<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 07:15:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışı ilaç tedariki, KİK ve SGK işbirliğiyle dijital ortama taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Kurumu (KİK) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında yurt dışından yapılacak beşeri tıbbi ürün ve bunlara ilişkin hizmet alımlarının elektronik ortamda yürütülmesine dair işbirliği protokolü imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KİK'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, protokol, SGK Başkanı Yunus Elitaş ile KİK Başkanı Hamdi Güleç tarafından imza altına alındı.</p>

<p>Protokolle yurt dışından beşeri tıbbi ürün alımları ve bu ürünlerin temin işlemlerine yönelik hizmet alımlarında şu kolaylıklar sağlanacak:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İlan ve ihale dokümanlarının hazırlanması ve yayımlanması, teyit, bildirim ve tebligat işlemleri, doğrudan temin, elektronik ihale ve elektronik eksiltme adımları, dinamik alım sistemi ve ilerleyen süreçte geliştirilecek yeni modüller, doğrudan EKAP altyapısı üzerinden SGK'nin kullanımına sunulacak."</p>

<h2><strong>Hayati ilaçlarda hızlı ve güvenli tedarik sağlanacak</strong></h2>

<p>Açıklamada, özellikle kritik tedavilerde yurt dışından temin edilen ilaçlara yönelik zaman duyarlılığı nedeniyle, dinamik alım sisteminin protokolün odak noktasını oluşturduğunun altı çizilerek sisteme ilişkin şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Tedarikçi ön yeterlilik başvuruları ve yeterlilik değerlendirmeleri EKAP üzerinden tamamen dijital ortamda sonuçlandırılacak. Bürokratik işlem süreleri en aza indirilerek zaman kaybının önüne geçilecek. Tedarik zincirinde tam izlenebilirlik, şeffaflık ve güvenlik sağlanacak."</p>

<p>Gerçekleştirilen stratejik işbirliğiyle, kamu alımlarında dijital dönüşüm vizyonu güçlendirilirken, tıbbi ürünlerin, ihtiyaç sahiplerine, tedavilerini aksatmayacak hızda, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılmasına doğrudan katkı sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yurt-disi-ilac-tedariki-kik-ve-sgk-isbirligiyle-dijital-ortama-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-4fa25a883ceb70f7ed2a6e681bc39dc0.webp" type="image/jpeg" length="71521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>400 yataklı Nizip Devlet Hastanesinin açılışında konuşan Bakan Memişoğlu, Türkiye'de sağlık alanında çığır açtıklarını söyledi.</p>

<p>Ülkede son 25 yılda sağlık alanında birçok yenilik yaptıklarını ifade eden Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sağlık alanında tarihi bir gelişime imza attık. Hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. Sağlık altyapımızı modern ve son teknoloji cihazlarla donattık. 25 senede sağlığa yaptığımız yatırımların ve fedakar sağlık çalışanlarımızın gayretiyle sağlık tesislerimizde yılda 1 milyar kez vatandaşlarımıza sağlık hizmeti verebiliyoruz. Yapımını tamamladığımız 27 şehir hastanesinde yaklaşık 40 bin yatak kapasitesiyle aziz milletimize hizmet ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında yeni sağlık yatırımlarımıza da hızla devam ediyoruz."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/6ad5f8b53b272a2f9f2d1669d5ae5e3d.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Şehir hastanelerine ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, "Toplam 16 bin yataklı 13 şehir hastanemizin inşaatları birer birer yükseliyor. Buna ilave olarak 7 şehir hastanemizin ise proje çalışmaları sürmektedir. İnşa süreçleri tamamlandığında ülkemiz, 24 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 20 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak." şeklinde konuştu.</p>

<p>Sağlık alanında mevzuat altyapısını güçlendirdiklerini anlatan Memişoğlu, "2012'den bugüne 4,5 milyon vatandaşımıza evde sağlık hizmetleri sunduk. Dünyanın en gelişmiş dijital sağlık altyapısına sahibiz. Son bir yılda 80 yaş üstü ve yatağa bağımlı yaklaşık 1 milyon vatandaşımızın raporlarını hastaneye gitmeden elektronik ortamda yeniledik." dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/d0a0a57c7b98f1a49f123dd8ed1e0e1d.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Nizip Devlet Hastanesi</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, açılışı yapılan hastaneye ilişkin ise "400 yataklı Nizip Devlet Hastanemiz, 125 poliklinik, 95 yoğun ve palyatif bakım yatağı, 12 tam donanımlı ameliyathane ve diş ünitesine kadar gelişmiş imkanlarıyla vatandaşlarımızın sağlık ihtiyaçlarına cevap verecektir." bilgisini paylaştı.</p>

<h2><strong>Diğer konuşmacılar</strong></h2>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de Türkiye'nin sağlık alanında parmakla gösterilen bir ülke olduğunu dile getirerek, "250 yılda yapılamayacak çok önemli yatırımlar ve hizmetler yapıldı. Bunların hepsi milletimize olan inancımızdan kaynaklanıyor. O yüzden milletimiz de her zaman milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıktı, Cumhurbaşkanı'na sahip çıktı." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/07dd82c049721ff71f88d50c7a8c01f3.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Gaziantep Valisi Kemal Çeber de "Bir süredir zaten büyük bir memnuniyet dönüşü aldığımız ve çok güzel hizmetler veren bu hastanenin bugün tüm işlemleri tamamlanmış olarak açılışını yapıyoruz. İlçemize hayırlı olsun." dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/8ef92f4935bfc2e0e50b76807ee146d8.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hastanenin çevresinde çalışmalar yaptıklarını söyledi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/01e2dd5fa83742afad330034a5dafd24.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Açılışa AK Parti Gaziantep milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, AK Parti İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin ile diğer ilgililer katıldı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/19/4b28022b528f4f2d6c86a38d46bc1d52.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>“Ülke genelinde 1250'den fazla yeni birinci basamak sağlık merkezi inşa ediyoruz”</strong></h2>

<p>Gaziantep Sağlık Tesisleri Toplu Açılış Töreni'nde de konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, çeyrek asırda sağlık hizmetlerinin kapasitesinin baştan aşağı değiştiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "hayalim" dediği şehir hastanelerini Türkiye'nin gurur projeleri haline getirdiklerini anlatan Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>“Hastanelerimizin yüzde 80'ini yenileyerek veya yeniden inşa ederek 25 yılda toplam yatak kapasitemizi hamdolsun 271 binin üzerine çıkardık. Bir günde 3 milyondan fazla hastaya hizmet veren 1,5 milyonluk devasa bir sağlık ordusu haline geldik. Yurdumuzun dört bir yanında 36 bin yatak kapasitesine sahip 144 devlet hastanemizin yapım süreçleri devam etmektedir. Ülke genelinde 1250'den fazla yeni birinci basamak sağlık merkezi inşa ediyoruz.”</p>

<p>Anne ve bebek sağlığını odaklarına aldıklarını belirten Memişoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren anne ve bebek sağlığını odağımıza aldık. Özellikle tıbbi gereklilik olmadan yapılan sezaryen oranlarının yüksekliğini önemli bir halk sağlığı meselesi olarak gördük." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Sezaryen oranlarında düşüş sağlandı</strong></h2>

<p>Ülkede sezaryen yöntemiyle yapılan doğumlarda düşüş yaşandığına dikkati çeken Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>“Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın sağlığı için neyin daha yararlı olduğunu açıkça belirtmekle mükellefiz. Nitekim Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 'Normal Doğum Eylem Planı'nı hayata geçirdik. Hamdolsun, toplam sezaryen oranlarında yüzde 62,8'den yüzde 58,5'e kadar düşüş sağladık. Primer sezaryen oranında ise yüzde 15 düşüş sağladık. Uzun yıllar sonra sezaryen oranlarının ilk kez düşüş eğilimi göstermesi bizim için son derece umut vericidir. Bu veriler, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Biz, hem tıbben zorunlu olmayan sezaryen oranlarını düşürmek hem de her annenin doğum sürecine güvenle, bilgiyle ve destekle hazırlanabildiği sağlıklı bir sistemi kalıcı hale getirmek istiyoruz. Bu kapsamda 81 ilimizde görev yapan 62 bin ebeyle çok güçlü bir hizmet ağı oluşturduk.”</p>

<p>Anne adaylarına önem verdiklerini dile getiren Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Özellikle 'Her Gebeye Ebe' uygulamamızla ilk gebeliğini yaşayan bütün anne adaylarımıza hamileliklerinin son 3 ayında birebir ebe tahsis ediyoruz. Artık anne adaylarımızın gebeliğini öğrendiği ilk andan doğum sonrasına kadar yanlarında olan uzman bir rehberi var. Ebelerimiz anne adayımızın sorularını cevaplıyor, onu doğuma hazırlıyor, emzirmeden yenidoğan bakımına kadar her konuda destekliyor. Gerektiğinde de ilgili sağlık profesyonellerine yönlendiriyor. Bu kapsamda sahada 3 bin 400 koordinatör ebe görevlendirdik. Uygulamanın başladığı son 9 ayda 40 bin gebe ve lohusayı evlerinde ziyaret ettik. Ayrıca, yüksek riskli gebelerimize 8 branşta randevu önceliği tanımladık.”</p>

