NYU Langone Health bünyesindeki araştırmacılar, şizofreni ve şizoaffektif bozukluk hastalarında ilaç tedavisine dirençli sanrıları azaltmak amacıyla beynin derin bölgelerini odaklanmış ses dalgalarıyla hedefleyen yeni bir yöntem geliştirdi. 20 Ekim 2026'da npj Acoustics dergisinde yayımlanan pilot klinik çalışma, cerrahi müdahale gerektirmeyen bu tekniğin tek bir 10 dakikalık seans sonrasında sanrı şiddetini ölçülebilir biçimde azalttığını ve bu etkinin yedi gün boyunca sürdüğünü ortaya koydu.

Mevcut tedaviler neden yetersiz kalıyor?

Şizofreni tedavisinde birincil yöntem antipsikotik ilaçlar olmayı sürdürüyor; ancak hastaların yaklaşık yüzde 30'u standart ilaç tedavisine direnç gösteriyor. Transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS) ve doğru akım stimülasyonu (tDCS) gibi mevcut non-invaziv yöntemlerse kafatası ve yüzeyel dokularda dağıldığı için beynin derin bölgelerine yeterince ulaşamıyor.

Transkraniyal ultrason stimülasyonu nasıl çalışıyor?

Araştırmacıların uyguladığı transkraniyal ultrason stimülasyonu (TUS), düşük yoğunluklu ses dalgalarını milimetrik hassasiyetle derin nöral yapılara odaklamaya olanak tanıyor. Çalışmada hedef seçilen bölge, hareket, biliş ve duygu kontrolünde merkezi rol üstlenen kortiko-striato-talamo-kortikal devrenin kilit kavşağı olan globus pallidus interna (GPi) oldu. Önceki klinik analizler, bu bölgedeki anormal hiperaktivitenin sanrı şiddeti ve ilaç direnciyle doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyordu.

Çalışmaya kimler katıldı, protokol nasıl uygulandı?

Pilot çalışmaya düzenli ilaç tedavisine rağmen inatçı psikotik belirtiler yaşayan 10 kronik hasta dahil edildi. Yaş ortalaması 37,5 olan ve eşit cinsiyet dağılımına sahip katılımcılar, aralarında bir hafta arayla iki ayrı seansa rastgele sırayla alındı. Çift kör ve sahte kontrollü çaprazlama protokolünde yüksek çözünürlüklü MR görüntüleme eşliğinde sağ globus pallidus interna hedeflendi. 350 kHz frekanslı transdüser aracılığıyla 100 Hz darbe tekrarlama frekansı ve yüzde 5 görev döngüsüyle, 30 saniyelik açık/kapalı döngüler biçiminde 10 dakika boyunca akustik enerji iletildi.

Sonuçlar ne gösterdi?

Standart klinik psikiyatrik değerlendirme ölçeği (DESA) ile yapılan ölçümlerde, ultrason uygulanan seansın ardından hastaların sanrı puanlarında ortalama 1,2 birimlik düşüş kaydedildi (p = 0,002; Cohen’s d = 0,68). Akustik dalgaların fiziksel olarak engellendiği kontrol seansında ise sanrı skorlarında ortalama 0,4 birimlik artış gözlendi. Tek seanslık uygulamanın sağladığı bu iyileşme yedi günlük takip süresi boyunca korundu.

Argyrin B: C. Difficile’ye Seçici Etki, Mikrobiyomu Koruyor
Argyrin B: C. Difficile’ye Seçici Etki, Mikrobiyomu Koruyor
İçeriği Görüntüle

Yan etki gözlemlendi mi?

İşitsel varsanılar ve bilişsel parametrelerde belirgin bir değişim kaydedilmedi. Bildirilen baş ağrısı ve yorgunluk gibi yan etkilerin hem hafif hem de geçici olduğu; üstelik aktif uygulama ile sahte seans arasında anlamlı bir fark bulunmadığı belirlendi.

Bundan sonraki adım ne?

Araştırma ekibi, çoklu seans protokollerinin kalıcı remisyon sağlayıp sağlayamayacağını değerlendirmek üzere daha geniş katılımlı klinik denemelere hazırlanıyor. İlerleyen aşamada her hastanın kafatası kalınlığı ve bireysel nöroanatomisine göre ses dalgası yoğunluğunu kalibre eden kişiselleştirilmiş akustik modellerin kullanılması planlanıyor.

Kaynak: AA