Son Dakika

1300 bardak çay içiyoruz

İstanbul Kıraathaneciler, Kahveciler Esnaf Odası Başkanı Serdar Erşahin, Türk halkının yıllık kişi başı ortalama bin 300 bardak çay tükettiğini belirtti.

1300 bardak çay içiyoruz AA / Halis Akyıldız

Erşahin, havaların soğumasıyla günlük tüketilen çay miktarının arttığını, kent genelinde kıraathane, çay ocakları ve kafelerde satılan çay miktarının da ikiye katlandığını aktardı.

Türk halkının çayı çok sevdiğini belirten Erşahin, Dünya Çay Komitesi'nin raporuna göre, dünyada yılda kişi başı en çok çay tüketen ülkeler sıralamasında Türkiye'nin birinci sırada geldiğini bildirdi.

KIŞIN ÇAY TÜKETİMİ ARTIYOR

Serdar Erşahin, "Türk halkı olarak çayı çok içiyoruz. Günlük ortalama kişi başı 3-5 bardak tükettiğimiz çay, kışın 10 bardağa çıkıyor. Özellikle demleme usulüyle yapılan çaylar daha lezzetli olduğu için onu tercih ediyoruz. Türk halkı yıllık kişi başı ortalama bin 300 bardak çay tüketiyor." dedi.

Vatandaşların kış aylarında çaya daha fazla ilgi gösterdiğini ifade eden Erşahin, böylece kıraathane, çay ocakları ve kafelerde çay satışlarının kış mevsiminde ikiye katladığını dile getirdi.

"ÇAY HER ALANDA İLETİŞİM ARACI" 

Kıraathane ve kafelerde yazın daha çok soğuk içeceklerin tercih edildiğine işaret eden Erşahin, havaların soğumasıyla başta siyah ve yeşil çay olmak üzere bitki çayları, salep ve oralet gibi sıcak içeceklere ilginin arttığını ifade etti.

Erşahin, şunları kaydetti:

"Evinize misafir gelince çay ikram ediyorsunuz. Çay, ticarette, dostluklarda, aile sohbetlerinde tercih edilebiliyor. Toplumumuz için çayın anlamının geniş olduğunu düşünüyor, her alanda bir iletişim aracı olarak görüyorum, vazgeçilmezimiz. Demliklerde yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra ikrama başlıyoruz. Çay başka ülkelerde fincan, süt ya da naneyle ikram edilirken, bizim demleme usulümüz farklı ve bizi ayrı kılan da budur. Turistler, Kapalı Çarşı gibi alış veriş mekanlarındaki çay ocaklarını, kahvehaneleri görüp buranın çayını ve demlenmesini merak edip çayların tadına bakıyor ve memnun kalıyor."

Serdar Erşahin, çay ocakları, kıraathaneler, kahvehanelerin insanların bir araya gelip sohbet ettiği, sorunların paylaşıldığı yerler olduğunu ifade etti.

"MEYVE ÇAYLARI TURİSTLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR"

Kapalı Çarşı'da çay ocağı işleten Bekir Tezçakar da, çay ocağının aile işletmesi olduğunu, beş kuşaktan bu yana çarşı esnafını ve misafirlerini mis kokulu Türk çayıyla buluşturduklarını söyledi.

Günlük tüketilen çay miktarının yanına yaz aylarında soğuk içeceklerin eklendiğini dile getiren Tezçakar, kış mevsiminde ise havaların soğumasıyla gribal hastalıklardan korunmak için bitki çaylarına da rağbet olduğunu anlattı.

Tezçakar, "Havaların soğumasıyla çay satışlarımız katlandı. Günde 10 bardak çay istenilen dükkanlarda bu oran ciddi şekilde arttı." diye konuştu.

Kapalı Çarşı'daki dükkanları bir evin odalarına benzeten Tezçakar, "Aslında aynı evde yaşayan insanlarız, dolayısıyla burada dolaşanlar, eve gelen misafir gibidir. Kuşaklar gitgide farklı talepler ve sunumlara ulaşmış olsa da aslında aynı şey hissedilir. Bunu çarşıya girerken de hissedersiniz." dedi.

Bekir Tezçakar, işletmesindeki meyve çaylarının turistlerin ilgisini çektiğini, meyve çayı ikramının Türk toplumu için sıradan bir ikram olmasına rağmen turistler için önemli bir jeste dönüştüğünü kaydetti.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.