<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Haberler - Diriliş Postası</title>
    <link>https://www.dirilispostasi.com</link>
    <description>Diriliş Postası ekibinin hazırladığı, Türkiye ve dünyadan son dakika haberler ve güncel haber başlıkları için Hemen Ziyaret Edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dirilispostasi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 02:29:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Yıldızlarından Kastamonu semalarında gösteri uçuşu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turk-yildizlarindan-kastamonu-semalarinda-gosteri-ucusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turk-yildizlarindan-kastamonu-semalarinda-gosteri-ucusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları, Kastamonu'da gösteri uçuşu gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü etkinlikleri kapsamında Kastamonu semalarında yapılan gösteri, vatandaşlardan ilgi gördü.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Kampüsü'nde toplanan vatandaşlar ve öğrenciler, Türk Yıldızları'nın gösteri uçuşunu ilgiyle izledi. Bazı vatandaşlar uçakların manevralarını cep telefonlarıyla görüntüledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ay-yıldızlı jetlerin yaklaşık yarım saat süren gösterisini izleyenler heyecan dolu anlar yaşadı.</p>

<p>Uçakların duman bırakarak tırmanış, dönüş ve alçalma hareketlerini yapması izleyenlerin beğenisini topladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turk-yildizlarindan-kastamonu-semalarinda-gosteri-ucusu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/turk-yildizlari-kastamonu-semalarinda-gosteri-ucusu-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="56480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyaz ette haksız fiyat artışı soruşturmasında 29 zanlı hakkında adli kontrol kararı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/beyaz-ette-haksiz-fiyat-artisi-sorusturmasinda-29-zanli-hakkinda-adli-kontrol-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/beyaz-ette-haksiz-fiyat-artisi-sorusturmasinda-29-zanli-hakkinda-adli-kontrol-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz et sektöründe yaşanan haksız fiyat artışları iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketler ile bunların yetkilileri hakkında, haksız fiyat artışı iddiaları, sektör içerisindeki fiyatlama süreçleri ve piyasa düzenine etki eden uygulamalara ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.</p>

<p>Savcılık işlemleri sonrası sulh ceza hakimliğine çıkarılan 29 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyaz et sektöründe yaşanan haksız fiyat artışları iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, hakkında gözaltı kararı verilen 32 zanlıdan 28'i yakalanmıştı. Devam eden operasyonda 1 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/beyaz-ette-haksiz-fiyat-artisi-sorusturmasinda-29-zanli-hakkinda-adli-kontrol-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/beyaz-et-sektorunde-haksiz-fiyat-artisi-sorusturmasinda-29-supheli-hakkinda-adli-kontrol-karari.jpg" type="image/jpeg" length="57755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da 10 katlı apartmanda çıkan yangın söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/sanliurfada-10-katli-apartmanda-cikan-yangin-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/sanliurfada-10-katli-apartmanda-cikan-yangin-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'nın merkez Karaköprü ilçesinde 10 katlı apartmanda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saatlik çalışmasının ardından söndürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batıkent Mahallesi'nde bulunan 10 katlı apartmanın giriş katındaki yapı dekorasyon iş yerinde çıkan yangın, kısa sürede üst katlara sıçradı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.</p>

<p>Binada yaşayanlar çevredekilerin yardımıyla tahliye edildi. Polis ekipleri ise güvenlik önlemi alarak binanın önündeki caddeyi trafiğe kapattı.</p>

<p>Yangına müdahale sırasında biri itfaiye personeli 7 kişi dumandan etkilendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekipleri 3 kişiye ambulansta müdahale ederken 4 kişi ise hastaneye sevk edildi.</p>

<p>Bu arada İl Emniyet Müdürlüğüne ait TOMA'lar da yangın söndürme çalışmasına destek verdi.</p>

<p>Yaklaşık 3 saatlik çalışmanın ardından söndürülen yangında binadaki 8 dairede hasar meydana geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/sanliurfada-10-katli-apartmanda-cikan-yangin-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/sanliurfada-10-katli-apartmanda-cikan-yangin-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" length="69032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anthropic, ABD'nin güvenlik talimatının ardından yeni yapay zeka modellerine erişimi askıya aldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/anthropic-abdnin-guvenlik-talimatinin-ardindan-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/anthropic-abdnin-guvenlik-talimatinin-ardindan-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle getirdiği kısıtlamanın ardından yeni yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5'e erişimi askıya aldığını duyurdu...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anthropic'in internet sitesinden yapılan açıklamada, ABD federal hükümetinin, ihracat kontrolü talimatı kapsamında, şirket çalışanları da dahil olmak üzere ülke içi ve dışındaki tüm yabancı uyruklu kişilerin söz konusu yapay zeka modellerine erişiminin durdurulmasını talep ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, söz konusu talimat doğrultusunda Fable 5 ve Mythos 5'e erişimin tüm müşteriler için derhal askıya alındığı bildirildi.</p>

<p>ABD'li yetkililerin karara gerekçe oluşturan ulusal güvenlik tehdidine ilişkin herhangi bir ayrıntı vermediği aktarılan açıklamada, hükümetin, Fable 5'in güvenlik önlemlerini aşmaya imkan tanıyan bir yöntemi tespit ettiğine inanıldığı kaydedildi.</p>

<p>Amerikan CNBC kanalına konuşan bir hükümet yetkilisi ise söz konusu talimatın, Ticaret Bakanı Howard Lutnick tarafından gönderildiğini ve metnin Ticaret Bakanlığının Sanayi ve Güvenlik Bürosu yetkililerinin katkısıyla hazırlandığını belirtti.</p>

<h2>Hükümet ile Anthropic arasındaki gerilim</h2>

<p>Yapay zeka firması Anthropic'in, Claude modelini "tüm yasal askeri amaçlar" için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatı vermişti.</p>

<p>Ardından Pentagon, 6 Mart'ta teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini açıklayan firmayı "tedarik güvenliği açısından riskli" ilan etmişti.</p>

<p>Anthropic, 9 Mart'ta ABD hükümetine karşı iki dava açarak, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumundan dolayı şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/anthropic-abdnin-guvenlik-talimatinin-ardindan-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/anthropic-abdnin-guvenlik-talimati-sonrasi-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="26493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yerli ve milli yapay zeka modeli 'Bilge' vitrine çıktı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı programla kamuoyuyla paylaşılacak "Yapay Zeka Eylem Planı" öncesinde Türkiye'nin "düşünen yapay zekası" Bilge'yi tanıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kacır, sosyal medya hesabından, Bilge ile diyaloğunu da içeren paylaşım yaptı.</p>

<p>Videoda, Kacır'ın, "Merhaba Bilge. Ben Mehmet Fatih Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanı." sözleri üzerine Bilge, "Merhaba Sayın Bakanım, sizinle tanıştığıma çok memnun oldum. Size nasıl yardımcı olabilirim?" ifadesini kullandı.</p>

<p>Kacır'ın, "Seni geliştiren ekip, senin Türkiye'nin yerli ve milli yapay zeka modeli olduğunu ifade ediyor. Sen kendini nasıl tanımlardın?" sorusunu Bilge, "Ben, Türkiye'nin ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmiş, yerli ve milli bir yapay zeka asistanıyım. Size ve tüm kullanıcılara en doğru bilgiyi, en doğal şekilde sunmak için buradayım." şeklinde yanıtladı.</p>

<p>Bilge'nin milyarlarca sayfa veriyle eğitildiğine dikkati çeken Kacır'ın, "Bu veriler ışığında sence Türkiye'yi diğer ülkelerden daha avantajlı kılan fırsatlarımız ve güçlü yanlarımız nelerdir?" sorusu üzerine ise Bilge, "Türkiye'nin en büyük gücü, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik coğrafi konumudur. Ayrıca üretim kapasitemiz ve dijital dönüşüme olan hızlı adaptasyonumuz bizi küresel ölçekte çok avantajlı kılıyor." değerlendirmesini yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bilge'den gençlere ilk tavsiyeler</strong></h3>

<p>Bakan Kacır'ın, yapay zeka alanında Türkiye'nin güçlü yanlarını ve gençlere bu konuda tavsiyelerini sorması üzerine Bilge, şunları kaydetti:</p>

<p>"Özellikle savunma sanayisindeki başarılarımız ve gelişen teknoloji ekosistemimiz en büyük güçlerimizdir. Ayrıca yazılım geliştirme konusundaki yetenekli genç nüfusumuz ve veri çeşitliliğimiz, bizi bu alanda çok öne çıkarıyor. Gençlerin sadece araçları kullanmayı değil, bu sistemlerin nasıl çalıştığını anlamaları için matematik ve mantık temellerine odaklanmalarını öneririm. Ayrıca merak duygularını koruyup sürekli öğrenmeye açık olmaları ve disiplinler arası projeler geliştirmeleri onları geleceğe hazırlar."</p>

<h2><strong>Yapay Zeka Zirvesi'ne katılacak</strong></h2>

<p>İstanbul'da bugün Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ni gerçekleştireceklerini ve dünyanın dört bir yanından yapay zeka uzmanlarının buraya katılacağını belirten Kacır'ın, gençlerle birlikte aynı sahneyi paylaşmayı ve aynı panelde Türkiye'nin yapay zeka geleceğini konuşmayı isteyip istemediğine yönelik sorusunu ise Bilge, şöyle yanıtladı:</p>

<p>“Sayın Bakanım, bu nazik davetiniz beni çok onurlandırdı. Sizinle ve değerli uzmanlarla aynı sahneyi paylaşarak Türkiye'nin yapay zeka geleceğini konuşmayı çok isterim. Orada olmak için sabırsızlanıyorum. İstanbul'da görüşmek üzere.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/yerli-ve-milli-yapay-zeka-modeli-bilge-vitrine-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="55764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GTÜ, elektriğini güneşten sağlayacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/gtu-elektrigini-gunesten-saglayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/gtu-elektrigini-gunesten-saglayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) elektrik ihtiyacını binaların çatılarına ve otoparklara kurulan güneş panelleriyle karşılayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"Sürdürülebilir kampüs" vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında bu yılın başında binaların çatıları ile otoparkların bazı bölümleri gibi atıl alanlara güneş enerjisi panellerinin kurulumuna başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>17 binanın çatısı ve 33 otopark olmak üzere toplam 85 bin metrekare alana kurulumu tamamlanan paneller sayesinde yıllık 10 milyon kilovatsaat elektrik üretilerek 100 milyon liranın üzerinde tasarruf sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Karbon nötr hedefleri kapsamında "sıfır alan işgali" ile uygulamaya alınan projeyle GTÜ, kendi enerjisini üreten ve fazlasını sisteme geri kazandıran öncü "Yeşil Kampüs" modelini de hayata geçirdi.</p>

<h2>"Yeşil enerjimiz hem üniversitemize hem de ülkemize örnek olacak"</h2>

<p>GTÜ Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, AA muhabirine, yeşil enerji kullanmanın kendilerine avantaj sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Projeyi kampüsün "yeşil yapısı"na zarar vermeden uyguladıklarını belirten Mantar, "Mevcut çatılarımız, otoparklarımız daha da iyi görünecek, biz de enerji elde etmiş olacağız. Kampüsümüzün manzarasına dokunmadan böyle bir yatırım yaptık." dedi.</p>

<p>Mantar, kampüste her biri 625 vat gücünde toplam 12 bin 474 yüksek verimli güneş panelinin şebekeyi beslediğini ifade ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Elektriğimizi binalarımızın çatılarına ve otoparklara koyduğumuz güneş panellerimizden karşılayacağız. Böylece otoparkları da etkin ve verimli hale getiriyoruz. Dolayısıyla devletin bütçesine de çok ciddi katkı sağlanmış olacak. Üniversite de tam anlamıyla kendi enerjisini üreten kampüs haline gelecek. Üniversitemiz aynı zamanda enerji konusunda çok güçlü bir üniversite. Avrupa Birliğinden geliştirdiğimiz projelere çok ciddi fonlar alıyoruz. Yeşil enerjimiz hem üniversitemize hem de ülkemize örnek olacak. Burada uçtan uca çözüm geliştirmiş oluyoruz. Bunu yaparken de kampüsün hiçbir yapısına zarar vermeden daha da iyi hale getirecek görünüm kazandırıyoruz. Aynı zamanda da enerjimizi yüzde 100 karşılayarak ücretsiz hale getirmiş olacağız."</p>

<p>Küresel ısınmanın günümüzde önemli bir sorun olduğuna işaret eden Mantar, "Biz bununla küresel ısınmanın önüne geçmek için de katkıda bulunuyoruz. Kampüs içerisinde yeşil enerjiden elektrik karşılanınca öğrencilerimizin ve hocalarımızın da farkındalığı artmış oluyor. İşin maddi kısmı çok önemli, devlet burada 100 milyon liranın üzerinde elektrikten tasarruf sağlamış olacak. Diğer tarafta da bu farkındalığın artması ve örnek teşkil etmesi de çok önemlidir." diye konuştu.</p>

<p>Mantar, sadece bir binanın terasına kurulan sistem sayesinde günlük 10 bin evin ihtiyacını karşılayabilecek enerji üreteceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/gtu-elektrigini-gunesten-saglayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/gebze-teknik-universitesi-elektrigini-gunesten-saglayacak.jpg" type="image/jpeg" length="48442"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası: Futbolun ötesinde bir jeopolitik hafıza]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/dunya-kupasi-futbolun-otesinde-bir-jeopolitik-hafiza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/dunya-kupasi-futbolun-otesinde-bir-jeopolitik-hafiza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kupası, bazen değişen dünya düzenini, bazen küreselleşmeyi, kimi zaman ulusal kimliklerin yeniden şekillenişini kimi zamansa acıları yansıtır...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Orhan Karaoğlu, Dünya Kupalarının futbolun ötesinde jeopolitik ve toplumsal değişimleri nasıl yansıttığını kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Çocukluğumuzdaki Dünya Kupası, yazları, yalnızca taştan kalelerde hava kararana kadar top oynadığımız günlerden ibaret değildi, aynı zamanda dünyanın büyüklüğünü, ülkeleri, bayrakları, halkların hikayelerini ve farklı kültürleri keşfettiğimiz ilk gayriresmi coğrafya ve tarih dersleriydi. Tüplü televizyonun evlerin başköşesinde tek tük kanallarla hüküm sürdüğü, internetin esamesinin okunmadığı o yıllarda, bakkaldan aldığımız kuşe kağıt kokulu Panini Dünya Kupası albümleri ve oyuncu kartları bizim dünyaya açılan penceremizdi. Haritada yerini bilmediğimiz ülkeleri, bayraklarını ve kıtaları bu kartlar sayesinde öğreniyorduk, farkında olmadan uluslararası ilişkilerle tanışıyorduk. Dünya Kupası bizim için yalnızca bir futbol turnuvası değil, aynı zamanda jeopolitiğin, kültürel etkileşimin ve küresel değişimlerin en heyecanlı sahnesiydi.</p>

<h2>Futbol bir zamanlar dünyayı anlamanın başka bir yoluydu</h2>

<p>2026 Dünya Kupası başlarken çocukluğumuzun hafızasına kazınan turnuvalara dönüp baktığımızda aslında sadece futbolu değil, değişen dünya düzenini de hatırlıyoruz. Bizim kuşağın hafızasında yer eden ilk büyük turnuva büyük ölçüde 1990 Dünya Kupası’ydı. Berlin Duvarı’nın yıkıldığı, Soğuk Savaş’ın sona erdiği ve Avrupa’nın yeniden şekillendiği bir dönemde oynanan bu turnuva, yalnızca sportif değil tarihsel bir anlam da taşıyordu. Batı Almanya birleşmeden önce son kez kendi adıyla sahaya çıkmış ve kupayı kazanmıştı. Sovyetler Birliği ve Yugoslavya ise dağılmadan önce son kez tek bayrak altında mücadele ediyordu. Çocuk yaşta bunun farkında değildik ancak bugün geriye dönüp baktığımızda, sahadaki takımların aynı zamanda değişen siyasi haritanın temsilcileri olduğunu görüyoruz.</p>

<p>1990’lı yıllar aynı zamanda sokak kültürünün güçlü olduğu yıllardı. Mahalle aralarında kurulan kaleler, bisiklet turları ve arkadaşlıklar günlük hayatın doğal parçasıydı. Dünya Kupası başladığında herkes kendine bir yıldız seçer, onun gibi oynamaya çalışırdı. Kamerunlu Roger Milla’nın dansı, Maradona’nın tutkusu veya Klinssmanlı Alman futbolunun disiplinli görüntüsü, yalnızca futbolu değil farklı toplumların karakterlerini de çocuk hafızalarımıza taşıyordu ama o turnuvanın ruhu, İtalya’nın kenar mahallelerinden gelen, turnuvaya yedek başlayıp gol kralı olan Salvatore Schillaci’ydi. Schillaci’nin gollerden sonra fal taşı gibi açılan o İtalyan gözleri, aslında Akdeniz’in, güneyin, yoksulluğun kuzey elitlerine karşı bir haykırışıydı. Futbol, dünyayı anlamanın başka bir yoluydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1994 Dünya Kupası ise bambaşka bir atmosferde oynandı. Sovyetler Birliği dağılmış, yeni devletler ortaya çıkmış, Soğuk Savaş sonrası düzen şekillenmeye başlamıştı. ABD’de düzenlenen turnuva, aynı zamanda yeni küresel dönemin sembollerinden biri olarak görüldü. Brezilya’nın, daha sonra Fenerbahçe’ye gelen Carlos lberto Parreira liderliğinde Romario-Bebeto önderliğinde kazandığı şampiyonluk, yaptıkları bebek sallama sevinci ile Latin Amerika’nın futbol kültürünü bütün dünyaya taşırken Roberto Baggio’nun kaçırdığı penaltı futbol tarihinin en unutulmaz anlarından biri oldu. Bulgaristan Stoichkov, Romanya da Hagi önderliğinde turnuvaya damga vuruyordu. Bulgaristan’ın yarı finale çıkışı, Doğu Avrupa’nın futbol hikayesini bütün dünyaya taşımıştı. Ancak turnuvanın hafızasında yalnızca başarılar değil, trajediler de vardı. Kolombiyalı Andrés Escobar’ın kendi kalesine attığı gol sonrasında öldürülmesi, futbolun bazen ne kadar büyük toplumsal ve psikolojik etkiler yaratabildiğini gösteriyordu.</p>

