</p>

<p>Ziyaretçilerin yapıya hayran kaldığını ifade eden Ofluoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Burası kilise olarak inşa edilmiş bir yapı olsa da daha sonra tütün deposu olarak kullanıldığı için halk arasında Reji Kilisesi olarak biliniyor. Şu anda restore edilmiş haliyle kamu binası olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda Konservatuvar Şube Müdürlüğümüzün de bulunduğu bir kültür merkezi. Aktif bir ibadet mekanı olmadığı için butik festivaller, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikleri burada gerçekleştiriyoruz. Özellikle yurt dışı toplantılarını bu alanda yapıyoruz. Gelen yabancı konuklar, tarihi atmosfer karşısında gerçekten hayran kalıyor."</p>

<p>Yapının Şanlıurfa'nın tanıtımında dikkat çektiğini dile getiren Ofluoğlu, "Tarihi Urfa sokaklarında ilerlerken Reji Kilisesi, aniden karşınıza çıkan çok özel bir yapı. Biz de bunu kentin tanıtımında etkin biçimde kullanmaya çalışıyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kilise-olarak-kullanilan-tarihi-yapi-kulturel-etkinliklerle-yeniden-canlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/kilise-5.jpeg" type="image/jpeg" length="29054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece müzeciliğinde ziyaretçi rekoru]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulaması yoğun ilgi gördü. 1 Haziran–1 Ekim 2025 arasında düzenlenen gece müzeciliği programı kapsamında 554 bin 516 ziyaretçi ağırlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamasının bu yıl tarihi bir başarıya ulaştığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, gece müzeciliğine gösterilen yoğun ilgiyi şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>"Bu yıl 554 binden fazla misafirimizi ağırladığımız gece müzeciliğimiz, kültürümüzün sadece gündüz değil, gecenin büyüsünde de nasıl görkemle parladığını herkese gösteriyor."</p>

<p><strong>Yoğun talep üzerine uzatılmıştı</strong><br />
Normalde 1 Ekim’de sona eren uygulama; Efes Örenyeri ve Side Örenyeri için 2 Kasım’a kadar devam etti. Bu kapsamda iki noktada gece ışıklandırmaları, rehberli turlar ve açık hava gezi güzergâhları ziyaretçilerin erişimine açık kaldı. Galata Kulesi’inde ise uygulama halen devam ediyor</p>

<p><strong>Rekor sezon</strong><br />
Bu yıl en çok ziyaret edilen gece müzeciliği alanları arasında Efes Örenyeri, Galata Kulesi ve Pamukkale Hierapolis Örenyeri öne çıktı. Özellikle yerli ve yabancı turistlerin gece serinliğinde antik yapıları deneyimleme isteği, ziyaretçi sayılarında önceki yılların üzerine çıkan güçlü bir ivme yarattı. Gece müzeciliği, tarihi mirasın günün farklı zamanlarında özel bir atmosferle sunulmasını sağlayarak kültür turizmine yeni bir boyut kazandırmaya devam ediyor. Bu yıl elde edilen yüksek ziyaretçi sayısı, uygulamanın gelecek sezonlarda daha geniş bir alana yayılacağına işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gece-muzeciliginde-ziyaretci-rekoru</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/der64.jpg" type="image/jpeg" length="25243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Garip akımının son temsilcisi: Melih Cevdet Anday]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk şiirinin ustalarından, "Garip" şiir akımının son temsilcisi, şairliğinin yanı sıra tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı olan çevirmen Melih Cevdet Anday'ın vefatının 23. yılı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Garip" şiir akımının son temsilcisi Melih Cevdet Anday, 13 Mart 1915'te Hatice Nadide ve İbrahim Cevdet çiftinin üçüncü çocuğu olarak Çanakkale'de dünyaya geldi.</p>

<p>Nüfus kaydı, doğumundan bir süre sonra İstanbul Fatih'te yapıldığı için doğum yeri birçok kaynakta İstanbul olarak gösterilen Anday, Zeynep Oral'la 1988'de yaptığı söyleşide, babasının yedek subaylık görevinde bulunduğu esnada Çanakkale'de doğduğunu ve doğumdan hemen sonra babasının onu, annesi ve kardeşleriyle İstanbul'a yolladığını ifade etmişti.</p>

<p>Anday'ın çocukluğu, babasının akrabalarından oluşan geniş bir aile içerisinde Kadıköy'de geçti. Bu geniş aile içerisinde 2. Abdülhamid'in bir dönem hususi hekimliğini de yapan Mukim Paşa ile İstanbul Üniversitesinde fizyoloji kürsüsünü kuran Kadri Raşit Paşa gibi tanınmış isimler de vardı. Fransa'da tıp eğitimi alan ve edebiyata özel ilgisi olan Kadri Raşit Paşa, Anday'ın edebiyata ilgisinin artmasında ve Batı edebiyatını tanımasında önemli rol oynadı.</p>

<p><strong>Oktay Rifat ve Orhan Veli ile okul arkadaşı oldu</strong><br />
İlkokulu Kadıköy 35. İlkokulunda, ortaokulu ise Kadıköy Ortaokulunda okuyan yazarın edebiyata ilgisi henüz okul sıralarındayken arttı. Edebiyat eğitimini yarıda bırakan babasının önerisiyle Ziya Paşa ve Abdülhak Hamit'in şiir kitaplarının yanı sıra Nazım Hikmet, Reşat Nuri Güntekin ve Halit Ziya'nın arasında olduğu birçok ünlü yazarı keşfetti.</p>

<p>Liseyi Ankara Gazi Lisesi'nde okuyan Anday'ın okul arkadaşları arasında Oktay Rifat ve Orhan Veli vardı. Türk edebiyatının üç önemli ismi, okulda çıkarılan "Sesimiz" adlı derginin komitesinde birlikte görev aldı.</p>

<p><strong>Yazar Prof. Dr. Hakan Sazyek, Anday’ın Sesimiz dergisindeki yazılarına ilişkin şu bilgileri vermişti:</strong></p>

<p>"Melih Cevdet'in ürünleri ise derginin yedinci sayısından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Onun yazılarında, arkadaşlarına göre daha bir çeşitlilik göze çarpar. Hikaye 'Dilenci', makale 'İktisat Haftası Münasebetiyle', eleştiri 'Ahmet Haşim' ve şiir 'Rahatlık' gibi değişik türlerdeki çalışmaları ile yer almıştır Sesimiz'in sayfalarında. Ahmet Haşim'in ölümü üzerine kaleme aldığı yazıda, sonraları mensubu olacağı hareket tarafından eleştirilen şairi öven bir tutum içindedir. Melih Cevdet, bu yazısında şiir geleneğimizi özümsemiş bir kimlik içinde görünür. 'Rahatlık' başlıklı şiirinde ise o da Oktay Rifat gibi, hececi şiirin biçim ve imge anlayışının etkisindedir."</p>

<p><strong>"Ukde" şiiri 1936'da Varlık dergisinde yayımlandı</strong><br />
Lise yıllarında edebiyatın her alanında eserler üretmeye başlayan Anday'ın, "Ukde" isimli şiiri 1936'da Varlık dergisinde okuyucuyla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Melih Cevdet Anday önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine, ardından Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine yazıldı. Bir yandan da Devlet Demiryollarında memur olarak çalışmaya başladı. Ancak üniversite eğitimini yarım bıraktı.</p>

<p>Sosyoloji öğrenimi için 1938'de Belçika'ya giden şair, üç ay gibi kısa bir süre sonra maddi imkansızlıklar sebebiyle memlekete geri döndü.</p>

<p>Usta edebiyatçının şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem ve Yön dergilerinde okurla buluştu.</p>

<p><strong>Şiiri bir araştırma alanı olarak görüyordu</strong><br />
Şiiri bir araştırma alanı olarak gören şair, 87 yıllık şiir yaşamı boyunca şiirin birçok alanında olduğu gibi anlam konusunda da daima bir araştırma peşindeydi.</p>

<p>Türk şiirinde belki de ilk kez Anday’la görülen, şiiri için ek açıklama yazma gereği duyma isteği, anlamı itmediğinin, okuyucuyu dışlamadığının bir göstergesi. Anlam konusunda bütün olup biten içerik ve yapının kuruluşu ile ilgili.</p>

<p><strong>Üç arkadaş Garip Akımı'nı başlattı</strong><br />
Orhan Veli, Oktay Rifat ve Anday, "Garip Akımı"nı başlattıktan sonra 1941'de "Garip" isimli şiir kitabını çıkardı. Aynı şiir çizgisinde yürüyen üç arkadaş, duygu bakımından ise birbirinden ayrıldı.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı yıllarında, farklı zaman dilimlerinde 2 kez askere çağrılan ve toplam 4 yıl vatani görevini yapan usta edebiyatçı, teğmen olarak terhis oldu.</p>

