<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 21:37:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erken yaşta madde kullanımı kalıcı beyin hasarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, "Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zehra Arıkan, erken yaşta başlayan madde kullanımının kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Arıkan, alkol ve madde kullanımına bağlı bağımlılıkların yanı sıra davranışsal bağımlılıkların da son yıllarda artış gösterdiğine dikkati çekti.</p>

<p>Geçmişte bağımlılığın ahlaki bir zayıflık ya da irade eksikliği olarak değerlendirildiğini aktaran Arıkan, günümüzde ise bağımlılığın bir beyin hastalığı ve halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğini vurguladı.</p>

<p>Bağımlılığın, bireyin ihtiyaçlarına göre ilaç tedavisi, psikososyal destek ve çeşitli terapi yöntemlerini içeren kapsamlı bir tedavi süreci gerektirdiğini belirten Arıkan, 'Bağımlılık tedavisi kişiye özgü planlanır. Hastanın yaşam koşulları ve kişilik özelliklerine göre şekillenen bu süreç, uzun soluklu bir takip gerektirir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tedavinin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğuna işaret eden Arıkan, hastaların tedavi programlarında kaldıkları sürece önemli ölçüde fayda gördüklerini belirtti.</p>

<p>Türkiye'de bağımlılık alanında yapılan araştırmalara değinen Arıkan, 2011 ve 2017 yıllarında gerçekleştirilen çalışmalarda genel bağımlılık oranının yüzde 2,5'ten 3,1'e, alkol bağımlılığı oranının ise yüzde 1,9'dan 3,8'e çıktığını aktardı.</p>

<p><strong>Bağımlılık yaşı düşüyor</strong></p>

<p>Arıkan, Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören hastaların yaş ortalamasının giderek düştüğünü ve bazı vakalarda bağımlılık yaşının 13'e kadar indiğini kaydetti.</p>

<p>Erken yaşlarda başlayan bağımlılığın beyin gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu vurgulayan Arıkan, 'Bağımlılığın etkilediği beyin bölgeleri yaklaşık 25 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor. Bu nedenle erken yaşta madde kullanımı, kalıcı beyin hasarlarına ve bilişsel işlevlerde bozulmalara yol açabiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Arıkan, bağımlılığın yalnızca beyni değil, tüm vücudu etkileyen bir hastalık olduğunu, uzun süreli madde kullanımının ruhsal rahatsızlıkların yanı sıra karaciğer ve pankreas yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bildirdi.</p>

<p>Özgür Köy Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nin bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Arıkan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bazı hastalar bir yıla kadar yatılı tedavi görüyor, bazı hastalar ise yakın takip programlarıyla rehabilitasyon sürecine dahil ediliyor. Bağımlılık tedavisinde uzun süreli izlem, kritik. Rehabilitasyon çalışmaları yalnızca hastaları değil ailelerini de kapsıyor. Ailelerle düzenli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bağımlılıkla mücadelede ailelerin doğru bilgilendirilmesi ve desteklenmesi, tedavi başarısını artıran önemli unsurlardan biri.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/erken-yasta-madde-kullanimi-kalici-beyin-hasarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-79e2ed45ffd27cc91675132c7d50d2da.webp" type="image/jpeg" length="80606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migren ataklarında kişisel tetikleyiciler rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Gizem Gürsoy, "Farkındalık, doğru tanı ve uygun tedavi sayesinde migrenli bireylerin yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Gizem Gürsoy, uyku düzensizlikleri, öğün atlamak, susuz kalmak, yoğun stres, hormonal değişiklikler, aşırı kafein tüketimi veya kafeinin ani kesilmesi gibi kişisel tetikleyicilerin migren ataklarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, migren, dünya genelinde milyonlarca insanın yaşamını etkileyen, iş ve sosyal yaşamda ciddi kayıplara yol açabilen nörolojik hastalıkların başında geliyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Gürsoy, toplumda çoğu zaman yalnızca baş ağrısı olarak algılanan migrenin aslında çok daha geniş etkileri olduğunu belirterek, kadınlarda hastalığın erkeklere göre yaklaşık üç kat daha sık görüldüğünü kaydetti.</p>

<p>Migrenin yalnızca ağrıdan oluşmadığını, bulantı, kusma, ışık ve sese hassasiyet, koku duyarlılığında artış, baş dönmesi ve dikkat güçlüğü gibi belirtilerle seyreden nörolojik bir hastalık olduğuna değinen Gürsoy, bazı hastalarda ağrı başlamadan önce 'aura' olarak tanımlanan görsel veya duyusal belirtilerin de görülebildiğini aktardı.</p>

<p>Gürsoy, migrenin özellikle genç ve orta yaş grubunda yaygın olarak görüldüğünü ve çocuklarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, 'Çocukluk çağındaki migren atakları, erişkinlerden farklı özellikler gösterebilir. Ağrı çoğu zaman iki taraflı hissedilir ve daha kısa sürebilir. Bu nedenle aileler tarafından fark edilmesi gecikebilir veya farklı nedenlere bağlanabilir. Oysa erken dönemde yapılan değerlendirme, doğru tanı açısından büyük önem taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Migren ataklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynayabildiğini belirten Gürsoy, hastaların kendi tetikleyicilerini tanımalarının tedavinin önemli bir parçası olduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p>

<p>'Uyku düzensizlikleri, öğün atlamak, susuz kalmak, yoğun stres, hormonal değişiklikler, aşırı kafein tüketimi veya kafeinin ani kesilmesi, migren ataklarını tetikleyebiliyor. Bunun yanında bazı peynir çeşitleri, işlenmiş et ürünleri, mayalı gıdalar ve katkı maddesi içeren paketli ürünler de bazı kişilerde ataklara yol açabiliyor. Ancak her hastanın tetikleyicisi farklı. Bu nedenle kişiye özel değerlendirme büyük önem taşıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tedavide gecikmek kronik migrene yol açabiliyor'</strong></p>

<p>Gürsoy, toplumda migrenin oldukça sık görülmesine rağmen hastaların önemli bir kısmının tanı almadığını veya uygun tedaviye ulaşamadığını, bu durumun migrenin kronikleşmesine neden olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kronik migrenin ay içerisinde en az 15 gün baş ağrısı yaşanması ve bu ağrıların en az 8 gününde migren özelliklerinin görülmesi şeklinde tanımlandığını aktaran Gürsoy, tedavinin gecikmesinin hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebildiğini, iş yaşamında, eğitim hayatında ve sosyal ilişkilerde önemli sorunlara yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Migrenin bireysel etkilerinin yanı sıra toplumsal sonuçlarının da bulunduğunu ifade eden Gürsoy, hastalığın neden olduğu iş gücü kaybına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'İşe veya okula devamsızlık, iş performansında düşüş, sağlık hizmeti kullanımında artış ve bakım ihtiyacı, hem bireyler hem de toplum açısından önemli maliyetler doğuruyor. Dünya genelinde migren, engellilikle geçirilen yaşam yıllarının en önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle migren yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemi. Migrenli bireylerin çalışma hayatında da zorluklar yaşıyor. 'Migren Dostu İş Yeri' eğitimleriyle işverenler ve çalışanların bilinçlendirilmesine katkı sağlanmalı. Çalışanların yaşadığı zorlukların anlaşılması, uygun çalışma koşullarının oluşturulması ve destekleyici uygulamaların yaygınlaştırılması, hem çalışan sağlığı hem de kurumların verimliliği açısından büyük önem taşıyor. Migren dostu iş yerleri, sağlıklı ve sürdürülebilir çalışma ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlayan önemli bir yaklaşım.'</p>

<p>Haziran ayının 'migren farkındalık ayı' olduğunu kaydeden Gürsoy, 'Baş ağrısı, yaşamın kaçınılmaz bir parçası değil. Günümüzde migren tedavisinde oldukça etkili seçenekler bulunuyor. Migren görünmeyen bir hastalık olabilir, ancak etkileri son derece gerçek. Farkındalık, doğru tanı ve uygun tedavi sayesinde migrenli bireylerin yaşam kalitesini artırmak mümkün.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/migren-ataklarinda-kisisel-tetikleyiciler-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-a35a5986883c2a67f165fe56bd008978.webp" type="image/jpeg" length="42605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece idrara çıkma prostat büyümesinin habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gece-idrara-cikma-prostat-buyumesinin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gece-idrara-cikma-prostat-buyumesinin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Sağlık Grubu Üroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Erol, "Bu belirtiler, değerlendirilmesi gereken sağlık sorunlarının ilk işaretleri olabilir. Erken dönemde yapılan kontroller önemli avantajlar sağlayabiliyor" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Sağlık Grubu Üroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ali Erol, erkeklerde gece uykusunu bölen idrar yapma ihtiyacının iyi huylu prostat büyümesi gibi hastalıkların belirtisi olabileceğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, kaliteli uyku, fiziksel ve zihinsel sağlığın korunmasında önemli rol oynuyor. Gece boyunca kesintisiz uyuyamamak ise yorgunluğun yanı sıra bazı sağlık sorunlarının erken işaretlerini ortaya koyabiliyor. Gece idrara kalkmak da bu belirtilerin arasında yer alıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Erol, toplumda yaygın yanlış inanışlardan birinin gece idrara çıkmayı yaşlılığın doğal sonucu olarak görmek olduğunu vurgulayarak, söz konusu durumun mutlaka araştırılması gereken önemli bir belirti olduğunu aktardı.</p>