<p>1998 Dünya Kupası ise göç, kimlik ve çok kültürlülük tartışmalarının öne çıktığı bir turnuva olarak hafızalarda yer etti. Ev sahibi Fransa’nın şampiyonluğu yalnızca sportif bir başarı değildi. Takımın yıldızı Zidane, Henry, Vieira başta olmak üzere farklı kökenlerden gelen oyuncular, Fransa’nın değişen toplumsal yapısının sembolü haline gelmişti. Fransız medyasında “Black-Blanc-Beur” olarak adlandırılan takım, göçmen kökenli vatandaşların ulusal kimliğin parçası olup olmadığı tartışmalarının merkezine yerleşti. Böylece Dünya Kupası bir kez daha futbolun ötesine geçerek göç, entegrasyon ve aidiyet konularının konuşulduğu küresel bir platforma dönüştü. 1998 aynı zamanda futbolun küresel medya çağının merkezine yerleştiği dönemlerden biriydi. Yıldız futbolcular artık yalnızca sporcu değil, küresel popüler kültür figürleri hâline gelmişti. Futbolun ekonomik ve kültürel etkisi büyürken, Dünya Kupası da giderek daha fazla uluslararası görünürlük kazanan bir organizasyona dönüşüyordu.</p>

<p>Takvimler 2002’yi gösterdiğinde, bu kez sahnede Türkiye vardı. Güney Kore ve Japonya’da düzenlenen turnuva, Türkiye açısından yalnızca sportif bir başarı değil, ulusal hafızada özel bir yere sahip tarihî bir olaydı. Rüştü’nün kalede devleştiği, Hasan Şaş’ın ilk maçta Brezilya’ya attığı golle umut verdiği, Ümit Davala’nın saç stili, Alpay’ın, Bülent’in, Emre’nin, Yıldıray’ın, Nihat’ın ve İlhan’ın bir ülkeyi aynı heyecanda buluşturduğu bir turnuvaydı. Dünya üçüncülüğü sadece sportif bir başarıdan ziyade, bir kuşağın ortak sevinciydi. Türkiye’nin 48 yıl sonra Dünya Kupası’na katılması bile başlı başına önemliydi. Ancak turnuva ilerledikçe bu hikaye çok daha büyük bir başarıya dönüştü. İlhan Mansız’ın Senegal’e attığı altın gol, yarı final heyecanı ve sonunda gelen dünya üçüncülüğü milyonlarca insanın ortak hafızasında yer etti. O günlerde sokaklar boşalıyor, insanlar ekran başında aynı heyecanı paylaşıyordu. Dünya Kupası, bir ülkenin özgüvenini ve ortak duygularını harekete geçiren büyük bir sahneye dönüşmüştü. Türkiye’nin başarısı yalnızca futbol başarısı olarak görülmedi, aynı zamanda uluslararası görünürlüğün, ortak gururun ve toplumsal birlik hissinin sembollerinden biri oldu.</p>

<h2>Dünya Kupaları futboldan daha büyüktür</h2>

<p>Aslında Dünya Kupaları hiçbir zaman yalnızca futboldan ibaret olmadı. Hırvatistan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra elde ettiği başarılar, Kamerun ve Senegal’in Afrika’nın yükselen özgüvenini temsil etmesi, Brezilya ve Arjantin’in Latin Amerika ruhunu yansıtması veya Fransa örneğinde olduğu gibi göç ve kimlik tartışmalarının sahaya taşınması bunun en açık örnekleridir. Dünya Kupası bazen değişen dünya düzenini, bazen küreselleşmeyi, kimi zaman ulusal kimliklerin yeniden şekillenişini kimi zamansa acıları yansıtır.</p>

<p>Çocuk yaşlarda bunun adını koyamıyorduk. Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda uluslararası ilişkileri, değişen sınırları, kültürel diplomasiyi ve jeopolitiği biraz da futbol üzerinden öğrendiğimizi fark ediyoruz. Bu nedenle Dünya Kupası yalnızca bir spor organizasyonu değildir, toplumların hafızasını, devletlerin hikayelerini ve dönemin ruhunu aynı anda yansıtan küresel bir olaydır. Yani Dünya Kupaları futboldan daha büyüktür. Bugün 2026 Dünya Kupası yaklaşırken artık bakkaldan oyuncu kartı alan çocuklar değiliz. Dünyanın ne kadar karmaşık ve jeopolitiğin ne kadar sert olabileceğini çok daha iyi biliyoruz. Ancak buna rağmen Dünya Kupası başladığında içimizde hâlâ aynı heyecan uyanıyor. Çünkü bazı turnuvalar yalnızca futbolu değil, bir kuşağın ortak hafızasını da yaşatır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/dunya-kupasi-futbolun-otesinde-bir-jeopolitik-hafiza</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/dk-1.jpg" type="image/jpeg" length="20619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Kruppist Çağ'dan bugüne savunma sanayiinin dönüşümü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kruppist-cagdan-bugune-savunma-sanayiinin-donusumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kruppist-cagdan-bugune-savunma-sanayiinin-donusumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin savunma sanayii hamlesi, "Neo-Kruppist Çağ"da teknik kabiliyetiyle dış politika aklının birlikte hareket ettiği ölçüde kalıcı jeopolitik etki üretebilecek bir örnek olarak var olacaktır...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Ümit Naci Yorulmaz, savunma sanayisinin "Kruppist Çağ" ile birlikte geçirdiği dönüşümü ve bir devletin savunma sanayisinde başarılı olabilmesi için gereken şartları kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Dünya tarihi, askeri-teknolojik hamlelerin mevcut siyasal düzenleri yıkarak yeni çağlar açtığı örneklerle doludur. Fatih Sultan Mehmet'in askeri dehasıyla döktürdüğü şahi topları, Orta Çağ'ın aşılmaz feodal surlarını yıkarak Yeni Çağ jeopolitiğini nasıl inşa ettiyse, 2. Dünya Savaşı'nın kapanışını yapan Manhattan Projesi de atom bombasıyla insanlığı, iki kutuplu nükleer bir dehşet dengesinin yönettiği modern bir küresel düzleme taşımış ve harp ekosistemlerinin küresel güvenlik mimarisini kökten değiştirmiştir.</p>

<h2>Teknolojinin uluslararası sistemi inşası</h2>

<p>Teknolojinin uluslararası sistemi bu denli radikal bir biçimde yeniden inşa ettiği o modern ve endüstriyel sürecin en önemli örneklerinden birisi 19. yüzyılın sonunda yaşanmıştır. Bu çerçevede, 1870-1871 Prusya-Fransa Savaşı'nın Prusya'nın mutlak zaferiyle neticelenmesi, küresel sistemin yapısal olarak yeniden şekillendiği büyük bir dönüm noktasıdır. Krupp toplarının menzil, isabet ve ateş gücü bakımından Fransız ordusunun ağızdan dolmalı bronz toplarına karşı sağladığı üstünlük, savaşın kaderini belirleyen unsurlardan biri olmuştur. Sedan Muharebesi'nde Krupp'un arkadan dolmalı dövme çelik topları, modern sanayi kapasitesinin askeri doktrin ve siyasi mimari üzerindeki dönüştürücü etkisini görünür kılmıştır. İşte bu askeri ve endüstriyel kırılma benim "Klasik Kruppist Çağ" olarak adlandırdığım dönemin perdesini açmıştır.</p>

<p>Prusya-Fransa Savaşı'ndaki Krupp teknolojisinden hareketle literatüre giren "Kruppizm" kavramı, savaşı ve yıkımı bizzat tecrübe eden Fransız yazar George Sand tarafından militarist sanayileşmeye yönelik felsefi bir eleştiri olarak kullanılmıştır. Bu kavramsallaştırmayı daha sonra H. G. Wells, kapitalist kar hırsıyla birleşen Alman silah sanayisinin küresel sistemi savaşa sürükleyen yapısal karakterini anlatmak için genişletmiştir.</p>

<h2>"Kruppizm" tanımı, gelişimi ve evrimi</h2>

<p>Bugün Kruppizm, yalnızca tarihsel bir kavram değil, modern devletlerin savunma sanayisi üzerinden güç üretme, nüfuz kurma ve dış politika kapasitesi inşa etme biçimlerini açıklayan analitik bir çerçeve olarak ele alınmalıdır. Taylorizm, Fordizm ve Toyotizm üretim tarihini anlamak için nasıl işlevsel kavramlarsa, Kruppizm de bu yönüyle savunma sanayisinde küresel ölçekte etkin olan şirketlerin devlet aklı (raison d'Etat) ile tam bir entegrasyon içinde yapısal bir dış politika enstrümanına dönüşmesini, ittifak çemberleri inşa etme kaldıracı olmasını ve egemenlik ilişkilerini şekillendiren bir bağımlılık asimetrisi üretmesini açıklamak için benzer bir işlev görür. Zira Kruppizm, savunma sanayisini yalnızca fabrikalarda üretilen silah sistemlerinden ibaret görmez. Bu sistemlerin arkasındaki diplomatik ilişkileri, tedarik bağımlılıklarını, eğitim ve bakım ağlarını, teknoloji transferini ve alıcı devletle kurulan uzun vadeli stratejik bağı birlikte ele alır. Kavram bu anlamda, Dwight D. Eisenhower'ın 1961'deki ünlü veda konuşmasında kavramsallaştırdığı Askeri-Endüstriyel Kompleks (Military-Industrial Complex-MIC) kuramından niteliksel olarak ayrışır. Eisenhower'ın modeli, savunma sanayisinin iç siyaset, bütçe ve demokratik kurumlar üzerindeki içsel tehdidine odaklanırken, Kruppizm, bu yapının dış politikada bir nüfuz ve yapısal bağımlılık üretme mekanizması olarak nasıl işlediğini ortaya koyar.</p>

<p>1871-1918 arasındaki "Klasik Kruppist Çağ"da, Krupp ve Mauser gibi silah firmaları, onları fonlayan Ludwig Löwe, Gerson Bleichröder gibi finansal aktörlerin kurduğu küresel ticari ağlar ve nihayet Von der Goltz, Emil Körner gibi askeri danışmanlar Berlin'in "Küresel Güç (Weltmacht)" vizyonunun önemli araçları haline geldi. Osmanlı İmparatorluğu ve Latin Amerika pazarlarında neredeyse kusursuz işleyen Kruppist Dış Politika modeli, silah ticaretinin yalnızca ekonomik kazanç değil, diplomatik nüfuz ve stratejik hizalanma üreten bir araç olduğunu gösterdi. 1918'de Alman İmparatorluğu ve Hohenzollern Hanedanlığı siyasal iktidarını kaybederken, Krupp ailesi ve şirketi varlığını korudu.</p>

<p>Versailles düzeni de Kruppizmi sona erdirmedi. Aksine onu daha dolaylı, daha esnek ve yeraltı karakterli bir forma itti. Silahsızlandırılan Berlin, Krupp başta olmak üzere savunma sanayisi aktörleri eliyle askeri-teknolojik birikimini sınırların ötesine taşıdı. İsveç'te Bofors, Hollanda'da Siderius ve Sovyet Rusya'daki Lipetsk ile Kama merkezli gizli işbirlikleri, Alman araştırma ve geliştirme (AR-GE) kapasitesinin paravan şirketler, teknik ortaklıklar ve örtülü ağlar üzerinden sürdürülmesine imkan verdi. Bu nedenle 1918-1945 arası dönem, "Totaler Krieg" yani "Topyekun Savaş" kavramından hareketle "Topyekun Kruppizm Çağı" olarak tanımlanabilir. Bu dönemde savunma sanayisi, yalnızca diplomasinin destek unsuru olmaktan çıkarak devletlerin ekonomik, bilimsel ve toplumsal kapasitesini kendi potasında eriten devasa bir savaş ekonomisinin merkezine yerleşmiştir. 1930'lardan itibaren totaliter rejimlerin yükselişiyle bu miras daha ideolojik, agresif ve kuşatıcı bir karakter kazanmıştır. Bu bağlamda savunma sanayisi de topyekun savaş devletinin taşıyıcı kolonlarından birine dönüşmüştür.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kruppizm bu kez iki kutuplu bir "Bloklar Kruppizmi"ne evrildi. Soğuk Savaş'ta bir ülkenin kullandığı tüfekten uçağının radar frekansına kadar her unsur, sistemsel bir Silah Kardeşliği (Waffenbrüderschaft) üretiyordu. Aynı silah sistemini kullanmak kriz anında mühimmat, yedek parça, bakım ve eğitim hatları üzerinden üretici merkeze bağlanmak anlamına geliyordu.</p>

<p>Nitekim Washington bu bağımlılık ilişkisini NATO bünyesindeki standardizasyon mekanizmalarıyla derinleştirirken, Moskova Varşova Paktı içinde katı bir lojistik hiyerarşi inşa etmiştir. Bugün ise bu model, gücün namlu çapından çok yapay zeka algoritmaları, otonom sistemler, elektronik harp, veri linkleri ve kaynak kodları üzerinden tanımlandığı "Neo-Kruppist Çağ"a bırakmıştır. Çok kutuplu dünyada savunma sanayisi, jeo-ekonomik rekabetin organik bir bileşenidir. AR-GE, finans, diplomasi, ham madde güvenliği ve tedarik zinciri yönetimi artık savaşa hazırlık kapasitesinin ana omurgasını oluşturur. Devasa savunma bütçelerine rağmen bağımsız askeri rasyonalite geliştiremeyen ve dış güvenlik şemsiyelerine bağımlı kalan aktörlerin kırılganlığı, salt silah tedariki odaklı analizlerin yetersizliğini göstermektedir.</p>

<h2>Ayrı yürü, birlikte vur</h2>

<p>Bu noktada savunma sanayisi ile dış politikanın senkronizasyonu belirleyici hale gelir. Savunma sanayisi, yüksek AR-GE maliyetleri ve ölçek ekonomisi nedeniyle yapısal olarak ihracata bağımlıdır. Dolayısıyla bir ülkenin savunma ürünlerinin küresel pazarlarda kalıcı olabilmesi, yalnızca mühendislik başarısıyla açıklanamaz. Askeri platformların ihracatı bakım, eğitim, mühimmat, finansman, siyasi güven ve diplomatik süreklilik gerektirir. Bir başka ifadeyle savunma sanayisinin sürdürülebilir başarısı, dış politikanın jeopolitik etki alanıyla doğrudan bağlantılıdır.</p>

<p>Moltke'nin savaş meydanı için geliştirdiği "Getrennt marschieren, vereint schlagen" yani "Ayrı yürü, birlikte vur" ilkesi, bu ilişkiyi anlamak için güçlü bir model sunar. Savunma sanayisi kendi mühendislik rasyonalitesiyle, diplomasi ise siyasi ve hukuki dinamikleriyle ilerlemelidir. Ancak kritik eşikte bu iki alan aynı stratejik hedefe yönelmelidir. Teknik başarı geçici bir muharebeyi kazandırabilir fakat kalıcı jeopolitik etki, diplomasinin bu teknik başarıyı siyasi koruma, ömür devri yönetimi ve kurumsal doktrin uyumuyla tahkim etmesiyle doğar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Harp tarihi muazzam teknolojik asimetrilere ve yerel/kısa vadeli başarılara rağmen, bütüncül bir makro-strateji eksikliği nedeniyle trajik şekilde çökmüş devletlerin ve sistemlerin örnekleriyle doludur. Bir savunma ürününün küresel pazarda kalıcı bir yer edinmesi ve jeopolitik bir nüfuz alanı yaratması, bir başka ifadeyle muharebeyi kazanıp bütüncül bir savaşı kaybetmemesi bu senkronizasyon yeteneğine bağlıdır.</p>

<h2>Ham madde tedarikinin önemi</h2>

<p>Bu jeopolitik senkronizasyonun en hayati parametrelerinden biri de kritik ham maddelere erişim güvenliğidir. En üst düzey mühendislik ve tasarım kabiliyetlerine sahip olunsa dahi, tedarik zincirinde yaşanacak olası bir kırılmanın yaratacağı krizler, ikamesi ve telafisi neredeyse imkansız stratejik zafiyetler doğurur. Dolayısıyla bu asimetrik riskler ancak proaktif bir diplomasi ağının ve çok taraflı ticaret diplomasisi enstrümanlarının eş zamanlı devreye girmesiyle yönetilebilir. Nitekim günümüz "Neo-Kruppist Çağı"nda, akıllı mühimmatların güdüm sistemlerinden insansız platformların motor bloklarına kadar her kritik askeri mimarinin görünmez donanım omurgasını Nadir Toprak Elementleri (NTE) oluşturmaktadır. "Klasik Kruppist Dönem"de Kıta Avrupası jeopolitiği ve özellikle Almanya için Alsas-Loren bölgesinin zengin kömür ve demir havzaları neyi ifade ediyorsa bugün Çin'in nadir toprak elementlerinde özellikle ayrıştırma, rafinaj ve kalıcı mıknatıs üretimi gibi kritik halkalarda yüzde 90'a yaklaşan hakimiyeti de küresel piyasalarda benzer bir stratejik veto gücü üretmektedir. Gelinen noktada ham madde savaşları, en azından şimdilik, fiziki sınır aşımı veya konvansiyonel toprak ilhakıyla değil, tedarik hatlarının felç edilmesi, ihracat kotaları ve akıllı ambargolar gibi rafine jeo-ekonomik enstrümanlarla icra edilmektedir.</p>

