Son Dakika

Belucistan medeniyetine yön veren Mevlana Abdülaziz

Belucistan medeniyetine yön veren Mevlana Abdülaziz

İdris RİGİ (İran) / Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi

Mevlana Abdülaziz 1916 yılında Belucistan’ın güneydoğusunda yer almış olan Serbaz şehrinde dünyaya geldi. Onun ailesi iman, fazilet ve ahlak bakımından meşhur idi. Toplum içinde, çocukluktan beri zekâ ve yeteneği ile öne çıkan biriydi. Abdülaziz’in babası Mevlana Abdullah, kendi zamanında kadıların başkanıydı. Annesi Bibigül, merhametli ve takva sahibi bir kimseydi. Oğlu Abdülaziz’le özel olarak ilgileniyordu. Fakirlere, kadınlara yardım ediyor, ihtiyaçlarını gidermek için maddi-manevi çaba gösteriyordu. Bu nedenle ona “Ümmü’l-mesâkîn” lakabı verilmişti. Mevlana Abdülaziz’in çocukluğu böyle sevgi dolu bir ailede geçti. Büyüdüğünde Kur’an ve fıkıh eğitimini babasının yanında almaya başladı. Kur’an öğrenmek için aylarca babasının da kadı olarak görev yaptığı Molla Ali Muhammed’in köyüne gidip ondan istifade etti. Fıkıh konusuna özel ehemmiyet verdi. Mevlana Abdallah ona fıkıh ve diğer ilimlerde yardım etti. Hanefi mezhebi fıkhına yönelik Kenzü’l-dekâik isimli kitabı talim etti. Çeşitli ilimlerde mesafe kat edebilmek için Pakistan’a gitti. Bir yıl boyunca Mezheru’l-ulûm Medresesi’nde ilim tahsil etti. Daha sonra İki yıl Hindistan’da Feti Puri Medresesi’nde ilim tahsiline devam etti. Bölgenin önemli merkezlerinden biri olan Divbend Darululumu’nda altı ay kaldı.

Mevlana Abdülaziz, Delhi’deki Medrese-i Aminiyy’ye büyük müftü oldu. 1964 yılında köyüne geri dönüp eğitim öğretim ile meşgul oldu. 1949 yılında Hacc yapmak ve Harem-i Şerif’i ziyaret etmek için Arabistan’a gitti. O vahiy bölgesinde kalmayı çok istedi. Orada bulunan Suletun’n-nisa isimli bir kadının himayesiyle kurulan Suletiye isimli medresede ilim tahsil etmeye başladı. Ama medresenin müdürü Şeh Selim onun ilminden istifade etmek maksadıyla medresede ders vermesini istedi. Mevlana kabul etti ve bir buçuk yıl ders verdi. Fakat Mevlana’nın babası Belucistan’ın daha çok ders ve tebliğe ihtiyacı olduğunu biliyordu. Gönderdiği mektupla ondan hızlı bir şekilde köye geri dönmesini istedi. Medreseden ayrılıp babasının emrine itaat etti. Ömrünün son zamanlarında oldukça zayıflamıştı. Bunca çabalamanın sonucunda 1987 yılında bir çarşamba günü kelime-i şehadet getirerek son nefesini verdi. Onun yerine Mevlana Şeyhülislam Mevlana Abdülhamid medrese yönetimini ve cuma imametini üstlendi.

Yorumlar