<p>Hasan Ali Yücel'in tavsiyesiyle Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğüne memur atanan Anday, 1942'den itibaren Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara İl Halk Kütüphanesi'nde memurluk ve çevirmenlik yaptı.</p>

<p>Daha sonra İstanbul'a yerleşen Anday, 1953-1954'te Akşam gazetesinde sayfa sekreterliği yaptı, gazetenin sanat-edebiyat sayfasını hazırladı.</p>

<p>Başarılı yazar, 1958-1964'te Tercüman, Büyük Gazete ve Cumhuriyet'te yazılarını kaleme aldı. İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğine 1954'te başlayan Anday, 1977'de emekli oldu.</p>

<p>Melih Cevdet Anday, 1964-1969'da TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunurken, 1979'da ise UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris'e gitti.</p>

<p>İlk dönem şiirlerinde kısa üçlüklerde yaşama sevinci, savaş karşıtlığı ve aşk temalarını işleyen usta kalem, "Rahatı Kaçan Ağaç" şiiriyle duygudan düşünceye yöneldiği döneme geçerek dünya sorunlarını işledi. "Yan Yana" ve "Telgrafhane" şiirleriyle toplumcu şiire yönelen usta şair, 1963'te kaleme aldığı "Kolları Bağlı Odysseus" ve "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" şiirleriyle ise mitolojik unsurlara ve tarihe yönelerek, evrensel değerleri ve Anadolu'daki eski uygarlıkları ele aldı.</p>

<p><strong>Roman ve şiir kitaplarının yanı sıra çok sayıda çeviriye de imza attı</strong><br />
Anday, eserlerinde kendi adı haricinde Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu adlarını da kullandı.</p>

<p>Orhan Veli ve Oktay Rifat ile kaleme aldığı Garip kitabının dışında 1946'da "Rahatı Kaçan Ağaç", 1952'de "Telgrafhane", 1956'da "Yanyana", 1962'de "Kolları Bağlı Odysseus", 1970'te "Göçebe Denizin Üstünde", 1975'te "Teknenin Ölümü", 1978'de "Sözcükler", 1981'de "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış", 1984'te "Tanıdık Dünya", 1989'da "Güneşte", 1995'te ise "Yağmurun Altında" adlı şiir kitaplarını okuyucuyla buluşturdu.</p>

<p>Şiir ve roman çevirileri de yapan usta edebiyatçı, "Aylaklar", "Gizli Emir", "İsa'nın Güncesi", "Meryem Gibi " ve "Birbirimizi Anlayamayız" adlı romanlar ile "İçerdekiler", "Mikadonun Çöpleri", "Yarın Başka Koruda", "Dikkat Köpek Var", "Ölüler Konuşmak İster", "Müfettişler" ve "Ölümsüzler" adlı tiyatro oyunlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda eseri kaleme aldı.</p>

<p>Anday'ın oyunları başta Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları olmak üzere çeşitli tiyatro grupları tarafından izleyiciyle buluşturuldu.</p>

<p>Usta yazar, 1970'te TRT Roman Armağanı, 1973'te TDK Çeviri Ödülü, 1976'da Yeditepe Şiir Armağanı, 1978'de Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1981'de İş Bankası Büyük Ödülü, 1984'te Enka Sanat Ödülleri, 1991'de TÜYAP Onur Ödülü, 2000'de ise Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü'nün sahibi oldu.</p>

<p>Solunum ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi gören Anday, 28 Kasım 2002'de vefat etti ve cenazesi ömrünün son yıllarını geçirdiği Büyükada'ya defnedildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRT HABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/garip-akiminin-son-temsilcisi-melih-cevdet-anday</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/der47.jpg" type="image/jpeg" length="25978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali" İstanbul'da başladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl 15. kez "Herkes İçin Adalet" ilkesiyle sinemaseverlerle buluşan "Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali" İstanbul'da başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Beyoğlu Sineması'nda düzenlenen açılış töreninde konuşan Festival Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer, festivalin sinema yoluyla hukuk ve adalete ilişkin sorunları gündeme getirdiğini söyledi.</p>

<p>Sözüer, bu yıl da dünyada çok ağır insan hakları ihlalinin yaşandığına işaret ederek, hukukun ve adaletin etkin gündem maddesi olması gerektiğini, festivalin de bu amaçla "Herkes İçin Adalet" ilkesiyle hukuk ve sinema dünyasını buluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında Filistin'e de yer veren Sözüer, şunları dile getirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin'de uzun yıllardır süregelen işgal ve abluka, Gazze'de on binlerce insanın imhası sürüyor. Sadece insanların yaşamları değil, yaşama dair her şeyi yok ediliyor. Savaşlar, ciddi biçimde artan silahlanma, eşitsizlikler ve adaletsizlikler umutları kırıyor ama dünyanın dört bir yanından cesur milyonlarca kişi, Sumud Filosu'yla hak ve özgürlüklere sahip çıkabiliyor."</p>

<p>Festivalin direktörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Bengi Semerci de "Adalet, herkesin istediği ama aynı zamanda herkesin korktuğu bir kelime. Bu festivalde onu öğrendik. İlk yılımızdan beri herkes için adalet diyoruz." dedi.</p>

<p><strong>Açılışta onur ödülleri verildi</strong></p>

<p>Açılış töreninde oyuncu Rüçhan Çalışkur ve yönetmen Wang Xiaoshuai'ye "Sinema Onur Ödülü" takdim edildi.</p>

<p>Xiaoshuai, ödülü aldıktan sonra film yapmanın bir kaçış yolu olduğu yorumunu yaparak, "Film yaparken gerçeklikten, yalnızlıktan ve korkudan kaçmanın ve kurtulmanın çok iyi bir yolu olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda film yaparken bu sevgiye, barışa, adalete ve özgürlüğe ulaşmak için çok güçlü bir silah. Yani film karanlığın içinden gelen bir ışıktır." diye konuştu.</p>

<p>Hukukçu akademisyen Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ise festival kapsamında "Akademik Onur Ödülü"nü aldı. Gazzeli yönetmen Rashid Mashrawi'ye de "Adalet Savunucusu Ödülü" takdim edildi.</p>

<p>Mashrawi, konuşmasında, "Kendi adıma bu festivalle aynı gemideymişiz gibi hissediyorum. Çünkü ben de yıllardır birçok filmde, birçok ülkede sadece adalet, özgürlük ve insan hakları arıyorum. Dolayısıyla bu ödül, benim için daha fazlasını katacak, beni sadece devam etmeye teşvik edecek, sorumluluk katacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Sinemaya Katkı Ödülü" ise görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis ile Uluslararası İşçi Filmleri Festivali'ne verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/15-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-istanbulda-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sas.jpg" type="image/jpeg" length="49923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 bin 500 yıldan daha eski devasa bir Bronz Çağı şehri ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arkeologlar, Kazakistan bozkırında 140 hektarlık alanı kaplayan büyük bir Bronz Çağı yerleşiminin kalıntılarını ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Semiyarka adı verilen şehir, 3.500 yıldan daha eski ve bölgede şimdiye dek keşfedilen en büyük planlı yerleşim olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Uluslararası araştırma, University College London (UCL) ve Durham Üniversitesi ile Toraighyrov Üniversitesi iş birliğiyle yürütüldü ve sonuçlar Antiquity dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Bozkır toplumlarına dair tüm bilinenleri sarsan keşif<br />
Kazılarda bulunan yapılar, iki sıra halinde düzenlenmiş dikdörtgen toprak yükseltiler üzerinde yer alan çok odalı evlerden oluşuyor.</p>

<p>Merkezde ise diğer yapılardan iki kat daha büyük bir bina kalıntısı bulundu. Bu yapı muhtemelen törensel alan, topluluk yapısı ya da etkili bir aileye ait konut olarak kullanıldı.</p>

<p>Araştırmanın baş yazarı Dr. Miljana Radivojević, bulguların önemini şöyle özetledi:</p>

<p>“Semiyarka, bozkır toplulukları hakkındaki düşüncelerimizi değiştiriyor. Görgeli olarak göçebe olduğunu düşündüğümüz toplulukların, kalıcı ve planlı şehirler kurabildiğini gösteriyor.”</p>

<p>Bronz üretiminin merkezi<br />
Araştırmacılar, şehrin güneydoğusunda kalay-bakır alaşımlı bronz üretimi için ayrılmış endüstriyel bir bölge tespit etti.</p>

<p>Bölgede tiegel (döküm kapları), cüruf ve bronz eserler bulundu. Bu bulgular, yerleşimde büyük ölçekli metalürji sistemlerinin işletildiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu keşif, Avrasya bozkırında bronz üretimine dair şimdiye kadarki en güçlü kanıtları sunuyor. Daha önce sadece Askaraly adlı bir başka geç dönem yerleşim kalay üretimiyle ilişkilendirilebilmişti.</p>

