Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Huzurlu nesiller için aile içi tam iletişim önemli

1 yaşındaki sağlıklı bir çocuğun en azından bir kelimeyi anlamlı bir şekilde söyleyebilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu aşamada konuşmada bozukluk ya da gecikme görüldüğünde geç kalınmadan mutlaka hekime danışılması gerektiğini vurguluyor.

İbrahim Seçkin Talaş
Huzurlu nesiller için aile içi tam iletişim önemli

Diriliş Postası Muhabiri İbrahim Seçkin Talaş/Özel Haber

Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, çocuklardaki dil ve konuşma bozukluklarına ilişkin çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Doğdukları andan itibaren çocuk beyninin vücut gibi gelişip olgunlaştığını ve konuşmanın gelişimdeki önemli basamaklardan biri olduğunu belirten Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, ortalama 1 yaşındaki sağlıklı bir çocuğun en azından bir kelimeyi anlamlı şekilde söyleyebilmesi gerektiğini ifade etti.

Doç. Dr. Emel Sarı Gökten

Doç. Dr. Gökten, şöyle devam etti: “Biz nasıl bir bebeğin ortalama 7-8 aylıkken desteksiz oturmasını, 1 yaşındayken yürüyebilmesini bekliyorsak normal ve sağlıklı bir çocukta dil ve konuşmanın da belli aşamalardan geçmesi gerekiyor. 1 yaşından sonra çocuğun o ilk yaşta aldığı birçok yönlendirmelerin etkisiyle sözel çıktılar vermesinde ve yoğun bir şekilde dili öğrenmesinde artışlar görülmeye başlıyor. Bu aşamalarda sorunlar görülmeye başlandığı zaman dil ve konuşma bozukluklarından bahsediyoruz.”

Genellikle kendilerine başvuran annelerin çocuklarındaki konuşma problemini akranlarıyla kıyasladıkça fark ettiklerini belirten Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Aile içerisinde maalesef ortak noktada buluşamama sorunu çok sık gördüğümüz bir durum. Özellikle dikkatli anneler çocuklarındaki gelişimsel gerilik ya da zayıflıkları çok iyi fark edebiliyorlar ama maalesef babalar ya da diğer akrabalar süreci biraz geciktiriyorlar. Sürecin gecikmesi müdahale açısından hem bizim hem de çocuk için handikap oluşturuyor. Ebeveynlerin aklında soru işaretleri olduğu durumlarda varsa çocuğu muayeneye götürmenin hiçbir zararı olmaz” dedi.

6 YAŞ ÖNCESİ MÜDAHALENİN ÖNEMİ

Gecikme sonucu kaybedilecek çok şey olduğunu söyleyen Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, 6 yaş öncesi çocuğun beyin gelişiminin esnek olduğu için yapılacak küçük dokunuşlarla konuşmadaki zayıflıkların çok hızlı düzelebileceğinin altını çizdi. Gökten, “Zaman geçtikçe biz bu şansı kaybetmiş oluyoruz. Otizmli çocuklarda bile kendilerini uzmanlardan ve doktorlardan daha bilgili gören akrabaları çok sık duyuyoruz. Konuşma bozukluğu ya da gecikmesi olan çocuklarda otizm spektrumu bozukluğu eşlik etme ihtimali olabiliyor. Çocuğun göz teması kurmamasına ve kendi etrafında sürekli dönmesine rağmen bu kadar açık bir tabloda bile “hayır o geçer, bu sıkıntı değil” deyip fiziksel duruşuyla yetiniyorlar ve süreci çok geciktirebiliyorlar” ifadelerini kullandı.