<p>Özellikle erkeklerde iyi huylu prostat büyümesi başta olmak üzere çeşitli ürolojik hastalıkların bu şikayete yol açabileceğine değinen Erol, iyi huylu prostat bezinin yaşla büyüme eğilimi gösterdiğini, özellikle 50 yaş sonrasında görülme sıklığı artan bu durumun erkeklerde alt idrar yolu şikayetlerinin en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurguladı.</p>

<p>Erol, prostat büyümesinin idrar kanalına baskı oluşturarak çeşitli belirtilere neden olabileceğini belirterek, 'İdrar akımında zayıflama, idrara başlamada güçlük, sık idrara çıkma hissi, ani idrar yapma ihtiyacı ve gece idrara kalkma, en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Bu şikayetler zamanla kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebiliyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong> 'Birçok sorunu beraberinde getiriyor'</strong></p>

<p>Gece uykusunun kesintiye uğramasının yorgunluk, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve günlük aktivitelerde performans kaybı gibi birçok sorunu beraberinde getirebildiğini aktaran Erol, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Özellikle ileri yaş grubunda gece saatlerinde sık hareket etmek, farklı riskler de taşıyor. Gece idrara kalkma nedeniyle uyku düzeninin bozulması, zaman içerisinde kişinin sosyal yaşamını, iş performansını ve genel yaşam kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle şikayetler hafife alınmamalı. Ürolojik yakınmaların önemli bir kısmı, utanma duygusu veya yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmesi nedeniyle uzun süre dile getirilmeyebiliyor. Özellikle erkekler, idrarla ilgili şikayetleri çoğu zaman kabullenme eğiliminde ve gece idrara kalkmayı veya idrar yaparken yaşadıkları değişiklikleri yıllarca önemsemeyebiliyor. Oysa bu belirtiler, değerlendirilmesi gereken sağlık sorunlarının ilk işaretleri olabilir. Erken dönemde yapılan kontroller önemli avantajlar sağlayabiliyor.'</p>

<p>Erol, gece idrara çıkma şikayetinin her zaman prostat büyümesine bağlı gelişmeyebildiğini, diyabet, kalp ve böbrek hastalıkları, bazı mesane fonksiyon bozuklukları ve kullanılan ilaçların da benzer belirtilere yol açabileceğini ifade ederek, 'Bu nedenle şikayetin kaynağının doğru şekilde belirlenmesi, önem taşıyor. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, eşlik eden belirtiler ve tıbbi öyküsü değerlendirilerek, uygun incelemeler planlanmalı.' tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gece-idrara-cikma-prostat-buyumesinin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/nokturi-gece-idrara-kalkma-eaf0176c-c8f0-4c4a-9227-a86bfa79c7d5.webp" type="image/jpeg" length="77800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi'ne ilişkin açıklama]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-depremde-halk-sagligi-hizmetleri-rehberine-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-depremde-halk-sagligi-hizmetleri-rehberine-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yayımlanan Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi ile deprem bölgesiyle destek illerin aile hekimliği birimlerinin eşleştirildiğini, böylece afetin ilk anında kimin nerede görev yapacağının netleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, afetlerin üstesinden ancak ortak akıl, planlama ve insan odaklı bir vizyonla gelinebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığınca, "koruyucu sağlık hizmetlerinde dünyada bir ilk olan" Depremde Halk Sağlığı Hizmetleri Rehberi'ni yayımladıklarını aktaran Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yayımladığımız rehber ile 81 ilimiz için destek iller belirledik. Deprem bölgesi ile destek illerin aile hekimliği birimlerini tek tek eşleştirdik. Alan koordinatörleri ve müdahale ekipleriyle, afetin ilk anında kimin nerede görev yapacağını netleştirdik. Gebelerimiz, bebeklerimiz, kronik hastalarımız ve engelli bireylerimiz için atılacak adımları titizlikle şekillendirdik. Güvenli içme suyundan barınma alanlarına, aşıların soğuk zincirle ulaştırılmasından hızlı değerlendirme formlarına ve veri güvenliğine kadar her detayı rehberimize işledik. 81 ilimizin kendi yerel planlarını oluşturmasını sağlayan bu kıymetli eserin hazırlanmasında emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, rehberimizin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-depremde-halk-sagligi-hizmetleri-rehberine-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-b8a27df01e81f71b6d721ba0a0060280.webp" type="image/jpeg" length="31533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından son 2 yıldaki uygulamalara dair açıklama]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-dair-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-dair-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, son 2 yılda "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirmek için hayata geçirilen kapsamlı uygulamaları aktardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun 2 Temmuz 2024'te göreve başlamasıyla, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi.</p>

<p>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel işbirliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atılırken, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<p>Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) ile 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Ülke genelinde bugün, toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 ASM ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.</p>

<p>Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirilirken, taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak tedavi süreçleri başlatıldı.</p>

<h2>Randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında düşüş sağlandı</h2>

<p>Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor düşüş elde edildi.</p>

<p>Sigara bırakma polikliniklerinin sayısı 3 kat artarak 1577'ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşımıza sağlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.</p>

<p>Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik yayımlanan yönetmelikle bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlendi, evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırıldı, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.</p>

<p>Yeni yönetmelikle geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma koşulları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi.</p>

<p>Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarında sağlık hizmet sunumunun genişletildiği bu dönemde, uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.</p>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p>

<p>2025'te hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde bu yıl hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" da vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Vatandaşlar, SMS ile kanser taramalarına davet edildi</h2>

<p>"Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar, kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.</p>

<p>Öte yandan bu süreçte, 1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumları veri analiz yöntemiyle tespit ederek önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirilirken, tespit edilen sorunlar çözülerek sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.</p>

<p>İran'a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta, 8 Nisan'da İran'a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran'a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan'da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.</p>

<h2>Hepatit A aşısı 81 ilde kullanıma sunuldu</h2>

<p>Vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı.</p>

<p>Dijital organ bağışı uygulaması da bu süreçte hayata geçirilen uygulamalardan biri oldu. Uygulama ile organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı olurken, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500'den 14 bine yükseldi.</p>

<p>Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, Altı Bileşenli Karma Aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.</p>

<p>e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim imkanı buldu.</p>

<p>Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4'e yükseldi.</p>

<p>Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendiriliyor. Son iki yıldaki 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.</p>

<h2>Yerli Kalp- Akciğer Makinesi ile ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi</h2>

<p>Yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı.</p>

<p>ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan makine, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılmasını sağladı.</p>

<p>Bu süre zarfında ayrıca hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi, geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi'nde yapıldı ve bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.</p>

<p>Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirildi. Şüpheli bulguların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırıldı.</p>

<h2>Yerli renkli Doppler Ultrasonografi Cihazı üretim çalışmaları başladı</h2>

<p>Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlandı ve üretim çalışmalarına başlandı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun "Türkiye'nin sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan cihazlar, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.</p>

<h2>Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazının kullanımına başlandı</h2>

<p>ASELSAN işbirliğiyle geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında, üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.</p>

<h2>3 GÖKBEY Hava Ambulansı sağlık filosuna katılacak</h2>

<p>Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim koşullarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. Yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor.</p>

<p>"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı.</p>

<p>Bakan Memişoğlu'nun 10 Nisan 2025'te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi.</p>

<h2>"Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı"</h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından, "Hedefimiz net: Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" başlığıyla Bakanlığın son 2 yıldaki çalışmalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>Paylaşımında bu süredeki çalışmaların yer aldığı video klibe de yer veren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli' ile ilmek ilmek işlemeye devam ediyoruz. Büyük sağlık ailemizle omuz omuza hep daha ilerisini hedefleyecek, 'Küresel Sağlıkta Öncü Türkiye' idealimiz için sarsılmaz bir azim, sevgi ve adanmışlıkla yürümeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-dair-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/saglik-bakanligindan-son-2-yildaki-uygulamalara-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="27143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola salgınında vaka sayısı 1406'ya yükseldi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1406ya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1406ya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusunda 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 1406’ya, can kaybı ise 438’e çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KDC Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son durum raporuna göre, Ebola salgınında şu ana kadar doğrulanmış vaka sayısı 1406’ya, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 438’e yükseldi.</p>

<p>Salgında, 192 kişi iyileşirken, 609 kişinin izolasyon altında veya hastanede tedavisi devam ediyor.</p>

