Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "Anayasaları darbelerden bütünüyle ayırarak hiçbir şekilde darbelerin gölgelerinin, tortularının anayasalar üzerine aksetmesine müsaade etmeden Türkiye'nin yeni bir anayasayı yapma gücüne, kuvvetine, kudretine sahip olduğunun altını çizmek isterim." dedi.
Kurtulmuş, TBMM'nin himayesinde Galatasaray Üniversitesinin "Milli Egemenliğin 150 Yıllık Hafızası: Parlamento ve Anayasanın 150. Yılı Projesi" kapsamında düzenlenen Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han'ı anma törenine katıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş program kapsamında ilk olarak, Sultan Abdülaziz Han döneminde kullanılan ve geniş bir külliye olan Feri Sarayları sınırları içindeki Kabataş Erkek Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi binalarında incelemede bulundu.
Sultan Abdülaziz Han'ın, yandaki binayla irtibata geçmesini önlemek adına inşa edilen duvardaki kapıların önünde döneme dair bilgiler alan Kurtulmuş, daha sonra Kabataş Erkek Lisesi binasında Sultan Abdülaziz Han'ın katledildiği odayı ziyaret etti. Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Akif Emre Öktem tarafından olay gününün anlatılmasının ardından Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi.
Galatasaray Üniversitesinin konferans salonunda devam eden "Bir Sultan, Bir Darbe, Bir Anayasa" başlıklı programda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tarihi Türk Müziği Topluluğu tarafından Sultan Abdülaziz Han'ın bestelerinden oluşan konser verildi.
"Tarih, aynı zamanda geleceğe ışık tutmaktır"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'deki anayasacılık hareketinin önemli dönüm noktalarından birisi olan 1876'nın 150. yıl dönümü dolayısıyla bu yıl TBMM olarak bir dizi etkinlikler yaptıklarını, şu ana kadar beş üniversitede anayasa çalışmaları ve paneller gerçekleştirdiklerini söyledi.
Söz konusu etkinliklere değer katan güzel bir buluşmayı da Sultan Abdülaziz Han'ı anmak vesilesiyle Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleştirdiklerini ifade eden Kurtulmuş, Ankara'da Ekim ya da Kasım ayında anayasa konusunda bir çalıştay düzenleneceğini kaydetti.
Kurtulmuş, Galatasaray Üniversitesi'nde ve Kabataş Erkek Lisesi'nde, Sultan Abdülaziz Han'ın katledildiği odada, hala gizemini koruyan, hala ciddi şekilde üzerine tartışılan, bir kısmının üstünü örtmeye çalıştığı ama Osmanlı Cihan Devleti'ni yıkılışa doğru süratle götüren bir katlin, bir infazın gerçekleştiği yerde anlamlı anma törenleri yaptıklarını belirterek, "Prof. Dr. Akif Emre Öktem hocamızın anlattıkları çerçevesinde bir kere daha gördük ki Sultan Abdülaziz Han kimilerinin örtmeye çalıştığı gibi intihar ederek değil, dışarıdan bir müdahaleyle maalesef infaz edilerek vefat etti. Allah rahmet eylesin." dedi.
Sultan Abdülaziz Han'ın Türk ve Osmanlı modernleşmesinin önemli isimlerinden olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Sultan Abdülaziz'in hem devletin idari yapısını güçlendiren hem de ordunun modernleşmesini sağlayan önemli adımları gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Kurtulmuş, kendi döneminde ve sonraki dönemlerde birileri tarafından Sultan Abdülaziz hakkında küçük düşürücü bazı yakıştırmalarda bulunulduğunu kaydederek, "Kendisinin sadece pehlivan özelliğini öne çıkararak entelektüel, derinlikli, bilge kişiliğini öteledilerse de Sultan Abdülaziz Han aslında eserleriyle, felsefe üzerindeki çalışmalarıyla adından söz ettirmiş ve gerçekten ciddi bir entelektüel birikime, derin ve çaplı bir devlet vizyonuna sahip olan bir padişahtı." diye konuştu.
Modernleşme başta olmak üzere kamu düzeni ve denizcilik gibi birçok konuda Sultan Abdülaziz Han'ın attığı adımlara dikkati çeken Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Sultan Abdülaziz Han'ın belki de içinde bulunduğu o siyasi baskılara maruz kalmasının en önemli hususiyetlerinden birisi de sadece Avrupa devletlerinin gölgesinde gelişen, Osmanlı'nın birtakım gelecek arama macerasında vizyon yenilemesine doğru gitme arzusudur. Açıkçası karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı, Osmanlı'nın sadece Avrupalı bazı müttefikler ya da muarızlar çerçevesinde değil, Ruslarla birlikte geliştireceği yeni birtakım yaklaşımlar ve ittifaklarla kendi vizyonunu yenileyebileceğini düşündüğü ifade edilir. Hatta kendisine karşı suikastın arkasındaki temel unsurlardan birisinin de bunun olabileceği tarihçiler tarafından söylenir."
Kurtulmuş, Türkiye'de tarih konusunda bazı yanlışlıkların sürekli yapıldığını, yakın tarihin önemli şahsiyetleri üzerinden tarafgirliklerin devşirildiğini ya da tarafgirliklerin yakın tarihin önemli şahsiyetleri üzerinden anlamlandırılmaya çalışıldığını dile getirerek, "Tarih, sadece dünü anlamak değil tarih, aynı zamanda geleceğe ışık tutmaktır. Dünün güç dengeleri içerisinde İngiltere-Osmanlı, Almanya-Osmanlı, Fransa-Osmanlı, Rus-Osmanlı ilişkileri bir başka şekilde olduğu gibi yarın da bambaşka bir şekilde olacaktır. Yakın tarihi gerçekten yeniden okumak, günümüze bir şekilde uyarlamak ve dersler çıkarmak mecburiyetindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin anayasacılık tarihi
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin anayasacılık tarihinin de fevkalade önemli olduğunu belirterek, 1876'nın anayasacılık bakımından önemli adımlarından birisi olduğunu vurguladı.
"Anayasa çalışmalarıyla darbeler arasında da bir ilişki vardır." diyen Kurtulmuş, 1876 Anayasası'nın da Sultan Abdülaziz Han'a yapılan darbenin hemen arkasından kabul edildiğine dikkati çekti.
Kurtulmuş, Cumhuriyet tarihinde 1961 ve 1982 Anayasalarının, 1960 ve 1980 darbelerinden sonra kabul edilmesinin de tesadüf olmadığını vurgulayarak, "Bugün bile bazılarının tartıştığı mesele, Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık müktesebatına rağmen, hala açık bir tartışmadır. Kimilerine göre anayasa sadece kurucu meclisler, kurucu iradeler tarafından yapılır. Bu kurucu irade de topla, tüfekle, tankla, süngüyle yani birtakım güçlerle ortaya konulan iradedir. Halbuki artık geldiğimiz noktada Türkiye için milletten başka, milli iradeden başka, milletin sözünden başka bir kurucu irade asla kabul edilemez, düşünülemez ve başka bir güce kurucu irade yaftası yakıştırılamaz." diye konuştu.

