Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy Hastanesi’nde robotlar kalbimize dokunuyor

Mehmet Akif Ersoy Hastanesi’nde robotlar kalbimize dokunuyor

Prof. Dr. İhsan Bakır, “Kalp cerrahisinde robotla yapılabilecek çok şey var. Mesela meme arterini çıkarıp, tek damar bypass yapabiliyor, mitral kalp kapağını tamir edebiliyor ya da değiştirebiliyorsunuz. Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki delikleri yama ile kapatabiliyoruz” diyerek son zamanlarda ameliyatlarda ne kadar başlarılı olduklarını anlattı. 

Zehra Doğu
Triküspit kapaklarda tamir veya değişim yapabiliyorsunuz. Bir de kalbin sağ ve sol kulakçıklarında bazı tümörler varsa bunları alabiliyorsunuz. 40 kg üzerindeki çocuk hastalarımızda da bahsettiğim problemler varsa, robotik cerrahi ile müdahale edebiliyoruz. Kapak hastalıklarına eşlik eden ritim problemlerini de eş zamanlı olarak robotik cerrahi ile ablasyon-yani yakma- imkanımız var. Yine, kalbin zarındaki hastalıklara da robotla müdahale edilebilir. Bu tür ameliyatları çok rahat bir şekilde robotla yapabilirsiniz. Hastanemizdeki göğüs cerrahı uzmanımız da robotik cerrahiyle akciğer kanseri vakalarında kötü huylu tümör ve dokuları robot yardımıyla çıkarabiliyor.
Çok kompleks bir durum olmadığı sürece artık kalp cerrahisinde bir çok vaka robotik cerrahiye kayabilir. Robotun kulanım alanı zaten kalp cerrahisiyle başlayıp ürolojiye kaydı. Ürolojide günde 2-3 vaka yapılabiliyor ama kalp cerrahisinde daha uzun sürdüğü için günde tek vaka yapılabiliyor.
Prof. Dr. İhsan Bakır, hastaların neden robotik cerrahiyi tercih ettiği hakkında ise şunları söylüyor:
“Robotun avantajı şu; hasta aynaya baktığı zaman memesinin altında küçücük bir iz görüyor. O iz de ameliyattan sonra kayboluyor zaten. Bu da hastanın moral motivasyonu için çok önemli. Özellikle bayanlar bu tür estetik ameliyatlara daha çok yöneliyor.
Yoğun bakımda kalış süresi açısından da avantajı var. Robotik cerrahide hasta 3 gün içinde taburcu olup evine gidebiliyor. Yoğun bakım süreci çok kısa. Açık yöntemle 1 hafta- 10 gün hastanede kalmak zorunda. Hastaları o ortamdan çok hızlı çıkarıyorsunuz. Hastane enfeksiyonlarına daha az maruz kalıyor hasta. Açık yöntemde iman tahtası kemiğinin kaynaması 2 ay sürüyor. Kemik kaynasın diye 2 aylık süre içinde hastaya araba kullanma diyor, istirahat veriyorsunuz. Kemik kaynamadığı zaman hasta tekrar geliyor. Hastada bazen diyabet (şeker) oluyor, yara iyileşmesi gecikiyor, dolayısıyla açık yöntemde hastanede kalış süresi uzayabiliyor. Robotun diğer bir faydası da yara yeri ufak olduğu için az kanama oluyor. Diğer türlü hastalara en az 1 ya da 2 ünite kan veriyorsunuz. Onun da birçok zararlı etkisi var. Hastaya mümkün olduğu kadar kan ve kan ürünü vermek istemeyiz, çünkü içindeki antijenler çok zararlı olabilir. Robotik cerrahi ameliyatlarının avantajı hem estetik olması hem de hastanın çok hızlı iyileşmesi. Hasta 10. günde arabasını kullanıyor.” Ağrı ise açık yönteme göre yok denecek kadar az.

