ABD ile İran arasındaki ‘nükleer anlaşma‘ iptal edildi. İmzaların fesh edilmesinden sonra Birleşik Devletler, İran’a yönelik ‘sert ambargo‘ uygulamaya hazırlanıyor.  Mesela İran’la iş yapan ABD şirketlerinin, ortaklığı bozmaları için sadece 180 günleri var. Temmuz 2015’te yapılan nükleer anlaşma ile petrol ticareti üzerinden nefes alan İran’ı ekonomik olarak artık zor günler bekliyor.

KAZAN KAZAN İLKESİ

Gelinen süreç, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın ‘üç haftalık’ ABD gezisini hatırlattı. ABD ile Suudi Arabistan arasında Riyad’ta 300 milyar Dolar’lık ‘silah anlaşması’ imzalanması sonrası anlaşılıyor ki; Suudlar da Washington’da ‘İran’la nükleer anlaşmayı iptal edin‘ talebini iletmiş.

Trump daha önce, selefi Barack Obama’yı işaret ederek, “Kötü anlaşma… Bu felaket anlaşmadan çekileceğim” diye eleştirilerde bulunmuştu. Dediğini de yaptı; Suudlar ve İsrail’in beklentilerini yerine getirerek… Öte yandan ABD, fesihten belki de kâr bile elde etti.

‘BÖLGESEL’ HESAPLAR

Zira Suud Prens bin Salman, ABD’ye yönelik açıklamalar yaparak, “Petrol açığını dert etmeyin, biz kapatırız” diyerek sonuçtan memnuniyet ile bahsetti. Oluşabilecek arz açıklarının etkisini azaltmak için büyük üreticiler ve tüketici ülkeler ile işbirliği yapacaklarını duyuran Suudlar, ABD’yi destekleyerek, “Ticari istikrarın korunması ve küresel büyümenin sürdürülebilirliğini desteklemeyei taahhüt ediyoruz” ifadelerini kullandı.

ASIL HEDEF “TÜRKİYE”

Suudi Arabistan’da son aylardaki siyasal ve sosyal değişimler sonrası ABD ittifakı, Suudlar’a ‘bölgede, özellikle Doğu Akdeniz’de yeni görevler’ verileceğinin işareti olarak görülüyor. Bunun da adımlarından biri olarak İran’ın etkisini kırmak, Mısır-İsrail-Suudi Arabistan denkleminde bir üçgen kurulması dikkat çekiyor.

Öte yandan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın diğer 5 Körfez ülkesi prensleriyle beraber, bölgede nüfuzu artan Türkiye’ye karşı cephe oluşturması güçlü bir kirli hesap olarak masada duruyor.

Haber Merkezi

Muhabir: Haber Merkezi