<p>Stratejik konum, ticaret ve kültürel bağlantılar<br />
Yerleşim, İrtiş Nehri üzerindeki yükseltilmiş bir noktada yer alıyor ve adını çevresindeki “Yedi Vadiden” (Semiyarka) alıyor.</p>

<p>Konumu nedeniyle bölgenin hem ticaret merkezi hem de bölgesel güç olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Şehir, Altay Dağları’ndaki bakır ve kalay yataklarına yakın konumda bulunuyor ve bu da endüstriyel faaliyetleri desteklemiş olmalı.</p>

<p>Buluntular, yerleşimde ağırlıklı olarak Alekseevka-Sargary kültürünün yaşadığını gösteriyor. Diğer parçalar, Cherkaskul halkıyla ticaret bağlantılarına işaret ediyor.</p>

<p>Yeni araştırma alanları<br />
Araştırmacılar, şehrin üretim ve ticaret ağını anlamak için kazılara devam edeceklerini, ayrıca aynı döneme ait mezarlıklar ve küçük kamp alanlarının inceleneceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/3-bin-500-yildan-daha-eski-devasa-bir-bronz-cagi-sehri-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 08:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/mes31-2.jpg" type="image/jpeg" length="75607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neolitik Dönem'in sırları açığa çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en büyük arkeoloji projelerinden biri olan Taş Tepeler'de Neolitik Dönem'e ışık tutan 30 yeni buluntu açıklandı.
Neolitik Dönem'in sırları açığa çıkıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa'da yürütülen Taş Tepeler projesinin 5'inci yılında Karahantepe Karşılama Merkezi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında bilim dünyasını heyecanlandıran yeni keşifleri paylaştı.</p>

<p>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Taş Tepeler Kazı Başkanı Necmi Karul ve il protokolünün de katıldığı tanıtım toplantısında Ersoy, Sayburç kazılarında ortaya çıkarılan ağzı dikili şekilde tasvir edilmiş yüz ifadesiyle ölü bir bireyi çağrıştıran heykelin ölüm ritüelleri ve sembolik anlatım bakımından benzersiz bir keşif olduğunu vurguladı.</p>

<p>Göbeklitepe’de D Yapısı’nın duvarı içine, adak olarak yerleştirildiği düşünülen insan heykelinin bulunduğunu belirten Ersoy, eserin Neolitik Dönem'deki heykeltıraşlık üslubuna dair son derece estetik ve etkileyici bir örnek sunduğunu söyledi.</p>

<p>Sefertepe’de 2025 sezonunda ortaya çıkan iki ayrı insan yüzü kabartmasını da paylaşan Ersoy, biri yüksek, diğeri alçak kabartma tekniğiyle işlenen bu eserlerin, daha önce Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç’ta görülen üsluplardan farklı bir estetik taşıdığı belirtti. Ersoy, ayrıca Sefertepe’de bulunan, çift yüzlü insan motifi işlenmiş siyah serpantin boncuğun da bölgenin sembolik dünyasına ışık tutan önemli bir bulgu olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Taş Tepeler dünyanın Neolitik başkenti olacak</strong><br />
Bölgede elde edilen bulguların 12 bin yıl önce Anadolu’da yoğun nüfuslu ve farklı ölçeklerde yerleşmelerin bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Bakan Ersoy, konutlar, kamusal yapılar, gömütler, fırınlar ve besin hazırlama alanlarının tespit edilmesinin, günlük yaşam ile manevi değerlerin iç içe geçtiğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Bu bulguların, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’i "Aile Yılı" ilan etmesiyle de özel bir anlam kazandığını vurgulayan Bakan Ersoy, Anadolu’daki aile kurumunun tarihsel derinliğini bilimsel verilerle gösterme imkânı sunduğunu ifade etti. Ersoy, bu kapsamlı çalışmaların Taş Tepeler bölgesini dünyanın Neolitik başkenti olarak tescillendireceğine inandıklarını dile getirdi.</p>

<p><strong>Taş Tepeler beklentilerin ötesinde bir ufuk</strong><br />
Bakan Ersoy, Taş Tepeler projesinin insanlık tarihine dair tüm kabulleri değiştiren bir bilimsel sürece dönüştüğünü vurguladı.</p>

<p>Ersoy, "Taş Tepeler, tahminlerimizin de ötesinde bir ufka kapı aralamıştır." ifadesini kullanarak projenin ulaştığı noktaya dikkat çekti.<br />
Neolitik Çağ’ın insanlık tarihindeki en büyük dönüşümleri barındırdığını belirten Ersoy, "Taş Tepeler projesi, Neolitik Dönem'in tüm sırlarını birer birer açığa çıkararak uygarlığın en erken izlerini benzersiz bir derinlikle gözler önüne seriyor." dedi.</p>

<p>Bakan Ersoy, bölgedeki tüm bulguların bilim dünyasına güvenilir ve kapsamlı veri sunduğunu vurguladı.</p>

<p>12 noktada dev proje ağı uluslararası iş birlikleriyle büyüyor<br />
Bakan Ersoy, projede gelinen noktayı aktarırken Taş Tepeler’in artık 12 ayrı kazı noktasında sürdürülen geniş ve çok yönlü bir bilimsel ağa dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Geçtiğimiz Eylül ayında Japon Altes Prenses Mikasa’nın katılımıyla Ayanlar Höyük’te başlatılan kazının projeye dahil olduğunu hatırlatan Ersoy, Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç, Sefertepe, Harbetsuvan, Çakmaktepe, Yenimahalle, Söğüt Tarlası, Mendiktepe, Yoğunburç ve Gürcütepe’deki çalışmalarla birlikte projenin bugün 12 noktada eş zamanlı olarak yürütüldüğünü vurguladı.</p>

<p>Ersoy konuşmasında, Taş Tepeler projesinin İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran Üniversiteleri başta olmak üzere 15’i Türk, 21’i yabancı toplam 36 akademik kurumun katılımıyla yürütüldüğünü belirtti. Projede görev alan bilim insanı ve öğrencilerin sayısının 2025 yılı itibarıyla 219 kişiye ulaştığını ifade eden Ersoy, bu iş birliğini benzersiz bir bilimsel güç birliği olarak tanımladı.</p>

<p><strong>Altyapı ve koruma çalışmaları hız kesmiyor</strong><br />
Bakan Ersoy, Taş Tepeler Projesi’nin yalnızca arkeolojik kazılardan ibaret olmadığını vurgulayarak bölgede yürütülen kapsamlı koruma çalışmalarını da aktardı.</p>

<p>Ersoy, Bakanlığın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında, geçen yıl Göbeklitepe Aslanlı Yapı ve bu yıl C Yapısı koruma–restorasyon çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Karahantepe’de AD yapısındaki restorasyon sürecinin devam ettiğini belirten Ersoy, Sayburç’ta bir konut yapısında mimari restorasyon çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Göbeklitepe’de yeni karşılama merkezi ile Karahantepe’de araştırma merkezi ve kazı evi inşasında son aşamaya gelindiğini belirten Ersoy, yeni Araştırma Merkezi’nin Taş Tepeler kapsamındaki tüm arkeometrik çalışmalara ev sahipliği yapacak kapasite ve donanımda planlandığını söyledi.</p>

<p><strong>Göbeklitepe sergileri rekor kırdı</strong><br />
Tanıtım çalışmalarına da konuşmasında geniş yer veren Ersoy, 24 Ekim 2024 – 2 Mart 2025 tarihleri arasında Roma Kolezyumu’nda düzenlenen "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisinin 6 milyon ziyaretçiye ulaştığını hatırlattı.</p>

<p>Ersoy, 2026 yılı Şubat–Temmuz aylarında Berlin James-Simon Galeri’de "Toplumun Keşfi: 12.000 Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam" başlıklı yeni bir serginin açılacağını açıkladı. Ayrıca, 2026 sonbaharında Birleşik Krallık'ın finans merkezi City of London'a ait Guildhall Sanat Galerisi'nde, 2027 sonbaharında ise Japonya Tokyo Ulusal Müzesi'nde Göbeklitepe/Taş Tepeler temalı sergilerin gerçekleştirilmesi için görüşmelerin sürdüğü bilgisini verdi.</p>