<h2>Türkiye'nin savunma sanayisi ekosistemi</h2>

<p>Bu dönüşüm matrisinde Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi ekosistemi ayrıca dikkati çekicidir. BAYKAR'ın insanlı ve insansız hava aracı (İHA-SİHA) sistemleri, HAVELSAN'ın komuta-kontrol ve yazılım çözümleri, ASELSAN'ın elektronik harp, radar ve haberleşme kabiliyetleri, ROKETSAN'ın füze ve mühimmat ailesi, TUSAŞ'ın hava platformları, STM'nin deniz platformları, TEI ve Kale Grubu'nun motor ve alt sistem çalışmaları Türkiye'yi silah ithal eden bir aktör olmaktan çıkararak güvenlik mimarisi ihraç edebilen bir ülke konumuna taşımaktadır. Bu ekosistemin stratejik değeri, tekil platformların başarısından ziyade, eğitim, bakım, mühimmat, veri linki, yazılım, elektronik harp ve diplomatik temaslarla birlikte alıcı ülkelerde uzun vadeli güvenlik ortaklıkları oluşturabilmesidir. Bu yönüyle Türkiye'nin savunma sanayisi hamlesi, "Neo-Kruppist Çağ"da teknik kabiliyetiyle dış politika aklının birlikte hareket ettiği ölçüde kalıcı jeopolitik etki üretebilecek bir örnek olarak var olacaktır.</p>

<p>Sonuç olarak savunma sanayisi, salt ekonomik rasyonaliteyle işleyen, ticari kar odaklı klasik bir üretim sektörü olmanın çok ötesindedir. Savunma sanayisi, doğası gereği doğrudan egemenlik alanıyla illiyet bağı bulunan, devletlerin küresel sistemde asimetrik bağımlılık ilişkileri kurmasını ve uluslararası ölçekte stratejik etki üretme kapasitesi olan jeopolitik mimarinin ana taşıyıcı kolonudur. Ancak bu kapasitenin kalıcı jeopolitik değere dönüşebilmesi için "endüstriyel rasyonalite", "diplomatik esneklik", "ham madde güvenliği" ve "askeri gereklilik" arasında hassas bir denge kurulmalıdır. Aksi halde en gelişmiş platformlar bile geçici başarılar üretir. Kalıcı etki ise ancak savunma sanayisi ile dış politikanın "ayrı yürüyüp birlikte vurduğu" yerde doğar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kruppist-cagdan-bugune-savunma-sanayiinin-donusumu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/kruppist-cagdan-bugune-savunma-sanayisinin-donusumu.jpg" type="image/jpeg" length="83144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeopolitik riskler altın fiyatlarını nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/jeopolitik-riskler-altin-fiyatlarini-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/jeopolitik-riskler-altin-fiyatlarini-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri sıkı para politikası (faiz artırımı) beklentilerini besleyerek, altın fiyatlarında düşüşe sebep olmuştur...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Güven Delice, küresel jeopolitik risklerin altın fiyatlarına etkilerini kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Altın, rezerv varlık, yatırım aracı, mücevherat ve teknoloji/endüstriyel (özellikle elektronik) alanlarda kullanıma konu olan bir emtiadır. Herhangi bir kurum tarafından ihraç edilmeyen, dolayısıyla değeri ihraç edenin ödeme gücüne bağlı olmayan bir varlık olarak altın, merkez bankalarının uluslararası rezervlerinin önemli bir bileşenidir. Altın, kredi veya karşı taraf riski taşımadığı için güvenilir bir finansal araç olarak görülür ve bu da onu en önemli rezerv varlıklarından biri yapar. Merkez bankasındaki altın rezervlerinin büyüklüğü, ulusal finansal sisteme olan güven konusunda önemli bir işlev görür.</p>

<p>Altının güvenli liman özelliği nedeniyle, siyasi belirsizlik ve istikrarsızlık dönemlerinde merkez bankalarının talepleri artmaktadır. Diğer taraftan, portföy çeşitlendirmesi, enflasyona karşı korunma ve risk yönetimi açısından ilgi gören altın, özellikle stresli zamanlarda yatırımcılar açısından tercih edilen bir varlıktır. Yatırımcılar için altın psikolojik bir çapa görevi görmektedir. Finansal varlıkların değer saklama işlevi, getiri sağlama işlevinden daha önemli hale geldiğinde altına talep artmaktadır.</p>

<h2>Altın fiyatlarının seyri</h2>

<p>Merkez bankalarının altın alımlarının artmasında 2008 küresel finans krizi, Avrupa borç krizi ve 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlaması dönüm noktaları olmuş, bu dönemlerde fiyatlar da hareketlenmiştir. Özellikle 2022'den itibaren artan talebin etkisiyle altın fiyatlarında rekor artışlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde merkez bankalarının talebindeki artışlar, altın fiyatlarındaki artışın katalizörü olmuş, doların zayıflaması ve artan güvenli liman talebi fiyatlardaki artışı desteklemiştir. Dünya Altın Konseyinin verilerine göre ons başına fiyatlar 2024'te istikrarlı bir yükseliş trendine girmiş ve bu trend 2025'te artarak devam etmiş, Ocak 2026'da tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 5 bin 400 doların üzerine çıkmıştır.</p>

<p>Diğer taraftan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana altın fiyatlarında anormal bir seyir ortaya çıkmış, savaşla birlikte gerileme başlayan fiyatlarda Mayıs ayının son iki haftasındaki artışların ardından Haziran ayı başında yeniden düşüş söz konusu olmuştur. Mart ayı başlarında 5 bin 313 dolar olan altın fiyatları yüzde 18'e yakın bir düşüş yaşayarak 2 Haziran itibarıyla 4 bin 503 dolara gerilemiştir. Bu dönemde savaşın enerji fiyatları üzerinden ortaya çıkardığı enflasyonist baskılar ve başta ABD hazine tahvilleri olmak üzere reel getirilerdeki artışlar altına yönelik talepte bir gerileme oluşturmuştur. Yüksek enflasyon altına talebi artırırken, enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarının artırılması ters yönde etki yapar. Bu çerçevede yüksek enerji fiyatları ve enflasyon endişeleri sıkı para politikası (faiz artırımı) beklentilerini besleyerek altın fiyatlarında düşüşe sebep olmuştur. Satış dalgasına kaynaklık eden bir başka husus savaş nedeniyle likidite ihtiyacının artmasıdır. Fiyatlardaki gerileme, altının stratejik varlık ve güvenli liman özelliklerinin zayıflamasının değil, likidite ihtiyacının arttığının göstergesi olarak değerlendirilebilir.</p>

<h2>Merkez bankalarının altın alımları</h2>

<p>2022 sonrasında altın fiyatlarındaki artışta etkili olan faktörler arasında merkez bankalarının fiziki altın alımları ve yatırımcıların altına dayalı borsa yatırım fonu (ETF) ve benzeri ürünlere yönelik artan talepleri dikkat çekmektedir. Bu süreçte, finansal yaptırım kaygıları, ABD başta olmak üzere birçok ülkede borç yükündeki artışlar ve enflasyon konusundaki endişeler önemli rol oynamıştır.</p>

<p>Dünya Altın Konseyinin tahminlerine göre merkez bankası alımları 2022 öncesi tarihsel ortalamaların oldukça üzerine çıkmış, bu yıldan itibaren yıllık ortalama 1000 tonun üzerinde altın alımı gerçekleştirilmiştir. En fazla altın biriktiren ülkelerin genellikle jeopolitik gerilimlere en çok maruz kalan ülkeler olduğu dikkat çekmektedir. Fiyat dalgalanmalarına rağmen, jeopolitik riskler nedeniyle merkez bankaları kaynaklı altın talebi artmaya devam etmektedir. Bazı ülkelerin, artan harcamalar, döviz baskıları ve savaş kaynaklı likidite sorunları nedeniyle satış pozisyonu almaları bu eğilimi tersine çevirmemiştir.</p>

<h2>Merkez bankaları neden fiziki altın stoklarını artırmaya çabalıyorlar?</h2>

<p>Merkez bankalarının rezerv yönetiminde jeopolitik riskler giderek daha belirleyici bir rol oynamaktadır. Jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte, merkez bankası rezervlerinde ABD dolarının payının azaltılması çabaları, altın alımlarının artması ve yurt dışındaki rezervlerin önemli bir kısmının geri getirilmesiyle küresel rezervlerde altın ikinci sıraya yerleşmiştir. Kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından bağımsız olarak, dolar varlıklarının yaptırıma tabi tutulabileceği, el konulabileceği veya değer kaybedeceği endişeleri öne çıkmış, bu da varlık çeşitlendirmesi amacını öncelikli konuma yükseltmiştir.</p>

<p>Rezerv yönetiminde dolar hala güvenli liman olarak görülürken, ABD'nin ticari ve finansal politikaları bu güveni ciddi biçimde sarsmaya başlamıştır. ABD'nin öncülük ettiği ticaret savaşları, 2022'de ABD öncülüğünde Rusya'ya yönelik uygulamaya konulan sert finansal yaptırımlar ve bu kapsamda ülkenin yurt dışındaki varlıklarının dondurulması, doların silah olarak kullanılması gibi hususlar merkez bankalarının altına yönelmelerinin önemli nedenleri arasında yer almaktadır.</p>

<p>Gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmında merkez bankalarının altın talebindeki artış, esas olarak finansal yaptırımlar konusundaki endişelerden ve/veya uluslararası para sistemindeki olası değişiklik beklentilerinden kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, ekonomi anlayışı sıfır toplamlı bir bakış açısına dayanan ABD Başkanı Donald Trump'ın ekonomik faaliyetleri canlandırmak için Fed'e yönelik baskıları Bankanın bağımsızlığı konusunda endişelere ve finans piyasalarında tedirginliğe yol açmakta, bu da altın talebine yansımaktadır. Bu hususlar, doların küresel para sisteminin nominal çıpası olarak güvenilirliğini zayıflatmaktadır. Dolardan uzaklaşma, beraberinde altına yönelik ilgiyi artırmaktadır. Diğer güçlü para birimleri küresel ölçekten yoksun oldukları için, merkez bankaları siyasi olarak tarafsız, el koymaya karşı dirençli bir rezerv varlık olarak altına yönelmektedirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özetle, merkez bankalarının altına yönelik talep artışı, esas olarak, ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin kaynaklık ettiği finansal koruma arayışının tezahürü niteliğindedir. Bu bağlamda, belirsizlikler devam ettiği sürece altına yönelik talebin artacağı, jeopolitik faktörlerin altın talebini yönlendirmede belirleyici olmaya devam edeceği söylenebilir. İsrail/ABD-İran savaşıyla birlikte fiyatlarda ortaya çıkan düşüşler 2023 sonrası ivme kazanan yükseliş trendini tersine çevirecek düzeyde gözükmemektedir. Merkez bankalarının devam eden alımları nedeniyle talep güçlüdür. Halihazırda piyasayı yönlendiren en önemli faktör ABD-İran müzakereleridir. Müzakerelerin olumsuz sonuçlanması jeopolitik riskleri artırıp, güvenli liman arayışlarını hızlandırabilecektir. Orta vadede, yüksek küresel borç yükleri, ABD'deki ticari ve mali açıklar, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme ve dolardan uzaklaşma çabaları altın talebinin azalmasını engelleyecek faktörler olarak yerini korumaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/jeopolitik-riskler-altin-fiyatlarini-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/jeopolitik-riskler-altin-fiyatlarini-nasil-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="14405"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Suudi Arabistan stratejik bağlantısallık hamlesi Orta Doğu'yu nasıl dönüştürebilir?]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-suudi-arabistan-stratejik-baglantisallik-hamlesi-orta-doguyu-nasil-donusturebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiye-suudi-arabistan-stratejik-baglantisallik-hamlesi-orta-doguyu-nasil-donusturebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni dönemde, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan (Umman) demir yolu hattı projesinin Suriye ve Ürdün kesimlerinde demir yolu altyapısının kurulmasına yönelik çalışmaların hız kazanması öngörülebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Uluslararası Ekonomik Entegrasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Kenan Aslanlı, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan lojistik ve demir yolu mutabakatlarının bölgesel bağlantısallık ve ticaret koridorları açısından olası sonuçlarını kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Türkiye bir süredir stratejik öngörü ve vizyonla Basra Körfezi, Umman Denizi, Kızıldeniz ve Akdeniz arasında adım adım yeni bir stratejik bağlantısallık mimarisi kurgulamaktadır. Bu stratejik tasarım tedarik hatlarında yaşanabilecek aksaklıklara karşı daha dirençli alternatifler oluşturmaya ve Körfez-Türkiye-Avrupa Birliği (AB) aksında kesintisiz taşımacılığı sağlamaya yöneliktir. Bu kapsamda öncelikle Kasım 2025'te Türkiye ve Umman arasında “Denizcilik Alanında İşbirliğine Dair Anlaşma” ve “Ulaştırma, Ulaştırma Koridorları, Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Alanlarında Mutabakat Zaptı” imzalandı. Burada Türkiye ve Umman’ın çok modlu taşımacılık, kara yolu taşımacılığı, liman işletmeciliği ve lojistik koridorları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede işbirliği tescillendi.</p>

<p>Ardından, bölgesel stratejik bağlantısallık tasarımının bir sonraki aşamasına geçildi. Türkiye ve Umman arasındaki 3 ülkeyle (Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan) yeni ulaştırma koridorlarının inşasına yönelik adımlar atıldı. Bu çerçevede, Şubat 2026'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a resmi ziyareti sırasında, ulaştırma ve lojistik alanlarında mevcut işbirliğinin daha da güçlendirilmesinde mutabık kalındı. Ardından, Nisan 2026'da Suudi Arabistan ile varılan mutabakat sonucunda, Türk tır şoförlerinin Körfez ülkelerine geçişini kolaylaştıran 15 günlük transit vize uygulaması başlatıldı. Nisan 2026'da Türkiye, Suriye ve Ürdün ulaştırma bakanları arasında ulaştırma işbirliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı. Burada özellikle bu ülkelerin kara yolu, demir yolu ve deniz yolu imkanlarının entegrasyonu ve senkronizasyonu, Akabe Limanı üzerinden Kızıldeniz bağlantısının kurulması ve "Hicaz Demiryolu"nun canlandırılması stratejik hedefleri belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nihayet, 9 Haziran 2026'da Türkiye ve Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanlarının imzaladıkları “Demiryolu Sektörü Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ve “Lojistik Hizmetleri Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı” ile 2025'ten itibaren ivme kazanan yeni koridor inşası sürecinin somutlaştırılması açısından kritik faza girilmiş oldu. Bu anlaşmaların ortak lojistik merkezlerin inşasından demiryolu sektöründe kapsamlı işbirliğine kadar geniş yelpazede içerik sunduğu görülmektedir. Ayrıca söz konusu anlaşmalar modern ve genişletilmiş Hicaz Demiryolu Projesi olarak nitelendirebileceğimiz ve sonraki aşamada Umman’a kadar uzatılabilecek jeostratejik öneme haiz Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan demir yolu hattı projesi için gerekli ortak siyasi iradenin, kurumsal çerçevenin ve teknik işbirliği mekanizmalarının oluşturulması yönünde de zemin hazırlamaktadır.</p>

<h2>Ülkelerin altyapı çalışmaları ve mikro temeller</h2>

<p>Bağlantısallık projelerinin uygulanabilirliği yalnızca jeopolitik değerlendirmelere değil, aynı zamanda teknik altyapı özellikleri, sosyoekonomik parametreler ve finansal boyutlar gibi kritik mikro temellere (microfoundations) de bağlıdır. Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan demir yolu hattı projesinin gerçekleştirilmesi açısından önemli bir avantaj, Türkiye'de Suriye sınırına kadar ve Suudi Arabistan'da Ürdün sınırına kadar uzanan işlevsel demiryolu altyapısının mevcut olmasıdır. Türkiye Nisan 2026’da Suriye sınırı boyunca 350 kilometrelik demiryolu hattında yenileme çalışmalarını tamamladı. Bu mevcut hattın Irak sınırına kadar uzatılmasıyla birlikte Kalkınma Yolu Projesi ile de entegrasyonu sağlanacaktır. Yani Türkiye'nin bölgesel bağlantısallık vizyonunda Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan güzergahı ve Kalkınma Yolu tamamlayıcı ve bütünleşmiş ağlar olarak yer almaktadır. Suudi Arabistan'ın demir yolu ağı ise Ürdün sınırındaki Al Haditha bölgesine kadar uzanmaktadır.</p>

