Son Dakika

Kırılgan kemik yapısı kan kanseri belirtisi olabilir

Kırılgan kemik yapısı ve şiddetli bel ağrısı, ileri yaş grubunda görülen ve kan kanserinin en belirgin bulgusu olarak ortaya çıkabiliyor.

Kırılgan kemik yapısı kan kanseri belirtisi olabilir AA

Küçük bir darbe ya da ağırlık kaldırma sonucunda kemiklerin kırılması, bel ve omur ağrısı, kansızlık, sık enfeksiyon geçirme, daha çok ileri yaş grubunda görülen kan kanseri multipl miyelomanın (MM) belirtisi olabilir.

Uzmanlar, bu tip yakınma ve bulguların bir arada bulunması halinde, durumun yaşlılığa bağlanılmaması ve hematolojik olarak incelenmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Kalayoğlu Beşışık, bir kan hastalığı olan multipl miyeloma ile ilgili olarak hastalığın kan üretiminin yapıldığı kemik iliğinden köken alan ve bağışıklık sistemi hücresi plazma hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmesiyle ortaya çıktığını belirtti.

Hastalığın en çok 60'lı yaş ve üstündekilerde görüldüğünü, yaş arttıkça sıklığın da yükseldiğini, ancak nadir olarak 40 yaş altındakilerde de gözlenebildiğini belirten Kalayoğlu Beşışık, hastalığın çok farklı belirti ve bulgularının olabildiğini de ifade etti.

'KEMİKLERDE EN ÇOK OMURGA ETKİLENİYOR'

Kalayoğlu Beşışık, tümörün en çok tutulum yaptığı yerin kemikler olduğuna dikkati çekerek, 'Hastalığa yol açan hücrelerin salgıladığı bazı zehirli maddeler kemik yapısına hasar veriyor, incelmeye yol açarak kırılganlığı kolaylaştırıyor. Çünkü bu hastaların kemiklerinde oyuklar oluşuyor ve bu bölgeler kırılıyor. Örneğin, hasta ağır olmayan bir poşeti taşıdığında bile kol ya da bileği kırılabiliyor.' diye konuştu.

'Kemiklerde ağır derecede osteoporoza neden olabilir. Tümör, kemiklerde en çok omurgayı ve sıklıkla bel omurlarını etkiliyor. Bu nedenle hastalıkta en önemli bulgu bel ağrısı olarak kendini gösterebiliyor.' diyen Kalayoğlu Beşışık, tümörün omuriliğe baskı yapması durumunda ayaklarda uyuşma, yürüme zorluğu ile ilerleyen ve tamamen uzuvların işlemez hale gelmesi ile felce yol açabilen nörolojik bulgulara neden olabildiğini dile getirdi.

Kalayoğlu Beşışık, kemik hasarının göğüs duvarında ve kaburgalarda da olabileceğinden hatalı olarak bu bölge ilişkili kalp ve göğüs hastalıkları uzmanlarına başvurulabildiğini, kemik tutulumunun kol ve bacaklarda sürekli şiddeti artan ağrı şeklinde de ortaya çıkabildiğini söyledi.

Tümör hücrelerinin kemik iliğini işgal etmesi ve sağlıklı hücrelerin azalmasına neden olmasıyla kansızlık görülebildiğini dile getiren Kalayoğlu Beşışık, diğer kan hücrelerinde de eksiklik olabildiğini, kansızlık olan bir kişide halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntı gibi şikayetlerin görüldüğünü dile getirdi.

Kalayoğlu Beşışık, söz konusu hastalarda bağışıklık sisteminin de zayıf olduğunu, antibiyotik tedavisine karşın tedavi ile kontrol altına alınamayan enfeksiyonlar veya sık sık enfeksiyon geçirmenin de bir belirti olabileceğini bildirdi. Bunlar içinde özellikle solunum yolu ve idrar yolu enfeksiyonlarıyla karşılaştıklarını belirten Kalayoğlu Beşışık, söz konusu tümörün böbrekleri de olumsuz etkileyerek böbrek yetmezliği ile multipl miyelomalı hastaların kliniğe böbrek yetmezliği ile başvurabildiğini söyledi.

Sevgi Kalayoğlu Beşışık, böbreklerde tutulum olması halinde kişide iştahsızlık, ağız kokusu, bulantı, kusma ve idrar miktarında değişikliklerle kendini gösterdiğini vurgulayarak, 'Şiddetli bel ve sırt ağrısı ile başlayan bulguların kansızlık, kemiklerde çabuk kırılma, halsizlik, böbrek fonksiyon bozukluğu, sık enfeksiyon görülmesi gibi durumların bir arada olması halinde mutlaka kişi, multipl miyeloma açısından değerlendirilmeli.' dedi.

Hastaların büyük bir bölümünün ağrılarının yaşlılığa bağlı ortaya çıkabilen bel, sırt ve kemik ağrısıyla karıştırıldığından çok fazla önemsenmediğini, hematoloji uzmanına başvuruda geç kalınabildiğine dikkati çeken Kalayoğlu Beşışık, bu nedenle hem hekimlerin hem de kişinin ve yakınlarının bulgulara karşı duyarlı olması gerektiğinin önemli olduğunun altını çizdi.

'AÇIKLANAMAYAN KANSIZLIKTA KEMİK İLİĞİ BİYOPSİSİ YAPILMALI'

Kalayoğlu Beşışık, tam kan tahlili yapılması halinde, kansızlık bulgusunda dikkatli inceleme yapılması gerektiğinin altını çizerek, 'Hafif de olsa kan hücre sayısındaki değişiklik dikkate alınmalı ve bunun nedeni araştırılmalıdır' dedi.

Rutin yapılan kan tahlilleri ile bu hastalığın tespit edilemeyeceğine dikkati çeken, önce şüphe edilmesi, ardından bu hastalıkla ilgili belirteçlere bakılması gerektiğini vurgulayan Kalayoğlu Beşışık, 'Özellikle açıklanamayan kansızlık durumunda mutlaka kemik iliği biyopsisi yapılmalı.' uyarısında bulundu.

Kaynak: AA

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.