<p>Bakan Ersoy, konuşmasının sonunda Taş Tepeler projesine katkı sunan tüm kurum ve ekiplere teşekkür ederek projenin başarısının güçlü bir ortaklıkla mümkün olduğunu vurguladı. Ersoy, projenin hayata geçirilmesinde başta Taş Tepeler projesi ana sponsoru Türk Hava Yolları ile Göbeklitepe kazısı sponsoru Doğuş Grubu'na, ayrıca Prof. Dr. Necmi Karul ve diğer kazı başkanları ile tüm bilim insanlarına, yerel yönetimlere, üniversitelere, yurt içi ve yurt dışından katkı sağlayan tüm kurumlara ve özellikle özveriyle çalışan kazı ekiplerine teşekkür etti.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tanıtım toplantısı öncesinde Karahantepe Karşılama Merkezi'ndeki yeni buluntuların da yer aldığı sergiyi ziyaret etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/neolitik-donemin-sirlari-aciga-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sal126.jpg" type="image/jpeg" length="38057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'dan Senfonik Tınılar, 100. bölüme ulaştı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'dan Senfonik Tınılar, 3 Ocak 2024'ten bu yana dinleyicilere ulaştırdığı senfonik müzik deneyimiyle önemli bir kilometre taşını geride bırakıyor. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası'nın canlı konser kayıtlarından oluşan program, 26 Kasım 2025 sabahı 100. bölümüyle dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uludağ Premium, kültür ve sanatın gelişimine uzun yıllardır verdiği kesintisiz destekle bu özel projeye değer katıyor ve "Sanatın Daima Yanında" duruşunu güçlendirmeye devam ediyor. BBDSO'nun ulusal ve uluslararası görünürlüğüne katkı sağlayan bu iş birliği, yüksek teknik standartlarda hazırlanan konser kayıtlarıyla Türkiye'de benzeri az bulunan bir radyo programının yaşamasına imkân tanıyor.</p>

<p>Programda kullanılan kayıtlar, Londra ve İstanbul'da eğitim almış, ülkemizin önemli ses mühendislerinden Ali Kamruz tarafından gelişmiş teknik altyapıyla hazırlanıyor. Bu yüksek nitelikli kayıtlar, yalnızca Türkiye'de değil dünyanın önde gelen konser salonlarında rastlayacağımız kaliteyi yansıtıyor. Programın prodüksiyonu ve sunumu ise hem BBDSO'nun köklü sanatçılarından olan hem de TRT dâhil pek çok kurumda 16 yıllık yayıncılık deneyimine sahip Burç Balcı tarafından gerçekleştiriliyor. Balcı'nın hem sahne hem yayıncılık birikimini iç içe geçiren bu yaklaşımı, programı benzersiz kılan unsurlardan birini oluşturuyor.</p>

<p>100. bölümde, programın gelişim süreci ve konser kayıtlarının arka planı, Bursa Filarmoni Derneği Başkanı Mehdi Kamruz, Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl, BBDSO Keman Sanatçısı ve Müdürü Gökçe Özler ile keman sanatçısı ve programın fikir kaynağı Umut Çanakçı tarafından değerlendirilecek. Orkestra, destekçileri ve Uludağ Premium'un ortak katkılarıyla büyüyen bu proje, Türkiye'de bir senfoni orkestrasına ait profesyonel konser kayıtlarının düzenli olarak radyo programına taşındığı ender örneklerden biri olmasıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>"Bursa'dan Senfonik Tınılar", 100 haftadır kesintisiz sürdürdüğü yayın yolculuğunu 2026 yılında da TRT Radyo 3 yayın döneminde devam ettirecek. Proje, hem orkestranın sanatsal üretimini daha geniş kitlelere ulaştırması hem de Uludağ Premium'un kültür ve sanat alanındaki kalıcı desteğini güçlendirmesi açısından özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bursadan-senfonik-tinilar-100-bolume-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Nov 2025 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sal72-1.jpg" type="image/jpeg" length="18054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İpsala pirinci tescillendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İpsala pirincinin güvenilirliği Avrupa Birliği (AB) coğrafi işaret tesciliyle kanıtlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İpsala Kaymakamı Ömer Sevgili, İpsala pirincinin, Türkiye'de AB coğrafi işaret tescili alan 42 üründen biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Trakya Bölgesi'nden ilk defa bir ürünün AB tescili aldığını belirten Sevgili, "İpsala Yunanistan'ın dibinde, sınır kapımız var. İhracatımız gerçekleşiyor. Bu tescil, artık İpsala Sınır Kapımızdan Avrupa'ya daha fazla ihracat yapacağımız anlamına geliyor. Artık Avrupalılar İpsala pirincinin AB denetiminden geçmiş sağlıklı bir ürün olduğunu, güvenilir bir ürün olduğunu bilecek. Yani biz artık kendimizi ifade etmeden, 'AB'den tescilimiz var' dememiz yeterli olacak." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman da İpsala'nın isminin dünyada duyurulacağını dile getirdi.</p>

<p>"İpsala pirinci, dünyada bir inci" sloganıyla yola çıktıklarını aktaran Kerman, "İpsala pirincinin dünyada tanıtılması için yaptığımız çalışmalar artık yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. Artık pirinci ismiyle, adıyla dünyada tanıtacağız. İpsala adıyla satılacak olan bu pirincimizin Avrupa Birliği'ndeki tüm ülkelerde satışının yapılacağından bizler de çok mutluyuz." dedi.</p>

<p>İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer ise İpsala pirincinin tanınırlığının artacağını kaydetti.</p>

<p>İpsala pirinci, geçtiğimiz hafta Bursa kestane şekeriyle birlikte AB'den coğrafi işaret tescili almıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ipsala-pirinci-tescillendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/sar54-4.jpg" type="image/jpeg" length="35162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["La Boheme" eserinin prömiyeri yarın AKM'de gerçekleştirilecek]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), Giacomo Puccini'nin 129 yıllık ünlü eseri "La Boheme" operasının prömiyerini Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) yarın yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eser, gençliğin ateşini, aşkın acısını ve müziğin sonsuzluğunu aynı sahnede bir araya getirerek hayatın tüm renklerini izleyicilere sunacak.<br />
<br />
Giacomo Puccini'nin etkileyici müzikleri ve Luigi Illica ile Giuseppe Giacosa'nın güçlü librettosunu sahneye taşıyan eserin rejisörlüğünü Yiğit Günsoy, orkestra şefliğini İbrahim Yazıcı üstlendi.<br />
<br />
Yapıma ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Günsoy, Puccini'nin eserinin en sık sahnelenen operalardan biri olduğunu belirterek, hikaye kasım sonu ile aralık ayında geçtiği için gösterimin bu tarihlere denk getirildiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>"Onların hizmetçisi olmamız lazım"</strong><br />
<br />
Rejisör Günsoy, eserde dört genç erkeğin hayata tutunma çabaları ve aşklarının işlendiğini dile getirerek, "Aşık oldukları kadınlarla beraber 1800'lerin başında yaşadıkları zorluklar ve dostluklarının hikayesi. Bu nedenle ilgi çekici bir konu. Puccini'nin müziği zaten çok güzel. İstanbullu sanatseverlerle güzel bir akşam geçirmeyi ümit ediyoruz." dedi.<br />
<br />
Eserleri klasik şekilde sahnelediğini anlatan Günsoy, şunları kaydetti:<br />
<br />
"Bir rejisörün en büyük sorumluluğu, besteciye ve librettiste saygı göstermek. Onların benim deyimimle hizmetçisi olmamız lazım. O yüce insanların eserlerini en iyi, doğru şekilde halka iletmemiz gerektiğine inanıyorum. O yüzden klasik olarak sahneliyorum. Tabii ki birtakım ufak tefek dokunuşlar, değişiklikler oluyor. Bu prodüksiyonu üç sene evvel Antalya'da yapmıştım ben. Üç sene içinde hepimizin eserlere bakışı, yaşadıklarımız değişiyor. Onun için ana çatı sabit olmakla birlikte ufak tefek değişiklikler, eklemeler, çıkarmalar bu prodüksiyonda da var."<br />
<br />
Yiğit Günsoy, mükemmel bir ekiple çalıştıklarını vurgulayarak, "Solistlerimin hepsi birbirinden iyi, son derece hazırlıklı. İlk günden itibaren geldiler provalarına. Bu, bir rejisör olarak beni çok mutlu etti. Koromuz 59 kişi, 10 kişilik çocuk koromuz, 10 solistimiz, 9 figüranımız var. Güzel, hareketli, neşeli ve oldukça kalabalık bir ikinci perdemiz var. Kalabalık bir ekibiz." dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/la-boheme-eserinin-promiyeri-yarin-akmde-gerceklestirilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/la-boh-me-operasi-akm-de-sanatseverlerle-bulu-3-19272575-amp.webp" type="image/jpeg" length="43954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rekortmen polisiye 7. sezonuyla ekrana dönüyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jed Mercurio'nun büyük ilgi gören polisiye dizisi, başrol oyuncuları Vicky McClure, Martin Compston ve Adrian Dunbar'ın rollerini bir kez daha canlandıracağı 7. sezonuyla geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dizi en son 2021'de yayımlanmış ve 6 sezonun finali, 28 günlük izlenme verilerine göre 17 milyon izleyiciye ulaşarak 2002'den bu yana Birleşik Krallık'ta en çok izlenen drama bölümü olmuştu. Sezon, genelinde 16 milyon izleyici ortalamasıyla, 2018'den bu yana ekrandaki en büyük drama konumuna yükselmişti.<br />
<br />
7. sezonda AC-12 birimi kapatılıyor ve Polis Standartları Müfettişliği olarak yeniden yapılandırılıyor.<br />
<br />
Yolsuzlukla mücadele hiç olmadığı kadar zorlaşırken, Steve Arnott (Compston), Kate Fleming (McClure) ve Ted Hastings (Dunbar) bugüne kadarki en hassas vakalarıyla görevlendiriliyor.<br />
<br />
Yeni sezonun özetine göre, "Karizmatik bir polis memuru olan ve organize suç örgütlerine yönelik başarılı operasyonlarıyla övgü toplayan Dedektif Müfettiş Dominic Gough, yetkisini kötüye kullanarak cinsel istismarda bulunmakla suçlanıyor. Ancak Gough hakkındaki bu dava, gizlice faaliyet gösteren daha büyük bir tehdidi perdelemek için kasıtlı bir dikkat dağıtma olabilir mi?"<br />
<br />
Dizinin yaratıcısı, senaristi ve yürütücü yapımcısı Jed Mercurio, "Line of Duty ekibi olarak izleyicilerimize büyük minnet duyuyoruz" diyerek ekledi:<br />
<br />
AC-12'nin iniş çıkışlarını 6 sezon boyunca takip eden izleyicilerimizin desteği sayesinde buradayız ve 7. sezona dönmekten daha mutlu olamazdık. Dizinin yayında olmadığı dönemde bu ülkede yolsuzluğun sona erdiği söyleniyor, o yüzden hayal gücümü devreye sokmak zorunda kaldım.<br />
<br />
<strong>BBC Drama Direktörü Lindsay Salt ise şunları söyledi:</strong><br />
<br />
Line of Duty izleyiciler ve eleştirmenler tarafından çok seviliyor ve olağanüstü reytingleri de Jed'in yazarlığından yapım ekibine kadar tüm kadronun başarısını kanıtlıyor. 4 uzun yılın ardından Line of Duty'nin yeniden çekimlere başlamasına çok seviniyorum ve BBC izleyicilerinin yine ekran başında hop oturup hop kalkacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.<br />
<br />
Martin Compston diziyi "hayatının işi" olarak nitelendirirken, McClure "Belfast, yakında görüşürüz!" mesajı verdi.<br />
<br />
Adrian Dunbar ise haberi büyük memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bu gelişme beni çok sevindirdi. Mercurio'nun o beklenmedik sürprizlerini dört gözle bekliyorum" dedi.<br />
<br />
Mercurio tarafından yazılan Line of Duty'yi Jennie Darnell yönetecek. Dizinin yapımcılığını ise Ken Horn üstlenecek.<br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Eles</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/rekortmen-polisiye-7-sezonuyla-ekrana-donuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/1359820-1340461409.jpeg" type="image/jpeg" length="36189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Gezen Sinema Tırı" Demirci'de çocuklarla buluştu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Demirci ilçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayat geçirilen "Gezen Sinema Tırı" çocuklara sinema heyecanı yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, özellikle çocukları ücretsiz sinemayla buluşturmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında sinema tırı ilçe merkezi ve kırsal mahallelerde kuruldu.</p>