<p>Salgın, ağırlıklı olarak ülkenin doğusundaki Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde etkisini sürdürüyor.</p>

<p>En fazla vakanın görüldüğü Ituri, salgının merkez üssü olmaya devam ederken, sağlık ekipleri yeni bulaş zincirlerinin tespitini yapmak ve hastaları izole etmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı.</p>

<h2><strong>Mevcut salgının onaylanmış tedavisi ya da aşısı bulunmuyor</strong></h2>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu</strong></h2>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-ebola-salgininda-vaka-sayisi-1406ya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/thumbs-b-c-bc6c0f3f107d74f840cee41b647bb58a.webp" type="image/jpeg" length="48171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pek çok kanser türünün başlıca nedenini "sigara" oluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/pek-cok-kanser-turunun-baslica-nedenini-sigara-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/pek-cok-kanser-turunun-baslica-nedenini-sigara-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniğinde görevli Uzm. Dr. Ömür Kaman, "Ağız içi, gırtlak, yutak, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, meme, rahim ağzı, pankreas, idrar kesesi gibi birçok kanserin başlıca nedeni sigaradır." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigara ve elektronik sigaranın pek çok kanser türünün başlıca nedeni olduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsun Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniğinde görevli Uzm. Dr. Ömür Kaman, AA muhabirine, sigaranın başta kanser, kalp damar ve akciğer hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa yol açtığını söyledi.</p>

<p>Nikotin bağımlılığının, kanserojen maddelere maruziyetle dünya genelinde milyonlarca kanser vakası oluşturduğunu ve ölüme neden olduğunu belirten Kaman, "Özellikle içindeki nitrozamin, polisiklik hidrokarbonlar ve çeşitli kanserojen maddelerle mutasyonlara neden olmakta. Bunlar da tüm kanser vakalarının yüzde 85'ini oluşturmaktadır. Ağız içi, gırtlak, yutak, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, meme, rahim ağzı, pankreas, idrar kesesi gibi birçok kanserin başlıca nedeni sigaradır." dedi.</p>

<p>Sadece sigaranın değil, zararsız olduğu düşünülen elektronik sigaranın da benzer etki gösterdiğini vurgulayan Kaman, "2025'te yapılan çalışmalarda elektronik sigaranın da sigara ile aynı riskleri oluşturduğu görülmekte. Genellikle elektronik sigara ile sigara içenler bir arada olduğu için akciğer kanseri riskinin hiç içmeyenlere göre 39 kat olduğu görülmektedir. Sadece sigara içenlerde ise bu risk 9 kattır. Uzun süreli maruziyet bunun en önemli nedenlerindendir." diye konuştu.</p>

<p>Sigaranın bırakılması ile kanser riskinin hiç içmeyenlere yaklaştığına işaret eden Kaman, şunları kaydetti:</p>

<p>"Ama tamamen benzer özellikte olmuyor maalesef. Sigara ile sadece kendimizi değil, etrafımızdaki insanları da pasif içici durumuna sokmaktayız. Bu da kanserin çevremizdeki insanlar için artmasına neden olmakta. Sağlık Bakanlığının 19 Mayıs 2008'de başlattığı dumansız hava sahası ile hem kendi hem de çevremizin sağlığını koruyalım."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/pek-cok-kanser-turunun-baslica-nedenini-sigara-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/07/0x0-sigaraya-zam-mi-geldi-1-ocak-2022-guncel-sigara-fiyatlari-ne-kadar-kac-tl-oldu-1641034007713.webp" type="image/jpeg" length="61272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DNA örneklerine göre, en eski veba salgını yaklaşık 5 bin 500 yıl önce görüldü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dna-orneklerine-gore-en-eski-veba-salgini-yaklasik-5-bin-500-yil-once-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dna-orneklerine-gore-en-eski-veba-salgini-yaklasik-5-bin-500-yil-once-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sibirya'da mezarlıklardaki kalıntılardan elde edilen DNA örnekleri, bilinen en eski veba salgınının yaklaşık 5 bin 500 yıl önce görüldüğünü ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mars'ta yaşam ihtimaline işaret eden kayalarda organik karbon molekülleri keşfinden, Avustralya'da avını yakalamak için "yaylı bir tuzak" kuran "balista örümceğine" haziran ayında çok sayıda bilimsel ve teknolojik gelişme kayıtlara geçti.</p>

<p>Bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeler, evrenin derinliklerinde gizli kalan sırları aydınlatarak insanlığın karşılaştığı problemlere yeni anlayışlar ve çözümler sunmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda AA muhabiri, haziranda öne çıkan bilimsel gelişme ve keşifleri derledi.</p>

<h2><strong>Uzay ve teknolojideki gelişmeler</strong></h2>

<p>ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) keşif aracı Perseverance, mikrobiyal yaşama ev sahipliği yapmış olabileceği düşünülen kayalarda organik karbon molekülleri tespit etti.</p>

<p>Perseverance ile Jezero Krateri'ne su taşıyan ve halihazırda kurumuş durumda olan Neretva Vallis bölgesindeki Bright Angel kaya oluşumunda yapılan incelemelerde, "makromoleküler karbon" (MMC) olarak adlandırılan karbon türü tespit edildi.</p>

<p>Bilim insanları, bu tür karbonun canlı organizmalardan kaynaklanabileceği gibi kaya-su etkileşimleri veya göktaşı çarpmaları gibi jeolojik süreçlerle de oluşabileceği belirtti.</p>

<h2><strong>Pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük iki ötegezegen</strong></h2>

<p>İngiltere'deki Oxford ve Birmingham üniversiteleri ile Fransa'daki Nice Cote d'Azur Üniversitesinden gök bilimciler, NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) ve teleskoplarla 1110 ışık yılı uzakta tespit edilen ötegezegenlerin yoğunluklarını inceledi.</p>

<p>Bilim insanları, Volans Takımyıldızı'ndaki yıldızın yörüngesinde yer alan "TOI-791 b" ve "TOI-791 c"nin, "pamuk şekerinden daha düşük yoğunluktaki en büyük ötegezegenler" olduğunu belirledi.</p>

<h2><strong>Avustralya'daki krater, dünyanın en eski gök taşı çarpma noktası</strong></h2>

<p>Avustralya'daki Curtin Üniversitesinden araştırmacılar, Pilbara bölgesinde "North Pole Dome" adlı kraterin çevresindeki kayaları inceledi.</p>

<p>Bazalt kayaya gömülü zirkondaki "şimşek" benzeri oluşumların yanı sıra çarpma sonrası kaya çatlaklarında oluşan, kalsiyum fosfat minerali olan apatitin yaşını hesaplamaya çalışan araştırmacılar, kraterin dünyaya 3 milyar yıl önce gök taşı düşmesi sonucu oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Araştırmacılar, bu kraterin daha önce en eski örneği olduğu düşünülen 2,2 milyar yıllık Yarrabubba kraterinden eski olduğu ve bunun, dünyaya düşen en eski gök taşına dair kanıtlar sunduğu sonucuna vardı.</p>

<p>Bu arada, NASA'nın Mars atmosferini gözlemlemek için ilk kez oluşturulmuş MAVEN (Mars Atmosferi ve Uçucu Madde Evrimi) misyonu sona erdi.</p>

<p>Açıklamada, Mars yörüngesinde 11 yılı aşkın süre faaliyet gösteren Maven uzay aracından beklenmedik sinyal kaybı sonucu en son 6 Aralık 2025'te haber alındığı kaydedildi.</p>

<h2><strong>Çin "Kuaycou-11" roketiyle uydu grubunu fırlattı</strong></h2>

<p>Çin, küresel konumlama sistemi BeiDou'nun geliştirilmesinde kullanılan "CentiSpace-1" uydularının yeni grubunu "Kuaycou-11 13Y" roketiyle uzaya gönderdi.</p>

<p>"CentiSpace-1 05" uydu grubu, "Kuaycou-11 13Y" roketiyle ülkenin kuzeybatısındaki Ciuçüen Uydu Merkezi'nden fırlatıldı.</p>

<p>Uyduların planlanan yörünge konumuna yerleştiği fırlatış, "Kuaycou" roketleriyle yapılan 39'uncu taşıma görevi oldu.</p>

<p>Çin'in Şıncın şehrindeki Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi tarafından geliştirilen "LineShine" adlı süper bilgisayar, işlem hızında rakiplerini geride bırakarak uluslararası alanda birinci sıraya yükseldi.</p>

<p>"LineShine", saniyede 2,2 kentilyon hesaplamaya karşılık gelen 2 bin 198 eksaflop hız performansıyla tüm rakiplerini geride bırakarak dünyanın en hızlı süper bilgisayarları arasında ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Devre mimarisinde grafik işlemci üniteleri (GPU) yerine yalnızca merkezi işlemci ünitelerinin (CPU) kullanıldığı süper bilgisayar, bu mimariyle eksa ölçekte performansa ulaşan ilk örnek oldu.</p>