<p>Dolayısıyla yeni dönemde yapılması gereken önemli çalışmalar Ürdün ve Suriye’de demir yolu altyapısının yeniden kurulmasıdır. Ürdün, kuzeyden güneye hem Suriye sınırına hem de Akabe Limanı yönünde demir yolu altyapısının kurulmasına yönelik planlara sahiptir. Suriye’de ise ülke genelinde demiryolu altyapısının iç savaştan etkilenmesinin yanı sıra bazı teknik detaylar da söz konusudur. Şam’dan Ürdün’e kadar olan bölümdeki Hicaz Demiryolu’nun ray açıklığı (1050 mm) ile Şam’dan kuzeydeki standart demir yolu ağının ray açıklığı (1435 mm) farklıdır. Suriye’nin demiryolu ağı, ülkenin Lazkiye ve Tartus limanlarıyla Şam ve Halep gibi ekonomik merkezlerin bağlantısı üzerine kurgulanmıştır ve şu an sınırlı hizmet sunmaktadır. Suriye genelinde demir yolu altyapısının işlevsel hale getirilmesinin yanı sıra, Şam'dan güneye ve kuzeye doğru uzanan demir yolu ağlarında ray açıklığının standartlaştırılması da sağlanmalıdır.</p>

<p>Tüm bu çalışmaların yapılabilmesi için güçlü siyasi irade ve olumlu bölgesel konjonktüre ek olarak finansman kaynaklarına da ihtiyaç vardır. Türkiye ve Suudi Arabistan, özellikle Suriye özelinde, demir yolu ve otoyol altyapısının yeniden yapılandırılması için ortak bir finansman mekanizması geliştirebilir. Ama burada vurgulamamız gereken önemli bir husus daha var. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve "Aden Körfezi-Babül Mendep Boğazı-Kızıldeniz" rotasına yönelik tehditlerin devam etmesi, Körfez ülkeleri için alternatif ulaştırma ve enerji koridorlarının önemini göstermiştir. Örneğin, Suudi Arabistan'ın doğudaki Abqaiq Petrol Tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Terminali'ne bağlayan, bin 200 kilometre uzunluğunda ve günlük 7 milyon varil kapasiteye sahip Doğu-Batı Petrol Boru Hattı, alternatif güzergahların stratejik önemini ortaya koymuştur. Bu örnek, yalnızca enerji arz güvenliği açısından değil, gübre, petrokimya ürünleri, inşaat malzemeleri ve gıda ürünleri gibi fosil yakıt dışındaki malların ticaretinde de alternatif ulaştırma koridorlarının önemini ortaya koymuştur. Tüm bunları göz önünde bulundurarak Körfez ülkelerinin halihazırda yaklaşık 5 trilyon dolar değerinde varlıkları kontrol eden varlık fonlarının (sovereign wealth funds) 2030'a kadar olan kritik dönemde bölgesel ulaştırma ve altyapı projelerinin finansmanına daha fazla öncelik verecekleri beklenebilir.</p>

<h2>Yeni dönemin öncelikleri ve eğilimleri</h2>

<p>Yeni dönemde Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan (Umman) demir yolu hattı projesinin Suriye ve Ürdün kesimlerinde demir yolu altyapısının kurulmasına yönelik çalışmaların hız kazanması öngörülebilir. Bunun yanı sıra, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Suriye, Ürdün ve Irak üzerinden düzenli kara yolu bağlantısının sağlanabilmesi için, başta Suriye olmak üzere ilgili ülkelerdeki otoyol altyapısının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar hızlandırılabilir. Sınır kapılarında geçiş süreçlerinin dijital çözümler ve çeşitli kolaylaştırılmış prosedürlerle hızlandırılması öncelikler arasında yer alabilir. Türkiye-Suudi Arabistan Koridoru içerisindeki entegrasyon ve senkronizasyonun yanı sıra, Türkiye’nin merkezi aktör olarak yer aldığı Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve onun bileşeni olan Zengezur Koridoru gibi ulaştırma koridorlarının da birbiriyle tamamlayıcı niteliğinin öne çıkarılması önemlidir.</p>

<p>Tüm bunların sorunsuz gerçekleşmesinin ön şartları ise bölgesel bağlantısallık mimarisi ile bölgesel güvenlik mimarisinin eşzamanlı olarak inşa edilmesi ve 2030'a kadarki kritik dönemde koridorların bileşeni olan bölge ülkelerinin iç siyasi ve sosyoekonomik istikrarının korunmasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiye-suudi-arabistan-stratejik-baglantisallik-hamlesi-orta-doguyu-nasil-donusturebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/turkiye-suudi-arabistan-stratejik-baglantisallik-hamlesi-orta-doguyu-nasil-donusturebilir.jpg" type="image/jpeg" length="26235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka kontrolden çıkıyor mu?]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/yapay-zeka-kontrolden-cikiyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/yapay-zeka-kontrolden-cikiyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özyinelemeli yapay zeka kapasitesi, geleceğin güç mimarisinde yalnızca bir araç değil, doğrudan gündem kurucu bir jeopolitik kapasite haline dönüşebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA araştırmacısı Prof. Dr. Erman Akıllı, yapay zekada kendi kendini geliştiren sistemlerin geleceğin güç dengeleri ve dijital egemenlik anlayışı üzerindeki etkilerini kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Yapay zeka teknolojisi geliştiricilerinden Anthropic, geçtiğimiz günlerde yayımladığı “When AI Builds Itself” (Yapay zeka kendini inşa ettiğinde) başlıklı yazıyla yapay zeka teknolojilerinin geleceğine dair önemli bir uyarıyı kamuoyuyla paylaştı. Yazının merkezinde, Türkçeye “özyinelemeli kendini geliştirme” olarak çevirebileceğimiz “recursive self improvement” kavramı bulunmaktadır. Anthropic bu kavramı, bir yapay zeka sisteminin insan müdahalesi olmaksızın kendisinden daha yetenekli bir halefi tasarlayıp eğitebilmesi olarak tanımlamaktadır. Şirket, henüz bu eşiğe ulaşılmadığını ve böyle bir sonucun kaçınılmaz olmadığını vurgulasa da söz konusu gelişmenin pek çok kurumun ve devletin hazırlıklı olduğundan çok daha erken gerçekleşebileceği uyarısında bulunmaktadır.</p>

<h2>Yapay zekada yeni eşik</h2>

<p>Bu uyarıyı önemli kılan husus, söz konusu gelişmenin soyut bir gelecek tasavvurundan değil, bizzat şirketin kendi faaliyetlerinden hareketle dile getiriliyor olmasıdır. Anthropic’in açıkladığına göre, kurumun kod tabanına eklenen kodun yüzde sekseninden fazlası Mayıs 2026 itibarıyla Claude tarafından yazılmaktadır. İki yıl önce yalnızca birkaç puan düzeyinde olan bu oran, bugün şirketin yapay zeka geliştirme sürecinin önemli bir kısmının yine yapay zeka tarafından yürütüldüğünü göstermektedir. Bir başka ifadeyle, yapay zekayı inşa eden insan eli giderek geri çekilmekte, yapay zekânın kendi gelişim sürecindeki payı ise hızla artmaktadır.</p>

<p>Asıl can alıcı mesele tam da burada başlamaktadır. İnsan artık yalnızca üreten değil, yönlendiren, izleyen ve son aşamada doğrulayan bir konuma doğru itilmektedir. Bu ilk bakışta verimlilik artışı gibi görülebilir. Nitekim yapay zekanın kod yazması, araştırma süreçlerini hızlandırması, bilimsel keşiflere katkı sunması ve sağlık gibi alanlarda insanlığa büyük faydalar sağlaması mümkündür. Ancak aynı süreç, insanların yapay zeka sistemleri üzerindeki denetimini kaybetme ihtimalini de beraberinde getirmektedir. Anthropic’in açıklamasını önemli kılan da tam olarak bu “dürüstlüktür (!)”. Şirket, kendi geliştirdiği teknolojinin yalnızca imkânlarını değil, denetlenemez hale gelme riskini de açıkça kabul etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Teknolojik rekabetin ötesinde, tekelleşme riski</h2>

<p>Eğer özyinelemeli kendini geliştirme bir gerçekliğe dönüşürse, bu teknolojiye ilk ulaşan aktörlerin elindeki üstünlük yalnızca geçici bir avantaj olarak kalmayacak, aynı zamanda kalıcı ve telafisi güç bir dijital asimetriye dönüşecektir. Çünkü kendi halefini inşa edebilen bir yapay zeka sistemi, her yeni gelişim döngüsünde rakipleriyle arasındaki mesafeyi daha da açma potansiyeline sahip olacaktır. Bu durum, klasik anlamda teknolojik rekabetin ötesinde, yeni bir güç yoğunlaşması ve tekelci kapasite üretimi anlamına gelecektir. Zira bu aşamada belirleyici mesele artık kimin daha iyi bir model geliştirdiği değil, kimin kendi kendini geliştiren zeka döngüsünü önce kurduğu meselesi olacaktır.</p>

<p>Bu noktada mesele, uluslararası ilişkiler teorisi açısından da son derece kritik bir boyut kazanmaktadır. John Mearsheimer’in saldırgan (ofansif) realizm anlayışında vurguladığı üzere, uluslararası sistemde güç yalnızca sahip olunan kapasite değil, aynı zamanda aktörlerin gündem belirleme ve diğer aktörlerin davranış alanını sınırlandırma kabiliyetidir. Benzer biçimde, yapay zeka çağında kendi kendini geliştiren model döngüsünü kuran aktör, yalnızca teknolojik üstünlük elde etmiş olmayacak, aynı zamanda uluslararası alanın stratejik gündemini de şekillendirme imkânına kavuşacaktır. Başka bir ifadeyle, özyinelemeli yapay zeka kapasitesi, geleceğin güç mimarisinde yalnızca bir araç değil, doğrudan gündem kurucu bir jeopolitik kapasite haline dönüşebilir.</p>

<h2>Meşru, denetlenebilir ve çok katmanlı bir küresel yönetişimin gerekliliği</h2>

<p>Devletler adına diğer bir risk alanı ise dijital asimetrinin epistemik bağımlılığa dönüşmesidir. Bilgiyi üreten, işleyen, sınıflandıran ve onaylayan altyapının belirli teknoloji merkezlerinde yoğunlaşması, geri kalan aktörleri yalnızca teknolojinin değil, o teknoloji aracılığıyla üretilen bilginin, kararın ve anlam dünyasının da bağımlı tüketicileri haline getirebilir. Bu nedenle özyinelemeli kendini geliştirme ihtimali, yalnızca daha güçlü yapay zeka modellerinin ortaya çıkması anlamına gelmez. Aynı zamanda egemenliğin veri, algoritma, hesaplama kapasitesi ve bilişsel altyapılar üzerinden yeniden tanımlandığı yeni bir uluslararası düzenin habercisidir. Dolayısıyla dijital otonomi artık teknik bir kapasite meselesi değil, egemenliğin yeni eşiği olarak görülmelidir.</p>

<p>Anthropic’in önerdiği küresel koordinasyon çağrısı da meseleyi doğrudan uluslararası siyasetin merkezine taşımaktadır. Şirketin bu eşik aşılmadan önce gelişmeyi yavaşlatma ya da geçici olarak durdurma seçeneğinin elde tutulması gerektiğini savunması, yapay zeka denetiminin artık yeni bir silah kontrolü meselesi olarak ele alındığını göstermektedir. Ancak yapay zeka alanındaki denetim sorunu, nükleer silah kontrolünden çok daha karmaşık bir karaktere sahiptir. Bir eğitim sürecini gizlemek, füze rampalarını saklamaktan daha kolaydır. Veri merkezleri, çipler, yazılımlar ve model mimarileri hem sivil hem de stratejik amaçlarla kullanılabilir. Dahası, bu alanda sessizce kuralı ihlal ederek öne geçmenin getirisi son derece yüksektir. Bu nedenle yalnızca iyi niyete dayalı gönüllü yavaşlama rejimleri yeterli olmayacaktır. Asıl ihtiyaç, devletleri, teknoloji şirketlerini, uluslararası kuruluşları, akademiyi ve toplumları kapsayan meşru, denetlenebilir ve çok katmanlı bir küresel yönetişim mimarisidir.</p>

<h2>Türkiye'nin milli egemenlik ve dijital diplomasi hamlesi</h2>

<p>Türkiye açısından bu tablonun ortaya koyduğu sonuç son derece açıktır. Yapay zekanın geleceğine dair kuralların, normların ve denetim mekanizmalarının yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin bu tartışmanın yalnızca izleyicisi olması düşünülemez. Tam aksine, Türkiye bu sürecin hem ahlaki hem diplomatik hem de stratejik boyutlarında aktif bir rol üstlenmek zorundadır. Çünkü mesele yalnızca teknolojik rekabete ayak uydurmak değildir. Mesele, insanlığın geleceğini etkileyecek bir alanda kimin söz söyleyeceği, kimin norm üreteceği ve kimin meşruiyet zemini inşa edeceği meselesidir.</p>

<p>Türkiye’nin farklı bloklar, bölgeler ve medeniyet havzaları arasında köprü kurabilen diplomatik tecrübesi, bilişsel diplomasi çağında önemli bir stratejik imkâna dönüşmektedir. Küresel kuzey ile küresel güney arasında, Batı ittifakı ile yükselen güç merkezleri arasında ve devlet merkezli uluslararası düzen ile teknoloji merkezli yeni güç yapıları arasında denge kurabilen Türkiye, yapay zeka yönetişiminde daha adil, kapsayıcı ve meşru bir düzenin norm girişimcisi olabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “daha adil bir dünya mümkün” vizyonu, bu noktada yalnızca klasik uluslararası siyaset için değil, dijital çağın yönetişim mimarisi için de anlamlı bir rehber niteliği taşımaktadır. Zira yapay zekanın geleceği sadece teknolojinin geleceği değil; aynı zamanda hakikatin, egemenliğin ve adaletin de geleceğidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/yapay-zeka-kontrolden-cikiyor-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/antropic.jpg" type="image/jpeg" length="98250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin PISA karnesi ne söylüyor?]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-pisa-karnesi-ne-soyluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-pisa-karnesi-ne-soyluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye yalnızca kendi içinde bir ilerleme kaydetmiyor, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet ettiği ülkeler karşısında da konumunu güçlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi'nde Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi alanında Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, Türkiye’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’ndaki (PISA) konumunu ve bu durumun ne ifade ettiğini kaleme aldı.</p>

<p>***</p>

<p>Türkiye’de eğitim meselesi, kamuoyunun en fazla tartıştığı alanlardan biri. Zaman zaman sosyal medyada, televizyon tartışmalarında veya gündelik siyasi polemiklerde eğitim sistemi üzerinden sert eleştiriler yapılıyor. Elbette eğitim gibi toplumun tamamını ilgilendiren bir alanda eleştiri doğaldır, hatta gereklidir. Ancak eğitim politikalarını değerlendirirken kısa vadeli gözlemlerle, münferit örneklerle ya da sosyal medyada öne çıkan olumsuzluklarla hüküm vermek bizi çoğu zaman eksik ve yanıltıcı sonuçlara götürebilir.</p>

<p>Çünkü eğitim; sağlık, ulaştırma veya altyapı gibi alanlardan farklı olarak sonuçları hemen görülebilen bir politika sahası değil. Bir hastane yatırımı, yol, köprü, havaalanı ya da şehir hastanesi yapıldığında bunun topluma yansıması kısa sürede görülür. Vatandaş hizmete erişir, fiziki kapasiteyi fark eder, somut değişimi günlük hayatında hisseder. Oysa eğitimde yapılan bir müfredat değişikliğinin, öğretmen niteliğine yönelik bir yatırımın, dijital öğrenme platformlarının, mesleki eğitimi güçlendiren politikaların veya erken yaşta beceri gelişimine yönelik adımların sonuçları ancak yıllar içinde ortaya çıkar.</p>

<h2>Algıların ötesinde bir başarı hikayesi</h2>

<p>Eğitim uzun soluklu bir inşa sürecidir. Bugün yapılan bir yatırımın sonucu, bazen on yıl sonra Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerinde, iş gücü piyasasında, üniversite başarısında, teknoloji üretiminde veya toplumsal hareketlilikte görünür hale gelir. Bu nedenle eğitimde “hemen sonuç” beklentisi çoğu zaman gerçekçi değildir. Asıl mesele, sistemin doğru yönde ilerleyip ilerlemediğini anlamaktır. İşte burada uluslararası karşılaştırmalar, özellikle de Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve PISA verileri önemli bir ayna işlevi görmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nitekim OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’ın Türkiye’ye ilişkin son açıklaması, eğitim tartışmalarında çoğu zaman gözden kaçan bu uzun vadeli perspektifi hatırlatması bakımından son derece önemlidir. Cormann, Türkiye’nin PISA sonuçlarına atıfla, “son on yılda doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri” olduğunu belirtmiş ve bir sonraki PISA için gelen verilerin de Türkiye’deki olumlu eğilimin devam ettiğini gösterdiğini ifade etmiştir. Daha da önemlisi eğitimin gelirleri, verimliliği ve yaşam standartlarını iyileştirmenin en etkili yollarından biri olduğunu ancak bu alandaki olumlu değişimin etkisini göstermesinin uzun zaman aldığını vurgulamıştır.</p>

<p>Bu açıklama, Türkiye’de eğitim alanında yapılan tartışmalara daha serinkanlı ve veri temelli bakmamız gerektiğini gösteriyor. Çünkü kamuoyunda çoğu zaman sadece sorunlar konuşuluyor. Ancak uluslararası verilerde görülen iyileşme eğilimi yeterince tartışılmıyor. Oysa OECD’nin kendi değerlendirmesi de Türkiye’nin on yıldan uzun bir süre boyunca çoğu alanda PISA sonuçlarını iyileştiren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu ortaya koyuyor. OECD’ye göre Türkiye’nin PISA 2022 sonuçları matematik ve fen alanlarında PISA’da şimdiye kadar ölçülen en yüksek seviyeler arasında yer almaktadır. Özellikle matematik ve fen performansı 2006 ve 2015 sonuçlarına göre daha iyi görünmektedir.</p>