VATANDAŞIN CEBİNDEN 1 KURUŞ PARA ÇIKMIYOR

Türkiye’de da Vinci ile kalp ameliyatı yapan 2 hastaneden biri olduklarını belirten Prof. Dr. İhsan Bakır, kendisinin de bu ameliyatları yapmak için yurtdışında, Belçika’da eğitim aldığını söylüyor. Halen hastanede bulunan uzman doktorları kendisinin de eğitim aldığı Belçika’daki merkeze 3 ay kadar göndererek eğitim fırsatı tanıdıklarını kaydeden Prof. Dr. İhsan Bakır, “Bu ameliyatları yapmak bir ekip işidir.” diyerek bu alandaki bilgi ve tecrübenin önemine dikkat çekiyor.
İstanbul’da kendilerinin dışında Da Vinci ile kalp ameliyatı yapabilen bir özel hastane daha olduğunu ifade eden Prof. Dr. İhsan Bakır, “Bu özel hastane 3-4 senede 100 ameliyat sayısına ulaştı. Biz ise bir senede 150’e yakın ameliyat gerçekleştirdik. Devlet hastanelerinin avantajı, vatandaşın cebinden 1 kuruş para çıkmaması. En riskli dediğimiz ameliyatları robotlarla çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Robotik cerrahi ameliyatı sırasında kullanılan sarf malzemeler her ne kadar masraflı olsa da, hastanın yoğun bakım ve hastane kalış süresinin kısa olması, ameliyat sonrası hastanın ağrısının olmaması nedeni ile pahalı ağrı kesici ilaçlarının kullanılmaması, ayrıca kan ve kan ürünlerinin çok çok az, hatta hiç kullanılmaması aslında maliyetler açısından de robotik cerrahinin olumlu yönleri.” diye konuştu.
Son olarak da Vinci ile yapılan robotik cerrahi ameliyatlarının sağlık turizmi için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İhsan Bakır, “Türki Cumhuriyetlerdeki ve Ortadoğu’daki birçok hasta ameliyat olmak için ABD’ye gidiyor. Sizin sağlık turizmi yapmanız için dünyada tanınıyor olmanız lazım. ABD’de JCI dediğimiz bir kalite akreditasyon belgesi var. Bu belgeyi Bakanlığımızdan aldıktan sonra işimiz çok daha kolaylaşacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Prof. Dr. İhsan BAKIR kimdir?

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İstanbul İli Çekmece Bölgesi Genel Sekreteri. 28 kasım 1969 yılında Pınarhisar’da doğdu. İstanbul Kadıköy Lisesi ve İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce bölümünden mezun olduktan sonra yine İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsünden kazandığı ihtisası tamamlayarak 2002 senesinde kalp ve damar cerrahı oldu.Üç sene Belçika’da kalp sağlığı ile ilgili deneysel ve klinik araştırma ve yayın faaliyetlerinde bulunduktan sonra 2007 senesinde doçent oldu.
16 Kasım 2008 yılında İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kurucu başhekim olarak atandı.
Ülkemizde ilk defa bir eğitim araştırma hastanesinde TAVI ve Mitraklip denilen yöntemle açık kalp ameliyatına gerek kalmadan kalp kapak ameliyatlarının başarı ile uygulandığı programı başlatarak 4 sene başhekimlik görevini sürdürdü.
2 Kasım 2012 günü itibarı ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İstanbul Bakırköy Bölgesi Genel Sekreterliği görevine, Ocak 2014 tarihinde İstanbul Çekmece Bölgesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliğine atandı.
Uluslararası ve ulusal hakemli bilimsel dergilerde yayınlanan 100’ün üzerinde bilimsel makale ve bildiri yanında uluslararası dergilerde hakemlik görevlerinde bulundu. İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünün SAĞLIK YÖNETİMİ yüksek lisans programını 2011 senesinde tamamladı.
Kasım 2013 Tarihinde İstanbul üniversitesi İstanbul Tıp fakültesi kalp ve Damar cerrahisi A.B.D. da profeosöroldu.Hala minimal invazif ve robotik kalp cerrahisi Derneği Başkan yardımcılığı görevi yürütmektedir.
Profesör Doktor Pelin Gündeş BAKIR hanımefendi ile evli ve üç çocuk babasıdır.

Etiketler