<p>Etkinlik öncesi sahne gösterileri düzenlenirken, çocuklar dans ve müzik eşliğinde eğlendi. Belediye Başkanı Erkan Kara da programa katılarak çocuklarla birlikte şarkı söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçede 4 bin öğrencinin katıldığı etkinliklerde "Rafadan Tayfa", "Küçük Amca" ve "Son Anda Kupa Bizim" çocuk filmleri gösterildi.</p>

<p>Başkan Kara, "Gezen Sinema Tırı ile ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelere de giderek her bir çocuğumuza ulaşmayı hedefledik. Demirci'de bu tür kültürel etkinliklerin daha da artması için çalışmalar yapıyoruz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gezen-sinema-tiri-demircide-cocuklarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/bey51.jpg" type="image/jpeg" length="99953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Rami Tarih Konuşmaları" 22 Kasım'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/rami-tarih-konusmalari-22-kasimda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rami-tarih-konusmalari-22-kasimda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Rami Tarih Konuşmaları" 22 Kasım'da Rami Kütüphanesi'nde başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre, programın alanında uzman akademisyenleri ziyaretçilerle buluşturması hedefleniyor.</p>

<p>Etkinlikte, İslam tıp tarihinden Türk siyasi kimliğinin köklerine, Filistin meselesinin arka planından kamuoyu oluşumuna kadar tarihsel perspektifi genişleten başlıklar ele alınacak.</p>

<p>Etkinlikler 14 Şubat'a kadar devam edecek<br />
Her yaştan katılımcıya ücretsiz olarak gerçekleştirilecek etkinlikler 14 Şubat 2026'ya kadar devam edecek.</p>

<p>Program takvimine göre 22 Kasım'da Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, "İslam Tıp Tarihi" başlıklı konuşmasında İslam dünyasında tıp geleneğinin doğuşu, gelişimi ve modern bilimle ilişkisini anlatacak.</p>

<p>Prof. Dr. Abdulhamid Avşar, 27 Aralık'ta "Uluların Ruhu: Uluslararası İlişkilerde Kamuoyu Oluşumu" başlıklı konuşmasıyla küresel siyasette toplum algısının nasıl şekillendiği ve tarihsel olarak kamuoyunun uluslararası kararlara etkisini ele alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Zekeriya Kurşun 31 Ocak 2026'da "Siyonizme Döşenen Taşlar: İngiliz Keşif Fonu ve Filistin" programıyla Filistin'in yakın dönem tarihini şekillendiren aktörler, saha çalışmaları ve İngiliz keşif politikalarının arka planını değerlendirirken, Prof. Dr. Ahmet Taşağıl ise 14 Şubat 2026'da "Bozkırın Derinliklerinden Günümüze Türkler" konuşmasıyla Türk tarihinin bozkır uygarlıklarından modern döneme uzanan serüveni, kültür, devlet geleneği ve tarihsel süreklilik konularını işleyecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/rami-tarih-konusmalari-22-kasimda-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/siz142.jpg" type="image/jpeg" length="17412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İznik'te, 3. yüzyıla ait taban mozaiği gün yüzüne çıkarılıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/iznikte-3-yuzyila-ait-taban-mozaigi-gun-yuzune-cikariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/iznikte-3-yuzyila-ait-taban-mozaigi-gun-yuzune-cikariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İznik ilçesinde, 11 yıl önce kanalizasyon çalışmaları sırasında görülen taban mozaiğinin bir bölümü, bu sene başlanan arkeolojik çalışmalar sonucunda ortaya çıkarıldı. Mozaiğin, Roma Dönemi'ndeki bir kamu yapısı ya da lüks bir yapıya ait salon yer döşemesi olabileceği değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyler Mahallesi Afyon Sultan Sokağı'nda, 2014'te yapılan kanalizasyon çalışması sırasında, insan yüzü figürlü mozaik açığa çıktı. Bunun üzerine çalışmalar durduruldu ve bölgede arkeolojik kazı yapılmak üzere mozaiğin üzeri kapatıldı.</p>

<p>Gerekli kamulaştırmaların yapılmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle bu yıl başlatılan arkeolojik kazı, İznik Müze Müdürlüğü başkanlığınca sürdürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar sonucunda gün yüzüne çıkarılan ve 3. yüzyıla tarihlendirilen yaklaşık 50 metrekarelik mozaiğin, Roma Dönemi'ndeki bir kamu yapısı ya da lüks bir yapıya ait salon yer döşemesi olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Taban mozaiğinde, kucağındaki sepette meyveler olan bir kadın tasviri, saçlarında yengeç kıskaçlarından tokalar bulunan İznik Gölü'nün betimlendiği düşünülen bir kadın yüzü, başka tasvirler ile geometrik ve 3 boyutlu desenler görülüyor.</p>

<p><strong>"Nar ve sarmaşık yapraklarıyla çevrilmiş bordür"</strong><br />
Kazı ekibinde yer alan arkeolog Yusuf Kahveci, 2014 yılında kanalizasyon çalışması yapılırken mozaikli bir tabanla karşılaşıldığını, bu tabanın yol ve yanındaki arsada devam ettiğinin belirlenmesi üzerine kamulaştırma çalışmalarına başlandığını söyledi.</p>

<p>Bu yıl başlanan arkeolojik kazılarda, kamulaştırılmış alan içindeki tüm mozaik taban ile buradaki yapıya ait mevcut duvarların ve üzerindeki diğer katmanların da gün yüzüne çıkarıldığını anlattı.</p>

