Son Dakika

Rüya

Rüya

Uluslararası Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi / Çağatay Sert

Duvara doğru dalmıştım adeta büyülüyordu beni, hafif mayhoş bir esinti ile hızlı göz kırpmalarımla kafamı kaldırırken arkadaşlarımın kahkahası kulağımın derinlikle- rinde beynimin ikinci aşamasındaydı.

O an anlamıştım sınava gireceğimi hoca sert bir üslupla bana bakarken adeta gözlerinden alev fışkırıyordu, elime değen soğuklukla sırama su döküldüğünü fark etim. Boynumda hafif bir ağrı ve saçımdan aşağı inen beni titreten soğuk su damlaları sanki korkudan soğuk soğuk terlemek gibiydi hoca kâğıdı elinin aşağısında tutup masaya adeta güç denemesi yaparcasına vurmasıyla yerimden zıplamam arasında gözle görülecek bir fark yoktu ayağımın ağrısını hissedip masanın kenarından hızlı bir şekilde çektim çantamı açıp temiz bir peçete alırken hocanın buyurun demesiyle hız sınırını aşıp peçeteyle masayı temizleyip yerdeki kalemliğimi alıp elimin yan tarafıyla üzerindeki tozları çırpıp masaya koydum kalemliği açmaya başladığım anda kalbi durmuş bir hastanın makinesinden gelen ses gibi bir kulak çınlamasıyla!

Göz kapaklarımı kaplumbağa edasıyla kirpiklerimle ağırlık taşırcasına gözümü açmaya çalışmam bana göre bir rekor denemesiydi adeta kafamda küçük ama beni rahatsız etmeye yeten artık kendime gelmem için beni tehdit eden bir ağrı ile sağ elimden destek alıp doğrulmaya çalıştım ve oturmayı başarınca kendime gülmemek için bir neden aramamla rüyamın aklıma gelmesi bir oldu başka bir şey istese miydim diye düşündüm beynim rüyayı sanki çepenk etrafına almış unutturmamak için her şeyini feda ediyordu güne böyle başlamak gerçekten çok ilginçti ve de bugün fizik sınavının olması ayrı bir ürkütücü geliyordu. Mutfağa çağrılıyordum ayağa zar zor kalkmıştım sanki koşu yarışından çıkmış gibiydim çölde tek kalmış bir insan gibi susuz halsiz ve yorgundum. Kahvaltımı yaptım üzerimi giydim ve yola koyuldum tramvaya doğru yürürken rüya beni takip ediyordu sanki hiç peşimi bırakmamaya kararlı gibiydi Japon yapıştırıcısı gibi beynime yapışmıştı adeta(beynimden çıkmak bilmiyordu) korna sesiyle tramvayı gördüm ve kalp atışımdan daha hızlı gelen araca (arabaya) topu potaya yetiştirmeye çalışan basketbolcu gibi çarpmıştım.

Durağa tramvay daha yakın olmasına rağmen tramvayı kaçırırsam sınava geç kalacağımı bildiğimden depara kalkan bir oyuncu gibi kendimden başka hiçbir yerde sergileyemeyeceğimi bildiğim bir potansiyel sergilemiştim kapıdaki cama kafam yapışsa da sınava geç kalma ihtimalimin bir çekirgenin kurbağa yemesi gibiydi tabii normal dışı olaylar hariç hiçbir anormal olay olmadan tramvaydan inip yanıma yaklaşan arkadaşıma rüyamı anlatsam mı diye düşünürken işaret parmağı omzuma değdi ve selam verdi selamını aldım ama içimden hiç anlatmak gelmiyordu sınıfa ittik sıra altları kip bazıları çalışmakta bazıları kopya hazırlığında gereksiz bir ses kirliliği vardı disko topu gibi adeta her daldan ayrı bir ses ve işte o gıcırtı!

Kapı açıldı ve kalbim kopya yazan sınıf arkadaşımın kalem kullanmasından daha hızlıydı sonunda beklediğim an hocanın masaya sınav kâğıdını bırakmasıyla o elime gelen rüzgârın serinliği ve kalbimin çitayla yarışı hiçbir şey ifade etmiyordu sınav başlamıştı saat inadına kalp atışlarımdan hızlı ilerledi ve sınav süresi sona erdiğinde rüya çepenki aşıp yok olmuştu ve bir ses!

İşitiyordum kulağımın en iç kademesinde bir masa sınav kağıdı boş beyaz bir oda ve ben...

Yorumlar