<h2>PISA verilerinde Türkiye’nin yükselen grafiği</h2>

<p>Uluslararası ölçümler, eğitimdeki gelişmeleri ideolojik tartışmaların ve gündelik algıların ötesinde, daha objektif bir zeminde değerlendirme imkanı sunmaktadır. PISA gibi karşılaştırmalı araştırmalar, ülkelerin eğitim performansını belirli aralıklarla, ortak ölçütler ve standart yöntemler üzerinden ortaya koyar. Bu nedenle Türkiye’nin eğitimdeki seyrini değerlendirirken yalnızca kamuoyundaki tartışmalara değil, yıllar içinde oluşan bu ölçülebilir verilere de bakmak gerekir.</p>

<p>PISA 2022’de Türkiye matematikte 453 puan, fen bilimlerinde 476 puan, okuma becerilerinde ise 456 puan elde etti. Aynı testte OECD ortalaması matematikte 472, fen bilimlerinde 485, okuma becerilerinde ise 476 puandı. Evet, Türkiye hala OECD ortalamasının altında. Ancak asıl dikkat çekici olan, farkın yıllar içinde ciddi biçimde azalmasıdır. Matematikte Türkiye ile OECD ülkeleri arasındaki fark 2015'te 70 puan iken 2022’de 19 puana düştü. Fen bilimlerinde 2015’te 68 puan olan fark, 2022’de 9 puana kadar geriledi. Okuma becerilerinde ise 2015’te 62 puan olan fark, 2022’de 20 puana indi.</p>

<p>Bu tablo, yalnızca olumlu bir istatistiksel yükselişe işaret etmemektedir. Aynı zamanda Türkiye’nin eğitim performansında OECD ortalamasına doğru kademeli bir yakınsama eğilimini göstermektedir. Daha da önemlisi, PISA 2022’nin Kovid-19 salgını sonrasında birçok ülkede öğrenme kayıplarının ve performans düşüşlerinin gözlendiği bir dönemde yapılmış olmasıdır. Buna rağmen Türkiye matematikte mevcut seviyesini büyük ölçüde korumuş, fen bilimlerinde ise performans artışı sağlamıştır.</p>

<p>Sıralamalara baktığımızda da benzer bir iyileşme görülüyor. Türkiye, PISA 2018’de matematikte 79 ülke içinde 42. sıradayken, PISA 2022’de 81 ülke içinde 39. sıraya yükseldi. Fen bilimlerinde 39. sıradan 34. sıraya, okuma becerilerinde ise 40. sıradan 36. sıraya çıktı. OECD ülkeleri içinde de matematikte 33. sıradan 32. sıraya, fen bilimlerinde 30. sıradan 29. sıraya, okuma becerilerinde ise 31. sıradan 30. sıraya yükseldi. Yani katılımcı ülke sayısı artarken Türkiye her üç alanda da sıralamasını iyileştirdi.</p>

<p>Burada özellikle altı çizilmesi gereken husus şu: Türkiye yalnızca kendi içinde bir ilerleme kaydetmiyor, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet ettiği ülkeler karşısında da konumunu güçlendiriyor. PISA gibi uluslararası ölçümler, ülkelerin eğitim sistemlerinin 15 yaşındaki öğrencileri gerçek hayat problemlerine, eleştirel düşünmeye ve karmaşık sorunları çözmeye ne ölçüde hazırladığını gösteriyor.</p>

<p>Dolayısıyla bu verileri salt bir "sınav başarısı" olarak okumak eksik bir yaklaşımdır. Söz konusu sonuçlar insan sermayesinin, üretkenliğin ve küresel rekabet gücünün geleceğine dair stratejik göstergeler niteliğindedir.</p>

<h2>Temel becerilerde yeni hedef: Daha kapsayıcı başarı</h2>

<p>Şüphesiz ki bu olumlu ivme, eğitim sisteminin tüm yapısal sorunlarından arındığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Mevcut uluslararası veriler, kat edilen mesafeyi teyit ederken bir yandan da stratejik müdahale gerektiren gelişim alanlarını net bir biçimde görünür kılmaktadır. OECD Skills Summit 2026’da Andreas Schleicher’in sunumunda dikkat çektiği üzere, Türkiye son yirmi yılda düşük performans gösteren öğrenci oranını azaltabilen ülkelerden biri olsa da hala 15 yaşındaki öğrencilerin yaklaşık yüzde 40’ı PISA temel yeterlilik eşiği olan Seviye 2’nin altında yer almaktadır. Aynı sunumda, Türkiye’nin tüm gençlerini temel beceri düzeyine çıkarabilmesi halinde bunun uzun vadede ekonomiye Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 261’i düzeyinde katkı sağlayabileceği ve yaklaşık 5,8 trilyon dolar ek ekonomik değer anlamına gelebileceği ifade edilmektedir.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin eğitimdeki yeni hedefi yalnızca “OECD ortalamasını yakalamak” olmamalı; her çocuğu asgari yeterlilik düzeyine ulaştırmak ve üst düzey beceri grubundaki öğrenci oranını artırmak olmalıdır. OECD verilerine göre matematikte Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 61’i asgari düzey olan Seviye 2'ye ulaşırken (OECD ortalaması yüzde 69), üst performans olan Seviye 5 ve 6'daki öğrenci oranımız yüzde 5'te (OECD ortalaması yüzde 9) kalmıştır.</p>

<p>Bugün yapılması gereken eğitimdeki hiçbir sorunu yok saymadan, uluslararası verilerle ispatlanan bu ilerlemeyi daha da güçlendirmektir. Şimdi asıl mesele, doğru yöndeki bu ivmeyi kalıcı, kapsayıcı ve Türkiye'yi yüksek beceri ekonomisine taşıyacak gerçek bir başarı hikayesine dönüştürmektir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Analiz-Yorum</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/turkiyenin-pisa-karnesi-ne-soyluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/egitimde-algilar-ve-veriler-turkiyenin-pisa-karnesi-bize-ne-soyluyor.jpg" type="image/jpeg" length="16761"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Kentsel dönüşüm Türkiye'de tercih değil, mecburiyettir']]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/kentsel-donusum-turkiyede-tercih-degil-mecburiyettir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/kentsel-donusum-turkiyede-tercih-degil-mecburiyettir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, "Asrın Felaketi" bir kez daha gösterdi ki kentsel dönüşüm Türkiye'de bir tercih değil, bir mecburiyettir." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocaeli Kongre Merkezi'nde düzenlenen Cedit Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi 1097 Konut Kura Çekim Töreni'nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli'nin tarihin her döneminde Anadolu'nun ön kapısı olduğunu, üretimiyle, sanayisiyle, istihdamıyla Türkiye'nin yükünü sırtlanmış bir şehir olduğunu söyledi.</p>

<p>Kurum, Kocaeli'nin Marmara'nın direği, Türkiye'nin çalışan kalbi olduğunu, bu güzel şehre hizmet etmenin sadece yol, köprü, hastane yapmakla olmadığını dile getirerek, Körfezin kıyısında oturan çocuğa temiz su, temiz hava, temiz gelecek bırakmanın da görevleri olduğunu kaydetti.</p>

<p>Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı'na dikkati çeken Kurum, dip çamuru temizliğiyle İzmit Körfezi'nden 2,4 milyon metreküp çamurun denizin dibinden çıkarıldığını dile getirdi.</p>

<p>Kurum, denize girerek ne yapıldığını yerinde incelediklerini vurgulayarak, "Denizin dibinde oksijen artmış. Orada deniz yıldızı, deniz patlıcanı, daha önce büyüklerimizin gördüğü ama genç neslin göremediği yeni ekosistemi görmeye başladık. Orada hayat yeniden canlandı. Atık su arıtma tesislerimizle, dip çamuru projemizle, dün kirlilikle anılan bu sular bugün yeniden umut veriyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kocaeli'nin deprem yaşamış bir şehir olduğunu aktaran Kurum, 1999'daki depremin, hazırlığın, güçlü kurumların ve hızlı müdahalenin ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini belirterek, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ise millet-devlet dayanışmasının, güçlü koordinasyonun ve kararlı şehircilik iradesinin önemini ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<h2>"Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden anlayışla hareket ettik"</h2>

<p>Kurum, 2 yıl gibi kısa bir sürede dünyada eşi benzeri olmayan diriliş hikayesi yazdıklarını vurgulayarak, "11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda meydanlarıyla, parklarıyla, okullarıyla, hastaneleriyle 455 bin konutu birlikte tamamladık. Asrın felaketi bir kez daha gösterdi ki kentsel dönüşüm Türkiye'de tercih değil, mecburiyettir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam da bu anlayışla kentsel dönüşümü çalışmalarımızın en üstüne koyuyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Şimdiye kadar 2 milyon 329 bin konutun dönüşümünü sağladıklarını aktaran Kurum, "Her iki kentsel dönüşümden birini Marmara'da, İstanbul'da yapıyoruz. Kocaeli'de bugüne kadar 46 bin konut inşa ettik. İzmit Cedit Mahallemizde yaşayanları ziyaret ettim o zaman, dar sokaklar, deprem korkusu, 1999 hatırası, dönüşmek istiyorlar. İstedik ki orada Ceditli kardeşlerimiz, annelerimiz, babalarımız huzurlu yaşasın. Çocuklar gülsün, mutlu olsun. Hamdolsun 1105 bağımsız bölümü tamamladık ve İzmit'in merkezinde parkları, yeşil alanları, tüm sosyal donatılarıyla modern ve güvenli yaşam alanını hayata geçirdik." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurum, kısa süre içinde sözleşmeleri imzalayacaklarını ve bir sonraki pazartesi de anahtarları teslim etmeye başlayacaklarını, temmuzun sonuna kadar bütün konutların teslim edileceğini söyledi.</p>

<p>Ödeme konusuna değinen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden anlayışla hareket ettik. Burada da sizleri asla zora sokmayacağız. Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü size yansıtmayacağız. Projedeki tüm borçlanmaları, ilk ihalede öngörülen resmi bitiş tarihi olan Haziran 2023 kriterlerine göre sabitledik. Açık ve net söylüyorum, bu tarihten sonra borçlarınızda hiçbir güncelleme, hiçbir fiyat artışı yapılmayacaktır. Sözleşme imzalarken ve anahtarlarınızı teslim alırken, sizlerden sadece en başta söz verdiğimiz gibi o ilk tutarlar talep edilecek. Başka hiçbir tutar talep edilmeyecek. Devlet güvencesiyle, Cumhurbaşkanımızın iradesiyle kavuşacağınız yeni yuvalarınız şimdiden tüm hak sahiplerine, Kocaeli’mize hayırlı, uğurlu olsun."</p>

<h2>"İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın"</h2>

<p>Bakan Kurum, kentsel dönüşüme devam edeceklerinin altını çizerek, "Deprem bölgesi bitti, 500 bin yeni sosyal konuta başlayacağız. Kuralarını çektik Mart 2027'de teslimlerine başlayacağız. Yani 2 milyon vatandaşımızı güvene, huzura kavuşturacağız. Her geçen gün milletin derdini dinleyip yeni çözümler üretiyoruz. İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın. Bu kapsamda 64 ilimizde TOKİ Başkanlığımızda 20 bin konutu orta gelirli vatandaşlarımızın erişimine sunuyoruz. Kocaeli'de de 423 konut var. Pazartesi satışları gerçekleşiyor. İnanıyorum ki bu evler de Kocaeli'nin deprem riskine karşı tedbir olacak." diye konuştu.</p>

<p>Bu toprakların yalnızca üzerinde yaşadıkları bir coğrafya olmadığına dikkati çeken Kurum, "Bu vatan, şehitleriyle, gazileriyle ve onların emaneti olan torunlarıyla, mübarek bir emanettir. Biz o emanete sahip çıkmak için buradayız, hizmet etmek için buradayız. Bugün bu kürsülerde yalnızca yapılan işleri anlatmak için bulunmuyoruz. Bugün Türkiye'nin önünde açılan yeni dönemin ruhunu konuşmak için huzurlarınızdayız çünkü artık şehircilik dediğimiz mesele yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir. Şehircilik, insanın can güvenliğidir, çocuğun geleceğidir, ailenin huzurudur, milletin ortak hafızasıdır. Bizim meselemiz ve bu milletin okutup büyüttüğü bir evladı olarak benim meselem, taşla toprağı değil, insanla vatan arasındaki bağı güçlendirmektir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>"Yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz"</h2>

<p>Kurum, Türkiye'nin son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Depremi, selleri, yangınları yaşadık, şehirlerimizin acısını da milletin sabrını da gördük. Bu süreçlerde şunu çok yakından öğrendim, devlet adamlığı, kolay günde kürsüye çıkmak değil, zor günde milletin yanında olmaktır. Siyaset adamlığı, sabahın ilk ışığında şantiyede olmaktır. Deprem olduğunda 1 saat sonra depremzede kardeşinin yanında olmaktır. Milletin adamlığı, evinin anahtarını bekleyen bir annenin gözlerinde başlar, evladına güvenli gelecek arayan babanın duasında başlar. Bu milletin karşısına iddiayla çıkanlar, bu vazifenin ne kadar büyük olduğunu her an yeniden anlamalıdır çünkü bugün bizim önümüzdeki görev, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değildir. Biz aynı zamanda yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz. Türkiye'nin her bir köşesinde, 'devlet burada, milletinin yanında' dedirten eserler bırakmaya mecburuz çünkü siyasette söz ancak millete hizmete dönüştüğü zaman kıymetlidir."</p>

<p>Yeni dönemde, Türkiye'nin sesini, şehirlerden dünyaya doğru yükselteceklerini belirten Kurum, "Antalya'da çok büyük organizasyon yapıyoruz. İklim Zirvesi'ne, COP31'e ev sahipliği yapacağız. Oradan tüm dünyaya Türkiye'nin duruşunu, şefkatini, insanlığını, medeniyet bakışını, insanı, çevreyi, üretimi, adaleti, birlikte düşünen bakışı göstereceğiz. Dünyanın yeni denge, yeni vicdan, yeni uygulama aradığı bu dönemde Türkiye, lafın değil her zaman olduğu gibi ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır." diye konuştu.</p>

<p>Kurum, daha nice yıllar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Kocaeli'nin ilçelerine ve mahallelerine koşmaya devam edeceklerini dile getirerek, "Milletin omzuna basarak değil, milletin duasını alarak yürüyeceğiz. Kendimizi milletimize vakfetmeye devam edeceğiz. Sadece siyasette değil, sizin kalbinizde de iz bırakmak için, iyi gününüzde de kötü gününüzde de yanınızda olmaya devam edeceğiz." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/kentsel-donusum-turkiyede-tercih-degil-mecburiyettir</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/kentsel-donusum-turkiyede-tercih-degil-mecburiyettir.jpg" type="image/jpeg" length="65286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OYAK, çalışanın refahını verimlilik ve sürdürülebilirlik yatırımı olarak konumlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/oyak-calisanin-refahini-verimlilik-ve-surdurulebilirlik-yatirimi-olarak-konumlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/oyak-calisanin-refahini-verimlilik-ve-surdurulebilirlik-yatirimi-olarak-konumlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OYAK İnsan Kaynakları ve Kurumsal Kültür Genel Müdür Yardımcısı Arslan, çalışanın bağlılığı ve refahına yönelik çalışmaların şirketlerin verimlilik, sürdürülebilirlik ve yetenek yönetimi açısından stratejik öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OYAK İnsan Kaynakları ve Kurumsal Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Hakan Arslan, çalışan bağlılığı ve refahına yönelik çalışmaların artık yalnızca insan kaynakları süreçleri kapsamında değerlendirilmediğini belirterek, "Bu alan, şirketlerin verimlilik, sürdürülebilirlik ve yetenek yönetimi açısından stratejik öncelikleri arasında yer alıyor." dedi.</p>

<p>Arslan, AA muhabirine, OYAK bünyesinde yapılan çalışan bağlılığı anketinin sadece memnuniyeti ölçmeye yönelik olmadığını, aynı zamanda kurum içindeki güçlü yönleri, gelişim alanlarını ve yetenek potansiyelini görünür hale getiren önemli yönetim aracı niteliği taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kurumların rekabet ettiği en kritik alanlardan birinin yetenekleri bulmak ve elde tutmak olduğunu vurgulayan Arslan, "Kurumların yarıştığı noktalardan bir tanesi de yetenekleri bulmak. İnsan kaynaklarının hem içeride hem dışarıda yeteneklere ulaşmak için mücadele ettiği bir alan var." diye konuştu.</p>

<p>Arslan, çalışan refahının artık şirketlerin "iyi niyet projesi" olarak değil, "verimlilik ve sürdürülebilirlik" konusu olarak ele alınması gerektiğini ifade ederek, "Çalışan bağlılığı ve refahına yönelik çalışmalar artık yalnızca insan kaynakları süreçleri kapsamında değerlendirilmiyor. Bu alan, şirketlerin verimlilik, sürdürülebilirlik ve yetenek yönetimi açısından stratejik öncelikleri arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Refah kavramını yalnızca fiziksel veya sosyal aktivitelerle sınırlamadıklarını aktaran Arslan, çalışanın iş yerinde kendini güvende hissetmesi, gelişim fırsatı bulması, yöneticisine güvenmesi ve yaptığı işin anlamını görebilmesinin de çalışan refahının önemli parçaları olduğunu anlattı.</p>