<p>Memişoğlu, 81 ilin tamamında bebek dostu uygulamasının olduğunu hatırlatarak, "Ülke genelinde 1774 gebe okulumuzda sadece son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayımıza destek olduk. 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulamamızı devreye alarak 250 bin anneye dijital ortamda rehberlik ettik. Gebeliğin ilk gününden doğuma, doğumdan lohusalığa ve bebeğin ilk yıllarına kadar anne ve bebeğimizi bütüncül bir anlayışla takip ediyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Gaziantep'e yapılan sağlık yatırımları</strong></h2>

<p>Kente yapılan sağlık yatırımlarına değinen Bakan Memişoğlu, "Toplam 37 hastane inşa ettiğimiz Gaziantep'imizin de sağlık altyapısını tamamen yeniledik. 1875 yataklı sağlık şaheseri Gaziantep Şehir Hastanemizi 2023'te tamamlayarak şehrimize kazandırdık. Birinci basamakta 92 yeni sağlık merkezini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. İlimizde 17 yeni sağlık tesisimizin inşaatına hız kesmeden devam ediyoruz." dedi.</p>

<h2><strong>Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, açılışı yapılan hastaneye ilişkin ise "Modern fiziki yapısı ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hem Gaziantep'imizin hem de bölgemizin sağlık hizmeti sunumuna büyük katkı sağlayacaktır. Bu güzide eserlerin hayata geçirilmesine öncülük eden Türkiye Yüzyılı'nın mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.</p>

<p>Açılışa, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep Milletvekilleri Derya Bakbak, İrfan Çelikaslan ve Mehmet Eyüp Özkeçeci, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şahinbey Kaymakamı Mehmet Emin Daşçı ve diğer ilgililer katıldı.</p>

<p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri, 300 yataklı Kadın Doğum Hastanesi ile aile sağlığı merkezlerinin açılış kurdelesini kesti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-saglik-tesislerimizde-yilda-1-milyar-kez-vatandaslarimiza-saglik-hizmeti-verebiliyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-c114421baebde32abfb951ca84b0a7d6.webp" type="image/jpeg" length="14830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Nişasta bazlı şekerden uzak durulmalı" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Ulusal Beslenme Konseyi Şeker Bilim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, dünyada ve Türkiye'de aşırı nişasta bazlı şeker tüketiminin obezite başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlhan Satman, glukoz ve fruktozun birçok gıdada doğal olarak bulunan basit şekerler olduğunu, şekerin sakkaroz ve nişasta bazlı olmak üzere iki şekilde üretildiğini söyledi.</p>

<p>Sofra şekeri olarak bilinen sakkarozun, birbirine bağlı ve yüzde 50'şer oranda glukoz ile fruktoz moleküllerinden oluştuğunu ifade eden Satman, "Nişasta bazlı şeker üretiminde ham madde olarak genelde mısır kullanılır ve farklı oranlarda glukoz ve fruktoz içerebilir. Mısırın yanı sıra buğday, patates, pirinç ve cassava (manyok) da ham madde olarak kullanılabilir." dedi.</p>

<p>Türkiye'de uygulanan pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker kotaları birlikte değerlendirildiğinde, yurt içinde piyasaya sunulan şekerlerdeki fruktozun çok büyük bölümünün pancar şekerinden kaynaklandığına işaret eden Satman, "Öyleyse nişasta bazlı şekerle ilgili sağlık endişeleri nereden kaynaklanmaktadır? Biyokimya açısından bakıldığında, sakkaroz ve nişasta bazlı şekerin kalori değerleri arasında bir fark yoktur, 1 gramı tüketildiğinde 4 kilokalori verir. Şeker içeriklerinin de genelde benzer olduğu kabul edilse de özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubuyla tatlandırılmış popüler birçok içeceğin beklenenden daha fazla fruktoz içerdiği bilinmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Satman, sofra şekeri tüketildiğinde glukoz ve fruktozun açığa çıkması ve emiliminin belirli bir süreç gerektirdiğini, bu nedenle kan şekeri seviyesinin hızla yükselmediğini belirterek, nişasta bazlı şeker tüketiminde ise bu sürece gerek olmadığı için kandaki glukoz seviyesinin çok hızlı yükseldiğini anlattı.</p>

<p>Yüksek miktarda fruktoz tüketiminin karaciğerin insüline duyarlılığını azalttığını vurgulayan Satman, yüksek fruktozlu mısır şurubunun sakkaroza kıyasla daha fazla fruktoz maruziyetine ve farklı metabolik etkilere yol açabileceğine dikkati çekti.</p>

<p>Satman, aşırı şeker tüketiminin depresyon, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, obezite, metabolik sendrom, yağlı karaciğer hastalığı ve diş çürükleri başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkilendirildiğini belirterek, uluslararası sağlık ve gıda otoritelerinin serbest şeker tüketiminin sınırlandırılmasını önerdiğini kaydetti.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin içeceklerden şekerleme ve unlu mamullere, süt ürünlerinden paketlenmiş gıdalara kadar birçok üründe kullanıldığını dile getiren Satman, sakkaroza göre daha kararlı, raf ömrünü uzatıcı ve maliyet açısından avantajlı olması nedeniyle gıda sektöründe tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin tüketimi güvenli veya zararsız kabul edilen ayrı bir masum türünün bulunmadığını ifade eden Satman, fruktoz oranları farklı olsa da tüm nişasta bazlı şeker türlerinin benzer metabolik riskler taşıdığını belirtti.</p>

<p>Satman, halk sağlığı otoritelerinin günlük ilave şeker alımının azaltılmasını önerdiğine işaret ederek, toplum sağlığının korunması için özellikle şekerli içecek tüketiminin azaltılması ve fiziksel aktivitenin artırılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında bağlantı</strong></h2>

<p>Araştırmaların fruktozun bazı tümörlerin büyümesinde yakıt görevi görebileceğine işaret ettiğini belirten Satman, yüksek miktarda fruktoz tüketiminin özellikle meme yağ dokusunda metabolik değişikliklere yol açarak meme kanseri gelişimine katkı sağlayabileceğinin ileri sürüldüğünü anlattı.</p>

<p>Aşırı fruktoz tüketimi ile pankreas kanseri arasında ilişki olduğunu ortaya koyan çalışmaların mevcut olduğunun altını çizen Satman, "Artan kanıtlar, aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında önemli bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Aşırı miktarda tüketilen işlenmiş gıdalardaki ilave şekerler, sağlıksız yağlar ve kimyasal katkı maddeleri ile birlikte metabolik ve endokrin işlev bozukluklarına ve bağırsak mikrobiyom dengesizliğine katkıda bulunur. Bu sorunların hemen hepsinin obezite ve inflamasyonu tetiklediği bilinmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Satman, "Her yaş ve cinsiyetteki bireyler, özellikle 2 yaşından küçük bebekler, çocuklar, metabolik hastalığı bulunanlar veya bu hastalıklara yakalanma riski yüksek olanlar şekerden, özellikle nişasta bazlı şekerden kesinlikle uzak durmalıdır. Nişasta bazlı şeker türleri arasında yüksek fruktoz içeriğine sahip yüksek fruktozlu mısır şurubunun tüketimi, bu gruplarda kalıcı sağlık sorunları riskini artırabilir. Bebeklere yaşamın ilk 2 yılında kesinlikle ilave şeker verilmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çocuklarla metabolik hastalığı bulunan veya risk taşıyan bireylerde aşırı şeker ve özellikle nişasta bazlı şeker tüketiminin mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabileceğine ve hastalıkların kontrolünü güçleştirebileceğine dikkati çeken Satman, "Türk toplumunda obezite, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunları oldukça yaygın görüldüğü için işlenmiş gıdalarda ve hazır içeceklerde yaygın olarak kullanılan nişasta bazlı şeker, özellikle çocuklar ve gençlerde kronik hastalık riskini artırır. Tip 2 diyabetli bireylerde ise hastalığın kontrolünü güçleştirir." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülkeden biri Türkiye</strong></h2>

