Son Dakika

‘Kudüs'ün kurtuluşu tüm alemin kurtuluşu’

Çanakkale'de ve Kut'ül Amare'de kazanılan zaferlere rağmen Filistin'in huzur görmediğini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, "Biz inanıyoruz ki Kudüs'ün kurtuluşu tüm alemin kurtuluşu, işgali ise tüm alemin işgali anlamına gelmektedir. Kudüs özgür olmadan, insanlık özgür olmayacaktır." vurgusu yaptı.

‘Kudüs'ün kurtuluşu tüm alemin kurtuluşu’

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Konferans Salonu'ndaki "Kudüs Programı"nda konuşma yaptı.

Kudüs'e ilişkin herkesi üzüntüye sevk eden son gelişmeler çerçevesinde, bu organizasyonun çok daha anlamlı hale geldiğini kaydeden Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın girişimiyle İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) da olağanüstü zirve için bugün İstanbul'da toplandığını anımsattı.

Görev alanındaki kurumların son yıllarda Kudüs ve çevresiyle ilgili faaliyetlerine de değinen Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu, şu bilgileri verdi:

"2005 yılında açılan TİKA Kudüs ofisimiz, çoğu işgal altında bulunan Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da 71 projeyi hayata geçirmeyi başarmıştır. Bunlar arasında saymadan geçemeyeceklerim şunlardır, Mescid-i Aksa Külliyesi'nde bulunan ve altın kaplamalı Kubbet-üs Sahra'nın kubbesinin ve hilalinin restorasyonu, Kudüs Üniversitesi 400 öğrencilik Kız Yurdu Projesi, 1967'de Doğu Kudüs'ün işgaliyle sona eren Nebi Musa Şenlikleri'nin yeniden yapılmaya başlanması gibi projelerimizi önemsiyorum."

'İnşa edilen konutlar teslim edildi'

Ramazan ayında da Gazze'ye yardımlarını hız kesmeden sürdüren TİKA'nın, 10 bin tonluk insani yardım ve gıda malzemesini yüzlerce aileye ulaştırıldığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Gazze'de inşa edilen 320 konutun teslim işlemleri de geçtiğimiz hafta tamamlanmıştır. 2017 yılı itibarıyla Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımız, AK Parti hükümetlerimiz boyunca bin 89 Filistinli öğrenciyi ülkemizde misafir ederek okutmuştur. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzden halen burs almakta olan Filistinli öğrencilerin sayısı da yüzlerle ifade edilebilir." ifadelerini kullandı. 

'Birlikte tek vücut olup yürümeliyiz'

Kudüs'ün sadece ahuvah içinde ağlayarak kurtulmayacağına vurgu yapan Çavuşoğlu, "Allah'ın merhameti sınırsız ve kuşatıcıdır. Bizim görevimiz insanlığın üzerine düşen ödevleri harfiyen yerine getirmektir. Aklı ve mantığı kullanarak mücadeleyi sürdürmek, zafere giden yolun gereklerini yerine getirmek zorundayız. İlk yapacağımız iş de birlikte tek vücut olup, dayanışmayla bu yolu yürümektir." değerlendirmesinde bulundu.

İİT Olağanüstü Zirvesi'nde, bir ve beraberlikle önemli kararlar alınmasını beklediklerini aktaran Çavuşoğlu, Erdoğan'ın ilk andan itibaren yoğun bir şekilde önemli telefon diplomasisi gerçekleştirdiğini hatırlattı.

‘Hamleleri boşa çıkacaktır’

Kudüs’ün Müslümanlar için değerine değinen Çavuşoğlu, "Türkiye'nin son yıllarda, mazlumların umudu olan güçlü ve dik duruşu, masa başında milletlere kader çizmeye kalkanların Kudüs ile ilgili son hamlelerini de Allah'ın izniyle boşa çıkaracaktır. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Kudüs, insanlığın gözünün nuru, gönlünün sürurudur. Yeryüzünde Arş-ı alaya en yakın yerdir. Çünkü Kudüs, İsra'nın ikinci durağı, Mirac'ın ise ilk basamağıdır." dedi.

‘Kendimizi asla inkar etmeyeceğiz’

Kudüs'ün insanlık tarihi boyunca hep savaşların, acıların ve gözyaşının şehri olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, en önemli istisnanın, Yavuz Sultan Selim'in Kudüs'ü Osmanlı topraklarına kattığı 1517'den Osmanlı'nın Kudüs'ten çıkmak zorunda kaldığı 1917 arasındaki 400 yıllık barış ve esenlik döneminde yaşandığının altını çizdi.

Bakan Çavuşoğlu Kudüs'e sahip çıkmanın her Müslüman'ın görevi olduğunu kaydetti şunları söyledi:

"Kudüs davası sadece Filistinli kardeşlerimizin ya da sadece Arap dünyasının davası değildir. Bizler millet olarak Kudüs'e, Mescid-i Aksa'nın beşiğine hizmet etme onuruna nail olmuş bir neslin torunlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 'Asırlarca Müslümanların göz bebeği olan bu mübarek beldeye sırtımızı dönmemiz, kendimizi inkar etmemiz demektir.' Kendimizi asla inkar etmeyeceğiz, Kudüs'e İstanbul, Ankara, Bursa ve Diyarbakır gibi sahip çıkacağız." 

‘Kudüs'ün kurtuluşu tüm alemin kurtuluşu’

Çavuşoğlu, Çanakkale'de ve Kut'ül Amare'de kazanılan zaferlere rağmen 50 yıl önce Kudüs'ün işgalinin durdurulamadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"O günlerden beri Kudüs ve Filistin huzur yüzü görmedi. Kudüs'ün tekrar barış şehri olması ve  özgürlüğüne yeniden kavuşması için ülke olarak millet olarak her türlü seferberliğe hazırız. Çünkü biz inanıyoruz ki Kudüs'ün kurtuluşu tüm alemin kurtuluşu, işgali ise tüm alemin işgali anlamına gelmektedir. Kudüs özgür olmadan, insanlık özgür olmayacaktır. 

Buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki, bırakın Kudüs'ün başkent olarak tanınmasını, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilerek 1967 öncesi sınırlarına dönmemesi halinde dünyaya huzur ve istikrar gelmeyecektir. Bugün Kudüs'te, Filistin'de Müslüman kardeşlerimizin bedenine yönelen her kurşun, sadece İslam’a inananları hedef almamaktadır. Orada insanlık öldürülmektedir, insanlığın vicdanı katledilmektedir. İnsanlığın katili işgal ve terör devletinden bunun hesabını bütün insanlık soracaktır."

Yorumlar