<h2><strong>Atomun çekirdeğindeki enerji değişimleri kullanılarak zaman ölçen nükleer saat geliştirildi</strong></h2>

<p>Biri Avrupa'da diğeri Çin'de olmak üzere iki bağımsız araştırma ekibi, zamanı atomun çekirdeğindeki enerji değişimlerini kullanarak ölçen iki farklı nükleer saat üretti.</p>

<p>Araştırmacılar, yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalışılan teknolojinin teorik bir kavram olmaktan çıkarak işlevsel bir hassas zaman ölçüm aracına dönüştüğünü belirtti.</p>

<p>Mevcut atom saatleri, atomların elektronlarının enerji seviyeleri arasındaki geçişleri temel alırken, yeni geliştirilen nükleer saatler atom çekirdeğinde bulunan proton ve nötronların enerji durumlarındaki değişimleri kullanıyor.</p>

<h2><strong>Sağlık alanındaki gelişmeler</strong></h2>

<p>Hamileliğin ilk dönemlerinde iş yerinde uzun süre ayakta kalmanın, öne eğilmenin ve fazla yürümenin düşük yapma riskini artırdığı ortaya kondu.</p>

<p>Danimarka'daki Bispebjerg Hastanesi ile Kopenhag Üniversitesinden araştırmacılar, 2004-2018'de gebelik geçiren 475 bin 312 kadının hamileliğine ait 800 binden fazla veriyi inceledi.</p>

<p>Araştırmada, aktivite takip cihazlarından elde edilen veriler kullanılarak hamile kadınların iş yerinde ayakta durma, yürüme ve 30 derece veya daha fazla açıyla öne eğilme süreleri değerlendirildi.</p>

<p>Sonuçlar, uzun süre ayakta kalma, fazla yürüme ve öne eğilmenin düşük yapma riskindeki artışla ilişkili olduğunu gösterdi.</p>

<p>Bulgulara göre, 8 saatlik bir iş gününde 30 derece veya daha fazla açıyla öne eğilerek geçirilen her ilave saat, düşük yapma riskini yüzde 36 artırdı.</p>

<p>Yürüyerek geçirilen her ek saatin ise düşük yapma riskini yüzde 18 yükselttiği belirlendi. Ayakta durmanın etkisi ise yüzde 3 olarak bulundu.</p>

<h2><strong>DNA örneklerine göre, en eski veba salgını yaklaşık 5 bin 500 yıl önce görüldü</strong></h2>

<p>Sibirya'nın güneyindeki Baykal Gölü çevresinde mezarlıklardaki kalıntıları incelerken yeni bakteri tipi tespit edildi.</p>

<p>Bölgedeki en büyük iki mezarlıkta, belirgin bir ölüm nedeni olmayan çok sayıda çocuk ve gencin kalıntılarına rastlayan bilim insanları bu ölümlerin nedenini araştırdı.</p>

<p>Kalıntılar üzerinde yapılan DNA analizleri, mezarlıktaki 46 kişiden 18'inin veba taşıdığını ortaya koydu.</p>

<p>Bilim insanları daha önce vebanın 3 bin 800 yıl önce başladığını değerlendirirken, söz konusu bulgular sayesinde hastalığın tahmin edilenden çok daha erken, 5 bin 500 yıl önce başladığını belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, elde edilen bulguların vebanın insanlardaki kökenine ilişkin bugüne kadar tespit edilen en eski kanıtlar olabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Pankreas kanserlerinde deneysel ilaç, genel yaşam süresini kemoterapiye göre belirgin biçimde uzattı</strong></h2>

<p>Çeşitli üniversitelerden ve kanser araştırma merkezlerinden bilim insanları, henüz deneme aşamasında olan ilacın pankreas kanseri üzerindeki etkilerini inceledi.</p>

<p>Araştırmada daha önce tedavi görmelerine rağmen rahatsızlıkları ilerlemeye devam eden pankreas kanseri hastalarına deneysel ilaç günlük verildi. Deneysel ilacı kullananlar ile standart kemoterapi alanların hayatta kalma oranları karşılaştırıldı.</p>

<p>Araştırmacılar, deneysel ilacı kullananların ortalama yaşam süresinin 13,2 ay, kemoterapi alan hastaların ise 6,7 ay olduğunu saptadı.</p>

<p>Deneysel ilacı kullananların hayatta kalma sürelerinin neredeyse iki katına çıktığı, ayrıca daha az yan etki yaşadıkları tespit edildi. Hastalığın ilerlemediği sürenin ilacı kullananlarda 7,2 ila 7,3 ay, kemoterapi alanlarda ise 3,5 ila 3,6 ay olduğu görüldü.</p>

<p>İlacın pankreas kanseri vakalarının yüzde 90'ından fazlasında tümör büyümesini besleyen mutasyona uğramış proteini bloke ettiği, tedavinin bırakılmasına yol açan yan etkilerin, ilacı kullanan hastalarda daha az olduğu belirlendi.</p>

<h2><strong>Hayvanlar alemindeki gelişmeler dikkati çekti</strong></h2>

<p>Avustralya'nın Queensland eyaletinde yeni keşfedilen ve "balista örümceği" olarak anılan örümcek türünün, yalnızca dokumacı karıncaları hedeflediği belirtildi.</p>

<p>Avları üzerinde kullandığı strateji nedeniyle antik bir silah adıyla anılan bu örümceğin, avını yakalamak için "yaylı bir tuzak" kurduğu belirlendi.</p>

<p>Hint Okyanusu'nun güneydoğusunda yapılan araştırmada, 5 milyon yıldan daha eski fosillerin bulunduğu, en derin ve en geniş balina mezarlığı ortaya çıkarıldı.</p>

<p>İtalya, Çin ve Yeni Zelanda'dan bilim insanları, denizaltıyla Hint Okyanusu'nun güneydoğusundaki hendekler ve dağlardan oluşan Diamantina alanında inceleme yürüttü.</p>

<p>Araştırmacılar deniz tabanına 2023 yılında yaptıkları 32 dalışta, 485 balina fosil sahası ve ileri düzeyde ayrışmış 5 yeni balina ölüsü tespit etti. Buluntular, deniz seviyesinin yaklaşık 7 bin metre altındaki noktalarda yer alırken, daha önce keşfedilen balina düşüşlerinin (whale fall) büyük bölümü 4 kilometreden daha sığ sularda bulunmuştu.</p>

<p>Bilim insanları, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda yaklaşık 1200 kilometre boyunca uzanan geniş alanın, daha önce tanımlanmamış bir "balina düşüşü süper koridoru" oluşturabileceğini değerlendirdi.</p>

<p>Çalışmada, yaklaşık 5,3 milyon yıl öncesine tarihlenen, soyu tükenmiş gagalı balina türü Pterocetus benguelae'ye ait fosilleşmiş bir kafatasının yanı sıra, bilim dünyasına yeni tanıtılan Pterocetus diamantinae türünden bir başka kafatası da bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dna-orneklerine-gore-en-eski-veba-salgini-yaklasik-5-bin-500-yil-once-goruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ba3d270eeb73388a1100e22715d39037.webp" type="image/jpeg" length="12543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Her gün 3 milyon kişi Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglu-her-gun-3-milyon-kisi-turkiyede-saglik-hizmeti-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglu-her-gun-3-milyon-kisi-turkiyede-saglik-hizmeti-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Her gün, günlük 3 milyon kişi Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor. Yılda 3 milyona yakın insan da yurt dışından gelip Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bugün Türkiye'de kamu hastaneleri için söylüyorum, eğer acil değilse MR'da yedi gün ortalamayla randevu veriyoruz, tomografide ise dört günde veriyoruz. Acilse 24 saat içinde hemen çekilir." dedi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Kanal 7 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Yayına ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle son 24 senede sağlıkta çok büyük bir gelişim olduğunu ifade eden Memişoğlu, Türkiye'nin, sağlıkta bütün ülkelerin sağlık sistemini örnek almaya çalıştığı bir sistem kurduğunu belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, geçmişte Türkiye'den yurt dışına sağlık hizmeti almak için gidenler olduğuna, bugün ise dünyanın en gelişmiş ülkelerinden dahi insanların tedavi için Türkiye'yi tercih ettiğine dikkati çekerek, "Bugün 3 milyon insan, dünyanın en gelişmiş ülkeleri dediğimiz ülkeler de dahil, Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geldi. Her gün günlük 3 milyon kişi Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor. Yılda 3 milyona yakın insan da yurt dışından gelip Türkiye'de sağlık hizmeti alıyor." diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Sağlıklı bir toplum oluşturmak için ana politikamız 'Koruyan Sağlık"</strong></h2>

