Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Adana’dan yurt dışına kanser testi hizmeti | 26 kanser türünün öngörüsel testi yapılıyor

Nadir görülen hastalıkların yanı sıra 26 kanser türünün de öngörüsel testinin gerçekleştirildiği ve kişiye özel tedavi yöntemlerinin belirlenebildiği Adana Genetik Hastalıklar Tanı ve Tedavi Merkezi, hem yurt içi, hem de yurt dışındaki hastalara hizmet sunuyor...

Adana’dan yurt dışına kanser testi hizmeti | 26 kanser türünün öngörüsel testi yapılıyor

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi bünyesinde yeni nesil genetik tanı sistemleriyle nadir hastalıkların yanı sıra 26 kanser türünün öngörüsel testinin yapılarak erken tanısının konulabildiği Adana Genetik Hastalıklar Tanı ve Tedavi Merkezi (AGENTEM), yurt içinin yanı sıra yurt dışından hastalara da hizmet veriyor.

AGENTEM Müdürü Doç. Dr. Atıl Bişgin, 2015 yılında hizmet vermeye başlayan merkezde son teknoloji tıbbi cihazlarla yeni nesil genetik tanı sistemlerinin kullanıldığını ve uluslararası alanda bu sistemlerin testlerin yaptığını söyledi. Merkezde, biyopsiye gerek kalmadan sadece kan alıp kansere ait DNA ve RNA’nın saptanmasıyla hastaya özel doğru tedavi yöntemlerinin belirlendiğini aktaran Bişgin, bu yönüyle Türkiye’deki de tek yer olduğunu belirtti.

Bişgin, 24 kişinin görev yaptığı merkezde genetik tanının yanı sıra kişiye özel akıllı ilaçlar da dahil uygun tedavi yöntemlerinin belirlenebildiğini ifade etti. Merkezin, nadir hastalıkların yanı sıra 26 ayrı kanserin öngörüsel testi, yani kendisinde olup olmayacağını da test etme anlamında çalışan bir yer olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

‘Merkezimiz likit biyopsi dediğimiz özellikle kanser hastalarında hedefe yönelik akıllı ilaçlar için biyopsi alınamayan hastalar veya hasta takibinde biyo belirteç belirleme anlamında çalışan Avrupa’daki ilk iki merkezden birisi olarak faaliyet gösteriyor. O zamana kadar Türkiye’de birçok hasta yurt dışında farklı ülkelere örnek gönderme şeklinde hareket ediyordu. Merkez, milli ekonomiye çok ciddi katkı sağlayan testleri yapabilir hale geldi. Şu an ülkemizde likit biyopsi için akredite tek merkez olarak faaliyet gösteriyor. Avrupa’da da şu anda bu şekilde akredite üç merkezden birisi, diğer merkezler Danimarka’da ve İngiltere’de. Merkezimiz, ülkemizin yanı sıra Avrupa’dan da örnek akışı anlamında milli ekonomiye katkı sağlıyor. Yıllık 10 bin 500 civarında hasta örneği çalışıyoruz. Yaklaşık 2 bin civarında da yurt dışından örnek geliyor. Özellikle Avrupa Birliği olmak üzere farklı ülkelerden, İrlanda, İtalya’dan örnek akışı söz konusu.’

Testten önce genetik danışmanlık hizmeti

Bişgin, merkeze öngörüsel test yaptırmak için gelenlere öncelikle genetik danışmanlık hizmeti verildiğini, kişiyi hemen teste yönlendirmediklerini, bunun yapıcı olduğu kadar yıkıcı etkisinin de bulunduğunu anlattı. Bireyin gerekli durumlarda ailenin de işin içine dahil edildiği bir danışmanlık sürecinden geçtiğini vurgulayan Bişgin, ‘Test sonucu da hastaya direk teslim edilmiyor. Test sonucunu vermeden önce üçüncü bir genetik danışmanlık süreciyle birlikte ne yapılıp yapılamayacağı, avantaj ve dezavantajları aktarılar sonuç veriliyor. Her bireye özgü, kişiye özel yaklaşımlar söz konusu. Herkesin genetik yapısı farklı dolayısıyla hastayı kendi özelinde değerlendirip çıkacak sonuca göre yaklaşımımız değişiyor.’ diye konuştu.

Merkezde yapılan testler sayesinde erken teşhisle hayat kurtarıldığına dikkati çeken Bişgin, çocukluk çağından başlamak üzere belli bir hastalık için gelenlerde genetik bir değişiklik saptandığında kimi zaman tek bir tablet ilaç kullanarak hastayı koruma imkanlarının olabildiği gibi bazı hastalarda da altı ayda bir rutin klinik kontrol ve takip yapabildiklerini söyledi.

‘Türkiye Genom Projesi’

Merkezin, muhtelif kanser türleri ve nadir hastalıklar olmak üzere pek çok durumun koruyucu, teşhis koydurucu, tedavi edici yönüne dair sonuçlar elde etmeyi hedefleyen ‘Türkiye Genom Projesi’ için biyo bankalamada çalıştığını dile getiren Bişgin, AGENTEM’in Türkiye’de genetik verilerin ulusalda kalacak şekilde toplandığı ilk ve tek merkez olduğuna işaret etti.

Bişgin, merkezin aynı zamanda genetik anlamda herhangi bir yeni teknoloji üretildiğinde bunun klinik anlamda uygulanabilirliğini test eden uluslararası bir merkez statüsünde bulunduğu da kaydetti.

Kuruluşundan bu yana geldiği nokta anlamında çok ciddi başarı gerçekleştiren merkezlerinin Amerikan Kanser Derneği, Amerikan Genetik Birliği ve uluslararası biyoteknoloji kuruluşları tarafından da başarı öyküsü şeklinde hikaye ve videolarının çekildiğini dile getiren Bişgin, bunların söz konusu kuruluşların internet sitelerinde yayınlandığını kaydetti.

Kaynak : AA