<p>Tüm dünyada şeker ve nişasta bazlı şeker kullanımının giderek artması nedeniyle birçok ülkenin, bu ürünlerin üretimine kota getirdiğine işaret eden Satman, "Türkiye’de 2001 yılından beri şeker ve nişasta bazlı şeker üretimi sınırlandırılmaktadır. Önceleri yüzde 10 olan nişasta bazlı şeker üretim kotası, 2018'de yüzde 5'e ve 2024'ten itibaren de yüzde 2,5'e indirilmiştir. Bir nişasta bazlı şeker türü olan yüksek fruktozlu mısır şurubunun küresel kullanımına ilişkin yapılan bir araştırmada, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayalı olarak 43 ülkede yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimi incelenmiştir. Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülke Macaristan, Slovakya, Bulgaristan, Belçika ve Türkiye'dir." dedi.</p>

<p>Satman, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketicilerin farkındalığının ve sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi, etiket okuma ve yorumlama alışkanlığının kazandırılmasının şeker ve nişasta bazlı şeker ürünlerinin tüketimini sınırlayabileceği yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>AB mevzuatına göre hazır gıda ve içeceklerde kullanılan şeker türlerinin ürün etiketinde belirtilmesinin zorunlu olduğuna değinen Satman, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bir ürüne şeker, nişasta bazlı şeker veya tatlandırıcı eklenmişse, şeker türlerinin açık adlarının ürün etiketindeki 'içindekiler' listesinde miktarlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanarak yazılması zorunlu olmalıdır. Ek olarak 'besin değerleri' tablosunda da ürünün içerdiği toplam karbonhidrat miktarının belirtilmesi zorunlu tutulmalıdır. Mümkünse, üründeki şeker türlerinin miktarlarının etikette ayrı ayrı belirtilmesi sağlanmalıdır. Özellikle şekerli ürünün adında veya vurgusunda belirli bir şeker türü öne çıkarılıyorsa, örneğin 'fruktozlu içecek', 'bal ilaveli bisküvi' bileşenin yüzdesi belirtilmelidir. Bir üründeki 'şekersiz', 'ilave şeker içermez' gibi ifadeler sıkı bir şekilde denetlenmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-dcb25314a9966fa7e518741b785c1ec3.webp" type="image/jpeg" length="45105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ilk bypass ameliyatlarına ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memişoğlu, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ilk bypass ameliyatlarının başarıyla gerçekleştirildiğini belirterek "Bu başarıya imza atan sağlık ekibimiz ve sağlığına kavuşan hastalarımızla görüntülü görüşerek heyecanlarına ortak olduk" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Siirt'te göğüslerini kabartan bir an yaşandığını kaydetti.</p>

<p>Geçen günlerde Siirt'te gerçekleştirdikleri ziyarette bypass ameliyatlarının başlatılması yönünde hekimleri ve sağlık ekibini teşvik ettiklerini aktaran Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk bypass ameliyatları başarıyla gerçekleştirildi. Bu başarıya imza atan sağlık ekibimiz ve sağlığına kavuşan hastalarımızla görüntülü görüşerek heyecanlarına ortak olduk. Zorlu ameliyatları başarıyla tamamlayan hekimlerimizi ve tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyor, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Türkiye'nin her köşesinde, şifa dağıtan ellerle hayatlara dokunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu, paylaşımında, ameliyatı gerçekleştiren sağlık ekibiyle gerçekleştirdiği görüntülü görüşmeye de yer verdi.</p>

<p>Görüşmede, sağlık çalışanlarını tebrik eden Memişoğlu, ameliyatı yapılan hastalara da geçmiş olsun diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglundan-siirt-egitim-ve-arastirma-hastanesindeki-ilk-bypass-ameliyatlarina-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-42ec84da70ad5847335cc7112ee517fa.webp" type="image/jpeg" length="18356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceklerini belirterek, "Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ'nin (USHAŞ) İstanbul Şubesi'nde sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sisteminin ülkenin gurur kaynaklarından biri olduğunu, özellikle son 25 yılda Türkiye'de sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşandığını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın insan odaklı bir sağlık hizmeti sunulması için her türlü iradeyi göstererek destek verdiğini aktaran Memişoğlu, sağlık hizmetinin iyi sunulmasında iyi sağlık çalışanlarının bulunmasının önemli olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke haline geldiğini dile getirerek, "Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/39fbc58362af63853c9fdc5f62aa0846.jpg" width="1200" /></figure>

<p>"Koruyan, Geliştiren ve Üreten" sağlık modelinin amacına ulaşabilmesi için sağlık muhabirlerinin önemli olduğunu belirten Memişoğlu, "Her biriniz en az bizler kadar sağlıkçısınız. Çünkü biz sağlıkta hekim, yönetici olarak ne yaparsak yapalım bunu duyuracak, toplumun kültürünü ve bilincini artıracak sizlerin haberleridir." diye konuştu.</p>

<h2><strong>Palyatif bakımda yeni uygulama</strong></h2>

<p>Kemal Memişoğlu, Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmeliği yayımlayıp "palyatif kritik bakım hizmeti"ni tanımladıklarını aktararak, evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettiklerini ve Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi (ESKOM) adıyla bir komuta merkezi oluşturduklarını anlattı.</p>

<p>Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hale getireceklerini dile getiren Memişoğlu, toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe yaşlıların bakımı ve sağlık hizmetiyle ilgili bu modeli oluşturduklarını, aile hekimini de bu sisteme dahil ettiklerini söyledi.</p>

<p>Memişoğlu, aile hekiminin palyatif bakıma ihtiyacı olan hastayı ESKOM'a bildireceğini ya da hastaneden çıkıp evine yerleştirilen bu hastaların otomatik olarak aile hekimine yönlendirileceğini anlatarak, "Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul'da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul'da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz." şeklinde konuştu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/2e6f85e4f1f53e8e83d9f1dbe4d36887.jpg" width="1200" /></figure>

<p>İki senede 160 mevzuat çıkardıklarını belirten Memişoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"2024 yılının kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliğini değiştirdik. Sağlık sisteminin koruyan sağlık tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye'de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul'da 1121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde, yaklaşık 1850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul'da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye'deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var."</p>

<h2><strong>Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıkları</strong></h2>

<p>Memişoğlu, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) geçen ay yayımladığı bültene göre Türkiye'deki yaş ortalamasının yükselerek 78,5'e çıktığını belirterek, "Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002'de bebek ölümü 1000 doğumda 31,5 iken bugün 7,8'e düşmüş durumda ve 2024'te binde 9 iken 2025'te binde 7,8'e düştü. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD'de bunlarla ölçülüyor." dedi.</p>

<p>Ölümlerin yüzde 34,7'sinin dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16'sının da iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şunları aktardı:</p>

<p>"Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42'sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30'unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara, Türkiye'de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye'de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım. Ölüm sebeplerimizin yüzde 50'sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo."</p>

<p>Kilonun da başka bir sağlık riski olduğunu dile getiren Memişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000'li yıllarda Türkiye'de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Yani nüfusun yüzde 30'u köyde, kırsalda yaşayan bir toplumken bugün sadece 100 kişiden 6,6'sı kırsalda yaşıyor. Bu esasında yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ama beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle kötüleşmiş durumda. Bir de hareket kısıtlılığı var şehirde. Daha çok araçlarla hareket ediyorsunuz. Öyle olunca da yürümüyorsunuz, egzersiz yapmıyorsunuz. Şimdi bu konularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Bunda siz medya mensuplarının çok etkisi var. Bu bilinci, kültürü toplumda beraber oluşturacağız. Toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum."</p>

<p>Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte çalışarak Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği'nin de çıkarıldığını anlatarak, sporcunun sağlık raporu alması için bireyin hastalığı yoksa e-Nabız üzerinden beyan edebildiğini aktardı.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/16/e1b7390af1c6a265f0ae4ba58b9aff9b.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>Organ bağışı sayısı 250 bine ulaştı</strong></h2>

<p>Organ naklinde kadavradan organ bağışı bulmakta zorlandıklarını dile getiren Memişoğlu, organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptıklarını, artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabildiğini ve bağış sayısının şimdiye kadar 250 bini bulduğunu kaydetti.</p>

<p>Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet haline getirdiklerini dile getiren Memişoğlu, Türkiye'de 30 binin üzerinde insanın organ beklediğini, organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasının bağışçı sayısının artmasında önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Memişoğlu, İstanbul'da son 24 yılda 79 büyük hastane yapıldığını, sadece Kovid-19 pandemisi döneminde 28 hastanenin hizmete açıldığını, Türkiye genelinde 27 şehir hastanesi yaptıklarını belirterek, İstanbul'da 1453 yataklı Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'nin yapımının devam ettiğini, Sancaktepe'de 4 bin yataklı şehir hastanesinin 2027'nin ikinci yarısında hizmete sunulacağını aktardı.</p>