<p>"Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık" modeliyle, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonunda, sağlık hizmeti sunumunun yanında sağlık teknolojisini üretmeyi ve sağlıklı kalmayı teşvik eden bir politikayı benimsediklerini aktaran Memişoğlu, Türk toplumunun en önemli üç riski olduğunu kaydetti.</p>

<p>Memişoğlu, bu risklerden birincisinin kilo, ikincisinin sigara, tütün ve tütün mamulleri, internet bağımlılığı gibi teknolojik bağımlılıklar olduğunu belirterek, üçüncü riskin ise hareketsizlik olduğunu bu kapsamda riskleri yönetmek ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için ana politikalarının "Koruyan Sağlık" olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye'nin tedavi bazlı 271 bin hasta yatağı ve 27 şehir hastanesiyle dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunan ülkelerinden birisi olduğuna işaret eden Memişoğlu, sağlık altyapısı, sağlık insan gücü ve sağlık sistemi anlamında dünyanın en kapsamlı, en güvenilir sağlık hizmetini sunduklarının altını çizdi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, Türkiye'de cihazından ilacına kadar kendi kendine yetebilecek tam bağımsız bir sağlık sistemi olması için stratejik ürünlerini belirlediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunları Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve bilim insanlarımızla beraber üreteceğiz. Bu ülkenin insan gücü de kabiliyeti de bilgisi de altyapısı da sağlıkla ilgili üretmeye ve sağlığın teknolojisini dünyaya ulaştırmaya yeterlidir. Yeter ki bunun reorganizasyonunu yapalım. Cumhurbaşkanımız, bu konuda bizi talimatlandırdı, bu konuda çok büyük bir çalışma içindeyiz. Türkiye'nin, savunma sanayisi gibi sağlık sanayisinde de dünyanın lider ülkelerinden biri olmasını sağlayacağız. Bütün altyapıyı hazırlıyoruz. İyilik medeniyetinin temsilcileri olarak biz sadece kendi insanımıza değil, çevremizdeki veya ihtiyacı olan bütün insanlara bu sağlık hizmetini gönderecek şekilde planlıyoruz. Bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmak ve insanımızla beraber bütün insanlığa sağlıkla ilgili yeni şeyler söylemektir."</p>

<p>ASELSAN ve TÜSEB işbirliğinde tamamen yerli imkanlar ve yerli mühendislerin yazılımıyla, yüzde 90'ın üzerinde yerli malzeme kullanarak Türkiye'nin ilk yerli kalp-akciğer makinesini ürettiklerini anımsatan Bakan Memişoğlu, geçen hafta ilk kez bir hastada bu makineyi kullandıklarını ve sene sonu itibarıyla da seri üretimine başlayacaklarının bilgisini verdi.</p>

<p>Memişoğlu, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bekleyen hasta sayısına ilişkin, "Şu anda bizim randevu bekleyen hasta sayımız 200-250 bin bandında. Bazıları sadece belli bir doktoru beklediği için bekliyor. Randevu sorunu şöyle yok, aile hekimine giderseniz aile hekimi sizin muayenenizi yaptıktan sonra gerek duyduğu takdirde direkt hastaneden randevunuzu alıyor. Sadece randevu almıyor. Öyle bir sistem kurduk ki randevu aldığı doktora da sistemden 'Şöyle bir düşüncem var, şöyle bir şey var.' diye yazı da yazabiliyor. Eğer hastanedeki doktor da hastanın aile hekimi tarafından takip edilmesini öngörmüşse o da aynı şekilde sistemden aile hekimine yazabiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aile hekimliği sayısının 31 bin olduğunu ve bu sayıyı artırmak için de bir çalışma yaptıklarını aktaran Memişoğlu, bu kapsamda 439 aile hekimliğinin inşaatını bitirerek teslim ettiklerini kaydetti.</p>

<h2><strong>"Türkiye sağlıklı yaşamı teşvik eden bir ülke haline gelecek"</strong></h2>

<p>Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde, 17 ayrı sağlık hizmetini ücretsiz verdiklerine dikkati çekerek, vatandaşlara kendilerine en yakın Sağlıklı Hayat Merkezlerini ziyaret etmeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın teşvik edilmesinin önemini vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Esenlik mevzuatı hazırladık. İnsanların önce sağlıklı kalmak konusunda sağlık hizmeti almasını istiyoruz. Sadece bu ülkede değil, yurt dışından gelen insanlara da sağlıklı yaşam tarzlarını destekleyecek sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Böylece Türkiye, sadece hastalık ve tedavi hizmeti değil, sağlıklı yaşam hizmeti de verebilir. Bunun mevzuat altyapılarını da oluşturuyoruz. Böylece Türkiye sadece hastalığı tedavi eden bir ülke değil, sağlıklı yaşamı teşvik eden bir ülke haline de gelecek." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün Türkiye'de kamu hastaneleri için söylüyorum, eğer acil değilse MR'da yedi gün ortalamayla randevu veriyoruz, tomografide ise dört günde veriyoruz. Acilse 24 saat içinde hemen çekilir. Türkiye 2014'ten beri kullandığı sağlık alanındaki elektronik altyapısıyla sağlık sistemini veriye dayalı olarak yönetiyor. Her şeyi görüyoruz, ölçüyoruz, ölçtüğümüz için yönetebiliyoruz. Türkiye artık bu konuda Cumhurbaşkanımızın dediği gibi en üst ligdeyiz. Toplumumuzdan hekimine güvenmesini istiyoruz. Bu ülkenin hekimleri dünyanın en iyi hekimleri."</p>

<p>Memişoğlu, sigara konusunda bir kanun taslağı hazırladıklarına değinerek, "Şu anda tartışılıyor, bazı değişiklikler olabilir. Bizim bir taslak metnimiz var. Cumhurbaşkanımızla, milletvekillerimizle ve ilgili kuruluşlarla konuşuyoruz. İnşallah birkaç ay içinde tekamül hale gelmiş olacak. Sigara ve tütünün özellikle çocuklarımız için görünür olmasını istemiyoruz. Sigaranın mümkün olduğu kadar görünür olmamasını sağlayacağız. Biz esasında talebi, toplumun bunu kullanma isteğini azaltacağız." açıklamasını yaptı.</p>

<h2><strong>"Uzaktan sağlık, palyatif bakım ve evde sağlığı mevzuat anlamında birleştirdik"</strong></h2>

<p>Türkiye'de, 126 tıp fakültesi olduğunu anımsatan Memişoğlu, Türkiye'nin doktor sayısının Avrupa'nın ve OECD'nin altında olduğunu, bu doğrultuda 2036'a kadar ihtiyaç duyulacak uzman hekim ve toplam hekim sayısına ilişkin planlamaları yaptıklarını kaydetti. Memişoğlu, bu çalışmanın YÖK ile koordinasyon içinde yürütüldüğünü, benzer planlamaların diğer sağlık meslek grupları için de sürdürüldüğünü aktardı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Memişoğlu, sağlık meslek mensuplarının iş yapabildiği alanları genişletmek için mevzuatlarını revize ettiklerini belirterek, "Sağlık meslek mensupları ile ilgili bir mevzuat çıkardık. Artık fizyoterapistinden diyetisyenine kadar hemşiresinden ebesine kadar hepsi kendi özel birimini oluşturabilecek. Esenlik mevzuatıyla turistik alanlarda, spor alanlarında, bakım merkezlerinde sağlık hizmeti verilebilir hale getiriyoruz. Bunun yanında özellikle uzaktan sağlık, palyatif bakım ve evde sağlığı mevzuat anlamında birleştirdik." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglu-her-gun-3-milyon-kisi-turkiyede-saglik-hizmeti-aliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-979275bec16ed396f11d9db5ae9c464b.jpg" type="image/jpeg" length="71859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhmal edilen "sarı nokta" hastalığı kalıcı görme bozukluğuna neden olabiliyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ihmal-edilen-sari-nokta-hastaligi-kalici-gorme-bozukluguna-neden-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ihmal-edilen-sari-nokta-hastaligi-kalici-gorme-bozukluguna-neden-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Bulut, "İlerleyen sarı nokta hastalıklarındaki gecikme tedavideki başarı oranımızı düşürmekte. Yani hastalık çok ilerlerse körlük dediğimiz görme kaybına kadar gidebilir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı zamanda Anatolia Hospital Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bulut, AA muhabirine, sarı noktanın gözün arka kısmında yer alan ve retinanın tam ortasında bulunan net görmeyi sağlayan merkez olduğunu belirtti.</p>

<p>Bulut, sarı nokta hastalığının, gözün arkasında yeni damar oluşumu ile beraber kanama ya da sıvı toplanması yapan "yaş tip" ve kanama yapmayan "kuru tip" sarı nokta hastalığı olmak üzere iki tip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Hastalığın en önemli belirtisinin, merkezi görmenin bozulması olduğunu dile getiren Bulut, "Mesela birisinin yüzüne bakarken yüzü net göremem, etrafındakileri daha net görürüm. Okurken yazılarda kayma olur, çarpık görme olur. Bazı cisimleri olduğundan büyük ya da küçük görme gibi problemler yaşayabiliriz. Sonuç olarak net görmemizin merkezinin bozulmasıdır." diye konuştu.</p>