<p>Kazı çalışmalarını 350 metrekarelik alanda sürdürdüklerini, bunun 50 metrekaresinde mozaik taban olduğunu aktaran kahveci, "Mozaiğin şu an kazamadığımız hem yol hem komşu parseller içerisinde devam ettiğini tespit ettik." diye konuştu.</p>

<p><strong>Kahveci, mozaiğin motifleri, renkleri ve desenlerinden, seramik ve sikke gibi buluntulardan yapının MS 3. yüzyıla ait olduğunu belirlediklerini dile getirerek, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Yapının ana duvarlarının duvar resimleriyle kaplı olduğu, yer döşemeleri mermerden yapılmış olduğu ancak hem duvar resimlerinin hem de döşemelerin zaman içerisinde tahrip edildiği ve söküldüğünü tespit ettik. Mozaiğin büyük bölümü, günümüze sağlam ulaşmış durumda. Mozaiğin mevcut kısmında, üç farklı panel var ve bunun çevresinde nar ve sarmaşık yapraklarıyla çevrilmiş bir bordür var. Yapının bir odasına açılan bir eşik önünde iki çift sandalet giriş ve çıkış şeklinde tasvir edilmiş. Bu, mozaikli tabanın merkezi olarak algıladığımız, yapının içerisine giriş yapılan nokta. Buradan baktığımızda mozaiğin sağa ve sola eşit gittiğini varsayarsak yaklaşık 20 metrelik bir kenar uzunluğu tahmin ediyoruz. Mozaiğin çok daha büyük bir alana yayıldığını, yapacağımız çalışmalarla tespit edeceğimizi umuyoruz."</p>

<p><strong>"İznik Gölü'nü bir kadın, kadim bir kişi olarak betimlemişler"<br />
Mozaiğin desenlerine değinen Kahveci, şu tespitleri paylaştı:</strong></p>

<p>"Sol tarafta kalan panelde, bir bereket tanrıçası, sağ ve sol omuzunda mitolojik figür olduğunu tahmin ettiğimiz figürler var. Bunların üzerlerinde birtakım kısaltmalarla yazılar mevcut. Bunları epigrafik çalışmalar yapıldıktan sonra daha net söyleyebiliriz. Bu, çok yeni bir çalışma, birkaç hafta öncesinde ortaya çıkmış bir mozaik. Bilimsel çalışmaları henüz gerçekleştirilmedi. Ana figürün kucağında bir sepet ve içinde meyveler, İznik'te o dönem yetişen bitkiler olduğunu görüyoruz. Etrafında geometrik ve üç boyutlu motifler var. Gerçekten ustaca yapılmış, 'sanat eseri' diyebileceğimiz bir mozaik."</p>

<p>Kahveci, orta merkezdeki ana panelde kadın figürlerinin olduğuna dikkati çekerek, "Merkezdeki figürün yanında 'Askania' yazdığını okuyabildik. Bu, İznik Gölü'nün Roma dönemindeki ismi. Bu mozaik üzerinden gölü tasvir etmişler. Baktığımız zaman suyla ilişkili bir figür görüyoruz. Yosunlarla tasvir edilmiş bir saç, taç olarak yengeç kıskaçları konulmuş başına ve boynu dalgalarla süslenmiş gibi... Yani İznik Gölü'nü bir kadın, kadim bir kişi olarak betimlemişler." ifadesini kullandı.</p>

<p>Merkezdeki bölümün etrafındaki saç örgüsü motiflerinin her rengin 3-4 farklı tonu kullanılarak yapıldığını, geometrik ve üç boyutlu motiflerle bezendiğini, labirent, gordion düğümü gibi motifler yapıldığını anlatan Kahveci, "Mozaikte 'tessera' dediğimiz yapı taşları, taş, mermer ve camdan temin ediliyor. Dış hatlarda bir, merkez tasvirlerde yarım santimetreküp. Oldukça detaylı bir çalışma yapılmış." dedi.</p>

<p><strong>"Hamam yapısı olma ihtimali de söz konusu"</strong><br />
Kahveci, hem taban mozaiği hem de duvarlardaki sıvaların, boyaların çok pahalı işçilikle yapıldığını, çok zengin bir yapıyla karşı karşıya olduklarını söyledi.</p>

<p>Yapının kullanım amacına dair net bir bilginin henüz ortaya konulmadığını ifade eden Kahveci, "Burası 3. yüzyılın bir kamu yapısı, devlet eliyle inşa edilmiş bir yapı ya da bölgenin zengin kişilerinden birine ait lüks bir ev, villa olma ihtimali var. Şu an çalışmalar dar bir alanda yürütüldüğü için çok fazla emare tespit edebilmiş değiliz. Bir hamam yapısı olma ihtimali de söz konusu." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kahveci, mozaikle ilişkili yapının duvarlarını tespit ettiklerini belirterek, 4. yüzyılın sonunda tahrip olduğunu, 5. yüzyılda başka bir yapı, daha sonra 8, 10 ve 11. yüzyıllarda 3-4 farklı yapı daha inşa edildiğine dikkati çekti.</p>

<p>Alanın güney bölümünde 10-11. yüzyıldan bir Doğu Roma Dönemi yapısının taban döşemelerini ve duvarlarını tespit ettiklerini anlatan Kahveci, "En üst katmanda Osmanlı'nın erken dönem seramiklerini gördüğümüz bir tabaka var. Yani burası 3. yüzyıldan MS 15-16. yüzyıla kadar sürekli olarak yapılaşmaya açık olmuş, Cumhuriyet döneminde dahi üzerinde yapı olan bir alan." diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/iznikte-3-yuzyila-ait-taban-mozaigi-gun-yuzune-cikariliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/siz109.jpg" type="image/jpeg" length="14126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin AB tescilli coğrafi işaret sayısı 43’e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-ab-tescilli-cografi-isaret-sayisi-43e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-ab-tescilli-cografi-isaret-sayisi-43e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenice ıhlamur balı Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili alan 43'üncü ürün oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>Yenice ıhlamur balının, AB'den coğrafi işaret tescili alan 43'üncü ürün olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Karabük'e ve ülkemize hayırlı olsun. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. TOBB ve oda-borsa camiası olarak yerel ve coğrafi işaretli ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. AB süreci devam eden 39 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor."</p>

<p><strong>Türkiye'nin halen AB tarafından tescillenen coğrafi işaretli ürünleri şunlar:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytini, Ayaş domatesi, Maraş tarhanası, Edremit Körfezi yeşil çizik zeytini, Ezine peyniri, Safranbolu safranı, Aydın memecik zeytinyağı, Araban sarımsağı, Osmaniye yer fıstığı, Bingöl balı, Bursa şeftalisi, Hüyük çileği, Bursa siyah inciri, Söke pamuğu, Manisa mesir macunu, Gaziantep menengiç kahvesi, Silifke yoğurdu, Aydın memecik zeytini, Erzincan tulum peyniri, Aydın çam fıstığı, Afyon pastırması, Afyon sucuğu, Gaziantep fıstık ezmesi, Mut zeytinyağı, Kırkağaç kavunu, Hatay kaytaz böreği, Gaziantep lahmacunu, İpsala pirinci, Bursa kestane şekeri, Yenice ıhlamur balı."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-ab-tescilli-cografi-isaret-sayisi-43e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/siz72.jpg" type="image/jpeg" length="73878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern sanatın en pahalıya satılan tablosu: 236,4 milyon dolar]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/modern-sanatin-en-pahaliya-satilan-tablosu-2364-milyon-dolar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/modern-sanatin-en-pahaliya-satilan-tablosu-2364-milyon-dolar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avusturyalı ressam Gustav Klimt’in “Elisabeth Lederer’nin Portresi” adlı eseri, New York’ta düzenlenen açık artırmada 236,4 milyon dolara satılarak modern sanat tarihinde açık artırmada satılan en pahalı eser unvanını elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sotheby’s’in yeni ABD merkezindeki ilk satış gecesinde gerçekleşen müzayede, salonda büyük alkış ve şaşkınlıkla karşılandı. Satış, yaklaşık 20 dakika süren kıyasıya bir teklif yarışının ardından sonuçlandı.</p>

<p>Eser, ikinci Dünya Savaşı sırasında Avusturya’daki Immendorf Kalesi’nde çıkan yangında yok olan diğer Klimt tablolarından ayrılmış olması nedeniyle yok olmaktan kurtulmuştu. Müzayedeyi yöneten Sotheby’s Avrupa Başkanı Oliver Barker, tablonun “sanatçının bu ölçekteki portrelerinden birini edinmek için son fırsatlardan biri” olduğunu vurguladı.</p>

<p>Portre daha önce milyarder koleksiyoner Leonard A. Lauder’ın evinde sergileniyordu. Lauder bu yıl içinde hayatını kaybetmişti. Satış, 2022’de Andy Warhol’un eserinin kırdığı önceki modern sanat rekorunu geride bıraktı. Klimt’in “Lady with a Fan” adlı son tamamlanmış portresi ise 2023’te 108,4 milyon dolara alıcı bulmuştu.</p>