<p>"Esenlik Mevzuatı"yla sağlıklı insanlara sağlık hizmeti sunulmasına başladıklarını dile getiren Memişoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>"Tedavi amacı ile yapılmayan ve tedavi sonrasında 6 aylık nekahet dönemi için yapılmayan sağlık hizmetlerini özel sektör de bizim tanımladığımız yerde sunabilir, dedik. Mesela 1000 yataklı otel. Bu mevzuat çıkmadan önce otelde sağlık hizmeti sunulamıyordu. Şimdi otelinizin veya tesisinizin bir kısmında bağımsız olarak 'Esenlik Kurumu' kurabilirsiniz. Bir sorumlu doktor tanımlıyorsunuz. İster diyetisyen ister fizyoterapist ister çocuk gelişimci, ister manuel terapi, her şeyi yapabiliyorsunuz. Sadece Bakanlıktan ruhsat alacaksınız. Bununla ilgili de kuruluşun bir hastaneyle protokol yapmasını zorunlu kılıyoruz. Yani acil bir durum olduğu zaman o hastanenin veya tıp merkezinin oraya müdahale etmesini zorunlu kılıyoruz."</p>

<h2><strong>Sağlıkta yerli üretim</strong></h2>

<p>Bakan Memişoğlu, 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını belirterek, "En az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye'de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, 'master cell' dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A'yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çalışma yaptık, hazır üretime geldik." diye konuştu.</p>

<p>Aynı zamanda Memişoğlu, 2 sene içinde yüzde 70'in üzerinde yerli ultrason cihazı üreteceklerini de anlatarak, şunları dile getirdi:</p>

<p>"Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Homevent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye'de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark'ta onu prototipiyle geliştirdik."</p>

<p>Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarının olduğunu ifade eden Memişoğlu, şunları anlattı:</p>

<p>"Türkiye'nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB'de şöyle bir şey yaptık, Türkiye'nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye'de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz, dedik. Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Kovid-19'da yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB'le beraber üretimini teşvik ediyoruz."</p>

<p>Memişoğlu, "uretensaglik.gov.tr" ile fikirden ürüne dayalı bir sistem kurduklarını vurgulayarak, sağlıkla ilgili çalışmaları olan, fikirleri bulunanların bu siteye başvuru yapabileceğini söyledi.</p>

<p>Yönetmelikle AVM, spor salonları, halı sahalar gibi kalabalık alanlara eksternal defibrilatörlerin koyulmasının zorunlu hale getirildiğini ifade eden Memişoğlu, yapay zekayla birçok şey yapmaya başladıklarını, artık denetimleri şikayetten çok risk esaslı denetim sistemi üzerine gerçekleştirdiklerini kaydetti.</p>

<p>Toplantıya, İstanbul Valisi Davut Gül, İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol ile İstanbul'da görev yapan birçok sağlık muhabiri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bakan-memisoglu-turkiyenin-saglik-alanindaki-uretim-kapasitesini-tamamen-bagimsiz-hale-getirecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-96671a7f634fd2dad8e913737bd762a5.webp" type="image/jpeg" length="72921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ bağışında 143 bin 887 kişi dijital vasiyet oluşturdu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, organ bağışında 143 bin 887 kişinin dijital vasiyet oluşturduğunu, 2 milyon 510 bin 18 organ ve dokunun bağışlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, organ bağışı süreçlerini e-Devlet ve e-Nabız üzerinden dijitalleştirerek vatandaşlar için çok daha kolay hale getirdiklerini anımsattı.</p>

<p>Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"O günden bugüne, 143 bin 887 vatandaşımız dijital vasiyetini oluşturarak bu iyilik hareketine katıldı. 2 milyon 510 bin 18 organ ve doku nice hayatlara umut olmak üzere bağışlandı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/organ-bagisinda-143-bin-887-kisi-dijital-vasiyet-olusturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-087db10a7901cacca57744439612288e.webp" type="image/jpeg" length="68139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından hiperbarik oksijen tedavisiyle ilgili açıklama]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, bu yılın ilk altı ayında 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 10 bin 93 hastanın hiperbarik oksijen tedavisinden (HBOT) yararlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, HBOT'un özel olarak tasarlanmış basınç odalarında tümüyle basınç altına alınarak aralıklı şekilde yüzde 100 oksijen solunumu esasına dayanan bir tedavi yöntemi olduğu belirtildi.</p>

<p>Dokulara ulaşan oksijen miktarı artırılarak iyileşme sürecinin desteklendiği, birçok hastalık ve yaralanmanın tedavisinde etkin bir tedavi yaklaşımı sunulduğu aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hiperbarik oksijen tedavisi dekompresyon hastalığı (vurgun), hava ve gaz embolisi (hava veya gaz kabarcıklarının damarları tıkaması), karbonmonoksit zehirlenmesi, gazlı kangren, ezilme yaralanmaları, yara iyileşmesinin geciktiği durumlar, termal yanıklar, ani işitme kaybı ve ani görme kaybı başta olmak üzere çok sayıda hastalık ve yaralanmanın tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır."</p>

<p>Diyabetik yaralar, cerrahi yaralar, atardamar ve toplardamar dolaşım bozukluğuna bağlı yaralar ile bası yaralarının (dekübit ülserleri) tedavisinde de hiperbarik oksijen tedavisinden yararlanıldığı bilgisine yer verilen açıklamada, hastalığın türüne ve hastanın klinik durumuna göre planlanan tedavinin, iyileşme sürecine önemli katkı sağladığı vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Tedavi alanında uzman sağlık ekipleri tarafından yürütülüyor"</strong></h2>

<p>Alanında uzman sağlık ekipleri tarafından yürütülen tedavi hizmetlerinin uygun endikasyona sahip hastalara modern tıbbi altyapı ve güvenli tedavi standartları çerçevesinde verildiği ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde 2025'te, 1790'ı acil, 16 bin 193'ü diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 17 bin 983 hastaya hiperbarik oksijen tedavisi uygulanmıştır. 2026'nın ilk altı ayında ise 1311'i acil, 8 bin 782'si diğer endikasyonlar kapsamında olmak üzere 10 bin 93 hasta hiperbarik oksijen tedavisinden yararlanmıştır. Hiperbarik oksijen tedavisi sırasında hastanın yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen soluması sayesinde kandaki oksijen miktarı önemli ölçüde artmaktadır. Böylece oksijenlenmesi yetersiz kalan dokular daha fazla oksijenle desteklenmekte, yara iyileşmesi hızlanmakta ve enfeksiyonla mücadeleye katkı sağlanmaktadır."</p>

<p>Açıklamada, tedavinin, uygun hastalarda doku hasarının azaltılmasına, iyileşme sürecinin hızlandırılmasına ve komplikasyon riskinin düşürülmesine destek olarak hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına katkıda bulunduğu, Bakanlığın hiperbarik oksijen tedavisi hizmetlerini ülke genelinde yaygınlaştırarak uygun endikasyona sahip hastaların bu tedaviye erişimini güçlendirmeye ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-hiperbarik-oksijen-tedavisiyle-ilgili-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-2152b61ab24732141e5f3b5a2a6fe44d.webp" type="image/jpeg" length="56091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan UMKE Haftası'na ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin (UMKE) 20 bini aşkın gönüllü, 471 araç ve 678 sahra hastanesi çadır ünitesiyle afet ve acil durumlarda vatandaşın yanında olmaya devam ettiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NSosyal hesabından UMKE Haftası'na ilişkin paylaşımda bulunan Memişoğlu, "Afetlerde sürdürülen kesintisiz mücadelenin adı UMKE. 20 bini aşkın gönüllümüz, 471 aracımız ve 678 sahra hastanesi çadır ünitemizle afet ve acil durumlarda vatandaşımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Tüm UMKE çalışanlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, paylaşımında, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere UMKE'nin afet bölgelerinde yürüttüğü çalışmalara ilişkin hazırlanan videoya da yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-umke-haftasina-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/08/thumbs-b-c-d8996047351a1a87c7df784079b082f2.webp" type="image/jpeg" length="36613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: İstanbul’da sağlık kuruluşlarına 473 milyon lira ceza kesildi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına yönelik 12 binden fazla denetim gerçekleştirildiğini, bunların 4 bininin olağan dışı denetim olduğunu ve toplam 473 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yılın ilk 6 ayında İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarına yaptıkları 4 bini olağan dışı olmak üzere 12 binden fazla denetimde 473 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güner, AA muhabirine, İstanbul'da sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve kalitesi kapsamında denetimlerin 7 gün 24 saat sürdürüldüğünü söyledi.</p>

<p>İstanbul'da verilen yüksek kaliteli sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Güner, kamu, özel ve üniversite ayrımı olmaksızın verilen sağlık hizmetlerinin denetlendiğini, takip edildiğini ve sonuçlarının değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşlardan WhatsApp hatları, sosyal medya hesapları, CİMER ve dilekçeler aracılığıyla gelen tüm başvuruların uzman ekipler tarafından değerlendirildiğini anlatan Güner, gerekli görülmesi halinde denetim yapıldığını, aksaklık tespit edilmesi durumunda ise idari yaptırımlar uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatları doğrultusunda denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü bildiren Güner, "Yüksek kalite hizmeti, herhangi bir aksaklığa, herhangi bir kötü uygulamaya, herhangi bir çürük elmaya izin vermeden devam ettirmeye çalışıyoruz." dedi.</p>