<p>Bulut, dünya nüfusunun genel olarak yaşlandığını, dolayısıyla da belli bir yaştan sonra insanlarda sarı nokta hastalığının görülme sıklığının arttığını ifade etti.</p>

<p>Sarı nokta hastalığında beslenmenin de önemine işaret eden Bulut, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle Akdeniz tipi, sebze, balık, zeytinyağı ağırlıklı beslenme sarı nokta hastalığının gelişmemesi açısından önemli. Hazır ve hayvansal gıdalar ağırlıklı beslenme sarı nokta açısından risk oluşturmakta. Yaşlanma, genetik yatkınlık çok önemli. Eğer aileden birisinde sarı nokta varsa mutlaka bireylerin bu noktada bilinçli olması ve gerekli muayenelerini yaptırması lazım. Üçüncü en önemli risk sigaradır. Sigara içmek birçok hastalıkta olduğu gibi sarı noktada da risk faktörüdür."</p>

<h2><strong>Erken teşhis tedavi başarısını artırıyor</strong></h2>

<p>Erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarısının daha yüksek olduğunu vurgulayan Bulut, gecikmiş vakalarda görme kaybı riskinin arttığına işaret ederek,"Erken teşhiste hastalığın tedavisinde daha başarılı olduklarının altını çizen Bulut, şunları kaydetti:</p>

<p>"İlerleyen sarı nokta hastalıklarındaki gecikme tedavideki başarı oranımızı düşürmekte. Yani hastalık çok ilerlerse körlük dediğimiz görme kaybına kadar gidebilir. Gelişmiş toplumlardaki en önemli körlük nedenlerinden birisi sarı nokta hastalığı, gelişmemiş toplumlarda ise katarakttır. Gelişmiş toplumlarda nüfus daha yaşlıdır, dolayısıyla sarı noktanın açığa çıkma oranı yüksektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyon, yüksek trigliserit ve diyabet gibi sağlık sorunlarının da hastalığın gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Bulut, bu değerlerin kontrol altında tutulmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Tedavi yöntemlerinin sürekli geliştiğine işaret eden Bulut, sarı nokta hastalarının yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte düzenli tedavi süreçlerini sürdürmeleri gerektiğini anlattı.</p>

<p>Bulut, "Sarı nokta hastalığı olan kişilerde beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesini, sigara kullanılıyorsa bırakılmasını istiyoruz. Kan yağları, kolesterol ve hipertansiyon varsa bunların kontrol altına alınmasını öneriyoruz. Tedavide kullandığımız özel vitaminlerle hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya çalışıyoruz. Yaş tip sarı nokta hastalığında ise göz içi enjeksiyon tedavileri uyguluyoruz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ihmal-edilen-sari-nokta-hastaligi-kalici-gorme-bozukluguna-neden-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-746b7429e7cdbf4b866344296dd6b2ba-1.jpg" type="image/jpeg" length="59479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasına ilişkin paylaşım]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasina-iliskin-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasina-iliskin-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarımıza gerçekleştirdiğimiz ev ziyaretleriyle 22 bin 952 gebemize birebir destek ulaştırdık." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla son üç ayına giren bütün anne adaylarına bir ebeyi koordinatör ebe olarak görevlendirdiklerini ve bu kapsamda ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gerçekleştirdikleri ev ziyaretleriyle 22 bin 952 gebeye birebir destek ulaştırdıklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu, "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasına ilişkin NSosyal hesabından paylaşım yaptı.</p>

<p>"Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla son üç ayına giren bütün anne adaylarına bir ebeyi koordinatör ebe olarak görevlendirdiklerini aktaran Memişoğlu, "İstiyoruz ki her annemiz kendini güvende hissetsin, her sorusuna bir uzman eliyle cevap bulsun. Bu kapsamda ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarımıza gerçekleştirdiğimiz ev ziyaretleriyle 22 bin 952 gebemize birebir destek ulaştırdık. Gece gündüz demeden, en zor şartlarda bile büyük bir fedakarlıkla görev yapan, hayatın başlangıcına tanıklık eden tüm ebelerimize yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakani-memisoglundan-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasina-iliskin-paylasim</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-a5bd5809123fb04a3ed0f46cfc21a137.jpg" type="image/jpeg" length="40657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp, diyabet ve böbrek hastalarına "El Nino" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kalp-diyabet-ve-bobrek-hastalarina-el-nino-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kalp-diyabet-ve-bobrek-hastalarina-el-nino-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz, Türkiye genelinde bu yaz mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi beklenen hava sıcaklıkları nedeniyle özellikle kalp, diyabet ve böbrek hastalarında acil servis başvurularının artabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AN Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cavit Işık Yavuz, AA muhabirine, El Nino'nun etkisiyle dünyanın birçok bölgesinde aşırı sıcaklıkların görüldüğünü, Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları nedeniyle çeşitli önlemlerin hayata geçirildiğini, bazı bölgelerde ise kırmızı alarm verildiğini söyledi.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünce hava sıcaklıklarının artacağı yönünde yapılan uyarılara dikkati çeken Yavuz, sıcaklığın yanı sıra nem oranındaki artışın sağlık açısından kritik olduğunu belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Yavuz, sıcaklık ve nemin birlikte yükselmesinin vücudun çevresel koşullara uyum mekanizmalarını zorladığını, bu durumun ise "ısı stresi" olarak adlandırılan sürecin başlamasına yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Isı stresinin, hafif belirtilerden sıcak çarpması ve komaya kadar uzanabilen ciddi sağlık tablolarına yol açabileceğine dikkati çeken Yavuz, vücudun sıcaklığa uyum sağlamak için terleme yoluyla ısı dengesini korumaya çalıştığını ancak bu süreçte su ve mineral kaybının da yaşandığını dile getirdi.</p>

<p>Sıcaklıkların yükselmesiyle görülebilecek sağlık sorunlarına işaret eden Yavuz, "Aşırı sıcakların yol açtığı sağlık sorunları, güneş yanıkları, isilik ve el-ayaklarda şişlik gibi hafif belirtilerden sıcak çarpması gibi hayati risk oluşturabilen tablolara kadar uzanabiliyor. Bacaklarımızda ve kollarımızda oluşan sıcak krampları, sıcaklığın bizi etkilemeye başladığını gösteren erken bir uyarı niteliği taşıyor." dedi.</p>

<h2><strong>"Sıcak hava dalgalarında 2,5-3 litre su içilmeli"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Yavuz, bu tür belirtilerin ortaya çıkması halinde yeterli sıvı alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Sağlıklı bir yetişkinin sıcak hava dalgalarında özellikle 2,5-3 litre su içmesi lazım. Dünya Sağlık Örgütü de her saat başı en az bir bardak su içilmesini ve su tüketiminin gün içine yayılmasını öneriyor. Kafeinli içecekler, şekerli ve alkollü içeceklerden kesinlikle uzak durmak gerekiyor. Çünkü kafeinli içecekler idrarı artırdığı için daha fazla su kaybına yol açabiliyor." uyarısında bulundu.</p>

<p>Sıcak hava dalgalarının acil servis başvurularında artışa neden olabildiğini belirten Yavuz, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sıcak krampları her zaman insanları acil servise ya da hastaneye başvurmaya yönlendirmeyebilir ancak sıcak bitkinliği dediğimiz bir üst tablo var. Burada sıcaklık, kişiyi bitkin ve yerinden kalkamayacak duruma getirebiliyor. Bu iyiye işaret değil çünkü tablonun ilerlediğini gösteriyor. Artan sıcak havalarla, özellikle kalp, diyabet ve böbrek hastalarında acil servis başvuruları artabiliyor. Doğrudan sıcak çarpması gibi komaya kadar gidebilen ağır tablolar var. Bu durumda vücudun ısı düzenleme mekanizmaları bozuluyor ve hayati tehlike başlıyor. Bilinç kaybının ortaya çıkabildiği bu tablo, gerçek anlamda acil servis gerektiren bir durum."</p>