<p>Arslan, liderlik gelişim programlarının çalışan bağlılığı ve performansı üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, bu programların yönetici memnuniyeti, çalışan bağlılığı ve iç terfi oranlarına olumlu etkide bulunduğunu bildirdi. Kritik pozisyonlardaki çalışan kayıplarının azalması, yeteneklerin elde tutulması ve ekip performanslarının yükselmesinin de en somut çıktılar arasında yer aldığına işaret eden Arslan, "İnsanlar çoğu zaman şirketlerini değil, yöneticilerini terk ediyor. Güçlü liderlik kültürü oluşturduğunuzda hem bağlılık hem de performans doğal olarak yükseliyor." dedi.</p>

<h2>"Çalışan deneyimi finansal ve operasyonel sürdürülebilirliğe doğrudan etki ediyor"</h2>

<p>Çalışan deneyimi ve bağlılığın yalnızca bir insan kaynakları süreci değil, şirketlerin finansal ve operasyonel sürdürülebilirliğine doğrudan etki eden bir iş metriği olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arslan, bugün birçok şirketin teknolojiye yatırım yaptığını ancak asıl farkın o teknolojiyi kullanacak doğru kültürü oluşturabilmekte ortaya çıktığını kaydetti.</p>

<p>Arslan, bağlı çalışanın daha üretken olduğunu, daha az hata yaptığını, müşteri memnuniyetinin arttığını ve çalışanın şirket içerisinde daha uzun süre kaldığını anlattı. Bir çalışanın kurumdan ayrılmasının maliyetine yalnızca işe alım maliyeti olarak bakılamayacağını vurgulayan Arslan, bilgi kaybı, adaptasyon süresi, operasyonel aksama ve müşteri etkisi gibi görünmeyen maliyetlerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>"İnsan kaynakları iş sonuçlarına ortak olan yapıya dönüşmeli"</h2>

<p>İnsan kaynakları fonksiyonunun son yıllarda önemli dönüşüm geçirdiğine işaret eden Arslan, modern insan kaynaklarının yalnızca süreç yöneten değil, iş sonuçlarına ortak olan yapıya dönüşmesi gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Arslan, OYAK'ta insan kaynaklarının sadece personel süreçlerini yöneten ekipler olarak konumlanmadığı bilgisini vererek, iş birimlerinin hedeflerini, maliyetlerini, operasyonel zorluklarını ve büyüme planlarını bilen iş ortakları olarak çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Rekabetçi yetenek pazarında çalışan deneyiminin belirleyici hale geldiğini vurgulayan Arslan, nitelikli çalışanların artık yalnızca ücret seviyesine değil, çalışacakları liderin niteliğine, gelişim olanaklarına, kurum kültürüne ve kariyer fırsatlarına da baktığını dile getirdi. Arslan, iyi ücretin artık tek başına tercih sebebi olmadığını, sadece "giriş bileti" olarak değerlendirildiğini belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bir adayın ilk mülakat deneyimi, işe uyum süreci, performans görüşmeleri, gelişim fırsatları ve yöneticisiyle kurduğu ilişki aslında tek bir yolculuğun parçalarıdır. Rekabet avantajı da burada oluşuyor. Benzeri ücretleri birçok şirket verebilir. Ancak güçlü kültürü, güven ortamını ve gelişim fırsatlarını her şirket sunamaz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arslan, gelecekte şirketleri farklılaştıracak unsurun yalnızca teknoloji olmayacağını dile getirerek, asıl farkın teknolojiyi kullanabilen, gelişime açık ve kurumuna inanan insan kaynağıyla oluşacağını söyledi.</p>

<h2>"Yapay zekayı yönetecek olan yine insanlar"</h2>

<p>Yapay zeka, otomasyon ve dijitalleşmenin çalışma hayatında önemli değişimleri beraberinde getirdiğini hatırlatan Arslan, bu dönüşümün insan kaynağının önemini azaltmadığını, aksine daha kritik hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Arslan, son dönemde yapay zekanın bütün işleri ortadan kaldıracağına yönelik algı oluştuğuna dikkati çekerek, "Bu her ne kadar belli oranda olsa da günün sonunda bu dönüşümü yine insanlar gerçekleştirecek, insanlar yönetecek. Yapay zekadan korkmak yerine onu nasıl yöneteceğimize, işlerimizi nasıl kolaylaştıracağına ve bize nasıl katkı sağlayacağına odaklanırsak süreci daha verimli ve başarılı şekilde yönetebiliriz." dedi.</p>

<p>Çalışanların ve çalışma hayatına yeni katılacak kişilerin değişen yetkinlik ihtiyaçlarına uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Arslan, konfor alanından çıkmanın ve sürekli öğrenmenin önem taşıdığını anlattı.</p>

<h2>"Gelecek dönemin en kritik konusu insan sermayesi olacak"</h2>

<p>Arslan, iş dünyasında uzun yıllar finansal sermayenin, ardından teknoloji sermayesinin öne çıktığını belirterek, gelecek dönemin en kritik konusunun insan sermayesi olacağını bildirdi.</p>

<p>Şirketlerin gerçek rekabet avantajının yalnızca sahip oldukları binalar, makineler veya teknolojiler olmadığını dile getiren Arslan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Şirketlerin gerçek rekabet avantajı, birlikte başarma kültürü oluşturabilmiş insanlarıdır. Teknoloji satın alınabilir, sermaye bulunabilir, tesis kurulabilir. Ancak güvene dayalı güçlü bir kültür inşa etmek yıllar alır. O kültür oluştuğunda şirketler sadece büyümez, nesiller boyu ayakta kalabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/oyak-calisanin-refahini-verimlilik-ve-surdurulebilirlik-yatirimi-olarak-konumlandiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/oyak-calisan-refahini-verimlilik-ve-surdurulebilirlik-yatirimi-olarak-konumlandiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="34729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emtia piyasalarında jeopolitik riskler ve Fed beklentileri etkili oldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına yönelik haber akışı, Brent petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, ABD'de açıklanan enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler fiyatlamalarda belirleyici oldu.</p>

<p>ABD ile İran arasında anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik haber akışı, enerji piyasalarında risk primini kısmen azaltırken anlaşmanın henüz kesinleşmemesi petrol fiyatlarında oynaklığın yüksek kalmasına neden oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ve anlaşma sürecinde ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamaları, enerji arzına yönelik endişeleri sınırladı. Buna karşın İran tarafından gelen temkinli açıklamalar, bu hafta piyasalarda kalıcı bir rahatlama oluşmasını engelledi.</p>

<p>Hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri de emtia fiyatlamalarında etkili oldu. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 4,2 artarken çekirdek enflasyon yıllık yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşti. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti.</p>

<p>Üretici fiyatları tarafında da enerji kaynaklı baskılar öne çıktı. ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) mayısta aylık yüzde 1,1 ve yıllık yüzde 6,5 yükselirken nihai talep enerji endeksindeki artış üretici fiyatlarını yukarı taşıdı.</p>

<p>Söz konusu veriler, Fed'in faiz indirimlerine yakın zamanda başlamayacağına yönelik beklentileri desteklerken özellikle faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<p>Analistler, Fed Başkanı Kevin Warsh'un gelecek hafta başkanlık edeceği ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında vereceği mesajların, değerli metaller başta olmak üzere emtia piyasalarının yönü üzerinde kritik olacağını belirtti.</p>

<p>Bununla birlikte Fed'in iletişiminde olası değişiklikler ile faiz patikasına ilişkin sinyallerin, dolar endeksi ve tahvil faizleri üzerinden emtia piyasalarında oynaklığı artırabileceğini ifade eden analistler, jeopolitik haber akışının da enerji fiyatları üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceğini kaydetti.</p>

<p>Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 5 baz puan azalışla yüzde 4,49'a gerilerken dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,3 düşüşle 99,7 seviyesinde haftayı tamamladı.</p>

<h2>Değerli metallerde karışık seyir görüldü</h2>

<p>Değerli metallerde ise Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceğine yönelik beklentiler altın ve platin üzerinde baskı oluştururken gümüş ve paladyum pozitif ayrıştı.</p>

<p>Altın, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerden destek bulmasına karşın ABD enflasyon verilerinin ardından Fed'e ilişkin "şahin" fiyatlamalarla geriledi.</p>

<p>Analistler, altının normal şartlarda jeopolitik risklerden destek aldığını ancak bu hafta fiyatlamalarda tahvil faizleri ve Fed beklentilerinin daha belirleyici olduğunu ifade etti.</p>

<p>Altın destekli borsa yatırım fonlarında çıkışların sürmesi ve fiziki talebin zayıf kalması da altın fiyatlarını baskılayan unsurlar arasında yer aldı. Altının teknik olarak önemli ortalamaların altına gerilemesi de kısa vadeli satış eğilimini güçlendirdi.</p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 4,4 ve gümüşte yüzde 0,1 artarken platinde yüzde 3,3 ve altında yüzde 2,6 geriledi.</p>

<h2>Baz metallerde Çin ve arz endişeleri fiyatlamalarda etkili oldu</h2>

<p>Baz metallerde de Çin ekonomisine ilişkin sinyaller, Orta Doğu kaynaklı tedarik ve enerji maliyeti endişeleri ile ürün bazlı arz-talep gelişmeleri etkili oldu.</p>

<p>Bakır fiyatlarına, Çin'in işlenmemiş bakır ve bakır ürünleri ithalatının mayısta aylık bazda yüzde 1,3 azalmasına karşın arz tarafına yönelik endişeler ve ABD'nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler destek verse de satışlara engel olamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 3,5 ve çinkoda yüzde 1,3 artarken nikelde yüzde 4, kurşunda yüzde 1,9 ve alüminyumda yüzde 1,2 gerileme görüldü.</p>

<h2>Brent petrolde risk primi azaldı</h2>

<p>Petrol fiyatlarında, Orta Doğu kaynaklı arz riskleri ve ABD-İran müzakerelerine ilişkin haber akışı fiyatlamalarda etkili oldu.</p>

<p>Hafta içinde Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına yönelik endişeler petrol fiyatlarını desteklese de haftanın son günlerinde ABD ile İran arasında anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik haberler risk priminin azalmasına neden oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına yönelik haber akışı, Brent petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı.</p>

<p>Buna karşın İran tarafının anlaşmanın kesinleştiği yönündeki iddialara temkinli yaklaşması, enerji arzına ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkmasını engelledi.</p>

<p>Aynı dönemde rafineri kullanım oranının yüzde 95,3'e yükselmesi, ABD'de rafineri faaliyetlerinin güçlü seyrettiğine işaret etti.</p>

<p>OPEC+ grubunun temmuz ayı için üretim hedeflerini günlük 188 bin varil artırma kararı da piyasaların odağında yer aldı.</p>

<p>Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,5, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 3,4 geriledi.</p>

<h2>Tarım emtialarında üretim tahminleri ve arz endişeleri öne çıktı</h2>

<p>Tarım emtialarında ise hafta içinde ABD Tarım Bakanlığının üretim tahminleri, Çin'in ABD tarım ürünleri alımlarındaki zayıf seyir ve Orta Doğu kaynaklı maliyet baskıları etkili oldu.</p>

<p>ABD Tarım Bakanlığı, kuraklık nedeniyle ABD kışlık buğday üretim tahminini aşağı yönlü revize etti. Ovalar bölgesinde kuraklığın sert kırmızı kışlık buğday üretimi üzerinde baskı oluşturması, buğday piyasasında arz endişelerini artırdı.</p>

<p>Mısır ve soya fasulyesinde de ABD üretim tahminlerinde belirgin değişikliğe gidilmemesi ve Güney Amerika'da güçlü üretim beklentilerinin sürmesi fiyatlardaki yükselişi sınırladı.</p>

<p>Çin'in ABD tarım ürünleri alımları tahıl ve yağlı tohum piyasalarında takip edilen başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 5,6, soya fasulyesinde yüzde 1 ve buğdayda yüzde 0,9 artarken pirinçte yüzde 2,9 geriledi.</p>

<p>Kakaoda Batı Afrika kaynaklı arz ve pazarlama politikalarına ilişkin gelişmeler fiyatlamalarda etkili oldu. Fildişi Sahili'nin yeni sezon satışlarında temkinli hareket etmesi ve El Nino kaynaklı üretim riskleri kakao fiyatlarını destekledi.</p>

<p>ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar kakaoda yüzde 3,3, kahvede yüzde 3 ve şekerde yüzde 0,7 artarken pamukta yüzde 1,3 düşüş görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="12426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'da 2030'a kadar yenilenebilir kapasite artışlarının çoğu karasal rüzgar enerjisinden oluşacak]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da 2030'a kadar planlanan kapasite artışlarının yüzde 77'lik kısmının karasal rüzgar (onshore) projelerinden oluşacağı tahmin ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Haziran Dünya Rüzgar Günü kapsamında Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope verilerinden yapılan derlemeye göre, Avrupa'da yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin 2030'a kadar yüzde 60 artması öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda rüzgar enerjisi, iklim değişikliğiyle mücadelede en etkili yenilenebilir enerji kaynaklarından biri haline geldi.</p>

<p>Karasal rüzgar enerjisi, yenilenebilir enerji teknolojileri arasında en olgun, ekonomik ve yaygın uygulama alanına sahip çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu enerji kaynağı, temiz enerji üretme kapasitesi, düşük karbon ayak izi ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma potansiyeli sayesinde iklim değişikliğiyle mücadelede önemli avantajlar sunuyor.</p>

<p>Avrupa'nın 2026-2030 döneminde 151 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesi kurması bekleniyor. Avrupa genelinde 2026-2030 döneminde yaklaşık 117 gigavatlık karasal rüzgar kapasitesinin kurulumu öngörülüyor.</p>

<p>Böylelikle Avrupa'da 2030'a kadar planlanan kapasite artışlarının yüzde 77'lik kısmının karasal rüzgar (onshore) projelerinden geleceği tahmin ediliyor.</p>

<h2>AB'de yıllık ortalama artış 22 gigavat</h2>

<p>İleriye dönük olarak, Avrupa genelinde 2026-2030 yıllarında yılda ortalama 30 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesi kurulacağı öngörülüyor.</p>

<p>Öte yandan, aynı dönemde ilave edilmesi hesaplanan 151 gigavat kapasitenin 112 gigavatlık kısmının 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Yıllık ortalama artışın ise AB'de 22 gigavat olacağı hesaplanıyor.</p>

<p>Bu durum, toplam kurulu rüzgar enerjisi kapasitesini 2030'da 439 gigavata çıkaracak, bunun 366 gigavatı karasal, 73 gigavatı ise deniz üstü (offshore) rüzgar santrallerinden oluşacak.</p>

<p>Öte yandan, Avrupa'da rüzgar enerjisi sektörü şu anda doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 443 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu sayının 2030'a kadar 607 bine ulaşacağı hesaplanıyor.</p>

<h3>Eski rüzgar santralleri devreden çıkıyor</h3>

<p>Öte yandan, WindEurope'a göre, 2026-2030 döneminde yaklaşık 16 gigavat kapasitenin devreden çıkarılması bekleniyor.</p>

<p>Bunun 8 gigavatının yenilenmesi (repowering) planlanıyor. Bu süreç sonunda toplam yenilenmiş kapasitenin 17 gigavata ulaşacağı öngörülüyor. Kalan 8 gigavatlık kapasite ise tamamen kapatılarak sistemden çıkarılacak.</p>

<p>Ortalama olarak, bir rüzgar santralinin yenilenmesi elektrik üretimini 3 katına çıkarırken türbin sayısını yaklaşık üçte bir oranında azaltıyor.</p>

<p>Yeni kurulan türbinlerin ortalama güç kapasitesi, karasal rüzgar santrallerinde 5,2 megavat, deniz üstü rüzgar santrallerinde ise 10,7 megavat olarak gerçekleşti. İlerleyen yıllarda, gelişen rüzgar enerjisi teknolojisiyle ortalamanın yükselmesi ve elektrik üretiminde verimin artması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak.jpg" type="image/jpeg" length="60272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serbest bölgelerin beş ayda yaptığı ticaretin yaklaşık yarısını ihracat oluşturdu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/serbest-bolgelerin-bes-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/serbest-bolgelerin-bes-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin üretim üslerinden serbest bölgelerin ticaret hacmi, ocak-mayıs döneminde 11,7 milyar dolar olurken bu tutarın yarıya yakını ihracattan kaynaklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre, Türkiye'de 19 serbest ticaret bölgesi bulunuyor.</p>

<p>Bu bölgeler, yatırımcı ve üreticilere birçok avantaj ve teşviki bir arada sunuyor. İhracata ve yatırıma katkı sağlayan serbest bölgeler, vergi avantajı, yerli ve yabancı pazarlara erişim, stratejik avantajlar, kar transferi ve ucuz altyapı gibi birçok imkanı barındırıyor.</p>

<p>İstihdama da katkı veren serbest bölgelerde, mayıs sonu itibarıyla 86 bin 376 kişi çalışıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Serbest bölgelerin ticaret hacmi, 2024'te 27 milyar 691 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu hacim, 2025'te yıllık bazda yüzde 3,1 artışla 28 milyar 554 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Bu bölgelerden yapılan ticaret, ocak-mayıs döneminde 11 milyar 658 milyon dolar olarak hesaplandı. Serbest bölgelerin ihracatı da ocak-mayıs döneminde 5 milyar 359 milyon doları buldu.</p>

<p>Böylece, bu bölgelerin 11 milyar 658 milyon dolar olan 5 aylık ticaret hacminin yüzde 46'sını ihracat oluşturdu.</p>

<p>Serbest bölgelerce yurt dışından yapılan alım da 3 milyar 287 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Serbest bölgeler, 5 aylık dönemde 1 milyar 444 milyon dolarlık alım yaptığı yurt içine 1 milyar 569 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi.</p>

