Son Dakika

Mahir Ünal: Sistematik yalan söyleyen bir muhatabımız var

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında, "Sistematik yalan söyleyen bir muhatabımız var" ifadelerini kullandı.
Mahir Ünal: Sistematik yalan söyleyen bir muhatabımız var

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında, 23 Haziran İstanbul seçimleri ve geçtiğimiz gün yayınlanan Yıldırım-İmamoğlu ortak yayınına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ünal, katıldığı canlı yayında İmamoğlu'na yönelik eleştiride bulunarak, "Sistematik yalan söyleyen bir muhatabımız var" dedi.

Ünal'ın açıklamalarından satır başları:

"Bilinçli ve sistematik olarak yalan..."

Benim bağımsız olarak gördüğüm bir şey var. Karşımızda bilinçli ve sistematik olarak yalan söyleyen bir muhatap ile karşı karşıyayız. Bilinçli ve sistematik ifadesini özellikle kullanıyoruz.

Valiye söyledikleri; bunu tartışmıyorum. Benim için orada daha önemli bir konu var. burada ahlaki bir konu var. ‘Ben valiye basit dedim’ diyen ama bütün görüntülerde valiye hakaret ettiği, o ifadeyi kullanmak istemiyorum.

O ifadeyi kullandığı ortaya çıkmış olmasına rağmen kamuoyunun gözünün içine bakarak bütün yayınlarda bunu açık bir şekilde inkar etmeyi ve dolayısıyla kamuoyuna yalan söylemekten herhangi bir şekilde rahatsızlık duymayan bir profille karşı karşıyayız. Bu tabi gerçekten siyasetin değil de ahlakın konusu olarak bunu görüyorum. Ve bunu bir siyasetçi olarak değil hem bir sosyolog hem de bir ilahiyatçı olarak bu tabloyu içim acıyarak izliyorum.

"Ahlaki sorun..."

Bizim Engin Altay ile yaptığımız basın toplantısında moderatörün adaylarla görüşmesi çağrısı yapmıştık. Yani biz moderatör adaylarla görüşsün dedik. Ama burada asıl sorun şu. Binali Yıldırım bey ile görüşmedi. Buradaki ahlaki sorun, Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü söylememesi ve Binali Yıldırım ile görüşmemesi.

8 Haziran’da biz sayın Engin Altay ile ilk toplantımızı yaptık. Cumartesi yaptığımız bu toplantıda bu görüşmenin nasıl olması gerektiğini konuştuk. Ve ilk toplantıda moderatörün kim olması gerektiği konuşuldu. İkinci toplantıda moderatöre karar verildi. Engin Altay, İmamoğlu'nu aradı. Ben de Binali Yıldırım’ı aradım. Binali Yıldırım da ‘siz bir karar verin ‘dedi. 9 Haziran akşam tekrar Engin bey ile bir araya geldik. Moderatörü belirledik. Biz moderatörü aradık. Ben tanışmamıştım. Engin beye dedim ki sen ara ve tebliğ et.

6 maddelik protokol hazırladık

Kendisine tebliğ edildiğinde de pazartesi basın açıklaması yapacağımızı ve herhangi bir kimseyle paylaşmamasını rica ettik. Pazartesi basın açıklamasıyla duyurduk. 6 maddelik protokolü hazırladık. Ve basın açıklamasında biz moderatörün adaylarla görüşebileceğini ve insiyatifin moderatörde olduğunu söyledik. Öncesinde de yok 10 soru CHP hazırlasın, 10 soru AK Parti hazırlasın böyle bir şey konuşulmadı. Bunlar tartışıldı dedik ki inisiyatifi moderatöre bırakalım, moderatör adaylarla görüşsün dedik. Buraya kadar sorun yok.

Peki bunun teknik altyapısını kim hazırlayacak? Dedik ki TRT hazırladık. CHP, TRT’nin teknik altyapı hazırlamasına karşı çıktı, FOX hazırlasın dedi. Biz dedik ki, bizden FOX’u kabul etmemizi beklemeyin. İki siyasi partinin teknik altyapısı kiralama yoluyla gerçekleştirsin dedik. Ve nihayetinde güzel bir şekilde gerçekleştik.

11 Haziran’da CHP adayı Binali Yıldırım’ın soruları istediğini açıkladı. İddia edince; ki böyle bir şey söz konusu değil. Bunu hem İsmail Küçükkaya, hem ben hem Engin Altay yalanladı. Ve bu iddiadan sonra da moderatör artık kimseyle görüşmeyeceğine dair; görüşmediğine dair açıklamaları oldu.

