Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Koronavirüs salgınında gıda güvenilirliği: Geleneksel ürünlerin önemi arttı

Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Huriye K. Özener, Türkiye'de etkisini göstermeye başlayan koronavirüs salgınına yönelik yaptığı açıklamada, geleneksel ürünlerin gıda güvencesinde artan önemine dikkat çekerek "Kendine yeterli ve sağlıklı bir gıda sistemini önemsemeliyiz" dedi.

Koronavirüs salgınında gıda güvenilirliği: Geleneksel ürünlerin önemi arttı

Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sonrası gıda güvenilirliğine dikkat çekti. GÜCİSDER Yönetim Kurulu Başkanı Huriye K. Özener yaptığı açıklamada yeterli ve sağlıklı bir gıda sisteminin salgın döneminde daha fazla önemsenmesi gerektiğini vurguladı.

“İNSANLARIN SAĞLIKLI TÜKETİME İLGİSİ ARTTI”

Sağlıklı gıda sisteminde en önemli aracın geleneksel ve coğrafi işaretli ürünlerin üretimi olduğunu belirten Özener, bunları üretecek aile çiftçiliğinin yaşatılmasının altını çizdi.

Özener açıklamasında “Küresel düzeydeki Coronavirüs vakası insanlarda gıda güvencesini ve gıda güvenliğini kaygı olarak en ön sıraya koydu. Çünkü tüm canlılarda olduğu gibi insanların da en temel gereksinimi doyma yani besin-gıdadır. Sanayi devriminden sonra her alandaki artışlar, kullanılan kimyasallar, yeşil devrim vd. bizi yeniden kaybettiğimiz değerler üzerinden sağlıklı bir tüketime doğru yönlendirmeye başladı. Koronavirüs vakası gösterdi ki, dünyadaki hiçbir şey insanların beslenmesinden ve yaşamını sürdürmesinden daha önemli değildir. Bunun için her ülke, her toplum bugünlerde gıdayı, kendine yeterliliği daha çok konuşur oldu. Sınırlar kapanıyor, para ile her şey alınamıyor, gıda da alınamıyor.” ifadelerini kullandı.

NELER YAPMALI?

Özener, Türkiye gibi, geleneksel ürünler açısından zengin, coğrafi işaretli ürünler potansiyeli yüksek ülkelerin kendi değerlerine  daha fazla sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi.

Özener, sağlıklı gıda üretimine yönelik değerlendirmesinde “Kendine yeterli ve sağlıklı bir gıda sistemini daha fazla önemsemeliyiz ve bunun için stratejiler, öncelikler geliştirmeliyiz. Bunun da en önemli araçları geleneksel ürünlerin, yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünlerin üretimi ve bunları üretecek aile çiftçiliğinin yaşatılmasıdır. İnsan ve doğa merkezli bir üretim ve yaşam biçimini bunun için daha fazla merkeze almalıyız.” dedi.

Yalnızca bugünün kriz ortamında değil, gelecekteki riskleri de bertaraf etmek için potansiyelin çok iyi kullanılmasını tavsiye eden Özener, cümlelerini şöyle bitirdi;

“Geleneksel ürünler, yöresel ürünler, coğrafi işaretli ürünler küreselleşmenin getirdiği ve getireceği risklere, belirsizliklere karşı yerel hareketlerin, kırsal kalkınmanın ve sürdürülebilir üretimin teşvikini sağlayan bir olgu olarak görülürse ve bu kalıcı olarak desteklenirse, Türkiye bugünün ve geleceğin zorluklarından daha rahatça çıkabilecektir. Bu ürünler ile hem kendimize yeteriz ve hem de gelecek kuşakların kendine yeterliliğine şimdiden katkıda bulunmuş oluruz.”