<p><strong> "Sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz"</strong></p>

<p>Güner, bu yıl da kentte denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü vurgulayarak, "2026 yılının ilk 6 ayında sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz. 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına 12 binden fazla denetim yapmış durumdayız. Bunun 4 bini de olağan dışı denetimler. Bu yılın ilk 6 ayında 473 milyon lira idari para cezası uyguladık." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/istanbul-il-saglik-muduru-guner-istanbulda-saglik-kuruluslarina-473-milyon-lira-ceza-kesildi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/istanbul-da-ozel-saglik-kuruluslarina-6-ayda-20101300-amp.jpg" type="image/jpeg" length="69839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bu yılın ilk 6 ayında 130 milyon muayene gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, 2026 yılının ilk 6 ayında 130 milyon muayene yapıldığını belirterek, bunların yüzde 88'inin kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güner, AA muhabirine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından itibaren hayata geçirilen sağlıkta dönüşüm sürecinin Türkiye'de sağlık hizmetlerini farklı noktaya taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 21E882C37788C709Db37B5710Dd9B7De" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-21e882c37788c709db37b5710dd9b7de.webp" width="864" /></p>

<p>İstanbul'un dünyanın dört bir yanından hastalara sağlık hizmeti sunduğunu belirten Güner, estetik ve plastik cerrahinin yanı sıra genel cerrahi, ortopedi ve onkoloji gibi birçok branşta yabancı hastaların İstanbul'u tercih ettiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güner, Türkiye'de Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nun ortaya koyduğu "Koruyan, Üreten ve Geliştiren Sağlık Modeli" doğrultusunda hizmet sunduklarını, önceliği koruyucu sağlık hizmetlerine verdiklerini vurguladı.</p>

<p>Vatandaşların sağlığını kaybetmeden önce aile hekimlikleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmasını amaçladıklarını aktaran Güner, hastalık durumunda ise güçlü 112 altyapısı ve hastaneler aracılığıyla hızlı şekilde sağlık hizmeti sunduklarını ifade etti.</p>

<p>Güner, birinci basamak sağlık hizmetlerinin etkin kullanımının önemine işaret ederek, aile hekimliklerinden başlayarak eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ve üniversite hastanelerine uzanan güçlü bir sağlık sistemi oluşturduklarını belirtti.</p>

<h2><strong>"Bu aslında güçlü sağlık modelimizin bir tezahürü"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Güner, Türkiye'de herkesin ücretsiz şekilde en üst düzey sağlık hizmetine ulaşabildiğini belirterek, bunun her geçen yıl gelişerek devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Geçen yıl İstanbul'da yaklaşık 210 milyon muayene yapıldığı bilgisini veren Güner, "2026 yılının ilk 6 ayında biz 130 milyon muayene yapmış durumdayız. 130 milyon muayenenin yüzde 88'i kamu hastaneleri tarafından gerçekleştirildi. Bu aslında güçlü sağlık modelimizin bir tezahürü. Ancak vatandaşlarımızın doğru hekime doğru zamanda ulaşabilmesi için birinci basamağı daha aktif kullanmamız gerekiyor." dedi.</p>

<p>Güner, İstanbul'da vatandaşların ortalama 7 dakikalık yürüme mesafesinde aile sağlığı merkezine ulaşabildiğini anlatarak, kentteki aile sağlığı merkezi sayısının 1120'ye ulaştığını, yıl sonuna kadar bu sayıyı 1200'e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.</p>

<p>Bir aile hekiminin hizmet verdiği ortalama nüfusun 4 binlerden 2 bin 900 seviyesine düştüğünü aktaran Güner, hedeflerinin bu rakamı 2 bin 500'ün altına indirmek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Güner, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin de koruyucu sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlendiğini, bu merkezlerde psikolog, aile danışmanı, çocuk gelişimci ve çeşitli sağlık profesyonellerinin görev yaptığını aktardı.</p>

<h2><strong>"Yılın ilk 6 ayında yaklaşık 21 milyon görüntüleme gerçekleştirildi"</strong></h2>

<p>Pandemi döneminde ertelenen ameliyatların büyük bölümünün tamamlandığını dile getiren Güner, devlet hastaneleri ile şehir hastaneleri arasındaki koordinasyon sayesinde ameliyat bekleme sürelerinin önemli ölçüde azaldığını söyledi.</p>

<p>Güner, 2025 yılında İstanbul'da 2 milyon 700 bin ameliyat gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "2026 ilk 6 ayında 1 milyon 630 bin ameliyat yapmış durumdayız. Çok yüksek rakamlar bunlar. Bunların çoğu ABC grubu ameliyatlar. Biz 2 saniyede bir İstanbul'da ameliyat yapıyoruz. Yani nefesimizi alıp verdiğimiz durumda bile belki bir ameliyat gerçekleşmiş oluyor." diye konuştu.</p>

<p>İstanbul'da 127 bin kamu sağlık personeliyle hizmet verildiğini belirten Güner, sağlık hizmetlerinde kaliteden ödün vermeden çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Güner, yurt içinden olduğu kadar dünyanın birçok ülkesinden hastaların da İstanbul'a tedavi olmak için geldiğini, bunun sağlık hizmetlerinin başarısını gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Radyolojik görüntüleme hizmetlerinde de yüksek kapasiteyle çalıştıklarını aktaran Güner, yılın ilk 6 ayında yaklaşık 21 milyon görüntüleme gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Doç. Dr. Güner, vatandaşların ihtiyaç duyduğu her alanda güçlü sağlık sistemiyle hizmet vermeye devam edeceklerini söyleyerek, "Vatandaşımızın neye ihtiyacı olursa olsun, hangi sağlık problemiyle ilgili ihtiyacı olursa olsun güçlü sağlık sistemimizle onlara cevap vermeye, 7 gün 24 saat mesai kavramı olmaksızın, bayram seyran dinlemeksizin hizmet vermeye devam edeceğiz. Dünyanın sağlık başkentinde şükür olsun sağlık emin ellerde." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/istanbulda-bu-yilin-ilk-6-ayinda-130-milyon-muayene-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/doktor-2427873-1.jpg" type="image/jpeg" length="56672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kenelere karşı "dikkatli olunması ancak panik yapılmaması" uyarısı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene yapışan kişilerin panik yapmadan hızla keneyi vücudundan uzaklaştırması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Keskin, AA muhabirine, yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiklerini, bu nedenle insanların bu canlılara karşı tedbirli olması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle hyalomma grubuna ait kenelerin Türkiye'deki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "Hyalomma marginatum türü kenelerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde aktivitelerini artırdığını biliyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımız tarlaya, pikniğe, yürüyüşe veya ormanlık alanlara daha sık çıkıyor. Bu durum kene ile karşılaşma riskini artırıyor. Ülkemizde görülen keneler, popülasyonu yapay şekilde artırılmış bir canlı değildir, bu bölgenin doğal bir türüdür ancak virüs taşıdığı için tehlikelidir." dedi.</p>

<p>KKKA'nın sadece Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğüne işaret eden Keskin, "Bugün İspanya ve Portekiz'de hyalomma türü olan 'Hyalomma lusitanicum' kaynaklı KKKA vakaları olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vakalarda yoğunlaşma yaşanıyor. Vatandaşlarımızın kene bulunma ihtimali yüksek olan açık mera ve otluk alanlara giderken mutlaka açık renkli kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Kenenin vücuda giriş noktası olan pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı, bel kısmı ise kemer veya kuşakla sıkıca kapatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kene uçamaz, zıplayamaz veya atlayamaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir bölgede hastalık tespit edildiğinde devletin hızla kene popülasyonunu takibe alarak ilaçlama yaptığını belirten Keskin, şöyle devam etti:</p>

<p>“Burada vatandaşlarımıza da önemli görevler düşüyor. Hayvanlarında kene gören yetiştiriciler zaman kaybetmeden ilaçlama yapmalıdır. Vatandaşlarımızın araziye çıkarken kene kovucu kullanması ve gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Gerekli tedbirler alınsa bile vücutlarına kene tutunabilir. Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin (hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açan her türlü mikroorganizma) vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir.”<br />
<img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/21/9f46387c5839c5c700b90c06ee822d4e.jpg" width="1200" /></p>