12 Haziran günü dedik ki biz İsmail Küçükkaya ile bir toplantı yapalım. Çarşamba günü 12.00’de toplantı yapacağımızı söyledik, 12.10 gibi toplantıya katıldı. Ve biz bu toplantıda ne konuştuk? Kaç soru, 15 soru 3 dakika, 3 özel soru ikişer dakika. Bir çerçeve oluşturmanız gerekiyor. Ne oluyor? İsmail Küçükkaya yayının sonunda aileleri canlı yayına davet etti. Katılmak istemeyebilirler, nihayetinde katılmak istemediğini söylediler. Kendisine iletildi, sonunda fotoğraf verdiler. O yüzden ilk defa Türkiye’de böyle bir şey gerçekleştiği için her şeyi çerçeve altına almanın doğru olacağını ifade ettik. ‘Adaylarla görüşmeyeceğim, sadece telefonla görüşeceğim adaylarla’ dedi.

Küçükkaya "Telefonla görüşeceğim" dedi

Engin Altay, İsmail Küçükkaya ve benim yaptığım toplantıda ‘sadece telefonla görüşeceğim’ dedi. Oysa bir gün sonra gitmiş ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmüş.

14 Haziran’da biz Engin Altay ile son bir Lütfi Kırdar’da hem güvenlik açısından; bu konuda toplantı yapmışız. Ve 15 Haziran’da 17.00’de sayın Binali Yıldırım ile son bir görüşme yaptım. Binali beye şunu sordum. İsmail Küçükkaya sizinle görüştü mü? “Hayır görüşmedi” dedi. Bunun üzerine Engin Altay’ı aradım. Arama saatimi de söyleyeyim. Ben bir özelliğim vardır, ajandam vardır her şeyi dakika dakika yazarım.

Binali bey ile görüşüyorum ve 17.56’da Engin Altay’ı arıyorum. Diyorum ki, Binali bey ile görüşmemi diyorum. Kendisini bir arar mısın, kendisinden bir bilgi alır mısın?

Yıldırım'ı sadece tebrik etmiş

Çünkü Küçükkaya ile görüşmeleri Engin Altay yürütüyor. Engin Altay Küçükkaya’yı arıyor. Engin Altay’ın telefonda söylediği şudur. “Sayın Ekrem İmamoğlu ve Yıldırım ile telefonda konuşmuş. Ama danışmanlarıyla görüşmüş” diyor. Binali beye diyorum ki, “Sizinle telefonda görüştüğünü söyledi” Tebrik etmek için diyor aradım. Sonra ben İsmail Küçükkaya’yı arıyorum. Diyorum ki, hani biz size bu yetkiyi verdik, iki partinin temsilcisi olarak biz size adaylarla görüşme yetkisi verdik. Bunu da basın toplantısında açıkladık. Siz adaylarla neden görüşmediniz?

Engin Altay'ın da bilgisi yok

“Ekrem İmamoğlu ve Binali bey ile telefonda görüştüm. Ama danışmanlarıyla görüştüm” diyor. Bize bu görüşmeye dair bir şey söylemiyor. Engin beye de bir şey söylemiyor. Şu görüşmeden Engin beyin de bilgisi yok.

Şimdi şunu söyleme hakkı vardır moderatörün. Der ki “görüştüm, görüşmedim” Ama burada ahlaki sorun var. Bana görüşmedim demesi ahlaki bir sorundur. Çarşamba günkü toplantıda telefonla görüşeceğim deyip, Perşembe günü gidip Ekrem İmamoğlu ile 46 dakika görüşmesi ahlaki bir sorundur.

"Görüşmek değil, gizlemek sorun"

Biz moderatörlük yapacak kişinin adaylarla görüşüp görüşmemesine bir şey demiyoruz. Biz yapılan görüşmenin gizlenmesinin bir sorun olduğunu, bu görüşmeyi gizli bir şekilde yapmasının sorun olduğunu söylüyoruz.

Kaldı ki Binali bey açıkçası meydan okumuştur. Karşı tarafın herhangi bir şekilde mağdur olmaması, mağdurluk duygusu yaratılmaması için Binali bey dedi ki “moderatör kim olursa olsun” Diyorlar ya bunlar ‘biz güvenilir insanlarız. Tarafsız olduğumuz için seçildik’ Hayır, siz açıktan Ekrem İmamoğlu’nu desteklediğinizi beyan ettiğiniz için bizim tarafımızdan tercih edildiniz.

Mesele şeffaf davranılmaması

Mesele Ekrem İmamoğlu’nu açıktan desteklediğini ifade eden kişilerin moderatör olarak seçilmesini istemesidir Binali beyin. Önce Uğur Dündar’ı söyledi, bana Fatih Portakal’ı söyledi.

Şunu da ben kendisine söyledim. Sonuçta TV kameralarının önünde gerçekleşiyor. Kameraların önünde olay gerçekleşirken sorular verilmiş midir, verilmemiş midir? Soruların verilip verilmemesi değil mesele. Burada mesele şeffaf davranılmaması ve kendilerinin kamuoyunu yanlış bilgilendirmesi. Ve ben sorduğum halde bana Ekrem İmamoğlu ile görüşmediğini söylemesidir.

Bu bir son dakika haberidir. Ayrıntılar güncellenecektir. Günün diğer son dakika haberleri için dirilispostasi.com’u takip edin.

 

 

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.