Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen Uluslararası Sağlık Teknolojileri Değerlendirme Birliği (HTAİ) Kongresi'ne katıldı.
Burada konuşan Memişoğlu, tıp ve sağlık bilimlerinde tarihin en hızlı dönüşüm evrelerinden birine tanıklık edildiğini belirterek, yapay zeka, genomik araştırmalar, hedefe yönelik tedaviler, kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları ve dijital sağlık çözümlerinin, insanların yaşam kalitesini artırmak adına çok değerli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Kemal Memişoğlu, 2002'den bu yana sağlıkta büyük bir gelişim kaydettiklerini belirterek, "Aile hekimliği sistemimizden ileri teknolojiyle donatılmış şehir hastanelerimize kadar çok güçlü bir altyapı oluşturduk. Son 24 yılda sağlık tesislerimizi fiziki yapılarından içindeki sağlık teknolojilerine kadar her yönüyle modernleştirdik. Bugün ülke genelinde 271 bine ulaşan toplam yatak kapasitemiz ve 1,5 milyonluk nitelikli insan kaynağımızla vatandaşlarımıza her gün milyonlarca sağlık hizmetini kesintisiz olarak sunabiliyoruz." bilgisin paylaştı.
Birçok ülke tarafından dikkatle takip edilen şehir hastanelerini de yurdun dört bir köşesinde kararlılıkla inşa etmeye devam ettiklerini aktaran Memişoğlu, 27 şehir hastanesinde 39 bini aşkın yatak kapasitesiyle bütüncül teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verdiklerini ifade etti.
"Türkiye, güçlü ve örnek gösterilen sağlık altyapılarından birine sahiptir"
Bakan Memişoğlu, "Bugün Türkiye, güçlü ve örnek gösterilen sağlık altyapılarından birine sahip. e-Nabız ile hastalarımızın geçmiş tıbbi öyküsünden tetkik sonuçlarına kadar sağlık verilerini güvenli ve entegre biçimde yönetiyoruz. Gelişmiş Merkezi Hekim Randevu Sistemimizle 79 farklı branşta hekim ve sağlık tesisi randevu süreçlerini dijital kanallar üzerinden yürütüyoruz. Sadece geride bıraktığımız son bir yılda MHRS üzerinden 702 milyonun üzerinde randevu işlemi başarıyla gerçekleştirilmiştir." diye konuştu.
Tıp dünyasının yalnızca hastalıkları tedavi eden reaktif bir anlayıştan riskleri öngören, hastalanmadan önce koruyan ve sağlığı geliştiren proaktif bir vizyona doğru evirildiğini kaydeden Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda koruyan sağlık anlayışını sistemimizin merkezine aldık. Sağlık teknolojilerinde doğru adımları atabilmek, kaynak tahsisini ve politikaları kanıta dayalı yönetebilmek adına bir başka önemli çalışmayı da Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı bünyesinde yürütüyoruz. Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin Türkiye Değer Seti'ni oluşturuyoruz. Sağlık sistemimizin önceliklerine ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun yeni geri ödeme modelleri üzerinde de kararlılıkla çalışıyoruz. Bu kapsamda 'Geri Ödeme Modelleri Proje Çağrısı' ile kamu-özel işbirliğini destekleyen, yenilikçi tedavilere erişimi güçlendiren ve sistem sürdürülebilirliğini gözeten modeller geliştirmeyi hedefliyoruz.”
"Çok daha ileri bir seviyeye taşıma gayesindeyiz"
Türkiye'nin, ihtiyaç duyan tüm insanlara şefkat elini uzatabilen bir ülke olduğunu dile getiren Memişoğlu, "Bizler ulaştığımız bu noktayı bir varış çizgisi olmaktan öte, yeni bir eşik olarak nitelendiriyoruz. Sahip olduğumuz bu gücü, yerli üretim sağlık teknolojileri hamlemizle çok daha ileri bir seviyeye taşıma gayesindeyiz. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun taşıyıcı kolonlarından biri olan 'Üreten Sağlık' modelimizle, teknolojisini geliştiren, bilgisini ürüne dönüştüren ve ürettiklerini insanlığın yararına sunan güçlü bir ekosistem inşa ediyoruz." ifadesini kullandı.
Memişoğlu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde fikri olanı finansmanla, araştırmayı sanayiyle buluşturduklarını vurgulayarak, 2 yıl içinde toplam 5 bin 800 yenilikçi proje başvurusu aldıklarını aktardı.
Bakan Memişoğlu, bilim insanlarının, sağlık çalışanlarının ve "Yeni bir fikrim var" diyen herkesin önerisine değer verdiklerini, bunları insanlığın sağlığına fayda sağlayacak somut ürünlere dönüştürdüklerini kaydetti.
Bu emeklerin "gurur verici sonuçlarını sahada" gördüklerini vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:
“Yerli ilaç, aşı, molekül, tanı kiti ve tıbbi cihaz alanlarında somut sonuçlar almaya başladık. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin geliştirebildiği yapay zeka destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazına ilişkin klinik araştırmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Kısa süre önce yerli renkli Doppler Ultrasonografi cihazımız için geliştirme ve üretim aşamasına geçtik. Tıp dünyası artık veriyi kullanarak öngören ve hastaya özel, kişiselleştirilmiş hizmetler sunan bir yapıya evrilmekte. Bugün Türkiye, hematolojik kanserlerde kişiselleştirilmiş tedavinin en ileri örneklerinden biri olan CAR-T hücre tedavisini tamamen yerli imkanlarla geliştiren ve başarıyla uygulayan nadir ülkelerden biri. Tüm bu teknolojik ve bilimsel birikimi yalnızca ulusal bir başarı olarak değil, küresel sağlık sistemine katkı sunacak stratejik bir kapasite olarak görüyoruz.”
"Birçok alanda ortak çalışmalar yürütmeye açığız"
Türkiye olarak uluslararası kuruluşlar, akademi, özel sektör ve tüm paydaşlarla işbirliklerini geliştirmekte katarlı olduklarına dikkati çeken Memişoğlu, "'Health Türkiye' markamız altında sağlık turizminden dijital sağlık sistemlerine, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminden tedarik zincirlerinin güçlendirilmesine kadar birçok alanda ortak çalışmalar yürütmeye açığız. Evrensel kardeşlik hukukuyla, insanlığın ortak yararı adına sağlıkta dönüşüm tecrübemizi, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu, şehir hastaneleri modelimizi, aile hekimliği sistemimizi, sağlık teknolojileri üretim kapasitemizi uluslararası işbirlikleriyle paylaşmaya, ortak projeler geliştirmeye hazırız." dedi.
Memişoğlu, "İnsanlık için yeni bir fikrim var" diyen tüm araştırmacıları ve "üretim kapasitem var" diyen tüm girişimcileri "uretensaglik.gov.tr" adresinde buluşmaya davet etti.
Bakan Memişoğlu, "Gelin, yenilikçi fikirleri ortak akılla olgunlaştıralım ve insanlığın iyiliği için geleceğin sağlık teknolojilerini hep birlikte geliştirelim. Bu çağrımız, ülkelerimiz adına geleceğe daha güvenle bakabilmemiz için samimi bir davettir. Gayemiz ortak, insanlık için hizmet etmek." değerlendirmesinde bulundu.
Kongreye, İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yurt içi ve yurt dışından sağlık alanındaki davetliler katıldı.