<h2>Ticaret hacminin ikinci 6 ayda artması bekleniyor</h2>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Serbest Bölgeler Meclisi Başkanı Edvar Mum, AA muhabirine, bu bölgelerdeki ticaret hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Mevcut durum itibarıyla ticarette geçen yıla paralel bir seyir olduğuna işaret eden Mum, yılın ikinci yarısında ticari faaliyetlerin artmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p>Mum, serbest bölgelerin yıllık ortalama ticaret hacminin 28 milyar dolar civarında olduğunu belirterek, "Bu sene ticaret hacminin, ikinci 6 aydaki performansla biraz daha yukarıya çıkmasını bekliyoruz. Dolayısıyla ibre 30 milyar dolara doğru çıkabilir." dedi.</p>

<p>Serbest bölgelerdeki ihracatı da yukarıya çıkarma hedeflerinin olduğunu vurgulayan Mum, "Son dönemdeki uluslararası gelişmeler dikkate alındığında Türkiye'nin güvenli ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle serbest bölgelerde sınai ve ticari döngüler artacaktır." diye konuştu.</p>

<p>Ocak-mayıs dönemi itibarıyla serbest bölgelerin gerçekleştirdiği ticaret hareketleri ve hacimleri şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>Ticaret hareketi</td>
   <td>Ticaret hacmi (milyon dolar)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yurt içinden bölgelere</td>
   <td>1.444</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Bölgelerden yurt dışına</td>
   <td>5.359</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yurt dışından bölgelere</td>
   <td>3.287</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Bölgelerden yurt içine</td>
   <td>1.569</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Toplam</td>
   <td>11.658</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/serbest-bolgelerin-bes-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/serbest-bolgelerin-5-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="72240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına 3 milyar dolarlık kamu kaynağı sunacağız']]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Kacır, veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini belirterek, "Kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine yönlendireceğiz ve böylelikle ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer ortaya çıkaracağız." dedi.</p>

<p>Bakan Kacır, Yıldız Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen İş'te Yapay Zeka Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi gerçekleştirdiğini belirterek, alın terinin, akıl terinin kıymetine inanan bir anlayışa sahip olduklarını ve engelleri kaldırmaya devam edeceklerini dile getirdi.</p>

<p>Bugün Türkiye'de 114 teknoparkın olduğunu kaydeden Kacır, "Bu 114 teknoparkta bugün 13 binden fazla teknoloji girişimi var. Bugün Türkiye'de 1700'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi var." diye konuştu.</p>

<p>Kacır, Türkiye'nin AR-GE insan kaynağının 23 yıllık dönem içinde 29 binden 311 bine yükseldiğine işaret ederek, "Bu ülkede yapılan AR-GE faaliyetlerinin hacmi 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara çıktı." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 1,5'ini AR-GE çalışmalarına ayıran bir ülke haline geldiğini ifade eden Kacır, "Bu oranı mukayese ettiğimizde Avrupa'nın İtalya, İspanya gibi sanayileşmiş ülkeleriyle denk seviyelerde olduğunu ifade edebiliriz. Böyle bir ekosistemin içinde sizler başarılara ulaşacaksınız. Bu ekosistemin en önemli unsuru şüphesiz beşeri sermaye." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>"Dünyada büyük yeniliklerin yaşandığı bir dönemdeyiz"</h2>

<p>Bakan Mehmet Fatih Kacır, dünyada büyük yeniliklerin yaşandığı bir dönemde olunduğuna dikkati çekerek, her geçen gün ortaya çıkan yeniliklerin bireysel yaşamı, toplumsal hayatı, iş dünyasını ve kamu yönetimini derinden etkilediğinin altını çizdi.</p>

<p>Yeniliklerin büyük kısmının genç insanlar tarafından kurulan şirketler aracılığıyla ortaya çıktığına işaret eden Kacır, "Gencecik insanlar 20'li, 30'lu yaşlarında teknoloji girişimleri kuruyor ve o teknoloji girişimleri kendilerinden çok daha cüsseli, çok daha iri, çok daha büyük, çok daha kurumsal şirketlerin başaramadıklarını başarıyor ve dünyayı değiştiriyorlar." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda bir yandan kurumsal altyapıyı güçlendirirken bir yandan da insan kıymetini Türkiye'nin teknoloji hedeflerine yönelik donattıklarını dile getirerek, şunları anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bütün çalışmalarımızın merkezinde her daim insan kıymetini görüyoruz. Çünkü, bugünün dünyasında yapay zeka neredeyse her alanı etkileyen bir teknoloji başlığına dönüşmüş durumda. Yapay zekanın insanlık yararlarına geliştirildiği ölçüde kıymetli olacağını, insanlığın refahı için geliştirildiği ölçüde değerli olacağını, sadece bir avuç ülkenin, bir avuç şirketin geliştirdiği yapay zekayı herhangi bir etik ya da hukuki sınırlamaya tabi tutmaksızın ilerletmenin insanlığa yarardan çok büyük tehditler sunacağını değerlendiriyoruz."</p>

<h2>"100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz"</h2>

<p>Yapay zekanın topluma ve ülkeye fayda sağlayacak olmasının esas olduğunu kaydeden Kacır, gelecek dönemde dolu dizgin bir yolculuğa çıkacaklarını, ilk 2 yıl içinde 5 milyon vatandaşa 81 ilde başlatacakları yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle yapay zeka eğitimleri sunacaklarını söyledi.</p>

<p>Bakan Kacır, 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu süreçte verinin çok kıymetli olduğunun farkındayız. Türkiye'nin verisinin Türkiye'de kalması ama en az bu kadar önemli olan kendi verimizin kendi modellerimizle işlenmesi ve kendi verimizden kendimizin değer oluşturabilmesi adına yeni fırsatlar, yeni imkanlar oluşturacağız.</p>

<p>Kamunun elindeki veriyi, büyük veriyi Türkiye'nin yapay zeka geliştiricilerinin hizmetine sunacağız. En az 2 bin kamu veri setini yapay zeka geliştiricilerimize yerli ve milli çözümler ortaya koyabilmeleri için sunma hedefini ortaya koyduk."</p>

<h2>"Türkiye'nin dijital merkez ülke olmasına vesile olacak adımlar atacağız"</h2>

<p>Mehmet Fatih Kacır, dijital altyapının güçlendirileceğini ve Türkiye'nin veri merkezi kapasitesinin daha ileri seviyelere çıkarılacağını dile getirdi.</p>

<p>Yapay zeka büyüme bölgelerinin kurulacağını kaydeden Kacır, "Bütün bunlarla beraber özel sektör yatırımlarını hızlandıracağız. Türkiye'nin adeta bir dijital merkez ülke olmasına vesile olacak adımlar atacağız." dedi.</p>

<p>Kacır, "Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz. Bir yandan da kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine yönlendireceğiz. Böylelikle ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer ortaya çıkaracağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'nin bugün kritik savunma teknolojilerinde dünyada ilk 5 ülkeden biri haline geldiğini vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bazı alanlarda yeni nesil insansız havacılık gibi alanlarda dünyanın bir numaralı ülkesi haline geldi. Ama bizim hikayemizin başkalarınınkinden farklı bir yönü var. Biz engelleri aşa aşa buraya geldik. Ambargolarla, kısıtlamalarla mücadele ede ede bu başarıları elde ettik. Çünkü biz sadece sistem geliştirici olmadık. Alt sistemleriyle, çekirdek bileşenleriyle kritik teknolojinin tüm aşamalarında yerli ve milli bir kabiliyet geliştirdik. İşte savunma sanayisinde elde ettiğimiz bu başarı şimdi artık sivil alanlara adım adım yaygınlaşıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="94150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'daki havalimanları 'zamanında kalkış' performansıyla Avrupa'da zirvede]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/istanbuldaki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupada-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/istanbuldaki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupada-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları "zamanında kalkış" performanslarıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk iki sırada yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) 1-7 Haziran'a ilişkin "Avrupa Havacılık Ağı Performans Raporu" yayımlandı.</p>

<p>İstanbul Havalimanı bu dönemde, yüzde 88 zamanında kalkış dakikliği performansıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı da yüzde 87 zamanında kalkış performansıyla ikinci oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul'daki havalimanlarını Oslo Havalimanı yüzde 85, Kopenhag Havalimanı yüzde 84, Viyana Havalimanı yüzde 81 oranında zamanında kalkış performanslarıyla takip etti.</p>

<p>Antalya Havalimanı yüzde 78 zamanında kalkış dakikliği oranıyla 6'ncı sırada yer alırken, Londra Gatwick yüzde 61, Paris Charles de Gaulle yüzde 60, Atina yüzde 59, Palma De Mallorca yüzde 58, Lizbon yüzde 50 oranıyla Avrupa'nın en kötü zamanında kalkış dakikliği performansı kaydeden havalimanları olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/istanbuldaki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupada-zirvede</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/istanbuldaki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupanin-zirvesinde.jpg" type="image/jpeg" length="77886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhracat artışında Ukrayna başı çekti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/ihracat-artisinda-ukrayna-basi-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/ihracat-artisinda-ukrayna-basi-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin mayısta ihracatını en fazla artırdığı ülke 339,6 milyon dolarla Ukrayna olurken, geçen ay bu ülkeye ihracat 600 milyon doları aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya-Ukrayna Savaşı'nın devam etmesine karşın, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ekonomik ilişkiler hızlı ivme kaydediyor. Ukrayna'nın Türkiye'nin sanayi ve teknoloji ürünlerine ilgisinin artması, bu ülkeye dış satımın hızlanmasında etkili oluyor.</p>

<p>Savaş nedeniyle Ukrayna'nın enerji ve altyapı sistemlerinde oluşan hasar, özellikle enerji ekipmanı ve sanayi makinelerine yönelik talebi artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin mayısta ihracatını değer bazında en fazla artırdığı ülke Ukrayna oldu.</p>

<p>Türkiye'nin geçen ay bu ülkeye ihracatı 339,6 milyon dolar arttı. İhracat artışında Ukrayna'yı, 120,8 milyon dolarla Slovakya, 98,2 milyon dolarla Fas, 71,9 milyon dolarla Norveç, 46,5 milyon dolarla Nijerya takip etti.</p>

<p>Mayısta Ukrayna'ya 656,6 milyon dolarlık, Slovakya'ya 248,1 milyon dolarlık, Fas'a 440,6 milyon dolarlık, Norveç'e 171,4 milyon dolarlık, Nijerya'ya 90,4 milyon dolarlık dış satım gerçekleşti.</p>

<p>Geçen ay Türkiye'nin en fazla dış satım yaptığı ülkeler 1,5 milyar dolarla Almanya, 1,2 milyar dolarla ABD, 1,1 milyar dolarla İtalya ve Birleşik Krallık, 994,8 milyon dolarla İspanya olarak sıralandı.</p>

<h2>Ukrayna'ya ihracatta kimya sektörü lider</h2>

<p>Ukrayna'ya mayısta en fazla ihracatı, 89,1 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yaptı.</p>

<p>Bu sektörü, 64,3 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 52,4 milyon dolarla çelik, 18,1 milyon dolarla otomotiv endüstrisi, 12,1 milyon dolarla makine ve aksamları takip etti.</p>

<p>Sektörler arasında Ukrayna'ya en fazla ihracat artışını, 19,7 milyon dolarla elektrik ve elektronik sektörü gerçekleştirdi. İhracat artışında bunu, 11,4 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 1,8 milyon dolarla demir ve demir dışı metaller, 808,4 bin dolarla iklimlendirme sanayisi, 536,9 bin dolarla halı sektörü izledi.</p>

<p>Ukrayna'ya demir ve demir dışı metaller sektörü 10,5 milyon dolarlık, iklimlendirme sanayisi 6 milyon dolarlık, halı sektörü 1,3 milyon dolarlık ihracat yaptı.</p>

<p>Ülkeye, Ankara'dan 398,2 milyon dolarlık, İstanbul'dan 152,2 milyon dolarlık, Kocaeli'nden 19,4 milyon dolarlık, Hatay'dan 17,4 milyon dolarlık, Mersin'den 8,6 milyon dolarlık ihracat yapıldı.</p>

<p>Türkiye'nin mayısta ihracatını değer bazında en fazla artırdığı ülkeler şöyle:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td></td>
   <td colspan="2">1 - 31 MAYIS</td>
   <td></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>ÜLKE</td>
   <td>2025 (BİN DOLAR)</td>
   <td>2026 (BİN DOLAR)</td>
   <td>DEĞİŞİM (BİN DOLAR)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>UKRAYNA</td>
   <td>316.912,17</td>
   <td>656.552,59</td>
   <td>339.640,42</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SLOVAKYA</td>
   <td>127.303,59</td>
   <td>248.119,47</td>
   <td>120.815,88</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>FAS</td>
   <td>342.465,85</td>
   <td>440.625,02</td>
   <td>98.159,16</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>NORVEÇ</td>
   <td>99.571,62</td>
   <td>171.447,43</td>
   <td>71.875,81</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>NİJERYA</td>
   <td>43.902,44</td>
   <td>90.401,41</td>
   <td>46.498,97</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>MISIR</td>
   <td>286.596,64</td>
   <td>332.936,28</td>
   <td>46.339,64</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SUUDİ ARABİSTAN</td>
   <td>227.777,42</td>
   <td>269.353,10</td>
   <td>41.575,68</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İSVİÇRE</td>
   <td>100.690,16</td>
   <td>136.301,45</td>
   <td>35.611,29</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>YEMEN</td>
   <td>37.036,34</td>
   <td>64.441,54</td>
   <td>27.405,20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SURİYE</td>
   <td>186.996,25</td>
   <td>212.221,16</td>
   <td>25.224,91</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Vildan A.</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/ihracat-artisinda-ukrayna-basi-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 23:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/06/ihracat-artisinda-ukrayna-basi-cekti.jpg" type="image/jpeg" length="28844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçen yıl kritik seviyeye düşen Tekirdağ'daki Naip Barajı'nda doluluk oranı yüzde 22'ye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/barajlarin-doluluk-oranlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/barajlarin-doluluk-oranlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi kritik düzeye düşen Naip Barajı'nın, son dönemde etkili olan yağışlarla doluluk oranı yüzde 22'ye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/barajlarin-doluluk-oranlari</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/desktop-wallpaper-dam-man-made-hq-dam-dams.jpg" type="image/jpeg" length="19037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor kaptanı Mustafa Yumlu, takımın 5 yıl sonra Süper Lig'e uzanan başarısını anlattı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/erzurumspor-kaptani-mustafa-yumlu-takimin-5-yil-sonra-super-lige-uzanan-basarisini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/erzurumspor-kaptani-mustafa-yumlu-takimin-5-yil-sonra-super-lige-uzanan-basarisini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig'in 36. haftasında Sipay Bodrum FK ile 1-1 berabere kalarak Süper Lig'e yükselmeyi garantileyen Erzurumspor FK'nin tecrübeli savunma oyuncusu ve kaptanı Mustafa Yumlu, "Teknik ekiple, başkanımızla çok büyük bir aile olduk." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/erzurumspor-kaptani-mustafa-yumlu-takimin-5-yil-sonra-super-lige-uzanan-basarisini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/mustafayumlu.jpg" type="image/jpeg" length="49165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aygaz, filosunu iki yeni gemi yatırımıyla güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/aygaz-filosunu-iki-yeni-gemi-yatirimiyla-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/aygaz-filosunu-iki-yeni-gemi-yatirimiyla-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aygaz, Hyundai Heavy Industries ile imzaladığı yeni sözleşme kapsamında Panamax segmentinde 2 sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) gemisini daha filosuna kattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/aygaz-filosunu-iki-yeni-gemi-yatirimiyla-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/indir-13-4.jpg" type="image/jpeg" length="61823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran basını: İran'a ait ikinci gemi de ABD ablukası sırasında Hürmüz Boğazı'ndan geçti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iran-basini-irana-ait-ikinci-gemi-de-abd-ablukasi-sirasinda-hurmuz-bogazindan-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iran-basini-irana-ait-ikinci-gemi-de-abd-ablukasi-sirasinda-hurmuz-bogazindan-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'a 'deniz ablukası' iddiaları sırasında İran'a ait petrol tankerinin ardından bir dökme yük gemisinin de konum cihazı açık halde Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iran-basini-irana-ait-ikinci-gemi-de-abd-ablukasi-sirasinda-hurmuz-bogazindan-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/t25-amerikaya-hurmuzde-ikinci-461.webp" type="image/jpeg" length="76640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Besiciler devlet desteğiyle büyümeye devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/besiciler-devlet-destegiyle-buyumeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/besiciler-devlet-destegiyle-buyumeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'da Tarım ve Orman Bakanlığının hibe desteğiyle son iki yılda sürüsündeki küçükbaş hayvan sayısını ciddi şekilde artıran Mustafa Tiryakioğlu, dede mesleğini özveriyle sürdürüyor. Besici Mustafa Tiryakioğlu: 'Eğer kendi işini yapmak istiyorsan illa bu büyükşehirde olacak diye bir şey yok. Köyde de kendi işini yapabilirsin' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/besiciler-devlet-destegiyle-buyumeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/20250525aw462248-4.jpg" type="image/jpeg" length="63190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kibyra Antik Kenti'ndeki Medusa mozaiği ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde kış aylarında üzeri kapatılan yaklaşık 2000 yıllık Medusa mozaiği ziyarete açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/odeion.jpg" type="image/jpeg" length="98091"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İki çocuk annesi erken teşhisle kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iki-cocuk-annesi-erken-teshisle-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iki-cocuk-annesi-erken-teshisle-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de yaşayan 50 yaşındaki Leyla Moğulkoç: 'Yoğun tedavi sürecinin ardından atlattım. Erken tanı almasaydım... Bu süre zarfında tedavi gören başka arkadaşlarım da oldu, onları da gördüm' dedi. Darıca İlçe Sağlık Müdürlüğü KETEM Sorumlu Hekimi Dr. İrem Nida Turanalp: 'Hastamız erken tedaviyle şu anda hayatını sağlıklı şekilde devam ettirebiliyor. Gerçekten erken teşhis hayat kurtarıyor' şeklinde ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/iki-cocuk-annesi-erken-teshisle-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/04/istockphoto-914584056-612x612.jpg" type="image/jpeg" length="98508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dikkat: Belirtiler varsa spora devam etmeyin!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/dikkat-belirtiler-varsa-spora-devam-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/dikkat-belirtiler-varsa-spora-devam-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, 'Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir' uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/dikkat-belirtiler-varsa-spora-devam-etmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/189730-886596151-tiny.jpg" type="image/jpeg" length="81719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa günün ilk yarısında geriledi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/borsa-gunun-ilk-yarisinda-geriledi-22</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/borsa-gunun-ilk-yarisinda-geriledi-22" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,13 değer kaybederek 12.681,33 puana indi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/borsa-gunun-ilk-yarisinda-geriledi-22</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/dolarjpg-8-x6mhhg140-s-b7dmef5ix-kg.webp" type="image/jpeg" length="34448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bel ağrısı toplumun yüzde 80'ini etkiliyor!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ali Murat Kalender, bel ağrısının toplumda en sık görülen sağlık sorunlarından biri olduğunu belirterek, toplumun yüzde 80'ini etkileyen bir problem olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Samet Tunç</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/foto-galeri/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2026/03/omurga.jpg" type="image/jpeg" length="40183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Polisten kaçarken yaşlı kadını ezdiler! Olay anı kamerada]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/polisten-kacarken-yasli-kadini-ezdiler-olay-ani-kamerada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/polisten-kacarken-yasli-kadini-ezdiler-olay-ani-kamerada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Küçükçekmece'de polisin ‘dur' ihtarına uymayarak kaçan 3 şahsın bulunduğu araç, bekçilere çarpıp yolun karşısına geçen yaşlı kadını ezdi. Yaşlı kadın ağır yaralanırken, şüpheliler olay yerinden kaçtı. Şahısların kadını ezerek kaçtığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, akşam saatlerinde İstanbul Küçükçekmece Kemalpaşa Mahallesi Halkalı Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerindeki bir tatlıcıya hafif ticari araç ile malzeme getiren şüpheli, bölgedeki KGYS kamerasının yüz tanıma sistemine yakalandı. O sırada caddede uygulama yapan polis ekiplerine durum bildirildi. Ekipler, şüpheliyi durdurarak kimlik istedi.</p>

