Uzun bir süredir Abu Dhabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed tarafından yönetilen Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Türkiye karşıtı faaliyetlerine Ankara’dan nihayet net bir tepki geldi.

Savunma Bakanı Hulusi Akar, BAE’nin Türkiye’ye karşı terör örgütlerini desteklediğini açıkladıktan sonra, “doğru yer ve zamanda” söz konusu zararlı hareketlerin hesabının sorulacağını söyledi.

Boyundan büyük işler peşinde olan BAE’nin Türkiye’ye karşı faaliyetleri belirli bir bölgeyle ya da ülkeyle sınırlı değil.

Bilakis Türkiye nerede bir adım atsa bir şekilde karşısında konumlanıyor.

Hiçbir şey yapamasa bile Türkiye’nin hasımlarına siyasi ve diplomatik destek veriyor.

Türkiye’nin Yunanistan, Ermenistan veya herhangi bir ülkeyle gerilim yaşaması halinde anında o ülkenin yanında yer alıyor.

BAE’nin küstahlıkları ve Türkiye düşmanlığı haddi aşalı çok oldu.

Başta PKK olmak üzere Türkiye karşıtı tüm terör örgütlerine maddi ve manevi her türlü desteği veren Muhammed bin Zayed’in elinde askerlerimizin kanı var.

Suriye’de ve Somali’de masum sivilleri hedef alan bombalı saldırılarda, Libya’da ortaya çıkarılan toplu mezarlarda yine onun parmağı var.

Bugüne kadar haddini bildiren olmadığı için de azgınlığını her gün biraz daha ileriye götürüyor.

Bakan Akar’ın “Yaptıklarınızın farkındayız, yeri ve zamanı geldiğinde hesabını soracağız” uyarısı önemli.

Fakat bu uyarının BAE’yi dizginleyeceği şüpheli.

Çünkü Abu Dhabi, öncelikle İsrail ve Yahudi lobisi tarafından korunup kollanacağına inanıyor.

Ayrıca Akar’ın kullandığı “doğru yer ve zaman” ifadesi Arap coğrafyasında oldukça kötü bir şöhrete sahip.

Bu ifade, İsrail’in düzenlediği saldırılar karşısında aciz kalan Arap rejimlerinin “Uygun yer ve zamanda cevabını vereceğiz” şeklindeki tepkilerini hatırlatır.

Misillemede bulunulacağı öne sürülen “doğru zaman” da ne hikmetse bir türlü gelmez.

Türkiye’nin kendisine yönelik saldırganlıkları not ettiğinden ve günü geldiğinde BAE’nin önüne faturayı koyacağından şüphemiz yok.

Bununla birlikte BAE’ye haddinin bildirileceği doğru zamanın gecikmemesi gerekiyor.

Hâlihazırda Muhammed bin Zayed’e gerçek hacmini hatırlatacak birçok yer var.

BAE’nin canı öyle bir yanmalı ki bir daha Türkiye’ye karşı terör örgütlerine destek vermeyi aklından dahi geçirmemeli.

Aksi takdirde Akar’ın uyarıları Abu Dhabi’de “boş tehdit” olarak algılanır.

Nitekim BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş, Akar’ın açıklamaları üzerine Türkiye’nin “sömürgeci yaklaşımla Arapların iç işlerine karıştığını” öne sürdü.

İlişkilerin tehdit ve müdahalelerle yönetilemeyeceğini, bu zamanda emperyalist kuruntulara yer olmadığını söyledi.

BAE yönetimine yakın isimlerden siyaset profesörü Abdulhalık Abdullah ise daha da ileri giderek Akar’ın tehditlerinin bir TL değerinde dahi olmadığı hezeyanında bulundu.

Aşağılık kompleksiyle çalıntı tarihi eserleri toprağın altına gömen ve arkeolojik kazılar sonucu 10 cm derinlikten 3000 yıllık tarihi eser çıktığını iddia eden, böylece köklü bir medeniyete ev sahipliği yaptığı izlenimi oluşturmaya çalışan BAE’nin Türkiye’yi hedef alan zararlı faaliyetleri tahammül sınırlarını çoktan aştı.

Dilerim “Şeytânu’l Arab” lakaplı MbZ’ye hak ettiği cevap bir an önce verilir.