<p>Aynı gecede, Lauder koleksiyonundan yapılan toplam satış 527,5 milyon dolara ulaştı. Edvard Munch’un bir resmi 35,1 milyon dolara, bir başka Klimt manzarası ise 86 milyon dolara alıcı buldu. Alexander Calder’in heykeli açılış eseriydi ve tahmini değerinin neredeyse üç katına, 889 bin dolara satıldı.</p>

<p><strong>Altından yapılmış “America” tuvalet heykeli tek teklif aldı</strong><br />
Müzayedenin en dikkat çeken parçalarından biri de, konsept sanatçı Maurizio Cattelan’ın 18 ayar altından yapılmış 220 kiloluk tuvalet heykeli “America” oldu. Başlangıç fiyatı altın ağırlığının güncel değerine göre 10 milyon dolar olarak belirlenen eser yalnızca tek bir teklif aldı. Sotheby’s’e göre eseri satın alan kişi “ünlü bir Amerikan marka” oldu. Ücretler dahil toplam satış bedeli 12,1 milyon dolar olarak açıklandı.</p>

<p>Cattelan’ın aynı eserinin bir başka versiyonu, bir dönem Guggenheim’da çalışır durumda sergilenmiş, daha sonra Winston Churchill’in doğum yeri Blenheim Sarayı’ndan çalınmış ve hâlâ bulunamamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sanat piyasasında toparlanma işaretleri</strong><br />
Basquiat’ın 1981 tarihli eseri 48,3 milyon dolarla çağdaş sanat bölümüne liderlik ederken, Kerry James Marshall ve Barkley L. Hendricks’e ait iki büyük eser alıcı bulamadı. Açılış, uzun süre yavaşlayan üst segment sanat piyasasına moral verdi.</p>

<p>Küresel sanat satışları son iki yıldır düşüş gösterirken, Sotheby’s bu hafta 1 milyar dolar toplamayı hedefliyor. Christie’s’in hafta başındaki satışında 690 milyon dolar gelire ulaşması, piyasada temkinli bir toparlanma beklentisini güçlendirdi.</p>

<p>Sotheby’s ayrıca hafta içinde Frida Kahlo’nun “El sueño (La cama)” adlı eserini satışa çıkaracak. Uzmanlara göre eser, Georgia O’Keeffe’nin kadın sanatçılar arasında açık artırma rekorunu kırabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/modern-sanatin-en-pahaliya-satilan-tablosu-2364-milyon-dolar</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/pan66-6.jpg" type="image/jpeg" length="11739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaman Hacı Lokuru tescillendi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/karaman-haci-lokuru-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/karaman-haci-lokuru-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Karaman Hacı Lokuru" Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Kentteki tescilli ürün sayısı 15'e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaman İl Tarım ve Orman Müdürülünün 2023'te yaptığı başvuru olumlu sonuçlandı.</p>

<p><strong>Valilik açıklamasında şunlar kaydedildi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Karaman Hacı Lokuru'nun tescillenmesiyle kenttin coğrafi işaret alan ürün sayısı 15’e yükseldi. Buğday unu, tahin, tereyağı ve tuzla hazırlanan Karaman Hacı Lokuru, taş fırınlarda pişirilerek hac ve umre dönüşlerinde zemzem ve hurma ile birlikte ikram ediliyor."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/karaman-haci-lokuru-tescillendi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/pan45-10.jpg" type="image/jpeg" length="85169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk ürünlerinin küresel pazarda görünürlüğü artıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turk-urunlerinin-kuresel-pazarda-gorunurlugu-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turk-urunlerinin-kuresel-pazarda-gorunurlugu-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde (AB) tescilli ürün sayısı 42'ye ulaşırken, söz konusu tescil, ürünlerin küresel pazarda görünürlük kazanmasını ve ihracatta rekabet avantajı elde etmesine imkan oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk ürünleri, AB'den art arda coğrafi işaret tescili alırken, bu kapsamda İpsala pirinci tescil alan 41'inci, Bursa kestane şekeri 42'nci ürün oldu.</p>

<p>Gözler, tescil almanın bu ürünlere sağladığı kazanımlara çevrildi.</p>

<p>Coğrafi işaret, tüketiciler için ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve bu özellikleri ile coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren kalite işareti olarak anılıyor.</p>

<p>Coğrafi işaret tesciliyle, kalitesi, gelenekselliği, yöreden elde edilen hammaddesiyle belirli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunması sağlanıyor.</p>

<p>Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülkeyle özdeşleşmiş ürünü gösteren coğrafi işaretler, menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edilebiliyor. Gıda, tarım, maden, el sanatları ve sanayi ürünleri, coğrafi işaret tesciline konu olabiliyor.</p>

<p>Ülkeler de yerel ürünlerini uluslararası arenada görünür kılmak için AB'de tescillettiriyor ve koruma altına alıyor.</p>

<p><strong>Türk ürünlerinin tescil süreçleri hızlandı</strong><br />
Türkiye de yerel ürünlerinin dünyada tanınması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Türk ürünlerinin AB'de tescil süreçleri son dönemde hızlandı. Türkiye, son yıllarda AB'de tescilli ürün sayısı hızla artan ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p>AB'de coğrafi işaret tescili alınması, yerel ürünlerin marka değerini artıran en güçlü araçlardan biri olarak biliniyor. Tarım ve gıda ürünleri için hem "menşe adı koruması" hem de "mahreç işaret koruması" sistemini kullanan AB, tescilli ürünlerin kalitesini garanti ederken üreticiler ve ürünlerinin küresel pazarda görünürlük kazanmasını sağlıyor. Böylece, tescilli ürünlerin uluslararası bilinirliği yükseliyor.</p>

<p>Coğrafi işaretli ürünlerden elde edilen gelir, üretimin yapıldığı kırsal bölgelerde istihdamı güçlendiriyor, üreticilerin kazançlarını artırıyor.</p>

<p>Bu statü, AB'de coğrafi işaret tescili bulunan ürünlerin piyasa değerinin benzer ürünlere göre daha yüksek olmasını sağlıyor. AB'den tescil alan ürünler ihracatta da rekabet avantajı elde ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sahtecilikle mücadele için hukuki zemin hazırlıyor</strong><br />
Ayrıca coğrafi işaret tescili, sahtecilik ve taklit ürünlerle mücadelede üreticilere önemli bir hukuki zemin sağlıyor. AB mevzuatı kapsamında tescilli ürünlerin isim ve ambalajları sıkı şekilde korunuyor. Bu da yerel üreticilerin marka değerini güvence altına alırken tüketicilere de ürünün kaynağı konusunda güven veriyor.</p>

<p>Bir diğer önemli avantaj da kültürel mirasın korunması. Coğrafi işaretli ürünlerin üretim yöntemleri, geleneksel bilgi ve tekniklerin yaşatılmasını teşvik ediyor. Bu sayede hem üretim zinciri hem de yerel kimlik sürdürülebilir hale geliyor.</p>

<p>Öte yandan, AB nezdinde başvuru yapılabilmesi için öncelikle TÜRKPATENT'e başvuru yapılarak ulusal coğrafi işaret tescilinin tamamlanması gerekiyor.</p>

<p>Ulusal tescil süreçlerini başarıyla tamamlayan birlik, kooperatif ve diğer ilgili yapılar, TÜRKPATENT'in teknik yönlendirmesi ve sürece sağladığı destekle Avrupa Komisyonuna başvuru yapabiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turk-urunlerinin-kuresel-pazarda-gorunurlugu-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Nov 2025 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/ben90-1.jpg" type="image/jpeg" length="96017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Naim Süleymanoğlu'nun Bulgaristan'daki evi müze oluyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/naim-suleymanoglunun-bulgaristandaki-evi-muze-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/naim-suleymanoglunun-bulgaristandaki-evi-muze-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Naim Süleymanoğlu'nun Bulgaristan'daki evinin yarın kapılarını müze olarak açacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Efsane sporcu Naim Süleymanoğlu'nun Bulgaristan'daki evi müzeye dönüştürüldü.</p>

<p>Türk spor tarihinin unutulmaz isminin Mestanlı'daki evi müze dönüştürülürken, merhum milli sporcunun Bulgaristan'da büyüdüğü evin kapıları, bir anı evi olarak yarın yeniden aralanıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk spor tarihinin efsane haltercisi Naim Süleymanoğlu'nun müzeye dönüştürdükleri Bulgaristan'daki büyüdüğü evi yarın açacaklarını bildirdi.</p>