<p>Keskin, Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yüzde 4-5 seviyesinde bulunduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla panikten uzak durmalıyız. Bu konuda hekimlerimize güvenimiz gerekmektedir. Hastalık ve tedavi süreçlerinde oldukça tecrübeliler. KKKA'ya yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlası tamamen iyileşiyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kenelere-karsi-dikkatli-olunmasi-ancak-panik-yapilmamasi-uyarisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-49e147f6b96db71bea69156520321024.webp" type="image/jpeg" length="34535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumansız hava sahasında 17 yılda 46 milyonu aşkın denetim yapıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında ülke genelinde 1500 ekip ve 10 bine yakın personelle gerçekleştirilen denetimlerde, vatandaşlardan gelen ihbarlar en yakın ekibe yönlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, toplum sağlığını korumak, tütün dumanına maruziyeti önlemek ve tütün kullanımını azaltmak amacıyla yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında 2009'dan bu yana 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirildi.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında yürütülen uygulamayla, tütün kullanımının yol açtığı sağlık risklerinin azaltılması ve dumansız yaşam alanlarının korunması hedeflendi.</p>

<p>Yürürlüğe 19 Temmuz 2009'da giren düzenlemelerle, kahvehane, kafeterya, lokanta ve benzeri işletmelerin kapalı alanlarında tütün ürünü kullanımı yasaklandı. Yapılan düzenlemelerle toplumun yoğun kullandığı bazı açık alanlarda da ilave kısıtlamalar hayata geçirildi.</p>

<p>Bu kapsamda havaalanları, terminaller, alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar ile sağlık kuruluşlarının giriş kapılarının en az 5 metre çevresinde tütün ürünü kullanımı yasaklandı, kamu kurumlarının açık alanlarında oluşturulabilecek sigara içme alanları ise toplam açık alanın yüzde 30'u ile sınırlandırıldı. Bu alanların bina girişlerinden en az 10 metre uzaklıkta olması zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Ayrıca çocuk parkları, yürüyüş yolları ve spor alanlarında tütün ürünü kullanımı tamamen yasaklanarak, çocukların ve gençlerin dumandan korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı.</p>

<h2><strong>Dijital denetim altyapısı</strong></h2>

<p>Denetim faaliyetleri, Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi ile dijital ortama taşındı. Planlama, saha koordinasyonu, ihbar yönetimi ve raporlama süreçleri tek merkezden etkin şekilde yürütülmeye başlandı.</p>

<p>"ALO 184 SABİM" hattı ile "Yeşil Dedektör" mobil uygulaması üzerinden iletilen ihbarların sisteme anlık düşmesi sağlandı. Böylece ihbarların en geç 2 saat içinde değerlendirilerek en yakın denetim ekibine yönlendirilmesine imkan verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sayede vatandaşların denetim süreçlerine aktif katılımı sağlanırken, ihlallere hızlı ve etkin müdahale imkanı oluşturuldu.</p>

<h2><strong>Türkiye genelinde kesintisiz denetim</strong></h2>

<p>Bakanlık verilerine göre, Türkiye genelinde yaklaşık 1500 denetim ekibi ve 10 bine yakın görevli personelle 7 gün 24 saat esasına göre denetimler gerçekleştiriliyor.</p>

<p>2009'dan bugüne kadar 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirilirken, Dumansız Hava Sahası uygulamasının sürdürülebilirliği etkin denetim mekanizmasıyla güvence altına alınıyor.</p>

<p>Denetimler, rutin denetimler, ihbar üzerine gerçekleştirilen denetimler ve iller arası çapraz denetimler olmak üzere 3 farklı yöntemle yürütülüyor.</p>

<p>İhbar alınması veya ihlal tespit edilmesi halinde ilgili işletmeye 20 gün içinde en az 3 takip denetimi yapılıyor. Denetim ekipleri, en az 2 kişiden oluşurken, ekiplerde kolluk kuvveti temsilcileri de görev alıyor.</p>

<p>Denetimlerin etkinliğini artırmak amacıyla 81 ilde görev yapan ekipler, farklı illerle eşleştirilerek her ay çapraz denetimler gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-3f4b2aedeaeb4d1b5c388fe3211a63cf.webp" type="image/jpeg" length="83636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen "e-Rapor" sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları belirli istisnalar dışında elektronik ortamda düzenlenmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığının yeni e-Rapor uygulamasıyla, daha önce dijital ortamda bulunmayan istirahat raporları da elektronik olarak düzenlenmeye başladı.Öğrenciler, 18 yaş altı kişiler, memurlar, kamu görevlileri, esnaf ve serbest meslek sahipleri sistemden yararlanabilecek. Vatandaşlar raporlarına e-Devlet üzerinden ulaşabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkili sağlık kuruluşlarındaki hekimler tarafından hazırlanan raporlar güvenli şekilde kaydedilecek ve e-Rapor Doğrulama Servisi üzerinden kontrol edilebilecek. Basılı çıktı ihtiyacı olmadan işlemler daha hızlı tamamlanacak. SGK kapsamındaki 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları ise mevcut SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/saglik-bakanligi-stok-1753234-3.jpg" type="image/jpeg" length="53799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dişten elde edilen kök hücreler "çikolata kisti" için umut verdi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Diş Hekimliği ve Tıp fakültelerinde görev yapan bilim insanları, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerinin halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriomaya iyi geldiğini belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Pelin Güneri, Prof. Dr. Mehmet Emin Kaval, Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, Prof. Dr. Uğur Tekin ve Dr. Birant Şimşek ile Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil, Prof. Dr. Timur Köse ve doktora öğrencileri Özgün Germiyan ve Ebru Eroğlu'nun yer aldığı araştırma grubu, 2022 yılında çekilen gömülü 20 yaş dişlerindeki pulpa dokusundan mezenkimal kök hücreler elde etti.</p>

<p>Laboratuvar ortamında çoğaltılan hücreler uygun koşullarda dondurularak bir yıl boyunca saklandı. Belirli aralıklarla yapılan analizlerde hücrelerin canlılığını ve kök hücre özelliklerini büyük ölçüde koruduğu belirlendi.</p>

<p>Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmada elde edilen kök hücrelerin kadınlarda kısırlığa neden olan ve halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriomayı tedavi ettiği ortaya konuldu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/17/2392386b9b708b7c81a6738bca8114ac.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Projede yer alan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, AA muhabirine, rutin olarak çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin bugüne kadar tıbbi atık olarak değerlendirildiğini, bu dokuların ise önemli bir biyolojik kaynak oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Demirci, "Normalde çekilip atılan, tıbbi atık olan bu dişleri biz tekrardan değerlendirerek tıbbi tedavilerde kullanımını amaçladık. Yine özel solüsyonlar içerisinde, steril kabinlerde dişin içerisinden bu özel dokuyu, pulpa dediğimiz dokuyu çıkarıp izole ettik. Bir yıl sonra bunların hala kök hücre potansiyellerini korudukları ve canlılıklarını devam ettirdiklerini gözlemledik." dedi.</p>

<figure><img height="773" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/17/22d372fcb296e05449c15b7514895a8c.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2><strong>Hücreler laboratuvar ortamında çoğaltıldı</strong></h2>

<p>Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil de cerrahi işlemlerden sonra kendilerine gelen dişin iç kısmındaki hücreleri alarak laboratuvarda çalışma yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Alınan hücre örneklerini enzimler ve çeşitli kimyasal maddelerle bir araya getirdiklerini anlatan Uyanıkgil, şunları kaydetti:</p>

<p>"Belli bir süre geçtikten sonra bunları 'santrifüj' dediğimiz dönme gerilim kuvvetine bağlı çalışan cihazlarla muamele ettik. Daha sonra da bunları hücre kültürü ortamlarına ektik. Bu ekilen hücreleri de inkubatörlerde takip ettik. Yaklaşık 3-5 gün arasında hücrelerin ortama yayıldığını tespit ettik. Eksi 80 derecede bunları muhafaza ettik ve aylık kontrollerini yaptık. Biz bu hücreleri çoğalttık. İlgili dönemlerde çıkartarak tekrar canlılık testlerini yaptık. Boyamalar yaparak mikroskop altında analizler de yaptık. Bunların kök hücre olduğunu teyit ettik."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="744" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/17/f941a548f3aaff86d446af166d1ce558.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<h2><strong>"Çikolata kistinin gerilediğini gördük"</strong></h2>

<p>Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İsmet Hortu da elde edilen kök hücreleri kadınlarda sıklıkla görülen kısırlığa neden olan çikolata kisti hastalığı tedavisinde kullandıklarını söyledi.</p>