<p>Yavuz, sıcak hava dalgalarının hava kalitesini de olumsuz etkilediğini, bu durumun solunum yolu şikayetlerinde artışa neden olabildiğini ve solunum yolu hastalığı bulunanların da sağlık kuruluşlarına başvurmak zorunda kalabildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Sıcak havalarda çocukları, yaşlıları ve evcil hayvanları araçta bırakmayın"</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgalarının bazı gruplar üzerinde daha ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirten Yavuz, "Vücudun sıcaklığa uyum kapasitesi herkeste aynı değil. Örneğin 65 yaş üstü bireylerde bu kapasite azalıyor. Çocuklarda ise henüz tam gelişmemiş oluyor. Gebelerde de vücudun geçirdiği değişiklikler nedeniyle sıcakların etkileri daha belirgin hissedilebiliyor. Bunun yanında böbrek, karaciğer ve kalp hastalığı bulunan kişiler de aşırı sıcaklardan çok daha hızlı ve daha fazla etkilenebiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vatandaşlara sıcak hava dalgaları sırasında bireysel önlemler almaları çağrısında bulunan Yavuz, güneşin etkisinin en yoğun hissedildiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Yavuz, sıcak havalarda bulunulan ortamın serin tutulmasının önemine işaret ederek, ev ve iş yerlerinde klima kullanımında 20 ile 25 derece arasındaki sıcaklıkların önerildiğini, bu açıdan evler için 22-23 derecelik oda sıcaklığının uygun olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>El Nino'nun etkisiyle Türkiye'de de hava sıcaklıklarında artış olabileceğine dikkati çeken Yavuz, "Sıcak havalarda çocukları, yaşlıları ve evcil hayvanları klima açık olsa bile araç içerisinde bırakmamak gerekiyor. Dışarıda hava sıcaklığı 27 dereceyken araç içi sıcaklığı kısa sürede çok daha yüksek seviyelere çıkabiliyor." dedi.</p>

<p>Sıcak çarpmasına işaret edebilecek belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirten Yavuz, bitkinlik, halsizlik, bulantı, kusma ve baş ağrısının sıcaklığın vücudu etkilemeye başladığını gösterebileceğini, bilinç bulanıklığı, bayılma veya nöbet görülmesi halinde ise vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezinin aranması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kalp-diyabet-ve-bobrek-hastalarina-el-nino-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ce757fdb31e7accaf064d3882f1e0b76.jpg" type="image/jpeg" length="28030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da Ebola vakası görüldü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/fransada-ebola-vakasi-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/fransada-ebola-vakasi-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da Ebola vakası görüldüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nden (KDC) dönen bir doktorda Ebola virüsü tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Fransız topraklarında bu dönemde ilk kez Ebola virüsü görüldüğü kaydedilen açıklamada, Başbakan Sebastien Lecornu’nun durumu yakından takip ettiği aktarıldı.</p>

<p>Fransa Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, basın mensuplarının konuya ilişkin sorusuna, sağlık yetkililerinin ilerleyen saatlerde detaylı açıklama yapacağı yanıtını verdi.</p>

<p>Sözcü Bregeon, Ebola salgını durumunun kontrol altında olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ebola salgını</strong></h2>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/fransada-ebola-vakasi-goruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-d17d3a8197ee0d41ed3d9213ebe00ec4-1.jpg" type="image/jpeg" length="65629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: KDC'deki Ebola salgınında 1048 vaka doğrulandı, bunlardan 267'si ölümle sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ'nün Sağlık Acil Durum Uyarı ve Müdahale Operasyonları Direktörü Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında doğrulanan vaka sayısının 1048 olduğunu ve bunlardan 267'sinin ölümle sonuçlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarı ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>KDC'deki Ebola salgınının yayılmaya devam ettiğini söyleyen Mahamud, "KDC Sağlık Bakanlığının bildirdiğine göre, dün itibarıyla 1048 doğrulanmış vaka bildirildi, bunlardan 267'si ölümle sonuçlandı. Bu, KDC'de bir Ebola hastalığı salgınının ilk ayındaki en yüksek doğrulanmış vaka sayısıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mahamud, salgının yayılmasına ayak uydurmak için müdahalenin genişletilmesi gerektiğini ve bunun da olmaya başladığının altını çizdi.</p>

<p>19 sağlık merkezindeki yatak sayısının son iki haftada 500'ün üzerine çıktığını belirten Mahamud, yerel sağlık çalışanlarının gözetimlerini artırdığını söyledi.</p>

<p>Mahamud, "Giderek daha fazla kişi Ebola risklerinin farkında, kendilerini korumak için araçlar ve destek istiyor." diye konuştu.</p>

<h2><strong>Ebola salgını</strong></h2>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f66356efe938e2d1b1e8f0ac875cf349.jpg" type="image/jpeg" length="61502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Obezite pankreas kanseri riskini artırıyor" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anatolia Hospital Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Nuri Koşar, obezitenin pankreas kanseri riskini artırdığını belirterek, sinsi seyreden hastalığın en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koşar, AA muhabirine, obezitenin birçok kansere neden olduğu gibi pankreas kanseriyle de ilişkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Obezitenin dünyada çok sık görüldüğünü dile getiren Koşar, "Obezite, pankreas kanseri riskini iki ila dört kat artırıyor. Pankreas kanseri çok yüksek oranda görülen bir kanser değil ama sinsi seyrediyor, yakalandığı zaman genelde ölümcül seyreden bir kanser türü. Son günlerde bununla alakalı olumlu gelişmeler var. Genetik bazda gen tedavisi konusundaki gelişmeler bizim için de umut oldu." diye konuştu.</p>

<p>Koşar, bazen hastalık çok geç dönemde yakalandığı, hastanın ameliyat şansını kaybettiği için pankreas kanserinin üzücü hastalık olarak güncelliğini koruduğunu dile getirdi.</p>

<p>Pankreas kanserinin erkeklerde daha fazla görüldüğünü anlatan Koşar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Tam bir yaş aralığı veremiyoruz ama 45-60 yaş aralığında gözüken pankreas kanserleri var. Nadiren iyi huyluları olmakla birlikte çoğu kötü huylu seyreden ve hızlı ölüme götüren bir hastalık. Belirtileri, halsizlik, yorgunluk, son altı ayda 10 kilodan daha fazla kilo kaybı. Eğer ki ilerleyen bir evredeyse gözlerin beyazında sararma, karaciğerinden safra kesesine onikiparmak bağırsağı kanalına açılan yolda bir tıkanmaya bağlı sarılık, mekanik sarılık bu bildiğimiz bir sarılık değil, beyaz dışkılama. Sarılığa bağlı oluşan semptomlar hastayı uyandırabilir. Hastada, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, özellikle ailede pankreasla ilgili öykü varsa üstüne obezite ekleniyorsa zaman kaybetmeden genel cerrahiye başvurmasını öneriyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Uyku düzenine, sağlıklı beslenmeye önem verilmeli"</strong></h2>

<p>Erken tanının tedavi olanağı sağladığının altını çizen Koşar, erken tanıyla ameliyat imkanının, tümör dokusunun ve pankreasın temizlenmesinin, sonrasında akıllı ilaç tedavisiyle tamamen kanserden kurtulmanın önünü açmaya çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Eskiden "Meme kanseri öldürür." denildiğini vurgulayan Koşar, "Artık meme kanseri öldürmüyor. Pankreasta da amacımız bu. Yeni gelişen tedaviler, hormona duyarlı ilaçlar, kişisel sadece o tümöre spesifik tedavilerle o umudu, yaşam süresini ne kadar uzatabilirsek o kadar iyi. Yağlı, kızartmalı yemekler, sağlıksız yaşam, uyku düzeninin bozukluğu pankreas kanserini tetikliyor. Kanserden korunmak için uyku düzenine dikkat etmeli, sağlıklı beslenmeli ve spor yapmalıyız." diye konuştu.</p>

<p>Koşar, pankreas kanserinin tedavisinde açık, laparoskopik veya robotik cerrahiyle ameliyatın birinci seçenek olduğuna dikkati çekerek, ABD'de iki hafta önce genetik mutasyon noktasını bulma konusunda akıllı ilaç teknolojisinde umut vadeden gelişmeler yaşandığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/obezite-pankreas-kanseri-riskini-artiriyor-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-a6919929d422fc485cabb625716db6c7.jpg" type="image/jpeg" length="92299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: KDC'de Ebola salgınında durum ciddiyetini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Afrika Bölge Ofisi Acil Durum Direktörü Marie-Roseline Belizaire, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) Ebola salgınının ilan edilmesinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen durumun ciddiyetini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belizaire, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak Ebola salgınının görüldüğü KDC'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>"KDC'de salgının ilanının üzerinden bir ay geçmesine rağmen durum ciddiyetini koruyor ve salgın yayılmaya devam ediyor" ifadelerini kullanan Belizaire, vakaların birçok bölgede bildirilmeye devam ettiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belizaire, yeni vakaların, müdahale çabalarının sürdürülmesi ve hızlandırılması ihtiyacını vurguladığına işaret ederek, "KDC'de şimdiye kadar 3 ilde bulunan 33 sağlık bölgesinden 896 doğrulanmış vaka ve 232 ölüm bildirildi. Uganda ise son 12 gündür vaka bildirmedi." dedi.</p>