<p>Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Türk spor tarihinin büyük efsanesi Naim Süleymanoğlu'nun Mestanlı'daki evini müzeye dönüştürdük. Merhum milli sporcumuzun Bulgaristan'da büyüdüğü evin kapılarını bir anı evi olarak yarın yeniden aralıyoruz. Cep Herkülü'nün evi, TİKA'nın titiz çalışmasıyla bir hafıza mekanına dönüştü. Onun mücadelesi ve azmi artık burada yaşayacak. Bu anlamlı adımın hem Naim Süleymanoğlu'nun hatırasını yaşatacağına hem de gelecek kuşaklara ilham vereceğine yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MÜZE, KÜLTÜR VE SPOR BAKANLARI TARAFINDAN AÇILACAK</strong></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Naim Süleymanoğlu'nun bir dönemin acılarını, gururunu ve direncini duvarlarında taşıyan Bulgaristan Mestanlı'daki evinin kapıları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından açılacak.</p>

<p><strong>KIRCAALİ MERKEZ CAMİSİ DE AÇILACAK</strong></p>

<p>Aynı coğrafyada, Türkiye'nin katkılarıyla yükselen Kırcaali Merkez Camisi'nin açılışı ise Süleymanoğlu'nun anı evi gibi yine Bakanlar Ersoy ve Bak'ın yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kırcaali Merkez Camisi aynı zamanda Bulgaristan'da külliyesi bulunan tek cami olma özelliği taşıyor.</p>

<p><strong>EFSANENİN İZLERİ GELECEK KUŞAKLARA IŞIK TUTACAK</strong></p>

<p>"Cep Herkülü"nün büyüdüğü ev, bir milletin hafızasına yeniden nefes verecek ve o nefes, nesiller boyunca aynı duyguyla hatırlanacak. Kapısından içeri adım atanlar, yalnızca bir sporcunun değil, bir halkın yeniden doğuş hikayesine tanıklık edecek.</p>

<p>Dünyaya adını altın harflerle yazdıran Naim Süleymanoğlu'nun azmi ve vefa dolu hikayesi, bu müzede gelecek kuşaklara aktarılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) 2021 yılında başlattığı proje ile "Cep Herkülü"nün aile fertleri ve yakın çevreyle görüşülerek müze için kullanılabilecek kişisel eşyalar, ödüller, plaketler ve hatıralar titizlikle derlendi.</p>

<p><strong>TAŞ YAPI</strong></p>

<p>Taş yapının özgün dokusu, 2023 yılında başlayan kapsamlı tadilatla yeniden ortaya çıkarılarak kapı, pencere, döşeme ve tavanlar aslına uygun olarak yenilendi. Türkiye'de hazırlanan teşhir-tanzim unsurlarının montajıyla proje 2024 yılında tamamlandı.</p>

<p>Mestanlı merkezinde toplam 104 metrekare kapalı alana ve 390 metrekare avluya sahip olan iki katlı taş bir yapı özgün haline getirildi ve bir anı evine dönüştürüldü.</p>

<p>Bahçede yıllarca görüntüyü kapatan büyük trafo binası kaldırılarak yapı yeniden görünür hale getirildi. Dış cephedeki özgün olmayan sıvalar söküldü ve yapının taş dokusu yeniden ortaya çıkarıldı.</p>

<p><strong>ETNOGRAFİK DÜZENLEME</strong></p>

<p>Müzenin alt katı, Naim Süleymanoğlu'nun ailesiyle yaşadığı yılları yansıtan etnografik bir düzenlemeyle hazırlandı.</p>

<p>Bu bölümde, Süleymanoğlu ailesinin orijinal eşyaları, annesi Hatice Hanım ile babası Süleyman Bey ve üç çocuğun silikon heykelleri, dönemsel sedir, kilim, ocak ve mutfak ögeleriyle birlikte ahşap kapı, sandık, sepet ve köy yaşamına dair unsurlar yer aldı.</p>

<p>Müzenin üst katındaki iki ayrı oda, milli sporcunun spor hayatını iki dönemde anlatacak.</p>

<p>Bulgaristan adına kazandığı madalya ve belgeler, ilkokul çantası, haltere başladığı yıllara dair materyaller, kendi anlatımıyla hayat hikayesinin gösterildiği ekran ve minik ziyaretçiler için "Oyuncak Naim" alanı Süleymanoğlu'nun Bulgaristan yıllarını yansıtacak.</p>

<p>Türkiye'deki Naim ise silikon heykeli ve iltica sonrası kazandığı madalyalar, antrenmanlarda kullandığı halter, eşofman, tişört ve ayakkabı replika takımı, olimpiyat madalyası replikaları ile Devlet Üstün Hizmet Beratı ve olimpiyat belgeleriyle anlatılacak.</p>

<p><strong>DÜNYANIN EN İYİ SPORCUSU: NAİM SÜLEYMANOĞLU</strong></p>

<p>Bulgaristan'ın Kırcaali iline bağlı Mestanlı ilçesinin Ahatlı Köyü'nde 23 Ocak 1967'de doğan Naim Süleymanoğlu, haltere 1977 yılında başladı.</p>

<p>Henüz 15 yaşındayken dünya gençler şampiyonasında iki altın madalya kazanarak adını duyuran Süleymanoğlu, 1984, 1985 ve 1986 yıllarında "Dünyada Yılın Haltercisi" seçildi ve üstün performansı nedeniyle "Cep Herkülü" lakabıyla anılmaya başlandı.</p>

<p>Türkiye'ye 1986 yılında iltica ederek Türk vatandaşlığına geçen Süleymanoğlu, 1992 Barcelona Olimpiyatları'nda "Dünyanın en iyi sporcusu" seçildi.</p>

<p>Türkiye ve Bulgaristan adına toplam 9 dünya şampiyonluğu olan ve 6 olimpiyat rekoru kıran milli sporcu, kariyeri boyunca 46 dünya rekoruna imza attı. Naim Süleymanoğlu, 18 Kasım 2017'de İstanbul'da vefat etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/naim-suleymanoglunun-bulgaristandaki-evi-muze-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/por126-2.webp" type="image/jpeg" length="13123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Perre Antik Kenti'nde Roma dönemine ait 1500 yıllık yaşam alanı bulundu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/perre-antik-kentinde-roma-donemine-ait-1500-yillik-yasam-alani-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/perre-antik-kentinde-roma-donemine-ait-1500-yillik-yasam-alani-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kommagene uygarlığının beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1500 yıllık bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Roma döneminin izlerini taşıyan Perre'de, 2001'den bu yana aralıklarla süren kazılarda daha önce Roma çeşmesi, blok taş yapılar, su kanalları ve çok sayıda mimari kalıntı ortaya çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl Adıyaman Müze Müdürlüğü koordinasyonunda 20 işçi ve 4 arkeologdan oluşan ekip tarafından sürdürülen kazılarda ise yeni bulgulara ulaşıldı. Çalışmalarda 154 metrekarelik bir yaşam alanı tespit edildi.</p>

<p>Alanda yapılan incelemelerde bir tandır yapısı ile çevresinde iki oda belirlendi.</p>

<p><strong>Günlük yaşamın izleri bulundu</strong><br />
İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, kazılarda önemli bulgulara rastlandığını belirtti.</p>

<p><strong>Alanda çalışmaların devam ettiğini ifade eden Yelken, şu bilgileri verdi:</strong></p>

<p>"Şu an üzerinde çalıştığımız bölüm Roma döneminde inşa edilmiş bir yapı. Hemen yan tarafımızda Cennet Mozaiği ile bilinen bazilika yer alıyor. Bu yıl yürütülen çalışmalarla bazilika çevresindeki mimari dokular yeniden ortaya çıkarıldı. Arkeologlarımızın tespit ettiği 154 metrekarelik alanda günlük yaşama işaret eden çok sayıda buluntu ele geçti. Sikkeler, bronz eşyalar ve gündelik kullanım malzemeleri bunların başında geliyor."</p>

<p><strong>Tandır ve odalar yapının konut niteliğini gösterdi</strong><br />
Yelken, alanda bulunan tandır ve iki odalı mimarinin yapının konut amacıyla kullanıldığını gösterdiğini belirterek, "Tandırın varlığı buranın aktif bir yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor. Günümüzden yaklaşık 1500 yıl önce inşa edilen bu yapının Roma dönemine ait önemli bir yaşam örneği olduğunu değerlendiriyoruz." dedi.</p>

<p>Perre'nin coğrafi konumunun kazılarda farklı türde eserlere ulaşılmasını sağladığını anlatan Yelken, "Kent, geçmişte ticaret ve askeri yolların kesiştiği bir noktadaydı. Bu durum Perre'yi hem geçiş hem de konaklama merkezi haline getiriyordu. Bu nedenle önümüzdeki süreçte çok daha değerli buluntulara ulaşacağımıza inanıyoruz." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/perre-antik-kentinde-roma-donemine-ait-1500-yillik-yasam-alani-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/por100-1.jpg" type="image/jpeg" length="88788"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