<p>Endometrioma hastalığı taşıyan deney hayvanlarına bu kök hücreleri enjekte ettiklerini anlatan Hortu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hasta olmayan sıçanlarda çikolata kisti hastalığı için model oluşturduk. Gömülü 20 yaş dişlerinden elde ettiğimiz dental pulpa kök hücrelerini de hasta hayvanların karnının içerisine enjekte ederek o çikolata kistinin gerilediğini gördük. Hayvanlar tedavi edilmiş oldu. Bununla ilgili ilerleyen araştırmalarda, moleküler ve yeni tekniklerin de insanlar üzerinde uygun olabilir hale gelmesini umut etmekteyiz. Kısırlığın, çikolata kistinin ve çikolata kistine bağlı kısırlığın tedavisi kimi hasta grubunda cerrahi yöntemlerle, kimi hasta grubunda hormonal yöntemlerle yapılmaya çalışılsa da tüm dünyada henüz elde edilmiş, kanıtlanmış, net fayda ayırabileceğimiz yüz güldürüş sonuçlar halen yok."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/disten-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-icin-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-8244453c8628ffcb56489ecafc07ce40.webp" type="image/jpeg" length="98189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bangladeş'teki kızamık salgınında hayatını kaybeden çocuk sayısı 779'a çıktı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/bangladesteki-kizamik-salgininda-hayatini-kaybeden-cocuk-sayisi-779a-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/bangladesteki-kizamik-salgininda-hayatini-kaybeden-cocuk-sayisi-779a-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bangladeş'te devam eden salgında son 24 saatte 8 çocuğun daha kızamık şüphesiyle hayatını kaybetmesiyle can kaybı 779'a yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dhaka Tribune gazetesinin haberine göre, Bangladeş Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden (DGHS) yapılan açıklamada, kızamık belirtileri gösteren 8 çocuğun son 24 saatte hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Bununla birlikte şüpheli kızamık kaynaklı can kaybı 684'e yükselirken laboratuvar tarafından doğrulanan kızamık ölümleri ise 95 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Ayrıca, son 24 saatte 974 yeni şüpheli kızamık vakası bildirildi, ülke genelindeki toplam şüpheli vaka sayısı 115 bin 138'e çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bangladeş'te hükümet, 7 Nisan'da kızamık şüphesiyle çok sayıda çocuğun hayatını kaybetmesinin ardından acil aşılama kampanyası başlatılmasına karar vermişti.</p>

<p>Pnömoni ve ensefalopatiye yol açabilen kızamık, dünya genelinde aşıyla önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/bangladesteki-kizamik-salgininda-hayatini-kaybeden-cocuk-sayisi-779a-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-b3d767228c5ffb7baec53731e64e8fea.webp" type="image/jpeg" length="25623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku apnesi robotik cerrahiyle tedavi ediliyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi ile ağız içi ve gırtlak tümörlerinin tedavisinde robotik cerrahi tedavisi önemli avantajlar sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anatolia Hastanesi kulak burun boğaz uzmanı Op. Dr. Mehmet Akdağ, AA muhabirine, uyku apnesinin tanı ve tedavisinde robotik cerrahinin avantajlarına ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku sırasında horlama ve nefes durması şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle muayene ile ayrıntılı değerlendirme yaptıklarını anlatan Akdağ, kulak burun boğaz muayenesi ve üst solunum yolları endoskopik incelemenin ardından daha önce uyku testi yapılmamış hastalara uyku esnasında vücut fonksiyonlarının gece boyunca kesintisiz kaydedildiği "polisomnografi"yi uyguladıklarını söyledi.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/15/58521f13f1ebdd08346cb3e30a67a1c1.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Uyku testi sonucunu detaylı şekilde değerlendirip, özellikle sırtüstü yatıldığında şikayetleri artan orta ve ağır düzeyde pozisyonel uyku apnesi saptanan hastalarla tedavi seçeneklerini paylaştıklarını dile getiren Akdağ, ağır uyku apnesinde altın standart tedavinin maske tedavisi olduğunu ancak bazı hastaların bunu düzenli kullanamadığını ifade etti.</p>

<p>Maske tedavisini kullanamayan hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme geldiğini belirten Akdağ, şöyle konuştu:</p>

<p>“Eğer hastanın gece uykusunda dil kökü düzeyinde tıkanıklığı varsa, biz bunu muayenede de özellikle uyku endoskopisi yaparak görebiliyoruz. Ya da buna ek olarak da uyku testinde pozisyonel dediğimiz sırtüstü yattığında apne-hipopne indeksinde artma ile uyku testi verilerinde şikayetlerinin çok artması, kandaki oksijen düzeyindeki düşmenin çok artmasıyla tespit ediyoruz. Arkasından tedavi seçeneklerimizi hastamızla paylaşıyoruz.”</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/15/9062a629d88f392575a1f944272a653c.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>"Hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz"</strong></h2>

<p>Akdağ, dil kökünün büyümesine bağlı hava yolu tıkanıklığının gece boyunca nefes durmalarına neden olabildiğini, bunun kandaki oksijen düzeyini düşürdüğünü, hastaların derin uykuya dalamadığını, sabah yorgun uyandığını ve gün içinde uyku hali ile unutkanlık gibi şikayetler yaşayabildiğini kaydetti.</p>

<p>Robotik cerrahinin sağladığı teknik avantajlara değinen Akdağ, ameliyat sırasında yüksek çözünürlüklü kamera ve çok fonksiyonlu aletler kullanıldığını dile getirdi.</p>

<p>Da Vinci robotu kullanarak, ağız içinden gerçekleştirdikleri operasyonlarda boyunda kesi yapılmadığını vurgulayan Akdağ, "Yüksek çözünürlüklü bir kamera var. Ağız içerisine giren mikro cerrahi aletlerle ağız içerisinden dışarıda boyunda hiçbir kesi olmadan hastamızın ameliyatını hassasiyetle yapıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Robotik cerrahinin cerrahın elinin ulaşmasının zor olduğu bölgelere yüksek manevra kabiliyetiyle erişim sağladığını aktaran Akdağ, çevre dokulara zarar vermeden patolojik dokunun çıkarılabildiğine işaret etti.</p>

<figure><img height="900" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/15/9d48705181f41fe3583d9d7039d38c7c.jpg" width="1200" /></figure>

<h2><strong>"İyileşme süresi çok daha kısa"</strong></h2>

<p>Akdağ, sistemin entegre zeka tabanlı algoritmalarla çalıştığını belirterek, "Mesela cerrahın elinin titremesini bile hastaya yansıtmıyor. Anlık hareketlerimizi takip ediyor. Biz robotik cerrahi ile ameliyat yaparken kafamızı çok hafif kaldırsak bile alet hemen o anda duruyor. İnsan üzeri refleksleri olan bir sistem." diye konuştu.</p>

<p>Cihazın kendi kendine karar veren veya ameliyat yapan bağımsız yapay zekaya sahip olmadığına dikkati çeken Akdağ, tamamen cerrahın komutlarıyla eş zamanlı çalıştığını anlattı.</p>

<p>Robotik cerrahinin hasta ve cerrah açısından önemli kolaylıklar sunduğunu ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:</p>

<p>"Robotik cerrahinin özellikle bize en büyük avantajı, cerrahi alanda daha yüksek hassasiyetle ve daha geniş görüş açısı sunması, hasta konforu açısından kesi olmadan ameliyat yapmamız, daha az kanamalı ve daha az ödemli ameliyat yapmamız. Ve en önemlisi de iyileşme süresinin çok daha kısa olması, bizler için de hasta için de çok büyük bir konfor sağlıyor. Operasyon süremizi de kısaltmakta ve operasyona hakimiyetimizi cerrahi açıdan da yüksek miktarda artırmaktadır. Bizim için kulak burun boğazda cerrahinin geleceği değil bugünü şu anda robotik cerrahi."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/uyku-apnesi-robotik-cerrahiyle-tedavi-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-2b5a9d58cdb041b587edc28bda865e8f.webp" type="image/jpeg" length="19806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur'da KKKA can aldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/burdurda-kkka-can-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/burdurda-kkka-can-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'da Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören kişi, sevk edildiği Antalya'daki hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemer ilçesine bağlı Akçaören köyünde oturan Fatma Duran'ın vücuduna yaklaşık 2 hafta önce ormanlık alanda kene tutundu.</p>

<p>Durumu fark eden Duran, Burdur Devlet Hastanesine başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen kadın, KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gördüğü hastanede kurtarılamadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/burdurda-kkka-can-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/acil-servisaa-2446280.jpg" type="image/jpeg" length="98112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü: Sudan'da kolera salgını kötüleşiyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-sudanda-kolera-salgini-kotulesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-sudanda-kolera-salgini-kotulesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Sudan'da yeniden yayılan kolera salgınının kötüleştiğini, yağmur mevsiminin başlamasıyla vaka ve can kayıplarının artabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Sudan Temsilcisi Shible Sahbani, Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında, kolera salgınının ülkenin özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerindeki birçok eyaleti etkilediğini söyledi.</p>