<p>DSÖ'nün, KDC hükümetini desteklediğini ve müdahalenin tüm aşamalarında ortaklarla birlikte çalıştığını ifade eden Belizaire, 115'ten fazla DSÖ uzmanının, farklı müdahale aşamalarını desteklemek üzere etkilenen illere ve sağlık bölgelerine görevlendirildiğini aktardı.</p>

<p>Belizaire, salgının genişledikçe operasyonel gereksinimlerin arttığını, bunun da sürekli finansman ve desteğe olan ihtiyacı güçlendirdiğini vurguladı.</p>

<p>Erişim kısıtlamalarının, bazı yüksek riskli bölgelerde operasyonları sınırladığını belirten Belizaire, "Salgın ciddi olmaya ve yayılmaya devam ediyor. Ebolanın bulaşmasını durdurmak için neyin işe yaradığını biliyoruz. Ortak görevimiz, bu salgını kontrol altına almak için gereken hız ve ölçekte bu önlemleri uygulamaya devam etmektir." dedi.</p>

<h2><strong>Ebola salgını</strong></h2>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-608709de41474da78c7d2dd76e4ea965.jpg" type="image/jpeg" length="16101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midjourney 60 saniyede tüm vücudu tarayacak görüntüleme cihazı üzerinde çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/midjourney-60-saniyede-tum-vucudu-tarayacak-goruntuleme-cihazi-uzerinde-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/midjourney-60-saniyede-tum-vucudu-tarayacak-goruntuleme-cihazi-uzerinde-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka destekli görsel üretim araçlarıyla bilinen ABD merkezli Midjourney, sağlık teknolojileri alanına yönelik yeni bir girişim başlattığını ve tüm vücudu kısa sürede taramanın hedeflendiği bir sistem üzerinde çalıştığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketin blogundan yapılan açıklamada, "Midjourney Medical" adı verilen girişim kapsamında, "Midjourney Scanner" isimli bir cihaz geliştirilmesinin planlandığı belirtildi.</p>

<p>Henüz ticari kullanıma sunulmuş bir ürün niteliği taşımayan teknolojiyle, MR benzeri görüntüleme kabiliyetinin daha hızlı ve erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Midjourney, söz konusu sistemin sığ bir su havuzu içinde çalışacak şekilde tasarlandığını, vücudun ultrasonik sensörlerden oluşan bir halka aracılığıyla taranmasının amaçlandığını bildirdi. Açıklamaya göre cihazın, ultrason dalgalarını farklı açılardan göndererek vücuttan dönen sinyalleri kaydetmesi ve bu verileri yapay zeka destekli sistemlerle görüntüye dönüştürmesi planlanıyor.</p>

<p>Şirket, hedeflenen tarama süresinin "60 saniyeyi aşmamak" olduğunu bildirdi.</p>

<h2><strong>İlk araştırma tesisi için 2027 hedefi</strong></h2>

<p>Midjourney, tarayıcı teknolojisinin "Midjourney Spa" adı verilen yeni bir konseptle kullanıma sunulmasının planlandığını da açıkladı.</p>

<p>İlk tesisin 2027'de San Francisco'da açılmasının hedeflendiği belirtilen açıklamada, burada sıcak havuzlar, saunalar, soğuk dalış alanları ve vücut taraması yapılacak özel bölümlerin yer almasının öngörüldüğü ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket, gelecek 12 ayda algoritma ve donanım geliştirme çalışmalarına ağırlık verileceğini, araştırma denemeleri yürütüleceğini ve ilk "research spa" için hazırlık yapılacağını bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, 2028'de daha fazla şehre ölçeklenme ve üçüncü nesil tarayıcıya geçiş hedeflenirken, 2031'e kadar dünya genelinde 50 binden fazla tarayıcıdan oluşan bir ağ kurulmasının amaçlandığı ifade edildi.</p>

<p>Midjourney, başlangıçta kullanıcılara detaylı vücut kompozisyon haritaları sunmayı planladığını, daha ileri tıbbi kabiliyetler için ABD Gıda ve İlaç Dairesine düzenli test sonuçları iletmeyi hedeflediğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/midjourney-60-saniyede-tum-vucudu-tarayacak-goruntuleme-cihazi-uzerinde-calisiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-d6fc76b4df941ffd6a96b020e98822f8.jpg" type="image/jpeg" length="95090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından vücuda tutunan keneye "çıplak elle dokunmayın" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) kene tutunması veya kene temasıyla bulaşan bir hastalık olduğunu belirtti.</p>

<p>KKKA'nın hasta kişilerin veya hastalığı taşıyan hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabildiğine işaret eden Öz, hastalığın herhangi bir belirti ortaya çıkmadan seyredebildiğini, bazı vakalarda ise ciddi sonuçlara yol açabilen ağır bir enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti.</p>

<p>Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini aktaran Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da keneyle karşılaşma riskinin arttığını dile getirdi.</p>

<p>Kenenin vücuda tutunması halinde paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Uygun şekilde onu çıkarabiliriz. Kesinlikle çıplak elle temas etmememiz gerekiyor. Keneyi çıkaracaksak da ince uçlu bir cımbızla çıkarabiliriz. Eğer cımbıza ulaşamıyorsak, bir poşetle veya eldiven takarak yine bir bezle çıkarabilmemiz mümkün. Kene vücutta ne kadar çok kalıyorsa hem hastalık riski hem de hastalığın şiddeti artıyor. Burada bizim dikkat ettiğimiz husus kişinin çıplak elle dokunmaması, eldiven takması, cımbızla çok yüklenmeden sabit bir kuvvetle cilde en yakın kısımdan tutarak kenenin çıkarılmasıdır."</p>

<p>Öz, kenenin mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, "Kenenin parçalanması, ezilmesi veya patlaması uygun değil. Bu sebeple bunlara dikkat etmemiz gerekiyor." dedi.</p>

<h2><strong>“Kırsal alan dönüşünde vücut kontrol edilmeli”</strong></h2>

<p>Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesi ile tütün, kibrit, sigara gibi uygulamaların doğru olmadığını vurgulayan Öz, bu tür yöntemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Öz, tarla, bağ, bahçe gibi piknik alanları ve diğer kırsal bölgelerden dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesinin önemine işaret eden Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerin takip edilmesi tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Öz, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kene açısından riskli bölgelere giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmesinin korunmada önemli rol oynadığını ifade eden Öz, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/saglik-bakanligindan-vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-a0961d49536332a74210dee652b888af.jpg" type="image/jpeg" length="16290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Yaklaşık 3 haftadır yeni vakanın bildirilmediği hantavirüsle ilgili durum istikrarını koruyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dso-yaklasik-3-haftadir-yeni-vakanin-bildirilmedigi-hantavirusle-ilgili-durum-istikrarini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dso-yaklasik-3-haftadir-yeni-vakanin-bildirilmedigi-hantavirusle-ilgili-durum-istikrarini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaklaşık 3 haftadır yeni hantavirüs vakasının bildirilmediğini, virüse ilişkin durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>DSÖ'ye bildirilen vaka sayısının 13 olarak kaldığını belirten Ghebreyesus, "Yaklaşık 3 haftadır yeni vaka bildirilmedi. Ölü sayısı 3'te kaldı ve bir aydan fazla süredir yeni can kaybı bildirilmedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, hantavirüsle ilgili genel durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Hantavirüs</strong></h2>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dso-yaklasik-3-haftadir-yeni-vakanin-bildirilmedigi-hantavirusle-ilgili-durum-istikrarini-koruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-e09cdf1ead6c4d1bffff9360c4c76c48.jpg" type="image/jpeg" length="86476"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Madagaskar'da M çiçeği vaka sayısı 2 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/madagaskarda-m-cicegi-vaka-sayisi-2-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/madagaskarda-m-cicegi-vaka-sayisi-2-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Madagaskar’da Aralık 2025’te ilk kez tespit edilen M çiçeği (mpox) salgınında doğrulanan vaka sayısı 2 bini geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madagaskar Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Aralık 2025’ten bu yana ülkede 3 bin 387 şüpheli vaka bildirildi, bunlardan 2 bin 60’ı laboratuvar testleriyle doğrulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salgın nedeniyle 7 kişi hayatını kaybederken, son 24 saatte 21 yeni doğrulanmış vaka ve 40 yeni şüpheli vaka tespit edildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, virüsün ülkenin çeşitli bölgelerinde yayılmaya devam ettiğine dikkati çekerek, vatandaşlara şüpheli belirtileri gecikmeden sağlık kuruluşlarına bildirmeleri ve korunma tedbirlerine uymaları çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>M çiçeği virüsü</strong></h2>

<p>Virüs, fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olan bireylerden bulaşıyor.</p>

<p>Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.</p>

<p>Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalık için antiviral ilaçlar kullanılıyor. Vakaların büyük kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/madagaskarda-m-cicegi-vaka-sayisi-2-bini-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0385e0b33df75a1d40f4c552f44bd776.jpg" type="image/jpeg" length="65710"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