<p>Şüpheli şahıs kimliğinin araçta olduğunu söyledikten sonra, yanındaki 2 kişi ile araca binip kaçtı. Polis ekipleri aracı durdurmaya çalışırken şahıslar, araçla Osmanbey Sokak'a girdi. Araç, o sırada yolun karşısına geçen S.T. (60) isimli kadını ezdi. Yaşlı kadın araç altında sürüklenerek ağır yaralandı.</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ve takviye polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından ağır yaralanan S.T.'yi hastaneye kaldırdı. Tedavisi devam eden ağır yaralı yaşlı kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Olay sonrası araçtaki şahısların yakalanması için çalışma başlatan ekipler, aracı olay yerinden yaklaşık 1 kilometre uzakta terk edilmiş şekilde buldu. Polislerin kaçan şahısları yakalama çalışmaları sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/polisten-kacarken-yasli-kadini-ezdiler-olay-ani-kamerada</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 07:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/12/ked5-1.jpg" type="image/jpeg" length="94037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Umre'ye gideceğim' diyerek helallik istedi! Kimse hakkını helal etmedi]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/umreye-gidecegim-diyerek-helallik-istedi-kimse-hakkini-helal-etmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/umreye-gidecegim-diyerek-helallik-istedi-kimse-hakkini-helal-etmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir süre önce aldığı yurt dışı yasağı cezasının kaldırılmasının ardından, kamuoyuna daha önce duyurduğu umre ziyaretini hayata geçirme kararı aldı. Özcan'ın Umre planını açıklayarak Meclis Üyeleri'nden helallik istemesiyle Meclis'te ilginç anlar yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Meclis toplantısı esnasında Umre'ye gitme kararını açıklayarak Meclis Üyeleri'nden helallik istedi. Özcan, 'Kırıp döktüysek haksız bir şekilde, kalbinizi kırdıysak hakkınızı helal ediniz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özcan'ın helallik talebine Meclis Üyeleri'nden cevap gelmeyince “Eden var mı? Valla hiç helal olsun diye ses gelmedi.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/umreye-gidecegim-diyerek-helallik-istedi-kimse-hakkini-helal-etmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/12/tut64.webp" type="image/jpeg" length="94057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pazarcının hilesi sosyal medyayı ayağa kaldırdı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/pazarcinin-hilesi-sosyal-medyayi-ayaga-kaldirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/pazarcinin-hilesi-sosyal-medyayi-ayaga-kaldirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bahçelievler’de pazarda yaşanan olay, görenleri şaşkına çevirdi. Engelli bir pazarcının, müşterinin özenle seçtiği salatalıkları el çabukluğuyla kenara ayırıp yerine daha önce hazırladığı farklı ürünleri verdiği anlar kameraya yansıdı. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Bahçelievler’de pazarda yaşanan olay, görenleri şaşkına çevirdi. Engelli bir pazarcının, müşterinin özenle seçtiği salatalıkları el çabukluğuyla kenara ayırıp yerine daha önce hazırladığı farklı ürünleri verdiği anlar kameraya yansıdı. Görüntüler kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tepkilerin ardından Bahçelievler Belediyesi zabıta ekipleri harekete geçti. Ekipler, vatandaşları kandırdığı tespit edilen pazarcının tezgahını 1 hafta süreyle kapattı. Ayrıca satıcıya 3 bin 541 TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/pazarcinin-hilesi-sosyal-medyayi-ayaga-kaldirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 07:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/11/ekran-goruntusu-2025-11-01-073112.png" type="image/jpeg" length="94611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB'den 29 Ekim'e özel yapay zeka ile canlandırılan video]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/mebden-29-ekime-ozel-yapay-zeka-ile-canlandirilan-video</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/mebden-29-ekime-ozel-yapay-zeka-ile-canlandirilan-video" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Bakanlık arşivinden ve farklı kaynaklardan alınan fotoğrafların yapay zeka ile canlandırıldığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na özel hazırlanan videoyu paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, MEB arşivinden ve döneme ait farklı kaynaklardan alınan fotoğrafların yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim" videosu, cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan eğitim seferberliğine ışık tutuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arşiv fotoğraflarının yapay zeka ile canlandırılması tekniğiyle hazırlanan "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı" videosunda, cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan eğitim seferberliğine ilişkin görseller, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrencilerle buluştuğu anlar yer alıyor.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Sarıtaş'ın üstlendiği videoda, genç cumhuriyetin, geleceğin bilim adamları, sanatçıları, sporcuları olarak yetiştirdiği öğrenciler ve öğretmenlerin katıldığı 29 Ekim törenleri de yapay zeka ile canlandırıldı.</p>

<p>Videoda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile cumhuriyet değerlerinin çocuklara güçlü şekilde aktarıldığı vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Videoda şu mesaja yer verildi:</strong></p>

<p>Türkiye eğitim diplomasisiyle küresel etkisini güçlendiriyor<br />
Türkiye eğitim diplomasisiyle küresel etkisini güçlendiriyor<br />
"Cumhuriyet, emeğin, fedakarlığın ve inancın eseridir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Cumhuriyetimizin değerlerini çocuklarımıza aktarıyoruz. Eğitimin yüzyılına hep birlikte yürürken onların bu ülkenin yetkin, erdemli, üretken, iradeli ve vatansever birer ferdi olmaları için azimle çalışıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun."</p>

<p><strong>"Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun"<br />
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de hazırlanan özel videoyu NSosyal hesabından paylaştı.</strong></p>

<p>Paylaşımında, Cumhuriyetin insan iradesine ve hakların eşitliğine dayanan medeniyet tasavvurlarının son düzlüğüne atılan kutlu adım olduğunu belirten Tekin, milletin ortak emeğiyle 29 Ekim 1923'te inşa edilen bu kutlu mirasın, her bir yurttaşın kaderini ortak bir geleceğe dönüştüren en büyük ortak paydaları olduğunu ifade etti.</p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, bireyi bütün yönleriyle kuşatan bir eğitim felsefesi olarak erdem, bilgi, beceri ve sorumluluk ekseninde insanı merkeze alan, hak temelli bir eğitim vizyonunu temsil ettiğinin altını çizen Tekin, şunları kaydetti.</p>

<p>"Böylece demokrasinin kalıcılığı, özgür düşünen ve vicdanı hür bireylerle güvence altına alınmaktadır. Bugün, dünya devletleri içinde barışçıl ve güçlü duruşuyla Türkiye Cumhuriyeti, adalet ve irfan medeniyetinin modern çağdaki temsili haline gelmiştir. Cumhuriyetimiz ilelebet var olsun. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve hürmetle anıyor; aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ediyorum.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/mebden-29-ekime-ozel-yapay-zeka-ile-canlandirilan-video</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-29-115343.png" type="image/jpeg" length="58330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İranlı futbolcu taç atışını kullanırken boynunu kırıyordu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/iranli-futbolcu-tac-atisini-kullanirken-boynunu-kiriyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/iranli-futbolcu-tac-atisini-kullanirken-boynunu-kiriyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Körfez Kupası'nda Esteghlal Khuzestan takımının oyuncusu Fayaz Mirdoraghi kullandığı akrobatik taç atışı sırasında az kalsın boynunu kırıyordu. Yüreklerin ağza geldiği o anlar böyle görüntülendi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Futbolcuların zaman zaman kullandığı akrobatik taç atışlarına bu kez bambaşka bir açıdan yaklaşıldı...</p>

<p>İran Pers Körfez Pro Ligi temsilcilerinden Esteghlal Khuzestan'ın 25 yaşındaki İranlı oyuncusu Fayaz Mirdoraghi, akrobatik taç atışı sırasında felaketin kıyısından döndü.</p>

<p><strong>AKROBATİK TAÇ ATIŞI SONUNU GETİRİYORDU</strong></p>

<p>25 yaşındaki stoper, Malavan ile oynanan karşılaşmada taç atışını sıra dışı bir şekilde takla atarak kullanmaya çalıştı.</p>

<p>Topun daha uzağa gitmesi nedeniyle nadiren futbolcular tarafından tercih edilen bu atış stilini beklenildiği gibi uygulayamayan Mirdoraghi, takılarak boynunun üzerine düştü.</p>

<p>Boynunun üzerine düşen ve bir süre boyunca yerde kalan genç oyuncu, izleyicileri ve sahadaki futbolcuları korkuttu.</p>

<p><strong>UZMANLAR 'ŞANS ESERİ ÖLÜMDEN DÖNDÜ' DİYOR</strong></p>

<p>Daha sonra ayağa kalkarak sağlık durumunun iyi olduğunu gösteren Mirdoraghi, uzmanlara göre şans eseri ölümden döndü.</p>

<p>İran Devlet Televizyonu'na konuşan uzmanlar, söz konusu pozisyonda Mirdoraghi'nin boynunun kırılmasının oldukça olası olduğunu belirtirken, 25 yaşındaki oyuncunun hayati bir kazayı şans eseri hasar almadan atlattığını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/iranli-futbolcu-tac-atisini-kullanirken-boynunu-kiriyordu</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/pek77.webp" type="image/jpeg" length="99218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonere damga vuran Fatih Terim sorusu!]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/milyonere-damga-vuran-fatih-terim-sorusu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/milyonere-damga-vuran-fatih-terim-sorusu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında Fatih Terim ile ilgili soru soruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yarışmanın 200 bin TL'lik sorusunda, ''Fatih Terim'in teknik direktör olarak çıktığı futbol maçlarının öncesinde, sonrasında veya devre arasında söylediği ve kameralar tarafından kaydedilmiş nasıl bir sözü vardır?'' sorusunda şıklar şu şekilde yer aldı:</p>

<p>A- Taktik maktik yok, bam bam bam</p>

<p>B- Kimse harakiri yapacak kadar Japon değil</p>

<p>C- Everyting is something happened</p>

<p>D- Lasciatemi cantare, sono un Italiona</p>

<p>Sorunun doğru cevabı ise: ''C- Everyting is something happened''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Televizyon</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/milyonere-damga-vuran-fatih-terim-sorusu-1</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/ekran-goruntusu-2025-10-27-072908.png" type="image/jpeg" length="71913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kına gecesinde avize düştü gelin ölümden döndü]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/kina-gecesinde-avize-dustu-gelin-olumden-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/kina-gecesinde-avize-dustu-gelin-olumden-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Seyhan ilçesinde kına eğlencesinde düğün salonunun tavanından sökülen çember şeklindeki avize, pistte dans eden gelinin üzerine düşerken korku dolu anlar güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Salonda kına eğlencesi yapan genç çift pistte dans ettiği sırada tavandaki çember şeklindeki avize yerinden sökülerek gelin Y.Ç.'nin üzerine düştü.</p>

<p><strong>HAFİF YARALANDI</strong></p>

<p>Çember boşluğun geniş olması nedeniyle Y.Ç. kazayı başına ve sırtına aldığı darbelerle hafif sıyrıklarla atlatırken, pisttekiler büyük panik yaşadı.</p>

<p>Y.Ç., yakınları tarafından otomobille hastaneye götürüldü.</p>

<p><strong>O ANLAR KAMERADA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin kanaması riskine karşı önlem amaçlı bir gün gözlem altında tutulan genç kadın daha sonra taburcu edildi.</p>

<p>Yaşananlar salonun güvenlik kamerasına yansırken olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/kina-gecesinde-avize-dustu-gelin-olumden-dondu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/rid105.webp" type="image/jpeg" length="24586"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman çavuş otogarda dehşet saçtı! Polis vurdu]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/uzman-cavus-otogarda-dehset-sacti-polis-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/uzman-cavus-otogarda-dehset-sacti-polis-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli'de otogarda hareketli dakikalar yaşandı. Beylik tabancasıyla etrafa rastgele ateş açan bir uzman çavuş, polis tarafından vurularak etkisiz hale getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'ndeki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Otogarı'nda, ismi henüz öğrenilemeyen bir uzman çavuş, bilinmeyen nedenle beylik tabancasıyla etrafa ateş açmaya başladı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>UYARILARI DİNLEMEDİ, POLİS VURMAK ZORUNDA KALDI</strong></p>

<p>Ekiplerin ihtarına rağmen 4 el ateş ettiği belirtilen şüpheli, bacağından vurularak etkisiz hale getirildi. Yaralı, ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili incelemeler sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/uzman-cavus-otogarda-dehset-sacti-polis-vurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/hed171.jpg" type="image/jpeg" length="79177"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[19 yaşındaki Yasemin'in vedası Türkiye'yi ağlattı]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/19-yasindaki-yaseminin-vedasi-turkiyeyi-aglatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/19-yasindaki-yaseminin-vedasi-turkiyeyi-aglatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da uzun süredir lösemiyle mücadele eden Yasemin Nenni tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Nenni’nin kısa süre önce hasta yatağında Selda Bağcan’ın veda temalı Sürgün isimli şarkısını seslendirdiği görüntüler, duygusal mesajlarla sosyal medyada paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin’in Tarsus ilçesinde uzun süredir lösemiyle mücadele eden Yasemin Nenni, tedavi gördüğü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Nenni, Tarsus Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nenni’nin ölmeden bir süre önce hastane odasında Selda Bağcan’ın Sürgün isimli şarkısını seslendirdiği görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.</p>

<p>Şarkının “Uyandırın anamı, söyleyin gidiyorum. Yolumu gözlemesin, dönemem belki geri. Arkadaşlarım duysun, kardeşim bunu bilsin, söyleyin gidiyorum, dönemem belki geri. Babama haber salın, çiçekler onda kalsın. Sulasın gün aşırı, dönemem belki geri” sözlerini seslendiren Nenni’nin görüntüleri sosyal medyada kuzeni tarafından paylaşıldı. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, ailesine baş sağlığı dileyip duygusal paylaşımlar yaptı.</p>

<p><img alt="Hed132" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dpcdn.tebilisim.com/uploads/2025/10/hed132.webp" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/19-yasindaki-yaseminin-vedasi-turkiyeyi-aglatti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/hed131.webp" type="image/jpeg" length="89171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hisar-O hedefini başarıyla imha etti]]></title>
      <link>https://www.dirilispostasi.com/video/hisar-o-hedefini-basariyla-imha-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dirilispostasi.com/video/hisar-o-hedefini-basariyla-imha-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Aksaray atış alanında Hava Savunma Komutanlığı tarafından "Hisar-O" atışının başarıyla icra edildiğini duyurdu.Hisar-O hedefini başarıyla imha etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, Aksaray atış alanında Hava Savunma Komutanlığı tarafından "Hisar-O" atışının başarıyla icra edildiğini duyurdu.Hisar-O hedefini başarıyla imha etti</p>

<p>Bakanlığın, NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Hisar-O" atışına ilişkin görüntülere yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nusret Odabaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Savunma Sanayi</category>
      <guid>https://www.dirilispostasi.com/video/hisar-o-hedefini-basariyla-imha-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dpcdn.tebilisim.com/crop/1280x720/uploads/2025/10/tok147-1.webp" type="image/jpeg" length="78125"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
