Somali lideri, oğlunun kaçmadığını savundu.
Türkiye’den ayrıldığı sırada oğlu hakkında herhangi bir tutuklama emri bulunmadığını söyleyen Somali lideri, “Oğlum kaçmadı ve avukat tuttu, iş için ülke dışına çıktı.” dedi.
Göçer’in ailesine başsağlığı dileyen Somali Cumhurbaşkanı, Associated Press’e verdiği mülakatta, “Oğluma Türkiye'ye dönüp teslim olma tavsiyesinde bulundum ancak o yetişkin biri ve karar kendisine ait” dedi.
Göçer’in ailesine başsağlığı dileyen Somali Cumhurbaşkanı, Associated Press’e verdiği mülakatta, “Oğluma Türkiye'ye dönüp teslim olma tavsiyesinde bulundum ancak o yetişkin biri ve karar kendisine ait” dedi.
NE OLMUŞTU?
Motosikletli kurye Yunus Emre Göçer, İstanbul’da Somali Cumhurbaşkanının oğlu Muhammed Hasan Şeyh Muhammed’in kullandığı aracın çarpmasından altı gün sonra, 6 Aralık’ta yaşamını yitirmişti.
Kazadan sonra serbest bırakılan, Şeyh Muhammed, hakkında yurt dışı yasağı çıkarılmasından önce Türkiye’den ayrılmıştı.
EŞİ ÖZNUR GÖÇER POLİSLERDEN VE NÖBETÇİ SAVCIDAN ŞİKAYETÇİ OLDU
Öznur Göçer polislerle ilgili soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde, "Eşim Yunus Emre Göçer'in 30 Kasım 2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza neticesinde 6 Aralık 2023 tarihinde vefatına ilişkin öncelikle eşimi kaza tespit tutanağında kusurlu olarak gösteren polis memurlarından şikayetçiyim. Ayrıca sosyal medyada bahsi geçen 'eşimin intihar ettiği' iddiası ile alakalı tarafım bizzat telefon ile aranmamıştır. Bu intihar söylemlerini hastane önüne gelen 2 polis memuru, orada bulunan eşimin motokurye arkadaşlarına söylemişlerdir. O alanda ben de vardım, lakin yoğunluktan ve sakinleştiricinin etkisi altında olduğumdan bu polis memurlarını göremedim. Bu polis memurları olay yerinde de bulunan polis memurlarıymış. Ben bunları en başından beri olay yerinde olan Yunus Emre'nin arkadaşlarından duydum. Bu kişilerin kim olduklarını ve ne söylediklerini tam olarak bu arkadaşlarımız bilebilir. Bu söylemleri duyan, birebir şahit olan eşim Yunus Emre Göçer'in arkadaşlarının isimlerini avukatım vasıtasıyla bu soruşturma dosyasına bildireceğim." dedi.
"İHMALİ OLAN TÜM POLİSLERDEN ŞİKAYETÇİYİZ"
Motokurye Yunus Emre Göçer'in intihar etmesinin söz konusu olmadığını ifade eden Öznur Göçer, "Benim eşimin intihar etme gibi bir durumu söz konusu değildir. Çocuğumun özel durumundan dolayı kendisi çabalayan bir insandır. Bu sebeple eşimi kusurlu gösteren, eşimin intihar ettiğine dair söylemlerde bulunan ve ihmali olan tüm polis memurlarından şikayetçiyiz." diye konuştu.
"NÖBETÇİ CUMHURİYET SAVCIDAN ŞİKAYETÇİYİM"
Ayrıca Nöbetçi Cumhuriyet Savcısından şikayetçi olduğunu belirten Göçer, "Kaza olduğu esnada talimatı veren nöbetçi Cumhuriyet Savcısından da şikayetçiyiz. Ayrıca konsolosluk aracının kullanımına tahsisinden sorumlu bu kişilerin araştırılmasını talep ediyorum. Bu kişilerden de şikayetçiyim." dedi.
Kazayla ilgili de "şikayetçi" olarak ifade veren Göçer, "Eşim bu mesleği özel çocuğum için seçmiştir. Genel olarak saat 12.00 civarında işe gitmekteydi. Eşim genelde kaskını evde takarak çıkardı. Çünkü kaskın içinde telefonuyla bağlantılı olan iletişim aracı intercom vardı. Ayrıca eşimin kaskı dört tarafından tam korumalı bir kasktı. Bütün motor ekipmanları tamdı. Motosikletine de kendine de yaşama da çok düşkün bir insandı. Herşeyi kuralına göre yaşanması gerektiğine inanıyordu. Trafik kurallarına uyan biriydi. Olay günü eşim dizliklerini takarak motorcu ayakkabısını, montunu ve bonesiyle kaskını takarak çıkmıştı." diye konuştu.
"7 SAAT YARI ENTÜBE KIRMIZI ALANDA BEKLETİLDİ"
Öznur Göçer eşinin kaza haberini aldığını ancak durumun ciddi olduğunu öğrenince hastaneye gittiğini, hastanede yüz kişilik motokurye ekibiyle karşılaştığını, eşini kırmızı alanda görmesiyle birlikte yere yığıldığını anlattı.
Göçer, eşinin hastaneye geldiğinde zaten ölmüş vaziyette olduğunu duyduğunu belirterek eşinin tüm darbeyi kafasından aldığını, 7 saat yarı entübe şeklinde kırmızı alanda beklediğini, sonra rica ve uğraşları sonucu eşinin yoğun bakıma alındığını da söyledi.
"Biz söylemeseydik hiçbir şey yapmayacaklardı" diyen Göçer, başka bir hastaneye naklini teklif ettiğini de anlattı.
Göçer, "Bana kafası çok zedelendiği için, 6 kırık olduğunu direkt beynin zarar gördüğünü, beyninde iç kanama olduğunu, bu sebeple hareket ettiremeyeceklerini söylediler. Yoğun bakımda geçen 6 günün sonunda eşim vefat etti. Eşimin durumunda hiçbir iyileşme yoktu. Zaten kritik diyorlardı." dedi.