<p>Sahbani, şu ana kadar 1330'dan fazla kolera vakası ile 114 ölümün doğrulandığını belirterek, Kuzey Kordofan'da çatışmalardan kaçan yüz binlerce kişi nedeniyle gerçek can kaybı sayısının daha yüksek olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Ülkede yeniden yayılan kolera salgınının kötüleştiğini aktaran Sahbani, yağmur mevsiminin başlamasıyla vaka ve can kayıplarının artabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Sahbani, hesaplamalara göre kolerada vaka ölüm oranının yüzde 13,7'ye ulaştığını, bu oranın "son derece yüksek" olduğunu ve yağmur mevsiminin başlamasıyla salgının daha da kötüleşmesinden endişe duyduklarını dile getirdi.</p>

<p>Kuzey Kordofan'ın Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların merkez üssü olmaya devam ettiğini belirten Sahbani, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ağır baskı altında olduğunu söyledi.</p>

<p>Sahbani, özellikle Kuzey Kordofan'ın merkezi El Ubeyd kentine salgının yayılmasından endişe duyduklarını belirterek, sağlık tesislerinin kapasitesinin aşıldığını ve sağlık hizmetlerine erişimin son derece kısıtlı olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ'nün Ubeyd'de 25 binden fazla kişiye yetecek sağlık malzemesini önceden konuşlandırdığını aktaran Sahbani, bunun yeterli olmadığını vurgulayarak uluslararası ortaklara ve bağışçılara sağlık malzemeleri ile insani yardımların bölgeye ulaştırılması için destek çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dunya-saglik-orgutu-sudanda-kolera-salgini-kotulesiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-ab06b8af42ba21a36776f2785456b778.webp" type="image/jpeg" length="45348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken yaşta madde kullanımı kalıcı beyin hasarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, "Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, erken yaşta başlayan madde kullanımının kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Arıkan, alkol ve madde kullanımına bağlı bağımlılıkların yanı sıra davranışsal bağımlılıkların da son yıllarda artış gösterdiğine dikkati çekti.</p>

<p>Geçmişte bağımlılığın ahlaki bir zayıflık ya da irade eksikliği olarak değerlendirildiğini aktaran Arıkan, günümüzde ise bağımlılığın bir beyin hastalığı ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğini vurguladı.</p>

<p>Bağımlılığın, bireyin ihtiyaçlarına göre ilaç tedavisi, psikososyal destek ve çeşitli terapi yöntemlerini içeren kapsamlı bir tedavi süreci gerektirdiğini belirten Arıkan, 'Bağımlılık tedavisi kişiye özgü planlanır. Hastanın yaşam koşulları ve kişilik özelliklerine göre şekillenen bu süreç, uzun soluklu bir takip gerektirir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tedavinin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğuna işaret eden Arıkan, hastaların tedavi programlarında kaldıkları sürece önemli ölçüde fayda gördüklerini belirtti.</p>

<p>Türkiye'de bağımlılık alanında yapılan araştırmalara değinen Arıkan, 2011 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen çalışmalarda genel bağımlılık oranının yüzde 2,5'ten 3,1'e, alkol bağımlılığı oranının ise yüzde 1,9'dan 3,8'e çıktığını aktardı.</p>

<p><strong>Bağımlılık yaşı düşüyor</strong></p>

<p>Arıkan, Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören hastaların yaş ortalamasının giderek düştüğünü ve bazı vakalarda bağımlılık yaşının 13'e kadar indiğini kaydetti.</p>

<p>Erken yaşlarda başlayan bağımlılığın beyin gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu vurgulayan Arıkan, 'Bağımlılığın etkilediği beyin bölgeleri yaklaşık 25 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor. Bu nedenle erken yaşta madde kullanımı, kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Arıkan, bağımlılığın yalnızca beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir hastalık olduğunu, uzun süreli madde kullanımının ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra karaciğer ve pankreas yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bildirdi.</p>

<p>Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nin bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Arıkan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bazı hastalar bir yıla kadar yatılı tedavi görüyor, bazı hastalar ise yakın takip programlarıyla rehabilitasyon sürecine dahil ediliyor. Bağımlılık tedavisinde uzun süreli izlem, kritik. Rehabilitasyon çalışmaları yalnızca hastaları değil ailelerini de kapsıyor. Ailelerle düzenli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-79e2ed45ffd27cc91675132c7d50d2da.webp" type="image/jpeg" length="54224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migren ataklarında kişisel tetikleyiciler rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Gizem Gürsoy, "Farkındalık, doğru tanı ve uygun tedavi sayesinde migrenli bireylerin yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Gizem Gürsoy, uyku düzensizlikleri, öğün atlamak, susuz kalmak, yoğun stres, hormonal değişiklikler, aşırı kafein tüketimi veya kafeinin ani kesilmesi gibi kişisel tetikleyicilerin migren ataklarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, migren, dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını etkileyen, iş ve sosyal yaşamda ciddi kayıplara yol açabilen nörolojik hastalıkların başında geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Gürsoy, toplumda çoğu zaman yalnızca baş ağrısı olarak algılanan migrenin aslında çok daha geniş etkileri olduğunu belirterek, kadınlarda hastalığın erkeklere göre yaklaşık üç kat daha sık görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Migrenin yalnızca ağrıdan oluşmadığını, bulantı, kusma, ışık ve sese hassasiyet, koku duyarlılığında artış, baş dönmesi ve dikkat güçlüğü gibi belirtilerle seyreden nörolojik bir hastalık olduğuna değinen Gürsoy, bazı hastalarda ağrı başlamadan önce 'aura' olarak tanımlanan görsel veya duyusal belirtilerin de görülebildiğini aktardı.</p>

<p>Gürsoy, migrenin özellikle genç ve orta yaş grubunda yaygın olarak görüldüğünü ve çocuklarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, 'Çocukluk çağındaki migren atakları, erişkinlerden farklı özellikler gösterebilir. Ağrı çoğu zaman iki taraflı hissedilir ve daha kısa sürebilir. Bu nedenle aileler tarafından fark edilmesi gecikebilir veya farklı nedenlere bağlanabilir. Oysa erken dönemde yapılan değerlendirme, doğru tanı açısından büyük önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Migren ataklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynayabildiğini belirten Gürsoy, hastaların kendi tetikleyicilerini tanımalarının tedavinin önemli bir parçası olduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p>

<p>'Uyku düzensizlikleri, öğün atlamak, susuz kalmak, yoğun stres, hormonal değişiklikler, aşırı kafein tüketimi veya kafeinin ani kesilmesi, migren ataklarını tetikleyebiliyor. Bunun yanında bazı peynir çeşitleri, işlenmiş et ürünleri, mayalı gıdalar ve katkı maddesi içeren paketli ürünler de bazı kişilerde ataklara yol açabiliyor. Ancak her hastanın tetikleyicisi farklı. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme büyük önem taşıyor.'</p>

<p><strong>Tedavide gecikmek kronik migrene yol açabiliyor'</strong></p>

<p>Gürsoy, toplumda migrenin oldukça sık görülmesine rağmen hastaların önemli bir kısmının tanı almadığını veya uygun tedaviye ulaşamadığını, bu durumun migrenin kronikleşmesine neden olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kronik migrenin ay içerisinde en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu ağrıların en az 8 gününde migren özelliklerinin görülmesi şeklinde tanımlandığını aktaran Gürsoy, tedavinin gecikmesinin hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebildiğini, iş yaşamında, eğitim hayatında ve sosyal ilişkilerde önemli sorunlara yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Migrenin bireysel etkilerinin yanı sıra toplumsal sonuçlarının da bulunduğunu ifade eden Gürsoy, hastalığın neden olduğu iş gücü kaybına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'İşe veya okula devamsızlık, iş performansında düşüş, sağlık hizmeti kullanımında artış ve bakım ihtiyacı, hem bireyler hem de toplum açısından önemli maliyetler doğuruyor. Dünya genelinde migren, engellilikle geçirilen yaşam yıllarının en önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle migren yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemi. Migrenli bireylerin çalışma hayatında da zorluklar yaşıyor. 'Migren Dostu İş Yeri' eğitimleriyle işverenler ve çalışanların bilinçlendirilmesine katkı sağlanmalı. Çalışanların yaşadığı zorlukların anlaşılması, uygun çalışma koşullarının oluşturulması ve destekleyici uygulamaların yaygınlaştırılması, hem çalışan sağlığı hem de kurumların verimliliği açısından büyük önem taşıyor. Migren dostu iş yerleri, sağlıklı ve sürdürülebilir çalışma ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlayan önemli bir yaklaşım.'</p>

<p>Haziran ayının 'migren farkındalık ayı' olduğunu kaydeden Gürsoy, 'Baş ağrısı, yaşamın kaçınılmaz bir parçası değil. Günümüzde migren tedavisinde oldukça etkili seçenekler bulunuyor. Migren görünmeyen bir hastalık olabilir, ancak etkileri son derece gerçek. Farkındalık, doğru tanı ve uygun tedavi sayesinde migrenli bireylerin yaşam kalitesini artırmak mümkün.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-a35a5986883c2a67f165fe56bd008978.webp" type="image/jpeg" length="73798"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