KAPSAMLI BİR MUAYENE

Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, konuşmada gecikme ve bozuklukların tedavisinde uygulanan yöntemleri anlattı. Gökten, “Aile bize konuşmada gecikme şikâyetiyle geldiğinde konuşmanın yanı sıra çocukta detaylı bir tarama gerçekleştiriyoruz. Çünkü çocuklar bazı gelişimsel aşamalardan geçiyor. Konuşma bu gelişimsel aşamalardan bir tanesi. Çocuğun sosyal becerisini, motor ve özbakım becerilerini ve bilişsel yapısını incelememiz gerekiyor. Bazı çocuklarda nörolojik muayene düşünmemiz gerekiyor. Nörolojik problemler olduğunu hissettiren bazı yumuşak belirtiler vardır. Muayenesinde nörolojik sorunları fark ettiğimiz zaman çocuk nöroloji bölümünden sürece katılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Çocuk ve Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Çocuğun ailesinden aldığımız detaylı öykü ve çocuğun klinik muayenesiyle başlıyor. Gözlemi, ‘çocukla bizim kurduğumuz ilişki, onun anne ve babasıyla kurduğu ilişkinin gözlemi, nasıl konuştuğu, karşılıklı bir sohbet kurabiliyor mu’ gibi detaylar üzerine kurguluyoruz. O değerlendirme sürecimiz içerisinde çocukta var olduğunu düşündüğümüz gerilik ve zayıflıkların hepsini değerlendirdiğimiz testler uyguluyoruz. Nörolojik bir sıkıntıdan şüpheleniyorsak mutlaka bir elektroansefalografi (EEG) istiyoruz. Onun dışında gelişimsel testler, zihinsel zekâ düzeyini saptadığımız testler, bununla birlikte dil ve konuşma terapistinin muayenesini ve değerlendirmesini istiyoruz. Çocuğun nasıl bir terapiye ihtiyacı olduğu, terapistlerin değerlendirmeleri, aileye önerileri gibi hepsinin total bir değerlendirmesi tedavi sürecimiz için çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

AİLE İÇİ HUZURSUZLUK SENDROMU

Çocuğun konuşmasının gecikmesine ve bozukluğuna sebep birçok etkenin olabileceğine değinen Gökten, ‘yeni doğan kardeşle ilgili kıskanma’ ve ‘kendisiyle artık ilgilenilmeyeceğini düşünme’ gibi ruhsal durumlarla sık sık karşı karşıya kalındığını belirtti.

Çocuk ve Psikiyatri Uzmanı Gökten, aile içindeki huzursuzlukların çocukların ruhsal ve gelişimsel özelliklerine çok fazla etki edebileceğini belirterek, konuşmada yaşanacak gecikmenin dikkat eksikliği hiperaktivite belirtisi olabileceğini dile getirdi. Gökten, sözlerine şöyle devam etti: “Hiperaktivitesi olan, sabırsız, enerjisi çok yüksek çocuklar olabiliyorlar Çocuğun terapiden daha iyi yararlanabilmesi için bu durumu da gözden kaçırmamak gerekiyor. Aynı zamanda diğer çocuklara kıyasla konuşma ile ilgili sorun yaşayan çocukların okul döneminde öğrenme zorluğu yaşama ihtimalleri daha yüksek olabiliyor”

İŞİTSEL BOZUKLUKLARIN BELİRTİLERİ

Çocukların yaşadığı işitsel problemlere değinen Çocuk ve Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, ailelerin yıllarca işitme sorununu fark edemeyebileceğini vurguladı. Gökten, işitsel sorunlar yaşayan çocukların ailelerine büyük bir iş düştüğünü belirterek, çocuğun hiçbir işitsel uyarı almadan yıllar geçtikçe sorununun büyüdüğünü, tedavisinin zorlaştığını söyledi. Gökten, şu ifadeleri kullandı; “O yüzden konuşma ile birlikte çocuğun çevresindekilere, insanlara, kendi akranlarına ilgisi, tekrarlayıcı hareketlerinin olup olmadığı, göz teması kurup kurmadığı, seslenildiğinde hemen dönüp bir tepki verip vermediği çok önemli. Eğer bunlarda bir sorun varsa hiç gecikmeden uzman hekime başvurmaları gerekiyor” diye konuştu.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri